Geleceğin Para Birimi Dijital Olabilir mi?

Ülkemizde de oldukça popüler hale gelen dijital (kripto) paralar özellikle 2017 yılında büyük bir sıçrama yaptı. Şu sıralar 2017 yılındaki değerinde olmasalar da hâlâ önemini koruyorlar. Peki, tam olarak nedir bu dijital para? Günümüzde alışveriş yaptığımız para gibi kullanılabilir mi? Dünyada her ülkede olmasa da dijital paralar ile internet üzerinden alışveriş yapmak mümkün. Hatta bazı ülkelerde dijital para ATM’leri bile kullanılmaya başlandı. Dijitalleşmeden kaçış mümkün değil.

Görsel 1

Dijital para dendiğinde akla ilk gelen Bitcoin oluyor çünkü piyasaya ilk çıkan ve dijital paralar içerisinde en önemli paya sahip olanı Bitcoin. Her ne kadar Bitcoin en fazla yatırım yapılan dijital paralardan olsa da dünyada dolaşımda olan yaklaşık 1.500 farklı kripto para bulunuyor. Görsel 1’de dünyadaki en değerli ilk 10 dijital para sıralaması yer alıyor. Dünyada işlem gören dijital paraların değeri ise yaklaşık 600 milyar dolar seviyesine kadar yükseldi ve oynaklık seviyesi yüksek olmasına rağmen her geçen gün yükselmeye devam ediyor. Bunlar arasında en meşhur olanı ve piyasada en çok kullanılanı Bitcoin’den piyasada yaklaşık 18 milyon adet bulunuyor. Fakat Bitcoin 21 milyon sınırına dayanınca artık daha fazla Bitcoin üretebilmek mümkün olmayacak. Yani yaklaşık %80’i şu anda işlem görüyor. Kalan kısmı ise bilgisayarlar ile çözülmeye devam ediyor. Bu dijital para üretme işlemine de coin madenciliği deniyor. Bazıları bunu gerçekten bir maden işi sanıyor fakat işin aslı hiç de öyle değil. Coin madenciliği tamamen bilgisayarlar üzerinden yapılan bir iş.

 

Fakat bu iş görüldüğü kadar kolay bir iş değil. Oldukça maliyetli. Hatta günlük kullandığımız bilgisayarlar ile coin üretmek hiç de mantıklı bir iş değil. Günümüzde kullanılan bilgisayarın işlemci teknolojisi ile tüm bilgisayarların işlemcisi birleşse ve devamlı işlem yapsa, en son bitcoinin çözülmesi için 40 yıllık bir süreç gerekli olduğu söyleniyor. Çünkü her coin bulunduktan, başka bir tabirle her coinin şifresi çözüldükten sonra diğer coinin şifresini çözmek ondan daha uzun bir süreyi alıyor. Eğer süreç bu şekilde devam edecek olursa dijital paraların saklandığı ve dolaşımını sağlayan internet ağ sistemlerinde bir sıkıntı çıkmadıkça iktisattaki arz kanunun açıkladığı gibi azalan şeyin değeri artar mantığı ile uzun vadede coinlerin değerinin yükselebileceğini söylemek yanlış olmaz. 

Görsel 2

Dijital paraların kullanılmaya başlanmasıyla yeni bir şey daha ortaya çıktı. Blockhain (blok zincir) kısaca birbirine bağlı olan ve kırılamayan işlemlerin bütünü demek. Önümüzdeki yıllarda bankaların uluslararası para transferlerinde kullanmayı düşündükleri Blockhain teknolojisi ile yıllık transfer maliyetlerinin 15-20 milyar dolar azalacağı tahmin ediliyor. Sadece bankalar değil aslında tüm sektörlerde kullanılabilir. Hatta önümüzdeki yıllarda seçimler bile Blokhain teknolojisi kullanılarak zaman ve para maliyetine katlanmadan masrafsız bir şekilde yapılabilir.

Dijital paralara dönecek olursak dijital parayı, bir yazılımcı (hacker) tarafından elektronik ortamda oluşturulmuş, şifrelenmiş ve saklanmış bir dijital para birimi olarak tanımlayabiliriz. Bu para birimini bilinen diğer para birimlerinin aksine kimse tarafından kontrol edilemeyen, dolar veya euro gibi basılamayan ve çoğaltılamayan ayrıca tek bir merkezden yönetilmesi ve kontrol edilmesi de mümkün olmayan dijital bir para olarak ifade edebiliriz. Bunların en ünlüsü olan Bitcoini tam olarak bilinmemekle birlikte Satoshi Nakamoto (Wikileaks Kurucusu Julian Assange olduğu iddia edilen) takma adlı kişinin ürettiği iddia ediliyor.

Peki, insanlar neden dijital paralara yöneliyor? Çünkü dijital paralar diğer ödeme sistemlerine göre daha kolay kullanılma özelliği taşıyor, sahiplerinin kim olduğu belli değil, uygulama açısından tamamen şeffaf bir yapıya sahipler, işlem ücretleri yok denecek kadar az, çok hızlı aktarım özelliği bulunuyor. En önemlisi de yatırımcılar dijital paraların uzun vadede çok daha değerli hale geleceklerini düşünüyor.

Peki, bu dijital paraların riskleri yok mu? Tabii ki var. Dijital paraların değerinin aşırı derecede oynak olması, devletler tarafından yasal bir mevzuata kavuşmamış olması, hepsinin rakiplerinin olması, henüz hiçbir güvenlik ve teminat mekanizmasının olmaması ve servis sağlayıcıların ve dijital para cüzdanlarının hacklenebilir olmasını en önemli riskler arasında sayabiliriz. Bu da demek oluyor ki bir sabah uyandığınızda artık Bitcoinlerinizin olmadığını ve dijital hırsızlar (hackerlar) tarafından hacklenildiğinizi fark edebilirsiniz. Bu hacklenme olayı 2018 yılında Güney Kore’de ve diğer bazı ülkelerde gerçekleşti. Hacklenme olaylarından sonra değeri önemli oranda düşen dijital paralar hâlâ eski seviyelerine geri dönemedi.

Görsel 2’de dijital paralar arasında en popüler olan Bitcoin’in Türk Lirası cinsinden fiyat hareketleri görülüyor. 1 Bitcoin 2017 yılında 75.000 TL seviyelerine kadar yükseldi. 2018 yılında düşmeye başlayan Bitcoin’in fiyatı dijital para cüzdanı denilen yani dijital paraların saklandığı hesapların hacklenmesi ile hızlı bir değer kaybı yaşadı. Bu dönemde 1 Bitcoin’in fiyatı 30.000 TL seviyelerine kadar geriledi. 2018 yılının son aylarında ise 1 Bitcoin 20.000 TL’nin de aşağısına gelerek yatırımcısını oldukça üzdü. Bitcoin fiyatının 2019 yılında da eski seviyelerini yakalaması pek olası görülmüyor fakat uzun vadede ne olacağını kim bilebilir ki?

Görsel 3

Dijital paralara daha çok ABD, Japonya, Güney Kore ve AB ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerin para birimleri üzerinden işlem yapılıyor. Görsel 3’te Bitcoin ile en çok hangi ülke para birimleri üzerinden işlem yapıldığı tam olarak görülüyor. İlk sırayı grafikte görüldüğü gibi %48 ile ABD almış görünüyor. İkinci sırayı %45 gibi yüksek bir oranla Japon Yen’i alırken diğer ülke para birimleri üzerinden çok daha düşük oranlarda bir işlem gerçekleşiyor. Grafikte dikkat çeken bir nokta Türk Lirası’nın düşük bir oranda olsa da en çok Bitcoin işlemi yapılan 8. para birimi olması.

Görsel 4’te dünyadaki Bitcoin ATM sayılarına baktığımızda ABD hariç Bitcoin işlemlerinin yapıldığı para birimi sıralamasında önemli bir değişiklik olduğu görülüyor. Yani aslında Bitcoin işlemlerinin büyük bölümü Amerikan Doları ve Japon Yen’i üzerinden yapılıyor olsa bile Japonların pek de Bitcoin ATM’si kullanmaya gerek duymadığını söyleyebiliriz. Tıpkı Türkiye gibi. Türk Lirası, Bitcoin işlemi yapılma sıralamasında 8. olsa bile Türkiye’de aktif kullanılan sadece 1 tane Bitcoin ATM’si mevcut. Anlaşılan o ki; Bitcoin işlemi yapılan para birimi ile ülkelerdeki ATM sayısı arasında ABD hariç çok fazla ilişki yok.

Görsel 4

Geçen sene İsveçli Riksbank yöneticisi ve Basel Komitesi Başkanı Stefan Ingves, 2017 yılının sonunda hızla artan dijital para yatırımcılarına uyarıda bulunmuştu. Ardından Alman Deutsche Bank 2018’in en büyük finansal risklerinden biri olarak Bitcoin’i gösterdi. Aynı zamanda Başbakan Yardımcısıyken Mehmek Şimşek, Bitcoin’in finans tarihinin en büyük balonu olabileceğini söyleyerek yatırımcılara uyarılarda bulunmuştu. 2019 yılına gelindiğinde bu öngörülerin kısmen gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Fakat buna rağmen dijital paraların çeşidi, yatırımcı sayısı ve kullanım alanları artmaya devam ediyor. Anlaşılan son dönemde dünyada faizlerin artma eğilimine girmesi, likiditenin azalması, ticaret savaşları ve korumacılık uygulamaları başta Bitcoin olmak üzere dijital paraları vurdu diyebiliriz.

Tüm bunlara rağmen bazı ülkeler ve finansal piyasalar tam dijital paraları yasal bir standarda oturtacakken vazgeçiveriyorlar çünkü insanlar gibi devletler ve ekonomik yapılar da bilmediklerinden korkuyor. Devletler de bu işin nereye gideceğini tam olarak kestiremiyor, o nedenle hâlâ beklemedeler. Fakat emin oldukları anda Bitcoin’i New York Borsası’nda görmemize hiçbir engel yok. O nedenle yazılım şirketlerinin ve yazılımcıların herhangi bir gideri olmayan bu işe odaklanması ve gelecekte çok önemli değeri olabilecek bu fırsatı kaçırmaması gerekir.

Dijital paraların gelecekte değerini arttıracak en önemli faktör, kullanımım alanları ve kullanım oranlarıdır. Özellikle e-ticarette dijital paraların bir ödeme aracı olarak işlem görmesine imkân sağlanmasıdır. Şu anda bazı ürün ve hizmetleri satın almak için kullanılan dijital paralar, bazı internet alışveriş sitelerinde ve uçak bileti işlemlerinde de kullanılabiliyor. Tüm bu olumlu taraflarının yanı sıra tehlikeli ve önlem alınması gereken kısım dijital paraların kara para aklama, terörün finansmanı, uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık gibi yasa dışı işlemler amacıyla kullanabilir olmasıdır. Tüm bu olumlu ve olumsuz tarafları beraber düşünüldüğünde dijital paraların gelecekte hayatımızda çok daha önemli bir yer tutacağını söylemek mümkün görünüyor.

O nedenle şimdiden geleceğin dijital para birimine hazırlıklı olmamız gerekir. Tabii bu geleceğin tam olarak hangi zaman dilimine denk geleceğini kestirmek oldukça zor.

1 Yorum

  1. Cem 26 Şubat 2019

Cevap Yazın