<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uyuşturucu &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/uyusturucu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Oct 2020 11:00:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>uyuşturucu &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Haşhâşîn”in Sonuna Doğru</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/hashasinin-sonuna-dogru/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/hashasinin-sonuna-dogru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa SUNA]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2020 08:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[emniyet]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15967</guid>

					<description><![CDATA[Afganistan-Tayvan gibi ülkelerden başlayan uyuşturucu yolu; yıllarca kanlı bölgelerden geçerek Avrupa’ya-Amerika’ya ulaştı, ulaştırıldı. Bu ulaşım için kanlı bölgeler oluşturuldu uyuşturucu baronlarınca: Afganistan-Keşmir-İran-ırak-kuzey ırak-Kıbrıs-Sicilya- Korsika-İspanya Bask bölgesi ve Kuzey İrlanda çizgisinde mâfia diye tanımlanan; Arapça “Muâfiyyûn” diye bilinen Hasan Sabbâh’ın örgütlediği yapı. Bunlara tarih içinde “Haşhâşîn” de dendi. Haşhaşçılar. Kan eşliğinde para ve uyuşturucu takasları yapıldı. Şehit tabutlarında bile uyuşturucu nakletmekten çekinmedi bu yapı. 1987 li yıllarda 850 milyar dolar cirosu olan bu uyuşturucu yolunun Türkiye’deki aktörlerine bıraktığı komisyon 50 milyar dolar civarında idi. Rahmetli Turgut ÖZAL’ın, bu yapıya karşı ilk hamlesi, iki bin civarında ilahiyat mezununu komiser yardımcısı unvanıyla emniyete alıp polis özel harekâtını kurması oldu. 1986&#8217;dan itibaren, bedensel bakımdan uygun olan 25 yaşını aşmamış ve bekar olma şartını taşıyan ilahiyat mezunlarının da içinde bulunduğu polis özel harekat, güney-doğuda yaptıkları operasyonlarla hem terör örgütünü bitirme noktasına getirdi; hem de halkla devleti yakınlaştırdı. Rahmetli ÖZAL’ın bir diğer icraatı da İslam fıkhı profesörü Hocamız Ali ŞAFAK’ı polis akademisine aktarması oldu. İslami İlimler Fakültesinde fıkıh hocamız olan Ali ŞAFAK; Güvenlik Bilimleri Fakültesi dekanlığı yaptı. Polis Akademisiyle ilgili bir-çok kitabın yazarlığını yaptı. Dindar bir emniyet teşkilatı oluşmasında hocamızın emeği büyüktür. Ben de askerlik dönüşü polis kolejlerine geçmek istemiştim. O günlerde Ankara’da emniyet genel müdürlüğünde &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Afganistan-Tayvan gibi ülkelerden başlayan uyuşturucu yolu; yıllarca kanlı bölgelerden geçerek Avrupa’ya-Amerika’ya ulaştı, ulaştırıldı. Bu ulaşım için kanlı bölgeler oluşturuldu uyuşturucu baronlarınca: Afganistan-Keşmir-İran-ırak-kuzey ırak-Kıbrıs-Sicilya- Korsika-İspanya Bask bölgesi ve Kuzey İrlanda çizgisinde mâfia diye tanımlanan; Arapça “Muâfiyyûn” diye bilinen Hasan Sabbâh’ın örgütlediği yapı. Bunlara tarih içinde “Haşhâşîn” de dendi. Haşhaşçılar. Kan eşliğinde para ve uyuşturucu takasları yapıldı. Şehit tabutlarında bile uyuşturucu nakletmekten çekinmedi bu yapı.</p>



<p>1987 li yıllarda 850 milyar dolar cirosu olan bu uyuşturucu yolunun Türkiye’deki aktörlerine bıraktığı komisyon 50 milyar dolar civarında idi.</p>



<p>Rahmetli Turgut ÖZAL’ın, bu yapıya karşı ilk hamlesi, iki bin civarında ilahiyat mezununu komiser yardımcısı unvanıyla emniyete alıp polis özel harekâtını kurması oldu. 1986&#8217;dan itibaren, bedensel bakımdan uygun olan 25 yaşını aşmamış ve bekar olma şartını taşıyan ilahiyat mezunlarının da içinde bulunduğu polis özel harekat, güney-doğuda yaptıkları operasyonlarla hem terör örgütünü bitirme noktasına getirdi; hem de halkla devleti yakınlaştırdı.</p>



<p>Rahmetli ÖZAL’ın bir diğer icraatı da İslam fıkhı profesörü Hocamız Ali ŞAFAK’ı polis akademisine aktarması oldu. İslami İlimler Fakültesinde fıkıh hocamız olan Ali ŞAFAK; Güvenlik Bilimleri Fakültesi dekanlığı yaptı. Polis Akademisiyle ilgili bir-çok kitabın yazarlığını yaptı. Dindar bir emniyet teşkilatı oluşmasında hocamızın emeği büyüktür.</p>



<p>Ben de askerlik dönüşü polis kolejlerine geçmek istemiştim. O günlerde Ankara’da emniyet genel müdürlüğünde bu ilahiyat mezunlarının alım işlemleri devam ediyordu. Evli olmam bu yapıya geçmeme engel teşkil etti ve Ali ŞAFAK Hocamın tavsiyesiyle Milli Eğitim içinde kalmaya karar verdim</p>



<p>Bu yapılanmalarda emeği geçen o dönemlerde Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığı yapan ve daha sonra AK Parti Eskişehir Milletvekili olan Muharrem TOZÇÖKEN Bey’i anmak yerinde olur.</p>



<p>İşte bu yapıdan rahatsız olan uyuşturucu baronları rahmetli Özal’ın ölümüyle(ya da öldürülmesiyle) oluşan paradoksun akabinde polis özel harekatı darmadağınık ettirdiler; lakin daha sonra polis kadrolarında çoğu emniyet müdürü seviyelerine yükselen bu ilahiyat kökenli müdürler on sene sonraya yani 1997&#8217;lere gelindiğinde Türkiye’den geçen uyuşturucu cirosunu 50 milyar dolara kadar düşürdüler.(Kıbrıs açıklarında üç ton uyuşturucu taşıdığı bilinen Kısmetim-1 gemisini batırmışlardı) komisyonları azalan aktörler 28 şubat operasyonunu başlattılar. Bu Türkiye’nin içinden geçemeyen yolu; Yüksekova-Van-Doğubeyazıt üzerinden Karadeniz’e çevirdiler.</p>



<p>İşte bu yoldan geçen uyuşturucu ve komisyonlar azaldıkça; ne Kıbrıs, ne Sicilya, ne Bask bölgesi ne de İRA olayları kaldı. Uyuşturucu akmayınca bu bölgelerde akan kan da bitti. Örnek vermek gerekirse: bizim balıkçı bir müdürümüz vardı. Akşam otuz kadar kedi yolunu bekler, arabasına doğru koşarlardı. Hatta, arabanın altında, üstünde oyalanırlardı diğer zamanlar. Onların derdi balık başı yemek. Müdür bey gitti; kediler de dağıldı gitti.</p>



<p>Netice: Türkiye; Avrasya ortamında akan kanların durmasında büyük rol oynadı. PKK&#8217;ya destek veren Avrupa ülkelerine; PKK&#8217;nın bir taşeron örgüt olduğunu, terör örgütü olduğunu anlatmak için bazen bu uyuşturucu yolunda yaptığı operasyonları gevşeterek; kan akan bölgelerde doğru oranda artan kanı örnek gösterdi.</p>



<p>Şimdi sona doğru geliniyor inşallah. Mafia deyin, Muâfiyyûn deyin, haşhâşîn deyin; ortak gelir kaynakları uyuşturucu ve kaçakçılık olan bu yapı, kılcal damarları kesilen ağaç gibi kurumaya başlıyor.</p>



<p>Bu yolda emek verenleri, canını verenleri hayırla yâd edelim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/hashasinin-sonuna-dogru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyuşturucu Ateşi Şimdilik Annelerin Yüreğini Yakıyor</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/uyusturucu-atesi-simdilik-annelerin-yuregini-yakiyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/uyusturucu-atesi-simdilik-annelerin-yuregini-yakiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jul 2019 08:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11983</guid>

					<description><![CDATA[“İntihar geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır. İsmet Özel “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.” (Anayasanın 58. Maddesi) Uyuşturucu bağımlısı olan çocukların, babaları anneleri büyük çaresizlik içerisinde yaşıyor. Aileler, çocuklarının kurtuluşunu onları hapse göndermekle buluyor. Bir baba, evladının hapis yatmasını ister pozisyona geldi. Kendi oğlunu uyuşturucu kullanıyor diye ihbar etmek zorunda kalıyor. Yeter ki bu illetten uzak olsun da cezaevinde yaşasın diye düşünüyor. 5 milyon genç evde oturuyor Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) “İstatistiklerle Gençlik 2018” araştırmasına göre, Türkiye nüfusunun yüzde 15,8’ini 15-24 yaş grubundaki genç nüfus oluşturmaktadır. Ülke genelindeki genç sayısı 12 milyon 971 bin 396 kişi olarak hesaplanırken bunun yüzde 51,2›si genç erkek, yüzde 48,8›i ise genç kadın nüfus olarak kayıtlara geçti. Nüfusumuzun yüzde 15’ini oluşturan bu grubun sadece yüzde 38’i eğitim görüyor. Yüzde 12’si hem çalışıp hem okuyor. Yüzde 23’ü okula gitmiyor, çalışıyor. Yüzde 27’si ise ne okuyor ne çalışıyor. Maalesef bu 5 milyon genç evde oturuyor. TÜİK’in açıkladığı 2019 iş gücü istatistiklerine göre, genç işsizlik oranı yüzde 18,6’dan yüzde 26,7’ye yükselirken, Türkiye’de son 10 yılda öğrenim kredisi borcunu ödeyemeyen öğrencilerin sayısı 5 milyona ulaşmış durumda. Bu durum öğrenim gören gençlerin sıkıntı içerisinde olduğunu gösteriyor. Ülkemizin genç ve dinamik bir nüfusu var. Bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1"><strong>“İntihar geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır. İsmet Özel</strong></span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><em>“Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.” (Anayasanın 58. Maddesi)</em></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Uyuşturucu bağımlısı olan çocukların, babaları anneleri büyük çaresizlik içerisinde yaşıyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Aileler, çocuklarının kurtuluşunu onları hapse göndermekle buluyor. Bir baba, evladının hapis yatmasını ister pozisyona geldi. Kendi oğlunu uyuşturucu kullanıyor diye ihbar etmek zorunda kalıyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yeter ki bu illetten uzak olsun da cezaevinde yaşasın diye düşünüyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">5 milyon genç evde oturuyor</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) “İstatistiklerle Gençlik 2018” araştırmasına göre, Türkiye nüfusunun yüzde 15,8’ini 15-24 yaş grubundaki genç nüfus oluşturmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><strong>Ülke genelindeki genç sayısı 12 milyon 971 bin 396 kişi olarak hesaplanırken bunun yüzde 51,2›si genç erkek, yüzde 48,8›i ise genç kadın nüfus olarak kayıtlara geçti.</strong></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Nüfusumuzun yüzde 15’ini oluşturan bu grubun sadece yüzde 38’i eğitim görüyor. Yüzde 12’si hem çalışıp hem okuyor. Yüzde 23’ü okula gitmiyor, çalışıyor. Yüzde 27’si ise ne okuyor ne çalışıyor. Maalesef bu 5 milyon genç evde oturuyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">TÜİK’in açıkladığı 2019 iş gücü istatistiklerine göre, genç işsizlik oranı yüzde 18,6’dan yüzde 26,7’ye yükselirken, Türkiye’de son 10 yılda öğrenim kredisi borcunu ödeyemeyen öğrencilerin sayısı 5 milyona ulaşmış durumda.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bu durum öğrenim gören gençlerin sıkıntı içerisinde olduğunu gösteriyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><strong>Ülkemizin genç ve dinamik bir nüfusu var. Bu potansiyelin milli, manevi, bilimsel ve kültürel değerler çerçevesinde yoğrulması, kamu ve sivil toplumun en temel görevlerinden biridir.</strong></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">13 yaşında uyuşturucu madde ile tanışıyorlar.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><strong>Ülkemizde uyuşturucu maddeler ile tanışma yaşı 13-15 olarak kabul ediliyor.</strong></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tehlikeyi göremiyoruz… Sis perdeleri o kadar çok katmanlı ki şimdilik sadece ateşin düştüğü yerleri fark ediyoruz fakat tehlike görüldüğünden daha büyük… Önlemler, uygulama sahasında zayıf ve yetersiz kalıyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yapılan araştırmalar çok iç açıcı değil. Uyuşturucu tüketimi 6 yılda 17 kat artarken yasadışı kumar da 3 yılda 10 kat büyüdü.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Son yıllarda devlet kurumlarımızın bağımlılıklarla mücadele konusunda almış olduğu acil eylem planlarında istediğimiz başarıyı yakalayamadığımızı söylemek gerekiyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bağımlılıklarla mücadele kapsamında, kamu ve sivil toplumun kendi içinde istenilen iş birliği ve güç birliğini sağlayabilmiş değiliz.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><strong>Üniversiteler, medya ve kültür sanat çevreleri bu konu çerçevesinde yapıcı bir gündem oluşturmaktan çok uzaktalar.</strong></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Her gün çoğalan STK yapılanmaları, popülist güncel olan siyasi projelere daha çok angaje olmayı tercih ediyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Geçtiğimiz hafta içerisinde iki evin yüreğine ateş düştü. Samsun İlkadım’da pazarcılık yapan ve eline geçen her kuruşu zehir tacirlerine veren Hacı Ali Bahar (24), arkadaşlarıyla birlikte metruk binada aldığı uyuşturucu sonucu yaşamını yitirdi. Cenazede “Uyuşturucuya hayır” pankartı açan aile, yetkililere önlemleri artırması çağrısında bulundu.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Acılı anne Yasemin Bahar, “Ben evladımı kaybettim, başka yavrular ölmesin. Ben anneyim benim yüreğim yandı, canım gitti, kanım gitti, parçam gitti. Çok mücadele ettim, çok durdurmak istedim. Çocuklarımızın beyinlerini yıkıyorlar. Bu çocuklara önce bedavadan veriyorlar ‘sen adamsın, sen özgürsün’ diye beyinlerini yıkıyorlar. Devlet diğer çocukların yok olmasına izin vermesin. Biz çocuklarımızı kaybettik başkaları kaybetmesin. İlkadım’da uyuşturucu kullanımında çok büyük artış var. İlkadım’a rehabilitasyon merkezi açılsın” dedi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Adana’da ise 15 yaşında uyuşturucu kullanmaya başlayan Fazıl S. (34), motosikleti ile geldiği köprüden nehre atladı. Fazıl S. suda kaybolurken, olay yerine gelen anne Aysel S. (61), “Bugün benim bayramım. Davul çalacağım, oğlum uyuşturucudan kurtuldu. Her gün 300 lira bulmaktan yorulmuştum. 15 yaşından beri oğlumla mücadele ediyorum. Götürmediğim, tedavi ettirmediğim yer kalmadı. Bu illetten kurtaramadım” diyerek gözyaşlarına boğuldu. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Türkiye’de üniversiteler, araştırma şirketleri ve düşünce kuruluşları bağımlılıkla ilgili ciddi çalışmalar yapmalı…</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Acil bağımlılık paradigmamızın oluşturulması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor.</span></p>
<p>Osman Atalay/yeniakit.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/uyusturucu-atesi-simdilik-annelerin-yuregini-yakiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
