<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yanlış &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/yanlis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 Apr 2023 13:59:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>yanlış &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tarihçi mi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/tarihci-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/tarihci-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gündüz Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 12:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=18749</guid>

					<description><![CDATA[Ebubekir Sofuoğlu&#8217;na çok önceleri reddiye yazmıştım… &#8220;Üniversiteler neredeyse fuhuş evleri… Gördüğüm var.. Gelin gezdireyim…&#8221; diyen birinin İslami akıl sağlığından şüphe ederim, ettim de… Bu şahıs normal değil… Ne tarih biliyor ne de İslami literatür… O programda aslında her şehre üniversite yapılmasını eleştiriyordu? Hatta bir önceki cümlesi &#8220;üniversitelerin şehirleri kalkındırdığı filan yok&#8221; gibi bir şey söylemişti. Sanıyor ki, her şey bir anda olur… Bilmiyor… Tarihçi ama tarih cahili işte… İmkan olan her şehirde beytül hikme olmasa İslam medeniyetinin altın devri yaşanır mıydı? Onlarca şehirde nizamiye medreseleri olmasa Türk medeniyetinden bahseden mi olurdu acaba? Cahil kere cahil yani… Hem üniversiteler fuhuş evleri ise, bu şahıs orada neci? Sadece prof değil de şeyci başının pazarlamacı başı imiş de, gördüğü varmış da, geleni gezdirecekmiş? Akit TV&#8217;de aynen bu cümleleri kurmuştu. Nasıl bir dildir bu? Yazıklar olsun. Tarih profesörü ama tarih cahili… Israr ile söylüyorum üstelik süzme bir tarih cahili… Mesela bir videosunda diyordu ki:&#8220;Lozan&#8217;ın gizli maddeleri vardır. Yoktur diyenler olsa da, vardır. Osmanlı&#8217;da bütün anlaşmaların bir tarihi ve gizli maddeleri vardır. Her zaman olmamışsa da genelde olmuştur.&#8221; Bu cümleler sadece kafa karıştırmaya yarar… Söylediği ne varsa bir cümle sonra kendisi yalanlıyor. Tamam, diyelim ki, Lozan&#8217;da gizli maddeler vardır… 100 yıl sonra o maddeler kimin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ebubekir Sofuoğlu&#8217;na çok önceleri reddiye yazmıştım…</p>



<p>&#8220;Üniversiteler neredeyse fuhuş evleri… Gördüğüm var.. Gelin gezdireyim…&#8221; diyen birinin İslami akıl sağlığından şüphe ederim, ettim de…</p>



<p>Bu şahıs normal değil… Ne tarih biliyor ne de İslami literatür… O programda aslında her şehre üniversite yapılmasını eleştiriyordu? Hatta bir önceki cümlesi &#8220;üniversitelerin şehirleri kalkındırdığı filan yok&#8221; gibi bir şey söylemişti.</p>



<p>Sanıyor ki, her şey bir anda olur… Bilmiyor… Tarihçi ama tarih cahili işte… İmkan olan her şehirde beytül hikme olmasa İslam medeniyetinin altın devri yaşanır mıydı? Onlarca şehirde nizamiye medreseleri olmasa Türk medeniyetinden bahseden mi olurdu acaba?</p>



<p>Cahil kere cahil yani…</p>



<p>Hem üniversiteler fuhuş evleri ise, bu şahıs orada neci? Sadece prof değil de şeyci başının pazarlamacı başı imiş de, gördüğü varmış da, geleni gezdirecekmiş? Akit TV&#8217;de aynen bu cümleleri kurmuştu. Nasıl bir dildir bu? Yazıklar olsun.</p>



<p>Tarih profesörü ama tarih cahili… Israr ile söylüyorum üstelik süzme bir tarih cahili…</p>



<p>Mesela bir videosunda diyordu ki:<br>&#8220;Lozan&#8217;ın gizli maddeleri vardır. Yoktur diyenler olsa da, vardır. Osmanlı&#8217;da bütün anlaşmaların bir tarihi ve gizli maddeleri vardır. Her zaman olmamışsa da genelde olmuştur.&#8221;</p>



<p>Bu cümleler sadece kafa karıştırmaya yarar… Söylediği ne varsa bir cümle sonra kendisi yalanlıyor. Tamam, diyelim ki, Lozan&#8217;da gizli maddeler vardır… 100 yıl sonra o maddeler kimin umurunda olacak. Dünya durduğu yerde kalacak mı sanıyor bu şahıs? Şimdi tersinden düşünürsek, bu Sofuoğlu&#8217;nun &#8220;Lozan Türkiye&#8217;nin tapusudur&#8221; diyen mandacı CHP zihniyetinden ne farkı kalıyor o zaman? Hem Lozan defalarca delinmiştir.</p>



<p>Ve bütün uluslararası anlaşmalar, gücü olanın gücü sürdüğü müddetçe geçerli olmuştur. Bunları bilmeyen de &#8220;tarihçiyim&#8221; filan da demesin.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/tarihci-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanlışı Terk Et!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yanlisi-terk-et/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yanlisi-terk-et/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2021 05:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17897</guid>

					<description><![CDATA[Doğru işler yap! Sonra da dua ve tevekkül…! Boş ver, CIA’yı, dış güçleri, ABD’yi, Rusya’yı, Avrupayı…! Cumhurbaşkanımızı devirmek istemelerini, planlarını, hesaplarını…Kanuni ilahidir o…Hakk batıl mücadelesi devam edecek… İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bazı belediye başkanlıklarını yukarıda bahsi geçen yapılar mı kaybettirdiler? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir önceki oy oranını koruyup koruyamamanın onlarla ne ilgisi vardır? Ak Parti içindeki AKP’lilerin kasıtlı ve kasıtsız hataları, eksikleri, kusurları, yanlışları seçim kaybettirdi…Güçleri de ne yazık ki çok fazla… Geçmişte Cumhurbaşkanımız hiç bu kadar yalnız kalamamıştı… Onu yalnız bırakmamak, geceli gündüzlü çalışmak, gayret etmek, uykudan feragat etmek, mesai mefhumu gözetmemekle olur…Daha da önemlisi haram helale ve kul hakkına azami ölçülerde uymakla olur. Adalet, hak hukuk çerçevesinde iş üretmekle yanlında durulur. Öyle mi oldu? Oldu da neden seçimlerde oy kaybedildi, önümüzdeki seçim için de endişe var. Adam, Belediye seçimlerini kaybettiren yanlışlarına son sürat devam ediyor ama önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle ABD’nin CİA üzerinden Cumhurbaşkanımızı devirme planlarından bahsediyor. Yahu be adam, sen kasıtlı yanlışlarını terk etsene! Ak Parti’ye oy veren ve tüm imkanlarıyla onu müdafaa eden biri olarak ben inanmıyorum sana! Başkası nasıl inansın! Bir cemiyette sizlerle ilgili her hangi bir suçlama yapıldığı zaman yaptığınız güzel, doğru, faydalı, iyi, güzel işlerinizi can havliyle savunalım… Ancak bizi yanlışı doğru, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doğru işler yap! Sonra da dua ve tevekkül…!</p>



<p>Boş ver, CIA’yı, dış güçleri, ABD’yi, Rusya’yı, Avrupayı…! Cumhurbaşkanımızı devirmek istemelerini, planlarını, hesaplarını…Kanuni ilahidir o…Hakk batıl mücadelesi devam edecek…</p>



<p>İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bazı belediye başkanlıklarını yukarıda bahsi geçen yapılar mı kaybettirdiler? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir önceki oy oranını koruyup koruyamamanın onlarla ne ilgisi vardır?</p>



<p>Ak Parti içindeki AKP’lilerin kasıtlı ve kasıtsız hataları, eksikleri, kusurları, yanlışları seçim kaybettirdi…Güçleri de ne yazık ki çok fazla…</p>



<p>Geçmişte Cumhurbaşkanımız hiç bu kadar yalnız kalamamıştı…</p>



<p>Onu yalnız bırakmamak, geceli gündüzlü çalışmak, gayret etmek, uykudan feragat etmek, mesai mefhumu gözetmemekle olur…Daha da önemlisi haram helale ve kul hakkına azami ölçülerde uymakla olur. Adalet, hak hukuk çerçevesinde iş üretmekle yanlında durulur. Öyle mi oldu? Oldu da neden seçimlerde oy kaybedildi, önümüzdeki seçim için de endişe var.</p>



<p>Adam, Belediye seçimlerini kaybettiren yanlışlarına son sürat devam ediyor ama önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle ABD’nin CİA üzerinden Cumhurbaşkanımızı devirme planlarından bahsediyor. Yahu be adam, sen kasıtlı yanlışlarını terk etsene! Ak Parti’ye oy veren ve tüm imkanlarıyla onu müdafaa eden biri olarak ben inanmıyorum sana! Başkası nasıl inansın!</p>



<p>Bir cemiyette sizlerle ilgili her hangi bir suçlama yapıldığı zaman yaptığınız güzel, doğru, faydalı, iyi, güzel işlerinizi can havliyle savunalım… Ancak bizi yanlışı doğru, çirkini güzel, zararlıyı yararlı gibi anlatmaya zorlayamazsınız. Bunu yapmayız ve yapmayacağız!</p>



<p>CİA’nin en büyük planı Gezi Parkı kalkışması ve 15 Temmuz alçak darbe girişimiydi. Başarılı olabildi mi?</p>



<p>Bırak CİA’yı, dış güçleri, Avrupayı, Rusya’yı…Onlarla Cumhurbaşkanımız mücadelesini zaten yapıyor. Sen üzerine düşeni yapıyor musun?</p>



<p>Sen eli mühürlü olarak kasıtlı yanlışları terk et! Güzel işler yap!</p>



<p>Seçim çok kolay!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yanlisi-terk-et/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanlışa Dur Diyebilmek</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yanlisa-dur-diyebilmek/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yanlisa-dur-diyebilmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Oct 2021 06:28:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[haksızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17745</guid>

					<description><![CDATA[Günümüz dünyasında her insanın farklı konularda dertli olduğu konu başlıkları var. Ancak toplumları genel anlamda ilgilendiren ve önlem alınmadığı takdirde deyim yerindeyse uçuruma sürükleyecek yanlışlara dur demek her zaman zor olmuştur. Hele ki kadim Anadolu Medeniyeti için bu durum İnanç ve Kültürel Değerler noktasında olmazsa olmaz bir durumdur. Bu hususu anlatan en güzel söz Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır Hadis-i Şerif’idir. Bundan daha güzel ve net açıklama olabilir mi? İnsanlığın asırlardır çözmediği sözde sorunun cevabı aslında 14 asır önce cevabını bulmuş. Ancak ne hikmetse insan oğlu asırlardır yanlışa dur demediği gibi sessiz kalmak suretiyle her geçen gün bu yanlışların müsebbip olduğu kötülüklerin kurbanı olmuştur. Hayatın hemen hemen her aşamasında İnsanın olmadan kaynaklı yapılan hatalar ve yanlışlar bizlerin yaradılış fıtratının gereğidir diyebiliriz. Ancak bu basit hataların tekrar etmesi artık bir alışkanlık ve ardından da Davranış olma özelliği kazanır. Başta Ticaret ve Siyaset olmak üzere birçok alanda insanlar yanlış yapmayı ve yanlış davranışlarında ısrarcı olmayı adeta birer alışkanlık haline getirdiler. Unutmayın Dalkavukların prim yaptığı zamanlar toplumların en çok zarar gördüğü dönemlerdir. Oysa hepimiz çok iyi biliyoruz ki Doğruluk ve Dürüstlük esasından kopanlar kim olursa olsunlar kaybetmeye mahkumdurlar. Geçtiğimiz haftalarda, Osmanlıdan bizlere yadigar olan çok değerli bir miras olan Ahilik müessesesinin kuruluş etkinlikleri &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Günümüz dünyasında her insanın farklı konularda dertli olduğu konu başlıkları var. Ancak toplumları genel anlamda ilgilendiren ve önlem alınmadığı takdirde deyim yerindeyse uçuruma sürükleyecek yanlışlara dur demek her zaman zor olmuştur.</p>



<p>Hele ki kadim Anadolu Medeniyeti için bu durum İnanç ve Kültürel Değerler noktasında olmazsa olmaz bir durumdur.</p>



<p>Bu hususu anlatan en güzel söz <strong>Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır</strong> Hadis-i Şerif’idir. Bundan daha güzel ve net açıklama olabilir mi? İnsanlığın asırlardır çözmediği sözde sorunun cevabı aslında 14 asır önce cevabını bulmuş.</p>



<p>Ancak ne hikmetse insan oğlu asırlardır yanlışa dur demediği gibi sessiz kalmak suretiyle her geçen gün bu yanlışların müsebbip olduğu kötülüklerin kurbanı olmuştur.</p>



<p>Hayatın hemen hemen her aşamasında İnsanın olmadan kaynaklı yapılan hatalar ve yanlışlar bizlerin yaradılış fıtratının gereğidir diyebiliriz. Ancak bu basit hataların tekrar etmesi artık bir alışkanlık ve ardından da Davranış olma özelliği kazanır.</p>



<p>Başta Ticaret ve Siyaset olmak üzere birçok alanda insanlar yanlış yapmayı ve yanlış davranışlarında ısrarcı olmayı adeta birer alışkanlık haline getirdiler. <strong>Unutmayın Dalkavukların prim yaptığı zamanlar toplumların en çok zarar gördüğü dönemlerdir.</strong></p>



<p>Oysa hepimiz çok iyi biliyoruz ki Doğruluk ve Dürüstlük esasından kopanlar kim olursa olsunlar kaybetmeye mahkumdurlar. Geçtiğimiz haftalarda, Osmanlıdan bizlere yadigar olan çok değerli bir miras olan Ahilik müessesesinin kuruluş etkinlikleri gerçekleştirildi.</p>



<p><strong>Komşusu siftah yapmadığı için kendisine gelen müşteriyi komşu esnafa yönlendiren bir ecdadın torunları olarak onlara layık bir davranış sergileyebiliyor muyuz?</strong></p>



<p>Lafa gelince Rızkımızın teminatı Allah diyoruz! Ancak iş uygulama aşamasına gelindiğinde Gemisini kurtaran kaptan bahanesinin ardına sığınıyoruz. Bir Milleti Millet yapan hususların başında Kültür ve İnanç kavramları gelir. Bu çerçevede oluşan Değerler o Milletin Kalitesini dahası Karakterini ortaya koyar.</p>



<p>Tarihe dönüp bakacak olursak savaştığımız Milletler dahi Ceddimizin emanete sahip çıkmasından ötürü adeta düşman olmalarına rağmen saygıda kusur etmemişlerdir. Kolay mı sanıyorsunuz Düşmanın Saygısını kazanmayı!</p>



<p>Maalesef bizlerin dahil olduğu bu kuşak bırakın Ceddine layık olmayı adeta İş ve Ticaret hayatında Ahlaki Çöküş yaşamaktadır. <strong>Ticarette ve Siyasette her türlü kazanım yolunda yapılanları Mübah gören zihniyet bu Kadim Medeniyetin evlatlarının Değer Yargılarını temelden sarsmaktadır.</strong></p>



<p>Bugün sokakta yaşanan pahalılık konusunda şikayet etmektedir. Ancak her türlü ürün satışı yapanlar fiyatları arttırmaktan kaçınmamaktadır. Deyim yerindeyse At İziyle İt İzi Karışmıştır.</p>



<p><strong>Ağlayan da Ağlatan da Millettir!</strong></p>



<p>Pazarda kalan son ürünü yere döken küçük esnaftan tutunda, artık tarihte kaldı dediğimiz Stokçuluk yapan büyük işadamları dahil olmak üzere kendilerince Krizi Fırsata Çevirmek suretiyle şu anki Enflasyonist ortama büyük etkide bulunmaktadırlar.</p>



<p><strong>Her türlü fiyat artışını benzine veya elektriğe yapılan zamma bağlayanlara da bir sözüm var. Bu ülkede İncir’in kilogram fiyatı 20 TL. Yanlış duymadınız yazıyla da yazayım Yirmi TL. Lütfen bu milleti aptal yerine koymayın!</strong></p>



<p>Kötü olan ne biliyor musunuz? Millet olarak her türlü yalana adeta kendimizi alıştırdık. Ağzını açan şu ürün çok pahalı bu ürünün fiyatı çok arttı diyor. Ancak kimse tasarrufa gitme yolunu seçmiyor.</p>



<p>Oysa hepinizin bildiği gibi talepte gerçekleşecek bir birimlik düşüş ürünlerin fiyatını doğrudan etkileyecektir. Ancak deyim yerindeyse Ölümüne Tüketim yapmayı tercih eden bir Bilinçsiz Tüketim Toplumu olup çıktık.</p>



<p><strong>Toplumu oluşturan en küçük birim Aile’dir. Aile ise Bireylerden meydana gelir. Bugün Bireyin yani Ailelerin Tüketim Alışkanlıkları ve Davranışları her geçen gün olumsuz manada ilerlemektedir.</strong></p>



<p>Emin olun Gelişimini Tamamlamış toplumlarda Piyasalara yön verenler toplumun ta kendisidir. Belli bir yaşam standardını oluşturmayan bireyin sağlıklı bir yaşamı olması hayalden öteye gidemez.</p>



<p>Bu nedenle bir kez daha şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz. Ne yapıyoruz ve bu gidiş nereye?</p>



<p>Bu basit soruyu cevap verdiğiniz an çözüm yolları da karşınıza çıkacaktır muhakkak.</p>



<p>Selam ve dua ile…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yanlisa-dur-diyebilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
