Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Thursday, September 24, 2026

Amerikan Kültürü Çalışmalarında İlk Çatlak: Göçmen Temsili ve Akademik Önyargı

Söyleşi: E. Lâle Demirtürk – Adil Gülmez

Amerikan Kültürü Çalışmaları alanında yapılan bir ders projesi, ABD’de okutulan tarih kitaplarının göçmenleri nasıl temsil ettiğini ortaya koydu. Ancak bu eleştirel tespit, beklenmedik bir akademik tepkiyle karşılaştı ve araştırmacı için alanın ideolojik sınırlarını görünür kılan önemli bir dönüm noktası oldu.

Göçmenlerin Ders Kitaplarındaki Temsili

Amerikan Kültürü Çalışmaları alanına ilk adım attığım dönemde, aynı bölümde ders veren ve sonradan doktora tez danışmanım olacak II. Dünya Savaşı gazisi beyaz Amerikalı bir profesörün verdiği derste bir proje hazırlamamız istenmişti. Dersin amacı, Amerika’nın farklı bölgelerinde Amerikan kültürü üzerine araştırma yapmaktı.

Ben de çalışmamda, Amerika’da ortaöğretimin çeşitli düzeylerinde okutulan on dört tarih ders kitabını inceleyerek göçmenlerin bu kitaplarda nasıl temsil edildiğini araştırdım. İnceleme sonucunda tüm kitaplarda göçmenlerin, yeni geldikleri toplumda merhamet duygusunu hak eden kişiler olarak değil, daha çok acınacak “zavallı” bireyler şeklinde sunulduğu ortaya çıktı.

Üstenci Bakışın Normalleşmesi

Ders kitaplarında göçmenler çoğunlukla kendi iradesi olmayan, Amerikalıların yardımına muhtaç kişiler olarak resmediliyordu. Bu temsil biçimi, beyaz Amerikalıların üstün konumunu normalleştirirken, göçmenleri hiyerarşik olarak aşağı bir konuma yerleştiriyordu.

Bu anlatıların, Amerikalı öğrencilerde ülke sınırları içinde yaşayan ve kendilerinden her bakımdan aşağı gösterilen “acınası” yabancılarla hiyerarşik bir ilişki kurma alışkanlığı yarattığını vurgulayan bir sonuca ulaşmıştım.

Beklenmedik Akademik Tepki

Ancak bu bulgularımı paylaştığımda, o zamana kadar yabancı doktora öğrencilerine karşı son derece hoşgörülü davranan ve ırkçılığa karşı duruşuyla tanınan hocamın sert bir tepkisiyle karşılaştım. Çalışmamı gerçek dışı ve önyargılı bir bakış açısına sahip olmakla eleştirdi.

Bu yaklaşım yalnızca şaşırtıcı değildi; aynı zamanda Amerikan Kültürü Çalışmaları alanındaki bilimsel literatürün büyük ölçüde beyaz Anglo-Sakson merkezli değerler üzerine kurulduğunu fark etmemi sağladı.

Türkiye’ye Döndükten Sonra Gelişen Perspektif

Doktoramı tamamlayıp 1986 yılında Türkiye’ye döndüğümde, bu farkındalık akademik bakışımı şekillendirmeye devam etti. Hacettepe Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık Bölümünde çalışırken Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümünde ek ders olarak verdiğim Amerikan edebiyatı derslerinde ve daha sonra Bilkent Üniversitesi Amerikan Kültür ve Edebiyatı Bölümü’nde Afro-Amerikan yazarların romanlarını ele aldığım derslerde bu eleştirel perspektif öğretme biçimine yansıdı.

Daha Fazla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir