<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşar Hacısalihoğlu &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/yasar-hacisalihoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Mar 2020 09:45:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Yaşar Hacısalihoğlu &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>COVİD-19&#8217;un yansıttıkları</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/covid-19un-yansittiklari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/covid-19un-yansittiklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 09:45:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[covid 19]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Hacısalihoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13801</guid>

					<description><![CDATA[Covid-19 küresel tehdidi tüm hızıyla dünyayı etkilemeye devam ediyor. Henüz virüsün tüm yönleriyle karakteri konusunda eksizsiz tüm bilgilere sahip değiliz. Ancak şurası açık ki, bundan böyle yeni bir dönemin içindeyiz ve buna ilişkin küresel düzeyde yeni değişimlerin baskısı altındayız. Aslında küresel düzeyde hemen her kesimi ve her ülkeyi etkileyecek bir dizi denklemin yeniden oluşacağı yeni bir düzenin başlangıcındayız. Her şey den önce dünya ölçeğinde, Covid-19 ortaya çıkana kadar her gün onunla yatıp kalktığımız birçok sorunu unutmuş durumdayız. Diğer tüm sorunlar ve çıkar hesapları Covid-19’un gerisine düşmüş durumda. Bugüne değin bizi meşgul eden diğer birçok sorunun, adeta yapay olduğunu bize düşündürtecek kadar, Covid-19 gündemi tersyüz etmiş durumda. Her bakımdan yeni bir algı, duygu ve düşünce fazındayız. Bu noktada bazı gerçeklerinde su yüzüne çıktığına tanık oluyoruz. Sınırsızlık Avrupası’nın yaşadığı buhranın aslında içten içe siyasi, stratejik, güvenlik hatta sosyolojik açıdan nasıl açıklar bıraktığını Corona virüsünün yayılım hızı ve karakteri gösterdi. İtalya’nın yaşadığı buhranı, sadece İtalya yönetiminin değil, Avrupa Birliği’nin (AB) de yönetmede ki zaafları fark edildi. Her şeyden önce sınırlarının olmadığı AB’nin bir ülkesindeki büyük buhrana, Birlik mekanizmalarının yeterince destek olmaması veya olamaması bu noktadaki en çarpıcı zaafıydı. Fransa ve İspanya’nın da Covid-19 mücadelesinde yaşadıkları, benzer zaafların ürünüydü. Diğer yandan İngiltere’nin, Covid-19 mücadelesinin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p>Covid-19 küresel tehdidi tüm hızıyla dünyayı etkilemeye devam ediyor. Henüz virüsün tüm yönleriyle karakteri konusunda eksizsiz tüm bilgilere sahip değiliz.</p>
<p>Ancak şurası açık ki, bundan böyle yeni bir dönemin içindeyiz ve buna ilişkin küresel düzeyde yeni değişimlerin baskısı altındayız. Aslında küresel düzeyde hemen her kesimi ve her ülkeyi etkileyecek bir dizi denklemin yeniden oluşacağı yeni bir düzenin başlangıcındayız.</p>
<p>Her şey den önce dünya ölçeğinde, Covid-19 ortaya çıkana kadar her gün onunla yatıp kalktığımız birçok sorunu unutmuş durumdayız. Diğer tüm sorunlar ve çıkar hesapları Covid-19’un gerisine düşmüş durumda. Bugüne değin bizi meşgul eden diğer birçok sorunun, adeta yapay olduğunu bize düşündürtecek kadar, Covid-19 gündemi tersyüz etmiş durumda. Her bakımdan yeni bir algı, duygu ve düşünce fazındayız.</p>
<p>Bu noktada bazı gerçeklerinde su yüzüne çıktığına tanık oluyoruz. Sınırsızlık Avrupası’nın yaşadığı buhranın aslında içten içe siyasi, stratejik, güvenlik hatta sosyolojik açıdan nasıl açıklar bıraktığını Corona virüsünün yayılım hızı ve karakteri gösterdi.</p>
<p>İtalya’nın yaşadığı buhranı, sadece İtalya yönetiminin değil, Avrupa Birliği’nin (AB) de yönetmede ki zaafları fark edildi. Her şeyden önce sınırlarının olmadığı AB’nin bir ülkesindeki büyük buhrana, Birlik mekanizmalarının yeterince destek olmaması veya olamaması bu noktadaki en çarpıcı zaafıydı.</p>
<p>Fransa ve İspanya’nın da Covid-19 mücadelesinde yaşadıkları, benzer zaafların ürünüydü.</p>
<p>Diğer yandan İngiltere’nin, Covid-19 mücadelesinin en koyu yerinde yöntem değiştirmeye çalışmasının olumsuzlukları, İngiltere imajını zedeleyen sonuçlar doğurmuştur. Tarih boyu derin stratejik aklıyla davrandığı bilinen bir ülkenin, Covid-19 stratejisini tam olarak belirleyememiş olması bu sonucun sebebi olmuştur.</p>
<p>AB içinde Almanya’nın farklı tutumu ise, AB içinde daima çok farklı bir konumda pozisyon almasının bir kez daha açığa çıkmasının göstergesi olmuştur.</p>
<p>Çin’in Covid-19 mücadelesinde benimsediği yöntemler ve bunları uygulama disiplini, geçmişten çok farklı bir güç potansiyeline eriştiğinin kanıtı olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>ABD ise yaşadığı liderlik sorununu tam olarak aşamadığının sonuçlarıyla meşgul. Bilimsel ve teknolojik altyapısına ve üstünlüğüne rağmen, Covid-19 mücadelesin de yaşadığı yer yer çaresizlikler, küresel gücündeki aşınma fazının içinde olmasını ve bu fazın etkilerini hızlandırıcı sonuçlar üretebileceğini işaretliyor.</p>
<p>Türkiye ise bir süredir büyük bir mücadele olarak başlattığı, hemen her alanda milli hamlelerinin olumlu sonuçlarından yararlandı. Covid-19 mücadelelinde erken alınan önlemler, devlet ciddiyeti, sorumluluğunu ve titizliğini hissettiren tutumlar, her bakımdan fark edildi. Sağlık altyapısının birçok açıdan yeterli olması, başta Şehir Hastaneleri olmak üzere, son dönemde teknolojik donanımdaki artış güven veren sonuçlar üretti.</p>
<p>Şayet alınan kararlara ve önlemlere halkımızın da harfiyen uyması mümkün olursa, bu sürecin en az zararla atlatılacak ülkelerden olacağı görülüyor.</p>
<p>Bir başka husus ise; Covid-19 mücadelesinde sosyal devlet niteliğinin öneminin anlaşılmasıdır ki, Türkiye bu konuda; ABD başta olmak üzere birçok Batı ülkesinin çok önünde olduğunu ortaya koymuştur. ABD’de Covid-19 hastalarının karşı karşıya kaldığı hastane faturalarının astronomik rakamları bu durumun en çarpıcı örneğidir.</p>
<p>Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/covid-19un-yansittiklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin yükseliş sancısı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/turkiyenin-yukselis-sancisi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/turkiyenin-yukselis-sancisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Nov 2019 07:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Hacısalihoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13064</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye yükseliş sürecini en az sorunla sürdürebilmesi, iç yapısındaki bütünleşmeye, uyuma, ortak inanç ve kararlılığa bağlıdır. Yükseliş eğilimi, çoğu zaman sancılıdır, doğum sancısına benzer ve sabır ister, dayanıklılık ister ama sonu selamettir. Türkiye yükseliş eğilimini, kararlılığa dönüştürmüştür. Yol uzundur ve meşakkatlidir. Türkiye bunun da farkındadır. Her şeyden önce kabul edilmelidir ki; Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu evre, açık bir güç mücadelesi evresidir. Uluslararası ortam esasen bir güç mücadelesinin sahnesidir ve yükselen güçler hedef durumundadır. Zira bilinmelidir ki, sistem birinin kazanıp birinin kaybetmesine göre işlemektedir ve kürenin çok geniş sanılan siyasi coğrafyası aslında en kıymetlilerine odaklıdır ve bu anlamda dardır. Tarih boyu da bu önemini yitirmemiştir. Hep aynı coğrafi alanların egemenlik arayışlarına konu olduğunu, hep aynı coğrafi alanların üzerinde egemenlik mücadelesi yaşandığını söyleyebiliriz. Türkiye bu siyasi atlasın tam merkezindedir. Bu konum; onun için ayrıcalıklı olduğu kadar, zahmetlidir de. Bu zahmeti büyük bir hassasiyetle, dantel işler gibi titizlikle ve sabırla, kararlıkla fırsata, zenginliğe, güce dönüştürmek mümkündür ve bu durum Türkiye’nin olmazsa olmazıdır. Türkiye’yi yöneten siyasi irade de bunu istiyor. Merkezine ülke çıkarlarını alarak, bulunduğu coğrafi konumun tüm imkanlarını kıymetlendirerek, çok seçenekli, çok bileşenli stratejik ilişki dinamiği oluşturmak istiyor. Bu istek sadece yeni ilişkilerin üretilmesi değil, aynı zamanda unutulan ve unutturulan özellikle medeniyet havzasının &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye yükseliş sürecini en az sorunla sürdürebilmesi, iç yapısındaki bütünleşmeye, uyuma, ortak inanç ve kararlılığa bağlıdır. Yükseliş eğilimi, çoğu zaman sancılıdır, doğum sancısına benzer ve sabır ister, dayanıklılık ister ama sonu selamettir. Türkiye yükseliş eğilimini, kararlılığa dönüştürmüştür. Yol uzundur ve meşakkatlidir. Türkiye bunun da farkındadır.</p>
<p>Her şeyden önce kabul edilmelidir ki; Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu evre, açık bir güç mücadelesi evresidir. Uluslararası ortam esasen bir güç mücadelesinin sahnesidir ve yükselen güçler hedef durumundadır. Zira bilinmelidir ki, sistem birinin kazanıp birinin kaybetmesine göre işlemektedir ve kürenin çok geniş sanılan siyasi coğrafyası aslında en kıymetlilerine odaklıdır ve bu anlamda dardır. Tarih boyu da bu önemini yitirmemiştir. Hep aynı coğrafi alanların egemenlik arayışlarına konu olduğunu, hep aynı coğrafi alanların üzerinde egemenlik mücadelesi yaşandığını söyleyebiliriz.</p>
<p>Türkiye bu siyasi atlasın tam merkezindedir. Bu konum; onun için ayrıcalıklı olduğu kadar, zahmetlidir de. Bu zahmeti büyük bir hassasiyetle, dantel işler gibi titizlikle ve sabırla, kararlıkla fırsata, zenginliğe, güce dönüştürmek mümkündür ve bu durum Türkiye’nin olmazsa olmazıdır.</p>
<p>Türkiye’yi yöneten siyasi irade de bunu istiyor. Merkezine ülke çıkarlarını alarak, bulunduğu coğrafi konumun tüm imkanlarını kıymetlendirerek, çok seçenekli, çok bileşenli stratejik ilişki dinamiği oluşturmak istiyor. Bu istek sadece yeni ilişkilerin üretilmesi değil, aynı zamanda unutulan ve unutturulan özellikle medeniyet havzasının tarihsel denklemlerini hareketlendirmek anlamına da geliyor.</p>
<p>Bu noktada dış politika başlığına dair ne varsa o aslında iç politikanın da başlığıdır. Türkiye için bugün; iç politika, dış politikadır, dış politika da iç politikadır. Her ikisi de birbirinden ayrılmaz bütünlük içindedir. Zira Türkiye Soğuk Savaş Dönemi’nin bağımlılıklarından sıyrılarak, tüm yapılarıyla, unsurlarıyla bütünleşerek, geleceğine sahip çıkma kararlılığındadır. Hedeflerini kendi iradesiyle belirleyen, Türkiye’yi Türkiye’den yöneten, istiklal yürüyüşünü sağlam iradeyle sürdüren bir ülke olarak, tüm ilişkilerini saygıya dayalı ve asimetrik değil, simetrik kılmak istiyor.</p>
<p>Tüm bunlar için; ülkenin tüm değerlerini, tüm varlıklarını, tüm kurumlarını ortak amaca hizmet etmek üzere bütünleştirerek, tüm mikro çıkarlar makro çıkarla örtüştürerek, uluslararası ortamın güç mücadelesinde gücünü dosta düşmana göstermek esastır.</p>
<p>Bilinmelidir ki, uluslararası ortam aslında bir av sahasıdır. Avcısı bol, av arayışı süreklidir.</p>
<p>Ancak Türkiye, ne av olacaktır, ne de başkalarını av yapacaktır. İstiklal meşalesiyle, tüm mazlum milletlere ışık olmaya, rehber olmaya devam edecektir.</p>
<p>Yaşar Hacısalihoğlu/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/turkiyenin-yukselis-sancisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
