Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazar, Eylül 20, 2020

Peygamber Efendimizin Siyasal Başarısının Sırrından Bir Kesit

Müslümanların emanete ehliyet kazanabilmeleri için Sevban Hadisi’nde olduğu gibi kendi keyfiyetlerini artıracak önlemler almaları zorunludur. Aksi halde çokluklarına rağmen milletler üzerlerine saldırırlar ve çör çöp durumuna düşerler.[1] Hadiste beyan edildiği şekilde onları toplumsal liyakat ve önderlik makamından düşüren sebepler; konforizim ve dünyada ebedi kalma arzusunun somutlaşmış biçimi olan ölümden nefret duygusudur. Cenneti dünyada arama sapkınlığıdır. Bunlara; dünya gündeminden etkilenip sabahtan akşama din değiştirmeyi, batılın her türlüsüne sempati ve meyli, Allah’a verilen ahdi unutmayı ve emri bi’l ma’ruf görevini terk etmeyi, kötülüklere karşı tepkisiz kalmayı da ekleyebiliriz. Bu sayılan hastalıklardan kurtulmak ve liyakatli bir İslâm toplumu kurabilmek için plânlı, programlı, fıkıhlı, çözüm üreten, hedefli, ahlaklı, kadrolu, sürekli ve kuşatıcı çalışmaları, Müslümanların teşkilatlarının hemen başlatması acil ihtiyaçtır. Peygamber Efendimiz emanete layık insanın önemine atıfta bulunarak şöyle bir benzetme yapmıştır: “İnsanlar, yüzlerce devenin içerisinde bulunduğu deve sürülerine benzerler. İçlerinde yük vurmaya elverişli bir tanesini bile bulmak zordur.”[2] Bu bir teşbihtir. Belağat ilmine vakıf olanlar bu teşbihi daha iyi anlarlar. Verilmek istenen mesaj, teklif yüklenebilecek nitelikli insanların azlığıdır. Resulullah(sav), burada bir durum tespitinde bulunmuş ve emaneti; sorumluluğu taşımaya yatkın insanların azlığına dikkat çekmiştir. Yol arkadaşlığı yapılacak kişilerin zor bulunacağını belirtmiştir. İşte gerçek yöneticilere düşen görev, bu az sayıdaki layık insanı bulmak ve Müslümanların işlerini onlara havale etmektir. İslâm davasının çilesini çekmemiş kişilerle yol arkadaşlığı yapmamaktır. Aksi durumda işler zayıf insanlara havale edilir ve idari fesat çıkar. İdari fesadın yaygınlaşması hayatın bütün alanlarını olumsuz etkiler ve insanlar hayatta mutlu olmazlar.

Hz. Peygamber(sav), emaneti layık insanlara verdiği için hem kısa zamanda başarılı olmuş hem de bizlere sünnet koymuştur. O’nun başarısının birçok etkeni vardır. Başarısının en önemli nedenlerinden birisi de her zaman uygun işe uygun insan bulmasıdır. Habeşistan’a hicret eden Müslümanlara Cafer b. Ebi Talib’i reis tayin etmesi, Medine’ye Musab b. Umeyr’i muallim ataması, Zeyd b. Sabit’i vahyin başkâtibi yapması, Bilal b. Rabah’a müezzinlik vermesi, büyükelçilik görevine genelde Amr b.Ümeyye ed-Damri’yi tercih etmesi, hicrette Abdullah b. Ureykıt’ı rehber seçmesi, emanetleri sahiplerine vermesi için yatağına Hz. Ali’yi yatırması ve hicrette yol arkadaşlığına Hz. Ebu Bekir’i layık görmesi konumuzla ilgili bazı örneklerdir. Peygamber Efendimizin uygun işe uygun adam tayin etmesi ve emaneti ehline vermesi ile ilgili en çarpıcı örnek şudur: Halid b. Velid (r.) ve Amr b. As (r.) Hudeybiye Antlaşmasından sonra Müslüman olduklarında, Resulullah onların ellerine birer çapa vererek Medine’nin hurma bahçelerine göndermemiştir. Veya birer ip ve baltayla ormana odun toplamaya da göndermemiştir. Her ikisi de iyi bir komutan oldukları için onlara askeri görevler vermiştir. Hatta Halid b. Velid bu dönemde askeri maharetini daha da geliştirerek İslâm orduları başkomutanlığına kadar yükselmiştir. Yüce Allah onun elinde birçok zaferler kazandırmış ve İslâm coğrafyasını genişletmiştir. Savaş taktiği ve komutadaki maharetinden dolayı dünyanın gelmiş geçmiş en büyük komutanı sayılmıştır.

[1] Ahmed, Müsned, c.v,s.278
[2]Abdurrezzak,Musannef,c.xı,s.246;İbniMace,Fiten,16,Had.no:3990,c.ll, s.1321

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir