Saygı Asalettendir

Ülkemizde her yıl 18-24 Mart tarihleri arası, “YAŞLILARA SAYGI HAFTASI” olarak kutlanmaktadır. Çok manidar bir kutlamayı temsil eden bu hafta vesilesiyle, güzel bir amaca hizmet etme fırsatına sahibiz.
Çünkü yaşlılarımız bizlerin emektarı, kültürümüzün mirasçısı… Dünümüz, bugünümüz ve yarınlarımız… Sevgiyi, saygıyı, vefayı hak eden mimarlarımız…
Her bilinçli insanın hassas davranması gereken adrestir yaşlılarımız. Gönülleri, bedenleri, vakitleri bir gelincik hassaslığıyla sevilesi yadigârlarımız, yaşlılarımız. Emanet gibi kıymetli bildiğimiz yaşlılarımıza özenli olmalı görevimiz.
Neler yapabiliriz onlar için?
Sorunlarını, sıkıntılarını anlayarak yardımcı olmalıyız.
Yaşamlarını kolaylaştırmalıyız.
Fiziksel ve ruhsal durumları gereği duygusal olduklarından onlara hassas ve sabırlı olmalıyız.
Hal ve hatırlarını sorarak gönüllerini almalıyız.
Ekonomik değeri küçük de olsa manevi değeri büyük olan hediyelerle; bazen bir demet çiçek, bazen de bir öpücükle onları kolayca mutlu edebileceğimizi hatırdan çıkarmamalıyız.
Otobüslerde, duraklarda veya sıra beklemeyi gerektiren hallerde önceliği onlara vermeliyiz.
Bir gün bizlerin de, aynı durumda olacağımızı unutmamalıyız.
İhtiyarlığımıza ve ihtiyarlarımıza sunulan lütuflara bakınız:
Resul-i Kibriya (s.a.v.) Efendimiz “Halkı içerisinde ihtiyar, ümmeti içerisindeki peygamber gibidir.” buyurarak, ihtiyarlığın şerefine dikkat çekmiştir. (c. Sağir c/4 Sf: 185 H. No: 4969)
“Bir genç yaşlı birine hürmet ederse, yaşlandığında Allah da ona hürmet gösterecek insanları yaratır”. ( Tirmizi 75 ) buyuran Peygamberimiz Efendimiz, kazancın tohumlarını ekmemiz hususundaki hassasiyeti beyan buyurur.
İhtiyarlarımıza hürmetin ne manaya geldiğini, hürmetin kazandırdıklarını beyan eden hadislerden biri şudur.
“Saçlarını İslam uğruna ağartan ihtiyarlara hürmet etmek, Cenab-ı Hakk’a hürmet ve ta’zim sayılır.” (Ebu Davud, Edeb: 30)
Sevgili Gönül Dostları!
Küçüklüğümüzde bizleri adım atmaya alıştıran, şefkatle başımızı okşayan büyüklerimizi, evimizin ve gönlümüzün başköşesine oturtmak, -tanıyalım tanımayalım- onlara hürmetle her yerde yer ve öncelik vermek ve onların gönüllerini hoş etmek hem insani hem de İslami görevimizdir. Hatta borcumuzdur.
Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.), “Büyüklerimizin hakkını tanımayan bizden değildir.” (R. SalihinTerc. C/1 Sf: 387) buyurarak bu konuda hepimize bir ihtarda bulunmuşlardır.
Dün, bizler büyüklerimize muhtaçtık. Bugün belki onlar da bize muhtaçlar. Yarın biz ise çocuklarımıza muhtaç olacağız. Unutmayalım ki, büyüklerimizi kaybettiğimiz zaman bir daha bulamayacağımız nimetlerimizden mahrum kalacağız. Kaybetmeden kıymetlerini bilelim.
Genç Kardeşlerim!
Yaşlılara, büyüklere göstereceğiniz hürmet onlardan çok sizi yükseltir. Görüş, meşrep veya siyasi görüş ayrılığı yüzünden hiç birine saygısızlık anlayışsızlık etmemeliyiz. Bize yakışan budur; Çünkü saygı asalettendir.
Yasin Suresinin 68. ayetinde, “Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz, gücünü azaltırız. Hâlâ düşünmeyecekler mi? “ buyurulmuştur.
Bu dönem de şimdi onlar hürmete ve hizmete muhtaç, yarın da bizler aynı şeylere muhtaç olacağız. Hürmet edersek, hürmet görürüz. Bu sebeple; başta anne ve babalarımız olmak üzere, yaşı bizden büyük olan tüm büyüklerimize, hürmet ve hizmette kusur etmemek niyetiyle,
Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Hacı Arıcı

Cevap Yazın