Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Eylül 24, 2020

Gümüş Motor’da Hamiyet Eksikliği

Daha önceki yazımda “Gümüş Motor” adının nereden geldiğini yazmıştım. Yine aynı konuya bir başka zaviyeden bakma niyetindeyim.

TOGG ile başlayan ‘yerli’ üretim tartışmalarında türünün ilk örneği olan ‘Gümüş Motor’ da gündemden payına düşeni almış görünüyor. Biraz da okuyucunun tecessüs hissiyatını kamçılamak saikıyla ‘gümüş’ kelimesinin neden ilk yerli motora isim olarak verildiğinden bahsetmiştim. Aslında o yazıda başka bir hakikati de zımnen Türkiye gündemine taşımak istedim.

İlerici oldukları kendilerinden menkul bazı çevreler oldum olası bu ülkede mütedeyyin insanlarıyla teknolojik takaddümü bir arada zikretmezler.  Onlara göre çağdaş uygar insanların seviyelerine gelmek, bilim ve teknikte muasır medeniyet düzeyine erişmek ancak maneviyattan uzaklaşıp materyalist bir dünya görüşünü benimsemekle mümkün olabilir. Siz buna bilim-tekniğin tanrılaştırılması da diyebilirsiniz.

İlk-yerli üretim olan Gümüş Motor, mütedeyyin insanları töhmet altında tutan modern çevrelerin zihinlerine sabitlenmiş olan gerici şablonlarının da paçavraya dönüşmesine sebebiyet vermiştir.  Aynı zamanda cami-cemaat bilen eli tespihli, başı takkeli insanların yüz akıdır. Türk siyasi hayatına anti Siyonist kavramını belleten Merhum Erbakan, sadece Gümüş Motor’daki öncü rolüyle olsa bile siyaseten en muarızlarınca dahi takdir duygularıyla anılmayı hak etmektedir. Milli Görüş’ün önderinin ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Son günlerdeki TOGG tartışmalarıyla yeniden zihinlerimizde tazelenen Gümüş Motor’un serencamı malumdur. Aslen bir tarikat bünyesinden zuhur eden bir ürünün piyasa şartlarına cesaretle direndiği fakat direnişin yetersiz kalmasından dolayı önce ismini (aidiyetini) kaybettiği sonra da ‘hamiyet’ eksikliğinden dolayı kapandığı hemen herkesçe bilinmektedir. Bilinenin aksine Gümüş Motor, müteşebbislerin ona ad olarak verdikleri o anlamlı ismi değiştirildiğinde kaybetmişti. İşte bu noktada bir gerçek dikkatlerden kaçmaktadır. Peki, ilk-yerli motorumuzun ismi nasıl değiştirildi.

Maalesef bu sorunun cevabı rahmetli Erbakan’ın yakın çevresiyle ilgili.

Prof. Dr. Osman Nuri Çataklı Gümüşhanevi Dergâhının önde gelen isimlerinden biridir. Çataklı, son döneme imza atmış birçok akademisyen ve siyasetçinin de hocasıydı. Erbakan Hoca’nın kız kardeşi Atıfet Hanım ile evliydi. Atıfet Hanımın vefatından sonra Aziz Efendi’nin kızı Asiye Hanım ile evlendi. 1925 yılında Ünye’de doğan Çataklı, 1949’da İTÜ İnşaat Fakültesi’nden mezun oldu. İTÜ inşaat Fakültesi’nde 1956’da doçent,  1966’da ise profesör unvanını aldı. İTÜ İnşaat Fakültesi’ndeki görevi yanında, Maçka Teknik Okulu’nda, KTÜ’de, Sakarya Akademisi’nde mesleği ile ilgili dersler verdi. Çataklı, 1974-78 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü de yaptı. 1983’te İTÜ’den emekli olan Çataklı’nın Müslümanın 24 Saati, Kıyamet Alametleri, Müslümanın Ahlâkı, Müslümanın Vasıfları, Müslümanın duası, Müslümanın zikri, Ahir Zaman Mehdisinin Alâmetleri gibi kitapları vardır.

Merhum Osman Çataklı, Erbakan ile irsiyet bağı kurmuş olmasına rağmen onunla siyasi konularda pek anlaşamaz. Onun Milli Görüş lideri Erbakan’a yakınlığı Korkut ve Turgut Özal kardeşlerinin tavırlarına benzemektedir. Mezkûr dört önemli ismin ortak noktaları Gümüşhanevi Dergahı’na bağlılıklarıdır.

Gümüş Motor’un bir Gümüşhanevi tekkesi projesi olduğunu, üretim için kurulan şirketin kahır ekseriyetinin intisaplı hali-vakti yerinde insanlardan teşekkül ettiğini ve bundan dolayı üretilen motora ‘gümüş’ isminin verildiğini daha önce belirtmiştim. Erbakan tekkeye bağlı insanların paralarıyla kurulan Genel Müdürü olduğu Gümüş Motoru yönetirken Çataklı ise aynı insanların birikimleriyle farklı sosyal faaliyetler gerçekleştirmektedir. Diğer taraftan yabancı markalı motorların yerli distribütörleri ise piyasada Gümüş Motor’a mal sattırmamak için devamlı fiyat kırmaktadırlar. Durum öyle bir noktaya gelir ki satılan motorların değeri maliyetin de altına düşmüştür. Zarar eden gümüş motor ortakları ellerindeki hisseleri satarlar. Hisselerin çoğunluğunu ele geçiren Şeker Şirketi, Gümüş Motor ismini Pancar Motor’a çevirir. İstenen olmuş Gümüşhanevi Tekkesi elindeki motoru kaybetmiştir. Erbakan genel müdürlükten ayrılırken piyasadaki yabancı menşeli motor markaları da fiyatlarını yeniden ayarlarlar.

Bu yazı okununca; Gümüş Motor’u, Prof. Dr. Osman Çataklı mı batırdı sorusuna elbette hayır cevabı verilir. Ancak şu da bir gerçektir ki Gümüş Motor aslında ismi değiştirildiğinde batmıştı.

Daha detaylı bilgiler için bakınız:

1-Erbakan, Kemalettin, Etrafındakiler-1, 2014, Mahya Yayıncılık, İstanbul

2-Gündoğan, Mete,  Erbakan, 2019, Destek Yayınları İstanbul

Adil Gülmez

@umradil

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir