Bu sistem, AK Parti için de çıtayı yükseltti. Eski sistemde kazandığı yerleri dahi kaybetmekle karşı karşıya. Muhalefet partilerinin bu sistemden daha çok yararlandığını görüyoruz.

31 Mart seçim sonuçlarını değerlendirirken, sistem değişikliğini dikkate almak gerekiyor. Bilindiği üzere 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandumda, parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçildi. Başkanlık sistemi, niteliği gereği, seçmenleri (birinci turda veya ikinci turda) iki adaydan birini tercihe zorladığından, seçmenleri iki bloka ayırıyor, siyasi partiler, seçimden önce ittifak yapıyor. Parlamenter sistemde ise seçimlerden sonra koalisyon formülleri devreye giriyor. Bu nedenle 2014 seçim sonuçlarını, 31 Mart 2019 yerel seçim sonuçlarıyla karşılaştırmak yanıltıcı olacaktır. Parametreleri farklı da olsa, 24 Haziran seçimleri kısmen emsal olabilir.

Farklı eğilimleri temsil eden siyasi partileri ana bloku temsil eden partilerden birine tercihe zorlayan “yeni sistemin” bu seçimin en çok tartışılan konularından biri olacağını tahmin ediyorum. Bu sistem, AK Parti için de çıtayı yükseltti. Eski sistemde kazandığı yerleri dahi kaybetmekle karşı karşıya. Muhalefet partilerinin bu sistemden daha çok yararlandığını görüyoruz. AK Parti iktidarı döneminde muhalefet partileri, 7 Haziran seçimlerinde ittifak yapmış, AK Parti Meclis’te çoğunluğu kaybetmişti.

Bu ittifak, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortak adayla (Ekmeleddin İhsanoğlu) devam etti. AK Parti bu ittifaka, 15 Temmuz darbe teşebbüsünü takiben “başkanlık sistemiyle” cevap verdi. 16 Nisan 2017 tarihinden itibaren yeni bir dönem başladı. Bu sistem ilk kez, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde uygulandı.

Muhalefet partilerinin ittifakı, baraj sorununu ortadan kaldırdı, daha fazla parti Meclis’e girdi. AK Parti, Meclis’teki çoğunluğu kaybetti. 31 Mart seçimleri, başkanlık sisteminin ikinci seçimidir. Muhalefet partileri, AK Parti’nin güçlü olduğu yerlerde, en güçlü adayın etrafında birleştiler. AK Parti’nin lider kadrosunun, “muhalefet partilerinin HDP ile ittifak yapmayacağı” öngörüsü gerçekleşmedi. HDP, Türkiye’nin batısında AK Parti’nin kaybettiği şehirlerde kilidi açan anahtar rolünü üstlendi. Belediye seçimlerinde ikinci sıradaki adayın oyu, %25’lerden %45’lere, %50’lere yükseldi.  AK Parti oyunun koruduğu hatta artırdığı yerlerde bile bazı belediyeleri kaybetti.

Cüneyt Toraman

Cevap Yazın