<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yörünge Dergi &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/yorunge-dergi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Feb 2019 13:22:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Yörünge Dergi &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Editörden Mart 2019</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/editorden-mart-2019/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/editorden-mart-2019/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Feb 2019 22:05:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[mart 2019]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8828</guid>

					<description><![CDATA[Sağduyu Galip Gelecek Türkiye, 31 Mart 2019’da yerel seçimlere gidiyor. Aday belirleme sürecini geride bıraktığımız bu günlerde seçim propaganda faaliyetlerinin hız kazandığına şahit oluyoruz. Yerel seçimler doğası gereği, ülkeyi kimin yöneteceğine karar verilen seçimler değildir. Ancak siyasi partilerin seçimlere atfettikleri öneme bakarak bu seçimlerin bir “genel seçim” gibi algılandığını rahatlıkla görebiliriz. Türkiye’de siyasetin sürekli olarak ekonomi ve bürokrasi başta olmak üzere siyaset dışı alanların etkisine açık olduğu düşünüldüğünde, yerel seçimlerin neden genel siyasetin dışında tutulacağını açıklamak zorlaşır. Sonuçta siyaset, çatışma grupları arasında iktidarı kazanmak için yapılan bir mücadeledir ve iktidarı elde etme mücadelesinin merkezinde psikolojik dengeler yatar. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi sembolik değere sahip belediyelerde seçimi kazanamayan bir partinin, genel siyasette de zayıflaması, gücünü kaybetmesi ihtimal dâhilindedir. Mezkûr şehirlerdeki belediye seçimlerinden galip çıkan tarafın ise genel siyaset için özgüven kazanması ve ileri hamle yapmasından daha doğal bir durum söz konusu değildir. İşte bu sebepten ötürü İstanbul, Ankara ve İzmir gibi sembolik öneme haiz metropollerde Cumhur İttifakı’nı geriletmek adına İYİ Parti, CHP lehine seçimden çekilmiş durumdadır. HDP ise kimi meçhul farklı gerekçelerle Cumhur İttifakı’nın kalelerinde gedik açmak adına CHP’ye ya da CHP-İYİ Parti işbirliğine ve Saadet Partisi’ne açıktan destek sunmaktadır. Diğer tarafta MHP, Cumhur İttifakı’nı korumak ve ilerletmek adına AK &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1"><b>Sağduyu Galip Gelecek</b></span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Türkiye, 31 Mart 2019’da yerel seçimlere gidiyor. Aday belirleme sürecini geride bıraktığımız bu günlerde seçim propaganda faaliyetlerinin hız kazandığına şahit oluyoruz. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Yerel seçimler doğası gereği, ülkeyi kimin yöneteceğine karar verilen seçimler değildir. Ancak siyasi partilerin seçimlere atfettikleri öneme bakarak bu seçimlerin bir “genel seçim” gibi algılandığını rahatlıkla görebiliriz. Türkiye’de siyasetin sürekli olarak ekonomi ve bürokrasi başta olmak üzere siyaset dışı alanların etkisine açık olduğu düşünüldüğünde, yerel seçimlerin neden genel siyasetin dışında tutulacağını açıklamak zorlaşır. Sonuçta siyaset, çatışma grupları arasında iktidarı kazanmak için yapılan bir mücadeledir ve iktidarı elde etme mücadelesinin merkezinde psikolojik dengeler yatar.</span></p>
<p class="p5"><span class="s2"><b>İstanbul, Ankara ve İzmir </b></span><span class="s1">gibi sembolik değere sahip belediyelerde seçimi kazanamayan bir partinin, genel siyasette de zayıflaması, gücünü kaybetmesi ihtimal dâhilindedir. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Mezkûr şehirlerdeki belediye seçimlerinden galip çıkan tarafın ise genel siyaset için özgüven kazanması ve ileri hamle yapmasından daha doğal bir durum söz konusu değildir. İşte bu sebepten ötürü İstanbul, Ankara ve İzmir gibi sembolik öneme haiz metropollerde Cumhur İttifakı’nı geriletmek adına İYİ Parti, CHP lehine seçimden çekilmiş durumdadır. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">HDP ise kimi meçhul farklı gerekçelerle Cumhur İttifakı’nın kalelerinde gedik açmak adına CHP’ye ya da CHP-İYİ Parti işbirliğine ve Saadet Partisi’ne açıktan destek sunmaktadır. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Diğer tarafta MHP, Cumhur İttifakı’nı korumak ve ilerletmek adına AK Parti lehine siyasi tavırlar almaktadır. Netice itibarıyla yerel seçimlerin, genel siyasetin çizdiği çerçevede ve ona hizmet edecek biçimde şekillendiğini söyleyebiliriz. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">31 Mart’ta yapılacak seçim sonuçları konusunda umutlu olmamız gerekir. Umutlu olmak için de pek çok sebep var. En başta da 2014 yılından beri ülkenin girdiği seçim sağanağının sona erecek olmasıdır. 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden 31 Mart 2019 yerel seçimlerine kadar geçen 5 yıllık süre boyunca ikisi yerel, biri Cumhurbaşkanlığı, ikisi genel seçimler, biri Anayasa değişikliği referandumu ve biri Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler (ya da Başkanlık seçimi) olmak üzere toplam 7 defa, ortalama her 8,5 ayda bir sandığa gidilmesinin, en istikrarlı ülkelerde bile ciddi sonuçları olurdu. Buna son 5 yıla biri sivil (17-25 Aralık operasyonları) diğeri askeri (15 Temmuz) iki ciddi darbe teşebbüsü de eklendiğinde, ülkenin yaşadığı türbülansın şiddeti ve tahrip gücü hakkında bir fikir edinilebilir. Hatta bu türbülanslı dönemin başlangıcını daha da geriye götürmek mümkündür. 2011 seçimlerinin üzerinden daha bir yıl geçmeden gerçekleştirilmeye çalışılan MİT operasyonları (7 Şubat 2012 ve 19 Ocak 2014) ve Gezi olayları (12 Haziran 2013) siyasi iktidara siyaset dışı (demokrasi dışı) araçlarla müdahale etmenin araçlarını ve yöntemlerini gözler önüne sermektedir. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Kısaca 2011 genel seçimlerinin üzerinden daha bir yıl geçmeden girdiğimiz bu türbülanslı dönem ülkeye, son derece hayati önemde 8 yılı kaybettirmiştir. AK Parti, iktidarına (doğrudan ve dolaylı) siyaset dışı yöntemlerle müdahaleye karşı, her defasında sandığa giderek halk desteğini arkasına almayı başarmıştır.<br />
31 Mart yerel seçimlerinin bu türbülanslı dönemin son seçimi olması umut edilir. Cumhur İttifakı’nın, dokuz ay önceki genel seçimlere yakın bir başarı ile gücünü muhafaza etmesi ve ittifakın seçim sonrasında da derinleşerek devam etmesi beklenmektedir. Bunun anlamı, Cumhurbaşkanlığı sisteminin iki partili sistem üzerinden konsolide edileceğidir. AK Parti- MHP ittifakının<span class="Apple-converted-space">  </span>sadece<span class="Apple-converted-space">  </span>bu seçim sonuçlarını güvence altına almak değil,<span class="Apple-converted-space">  </span>aynı zamanda muhalefet partilerini de bir ittifaka mecbur ederek, seçim sonrasının iki partili sisteminin temellerini oluşturmaktadır. Yani ittifakın başarısının seçimleri de aşan bir anlamı ve önemi bulunmaktadır. </span></p>
<p class="p6"><span class="s1">Önümüzdeki sayıdan itibaren dergimiz e-dergi haline dönüşecek ve yayın hayatına sanal alemde devam edecektir. Yeni sayılarda buluşmak dileğiyle.</span></p>
<p>Adil Gülmez</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/editorden-mart-2019/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şubat 2019</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/subat-2019/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/subat-2019/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 22:35:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergide Bu Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Şubat 2019]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8251</guid>

					<description><![CDATA[Araştırmacı-Yazar Mehmet Rakipoğlu’ndan Yörünge’ye Açıklamalar: Esed Yönetimine Yakınlaşma Türkiye İçin Rasyonel Gözükmüyor Adil GÜLMEZ CHP İktidarı Sabahattin Ali’yi Niçin Öldürttü? Doç. Dr. Hakan TEMİZTÜRK &#8211; Enes ŞİMŞEK Ölüme Götüren Yazılar Hasret G. POLAT Prof. Dr. Yalçın Küçük’ten Yörünge’ye Açıklamalar: “Devlet Onu Yurtdışına Kaçışın Önünü Kesmek İçin Öldürdü” Aynur BAYRAM Emperyalistler İçin ‘Güvenli Bölge’ Orta Doğu Gürkan ZENGİN Adana Mutabakatı Suriye Düğümünü Çözer mi? Cüneyt TORAMAN Zorunlu Eğitim Genç Nesli Bloke Ediyor Zekeriya ERDİM Suriye Savaşı ve Coğrafyamızın Geleceği Erkan BAYSAL Ulus-Aşiret Çıkmazında Kürtler Mustafa EKİCİ Emperyalizme de Açlığa da Hayır! Ulaş Başar GEZGİN Ömer El Beşir İçin Zor Günler Osman ATALAY Beklentilerin ve Zorlukların Gölgesinde AB’de Romanya Dönemi Güney Ferhat BATI Geleceğin Para Birimi Dijital Olabilir mi? Abdulmuttalip PİLATİN “Yalnız Yürüme” Ama Kimseye de Alet Olma! Hakan TEMİZTÜRK  Muhteşem Medeniyetin Ameli Kodu Şevket TOPAL Lafız ile Mana Arasında: Kutsal Kitapların Serüvenleri Mustafa ALICI]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Araştırmacı-Yazar Mehmet Rakipoğlu’ndan Yörünge’ye Açıklamalar:<br />
</span></strong><span class="s1"><strong>Esed Yönetimine Yakınlaşma Türkiye İçin Rasyonel Gözükmüyor</strong><br />
</span><span class="s1">Adil GÜLMEZ</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><span class="s1"><strong>CHP İktidarı Sabahattin Ali’yi Niçin Öldürttü?</strong><br />
</span><span class="s1">Doç. Dr. Hakan TEMİZTÜRK &#8211; Enes ŞİMŞEK</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Ölüme Götüren Yazılar<br />
</span></strong><span class="s1">Hasret G. POLAT</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><span class="s1"><strong>Prof. Dr. Yalçın Küçük’ten Yörünge’ye Açıklamalar:</strong><br />
<strong>“Devlet Onu Yurtdışına Kaçışın Önünü Kesmek İçin Öldürdü”</strong><br />
</span><span class="s1">Aynur BAYRAM</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Emperyalistler İçin ‘Güvenli Bölge’ Orta Doğu<br />
</span></strong><span class="s1">Gürkan ZENGİN</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Adana Mutabakatı Suriye Düğümünü Çözer mi?<br />
</span></strong><span class="s1">Cüneyt TORAMAN</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Zorunlu Eğitim Genç Nesli Bloke Ediyor<br />
</span></strong><span class="s1">Zekeriya ERDİM</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Suriye Savaşı ve Coğrafyamızın Geleceği<br />
</span></strong><span class="s1">Erkan BAYSAL</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Ulus-Aşiret Çıkmazında Kürtler<br />
</span></strong><span class="s1">Mustafa EKİCİ</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Emperyalizme de Açlığa da Hayır!<br />
</span></strong><span class="s1">Ulaş Başar GEZGİN</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Ömer El Beşir İçin Zor Günler<br />
</span></strong><span class="s1">Osman ATALAY</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Beklentilerin ve Zorlukların Gölgesinde<br />
</span></strong><span class="s1"><strong>AB’de Romanya Dönemi</strong><br />
</span><span class="s1">Güney Ferhat BATI</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Geleceğin Para Birimi Dijital Olabilir mi?<br />
</span></strong><span class="s1">Abdulmuttalip PİLATİN</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">“Yalnız Yürüme” Ama Kimseye de Alet Olma!<br />
</span></strong><span class="s1">Hakan TEMİZTÜRK </span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><span class="s1"><strong>Muhteşem Medeniyetin Ameli Kodu</strong><br />
</span><span class="s1">Şevket TOPAL</span></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><span class="s1"><strong>Lafız ile Mana Arasında:</strong><br />
<strong>Kutsal Kitapların Serüvenleri</strong><br />
</span><span class="s1">Mustafa ALICI</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/subat-2019/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Editörden Şubat 2019</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/editorden-subat-2019/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/editorden-subat-2019/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 22:30:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Sayı 17]]></category>
		<category><![CDATA[Şubat 2019]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8246</guid>

					<description><![CDATA[‘Aldırma Gönül, Aldırma …’ Sosyalist eğilimi yüzünden yaşadığı sürece hiç rahat bırakılmamış ve faili meçhul bir cinayete kurban gitmiş yazar. Bu tanımlama maktul meşhur Sabahattin Ali’yi tanımlamak için yeterli gelir mi? Gelmez, o modern Türkiye’ye ağır gelen bir yazar. ‘Leylim ley, aldırma gönül, çocuklar gibi, kıyamadığım, dağlar, melankoli, ben yine sana vurgunum’ şarkılarının sözlerine hayat veren şairin nasıl ve niçin, kim tarafından öldürüldüğü hâlâ meçhul. Ali, ‘aldırma gönül’ adlı şiiri Sinop Cezaevi’nde yazmıştır. Sinop Cezaevi, denize karşıdır ancak pencereler yüksekte olduğundan şu efsane sözler dökülür şairin kaleminden: “Dışarda deli dalgalar Gelip duvarları yalar Seni bu sesler oyalar Aldırma gönül, aldırma Görmesen bile denizi Yukarıya çevir gözü Deniz dibidir gökyüzü Aldırma gönül, aldırma” Tıpkı bu dizelerde olduğu gibi memleketin en haysiyetli aydınlarından biri, sağlığında tahkikatlardan başını kaldıramadığı, yetmezmiş gibi öldükten sonra da bıraktığı kültürel tereke tepe tepe kullanılmıştır. Onun şiirlerine şarkılar besteleyenler, o besteleri şakıyanlar ve hatta o şarkılardan keyif çıkaranlar, o maktul meşhura borçlarını ödememişlerdir. Yazar, muharrir, fikir ve eylem adamları dahi o borca bigâne kalanlar cümlesine dâhildirler. Dünya görüşü hangi cihete bakarsa baksın, günümüz Türkiyesi’nin nahak yere katledilen Sabahattin Ali’ye karşı borçlu olduğunu düşünüyorum. Mamafih bir biçimde bu borcu ödemek için bir şeyler yapmaya yeltenenlerin karşısına engeller çıkarmak, evvelemirde o &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1"><b>‘Aldırma Gönül, Aldırma …’</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Sosyalist eğilimi yüzünden yaşadığı sürece hiç rahat bırakılmamış ve faili meçhul bir cinayete kurban gitmiş yazar. Bu tanımlama maktul meşhur Sabahattin Ali’yi tanımlamak için yeterli gelir mi? Gelmez, o modern Türkiye’ye ağır gelen bir yazar. ‘Leylim ley, aldırma gönül, çocuklar gibi, kıyamadığım, dağlar, melankoli, ben yine sana vurgunum’ şarkılarının sözlerine hayat veren şairin nasıl ve niçin, kim tarafından öldürüldüğü hâlâ meçhul.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Ali, ‘aldırma gönül’ adlı şiiri Sinop Cezaevi’nde yazmıştır. Sinop Cezaevi, denize karşıdır ancak pencereler yüksekte olduğundan şu efsane sözler dökülür şairin kaleminden:</span></p>
<p class="p5"><span class="s1">“Dışarda deli dalgalar<br />
</span><span class="s1">Gelip duvarları yalar<br />
</span><span class="s1">Seni bu sesler oyalar<br />
</span><span class="s1">Aldırma gönül, aldırma<br />
</span><span class="s1">Görmesen bile denizi<br />
</span><span class="s1">Yukarıya çevir gözü<br />
</span><span class="s1">Deniz dibidir gökyüzü<br />
</span><span class="s1">Aldırma gönül, aldırma”</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Tıpkı bu dizelerde olduğu gibi memleketin en haysiyetli aydınlarından biri, sağlığında tahkikatlardan başını kaldıramadığı, yetmezmiş gibi öldükten sonra da bıraktığı kültürel tereke tepe tepe kullanılmıştır. Onun şiirlerine şarkılar besteleyenler, o besteleri şakıyanlar ve hatta o şarkılardan keyif çıkaranlar, o maktul meşhura borçlarını ödememişlerdir. Yazar, muharrir, fikir ve eylem adamları dahi o borca bigâne kalanlar cümlesine dâhildirler. </span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Dünya görüşü hangi cihete bakarsa baksın, günümüz Türkiyesi’nin nahak yere katledilen Sabahattin Ali’ye karşı borçlu olduğunu düşünüyorum. Mamafih bir biçimde bu borcu ödemek için bir şeyler yapmaya yeltenenlerin karşısına engeller çıkarmak, evvelemirde o borca duyarsız kalmakla aynı şeydir. Yıllardır onun eserlerinden nemalananların telif haklarının serbest hale gelmesinden sonra kitaplarını yeniden basan yayınevleri arasında ayrımcılık yaparak bir kısmını görmezden gelip özellikle farklı addettikleri yayınevine karşı aba altından sopa göstermeleri, o zatın kültürel mirasını sömürmekten başka bir şey değildir. </span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Sabahattin Ali, üzerine yazılan yazılarda gözden kaçırılan bir ayrıntıya dikkatinizi çekmek istiyorum. Her ne kadar Sabahattin Ali’nin mahpushane ile tanışması Mustafa Kemal döneminde olsa da <b>(Ceza almasına neden olan şiir Mustafa Kemal’e hakaret etmek için değil İsmet İnönü ve Ali Çetinkaya hakkındadır:  “İsmet girmedi mi daha kodese/Kel Ali’nin boynu vurulmuş mudur?” Mısralarda ismi gecen kişiler İsmet İnönü ve Ali Çetinkaya’dır.) </b>akabinde devam eden İsmet İnönü döneminde de hakkındaki tahkikatlar ağırlaşarak devam etmiş olup katli dahi o dönemde vaki olmuştu. </span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Ali, 2 Nisan 1948’de katledilirken iktidarda<br />
I. Saka Hükümeti (10.09.1947-10.06.1948) vardı. Sabahattin Ali’nin ölümünden CHP’nin mesul olduğu itirafı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi. (https://www.ntv.com.tr/turkiye/kilicdaroglu-sabahattin-aliyi-chp-oldurdu,_ZIoySmlhUW16muhwBr95Q)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Kılıçdaroğlu’nun üstü örtülmüş bir hakikati ifade ederken bu itirafın gereğinin yapılmasına dair herhangi bir talepte bulunmaması manidardır. İşte Yörünge dergisi, günümüz Türkiye okur-yazarları adına bir misyon üstlenerek çağrıda bulunuyor: </span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Sabahattin Ali’ye iade-i itibar meyanında devlet adına bir komisyon kurulup Sabahattin Olayı incelenip dönemin yöneticileri dâhil sorumlular mahkûm edilsin. Ve bu çalışma kayıtlara bir borcun ifa edilmesi diye geçsin. Bir sonraki ay yeni bir sayıda buluşmak dileğiyle…</span></p>
<p class="p7" style="text-align: center;"><span class="s1">* * *</span></p>
<p class="p8"><span class="s1">Not: Ocak 2019 sayılı 16. Sayımızda kapak konusu olarak yayınladığımız ”Tarihselciliğin Çöküşü” isimli makale, yazarının talebiyle yayından kaldırılmıştır. Okuyucularımıza duyurulur.</span></p>
<p>Adil Gülmez</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/editorden-subat-2019/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhteşem Medeniyetin Ameli Kodu</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/muhtesem-medeniyetin-ameli-kodu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/muhtesem-medeniyetin-ameli-kodu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şevket Topal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 21:10:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[muhteşem medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8209</guid>

					<description><![CDATA[Fıkıh ilim bazında kelam ve tasavvuf ile birlikte İslam medeniyetini şekillendiren üç temel ilmin en önemli ve en ağırlıklı halkasıdır. Onun bu yönünü anlamak ya da yeniden kurmak için fıkıh merkezli bir bakış açısına ve fıkıh merkezli bir kavram/anlam dünyasına sahip olmak gerekir. Zira anlam zenginliğini ve İslam medeniyetinin sıcaklığını hakkıyla yansıtması bakımından fıkıh özümüze ait bir kavramdır. Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İslam medeniyeti, bir fıkıh/hukuk medeniyeti olarak da adlandırılır. Bu medeniyet, bin dört yüz yıllık muhteşem bir tecrübeye sahiptir. Bu tecrübe içerisinde Müslümanlar nice devletlere ve yaşanmışlıklara şahit olmuş; bazen gülmüş, bazen ağlamış ama her seferinde küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır. Bugün için de aslında Müslümanlar, dünyanın her tarafında dinamik, dimdik fakat kafası ve coğrafyası biraz karışık bir şekilde var olmaya devam etmektedirler. Bu karışıklık maalesef Müslüman gönüllerde ve kafalarda varlığını bütün hızıyla devam ettirmektedir. Bunun sebepleri üzerinde çok şeyler söylenebilir; içeriden ya da dışarıdan suçlular veya müsebbipler bulunabilir. Ancak bunların hepsi kolaycılığa kaçmak ve kendini kandırmaktan başka bir işe yaramayacak beyhude uğraşlardır. Söz konusu hal İslam hukuku için de geçerlidir. Bu yazıda, (isme takılmaksızın) ülkemizde uzunca bir zamandan beri faaliyet gösteren ve hâlihazırda sayıları doksan civarında olan ilahiyat fakültelerindeki İslam hukuku &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1"><b>Fıkıh ilim bazında kelam ve tasavvuf ile birlikte İslam medeniyetini şekillendiren üç temel ilmin en önemli ve en ağırlıklı halkasıdır. Onun bu yönünü anlamak ya da yeniden kurmak için fıkıh merkezli bir bakış açısına ve fıkıh merkezli bir kavram/anlam dünyasına sahip olmak gerekir. Zira anlam zenginliğini ve İslam medeniyetinin sıcaklığını hakkıyla yansıtması bakımından fıkıh özümüze ait bir kavramdır.</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><i>Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!</i></span></p>
<p class="p4"><span class="s1"><i>Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?</i></span></p>
<p class="p5"><span class="s1">İslam medeniyeti, bir fıkıh/hukuk medeniyeti olarak da adlandırılır. Bu medeniyet, bin dört yüz yıllık muhteşem bir tecrübeye sahiptir. Bu tecrübe içerisinde Müslümanlar nice devletlere ve yaşanmışlıklara şahit olmuş; bazen gülmüş, bazen ağlamış ama her seferinde küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır. Bugün için de aslında Müslümanlar, dünyanın her tarafında dinamik, dimdik fakat kafası ve coğrafyası biraz karışık bir şekilde var olmaya devam etmektedirler. Bu karışıklık maalesef Müslüman gönüllerde ve kafalarda varlığını bütün hızıyla devam ettirmektedir. Bunun sebepleri üzerinde çok şeyler söylenebilir; içeriden ya da dışarıdan suçlular veya müsebbipler bulunabilir. Ancak bunların hepsi kolaycılığa kaçmak ve kendini kandırmaktan başka bir işe yaramayacak beyhude uğraşlardır. Söz konusu hal İslam hukuku için de geçerlidir. Bu yazıda, (isme takılmaksızın) ülkemizde uzunca bir zamandan beri faaliyet gösteren ve hâlihazırda sayıları doksan civarında olan ilahiyat fakültelerindeki İslam hukuku dersi merkeze alınmak suretiyle bir değerlendirme yerine göre de öz eleştirme yoluna gidilecektir. İşe isimden başlayalım.</span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Geleneğimizin en önemli meziyetlerinden birisi de ilmi hayatta doğru kavramları tespit etmek ve bunları </span><span class="s2"><i>efradına cami ağyarına mani</i></span><span class="s1"> olacak şekilde tanımlamaktır. Bu yolla zihinlerde oluşabilecek muhtemel sorulara da mahal vermemektir. Müslümanların hukuki hayatını ve bu hayatın mahiyetini ifade etmek üzere kullanılan en doğru kavram fıkıhtır. Bugün fıkıh kavramı yerine yaygın olarak İslam hukuku tabiri kullanılmaktadır. Oysaki her iki kavramın da medeniyetimiz ve Müslüman şahsiyetimiz açısından hassasiyetleri ve temel bakış açıları aynı değildir. Fıkıh daha içten, daha samimi, daha ameli olanı temsil eden ve derin anlayışı/kavrayışı ifade eden bir kavramken İslam hukuku daha modern, daha sathi, daha dünyevî bir anlayışı ifade etmektedir. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Elbette günümüz araştırmacıları İslam hukuku ile fıkhı aynı anlamda kullanmakta. Ancak İslam hukuku kavramının modern devrin bir ürünü olmasına ve kulluk ile ilgili hükümleri içermede yetersiz kalmasına yönelik dile getirilen itirazlar, bir tartışmayı da beraberinde getirmiş ve özellikle son dönemlerde çok sayıda İslam hukuku hocasının İslam hukuku yerinde yeniden fıkıh kavramını tercih etmesine yol açmıştır. Bu konudaki ikilemin henüz daha ortadan kalktığı söylenemez. Ancak bu tercih neticede daha başka kavramlarda ve tercihlerde de kendini gösterecektir. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1"><b>Üç Temel İlmin En Önemli Halkası</b></span></p>
<p class="p5"><span class="s1">İslam hukukunun yeniden işlevsel hale gelmesi açısından bizim de tercihimiz yeniden fıkıh eksenli kavramlara dönüş yönünde olacaktır. Zira fıkıh, kuru bir lafızdan ibaret olmayıp anlam dünyasında ameli olanı, imanî olanı ve ahlaki olanı aynı anda ve iç içe barındıran bir karaktere sahiptir. Bu yönüyle fıkıh hem ferdin hem de toplumun vicdanına dokunur. İlmidir ama aynı zamanda irfanîdir. Duyguludur ama duygusal değildir. Merhametlidir ama haksızdan yana değildir. Hak ve hakikat temellidir. Gerek ürettiği bilgi açısında gerek uygulaması açısından hesap verebilir özelliktedir. Gelişmecidir, sorgulamacıdır ama yaftacı değildir. İtaatkâr ve teslimiyetçidir ama asla kör taklitçi değildir. İnşaidir. Bu nedenle ilim bazında kelam ve tasavvuf ile birlikte İslam medeniyetini şekillendiren üç temel ilmin en önemli ve en ağırlıklı halkasıdır. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Onun bu yönünü anlamak ya da yeniden kurmak için fıkıh merkezli bir bakış açısına ve fıkıh merkezli bir kavram/anlam dünyasına sahip olmak gerekir. Zira anlam zenginliğini ve İslam medeniyetinin sıcaklığını hakkıyla yansıtması bakımından fıkıh özümüze ait bir kavramdır. Bununla birlikte bütünü ifade açısından eksik görmekle birlikte prensip olarak, İslam hukuku tabirini de fıkıh muadili olarak tercih edilebilir nitelikte bulmaktayız. Ancak yazının bundan sonraki kısmında fıkıh kelimesi tercih edilecektir. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Fıkıh, kişinin lehinde veya aleyhinde olabilecek amelî hükümleri bilmesidir. Bu tanım İmam Ebu Hanife’ye aittir ve oldukça meşhurdur. Bu tanıma göre fıkhın temel konusunu şer’i-ameli hükümler oluşturur. Bu bilginin özünde kişinin entelektüel merakını giderme amacı yatmaz. Tam aksine bu tanımın özünde bilginin amele dönüşmesi vardır. Esasında fıkıhta bilgi demek amele dönüşen davranış demektir. Diğeri bir lafı güzaf mesabesindedir. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Fıkıhta ana kaynaklara dayalı olarak bilgi üreten kimseye fakih/fıkıh âlimi denir. Bir kimsenin fıkıh âlimi vasfını kazanabilmesi için ürettiği bilgi ile önce kendisinin amel etmesi gerekir. Başkasının bilgisini taklit ederek fıkıh âlimi olunmaz. Üst düzeyde fıkıh bilgisi üreten kimseye fakih yanında müçtehit de denir. Müçtehitlik daha ileri düzey bir fıkıhçılığı temsil eder ki bunun da en zirve noktasını hukuk sistemini kuran büyük fakihler oluşturur. Daha alt düzey fakihler ise onların sistemi üzerinden hukuki çözümlerini üretirler. Bu anlamda İslam dünyasında hâlihazırda dört büyük fıkıh üstadının kurduğu metot yaygın olarak takip edilir: Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Şafii ve Ahmed b. Hanbel. Bu dört büyük müçtehidin kurduğu sistem içerisinde binlerce fakih/İslam hukukçusu yetişmiş ve sayısız fıkıh/hukuk kitapları yazılmıştır.</span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Fıkıh ilminin bugününü anlayabilmek ve cereyan eden aktüel tartışmalara bir nebze olsun nüfuz edebilmek için geçmişe dair birkaç cümle daha kurduktan sonra söz konusu ilmin İlahiyat fakülteleri bünyesindeki bugünkü haline bir göz atalım.</span></p>
<p class="p5"><span class="s1"><b>Dört Ana Kol</b></span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Gelenek içerisinde fıkıh ilminin dört ana kol halinde geliştiğini görmekteyiz. Bunlardan </span><span class="s2"><i>birincisi:</i></span><span class="s1"> Müslümanların temizlik adabı, ibadet hayatı, gündelik muameleleri, aile hayatları, ceza, vasiyet ve miras hukukunu içerecek şekilde hayatın bütününe şamil hükümlerin yer aldığı füru-u fıkıh alanıdır. Bu hükümler Kur’an, sünnet, icma, kıyas… gibi temel hukuk kaynaklarında belli metotlar çerçevesinde elde edilir. Burası hukukun teorik değil, uygulamalı alanıdır. </span></p>
<p class="p5"><span class="s2"><i>İkincisi:</i></span><span class="s1"> Furu-u fıkhın nasıl elde edileceğini öğreten fıkıh usulü ilmidir. Müslümanların dünya hukuk literatürüne en önemli katkılarından birisi de dünya üzerinde ilk defa hukukun ilke ve metotlarını belirleyen yazılı eseri meydana getirmiş olmalarıdır. Bu şeref er-Risale adlı eseri ile İmam Şafii’ye aittir. Bu ilim aynı zamanda bizlere hukuk üretmenin düşünce temellerini ve temel gayelerini de öğretme bakımından da son derece önemlidir. </span></p>
<p class="p5"><span class="s2"><i>Üçüncüsü:</i></span><span class="s1"> Fakihleri/hukukçuları ve eserlerinin tanıtan/derecelendiren tabakat/biyografi literatürü. Bu alan da son derece önemli olup, alanın otorite şahsiyetlerini ve eserlerini öğrenmemizde bize faydalı olmaktadır. İslam hukuk düşüncesinde bu son derece mühimdir. Sözün kim tarafından söylendiği ve hangi kaynaklara itibar edilmesi gerektiği hukuk istikrarı ve toplumun selameti açısından son derece önemli görülmüştür. Oysa günümüzde din adına konuşanların hangi yetkinliğe dayanarak ve hangi eseri ortaya koyarak konuştuklarını sorgulamak cesaret işi olur hale gelmiştir. Hâlbuki gelenek içerisinde kim olursa olsun, ortaya attığı görüşün delillerini ortaya koymak ve bilgisinin ilmi açıdan hesabını vermek zorundadır. Klasik eserlerin bütünü bu metot üzere telif edilmiştir. Bırakın mezhepler arası münazarayı, mezhep içinde dahi bir görüşün doğrulanması esnasında oldukça hararetli tartışmalar cereyan etmiştir. Nitekim Ebu Hanife ile öğrencileri Ebu Yusuf, İmam Züfer, İmam Muhammed arasındaki tartışmalar meşhurdur. </span></p>
<p class="p5"><span class="s2"><i>Dördüncüsü:</i></span><span class="s1"> Fetva, Nevazil veya Kavâid üzerine yazılan eserler: Bu alan hukukun olay temelli tatbikatına yani muhakeme boyutuna tekabül eder. Davalar ve davalara ilişkin fetva ya da yargı kararlarının örnekleri bu türden eserlerde daha kolay çözüme kavuşur.</span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Yukarıda saydığımız hukukun dört ana bölümünde her bir fakihin/hukukçunun eşit derece mahir olması ve isabetli kararlar vermesi mümkün değildir. Bu nedenle bazı fakihler usul-ü fıkıh alanında, bazı fakihler füru-u fıkıh alanında bazıları ise hukuk tarihi veya fetva literatürü alanında ön plana çıkmıştır. Yani adına resmen branşlaşma/ihtisaslaşma denmese de pratikte fıkıhta bir uzmanlaşmanın teşekkül ettiği dikkatlerden kaçmamaktadır. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Oysaki günümüzde, gelenekten ve kaynak dil Arapçadan daha uzak olmanın getirdiği dezavantaj vardır. Buna karşılık fıkıh araştırmacıları açısından, kısa sürede bin dört yüz yıllık bu devasa mirası bir yandan öğrenme, bir yandan aktarma, bir yanda hızla değişen dünyada hızla çözüm bekleyen karmaşık sorunlara çözüm üretme dezavantajı vardır. Bu yoğun çaba içerisinde günümüz fıkıhçısı (aslında kendisine fakih denmesi gerekirdi) boğulup gitmekte; hakkıyla inceleme ve karar verme fırsatı yakalayamadığı olaylara ürettiği çözümlerle (!) nice çamları devirmektedir. Aslında burada birazda ilahiyat fakültelerindeki durumu anlatmış olmaktayız.</span></p>
<p class="p6"><span class="s1"><b>Saygın Fakihlerin Yetiştirilmesi Gerekliliği</b></span></p>
<p class="p5"><span class="s1">İlahiyat fakülteleri ülkemizde en üst seviyede dini bilgi sunan örgün eğitim kurumlarıdır. Bu eğitim kurumları içerisinde Temel İslam Bilimleri, İslam Tarihi ve Sanatları, Felsefe ve Din Bilimleri adları ile üç bölüm ve bu bölümler bünyesinde yer alan yirmi anabilim dalı vardır. Fıkıh ise Temel İslam Bölümleri içerisinde İslam hukuku adı ile yer alır. Ayrıca İslam Hukuk Usulü, İslam İbadet esasları ve birkaç seçmeli fıkıh dersi de hesaba katıldığında öğrencilerin öğrenim hayatları boyunca belli düzeyde bir fıkıh kültürü edindikleri söylenebilir. Ancak bunlar fakih olma ve fıkhi çözüm üretme noktasında devede kulak bile değildir. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Bu nedenle ilahiyat fakültesi mezunlarından bir hukuk fakültesi mezunu mesabesinde hukuk nosyonu ve hele de dünyanın karmaşık meselelerine dini çözüm üretmelerini beklemek büyük bir haksızlık olur. Belki bir ölçüde bu beklentiyi akademik düzeyde çalışma yapan araştırmacılar veya hocalar karşılayabilir. Ancak onlar da belli bir ihtisaslaşma veya metot üzerinden hareket etmedikleri için önerdikleri çözüm ya yetersiz kalmakta ya da fıkıh mezheplerinin yerleşik usullerine aykırılık içerdikleri gerekçesiyle kimi zaman toplumsal tepkilere maruz kalmaktadırlar. Şayet modern dünyada Müslümanlar, İslam hukukunun çözüm veya önerilerinden hakkıyla istifade edecekse onlara, çözüm üreteceklerin yaptıkları işin fıkıh olduğunun, fıkıhla iştigal eden kişinin fakih olduğunun, fakihin belli bir sistem içerisinde ve kaynaklar hiyerarşisine dikkat ederek çözüm üretme sorumluluğunun olduğunun farkına varması gerekir. Fakihe ve fıkha saygının yeniden tesis edilmesi şarttır. Bunun olabilmesi içinde imanı, ahlakı ve fıkhî duruşuyla saygın fakihlerin yetiştirilmesi gerektiğinin hatırdan uzak tutulmaması gerekir. Fıkhın hayatta karşılık bulması için halkın da fıkhî çözümlere karşı samimi ve dürüst olması önemlidir. Seçmeci ve faydacı bir yol takip ederek mala davara zararı dokunmayan konularda dini hassasiyet görüntüsü sergileyip, helal ve haramla ilgili temel hususlarda menfaatine uygun davranan bir kitle, fıkha karşı lakaytlıkta en az kötü niyetliler kadar sorumluluk sahibidir. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Günümüzde maalesef yetersiz eğitim yanında, hukukun temel karakteri ve gelişmesinin nirengi noktası olan tatbikatın İslam hukuku açısından pratikte söz konusu olmayışı sebebiyle teorideki çözümlerinin ne kadarının pratiğe yansıyabileceğini test imkânı bulunmamaktadır. Ayrıca ciddi bir eğitim gerektiren ve emek isteyen İslam hukuku eğitiminin ana işlevi bu olmayan ilahiyat fakülteleri bünyesinde verilmeye çalışılması ve burada güçlü bir hukuk eğitimine yer verme durumunun haklı olarak söz konusu olamaması da temel bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Oysa Müslümanların modern dünyada karşılaştıkları sorunlar geçmişin tarım toplumu ile karşılaştırılamayacak kadar fazladır. Güvenlik, finans, gıda, helal haram dengesi, sigorta, para, değerli kâğıtlar… hepsi oldukça emek ve uzmanlık isteyen alanlardır. Ve bu alanlarda bizim ilahiyat fakülteleri olarak özel uzman yetiştireceğimiz bir ilmi yapı mevcut değil. Oldukça profesyonel bu alanlara bizler İslam hukukçuları olarak eksik ve yetersiz bilgi ile amatörce çözümler önerdiğimizde ya dikkate alınmıyoruz ya da gayri ciddi bir duruma düşmüş oluyoruz. Bu eksikliği gidermenin temel yolu ise İslam hukukunu, hukuk fakültelerindekine benzer bir zaman dilimi içerisinde ve ihtisas oluşturacak şekilde öğretmekten geçmektedir. Yoksa mevcut haliyle dış dünyanın devasa sorunları karşısında İslam hukukçuları olarak çaresizlik halimizi en iyi tasvir edecek şey üstat Necip Fazıl’ın şu dizeleridir: </span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><i>Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!</i></span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><i>Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?</i></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/muhtesem-medeniyetin-ameli-kodu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kasım 2018</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kasim-2018/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kasim-2018/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Oct 2018 18:45:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergide Bu Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=3665</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Solunun 68 Paradoksu Ali K. METİN Hâdimü’l-Haremeyn mi? Hâdimü Külli Şer mi? Gürkan ZENGİN Trump’ın En Büyük Projesi’ne Kaşıkçı Cinayeti Darbesi Ceyhun BOZKURT ‘Balıkçı’ Lakaplı İlhami Işık’tan Yörünge’ye Açıklamalar: “Brunson Meselesi İktidarda Yeni Yapılanmanın Eseri” Ceyhun BOZKURT Amerikan Rüyası mı, Amerikan Kâbusu mu? Şefik KANTAR Tanıklar Gizli, Dava Sır, Sonuç Sıfır Zeynep ÇİÇEK Kırk Yıllık Senaryo Kördüğüm! Sedad YILMAZ Devlet, “Devlet” Aleyhine İşlenen Suçları mı Affedebilir? Cüneyt TORAMAN Stagflasyonist Bir Döneme mi Giriyoruz? Abdulmuttalip PİLATİN KADEM Hukuk Komisyonu üyesi Av. Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu: Dedektiflik Kadına Yönelik Şiddetin Tetikleyicisi Hande YÜCEL Kanayan Toplumsal Yara: Nafaka Hüseyin DERVİŞOĞLU Dini ve Hukuki Açıdan Nafaka Şevket TOPAL Örgütlü Kapitalizm ve Bireysel Ahlâk Lütfi BERGEN Kuşak ve Yol Girişimi Çin’e Özgü Emperyalizm mi? Barış ADIBELLİ Makedonya ile Yunanistan’ın “İsim” Çıkmazı Güney Ferhat BATI Küresel Düzenin Temeli Daire-i Adalet Deniz DEMİR Mezhepler Tarihi Ne Söyler? Yusuf Turan GÜNAYDIN İnsan Olmadan Dindar Genç Olmak Doç. Dr. Muhammet ALTAYTAŞ Kitlesel Gelişimde Üç İlke Müjdat GÖKÇE]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye Solunun 68 Paradoksu</strong><br />
Ali K. METİN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hâdimü’l-Haremeyn mi?</strong><br />
<strong>Hâdimü Külli Şer mi?</strong><br />
Gürkan ZENGİN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Trump’ın En Büyük Projesi’ne Kaşıkçı Cinayeti Darbesi</strong><br />
Ceyhun BOZKURT</p>
<p style="text-align: center;"><strong>‘Balıkçı’ Lakaplı İlhami Işık’tan Yörünge’ye Açıklamalar:</strong><br />
<strong>“Brunson Meselesi İktidarda Yeni Yapılanmanın Eseri”</strong><br />
Ceyhun BOZKURT</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Amerikan Rüyası mı, Amerikan Kâbusu mu?</strong><br />
Şefik KANTAR</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tanıklar Gizli, Dava Sır, Sonuç Sıfır</strong><br />
Zeynep ÇİÇEK</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kırk Yıllık Senaryo Kördüğüm!<br />
</strong>Sedad YILMAZ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Devlet, “Devlet” Aleyhine</strong><br />
<strong>İşlenen Suçları mı Affedebilir?</strong><br />
Cüneyt TORAMAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Stagflasyonist Bir Döneme mi Giriyoruz?</strong><br />
Abdulmuttalip PİLATİN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>KADEM Hukuk Komisyonu üyesi Av. Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu:</strong><br />
<strong>Dedektiflik Kadına Yönelik Şiddetin Tetikleyicisi</strong><br />
Hande YÜCEL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kanayan Toplumsal Yara: Nafaka</strong><br />
Hüseyin DERVİŞOĞLU</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dini ve Hukuki Açıdan Nafaka</strong><br />
Şevket TOPAL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Örgütlü Kapitalizm ve Bireysel Ahlâk</strong><br />
Lütfi BERGEN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kuşak ve Yol Girişimi Çin’e Özgü Emperyalizm mi?</strong><br />
Barış ADIBELLİ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Makedonya ile Yunanistan’ın “İsim” Çıkmazı</strong><br />
Güney Ferhat BATI</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Küresel Düzenin Temeli Daire-i Adalet</strong><br />
Deniz DEMİR</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mezhepler Tarihi Ne Söyler?</strong><br />
Yusuf Turan GÜNAYDIN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İnsan Olmadan Dindar Genç Olmak</strong><br />
Doç. Dr. Muhammet ALTAYTAŞ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kitlesel Gelişimde Üç İlke</strong><br />
Müjdat GÖKÇE</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kasim-2018/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eylül 2018</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/eylul-2018/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/eylul-2018/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Aug 2018 23:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergide Bu Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=2707</guid>

					<description><![CDATA[İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, “Açık Medeniyet”i Anlatıyor: “Batı Medeniyetinin İnsanlara Vereceği Bir Şey Kalmamıştır” Hande YÜCEL KONDU Amerikan Hegemonyasının Sonu mu Geldi? Yeni İttifaklar Dönemi Dr. Altay ATLI Dr. Atılım MURAT / TOBB ETU Öğr. Üyesi, Dünya Gazetesi Yazarı:Krizin Ağır Basan Tarafı, Reel Politik Adil GÜLMEZ Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Belucistan Barış ADIBELLİ Trump’ın Azli İçin Geri Sayım Başladı Mustafa ÖZCAN Faiz ve Döviz Kuruna Ne Oluyor? Abdulmuttalip PİLATİN Bu Kriz, Türkiye’yi Yıldızlaştırır! Sedad YILMAZ Türk ‘Aydını’nın 110 Yıllık Yanılgısı Gürkan ZENGİN Mesele Bir Papazdan Daha Ötesi Ceyhun BOZKURT Herkesin Muhtaç Olduğu İki T: “Tesamuh ve Tesanüd” Prof. Dr. Mustafa ÖZEL Türk Solu’nun İktidar Sorunu Ceyhun BOZKURT Türkiye &#8211; Irak İlişkileri ve Geleceği Bilgay DUMAN Baş ve Baş/ka Arasında Toplumsal Bütünlük Özkan ÖZTÜRK Cemaat Fobisi Hayra Alamet Değil Ali K. METİN Yahudi Ulus Devlet Yasası Cüneyt TORAMAN Modern Bir Türedi Olarak Mealcilik Mustafa ŞENTÜRK Nuhilik Akımı ve Nuh Kanunları Eldar HASANOĞLU ABD’yi Kutsayan Asyalı Bir Dinî Hareket: Moonculuk İsmail TAŞPINAR Türkiye’de Değişen Aile Lütfi BERGEN İslam Hukuk Düşüncesinde Adalet ve Liyakat Şevket TOPAL ABD Orta Doğu’da Kime Hizmet Ediyor Murat ARSLAN Almanya’nın Terörle İmtihanı ve Erdoğan’ın Berlin Ziyareti Şefik KANTAR Türk Sinemasının ‘Kemal’i Derviş CAN İlk &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.</strong><br />
<strong>Recep Şentürk, “Açık Medeniyet”i Anlatıyor:</strong><br />
<strong>“Batı Medeniyetinin İnsanlara Vereceği Bir Şey Kalmamıştır”</strong><br />
Hande YÜCEL KONDU</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Amerikan Hegemonyasının Sonu mu Geldi? Yeni İttifaklar Dönemi</strong><br />
Dr. Altay ATLI</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dr. Atılım MURAT / TOBB ETU Öğr. Üyesi,</strong><br />
<strong>Dünya Gazetesi Yazarı:Krizin Ağır Basan Tarafı,</strong><br />
<strong>Reel Politik</strong><br />
Adil GÜLMEZ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Belucistan</strong><br />
Barış ADIBELLİ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Trump’ın Azli İçin Geri Sayım Başladı</strong><br />
Mustafa ÖZCAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Faiz ve Döviz Kuruna Ne Oluyor?</strong><br />
Abdulmuttalip PİLATİN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bu Kriz, Türkiye’yi Yıldızlaştırır!</strong><br />
Sedad YILMAZ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türk ‘Aydını’nın 110 Yıllık Yanılgısı</strong><br />
Gürkan ZENGİN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mesele Bir Papazdan Daha Ötesi</strong><br />
Ceyhun BOZKURT</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Herkesin Muhtaç Olduğu İki T: “Tesamuh ve Tesanüd”</strong><br />
Prof. Dr. Mustafa ÖZEL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türk Solu’nun İktidar Sorunu</strong><br />
Ceyhun BOZKURT</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye &#8211; Irak İlişkileri ve Geleceği</strong><br />
Bilgay DUMAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Baş ve Baş/ka Arasında Toplumsal Bütünlük</strong><br />
Özkan ÖZTÜRK</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Cemaat Fobisi Hayra Alamet Değil</strong><br />
Ali K. METİN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yahudi Ulus Devlet Yasası</strong><br />
Cüneyt TORAMAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Modern Bir Türedi Olarak Mealcilik</strong><br />
Mustafa ŞENTÜRK</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Nuhilik Akımı ve Nuh Kanunları</strong><br />
Eldar HASANOĞLU</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ABD’yi Kutsayan Asyalı Bir Dinî Hareket:</strong><br />
<strong>Moonculuk</strong><br />
İsmail TAŞPINAR</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye’de Değişen Aile</strong><br />
Lütfi BERGEN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İslam Hukuk Düşüncesinde Adalet ve Liyakat</strong><br />
Şevket TOPAL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ABD Orta Doğu’da Kime Hizmet Ediyor</strong><br />
Murat ARSLAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Almanya’nın Terörle İmtihanı ve</strong><br />
<strong>Erdoğan’ın Berlin Ziyareti</strong><br />
Şefik KANTAR</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türk Sinemasının ‘Kemal’i</strong><br />
Derviş CAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İlk “Tarih Usûlü” Kaynağımız Hangisi?</strong><br />
Yusuf Turan GÜNAYDIN</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/eylul-2018/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temmuz 2018</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/temmuz-2018/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/temmuz-2018/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jun 2018 22:55:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergide Bu Ay]]></category>
		<category><![CDATA[10. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Fihrist]]></category>
		<category><![CDATA[İçindekiler]]></category>
		<category><![CDATA[Temmuz 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi Temmuz sayısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=2402</guid>

					<description><![CDATA[Prof. Dr. Ekrem Demirli’den Tasavvuf ve Toplum İlişkisine Dair Önemli Açıklamalar… “Toplum Doğru Bir Yere Gidecekse Din ile Gidecektir” Hande YÜCEL Cumhurun Kemalât Dönemi Ceyhun BOZKURT Sosyolog Dr. Emin Yaşar Demirci’den Yörünge’ye Açıklamalar: “Seçmen Türkiye’nin Geleceğini Onayladı” Adil GÜLMEZ 24 Haziran Sonrası Parlamento: Kategorik Karşıtlıktan Pragmatik İşbirliğine Burak Bilgehan ÖZPEK Başarıyla Verilen Demokrasi Sınavı Metehan DEMİR Vakit Artık Seçmenin Talebini Doğru Okuma Vakti Sinan ONUŞ Kampanyada Kim, Neyi, Nasıl, Ne Kadar Yaptı? Hakan HOCAGİL “Yeni Türkiye”de Toplumun Siyasetten Beklentileri Abdullah İNCE Geleceğini Arayan Siyaset Ali K. METİN Siyasal Liderlik ve Kitle İletişimi Müjdat GÖKÇE G-7: Kutlanması Gereken Bir Çöküş Prof. Dr. Immanuel WALLERSTEIN Dünün Stratejik Müttefikliği ve Türkiye-ABD İlişkilerinin Bugününe Dair Deniz DEMİR Şanghay İşbirliği Örgütü Trump’a Meydan Okudu Barış ADIBELLİ TİKA: Türkiye’nin Yumuşak Gücü Osman ATALAY ABD’nin Nükleer Silahları İnsanlığı Tehdit Ediyor E. Lâle DEMİRTÜRK Irak Sünnilerinin Şiîleşme Serüveni İsmail TAŞPINAR İşbirlikçi Bir Organizatör: Muhammed Dahlan Kerim ALASTAL Gerçekile Mit Arasında Uydurma Hadisler Abdullah Taha İMAMOĞLU Atayurt Özbekistan’a Bir Ramazan Seyrü Seferi Şevket TOPAL Mukteda Sadr: Güneşi Batan Irak’ta Yıldızı Parlayan Dinî Lider Mustafa ÖZCAN 15 Temmuz Sanıkları “Kontrollü Darbe” Diye Savunma Yapıyor! Cüneyt TORAMAN Kur’an Yorumundan Kaynaklanan İtikadî Kırılmalar Muhammet ALTAYTAŞ 21. Yüzyılda İslam İktisadı Lütfi BERGEN Peygamber’in &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Prof. Dr. Ekrem Demirli’den Tasavvuf</strong><br />
<strong>ve Toplum İlişkisine Dair Önemli Açıklamalar…</strong><br />
<strong> “Toplum Doğru Bir Yere Gidecekse Din ile Gidecektir”</strong><br />
Hande YÜCEL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Cumhurun Kemalât Dönemi</strong><br />
Ceyhun BOZKURT</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sosyolog Dr. Emin Yaşar Demirci’den Yörünge’ye Açıklamalar:</strong><br />
<strong> “Seçmen Türkiye’nin Geleceğini Onayladı”</strong><br />
Adil GÜLMEZ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>24 Haziran Sonrası Parlamento:</strong><br />
<strong> Kategorik Karşıtlıktan Pragmatik İşbirliğine</strong><br />
Burak Bilgehan ÖZPEK</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Başarıyla Verilen Demokrasi Sınavı</strong><br />
Metehan DEMİR</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Vakit Artık Seçmenin Talebini Doğru Okuma Vakti</strong><br />
Sinan ONUŞ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kampanyada Kim, Neyi, Nasıl, Ne Kadar Yaptı?</strong><br />
Hakan HOCAGİL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Yeni Türkiye”de Toplumun Siyasetten Beklentileri</strong><br />
Abdullah İNCE</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Geleceğini Arayan Siyaset</strong><br />
Ali K. METİN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Siyasal Liderlik ve Kitle İletişimi</strong><br />
Müjdat GÖKÇE</p>
<p style="text-align: center;"><strong>G-7: Kutlanması Gereken Bir Çöküş</strong><br />
Prof. Dr. Immanuel WALLERSTEIN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dünün Stratejik Müttefikliği ve</strong><br />
<strong>Türkiye-ABD İlişkilerinin Bugününe Dair</strong><br />
Deniz DEMİR</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şanghay İşbirliği Örgütü Trump’a Meydan Okudu</strong><br />
Barış ADIBELLİ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>TİKA: Türkiye’nin Yumuşak Gücü</strong><br />
Osman ATALAY</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ABD’nin Nükleer Silahları İnsanlığı Tehdit Ediyor</strong><br />
E. Lâle DEMİRTÜRK</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Irak Sünnilerinin Şiîleşme Serüveni</strong><br />
İsmail TAŞPINAR</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İşbirlikçi Bir Organizatör: Muhammed Dahlan</strong><br />
Kerim ALASTAL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gerçekile Mit Arasında Uydurma Hadisler</strong><br />
Abdullah Taha İMAMOĞLU</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Atayurt Özbekistan’a Bir Ramazan Seyrü Seferi</strong><br />
Şevket TOPAL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mukteda Sadr:</strong><br />
<strong> Güneşi Batan Irak’ta Yıldızı Parlayan Dinî Lider</strong><br />
Mustafa ÖZCAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>15 Temmuz Sanıkları “Kontrollü Darbe” Diye Savunma Yapıyor!</strong><br />
Cüneyt TORAMAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kur’an Yorumundan Kaynaklanan İtikadî Kırılmalar</strong><br />
Muhammet ALTAYTAŞ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>21. Yüzyılda İslam İktisadı</strong><br />
Lütfi BERGEN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Peygamber’in Filizlendirdiği Yönetim Biçimi</strong><br />
Yusuf Turan GÜNAYDIN</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/temmuz-2018/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Editörden Temmuz 2018</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/editorden-temmuz-2018/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/editorden-temmuz-2018/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jun 2018 22:50:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[Editörden Sayı 10]]></category>
		<category><![CDATA[Editörden Temmuz 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Sayı 10]]></category>
		<category><![CDATA[Temmuz 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=2400</guid>

					<description><![CDATA[Halk Gereğini Yaptı Hamdolsun kazasız belasız bir seçimi daha geride bıraktık.Kavga, gürültü, kargaşa ve iç karışıklık bekleyenlere avuçlarını yalatan aziz halkımızın sağduyusu olmuştur. Cenab’ı Hakka hamd olsun, aklıselim ile hareket eden saygıdeğer seçmene de teşekkürler&#8230; Seçimler gelir geçer, partiler de halka hizmette adil ve başarılı olduğu sürece destek görür. Halkının hissiyatına tercüman olan, hizmetkârlığına talip olan siyasetçileri halk başına taç eder. Halkın hissiyatından gafil, tepeden bakanları da halk sandığa gömer&#8230; Halkın değerleri ile kavga eden nice siyasinin hazin sonuna şahit olmuştur bu topraklar. Bu yarışta birileri kazanır birileri de kaybeder. Sonuçlara saygı demokratik olgunluğun gereğidir. Seçim sonuçları 81 milyona hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun inşaallah. Bundan sonra farklılıklarımızı zenginlik bilip işimize bakmalıyız. 81 milyon insanımızın birlik, beraberlik ve refahı için seferber olmalıyız. Seçim sürecindeki dili bırakıp normale dönmeliyiz. Çünkü her birimiz yaptıklarımızdan ve söylediklerimizden dolayı hesaba çekileceğiz. Sandıktan çıkan sonuçlara bakarak seçmenin şu mesajları verdiğini söyleyebiliriz: Kendine gel, ters giden bir şeyler var Ak Parti! Demokrasi kültürünün ülkemizde yerleşmesi için çok çalıştın. Türkiye’nin gelişimi ve kalkınması için çok şey yaptın, her şeye rağmen bu konuda sana ihtiyaç devam ediyor. Ancak ters giden bir şeyler var. Bir kaç seçimdir bunu söylediğim halde maalesef gerekli değişimleri yaparak toparlanmadın. Bu konuda artık bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Halk Gereğini Yaptı</strong></p>
<p>Hamdolsun kazasız belasız bir seçimi daha geride bıraktık.Kavga, gürültü, kargaşa ve iç karışıklık bekleyenlere avuçlarını yalatan aziz halkımızın sağduyusu olmuştur. Cenab’ı Hakka hamd olsun, aklıselim ile hareket eden saygıdeğer seçmene de teşekkürler&#8230; Seçimler gelir geçer, partiler de halka hizmette adil ve başarılı olduğu sürece destek görür. Halkının hissiyatına tercüman olan, hizmetkârlığına talip olan siyasetçileri halk başına taç eder. Halkın hissiyatından gafil, tepeden bakanları da halk sandığa gömer&#8230; Halkın değerleri ile kavga eden nice siyasinin hazin sonuna şahit olmuştur bu topraklar. Bu yarışta birileri kazanır birileri de kaybeder. Sonuçlara saygı demokratik olgunluğun gereğidir. Seçim sonuçları 81 milyona hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun inşaallah. Bundan sonra farklılıklarımızı zenginlik bilip işimize bakmalıyız.</p>
<p>81 milyon insanımızın birlik, beraberlik ve refahı için seferber olmalıyız. Seçim sürecindeki dili bırakıp normale dönmeliyiz. Çünkü her birimiz yaptıklarımızdan ve söylediklerimizden dolayı hesaba çekileceğiz.</p>
<p>Sandıktan çıkan sonuçlara bakarak seçmenin şu mesajları verdiğini söyleyebiliriz:</p>
<p>Kendine gel, ters giden bir şeyler var Ak Parti! Demokrasi kültürünün ülkemizde yerleşmesi için çok çalıştın. Türkiye’nin gelişimi ve kalkınması için çok şey yaptın, her şeye rağmen bu konuda sana ihtiyaç devam ediyor. Ancak ters giden bir şeyler var. Bir kaç seçimdir bunu söylediğim halde maalesef gerekli değişimleri yaparak toparlanmadın. Bu konuda artık bir şey demem. Bilesin ki bu minval üzere devam edersen bundan sonraki seçimler senin için hiç de kolay geçeceğe benzemiyor. Gönüllerde taht kuran Erdoğan’ın performansına ayak uydur.</p>
<p>Her şeye istemezük havasıyla karşı çıkma, geleneklerimizle ters düşme CHP! Hükümet karşısında adalet, özgürlük, paylaşım konularında sesimiz ol. Olur olmaz her konuya ideolojik yaklaşma. Geliştirdiğin politikalarda bu milletin bin yıllık mazisini hesaba kat. Din, diyanet, örflerimiz konusunda benimle ters düşme. Refah ve gelişim politikalarına karşı çıkma. Olacaksan bari Türkiyeci bir sol ol.</p>
<p>Çatı parti olduğunu unut. Terörle yandaş olarak Türkiye’yi kucaklayamazsın HDP! Sırtını terör örgütlerine değil halka ve demokrasiye daya. Masal ülkesinde yaşamıyoruz, uçuk hayaller peşinde koşmayı bırak. Kimliğini temsil et ama devletle anlaş. Tayyip Erdoğan bizim için önemli, onu düşman belleme. Sana her zaman ihtiyaç var MHP! Bu ülke için önemlisin. Devlet ve hükümete verdiğin destek için teşekkür ederim. Ancak başarını abartıp siyasette tahakküm oluşturma, makul ol. Son birkaç yıldır başından geçenlerden ders çıkar. Sahip olduğun genç kadroları vatan için daha da eğitimli kılmanın yollarını ara. Yapıcı duruşun için millet sana müteşekkirdir.</p>
<p>Tepkisel parti olunmaz İyi Parti! Belli ki ayrıldığın ocağına duyduğun tepki seni hırs küpü yapmış. Yapmadan yıkmaya yönelik mesajlar vermen ürkütücüydü. Yine de sana TBMM’de yer verdim. Yanlış yapmazsan seni arada yaşatırım. İşin kolay değil. Dilini olgunlaştırsan hiç de fena olmayacak. Gittiğin yol, yol değil. Başkalarını değiştirmeden önce sen kendine gel Saadet Partisi! Artık hiç bir şekilde siyasi bir aktör değilsin. Dostum bu çok acı, biliyorum. Acılar insanı olgunlaştırır sen de bunu bil. Senin yapabileceğim bir şey yok. Yanlış işlerin çok oldu. Kendine uzun bir keffaret listesi hazırla. Arınmanı umarım.</p>
<p>Geçmişin insanları hala ürkütüyor Hüda Par! Nasıl yapacaksan yap artık. İnsanlar seni duyunca geçmişini hatırlamasınlar. Fikirlerindeki mükemmellik geçmişini gölgelesin. İlk defa girdiğin ulusal çaptaki seçimde seni 0,32 oranında gördüm. Ülke genelinde yerel isimlerini çoğaltır ve makul olursan fikir partisi olarak seni görürüm. Tabii bu kolay değil, alternatifin çok.</p>
<p>Adil Gülmez</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/editorden-temmuz-2018/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haziran 2018</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/haziran-2018/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/haziran-2018/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 May 2018 23:25:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergide Bu Ay]]></category>
		<category><![CDATA[9. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Haziran 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=2187</guid>

					<description><![CDATA[Prof. Dr. Anıl Çeçen: “Akşener, Bir Batı Projesidir” Sinan ONUŞ Türkiye’nin Kader Seçimi Ceyhun BOZKURT ANAR Başkanı Dr. İbrahim Uslu: “Yeni Dönemde Siyasette Kutuplaşma Ortadan Kalkacak” Esra AKMAN 24 Haziran Seçimleri Ne Anlama Geliyor? Seyit Mehmet ŞEN 24 Haziran’da Türkiye Sorun Çözme Modelini Tanıyacak Kemal GÜMÜŞ Milli İrade Siyasetin Merkezine Giriyor Ali ASLAN Ya Kurumsal Egemenlik Ya Milli Egemenlik İdris KARDAŞ Yeni Sistemde Hantal ve Oligarşik Bürokrasiye Yer Yok Cemal TOPTANCI 24 Haziran ve Devlet Olmak Mustafa EKİCİ Meral Akşener: Proje mi, Kurtarıcı mı? Sinan ONUŞ Hikâyede Büyük Boşluk Var Ahmet Kekeç Trumpizm: Hakaret Etme Sanatı Prof. Dr. Immanuel WALLERSTEIN ABD’nin Tekerine “İran’a Taarruz” Desteği Ceyhun BOZKURT Kore Yarımadası’nda Barış Rüzgârları Barış ADIBELLİ Türkiye-Ermenistan İlişkileri: Geçmişten Geleceğe Değişen Bir Şey Yok Umur YÜCEL Gök Sofrasına Davet Selahattin ÖZKÖK Bir Varlık Duyuşunun Tasfiyesi Özkan ÖZTÜRK Sokotra Takımadaları: Emperyalist Hamle Geri Tepti Mustafa ÖZCAN Büyük Dönüş Yürüyüşü ve Gazze’nin Ablukası Kerim ALASTAL Lübnan Seçimleri, Hizbullah Cephesinin İbresini Takip Etti Ahmet KUTLU Tunus’ta Nahda’nın Pirus Zaferi: Sandık Kazanıldı Ama Seçmen Kaybedildi Fahri CANER Üniversitelerin Bölünmesi Hakan HOCAGİL Kuzey Afrika, İran, Arapça, Farsça ve Türkçe Yusuf Turan GÜNAYDIN Emperyalizmin Kudüs Maskesi Ali K. METİN Kutsala Saldırı ve İslam’ı Şiddetle Özdeşleştirme Çabaları Şevket TOPAL 28 &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Prof. Dr. Anıl Çeçen: “Akşener, Bir Batı Projesidir”</strong><br />
Sinan ONUŞ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye’nin Kader Seçimi</strong><br />
Ceyhun BOZKURT</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ANAR Başkanı Dr. İbrahim Uslu:</strong><br />
<strong> “Yeni Dönemde Siyasette Kutuplaşma Ortadan Kalkacak”</strong><br />
Esra AKMAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>24 Haziran Seçimleri Ne Anlama Geliyor?</strong><br />
Seyit Mehmet ŞEN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>24 Haziran’da Türkiye Sorun Çözme Modelini Tanıyacak</strong><br />
Kemal GÜMÜŞ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Milli İrade Siyasetin Merkezine Giriyor</strong><br />
Ali ASLAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ya Kurumsal Egemenlik Ya Milli Egemenlik</strong><br />
İdris KARDAŞ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yeni Sistemde Hantal ve Oligarşik Bürokrasiye Yer Yok</strong><br />
Cemal TOPTANCI</p>
<p style="text-align: center;"><strong>24 Haziran ve Devlet Olmak</strong><br />
Mustafa EKİCİ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Meral Akşener: Proje mi, Kurtarıcı mı?</strong><br />
Sinan ONUŞ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hikâyede Büyük Boşluk Var</strong><br />
Ahmet Kekeç</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Trumpizm: Hakaret Etme Sanatı</strong><br />
Prof. Dr. Immanuel WALLERSTEIN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ABD’nin Tekerine “İran’a Taarruz” Desteği</strong><br />
Ceyhun BOZKURT</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kore Yarımadası’nda Barış Rüzgârları</strong><br />
Barış ADIBELLİ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye-Ermenistan İlişkileri:</strong><br />
<strong>Geçmişten Geleceğe Değişen Bir Şey Yok</strong><br />
Umur YÜCEL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gök Sofrasına Davet</strong><br />
Selahattin ÖZKÖK</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bir Varlık Duyuşunun Tasfiyesi</strong><br />
Özkan ÖZTÜRK</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sokotra Takımadaları: Emperyalist Hamle Geri Tepti</strong><br />
Mustafa ÖZCAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Büyük Dönüş Yürüyüşü ve Gazze’nin Ablukası</strong><br />
Kerim ALASTAL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Lübnan Seçimleri, Hizbullah Cephesinin İbresini Takip Etti</strong><br />
Ahmet KUTLU</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tunus’ta Nahda’nın Pirus Zaferi:<br />
Sandık Kazanıldı Ama Seçmen Kaybedildi</strong><br />
Fahri CANER</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Üniversitelerin Bölünmesi</strong><br />
Hakan HOCAGİL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kuzey Afrika, İran, Arapça, Farsça ve Türkçe</strong><br />
Yusuf Turan GÜNAYDIN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Emperyalizmin Kudüs Maskesi</strong><br />
Ali K. METİN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kutsala Saldırı ve İslam’ı Şiddetle Özdeşleştirme Çabaları</strong><br />
Şevket TOPAL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>28 Şubat Darbesinin Mağdurları Cezaevinde Unutuldu!</strong><br />
Cüneyt TORAMAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Said Halim Paşa ve Nurettin Topçu’da Demokrasi Eleştirisi</strong><br />
Lütfi BERGEN</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/haziran-2018/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mayıs 2018</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/mayis-2018/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/mayis-2018/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Apr 2018 23:10:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergide Bu Ay]]></category>
		<category><![CDATA[8. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Mayıs 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi Mayıs 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergisi 8. Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=2006</guid>

					<description><![CDATA[Casusluk ve Ulusal Güvenlik Prof. Dr. Immanuel WALLERSTEIN Şanlı Bir Direniş Kalesi “Kûtü’l Amâre” Nermin Taylan Montrö Sözleşmesi Miadını Dolduruyor Cüneyt TORAMAN Yeni Devlet Yeni Mizaç Özkan ÖZTÜRK Sosyolog Doç. Dr. Ömer Miraç YAMAN Yörünge’ye Konuştu&#8230; Bir Gençlik Sorunu Değil, Bir Ebeveynlik Sorunu Var Hande YÜCEL Türkiye’yi Bekleyen &#8220;Beka Sorunu&#8221; Ne Sinan ONUŞ Stratejist Dr. Erol Mütercimler’den Yörünge’ye Önemli Açıklamalar: “NATO Koridorlarındaki Hareketlilik Seçim Kararında Etkili Oldu” Ceyhun BOZKURT Vekil Pazarı Kurarak Demokrasiyi Kurtarmak Resul TOSUN Ortadoğu’da Yeni Senaryo: Bölgesel Savaş Ceyhun BOZKURT Bir Kuşak Bir Yol Girişimi: Çin’in Yeni Dünya Düzeni Barış ADIBELLİ Çin Devlet Sisteminin Temel Dinamiği Olarak Denetim Cantürk CANER Yeni Dönemde Mısır-Türkiye İlişkileri: Jeopolitik Rekabetten İdeolojik Düşmanlığa Mustafa ÖZCAN Amerika’nın Yerli Dini Hareketi: Mormon Kilisesi ve Türkiye İsmail TAŞPINAR Bir Prens’in Amerika Yolculuğu Hakan HOCAGİL Modern Zamanların Yüzakı: İkbal Ali K. METİN Gençler ve Deizm Tehlikesi Lütfi BERGEN Camiler, Medreseler ve İlahiyat Fakülteleri Şevket TOPAL Fıtri Eğitim D. Ali TAŞÇI Maarif Davamız Nurettin TOPÇU Gösteri Toplumunda Gençlik Deizme Kayar mı? Abdullah İNCE Türkiye’nin Eğitimde Uluslararasılaşma Kapasitesi İbrahim Hakan KARATAŞ Yavuz Yenilseydi, Şah İsmail Yenseydi… Yusuf Turan GÜNAYDIN Kuzey Afrika’nın Futbol Baharı Murat KAYA]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Casusluk ve Ulusal Güvenlik</strong><br />
Prof. Dr. Immanuel WALLERSTEIN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şanlı Bir Direniş Kalesi “Kûtü’l Amâre”</strong><br />
Nermin Taylan</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Montrö Sözleşmesi Miadını Dolduruyor</strong><br />
Cüneyt TORAMAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yeni Devlet Yeni Mizaç</strong><br />
Özkan ÖZTÜRK</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sosyolog Doç. Dr. Ömer Miraç YAMAN Yörünge’ye Konuştu&#8230;</strong><br />
<strong> Bir Gençlik Sorunu Değil, Bir Ebeveynlik Sorunu Var</strong><br />
Hande YÜCEL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye’yi Bekleyen &#8220;Beka Sorunu&#8221; Ne</strong><br />
Sinan ONUŞ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Stratejist Dr. Erol Mütercimler’den Yörünge’ye Önemli Açıklamalar:</strong><br />
<strong> “NATO Koridorlarındaki Hareketlilik Seçim Kararında Etkili Oldu”</strong><br />
Ceyhun BOZKURT</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Vekil Pazarı Kurarak Demokrasiyi Kurtarmak</strong><br />
Resul TOSUN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ortadoğu’da Yeni Senaryo: Bölgesel Savaş</strong><br />
Ceyhun BOZKURT</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bir Kuşak Bir Yol Girişimi: Çin’in Yeni Dünya Düzeni</strong><br />
Barış ADIBELLİ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Çin Devlet Sisteminin Temel Dinamiği Olarak Denetim</strong><br />
Cantürk CANER</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yeni Dönemde Mısır-Türkiye İlişkileri: Jeopolitik Rekabetten İdeolojik Düşmanlığa</strong><br />
Mustafa ÖZCAN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Amerika’nın Yerli Dini Hareketi: Mormon Kilisesi ve Türkiye</strong><br />
İsmail TAŞPINAR</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bir Prens’in Amerika Yolculuğu</strong><br />
Hakan HOCAGİL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Modern Zamanların Yüzakı: İkbal</strong><br />
Ali K. METİN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gençler ve Deizm Tehlikesi</strong><br />
Lütfi BERGEN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Camiler, Medreseler ve İlahiyat Fakülteleri</strong><br />
Şevket TOPAL</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Fıtri Eğitim</strong><br />
D. Ali TAŞÇI</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Maarif Davamız</strong><br />
Nurettin TOPÇU</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gösteri Toplumunda Gençlik Deizme Kayar mı?</strong><br />
Abdullah İNCE</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye’nin Eğitimde Uluslararasılaşma Kapasitesi</strong><br />
İbrahim Hakan KARATAŞ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yavuz Yenilseydi, Şah İsmail Yenseydi…</strong><br />
Yusuf Turan GÜNAYDIN</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kuzey Afrika’nın Futbol Baharı</strong><br />
Murat KAYA</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/mayis-2018/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
