<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yerli otomobil &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/yerli-otomobil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Jan 2020 08:59:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>yerli otomobil &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gümüş Motor’da Hamiyet Eksikliği</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/gumus-motorda-hamiyet-eksikligi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/gumus-motorda-hamiyet-eksikligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jan 2020 08:59:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüş Motor]]></category>
		<category><![CDATA[yerli otomobil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13394</guid>

					<description><![CDATA[Daha önceki yazımda “Gümüş Motor” adının nereden geldiğini yazmıştım. Yine aynı konuya bir başka zaviyeden bakma niyetindeyim. TOGG ile başlayan ‘yerli’ üretim tartışmalarında türünün ilk örneği olan ‘Gümüş Motor’ da gündemden payına düşeni almış görünüyor. Biraz da okuyucunun tecessüs hissiyatını kamçılamak saikıyla ‘gümüş’ kelimesinin neden ilk yerli motora isim olarak verildiğinden bahsetmiştim. Aslında o yazıda başka bir hakikati de zımnen Türkiye gündemine taşımak istedim. İlerici oldukları kendilerinden menkul bazı çevreler oldum olası bu ülkede mütedeyyin insanlarıyla teknolojik takaddümü bir arada zikretmezler.  Onlara göre çağdaş uygar insanların seviyelerine gelmek, bilim ve teknikte muasır medeniyet düzeyine erişmek ancak maneviyattan uzaklaşıp materyalist bir dünya görüşünü benimsemekle mümkün olabilir. Siz buna bilim-tekniğin tanrılaştırılması da diyebilirsiniz. İlk-yerli üretim olan Gümüş Motor, mütedeyyin insanları töhmet altında tutan modern çevrelerin zihinlerine sabitlenmiş olan gerici şablonlarının da paçavraya dönüşmesine sebebiyet vermiştir.  Aynı zamanda cami-cemaat bilen eli tespihli, başı takkeli insanların yüz akıdır. Türk siyasi hayatına anti Siyonist kavramını belleten Merhum Erbakan, sadece Gümüş Motor’daki öncü rolüyle olsa bile siyaseten en muarızlarınca dahi takdir duygularıyla anılmayı hak etmektedir. Milli Görüş’ün önderinin ruhu şad, mekânı cennet olsun. Son günlerdeki TOGG tartışmalarıyla yeniden zihinlerimizde tazelenen Gümüş Motor’un serencamı malumdur. Aslen bir tarikat bünyesinden zuhur eden bir ürünün piyasa şartlarına cesaretle direndiği &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önceki yazımda “Gümüş Motor” adının nereden geldiğini yazmıştım. Yine aynı konuya bir başka zaviyeden bakma niyetindeyim.</p>
<p>TOGG ile başlayan ‘yerli’ üretim tartışmalarında türünün ilk örneği olan ‘Gümüş Motor’ da gündemden payına düşeni almış görünüyor. Biraz da okuyucunun tecessüs hissiyatını kamçılamak saikıyla ‘gümüş’ kelimesinin neden ilk yerli motora isim olarak verildiğinden bahsetmiştim. Aslında o yazıda başka bir hakikati de zımnen Türkiye gündemine taşımak istedim.</p>
<p>İlerici oldukları kendilerinden menkul bazı çevreler oldum olası bu ülkede mütedeyyin insanlarıyla teknolojik takaddümü bir arada zikretmezler.  Onlara göre çağdaş uygar insanların seviyelerine gelmek, bilim ve teknikte muasır medeniyet düzeyine erişmek ancak maneviyattan uzaklaşıp materyalist bir dünya görüşünü benimsemekle mümkün olabilir. Siz buna bilim-tekniğin tanrılaştırılması da diyebilirsiniz.</p>
<p>İlk-yerli üretim olan Gümüş Motor, mütedeyyin insanları töhmet altında tutan modern çevrelerin zihinlerine sabitlenmiş olan gerici şablonlarının da paçavraya dönüşmesine sebebiyet vermiştir.  Aynı zamanda cami-cemaat bilen eli tespihli, başı takkeli insanların yüz akıdır. Türk siyasi hayatına anti Siyonist kavramını belleten Merhum Erbakan, sadece Gümüş Motor’daki öncü rolüyle olsa bile siyaseten en muarızlarınca dahi takdir duygularıyla anılmayı hak etmektedir. Milli Görüş’ün önderinin ruhu şad, mekânı cennet olsun.</p>
<p>Son günlerdeki TOGG tartışmalarıyla yeniden zihinlerimizde tazelenen Gümüş Motor’un serencamı malumdur. Aslen bir tarikat bünyesinden zuhur eden bir ürünün piyasa şartlarına cesaretle direndiği fakat direnişin yetersiz kalmasından dolayı önce ismini (aidiyetini) kaybettiği sonra da <strong>‘hamiyet’</strong> eksikliğinden dolayı kapandığı hemen herkesçe bilinmektedir. Bilinenin aksine Gümüş Motor, müteşebbislerin ona ad olarak verdikleri o anlamlı ismi değiştirildiğinde kaybetmişti. İşte bu noktada bir gerçek dikkatlerden kaçmaktadır. Peki, ilk-yerli motorumuzun ismi nasıl değiştirildi.</p>
<p>Maalesef bu sorunun cevabı rahmetli Erbakan’ın yakın çevresiyle ilgili.</p>
<p>Prof. Dr. Osman Nuri Çataklı Gümüşhanevi Dergâhının önde gelen isimlerinden biridir. Çataklı, son döneme imza atmış birçok akademisyen ve siyasetçinin de hocasıydı. Erbakan Hoca’nın kız kardeşi Atıfet Hanım ile evliydi. Atıfet Hanımın vefatından sonra Aziz Efendi’nin kızı Asiye Hanım ile evlendi. 1925 yılında Ünye’de doğan Çataklı, 1949’da İTÜ İnşaat Fakültesi’nden mezun oldu. İTÜ inşaat Fakültesi’nde 1956’da doçent,  1966’da ise profesör unvanını aldı. İTÜ İnşaat Fakültesi’ndeki görevi yanında, Maçka Teknik Okulu’nda, KTÜ’de, Sakarya Akademisi’nde mesleği ile ilgili dersler verdi. Çataklı, 1974-78 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü de yaptı. 1983’te İTÜ’den emekli olan Çataklı’nın Müslümanın 24 Saati, Kıyamet Alametleri, Müslümanın Ahlâkı, Müslümanın Vasıfları, Müslümanın duası, Müslümanın zikri, Ahir Zaman Mehdisinin Alâmetleri gibi kitapları vardır.</p>
<p>Merhum Osman Çataklı, Erbakan ile irsiyet bağı kurmuş olmasına rağmen onunla siyasi konularda pek anlaşamaz. Onun Milli Görüş lideri Erbakan’a yakınlığı Korkut ve Turgut Özal kardeşlerinin tavırlarına benzemektedir. Mezkûr dört önemli ismin ortak noktaları Gümüşhanevi Dergahı’na bağlılıklarıdır.</p>
<p>Gümüş Motor’un bir Gümüşhanevi tekkesi projesi olduğunu, üretim için kurulan şirketin kahır ekseriyetinin intisaplı hali-vakti yerinde insanlardan teşekkül ettiğini ve bundan dolayı üretilen motora ‘gümüş’ isminin verildiğini daha önce belirtmiştim. Erbakan tekkeye bağlı insanların paralarıyla kurulan Genel Müdürü olduğu Gümüş Motoru yönetirken Çataklı ise aynı insanların birikimleriyle farklı sosyal faaliyetler gerçekleştirmektedir. Diğer taraftan yabancı markalı motorların yerli distribütörleri ise piyasada Gümüş Motor’a mal sattırmamak için devamlı fiyat kırmaktadırlar. Durum öyle bir noktaya gelir ki satılan motorların değeri maliyetin de altına düşmüştür. Zarar eden gümüş motor ortakları ellerindeki hisseleri satarlar. Hisselerin çoğunluğunu ele geçiren Şeker Şirketi, Gümüş Motor ismini Pancar Motor’a çevirir. İstenen olmuş Gümüşhanevi Tekkesi elindeki motoru kaybetmiştir. Erbakan genel müdürlükten ayrılırken piyasadaki yabancı menşeli motor markaları da fiyatlarını yeniden ayarlarlar.</p>
<p>Bu yazı okununca; Gümüş Motor’u, Prof. Dr. Osman Çataklı mı batırdı sorusuna elbette hayır cevabı verilir. Ancak şu da bir gerçektir ki Gümüş Motor aslında ismi değiştirildiğinde batmıştı.</p>
<p>Daha detaylı bilgiler için bakınız:</p>
<p>1-Erbakan, Kemalettin, Etrafındakiler-1, 2014, Mahya Yayıncılık, İstanbul</p>
<p>2-Gündoğan, Mete,  Erbakan, 2019, Destek Yayınları İstanbul</p>
<p>Adil Gülmez</p>
<p>@umradil</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/gumus-motorda-hamiyet-eksikligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Gümüş Motor’un Adı Nereden Geliyor?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/gumus-motorun-adi-nereden-geliyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/gumus-motorun-adi-nereden-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2020 06:37:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat - Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüş Motor]]></category>
		<category><![CDATA[TOGG]]></category>
		<category><![CDATA[yerli otomobil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13369</guid>

					<description><![CDATA[Geçen günlerde prototipi sergilenen TOGG ile birlikte Yerli ve Milli otomobil üretme sevdamız ülkemizde heyecan kasırgaları oluşturdu. Tüm dünyanın ilgisiz kalamadığı Türk otomobilinin oluşturduğu gündem lehte ya da aleyhte değerlendirmelere konu olmaya devam ediyor. Hala sıcaklığını devam ettiren tartışmalara bir nebze de olsa katkı yapmak istiyorum. Otomobil konusunda teknik bilgilerim zayıftır. Sadece binmesini biliyorum desem yeridir. ‘Gümüş Motor’u ve onun akıbetini hepimiz hatırlarız hatırlamasına da acaba adının nereden geldiğini kaç kişi biliyordur? Ben bu yazımda ilk yerli motorumuzun adının nereden geldiğini açıklamaya çalışacağım. Malum gümüş motoru ülkemize kazandıran ekibin başında rahmetli Erbakan vardı. Gümüş Motor denildiğinde hemen Erbakan akla gelir. Peki, Merhum Erbakan’ın önderliğinde gerçekleştirilen bu ilk yerli motorun ismi neden ‘Gümüş Motor’ idi. 1 Temmuz 1956 günü Gümüş Motor yaklaşık 300 ortaklı olarak kurulur ve temeli atılır. Erbakan, o yılların toplu iğne bile yapılamayan, ancak montaj fabrikalarının kurulabildiği Türkiye’sinde, dünya çapında bir motor fabrikası kurmuştur..  2011yılının sonlarına kadar Pancar Motor adıyla üretimini sürdüren bu fabrika, Almanya’dan Afrika’ya 27 ülkeye ihracat yapmış ve binlerce insana ekmek teknesi olmuştu. Yaklaşık 300 kişiden oluşan ortakların kahır ekseriyeti Gümüşhanevi Tekkesi’ne intisaplı idi. Burada sözü Sedat Özgür’e  verelim ve ‘gümüş’isminin nereden geldiğini o açıklasın. “Necmettin Erbakan ve Gümüş Motor”isimli kitabı hakkında İLEM’de verdiği seminerde Özgür &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen günlerde prototipi sergilenen TOGG ile birlikte Yerli ve Milli otomobil üretme sevdamız ülkemizde heyecan kasırgaları oluşturdu. Tüm dünyanın ilgisiz kalamadığı Türk otomobilinin oluşturduğu gündem lehte ya da aleyhte değerlendirmelere konu olmaya devam ediyor.</p>
<p>Hala sıcaklığını devam ettiren tartışmalara bir nebze de olsa katkı yapmak istiyorum. Otomobil konusunda teknik bilgilerim zayıftır. Sadece binmesini biliyorum desem yeridir.</p>
<p>‘Gümüş Motor’u ve onun akıbetini hepimiz hatırlarız hatırlamasına da acaba adının nereden geldiğini kaç kişi biliyordur? Ben bu yazımda ilk yerli motorumuzun adının nereden geldiğini açıklamaya çalışacağım.</p>
<p>Malum gümüş motoru ülkemize kazandıran ekibin başında rahmetli Erbakan vardı. Gümüş Motor denildiğinde hemen Erbakan akla gelir. Peki, Merhum Erbakan’ın önderliğinde gerçekleştirilen bu ilk yerli motorun ismi neden ‘Gümüş Motor’ idi.</p>
<p>1 Temmuz 1956 günü Gümüş Motor yaklaşık 300 ortaklı olarak kurulur ve temeli atılır. Erbakan, o yılların toplu iğne bile yapılamayan, ancak montaj fabrikalarının kurulabildiği Türkiye’sinde, dünya çapında bir motor fabrikası kurmuştur..  2011yılının sonlarına kadar Pancar Motor adıyla üretimini sürdüren bu fabrika, Almanya’dan Afrika’ya 27 ülkeye ihracat yapmış ve binlerce insana ekmek teknesi olmuştu. Yaklaşık 300 kişiden oluşan ortakların kahır ekseriyeti Gümüşhanevi Tekkesi’ne intisaplı idi.</p>
<p>Burada sözü Sedat Özgür’e  verelim ve ‘gümüş’isminin nereden geldiğini o açıklasın. “Necmettin Erbakan ve Gümüş Motor”isimli kitabı hakkında İLEM’de verdiği seminerde Özgür şöyle diyordu:</p>
<p>“1950’li yıllarda Gümüş Motor’un ortaya çıkmasında Nakşibendi Tarikatının Gümüşhanevi Tekkesi önemli rol oynamıştır. Bu dergâhın üç postnişi ( sırasıyla – Abdullah Hasib Yardımcı, Kazanlı Abdülaziz Bekkine ve Mehmet Zahid Kotku-) Erbakan’ın yetişmesinde ve yaptığı çalışmalarda ona doğrudan veya dolaylı destek olmuşlardır.</p>
<p>Mehmet Zahid Kotku Hoca Efendi, kendi kültürümüze sahip olmak ve Batı’nın pazarı olmaktan kurtulmak için temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir sanayileşmenin, ekonomik ve siyasi bağımsızlığın elde edilmesinde önemli bir güç olduğuna inanır. Türkiye’nin tarım ülkesi olarak görüldüğü ve öylece kabullenildiği yıllarda; ekonomik yönden, özelikle de savunma ve ağır sanayide, dışarıya bağımlı olmamak için sanayileşmek gerektiğini dile getirir. O, Türkiye’nin ekonomik olarak dışarıya bağımlılığının, kültürel bağımlılığı getireceğinin, bunun da Batı’ya tutsaklık anlamına geldiğinin bilincindedir. Bu nedenle Müslümanların, “kalkınma” için birleşmeyi, bir ibadet gibi algılamalarını istemiş ve sürekli sohbetlerinde bu durumu ifade etmiştir. Bu durum ülkesini ve milletini seven insanları harekete geçirerek bir motor fabrikası kurmaya yöneltmiştir. Mehmet Zahid Kotku Efendi’nin manevi öncülüğünde kurulan bu fabrika; aynı zamanda Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren kendilerine iktisadi-sosyal olarak bir yaşam alanı açmaya çalışan inançlı insanların ilk ciddi girişimlerinden biri olur. 1956 yılında, 6 milyon liralık sermaye ile Necmettin Erbakan öncülüğünde kurulan Gümüş Motor Fabrikası 1960 yılında Maliye Vekili Hasan Polatkan’ın katılımıyla seri üretime başlamıştır. Fabrikanın Genel Müdürlüğünü Necmettin Erbakan yürütüyordu.</p>
<p>Adil Gülmez</p>
<p>@umradil</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/gumus-motorun-adi-nereden-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otomobil sancısı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/otomobil-sancisi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/otomobil-sancisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Dec 2019 08:36:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[yerli otomobil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13359</guid>

					<description><![CDATA[Otomobil ve sancı kelimeleri yan yana iyi durmuyor; ama, bazıları için otomobil “sancı” mesabesinde. Hoşlanmadılar. Sinirden kurdeşen döküyorlar. Türkiye’nin otomobil üretecek olması kederlere gark etmiş durumda arkadaşlarımızı. Listenin başına Kemal Kılıçdaroğlu’nu yazıyoruz. Ki, kendisinin (Sabiha Gökçen’den bahisle) “yolcusu olmayan bölgeye havaalanı yapılır mı hiç?” demişliği vardır. Bütün yeniliklere karşıdır. İkinci sırada Sezai Temelli adlı kifayetsiz bulunuyor. Sancısı çok derin bu Sezai’nin&#8230; Hem bütün dünyanın peşinde olduğu teknolojiyi aşağılıyor, hem de üretilen otomobilleri “pilli araba” diyerek aklı sıra makaraya sarıyor. Hemen hatırlatalım: İşbu Sezai HDP cenahındaki en terbiyesiz isimlerden biridir. Bakmayın “Eş Genel Başkan” sıfatını kullanmasına, türdeşleri arasındaki en düşük kalibreli adamdır. Üçüncü sıraya Saadet Partisi’nin IMF sever genel başkanı Temel Karamollaoğlu’nu yazıyoruz. En uyanıkları Temel Bey&#8230; Hiç kimsenin görmediğini görüyor. Mesela diyor ki, “Bu otomobilleri İtalya’ya yaptırdılar, gizlice Türkiye’ye soktular. Bunun neresi yerli ve milli?” Sezai Temelli de “yerli” ve “milli” sözcüklerine takık durumda. Karamollaoğlu’yla örtüşüyorlar. “Yerli” ve “milli” kelimelerini duyduklarında hafakanlar geçiriyorlar. Dördüncü sıraya da elbette “sancı” sözcüğüyle özdeşleşmiş bir ismi, Davutçu Ahmet Taşgetiren’i yazıyoruz. Dışarıdan “derviş” görüntüsü veren Taşgetiren öyle çirkin, öyle hazımsız, öyle “düşük düzeyli” bir yazı yazmış ki, Sezai Temelli’nin söylediklerini öpüp başımıza koyuyoruz. Bir de ironi yapıyor. Daha doğrusu, yaptığı ironinin, muhataplarınca anlaşılmayacağını sanıyor. Baktığı “irtifa”, ancak kötü niyetli kişilerin ve kurnazların tamah edebileceği bir yer. O yeri kaptıktan sonra artık her şeyi söyleyebilirsiniz, her tür “düşüklüğe” tenezzül edebilirsiniz. DAVUTOĞLU PEH, PEH, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Otomobil ve sancı kelimeleri yan yana iyi durmuyor; ama, bazıları için otomobil <b>“sancı”</b> mesabesinde.</p>
<p>Hoşlanmadılar.</p>
<p>Sinirden kurdeşen döküyorlar.</p>
<p>Türkiye’nin otomobil üretecek olması kederlere gark etmiş durumda arkadaşlarımızı.</p>
<p>Listenin başına <b>Kemal Kılıçdaroğlu</b>’nu yazıyoruz.</p>
<p>Ki, kendisinin <i>(<b>Sabiha Gökçen</b>’den bahisle) </i><b>“yolcusu olmayan bölgeye havaalanı yapılır mı hiç?” </b>demişliği vardır.</p>
<p>Bütün yeniliklere karşıdır.</p>
<p>İkinci sırada <b>Sezai Temelli</b> adlı kifayetsiz bulunuyor.</p>
<p>Sancısı çok derin bu Sezai’nin&#8230; Hem bütün dünyanın peşinde olduğu teknolojiyi aşağılıyor, hem de üretilen otomobilleri <b>“pilli araba”</b> diyerek aklı sıra makaraya sarıyor.</p>
<p>Hemen hatırlatalım:</p>
<p>İşbu Sezai <b>HDP</b> cenahındaki en terbiyesiz isimlerden biridir.</p>
<p>Bakmayın <b>“Eş Genel Başkan”</b> sıfatını kullanmasına, türdeşleri arasındaki en düşük kalibreli adamdır.</p>
<p>Üçüncü sıraya <b>Saadet Partisi</b>’nin <b>IMF sever</b> genel başkanı <b>Temel Karamollaoğlu</b>’nu yazıyoruz.</p>
<p>En uyanıkları Temel Bey&#8230;</p>
<p>Hiç kimsenin görmediğini görüyor.</p>
<p>Mesela diyor ki, <b>“Bu otomobilleri İtalya’ya yaptırdılar, gizlice Türkiye’ye soktular. Bunun neresi yerli ve milli?”</b></p>
<p>Sezai Temelli de “yerli” ve “milli” sözcüklerine takık durumda. Karamollaoğlu’yla örtüşüyorlar. “Yerli” ve “milli” kelimelerini duyduklarında hafakanlar geçiriyorlar.</p>
<p>Dördüncü sıraya da elbette <b>“sancı”</b> sözcüğüyle özdeşleşmiş bir ismi, Davutçu <b>Ahmet Taşgetiren</b>’i yazıyoruz.</p>
<p>Dışarıdan <b>“derviş”</b> görüntüsü veren Taşgetiren öyle çirkin, öyle hazımsız, öyle “düşük düzeyli” bir yazı yazmış ki, Sezai Temelli’nin söylediklerini öpüp başımıza koyuyoruz.</p>
<p>Bir de ironi yapıyor.</p>
<p>Daha doğrusu, yaptığı ironinin, muhataplarınca anlaşılmayacağını sanıyor.</p>
<p>Baktığı <b>“irtifa”</b>, ancak kötü niyetli kişilerin ve kurnazların tamah edebileceği bir yer. O yeri kaptıktan sonra artık her şeyi söyleyebilirsiniz, her tür <b>“düşüklüğe”</b> tenezzül edebilirsiniz.</p>
<p><b>DAVUTOĞLU PEH, PEH, PEH</b></p>
<p>Geçenlerde, gazetelerde, <b>Ahmet Davutoğlu</b>’nun vakti zamanında <b>Kanal İstanbul</b> konusunda Cumhurbaşkanı <b>Erdoğan</b>’ı uyardığına ilişkin haberler okudum.</p>
<p>Hem uyarmış, hem sert çıkmış&#8230;</p>
<p>Kendi ağzından dinleyelim: <b>“2018 yılında, kendisine, derhal Kanal İstanbul’dan vazgeç dedim&#8230;”</b></p>
<p>Zihnimi yokladım&#8230;</p>
<p>Davutoğlu, AK Parti’deyken, <b>“yatırım”</b> ve <b>“projeler”</b> konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyarabilir miydi?</p>
<p>Buna güç ve cesaret yetirebilir miydi?</p>
<p>Cevabımı veriyorum:</p>
<p>Hayır&#8230;</p>
<p>Bırakın herhangi bir konuda Erdoğan’ı uyarmayı, onun yanında hep süt dökmüş kedi kıvamındaydı.</p>
<p>Diyeceksiniz ki, <b>“Belki adam yazılı uyarıda bulundu. Olamaz mı?”</b></p>
<p>Olabilir&#8230;</p>
<p>Davutoğlu’nun son bir yılına bakıyoruz, bir ya da iki kez yazılı ültimatom verdiğini <i>(daha doğrusu, <b>“Sen sembolik Cumhurbaşkanı olarak kal, ben yeniden Başbakan olayım”</b> dediğini)</i> biliyoruz.</p>
<p>Kanal İstanbul konusunda da “yazılı” uyarı (!) yapmış olabilir.</p>
<p>İyi de, Davutoğlu Kanal İstanbul’a karşı değildi ki!</p>
<p>Mesela şu sözler kendisine aittir: <b>“İstanbul’a hizmetimizi Kanal İstanbul’la taçlandıracağız…”</b></p>
<p>Peki, bu nasıl oluyor?</p>
<p>Davutoğlu bir açıklama yapar mı?</p>
<p>Kanal İstanbul’a karşı mı, değil mi?</p>
<p>Karşıysa, “İstanbul’a hizmetimizi Kanal İstanbul’la taçlandıracağız…”, taraftarsa “2018 yılında, kendisine, derhal Kanal İstanbul’dan vazgeç dedim&#8230;” demek de ne oluyor?</p>
<p>Ahmet Kekeç/Star</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/otomobil-sancisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Otomobili göz kamaştırıyor</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/turkiyenin-otomobili-goz-kamastiriyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/turkiyenin-otomobili-goz-kamastiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Dec 2019 09:06:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yerli otomobil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13347</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin Otomobili’nin prototipiyle dün tanıştık. Büyük heyecan duyduk. Göz kamaştırıcı estetiğe sahip, donanımı yüksek, ileri teknoloji eseri, kulvarında liderlik yapabilecek nitelikte bir otomobille tanıştık. 2 yıl sonra Türkiye’nin Otomobili satışa sunulacak. 5 modelde elektrikli olarak üretilecek Türkiye’nin Otomobili, alanında çağın en ileri teknolojik imkanlarıyla ortaya çıkıyor. Tüm haklarının yerli olması planlanan Türkiye’nin Otomobili, çok önemli bir sürecin ilk hamlesi olarak görülmelidir. Türkiye’nin Otomobili’yle; son zamanlardaki savunma sanayisinde yaşanan yerli üretim atağında olduğu gibi, şimdi hemen her alanda hayata geçmesi için büyük bir yolculuk başlıyor. Türkiye’nin Otomobili, bu yeni büyük yolculuğunun en önemli başlangıcıdır. Türkiye’nin Otomobili; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerli otomobil üretiminde babayiğit arayışının karşılık bulmasıdır. İnancın, kararlılığın, azmin, direncin eseridir. İstiklal sevdasının ete kemiğe bürünme başarısıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki yerli üretiminde ilk girişimlerin köreltilmesinin, engellenmesinin rövanşıdır. Türkiye’nin Otomobili; bugün de aynı role soyunanların köreltme, özgüven kırma, baltalama çabalarına karşı bir tokattır. Türkiye’nin Otomobili; Türkiye’nin çağın en ileri teknolojik seviyesini üreten bir güç olma iddiasının ilk sesidir. Evet henüz yolun başındayız. Yapacak çok işimiz var. Tarih tezimiz belirlenmiştir. Tutulan yol saptanmıştır. Büyük Strateji nettir. Teknoloji ve enerji bağımlılığından sıyrılmayı başaran, çevresindeki tüm dalgakıranlarına kol kanat geren, üreten ve tüm milli güç unsurlarını birbiriyle kenetleyerek yükselen Türkiye yolculuğudur, tuttuğumuz yol. Bu yolculukta her &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin Otomobili’nin prototipiyle dün tanıştık. Büyük heyecan duyduk. Göz kamaştırıcı estetiğe sahip, donanımı yüksek, ileri teknoloji eseri, kulvarında liderlik yapabilecek nitelikte bir otomobille tanıştık.</p>
<p>2 yıl sonra Türkiye’nin Otomobili satışa sunulacak. 5 modelde elektrikli olarak üretilecek Türkiye’nin Otomobili, alanında çağın en ileri teknolojik imkanlarıyla ortaya çıkıyor. Tüm haklarının yerli olması planlanan Türkiye’nin Otomobili, çok önemli bir sürecin ilk hamlesi olarak görülmelidir.</p>
<p>Türkiye’nin Otomobili’yle; son zamanlardaki savunma sanayisinde yaşanan yerli üretim atağında olduğu gibi, şimdi hemen her alanda hayata geçmesi için büyük bir yolculuk başlıyor. Türkiye’nin Otomobili, bu yeni büyük yolculuğunun en önemli başlangıcıdır.</p>
<p>Türkiye’nin Otomobili; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerli otomobil üretiminde babayiğit arayışının karşılık bulmasıdır. İnancın, kararlılığın, azmin, direncin eseridir. İstiklal sevdasının ete kemiğe bürünme başarısıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki yerli üretiminde ilk girişimlerin köreltilmesinin, engellenmesinin rövanşıdır. Türkiye’nin Otomobili; bugün de aynı role soyunanların köreltme, özgüven kırma, baltalama çabalarına karşı bir tokattır. Türkiye’nin Otomobili; Türkiye’nin çağın en ileri teknolojik seviyesini üreten bir güç olma iddiasının ilk sesidir.</p>
<p>Evet henüz yolun başındayız. Yapacak çok işimiz var. Tarih tezimiz belirlenmiştir. Tutulan yol saptanmıştır. Büyük Strateji nettir. Teknoloji ve enerji bağımlılığından sıyrılmayı başaran, çevresindeki tüm dalgakıranlarına kol kanat geren, üreten ve tüm milli güç unsurlarını birbiriyle kenetleyerek yükselen Türkiye yolculuğudur, tuttuğumuz yol. Bu yolculukta her türlü engellemeler dün olduğu gibi bugün de vardır. Kulak asmayacağız. Uyanık ve diri olacağız. İçimizdeki etki ajanlarının çabalarını boşa çıkaracağız.</p>
<p>Türkiye’nin Otomobili’nin tanıtımı Gebze’de Bilişim Vadisi’nde gerçekleşti. Bilişim Vadisi, Türkiye’nin Silikon vadisidir. O da yolun başındadır. Kararlılıkla yol alacaktır. Türkiye’nin Bilişim Vadisi; dijitalleşmiş, minyatürleşmiş, entegre olmuş yeni ileri stratejik teknolojinin üssü olacaktır. 24 saat uyumayacaktır. Türkiye’nin genç beyinleri, yenilikçi zihinleri için çok üreten, en iyiyi üreten arı kovanı olacaktır. Ürettikçe büyüyecek, büyüdükçe güçlenecek.</p>
<p>Yıllardır Türkiye’yi öğrenilmiş çaresizlik teknikleriyle; özgüveni, cesareti, kararlılık refleksi zedelenmiş, kırılmış, köreltilmiş bir ülke kimliğine tutsak etmeye çalışanlar yine telaş içindeler. “Biz yapamayız”, “biz başaramayız”, “bize yaptırmazlar” ezikliğini herkese yeterince yerleştirmemenin telaşındalar.</p>
<p>Bir millet uyanıyor. İstiklal meşalesini her alana yayıyor, her alanda gürleştiriyor. Geleceğine sahip çıkıyor. Türkiye’nin Otomobili; bu ruhun, bu kararlılığın, bu uyanışın, bu direnişin, bu inancın eseridir.</p>
<p>İstiklal yürüyüşü sürüyor, daha nice eserler üretmeye yemin ediyor…</p>
<p>Yaşar Hacısalihoğlu/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/turkiyenin-otomobili-goz-kamastiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egzozu yok ama kablosu var, yin mi?!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/egzozu-yok-ama-kablosu-var-yin-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/egzozu-yok-ama-kablosu-var-yin-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Dec 2019 09:04:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[yerli otomobil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13343</guid>

					<description><![CDATA[Espri olsun diye vakti zamanında şöyle demiştik; “Türkiye atom bombası yapsa, nükleer güç olsa, ‘Erdoğan dünya barışını tehdit ediyor’ der bizim muhalefet&#8230;” Bugün buna kimse gülmez. Çünkü biliyoruz ki derler. “Kanal İstanbul, ABD donanmasının Karadeniz’e çıkışını sağlamak için yapılıyor” diyen Portakal’a inanan onca susak kafalı var… Avrupa, “Türkiye havacılık dünyasının en önemli merkezlerinden biri olacak” endişesi yaşarken, “Eğimli pist sebebiyle inen uçağın fren balataları ısınıyor” diyerek İstanbul Havalimanı’na itiraz eden Babıali kaşalotu var&#8230; Yüzlerce örneği var. Uzatmaya gerek yok. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın; “İktidar dünyanın en doğru işini de yapsa muhalefet ederiz” demesi her şeyin özetidir&#8230; *** Ve dün tarihe tanıklık ettik. Türkiye’nin ilk yerli otomobilin tanıtımına katıldık&#8230; Müthiş bir proje. Yeni nesil elektrikli yerli bir otomobil. Tasarıma bayıldım. İç harika, bir yaşam alanı gibi. Geleceğin otomobili. Detayları medyada yer alacaktır. Tabii ki, çağdaş kökten laik aydınlanmacı ekibin; “Ne güzel, yerli hem de yeni nesil bir otomobil yapacağız.” demesini beklemedik. Henüz hiçbir şey görmeden, hiçbir fikir edinmeden eleştirmeye başlamışlardı bile. Son birkaç gündür parça parça görsel detaylar paylaşılmıştı. Rahatsız oldular. Bunların müptezel gazetelerinden biri “Kaputu da var!” diyerek maytap geçti aklınca. İHA/SİHA, tank, helikopter..vs, gibi “yerli otomobil” projesi bunlara koymuş anlaşılan. Önceki gün Koray Şerbetçi twitter’dan paylaşmıştı. “Türkiye ilk &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Espri olsun diye vakti zamanında şöyle demiştik;</p>
<p>“Türkiye atom bombası yapsa, nükleer güç olsa, ‘Erdoğan dünya barışını tehdit ediyor’ der bizim muhalefet&#8230;”</p>
<p>Bugün buna kimse gülmez. Çünkü biliyoruz ki derler.</p>
<p>“Kanal İstanbul, ABD donanmasının Karadeniz’e çıkışını sağlamak için yapılıyor” diyen Portakal’a inanan onca susak kafalı var…</p>
<p>Avrupa, “Türkiye havacılık dünyasının en önemli merkezlerinden biri olacak” endişesi yaşarken, “Eğimli pist sebebiyle inen uçağın fren balataları ısınıyor” diyerek İstanbul Havalimanı’na itiraz eden Babıali kaşalotu var&#8230;</p>
<p>Yüzlerce örneği var. Uzatmaya gerek yok. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın; “İktidar dünyanın en doğru işini de yapsa muhalefet ederiz” demesi her şeyin özetidir&#8230;</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Ve dün tarihe tanıklık ettik. Türkiye’nin ilk yerli otomobilin tanıtımına katıldık&#8230;</p>
<p>Müthiş bir proje. Yeni nesil elektrikli yerli bir otomobil. Tasarıma bayıldım. İç harika, bir yaşam alanı gibi. Geleceğin otomobili. Detayları medyada yer alacaktır.</p>
<p>Tabii ki, çağdaş kökten laik aydınlanmacı ekibin; “Ne güzel, yerli hem de yeni nesil bir otomobil yapacağız.” demesini beklemedik.</p>
<p>Henüz hiçbir şey görmeden, hiçbir fikir edinmeden eleştirmeye başlamışlardı bile.</p>
<p>Son birkaç gündür parça parça görsel detaylar paylaşılmıştı. Rahatsız oldular.</p>
<p>Bunların müptezel gazetelerinden biri “Kaputu da var!” diyerek maytap geçti aklınca.</p>
<p>İHA/SİHA, tank, helikopter..vs, gibi “yerli otomobil” projesi bunlara koymuş anlaşılan.</p>
<p>Önceki gün Koray Şerbetçi twitter’dan paylaşmıştı.</p>
<p>“Türkiye ilk yerli otomobil “Devrim”i üretmeye çalışırken 25.03.1961 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşesinde Mazhar Kunt şunları yazıyordu: “Senelerdir bira bulamayız, bir iki fabrikasını kurmak akla gelmez. Şimdi de tutmuşuz otomobil yapmaya merak salmışız.”</p>
<p>Kafa hiç değişmemiş anlaşılan. Birayla, rakıyla aydınlandığını sanan aynı yobaz aynı gerici kafa.</p>
<p>“Kaputu da var” mıymış?!..</p>
<p>Hee var, gördük, kaputu da var.</p>
<p>Tatmin oldunuz mu?..</p>
<p>Egzozu yok mesela. Ama bolca kalın elektrik kablosu var.</p>
<p>Yin mi?!..</p>
<p>Hikmet Genç/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/egzozu-yok-ama-kablosu-var-yin-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
