Trump’ın Azli İçin Geri Sayım Başladı

Senatörlerin üçte ikisi başkanı suçlu bulduğu takdirde, başkan görevden alınır ve geri kalan görev süresi boyunca yerine başkan yardımcısı geçer. Bu süreç açısından 6 Kasım 2018 Kongre Ara Seçimleri hayati önem taşıyor. Zira şu anki aritmetikte çoğunluğu elinde tutan Cumhuriyetçilerin azil sürecine pek sıcak bakmadıkları, yanaşmayacakları varsayılıyor. Bu nedenle de Demokratların ara seçimlerde çoğunluğu elde etmeleri halinde azil için düğmeye basılacak.

ABD ulus olarak belki de tarihinden bu yana ilk defa bu boyutta büyük bir siyasi çıkmaz ile karşı karşıya. Bu çıkmazın adı, Donald Trump. Trump’ın kalması da zor, gitmesi de. Çetrefil bir mesele. Olayın zorluğu bizzat Trump’ın şahsiyetinden ileri geliyor, kaynaklanıyor. Richard Nixon, entelektüel bir adamdı ve Trump’ın skandallarıyla mukayese edilemeyecek küçük bir skandaldan dolayı istifa yolunu seçmişti. Kimse bunu, Trump’tan beklemesin. Zira şahsiyeti veya kişiliği gayet mürekkep ve zor bir kişilik yapısı arz ediyor. Nixon her ne kadar asabi bir şahsiyet olsa da kaderine razı oldu ve kenara çekilmesini bildi. Buna karşılık Trump, timsah derili, pişkin ve hatta çirkef bir karakteri temsil ediyor. Richard Nixon için ‘basit ve çözülür’ karakterli biri olduğundan bahsedebiliriz. Buna mukabil Trump’ın karakteri çok katmanlı ve esnemeyi, yenilmeyi bilmiyor. Daha doğrusu, derin cehaleti ona, pes imkânı verdirmiyor. Narsist, hedonist ve ırkçı bir karakteri var. Bu karmaşık karakterinin gereği olarak her gün yeni bir tweetiyle birlikte yeni çamlar deviriyor. ‘Düstur-u cidâlin şe’ni çarpışmaktır’ ifadesinin açılımının da işaret ettiği gibi, ruhi gıdasını çarpışmaktan ve cidalden almaktadır. Bunu itiyat haline getirmiştir ve bundan zevk almaktadır.

Yazılan kitaplar, bu yönlerine ışık tutuyor. Eski ekibinden James Comey’in kaleme almış olduğu A Higher Loyalty (Yüce Sadakat) isimli eserinde ABD Başkanı Trump’ın, narsist kişiliğinden ve özelliklerinden bahsedilmektedir. Eski ekibinden ve danışmanlarından siyahi asıllı Omarosa Manigault da ‘Unhinged/Çarpık’ adlı eserinde onun ırkçı yapısını, tabiatını irdelemektedir. A Higher Loyalty adlı eser yüce sadakat anlamına gelse de aslında güce sadakattir. Nixon’ı deviren adamlardan birisi olan Washington Post gazetesinin kıdemli muhabirlerinden Bob Woodward da yeni kitabında, Trump’ın farklı bir yüzüne ışık tutmaktadır. Fear: Trump in the White House (Korku: Trump Beyaz Saray’da) adlı eserinde Niccolò Machiavelli yöntemlerine başvurduğunu gösteren detay ve işaretler sunmaktadır. “Korku: Trump, Beyaz Saray’da” kitabının başlığının bir hikâyesi var. Buna göre kitabın adı, Trump’ın 2016 yılında Washington Post gazetesi için Woodward ve başka bir muhabirle yaptığı röportaj sırasında söylediği sözlerden mülhem. Trump, röportajda “gerçek güç saygıyla gelir” diyor ve sonra da “Gerçek güç, kelimeyi kullanmak bile istemiyorum ama: ‘Korku’” diye devam ediyor.

Burada ‘korku’ ifadesi anahtar bir kavram. Trump’ın şahsiyetini ortaya koyuyor. Hile, düzenbazlık da bu yöntemin ikinci unsurudur. Ali Şeriati, Machiavelli tarzı yönetim şeklini üç kelimede toplar: Zer, zor ve hile. Altın, güç ve hile. Burada gücü korku ile birlikte harmanlamak, anmak, okumak gerekiyor. Sevilen birine yalan söylemek ve ihanet etmek, korkulan birine bunları yapmaktan daha kolaydır. Korktuğunuz insana, sevdiğiniz insan kadar kolay ihanet edemezsiniz. Hele ki bu iktidarın sahibiyse… Bu yüzden iktidar korkuyu, sevgiye tercih etmelidir. İşte Machiavelli’nin bu konudaki görüşü budur.1 Hakkında yazılan kitaplar üzerinden karakterini analiz etmek mümkündür. Skandal adamın hakkında yazılan ilk kitaplardan birisi, Michael Wolff’un kaleme aldığı ‘Ateş ve Öfke’ olmuştur. Skandalları kitaplardan taşmaktadır.

Samson Seçeneği

Bu narsist, kendisine ve hevasına tapınan karakterinin göstergelerinden birisi, ‘benden sonra tufan’ edebiyatına sarılmasıdır. Nitekim çok sevdiğini söylediği ‘Fox and Friends’ adlı televizyon programına telefonla konuk olan ABD Başkanı Donald Trump, “Harika iş çıkartan birini nasıl azledebilirsiniz bilemiyorum. Şunu söyleyebilirim eğer herhangi bir zamanda azledilirsem bence piyasa (ABD ekonomisi) çöker. Herkes yoksullaşır ve olamayacağını düşündüğünüz rakamları görürsünüz” mealinde konuşmuştur. Eski kişisel avukatı Michael Cohen ve eski kampanya direktörü Paul Manafort’un mahkemede suçlanması sonrası ABD medyasında başlayan ‘azil süreci’ (impeachment) tartışmaları hakkında konuşan Trump, “Eğer herhangi bir zamanda azledilirsem piyasa çöker” demiştir. Narsist kişiliğini dışa vuran açıklamalardan birisini de avukatı ve New York eski Belediye Başkanı Rudy Giuliani, Sky News’e yapmış, Trump’ın azledilmesi halinde yaşanacaklardan söz ederek müesses nizam ve herkese gözdağı vermiştir. Giuliani, Trump’ın koltuğundan indirilmesinin yalnızca siyasi güdülerle yapılabileceğini savunarak, bu durumda ABD halkının ayaklanma başlatacağını iddia etmiştir. Rudy Giuliani, Amerikan halkına ve devletine, Samson Seçeneği önermektedir. İsmini, tapınağın sütunlarını devirerek kendini ve onu esir almaya gelen binlerce Kenanlıyı enkaz altında bırakan Samson’dan almıştır. Karineler göstermektedir ki Trump ve ekibi, ABD üzerine çöreklenmiş ve musallat olmuş bir püsküllü bela ve karabasandır.

Skandalları kitaplara sığmayan, onlardan taşan Trump, karanlık geçmişiyle yüzleşmek istemese de başkanlık onu, spot lambalarının önüne çekmiş ve atmıştır. Bundan kaçışı mümkün değildir. Günümüzde hiçbir şey karanlıkta kalmıyor. Karanlık ve lanetli geçmişi her adımında kendisini izliyor ve geçmişte devirdiği çamlar teker teker önüne çıkıyor. Geçmişi, geleceğini kuşatıyor. Abraham Lincoln’ün bir vecizesiyle yüzleşiyor. “Bazı insanları her zaman kandırabilirsiniz, herkesi bazen kandırabilirsiniz ama herkesi her zaman kandıramazsınız.”2 Karşılaştığı aksilikleri ise pervasızlıkla karşılıyor. Şahsi sadakatle Trump’a bağlı olanlar sonuçta ABD’de hâlâ az çok sağlıklı bir biçimde işleyen kuvvetler ayrılığı prensibi gereği çözülmeye ve bülbül gibi ötmeye başladılar. Bu da azil sürecini hızlandıran bir gelişme oldu. ABD’de impeachment yani soruşturma ve azil süreci denilen süreç Ağustos ayının (2018) ikinci yarısından sonra hızlanmaya başladı. Zira yeni skandalların patlaması bir yana aynı zamanda Trump’ın güvendikleri de çözülmeye başladılar. ABD Başkanı Donald Trump’ın eski avukatı Michael Cohen ve bazı sırdaşlarının hayat kadınlarına ödeme yaptıklarını itiraf etmeleriyle birlikte işin rengi ve seyri değişti ve azil sürecinin akışı hızlandı. Cohen ile eski kampanya direktörü Paul Manafort’un, 21-22 Ağustos tarihinde seçim kampanyası sürecindeki yolsuzluklardan suçlu bulunmasını, ilk defa Trump ekibinde de ciddi bir sarsıntı ve endişe meydana getirdi. Azil sürecinin ciddiyeti konusunda herkesi ikna etti. Cohen, New York’taki federal savcılarla anlaşma yoluna gitti. Cohen, vergi kaçırma, banka dolandırıcılığı ve ‘mali kurumlara yalan beyanda bulunarak seçim kampanyası finansmanında usulsüzlük yapma’ suçlamalarını kabul etti. ABD Adalet Bakanlığı, Trump’la ilişki yaşadığını iddia eden kadınlara sessiz kalmaları amacıyla yapılan ödemeleri soruşturuyordu. Trump’ın avukatı Michael Cohen de bu ödemeler nedeniyle mercek altındaydı. Cohen’in mahkemede kabul ettiği suçlamalar arasında “bir siyasi adayın isteği üzerine bazı kişilerin bazı konularda sessiz kalması için ödemeler yaparak seçim yasasını ihlal etmek” de bulunuyor. Trump’ın eski kampanya direktörü Paul Manafort da Virginia’da süren davada, jüri tarafından 18 suçlamadan 8’inde suçlu bulundu. Cohen’ın üstlendiği 8 suçun cezası 65 yıl hapis cezasına kadar çıkabiliyor. Ancak Cohen’ın yaptığı anlaşma sayesinde en fazla 5 yıl hapis cezası alması bekleniyor. Cohen’ın alacağı ceza 12 Aralık’ta açıklanacak. Hakim, 500 bin dolar kefalet ve pasaport ile sahip olduğu silahları teslim etmesi karşılığında serbest kalabileceğini açıkladı. Amerikan televizyon kanalı CNN, Donald Trump’ın eski kapıcısı Dio Sajudin’e dayandırdığı haberinde, ABD Başkanı’nın eski hizmetçisiyle 1980’lerde yaşadığı ilişkiden gayrimeşru bir çocuğu olduğu iddiasını yeniden gündeme taşıdı. Karen McRougal ile Stormy Daniels’e susmaları karşılığında Trump namına para aktarma hususunda sadece eski avukatı Michael Cohen değil aynı zamanda vasalı olan Allen Weisselberg de itiraflarda bulundu.

Komplo Tertipçileri Komplodan Yakınıyor

Eski avukatı Michael Cohen’in itiraflarında da ortaya çıktığı gibi esasında geçmişteki kirli çamaşırlarını örtbas edebilmek için olmadık dolaplar çeviren ve kimi Washington Post yazarlarının da değindiği gibi seçimi yolsuzluklarla kazanan Trump için hesap verme vakti geldi. Bununla birlikte çevirdiği dolaplardan yakasını sıyırabilmek için derin devlet ve komplo iddialarına sarıldı. Bu yolla kamuoyunun desteğini kazanmaya çalışıyor. Lionel Lebron gibi kafadarları, Trump ile dayanışma göstererek küresel bir Kabal (Cabal) çetesinin Trump’a musallat olduğunu, komplo kurduğunu ve bunların kimi Hollywood yıldızlarından, Demokrat siyasetçilerden, basın baronlarından teşekkül ettiğini ve amaçlarının Trump’ı devirmek ve azletmek olduğunu iddia ediyor.3 Bunları Beyaz Saray’da karşılayan Trump da komplo iddialarına yatkın duruyor hatta medet umuyor intibaı uyandırıyor. Bu Trump yanlısı komplocu grup, QAnon kültü olarak anılıyor. Komplocuların global sübyancılık ağı kurduklarını da ve dünyaya karıştırdıklarını da ileri sürüyorlar. Hâlbuki popülist söylemleri ve eylemleri eşliğinde her gün attığı tweetlerle birlikte dünyayı en çok karıştıran kişinin destek verdikleri Trump’tan başkası olmadığından haberleri yok gibi!

Trump’dan kurtulması gereken sadece Amerikalılar değil. Dünya da bir an evvel Trump’tan kurtulacağı anı gözlüyor. Orta Doğu konusunda uzman isimlerden Dilip Hiro, Trump’ın bütün dünyayı karşısına aldığını ve aleyhinde birleştirdiğini yazıyor.4 Bununla birlikte bölgede İran’ın çökmesinin ekseninin çökmesini de beraberinde getireceği, bu anlamda Lübnan, Irak ve Suriye gibi ülkelerin tamamen başarısız ülkeler haline gelecekleri ve iflas edecekleri öngörülmektedir. Trump da Trump’tan ibaret değil. Trump’ın gitmesiyle birlikte ekseninin de sarsılacağı öngörülmektedir. Muhammed Bin Zayed ile Muhammed Bin Selman’ın konumlarının veya en azından bölgesel rollerinin de Trump’ın azliyle birlikte gerileyeceği varsayılmaktadır. Sözgelimi, Yemen konusunda Muhammed Bin Selman ile Muhammed Bin Zayed’e yönelik uluslararası tepkiler çığ gibi büyümektedir. Gelecek idare bu yönde Körfez’in bu ikilisine kalkan olmayı sürdürecek midir? Kuşkular var. Trump ile birlikte ekseni de kayabilir. İsrail basını ve özellikle sol ağırlıklı Haaretz gazetesi de sürekli olarak Turmp’ın ipiyle kuyuya inilmeyeceğine dair İsrail hükümetine uyarılar yapıyordu.

Azil İşlemi Prosedürü

Her ne kadar mahkemede Trump’ın ismi geçmese de Cohen’in kabul ettiği suçlamalar arasında ‘bir siyasi adayın isteği üzerine bazı kişilerin bazı konularda sessiz kalması için ödemeler yaparak seçim yasasını ihlal etmek’ de bulunuyor. Bu ise dolaylı olarak bile olsa Trump’ın isminin bir federal suça karışmasına ve görevden azil sürecinin başlaması gerektiğine dair seslerin yükselmesine yol açıyor. Bu ihtimal şimdilik düşük görülse bile azil süreci şöyle işliyor:

ABD Anayasası’nda bir başkanın vatan hainliği, rüşvet, diğer yüksek suçlar ve kötü davranışlar nedeniyle görevinden azledilebileceği ifade ediliyor. Kongre’nin alt kanadı olan Temsilciler Meclisi’nin herhangi bir üyesi, söz konusu suçlamalar dahilinde başkan ile ilgili bir önergeyi, Meclis’e sunabilir. Meclisin yüzde 51 oranındaki salt çoğunluğu önergeyi kabul ettiği takdirde suçlamalara yönelik dava açılabilir. Başkan ile ilgili dava süreci bu noktadan sonra Kongre’nin üst kanadı Senato’ya iletilir ve yargı süreci başlar. Senato’ya bağlı yüksek mahkemede, Temsilciler Meclisi üyeleri kovuşturma için çalışırken, Senato üyeleri de jüri olarak görev yapar. Başkan kendisi için savunma avukatları atayabilir. Sonunda Senato, nihai kararı verecek oylamayı yapar. Senatörlerin üçte ikisi (yüzde 67) başkanı suçlu bulduğu takdirde, başkan görevden alınır ve geri kalan görev süresi boyunca yerine başkan yardımcısı geçer. Bu süreç açısından 6 Kasım 2018 Kongre Ara Seçimleri hayati önem taşıyor. Zira şu anki aritmetikte çoğunluğu elinde tutan Cumhuriyetçilerin azil sürecine pek sıcak bakmadıkları, yanaşmayacakları varsayılıyor. Bu nedenle de Demokratların ara seçimlerde çoğunluğu elde etmeleri halinde azil için düğmeye basılacak.

Trump’ın bu çıkmazdan kurtulması için önünde üç yol var. Bunlardan birisi, Nixon gibi istifa etmesidir. Tony Blair, Berlusconi benzeri siyasiler gibi pişkin, teflon siyasetçiler kuşağından olması hasebiyle muhtemelen bu yola başvurmayacaktır. Geriye iki seçenek kalmaktadır. Bunlardan birisi, Temsilciler Meclisi ile Kongre’nin azli yönünde karar vermesi ve bu suretle görevinden alınmasıdır. Trump’ın bunu kabullenmesi ve razı olmasıdır. Üçüncüsü ise Rudy Giuliani’nin öngördüğü gibi direnmesi, vuruşarak çekilmesi ve bu suretle toplumsal olaylara davetiye çıkarmasıdır. ABD’de siyasi giyotin işliyor ve azil için geri sayım başladı.

1 http://www.academia.edu/30447243/Machiavellide_%C4%B0ktidar_ve_Korku_
2 “you can fool all the people some of the time, and some of the people all the time, but you cannot fool all the people all the time.”
3 http://thehill.com/blogs/blog-briefing-room/news/403549-trump-meets-with-promoter-of-qanon-conspiracy-theory-in-oval
4 http://www.atimes.com/weekend-can-donald-trump-unite-the-world-against-himself/

Cevap Yazın