Sandığa İnanmış Adam

Kılıçdaroğlu gibi demokratınız olacağına Erdoğan gibi diktatörünüz olsun.

Birincisi şimdiye kadar kaybettiği hiç bir seçimin sonucunu kabullenmedi. Kendi kazanamıyor olmasının sebeplerini hep iktidarın entrikalarına bağladı. Tayyip Erdoğan’ın iki kez üst üste, hem de ilk turda seçildiği halde cumhurbaşkanlığını meşru görmedi. Onun görmemesi çıplak gerçeği değiştirmez. Öfkeden, kıskançlıktan ve kinden o kadar gözü dönmüştü ki. AK Partinin kazandığı bir seçim için ‘bu seçimin tek kaybedeni AKP’ diyebilmiştir.

Diktatör dedikleri Erdoğan ise, Kılıçdaroğlu’nun gizlice sıvışmasına rağmen 15 Temmuz akşamı sadece kendisinin değil, çocukları ve torunlarıyla birlikte tüm zürriyetinin katledilme tehdidine rağmen kelle koltukta Amerikancı darbeci alçaklara karşı durmuş, vatanın işgaline karşı halkının önüne düşüp vatanı savunmuştur. Şimdi o darbeci alçaklar, Erdoğan’ın kaybetmesi için Kılıçdaroğlu’na ümit bağlamış olduklarını açıktan ifade ediyorlar.

Kılıçdaroğlu YSK hakimlerine olmayacak hakaretler etmiş, sonra da onların sağladığı bu büyük olanaktan yararlanıp bir zafer kazanmış edasıyla ortaya çıkıp işi, ‘itiraz edin bir daha seçim yapalım vallahi kabul edeceğim’ demek küstahlığına vardırmıştır. Demek ki yıllardır ‘diktatörlük’ dediği bir rejimde seçim kazanmış olmanın tadı damağında kaldı.

Peki onun yıllardır ‘diktatör’ diye aşağılamaya çalıştığı Erdoğan ne yaptı? Seçimi kazanan Ekrem beyi bir kaç kez tebrik etti. Başarılar diledi. Demokrasinin kuralına ve halkın iradesine boyun eğdi. Tabi fanatikler, ‘boyun eğmeyip de ne yapacaktı’ diyecekler. Eeee; diktatör değil mi o? Niye diktatörce davranmıyor?

Bir de ‘itiraz’ üzerinden manipülasyon yapabilirler. İtiraz süreci de demokratik ve hukuki bir süreçti. Hatta bence haklıydı da. Oyları çalıp çalmadıklarını biliyor kendileri. O yüzden yeniden sayımı engellediler. Fakat bütün bunları tartışmak 23 Haziran sonuçlarının reel ve kabul edilebilir olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. Tıpkı Erdoğan’ın gerçek bir demokrat olduğu olgusu kadar.

Benim tanıdığım kadarıyla Erdoğan 31 Martta sonuçlara inansaydı o zaman da kabullenirdi. Ama o kadar çok şaibe vardı ki inanmadı. Doğrusunu söyleyeyim ben de inanmadım. Hala da inanmıyorum. Fakat halkın iradesi karşısında saygı ile eğiliyorum. Şeriatın kestiği parmak budur.
Firuz Türker

Cevap Yazın