<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Terör &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/teror/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Dec 2021 12:41:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Terör &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yörünge Muhabiri Mustafa Çalık’ın Yaşadıkları</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yorunge-muhabiri-mustafa-calikin-yasadiklari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yorunge-muhabiri-mustafa-calikin-yasadiklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2021 12:41:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[içişleri]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17986</guid>

					<description><![CDATA[Yetmişli yıllardaydı&#160;Tokat&#8217;ın Artova&#160;ilçesi kaymakamlığına yazı işleri müdürü alınacaktı ve bir kişi müracaat etmişti. Kaymakam da o kişiyi görevlendirmek istiyordu. O kişinin adli sicili temiz olmasına rağmen bir türlü onay alamıyordu kaymakam bey. Yasal hiç bir engeli yoktu ama devletteki kaydı (gençliğinde içinde bulunduğu kimi oluşumlar) sebebiyle&#160;kaymakam bey o kişinin atamasını yapamamıştı! 1990-2000 yılları arasında&#160;Yörünge&#160;adında bir haftalık dergi yayınlıyordum. Ünye temsilcimiz&#160;Mustafa Çalık&#160;Fatsa&#8217;da yanlış hatırlamıyorsam 1991 yılında yapılan İlyas Salman&#8217;ın da katıldığı devrimciler programını ve meydana gelen olayları izlemiş ve haber olarak dergimize göndermişti. 1998 yılında telefon etti. Askere gitmiş&#160;İzmir&#160;orduevinde görevlendirmişler ama hakkında devrimci diye bir bilgi notu sebebiyle başka yere vermek istiyorlarmış. Meğer Fatsa&#8217;da kabristanda çıkan olayları takipten dönerken yolda jandarma çevirmiş ve çocuğu devrimci diye fişlemişler. Beş vakit namazında dindar bir genç olan Mustafa benden Yörünge&#8217;de çalışıyor olduğunu belgeleyen bir faks göndermemi istedi. 28 Şubat uygulamalarının başladığı dönemdi, biz de yoğun biçimde takip ediliyor ve gözaltında tutuluyorduk, ona ,&#8221;Mustafa devrimci olarak kal! Ben faks geçersem bu kez irticacı damgası yersin.&#8221; dedim o da kabul etti.(Mustafa bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin) Bunları neden yazdım. Sabıkanız temiz olabilir yasal bir engel olmayabilir ama geçmişiniz kimi görevlere engel teşkil edebilir. Yerel seçimlerden önce&#160;CHP&#8217;nin HDP ile ittifakı&#160;her ne kadar resmi değilse &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yetmişli yıllardaydı&nbsp;<strong>Tokat&#8217;ın Artova</strong>&nbsp;ilçesi kaymakamlığına yazı işleri müdürü alınacaktı ve bir kişi müracaat etmişti. Kaymakam da o kişiyi görevlendirmek istiyordu. O kişinin adli sicili temiz olmasına rağmen bir türlü onay alamıyordu kaymakam bey. Yasal hiç bir engeli yoktu ama devletteki kaydı (gençliğinde içinde bulunduğu kimi oluşumlar) sebebiyle&nbsp;<strong>kaymakam bey o kişinin atamasını yapamamıştı!</strong></p>



<p>1990-2000 yılları arasında&nbsp;<strong>Yörünge</strong>&nbsp;adında bir haftalık dergi yayınlıyordum. Ünye temsilcimiz&nbsp;<strong>Mustafa Çalık</strong>&nbsp;Fatsa&#8217;da yanlış hatırlamıyorsam 1991 yılında yapılan İlyas Salman&#8217;ın da katıldığı devrimciler programını ve meydana gelen olayları izlemiş ve haber olarak dergimize göndermişti.</p>



<p>1998 yılında telefon etti. Askere gitmiş&nbsp;<strong>İzmir&nbsp;</strong>orduevinde görevlendirmişler ama hakkında devrimci diye bir bilgi notu sebebiyle başka yere vermek istiyorlarmış. Meğer Fatsa&#8217;da kabristanda çıkan olayları takipten dönerken yolda jandarma çevirmiş ve çocuğu devrimci diye fişlemişler.</p>



<p>Beş vakit namazında dindar bir genç olan Mustafa benden Yörünge&#8217;de çalışıyor olduğunu belgeleyen bir faks göndermemi istedi.</p>



<p>28 Şubat uygulamalarının başladığı dönemdi, biz de yoğun biçimde takip ediliyor ve gözaltında tutuluyorduk, ona ,&#8221;Mustafa devrimci olarak kal! Ben faks geçersem bu kez irticacı damgası yersin.&#8221; dedim o da kabul etti.<em>(Mustafa bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin)</em></p>



<p>Bunları neden yazdım.</p>



<p>Sabıkanız temiz olabilir yasal bir engel olmayabilir ama geçmişiniz kimi görevlere engel teşkil edebilir.</p>



<p>Yerel seçimlerden önce&nbsp;<strong>CHP&#8217;nin HDP ile ittifakı</strong>&nbsp;her ne kadar resmi değilse de aşikârdı. Seçim kazanıldığında elbette ki bunun bir karşılığı olacaktı diye yazmış ve söylemişizdir.</p>



<p>İçişleri Bakanı bütçe görüşmeleri sırasında terör irtibat/iltisaklı 557 kişinin İBB&#8217;ye alındığını açıkladığı zaman CHP cenahı &#8216;<strong>madem öyle neden tutuklamıyorsunuz&#8217;</strong>&nbsp;kabilinden çıkışlar yaptılar.</p>



<p>Nitekim&nbsp;<strong>İçişleri Bakanlığı</strong>&nbsp;aşağıdaki açıklamayı yaparak gereken işlemleri başlattığını duyurdu:</p>



<p>&#8220;İstanbul Büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşları ve şirketlerinde işbaşı yaptırılan personelden,&nbsp;<strong>455&#8217;inn PKK/KCK, 80&#8217;ninin DHKP-C, 20&#8217;sinin MLKP, 2&#8217;sinin MKQ, ayrıca bazılarının FETÖ</strong>&nbsp;ve diğer örgütleriyle iltisaklı/irtibatlı olduğu yönünde ihbar, şikayet ve elde edilen tespitler üzerine, konunun tüm yönleriyle soruşturulması için Bakanlığımızca özel teftiş başlatılmıştır.</p>



<p>Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;ne DİAYDER referansıyla PKK Terör örgütü irtibatlı ve iltisaklı kişilerin yerleştirildiğine yönelik İstanbul İl Jandarma komutanlığı tarafından yapılan tespitler sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamedeki iddia ve tespitler de bahse konu özel teftiş kapsamındadır. Kamuoyunu saygıyla duyurulur.&#8221;</p>



<p>Evet,&nbsp;<strong>&#8220;Devletse neden bir adım atmıyor&#8221;</strong>&nbsp;diyen CHP&#8217;ye devlet böyle cevap verdi ve gereken adımı attı.</p>



<p>Bunun üzerine CHP sızlanmaya başladı.</p>



<p>Bakan Soylu&nbsp;<strong>&#8220;Bizim kimsenin belediyesiyle işimiz yok. Biz terörle mücadele ile mükellefiz.&#8221;</strong>&nbsp;demesine rağmen CHP kanadı teftişten rahatsız olmuşa benziyor.</p>



<p>Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP&#8217;nin desteğini alabilmek için CHP&#8217;nin diyet ödediği anlaşılıyor.</p>



<p>Ama CHP&#8217;nin gözden kaçırdığı en önemli gerçek, Türkiye&#8217;de artık vesayet sisteminin bittiği ve&nbsp;<strong>CHP&#8217;nin düdüğünün ötmediğidir.</strong></p>



<p>Bu bir teftiştir. Sonucunu beklemek gerekir.</p>



<p>Kurumların mahkum ve engelli istihdamı kanun emridir.</p>



<p>Evet, terör iltisaklı birinin yasal engeli yoksa istihdam edilebilir ama durumuna uygun görevler verilmeli, halkı güvenlik konusunda endişeye sevk edecek görevlerde istihdam edilmesi hususunda hassas davranılmalıdır ve&nbsp;<strong>güvenlik soruşturması istenmelidir</strong>.</p>



<p>Suçlu birinin bile mahkemesi kesinleşmeden sabıka kaydı oluşturulmadığını biliyoruz. Dolayısıyla sabıka kaydı temiz diye terörle irtibatlı/iltisaklı birilerini işe alırsanız bu tür teftişlere hazır olacaksınız.</p>



<p>CHP kimseyi işten çıkarmayacağına dair namus sözü verdiği halde İBB binlerce çalışanı işinden etmiş onun yerine Kasım ayı sonu itibariyle isimleri AK Parti İBB Meclis Grubu tarafından tek tek tespit edilmiş&nbsp;<strong>45 bin 29 kişiyi işe almıştır</strong>.</p>



<p>Bakanlığa sadece 33 bin isim intikal etmiş, bakanlık onlardan ancak 12 bin kişinin incelemesini yapmış ve yukarda verilen 557 irtibat iltisak tespit edilmiştir.</p>



<p>Devlet elbette terörle mücadele bağlamında bu tasarrufu görmezden gelemez.</p>



<p>Hiç kimse, terör örgütüyle irtibatlı/iltisaklı olan birinin su ya da doğalgaz sayacını okumak için ikamet ettiği binaya girmesine razı olamaz. Ya da terörle irtibatlı/iltisaklı birinin İBB&#8217;deki önemli mevkileri işgal etmesini istemez.</p>



<p>İBB kendisine güveniyorsa buna itiraz etmemesi ve siyasi mesajlar vererek terörle mücadeleyi sulandırmaması gerekir.</p>



<p>İnşallah bu işin sonu&nbsp;<strong>İBB başkanını görevden almaya kadar uzanmaz</strong>.</p>



<p>İBB başkanının cilaları zaten dökülmeye başladı.</p>



<p>Bırakın süresini tamamlasın da halk o balonun nasıl söndüğünü gözleriyle görsün.</p>



<p>Görevden almak beceriksiz bir adamı kahraman yapmak demektir.</p>



<p>Aman ha!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yorunge-muhabiri-mustafa-calikin-yasadiklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FETÖ Terör Örgütü ve Türkçe</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/feto-teror-orgutu-ve-turkce/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/feto-teror-orgutu-ve-turkce/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Oct 2021 08:19:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17751</guid>

					<description><![CDATA[Fetöcüler yıllardır Türkçe öğretme görüntüsü altında kandırdı çoğunluğu…İhanetlerini de bu yolla kolayca gizlemeyi başardılar… Türkçe öğretmek veya öğrenmek adam olmak için yeterli olsaydı, üniversite sınavlarında Türkçe sorularının tamamını doğru yapıp en zirve üniversitelerde okuyanlar, 15 Temmuz alçak darbe girişiminde milletimize ait uçaklara binip milletimizi bombalayarak şehit ederler miydi? Bu sebeple bugüne kadar, bir elinin parmağıyla Türkçe öğretiyorum tabelasını gösterenlerin diğer eliyle ne iş çevirdiklerine bakarım hep! İnanmam boş sözlerine….Bu yüzden de ömrümde hiç aldanmadım bu konuda hamdolsun…. Çünkü bu söz bir milli görüşçü olarak ömrüm buyunca hiç değerli olmadı benim gözümde. 15 Temmuz ihanetinde yaşananlardan sonra olması mümkün müdür? Benim için önemli olan; Türkçe diliyle yalan konuşmayan, aldatmayan, kandırmayan, kumpas kurmayan, çelme takmayan, hile yapmayan haram yemeyen, yolsuzluğa bulaşmayan adam yetiştirilmesi önemlidir. Ahlaklı, kendisinden emin, önce ahlak ve maneviyat diyen, hak hukuka riayet eden, adaletli insanları yetiştirmek hangi dilde olursa olsun büyük kazanımdır. Türkçe ile ne öğretildiği önemlidir…İçeriği nedir? Bir yalancı, Türkçe ile ne öğretebilir öğrencisine? Profesyonel yalan konuşmayı değil mi? Ne işe yarar bu? Bir ahlaksız, Türkçe ile ne öğretebilir peki? Ahlaksızlığı değil mi? Bu yüzden her Türkçe öğretiyorum veya öğreniyorum diyenin kimden ne öğrendiğine bakarım… Öğreten kişinin her şeyden önce yaşam tarzıyla ahlakıyla örnek olmasının yanı sıra, güzel &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Fetöcüler yıllardır Türkçe öğretme görüntüsü altında kandırdı çoğunluğu…İhanetlerini de bu yolla kolayca gizlemeyi başardılar…</p>



<p>Türkçe öğretmek veya öğrenmek adam olmak için yeterli olsaydı, üniversite sınavlarında Türkçe sorularının tamamını doğru yapıp en zirve üniversitelerde okuyanlar, 15 Temmuz alçak darbe girişiminde milletimize ait uçaklara binip milletimizi bombalayarak şehit ederler miydi?</p>



<p>Bu sebeple bugüne kadar, bir elinin parmağıyla Türkçe öğretiyorum tabelasını gösterenlerin diğer eliyle ne iş çevirdiklerine bakarım hep! İnanmam boş sözlerine….Bu yüzden de ömrümde hiç aldanmadım bu konuda hamdolsun…. Çünkü bu söz bir milli görüşçü olarak ömrüm buyunca hiç değerli olmadı benim gözümde. 15 Temmuz ihanetinde yaşananlardan sonra olması mümkün müdür?</p>



<p>Benim için önemli olan; Türkçe diliyle yalan konuşmayan, aldatmayan, kandırmayan, kumpas kurmayan, çelme takmayan, hile yapmayan haram yemeyen, yolsuzluğa bulaşmayan adam yetiştirilmesi önemlidir.</p>



<p>Ahlaklı, kendisinden emin, önce ahlak ve maneviyat diyen, hak hukuka riayet eden, adaletli insanları yetiştirmek hangi dilde olursa olsun büyük kazanımdır.</p>



<p>Türkçe ile ne öğretildiği önemlidir…İçeriği nedir?</p>



<p>Bir yalancı, Türkçe ile ne öğretebilir öğrencisine? Profesyonel yalan konuşmayı değil mi? Ne işe yarar bu?</p>



<p>Bir ahlaksız, Türkçe ile ne öğretebilir peki? Ahlaksızlığı değil mi?</p>



<p>Bu yüzden her Türkçe öğretiyorum veya öğreniyorum diyenin kimden ne öğrendiğine bakarım…</p>



<p>Öğreten kişinin her şeyden önce yaşam tarzıyla ahlakıyla örnek olmasının yanı sıra, güzel Türkçemizi öğretme amacının ne olduğu da çok önemlidir…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/feto-teror-orgutu-ve-turkce/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasıl Bir İş Bu?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/nasil-bir-is-bu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/nasil-bir-is-bu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Firuz Türker]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 May 2021 15:36:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[siyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17271</guid>

					<description><![CDATA[İsrail Filistin&#8217;in üzerine kabus gibi çökmüş, Günlerdir Filistinlileri böcek gibi öldürüyor. Yetmedi evlerini, dükkanlarını başlarına yıkıyor.Dünya seyirci. Kimsenin çıtı çıkmıyor. Çıktığı zaman da Filistin&#8217;den yana değil, İsrail&#8217;den yana çıkıyor.Fanatik Yahudiler, ve İsrail ordusu, Filistinlileri öldürüp, yıldırıp, sindirerek topraklarına, evlerine, iş yerlerine el koyuyorlar. Filistinlileri yok edip onların yerine çökmek istiyorlar. Zaten ne kaldı ki; Gazze ile Batı Şeria. Filistinlileri oradan sürdükleri zaman bitecek mi sanıyorsunuz? Gözlerini Ürdün&#8217;e, Suriye&#8217;ye, Mısır&#8217;a, Irak&#8217;a, Türkiye&#8217;ye, İran&#8217;a çevirecekler.Arzı Mevud bahanesiyle Ortadoğu&#8217;yu işgal edecekler. Amerikan, Yeni Zelanda, Avustralya yerlilerine ne yaptılarsa şimdi de Ortadoğu&#8217;ya aynını yapmaya çalışıyorlar. Bu bir emperyalist-siyonist projedir. Ortadoğu&#8217;yu işgal projesi.Hani insan hakları savunucuları, hak ve özgürlükçüler, ulusların kendi kaderini tayin hakkı, BM kararları… Nerde? İsrail&#8217;in hiç birini iplediği yok. Tıpkı programlanmış bir robot gibi kör ve sağır bir şekilde kendisine çizilmiş hedefe doğru yürüyor. Kırıp dökerek; yakıp yıkarak; vurup öldürerek. Ona komuta eden Amerika da hiç kimseye aldırış etmeden arkasında duruyor. Aklıma BM de İsrail aleyhine alınan kararlara karşı oy kullanan üç ülke geliyor. ABD, İsrail ve Türkiye… Ya, ne günlerdi o günler.Hamas &#8216;terörist&#8217; peki ya tonlarla silah yığdıkları PKK… PKK &#8216;özgürlük savaşççısı&#8217; Hamas &#8216;terörist.PKK bomba patlatıyor, güdümlü füze kullanıyor, sivilleri vuruyor &#8216;özgürlük savaşçısı&#8217;Filistinliler mermiye taş atıyor &#8216;terörist&#8217;Aşağılık sahtekarlar sizi. Özgürlük ha…İnsan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İsrail Filistin&#8217;in üzerine kabus gibi çökmüş, Günlerdir Filistinlileri böcek gibi öldürüyor. Yetmedi evlerini, dükkanlarını başlarına yıkıyor.<br>Dünya seyirci.</p>



<p><br>Kimsenin çıtı çıkmıyor. Çıktığı zaman da Filistin&#8217;den yana değil, İsrail&#8217;den yana çıkıyor.<br>Fanatik Yahudiler, ve İsrail ordusu, Filistinlileri öldürüp, yıldırıp, sindirerek topraklarına, evlerine, iş yerlerine el koyuyorlar.</p>



<p><br>Filistinlileri yok edip onların yerine çökmek istiyorlar. Zaten ne kaldı ki; Gazze ile Batı Şeria. Filistinlileri oradan sürdükleri zaman bitecek mi sanıyorsunuz? Gözlerini Ürdün&#8217;e, Suriye&#8217;ye, Mısır&#8217;a, Irak&#8217;a, Türkiye&#8217;ye, İran&#8217;a çevirecekler.<br>Arzı Mevud bahanesiyle Ortadoğu&#8217;yu işgal edecekler. Amerikan, Yeni Zelanda, Avustralya yerlilerine ne yaptılarsa şimdi de Ortadoğu&#8217;ya aynını yapmaya çalışıyorlar. Bu bir emperyalist-siyonist projedir. Ortadoğu&#8217;yu işgal projesi.<br>Hani insan hakları savunucuları, hak ve özgürlükçüler, ulusların kendi kaderini tayin hakkı, BM kararları… Nerde?</p>



<p><br>İsrail&#8217;in hiç birini iplediği yok. Tıpkı programlanmış bir robot gibi kör ve sağır bir şekilde kendisine çizilmiş hedefe doğru yürüyor. Kırıp dökerek; yakıp yıkarak; vurup öldürerek. Ona komuta eden Amerika da hiç kimseye aldırış etmeden arkasında duruyor. Aklıma BM de İsrail aleyhine alınan kararlara karşı oy kullanan üç ülke geliyor. ABD, İsrail ve Türkiye… Ya, ne günlerdi o günler.<br>Hamas &#8216;terörist&#8217; peki ya tonlarla silah yığdıkları PKK…</p>



<p><br>PKK &#8216;özgürlük savaşççısı&#8217; Hamas &#8216;terörist.<br>PKK bomba patlatıyor, güdümlü füze kullanıyor, sivilleri vuruyor &#8216;özgürlük savaşçısı&#8217;<br>Filistinliler mermiye taş atıyor &#8216;terörist&#8217;<br>Aşağılık sahtekarlar sizi.</p>



<p><br>Özgürlük ha…<br>İnsan hakları ha…<br>Sizin ağzınızdaki her şey palavra.<br>Ya bizim içimizde olup da &#8216;Filistinliler zamanında topraklarını para karşılığı sattı&#8217; diyenler.</p>



<p><br>Şimdi ne oluyor peki?<br>İsrail satın aldığı yerlerden icra yoluyla Filistinlileri çıkarmaya mı çalışıyor?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/nasil-bir-is-bu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Başkanı İmamoğlu&#8217;na Soruşturma İzni Yok!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ibb-baskani-imamogluna-sorusturma-izni-yok/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ibb-baskani-imamogluna-sorusturma-izni-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 May 2021 07:41:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17244</guid>

					<description><![CDATA[İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;na, görevden alınan PKK ilişkili HDP&#8217;li Belediye Başkanlarına yaptığı ziyareti nedeniyle İçişleri Bakanlığından soruşturma izni istenmiş ama izin çıkmamıştır. Bana kalırsa, böylesine ciddi siyasi ve hukuki bir sorun, kabir ziyaretinde başkanın ellerini arkaya bağlaması ambalajının içine sokulunca sulanmış oldu ve siyasileşti… CHP, hayret edilecek biçimde böylesine önemli hukuki bir sorunu, sadece eli arkaya bağlamak üzerinden siyasi alana taşıyarak tartıştırmayı başardı… Ülkemizin siyasi anlamda sorunlarını temelde ikiye ayırmak mümkündür. Partiden partiye değişiklik göstermeyen ve üzerinde ittifak ettiğimiz temellerimiz ve varlık sebeplerimiz, bir de siyasi partilerin yetki ve ilgi alanlarına giren partiden partiye görüşlerin ve düşüncelerin değişikliğinin bereket getireceği konular… PKK bir terör örgütüdür. HDP ise siyasi ayağıdır ve terörle ilişkilidir. FETÖ&#8217;de en azılı ve sinsi olan terör örgütlerinden biridir. Bir de irili ufaklı olanlar var… İktidar ve muhalefet partileri terör tanımına nasıl bakmaktadırlar? Bu tanımlarda ittifak var mıdır? İttifak varsa, mahalli seçimler sonrasında her akşam televizyonlarda PKK ilişkili HDP güzellemeleri neyin nesidir? &#8220;HDP şu kadar oy almıştır&#8221; tezi üzerinden bazı partilerin yaptığı güzellemeleri inanın bir vatandaş olarak çok yanlış buluyorum. Güvenlik güçlerimiz bir taraftan canları pahasına silahlı teröristlerle amansız mücadele ediyorlar, öte yandan televizyonlarda siyasi partiler terörün siyasi ayağının önümüzdeki seçimlere etkisini konuşuyorlar. Ne çirkin bir yaklaşım bu! &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;na, görevden alınan PKK ilişkili HDP&#8217;li Belediye Başkanlarına yaptığı ziyareti nedeniyle İçişleri Bakanlığından soruşturma izni istenmiş ama izin çıkmamıştır.</p>



<p>Bana kalırsa, böylesine ciddi siyasi ve hukuki bir sorun, kabir ziyaretinde başkanın ellerini arkaya bağlaması ambalajının içine sokulunca sulanmış oldu ve siyasileşti…</p>



<p>CHP, hayret edilecek biçimde böylesine önemli hukuki bir sorunu, sadece eli arkaya bağlamak üzerinden siyasi alana taşıyarak tartıştırmayı başardı…</p>



<p>Ülkemizin siyasi anlamda sorunlarını temelde ikiye ayırmak mümkündür. Partiden partiye değişiklik göstermeyen ve üzerinde ittifak ettiğimiz temellerimiz ve varlık sebeplerimiz, bir de siyasi partilerin yetki ve ilgi alanlarına giren partiden partiye görüşlerin ve düşüncelerin değişikliğinin bereket getireceği konular…</p>



<p>PKK bir terör örgütüdür. HDP ise siyasi ayağıdır ve terörle ilişkilidir. FETÖ&#8217;de en azılı ve sinsi olan terör örgütlerinden biridir. Bir de irili ufaklı olanlar var…</p>



<p>İktidar ve muhalefet partileri terör tanımına nasıl bakmaktadırlar? Bu tanımlarda ittifak var mıdır? İttifak varsa, mahalli seçimler sonrasında her akşam televizyonlarda PKK ilişkili HDP güzellemeleri neyin nesidir? &#8220;HDP şu kadar oy almıştır&#8221; tezi üzerinden bazı partilerin yaptığı güzellemeleri inanın bir vatandaş olarak çok yanlış buluyorum.</p>



<p>Güvenlik güçlerimiz bir taraftan canları pahasına silahlı teröristlerle amansız mücadele ediyorlar, öte yandan televizyonlarda siyasi partiler terörün siyasi ayağının önümüzdeki seçimlere etkisini konuşuyorlar. Ne çirkin bir yaklaşım bu! Hem de &#8220;siz geçmişte yaptınız şimdi sıra bizde&#8221; gerekçesiyle…Bu nasıl bir duruş Allah aşkına!</p>



<p>Atatürkçü olduğunu iddia ederek çok sık aralıklarla anayasaya vurgusu yapan CHP başta olmak üzere millet ittifakı bileşenleri anayasanın üçüncü maddesini unuttular mı acaba?</p>



<p>&#8220;- Madde 3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe&#8217;dir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara&#8217;dır&#8221;.</p>



<p>HDP, ülkemizin bölünmesini ve parçalanmasını savunmuyor mu? İlişkili olduğunu açıkça söylediği PKK terör örgütü bu amacın silahlı mücadelesini vermiyor mu? Partiler yapamasa da vatandaşlar olarak bizler, teröre karşı çok açık bir duruş ortaya koymalıyız. Tüm partilerimizi, teröre karşı tutumları üzerinden yeniden tasnif etmeliyiz.</p>



<p>Bu duruşumuzu HDP&#8217;ye oy veren seçmen de görmelidir. Ülkemizin parçalanmasını savunan bir partiye oy vermenin siyasette hiçbir karşılığının olmadığını ve işe yaramadığını yine siyasi olarak ortaya koymalıyız. Ancak, bunu başta millet ittifakı partileri ve seçmenleri yapmalıdırlar.</p>



<p>Ülkemizin bölünmesini istemeyen vatandaşların oyu hepinize yeter de artar bile…Onların oyuna talip olmak yerine bölünmesini isteyen ve PKK ilişkili HDP&#8217;nin oylarına göz dikmek doğru mu? Hedef kitleniz bu kesim olmalıdır.</p>



<p>Anlaşılan o ki, terör sorununu da, partiler değil de vatandaşlar olarak bizler seçimler ve sandıklar üzerinden çözeceğiz. Parti tercihimizi de terör sorununa yaklaşımı merkeze koyarak öyle yapmalıyız…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ibb-baskani-imamogluna-sorusturma-izni-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaos Siyaseti</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kaos-siyaseti/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kaos-siyaseti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 May 2021 11:34:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kuytul]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17230</guid>

					<description><![CDATA[Salgın süreci toplumun genel sağlık durumunun yanı sıra psikolojisini ve bunun yanında davranışlarını da ciddi anlamda etkiledi. Yaklaşık yüz yılda bir tekrar eden olayı yaşamak toplumları gayrı ihtiyari olumsuz etkiliyor. Bunun en önemli sebebi ise tabii ki tecrübesizliktir. Evlere kapanıp kaldığımız şu günlerde size Salgın Edebiyatı yapmayacağım. Mümkün mertebe sizlere de bu konuda daha fazla konuşmamanızı tavsiye ederim. Sosyoloji Bilimi, Aile toplumu oluşturan en küçük yapı birimidir diye tanımlar. Birey ise bu en küçük yapının bir üyesidir. Dolayısıyla Sağlıklı Bir Toplum için Sağlıklı Bir Aile ve Sağlıklı Birey hedefleri bizler için kaçınılmaz doğrulardır. Akıllı ve Şuurlu nesiller yetiştirmek memleketimize vefanın bir gereğidir. Sosyal Medyanın yönlendirdiği bir dünya düzeninde toplumların çok ciddi bir şekilde manipüle edildiğine tanık oluyoruz. Öyle ki son Amerika Başkanlık Seçimlerinde Twitter sonuca etkide bulundu dersek abartmış olmayız. Yine Fransa ve Almanya’da geçtiğimiz günlerde Emekli Askerlerin Darbe mesajları Batı Dünyasının kendi tuzağına düşmesi diyebiliriz. Bir taraftan dünyayı karıştırma girişimleri devam ederken bir taraftan da kendi içlerinde bir çatışma ile karşı karşıyalar. Geçmişte bizim gibi Az Gelişmiş Ülkelerde yerli işbirlikçileriyle bizzat Darbe Girişimlerinde bulunan Sömürgeci Batı Devletleri bugün kendi silahları ile kendilerini vurmak durumunda kalıyorlar. Sömürgeci Batı gücünü kaybetmemek için ciddi mücadele veriyor diyebiliriz. Yakın tarihteki 12 Eylül 1980 &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Salgın süreci toplumun genel sağlık durumunun yanı sıra psikolojisini ve bunun yanında davranışlarını da ciddi anlamda etkiledi. Yaklaşık yüz yılda bir tekrar eden olayı yaşamak toplumları gayrı ihtiyari olumsuz etkiliyor. Bunun en önemli sebebi ise tabii ki tecrübesizliktir.</p>



<p>Evlere kapanıp kaldığımız şu günlerde size Salgın Edebiyatı yapmayacağım. Mümkün mertebe sizlere de bu konuda daha fazla konuşmamanızı tavsiye ederim. Sosyoloji Bilimi, Aile toplumu oluşturan en küçük yapı birimidir diye tanımlar. Birey ise bu en küçük yapının bir üyesidir. Dolayısıyla Sağlıklı Bir Toplum için Sağlıklı Bir Aile ve Sağlıklı Birey hedefleri bizler için kaçınılmaz doğrulardır. Akıllı ve Şuurlu nesiller yetiştirmek memleketimize vefanın bir gereğidir.</p>



<p>Sosyal Medyanın yönlendirdiği bir dünya düzeninde toplumların çok ciddi bir şekilde manipüle edildiğine tanık oluyoruz. Öyle ki son Amerika Başkanlık Seçimlerinde Twitter sonuca etkide bulundu dersek abartmış olmayız.</p>



<p>Yine Fransa ve Almanya’da geçtiğimiz günlerde Emekli Askerlerin Darbe mesajları Batı Dünyasının kendi tuzağına düşmesi diyebiliriz. Bir taraftan dünyayı karıştırma girişimleri devam ederken bir taraftan da kendi içlerinde bir çatışma ile karşı karşıyalar.</p>



<p>Geçmişte bizim gibi Az Gelişmiş Ülkelerde yerli işbirlikçileriyle bizzat Darbe Girişimlerinde bulunan Sömürgeci Batı Devletleri bugün kendi silahları ile kendilerini vurmak durumunda kalıyorlar. Sömürgeci Batı gücünü kaybetmemek için ciddi mücadele veriyor diyebiliriz.</p>



<p>Yakın tarihteki 12 Eylül 1980 Darbesi ve 15 Temmuz Darbe Girişimi, Batının içimizden satın aldığı siyasetçiler ve üniformalılarla yaptığı işbirliğinin en belirgin örneklerini oluşturmaktadır. Ülkenin siyasal ve ekonomik manada Kaos ortamına sürüklenmesi suretiyle Darbe için uygun zemin hazırlamak artık bilinen bir yöntem olmuştur.</p>



<p>Günümüzde batı orjinli Darbe Yapımcıları daha ciddi senaryo ve ortaklıklara ihtiyaç duymaya başladılar. Aslında Küfür Alemi eskimeyen düşmanlığını yine eskimeyen bir tuzak ile hayata geçirmek istiyordu.</p>



<p>Yüzyıl önce Sultan Abdulhamid Han’ı kendi milleti gözünde itibarsızlaştırma yöntemiyle deviren Küfür Ehli bugün aynı senaryoyu Erdoğan üzerinde uygulamaya çalışıyor. Müslüman olduğundan ve İmanından yana şüphe duymadığımız Erdoğan sadece Türkiye değil Ümmet Coğrafyasının bel bağladığı bir lider olma özelliği taşıyor.</p>



<p>Halkın ciddi teveccühüyle iktidara gelen Erdoğan Abdulhamid Han çizgisinde ilerlemekle beraber onun yaptığı hatalara düşmemeye özen gösteriyor.</p>



<p>Ancak sırf Erdoğan’a karşıt kitleler oluşturmak adına Türkiye’deki İslami Kesime Erdoğan Laikleşiyor diyorlar. Diğer taraftan Laik kesime ise Erdoğan Şeriat getirecek diyorlar. Erdoğan bu durumda sizce ne oluyor? Akıllı bir insan meselenin ne olduğunu buradan rahatlıkla anlayabilir. Kahpelik ibaresi bu durumda çok ama çok hafif kalıyor.</p>



<p>Karabağ’ı 30 yıllık Ermeni İşgalinden kurtaran ve Ayasofya’yı aslına rücu ettiren Erdoğan belli ki Küfür Ehlini ziyadesiyle kudurtmuş. Keza Alparslan Kuytul Taraftarlarının Gaziantep’te İtikafa girme bahanesiyle cami provokasyonuna müdahale eden polisler üzerinden Erdoğan’a yüklenmeleri bu sebeptendir.</p>



<p>Ben şahsen bugüne kadar Adana başta olmak üzere Türkiye’de İslami hiçbir organizasyonda veya etkinliklerde Furkan Vakfı olarak bilinen bu cemaati ve mensuplarını görmedim. Gören varsa lütfen ses versin. Normal zamanlarda camilerde namaz kılmayan hatta Diyanetin İmamlarının arkasında namaz kılmayı reddediyor. Ancak bu kısıtlama döneminde camilerde itikafa gireceklerini dile getiriyorlar.</p>



<p>Aynı Kuytul, Pkk Terör Örgütünün kamplarına Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığı operasyonlara şiddetle karşı çıkıyor. İnanmayanlar bu malum zatın videolarını Youtube kanalından izleyebilirler.</p>



<p>Erdoğan’ın Küreselcilere yönelik “One Minute ve Dünya 5’ten Büyüktür” ile başlayan çıkışları belli ki Siyonist Yapıyı gerçekten çileden çıkarmış. Osmanlı’nın geri dönüşü rüyası Batı Dünyasının en büyük korkuları olmuş diyebiliriz.</p>



<p>Küfür Ehli bunu çok iyi görüyor. Dahası Erdoğan karikatürlerde dahi dedesi Sultan Abdulhamid Han resmiyle özdeşleştiriliyor. Batı açık ve net bir şekilde Erdoğan önderliğinde Yeni Türkiye’nin Osmanlı Doktrinini hayata geçireceğine inanıyor ve dahası korkuyor!</p>



<p>Yüzyıl önce kazandığımız savaştan topraklar kaybettirerek bizi zayıf düşüren Vahşi Batı bugün Hasta Adam diye tanımladığı Osmanlı’nın yeniden küllerinden doğacağından yana önemli bir kaygı yaşıyor. Bu kaygı nedeniyle gelişen ve büyüyen Türkiye’yi nasıl yeniden kaotik bir döneme sürükleriz diye planlar yapıyorlar.</p>



<p>Her zamanki taktiği uygulamak üzere yola çıkıyorlar. Cumhuriyet tarihine yapmış olduğu devasa hizmetlerle adını yazdıran Erdoğan için yıpratma ve itibarsızlaştırma eylemlerini hayata geçiriyorlar.</p>



<p>Bırakın Alparslan Kuytul Taraftarlarını İslami Kimliğe sahip Saadet Partisi gibi oluşumların Darbe Sevici CHP ve HDP ile beraber hareket etmesi Erdoğan üzerine oynanan oyunun ne denli büyük olduğunu bizlere anlatıyor. Erdoğan Düşmanı Batı Alemi ile, bu ülkenin İslami, Milliyetçi ve Cumhuriyetçi Partilerinin tuhaf bir koalisyon kurmaları gerçekten manidar!</p>



<p>Amerikan Seçimlerini artık Türkiye ile ilgili politikalar belirliyor. Dahası seçim dönemi ABD Başkan adayı Bidon Kafalı Türkiye’deki aciz muhalefetten ve terör örgütleri FETÖ/PKK’dan destek istiyorlar. Yetmiyor Türkiye’deki muhalefetten dostlarımız diye bahsediyorlar.</p>



<p>Küfür Ehlinin Irak’ta Saddam Hüseyin ile başlattığı İslam Coğrafyasını işgal girişimi Mısır ve Libya örneklerinde olduğu gibi yine maalesef yerli işbirlikçileri ile gerçekleştirildi. Müslüman Akıllı ve Uyanık olmadığı sürece İslam Coğrafyasında bu işgaller ve zulümler sürecektir.</p>



<p>Bugün özellikle Mısır ve Libya Halkları yaşadıklarından ötürü bin pişmanlar. Ancak çok geç kaldılar. Çünkü içine düştükleri tuzağın farkına vardıklarında iş işten geçmişti diyebiliriz. Liderlerini yıkıp iktidardan edecek Sömürgeci Batı’nın ne yapacağını ve asıl amaçlarını anlayamamışlardı. Tıpkı Türkiye’de İslami Misyona sahip Saadet Partisi ve Milliyetçi İdeoloji mensubu İyi Parti gibi diyebiliriz.</p>



<p>Son günlerde Muhalefet Milletvekilleri ve liderleri İktidara doğrudan darbe mesajları verme yarışı içerisine girdiler. Bu ülkeye 40 yıldır çivi çakmamış sözde siyasetçiler Erdoğan ismini ağzına almadan evvel bir aynaya bakmalılar.</p>



<p>Emin olun bu cümleler kendilerine ait değil. Keza Türkiye’de Sol İdeoloji Kılıçdaroğlu Dönemi ile son bulmuştur diyebiliriz. Hiçbir seçim kazanmamasına rağmen Genel Başkanlık koltuğunu bırakmayan Diktatör Kemal, Erdoğan’a Diktatör diyecek kadar kişiliksiz bir siyaset gütmektedir.</p>



<p>Erdoğan bu ülkeyi Asırlık Prangalarından Kurtaran Liderdir. Bırakın yaptığı devasa hizmetleri ve icraatları bu bile başlı başına Umudun ismi olması için yeterlidir. Lütfen gözünüzü açın Batı Dünyası son yüzyılda Menderes, Erbakan ve Özal gibi yerli ve milli liderlere karşı yapılan saldırıların tamamından fazlasını Erdoğan karşısında gerçekleştiriyor.</p>



<p>Sözde Ermeni Soykırımına yönelik açıklamalar, Kıbrıs Meselesi, Ermenistan ve Karabağ Konusu, Uçak ve Helikopter Ambargoları, Terör Örgütlerine tam destekleri daha saymakla bitmez.</p>



<p>Ve aynı dönemde buna karşılık Erdoğan tarafından Savunma Sanayinde yerli üretime geçilmesi, IMF’e olan borçların bitirilmesi, Batık Bankalardan dolayı yapılan ödemeler, Batık Hazineyi Altın ve Dolar ile ayağa kaldırma.</p>



<p>Türkiye’nin uluslararası arenada kaybedilen itibarını yeniden kazandırılması gibi kutsi bir misyonu gerçekleştiren yine Erdoğan oldu. Şimdi kısır tartışmalar ile enerjimizi harcayacak bir zamanda değiliz. Hem de düşman top ve tüfekle tekmili birden saldırıya geçmiş durumdayken.</p>



<p>Sağcısıyla Solcusuyla bu ülkenin her ferdi Salgın Dönemi verilen hizmet ve yapılan insanüstü çaba ile Erdoğan’a saygı duyuyor. Ülkesine Hizmet etmek yerine iktidar ihtirası ile iktidara giden her türlü yolu mübah gören aciz muhalefeti ise Yüce Türk Milletine havale ediyorum.</p>



<p>Düşman Askeri bu topraklara girdiğinde Ne Türk, Ne Kürt, Ne Arap Nede başka bir unsura bakmayacak. Kurtuluş Savaşı bunun en güzel örneğidir. <strong>Vatan Toprağı Namustur</strong>. Bu topraklarda Gavur Postalı isteyen var mı aranızda? Bunu bilmeyenlere hatırlatmakta fayda var!</p>



<p>Selam ve dua ile…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kaos-siyaseti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HDP&#8217;ye Kapatma Davası</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/hdpye-kapatma-davasi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/hdpye-kapatma-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Firuz Türker]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2021 08:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kapatma]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16990</guid>

					<description><![CDATA[Ben parti kapatmalara karşıyım. Ne var ki kayıtsız şartsız değil. Bir parti siyasi nedenlerle kapatılmak isteniyorsa bu doğru değildir. Bunun örneği 2008 de AK Partiye, hem de tek başına iktidarda olduğu bir dönemde açılan kapatma davasıdır. Fakat bir parti, geçerli yasalara ısrarla uymuyor, onları ha bire kadükleştirmeye çalışıyorsa, hele bir de silahla iktidar olmayı ya da başka bir şeyi amaçlıyorsa kapatılması istenebilir. Böyle bir durumda o partinin kapatılması değil, kapatılmaması demokrasiye ihanettir.Ne yani demokratik düzen, kendisini yıkmak isteyenlere karşı kendini korumayacak mı. Dava iddianamesi hakkında az çok fikir edindim. Oradaki iddialar yenir yutulur gibi değil. Çoğu da doğru. HDP Kendisini mahkemede savunsun. Ben bunları yapmadım uydurdular desin. Ya da bu yaptıklarım suç teşkil etmez demokratik haktır desin. Desin bakalım diyebiliyorsa. Dünyanın neresinde kalaşnikof resimleriyle süslenmiş bir kürsüyle miting yapmak demokratik haktır. Bütün bunlara rağmen ben bu konunun artık hukuki bir konu olduğuna inanırım. Mahkeme orada. HDP Hukukun arkasından dolanmayı tercih etmeyip de mahkeme karşısında eylemlerini mertçe ve yüreklice savunabilecek, bunların demokrasiye sığdığını iddia edebilecek mi. HDP çıkıp, biz yasal ve demokratik bir partiyiz, her türlü terör eylemine karşıyız, siyasi mücadeleye silah gölgesi düşürülmesini onaylamıyoruz, silahla iktidar değiştirilmesini, ülkenin bir parçasının devletin egemenliğinden koparılmasını demokratik bulmuyoruz desin bakalım diyebiliyor mu? Konunun &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ben parti kapatmalara karşıyım. Ne var ki kayıtsız şartsız değil. Bir parti siyasi nedenlerle kapatılmak isteniyorsa bu doğru değildir. Bunun örneği 2008 de AK Partiye, hem de tek başına iktidarda olduğu bir dönemde açılan kapatma davasıdır. Fakat bir parti, geçerli yasalara ısrarla uymuyor, onları ha bire kadükleştirmeye çalışıyorsa, hele bir de silahla iktidar olmayı ya da başka bir şeyi amaçlıyorsa kapatılması istenebilir. Böyle bir durumda o partinin kapatılması değil, kapatılmaması demokrasiye ihanettir.Ne yani demokratik düzen, kendisini yıkmak isteyenlere karşı kendini korumayacak mı.</p>



<p>Dava iddianamesi hakkında az çok fikir edindim. Oradaki iddialar yenir yutulur gibi değil. Çoğu da doğru. HDP Kendisini mahkemede savunsun. Ben bunları yapmadım uydurdular desin. Ya da bu yaptıklarım suç teşkil etmez demokratik haktır desin. Desin bakalım diyebiliyorsa. Dünyanın neresinde kalaşnikof resimleriyle süslenmiş bir kürsüyle miting yapmak demokratik haktır.</p>



<p>Bütün bunlara rağmen ben bu konunun artık hukuki bir konu olduğuna inanırım. Mahkeme orada. HDP Hukukun arkasından dolanmayı tercih etmeyip de mahkeme karşısında eylemlerini mertçe ve yüreklice savunabilecek, bunların demokrasiye sığdığını iddia edebilecek mi. HDP çıkıp, biz yasal ve demokratik bir partiyiz, her türlü terör eylemine karşıyız, siyasi mücadeleye silah gölgesi düşürülmesini onaylamıyoruz, silahla iktidar değiştirilmesini, ülkenin bir parçasının devletin egemenliğinden koparılmasını demokratik bulmuyoruz desin bakalım diyebiliyor mu?</p>



<p>Konunun özü budur. İş artık yargının konusudur ve hukuk yoluyla çözülecektir. Hiç kimse yargı kararını şimdiden hukuk yerine laf cambazlıklarıyla etkilemeye kalkmasın. Yok bu işler olalı şu kadar yıl olmuş da; yok batının nezdinde güç duruma düşermişiz de; yok parti kapatmak hoş bir şey değilmiş de. Bu &#8216;uyanıklar&#8217; bilmiyor mu ki artık polis ve yargı 30-40 yıllık dosyaları yeniden açıp katilleri açığa çıkarıyor. Yani zaman geçmiş diye yapılanlar yapanın yanına kar mı kalacak. 12 Eylül darbecileri 31 yıl sonra yargılandı.</p>



<p>Batıya gelince. Onların demokrasiden dolayı endişelendikleri yalandır. Öyle olsa Sisi&#8217;ye kırmızı halılar sermezlerdi. PKK Batının, özelde ABD nin ve onun hınk deyicisi AB nin Türkiye&#8217;ye yönelik aparatıdır. Tıpkı FETÖ Gibi. HDP de PKK nın yasallık kisvesi altındaki siyasi koludur. Bunun böyle olduğunu söyleyenler bizzat HDP lilerdir. Ayhan Bilgen&#8217;dir, Altan Tan&#8217;dır. HDP milletvekili listelerinin de, belediye başkan ve meclis üyesi adaylarının da Kandil&#8217;den belirlendiğini söyleyenler kendileridir.HDP liler Kandil&#8217;den onay almayan birinin aday olabildiğini söylesinler bakalım söyleyebilecekler mi? Bakalım Kandil&#8217;in vetosuna rağmen aday olan biri var mı? Varsa açıklasınlar. HDP Büroları PKK ya eleman devşirme merkezleri gibi çalışmaktadır.</p>



<p>Batı şimdi böyle bir aparatı kaybetmenin telaşıyla demokrasi vurgusu yapıyor. Dertleri demokratik olmayan bir davranışı engellemek değildir. Öyleydi madem de FETÖ darbe girişimine neden hiç ses etmediler? Tam tersine hala FETÖ şürekasına kol kanat germekteler? Nasırlarına basılmıştır. Şimdi hepsi birden hopluyor. Yerli işbirlikçiler de onlarla birlikte hopluyor.</p>



<p>Yeniden parti kurarlarmış. Kursunlar zaten. Belki bu pervasızlıklarını bırakır, demokratik rejime saygılı bir siyaset yürütme nedametini gösterirler. Öyle &#8216;gelir kaçak çayını içer gider&#8217; küstahlık ve had bilmezliğinin yanlış olduğunu kavrar da kendilerini dev aynasında görmekten vazgeçerler. Bu işlerin yalanla, riyayla, barış istiyormuş gibi görünüp de terörizme altyapı oluşturmaya çalışmakla olmayacağını anlarlar.</p>



<p>Hak adalet neyse yerini bulacak. Her meselede hukuk hukuk diye konuşanlar bu kez de hukukun gereğine saygı gösterecek. Devlet Bahçeli ya da bir başkası istedi diye değil, hukuk inanırsa kapatma dahil gerekli cezaları verecek. Asıl demokratik olan budur. Böyle önemli bir siyasi aparatı kurtarma telaşı ile sudan sebepler, bahaneler uydurup işi sulandırmaksa hukuka da, demokrasiye de hiç inanmıyor olmanın, rol yapıyor olmanın kanıtıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/hdpye-kapatma-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Nasıl Muhalefet?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bu-nasil-muhalefet/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bu-nasil-muhalefet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2021 07:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16982</guid>

					<description><![CDATA[PKK ilişkili HDP olmasa, millet ittifakının Cumhurbaşkanı seçtirmesi ve parlamento çoğunluğu kazanması mümkün müdür? Peki, böyle bir yönetim ülkemizin hayrına mı? Bir vatandaş olarak derim ki; asla! CHP&#8217;nin çok uzun süreden beri PKK ilişkili HDP&#8217;ye açıktan sahip çıkması onu müdafaa etmesi, hem de bu ilişkisini zora sokmasına rağmen şimdiye kadar ona &#8220;terör örgütüyle ilişkini kes&#8221; diyememesi muhalefet midir? İyi Parti&#8217;nin de şimdiye kadar en tutarlı ve sağlam gerekçesi &#8220;madem ki HDP terör örgütü ile ilişkilidir, o halde neden kapatmıyorsunuz ve hazineden yardım almasına fırsat veriyorsunuz&#8221; itirazı değil miydi? Davutoğlu, Karamollaoğlu ve Babacan&#8217;ın da gerekçeleri aşağı yukarı aynı değil miydi? Sanısınız ki bu itirazlarıyla onlar samimi olarak, PKK ilişkili HDP&#8217;yi etkisiz hale sokmak ve tasfiye etmek istemektedirler değil mi? Ak Parti kapatmaya karşı olmasına rağmen tam da muhalefetin istediği oldu…HDP hakkında kapatma davası açıldı. Çünkü yargı bağımsızdır. Buna karşılık ne oldu size böyle? Her biriniz demokrasi ve özgürlük kavramının arkasına sığınarak PKK ilişkili HDP&#8217;yi müdafaa etme gafletine düştünüz. Siz bu zavallı halinizle bir vatandaş olarak bana güven verdiğinizi mi sanıyorsunuz? Kapatma konusu yargının konusu olmasına rağmen Ak Parti&#8217;yi, PKK ilişkili HDP&#8217;yi kapatmamakla suçluyordunuz değil mi? Size göre bu iş Ak Parti&#8217;nin işiyse şimdiki gözyaşlarınız, üzüntünüz, kahrınız niye? Yargı dava açınca da &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>PKK ilişkili HDP olmasa, millet ittifakının Cumhurbaşkanı seçtirmesi ve parlamento çoğunluğu kazanması mümkün müdür?</p>



<p>Peki, böyle bir yönetim ülkemizin hayrına mı? Bir vatandaş olarak derim ki; asla!</p>



<p>CHP&#8217;nin çok uzun süreden beri PKK ilişkili HDP&#8217;ye açıktan sahip çıkması onu müdafaa etmesi, hem de bu ilişkisini zora sokmasına rağmen şimdiye kadar ona &#8220;terör örgütüyle ilişkini kes&#8221; diyememesi muhalefet midir?</p>



<p>İyi Parti&#8217;nin de şimdiye kadar en tutarlı ve sağlam gerekçesi &#8220;madem ki HDP terör örgütü ile ilişkilidir, o halde neden kapatmıyorsunuz ve hazineden yardım almasına fırsat veriyorsunuz&#8221; itirazı değil miydi? Davutoğlu, Karamollaoğlu ve Babacan&#8217;ın da gerekçeleri aşağı yukarı aynı değil miydi?</p>



<p>Sanısınız ki bu itirazlarıyla onlar samimi olarak, PKK ilişkili HDP&#8217;yi etkisiz hale sokmak ve tasfiye etmek istemektedirler değil mi?</p>



<p>Ak Parti kapatmaya karşı olmasına rağmen tam da muhalefetin istediği oldu…HDP hakkında kapatma davası açıldı. Çünkü yargı bağımsızdır. Buna karşılık ne oldu size böyle? Her biriniz demokrasi ve özgürlük kavramının arkasına sığınarak PKK ilişkili HDP&#8217;yi müdafaa etme gafletine düştünüz. Siz bu zavallı halinizle bir vatandaş olarak bana güven verdiğinizi mi sanıyorsunuz?</p>



<p>Kapatma konusu yargının konusu olmasına rağmen Ak Parti&#8217;yi, PKK ilişkili HDP&#8217;yi kapatmamakla suçluyordunuz değil mi? Size göre bu iş Ak Parti&#8217;nin işiyse şimdiki gözyaşlarınız, üzüntünüz, kahrınız niye?</p>



<p>Yargı dava açınca da bu defa Ak Parti böyle istedi iddiasını dillendirmeye başladınız. Sahi siz kimsiniz, nesiniz ve ne yapmak istiyorsunuz?</p>



<p>Oysa PKK ilişkili HDP&#8217;yi kapatmak yargı yoluyla değil siyaset yoluyla olmalıdır. Çünkü yargı yoluyla olursa geçmişten örnekleri olduğundan sorun çözülmemektedir ve daha da büyümektedir. Ak Parti üzerine düşeni yaparak HDP&#8217;yi Güneydoğuda sandıklarda köşeye sıkıştırmış gücünü iyice azaltmıştır. İstanbul ve diğer yerlerde sırf seçim kazanmak için yapılan PKK ilişkili HDP ittifakı teröre ne yazık ki yeniden can suyu olmuştur.</p>



<p>Terör ortak paydamız olarak ne amaçla olursa olsun gündelik siyasetin konusu olmamalıdır.Bu durum, Ak Parti&#8217;nin devletimizin güvenlik güçleriyle dağda bombalayıp imha ettiklerinin siyasi uzantılarına, şehirde kucak açma ve alan genişletme faaliyeti halini almıştır? Sahi siz nasıl muhalefetsiniz böyle?</p>



<p>Bunca olup bitenden sonra yüksek sesle &#8220;PKK ilişkili HDP ile hiç bir çalışmamız olmayacak&#8221; diyerek haykırmayacak mısınız?</p>



<p>Mısır&#8217;la ilişkiler de öyle…</p>



<p>&#8220;Neden kavgalıyız?&#8221; diyerek sorup durdunuz…</p>



<p>Mısır&#8217;la bir şekilde siyasi ilişkimiz başladı. Bu defa da bozulması için yeniden eski defterleri açıp ileri geri bir sürü söz söylemektesiniz. Yaranın kabuğunu koparmayı siyaset yapmak mı sanıyorsunuz? Ak Parti&#8217;nin bugüne kadar yaptığı hata ise sizin bundan sonra kavganın devamı için verdiğiniz mücadele nedir? Muhalefet etmek mi?</p>



<p>Yapmayın! Bari bu iki konuda milli olun ne olursunuz!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bu-nasil-muhalefet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HDP İktidar Olacak Öyle mi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/hdp-iktidar-olacak-oyle-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/hdp-iktidar-olacak-oyle-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2021 10:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16777</guid>

					<description><![CDATA[İstenen bu mudur? Tartışmalara bakar mısınız…? Bana kalırsa İstanbul seçimlerinin en kazançlı partisi HDP olmuştur. Hem de PKK terör örgütüyle arasına mesafe koyma ihtiyacı hissetmeden, devletimizin bölünmez bütünlüğünü fırsat bulduğunda tartışmaya açmaya devam etmesine rağmen CHP,İyi Parti, dolaylı yollardan Saadet Partisi başta olmak üzere oluşturulan birliğin doğal üyesi haline gelerek kendini iyice koruma altına almıştır. Terör sorunu bu haliyle siyasileşerek çok büyümüştür. Millet İttifakını oluşturan partilerin HDP ile yeni ittifaklarının meşruiyetini, Ak Parti&#8217;nin geçmişte uyguladığı ve bana göre de siyasi manada ülkemizin geleceği açısından karşılığını aldığı çözüm sürecinden aldıklarını söylüyorlar. Oysa o dönemde şiddetle karşıydılar çözüm sürecine. Şimdi de yeni bir çözüm sürecini HDP ile birlikte kendilerinin uygulayacağını söylemektedirler. Oysa bu konuyla ilgili Ak Parti yönetiminde olan devletimiz denemesini yapmış ve de HDP&#8217;nin kasıtlı hataları yüzünden başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu karar Ak Parti&#8217;nin değil, devletimizin bütün kurumlarıyla verdiği kararıdır. Bir tecrübe aynı kötü sonucu vereceğinden bir daha asla denenemez. Terör örgütü başının mektubunun devlet televizyonundan okunması duygusal olarak bakılırsa anlaşılmaz. Akılla okunması gerekir. Şayet Ak Parti dağda PKK ile mücadelesini bırakıp bu mektubu okutsaydı eleştiriler haklı olabilirdi. Ama PKK&#8217;yı bitirme noktasına getiren güvenlik güçlerimizin mücadelesini veren Ak Parti ve idare ettiği devlet kurumlarımızın mektup okunması halinde örgüt içinde parçalanmalara ayrışmalara neden &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İstenen bu mudur?</p>



<p>Tartışmalara bakar mısınız…?</p>



<p>Bana kalırsa İstanbul seçimlerinin en kazançlı partisi HDP olmuştur. Hem de PKK terör örgütüyle arasına mesafe koyma ihtiyacı hissetmeden, devletimizin bölünmez bütünlüğünü fırsat bulduğunda tartışmaya açmaya devam etmesine rağmen CHP,İyi Parti, dolaylı yollardan Saadet Partisi başta olmak üzere oluşturulan birliğin doğal üyesi haline gelerek kendini iyice koruma altına almıştır. Terör sorunu bu haliyle siyasileşerek çok büyümüştür.</p>



<p>Millet İttifakını oluşturan partilerin HDP ile yeni ittifaklarının meşruiyetini, Ak Parti&#8217;nin geçmişte uyguladığı ve bana göre de siyasi manada ülkemizin geleceği açısından karşılığını aldığı çözüm sürecinden aldıklarını söylüyorlar. Oysa o dönemde şiddetle karşıydılar çözüm sürecine. Şimdi de yeni bir çözüm sürecini HDP ile birlikte kendilerinin uygulayacağını söylemektedirler. Oysa bu konuyla ilgili Ak Parti yönetiminde olan devletimiz denemesini yapmış ve de HDP&#8217;nin kasıtlı hataları yüzünden başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu karar Ak Parti&#8217;nin değil, devletimizin bütün kurumlarıyla verdiği kararıdır. Bir tecrübe aynı kötü sonucu vereceğinden bir daha asla denenemez.</p>



<p>Terör örgütü başının mektubunun devlet televizyonundan okunması duygusal olarak bakılırsa anlaşılmaz. Akılla okunması gerekir. Şayet Ak Parti dağda PKK ile mücadelesini bırakıp bu mektubu okutsaydı eleştiriler haklı olabilirdi. Ama PKK&#8217;yı bitirme noktasına getiren güvenlik güçlerimizin mücadelesini veren Ak Parti ve idare ettiği devlet kurumlarımızın mektup okunması halinde örgüt içinde parçalanmalara ayrışmalara neden olacağını öngörmüşlerse-sonuç verip vermediği ayrı bir tartışma konusu- akıl böyle bir mektubun okunmasını söyler…</p>



<p>Önemli olan husus şudur. Ak Parti politikaları sayesinde köşeye sıkışan HDP ve de güvenlik güçlerimizin dağdaki teröristlerle yoğun mücadelesi HDP&#8217;yi millet ittifakının içine sığınmaya mecbur etmiştir. Tarafları da rahatsız eden bu birliktelik ne HDP&#8217;nin içinde ne de İyi Parti&#8217;nin içine sinmiş değildir. Birbirinin varlık sebepleri olan partilerin bir araya gelmeye mecbur olmaları demokratik açıdan çok büyük bir sorundur. Çünkü birlikte üretmezler sadece yıkıp tahrip ederler. Vatan aşkını yüreğine kazımış İyi Partili bazı milletvekilleri bu durumdan son derece rahatsızdırlar…</p>



<p>Özellikle CHP&#8217;nin HDP ile birlikteliği meşru hale getirme gayretleri de gözden kaçmamaktadır. Demirtaş&#8217;ın tiyatrosuna gitmek ve orada omuz omuza poz vermek de PKK ile ilişkisini kesmediğini söyleyen HDP&#8217;yi meşrulaştırma ve güzelleme sembolü olmuştur.</p>



<p>Bu durum 28 Şubat 1997 yılının şartlarına benzetilmeye çalışılmaktadır. Oyun aynıdır. O gün vesayet sistemi &#8220;İrtica PKK&#8217;dan daha tehlikelidir&#8221; demiştir. Bununla asıl tehlike PKK ve FETÖ&#8217;yü kamufle etmişlerdir. İrticanın kaynağı da Refah Partisi&#8217;dir öyle ise Refah Partisi PKK&#8217;dan daha tehlikelidir saçmalığını dillendiriyorlardı. Düşmanca yaklaşımın düşüncesi, Refah Partisi iktidara gelmesin de ne olursa olsun idi.</p>



<p>28 Şubat düşüncesi bugün de,&#8221; Ak Parti ve Lideri Erdoğan iktidardan düşsün de gerekirse ülke batsın&#8221; düşmanlığı ve öfkesi haline gelmiştir. Düşünebiliyor musunuz? Millet ittifakı HDP&#8217;siz iktidar olmaz. CHP&#8217;nin sözcülerinin her defasında HDP güzellemeleri yapmak durumunda kalmaları bu nedenden dolayıdır. Erdoğan ve Ak parti gelmesin de HDP iktidar ortağı olsun öyle mi? Birbirinin zıddı olan tüm partiler bir araya Erdoğan&#8217;ı indirmek için gelecekler. Peki hizmet adına ne yapacaklar veya ne üretecekler? Olsun! Erdoğan gitsin de hizmet de olmasın öyle mi? İktidar nasıl olursa olsun öyle mi? Bu ne kadar öfkeli ve düşmanca bir tutum!</p>



<p>Öfke üzerinden insanları koordine ederek ülkemize çok büyük zarar verecek ve tahrip edecek bir sonuç da alabilirler. Ne yazık ki, bu şekilde öfkeli duygularına mağlup olmuş bir topluluk da meydana getirmeyi başardılar. Bu topluluğun başına bir lider aramaktadırlar. Bu lideri sırasıyla, Kemal Kılıçdaroğlu, Mustafa Sarıgül, Muharrem İnce, şimdi de İmamoğlu olarak düşünmektedirler. Bunun benzerini 28 şubatta yapmışlardı ve büyük huzursuzluk meydan getirmişlerdi.</p>



<p>Oysa doğal olanı, toplulukların karizması, fikirleri, projeleri , ufku, basiret feraset ve uygulama beceriyle lider etrafına toplanmalarıdır. Ama burada birbirinden dağınık bir çok legal illegal guruplar bir araya getirilip başına bir lider monte edilmek istenmektedir. Buna bizler alabildiğince, gücümüz yettiği kadarıyla geceli gündüzlü karşı duracağız. Biz 28 Şubat 1997 yılından bu tiyatroyu biliyoruz.</p>



<p>Şehitlerimize rahmet diliyorum. Başımız sağ olsun…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/hdp-iktidar-olacak-oyle-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peki Kim Öldürttü?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/peki-kim-oldurttu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/peki-kim-oldurttu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Firuz Türker]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2021 16:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16749</guid>

					<description><![CDATA[PKK 13 vatandaşımızı elleri bağlı olarak kafalarına kurşun sıkarak canice katletti. Onlara Allah&#8217;tan rahmet, ailelerine sabır, tüm Türkiye&#8217;ye baş sağlığı diliyorum. PKK nın ve onu aklama çabası içinde olanların &#8216;bombalamada öldüler, bilinçli olarak bombalamayla imha edildiler&#8217; söylemine karşı canlı ele geçirilen iki teröristin ifadesine göre ise &#8216;mağara sorumlusu&#8217; tarafından infaz edildiler. PKK bu. Bir terör örgütü. Ya sivilleri katleder, ya pusu kurar, ya halk arasında bomba patlatır. Sıkıştırılmadan göğüs göğse çatışmaya girdiği yoktur. Çünkü buna gücü ve cesareti yoktur. Bunun böyle olduğu Suriye harekatlarında görülmüştür. Kaçırdıkları gariban çocukları asker karşısında ölüme terk edip apar topar savaş alanından kaçmışlardır. Bu savaş biçimine de &#8216;gerillacılık&#8217; diyorlar. PKK ve HDP sözcüleri &#8216;esir&#8217; diyorlar. Esiri böyle elleri bağlı infaz etmek var mı peki savaş raconunda. Bu olay bana Vietnam&#8217;da Amerikan kuklası bir güneyli generalin bir Vietkong gerillasını benzer şekilde infaz eden yazıma eklediğim fotoğrafı hatırlattı Artık apaçık ortaya çıkmıştır ki PKK bu haince işleri Amerikan talimatıyla yapmaktadır. Ondan para, silah, teçhizat ve talimat almaktadır. Aslında savaştığımız PKK değil, Amerika&#8217;dır. Daha doğrusu Amerika&#8217;nın paralı askerleridir. PKK, Kürt çocuklarını, bir Kürt rüyası uğruna değil, Amerika ve İsrail&#8217;in çıkarları uğruna gözünü kırpmadan ölüme göndermektedir. O gençleri ayda 200-300 dolar uğruna köle etmektedir. Amerikalılardan onlar için aldığı paranın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>PKK 13 vatandaşımızı elleri bağlı olarak kafalarına kurşun sıkarak canice katletti. Onlara Allah&#8217;tan rahmet, ailelerine sabır, tüm Türkiye&#8217;ye baş sağlığı diliyorum.<br></p>



<p>PKK nın ve onu aklama çabası içinde olanların &#8216;bombalamada öldüler, bilinçli olarak bombalamayla imha edildiler&#8217; söylemine karşı canlı ele geçirilen iki teröristin ifadesine göre ise &#8216;mağara sorumlusu&#8217; tarafından infaz edildiler. PKK bu. Bir terör örgütü. Ya sivilleri katleder, ya pusu kurar, ya halk arasında bomba patlatır. Sıkıştırılmadan göğüs göğse çatışmaya girdiği yoktur. Çünkü buna gücü ve cesareti yoktur. Bunun böyle olduğu Suriye harekatlarında görülmüştür. Kaçırdıkları gariban çocukları asker karşısında ölüme terk edip apar topar savaş alanından kaçmışlardır. Bu savaş biçimine de &#8216;gerillacılık&#8217; diyorlar.<br></p>



<p>PKK ve HDP sözcüleri &#8216;esir&#8217; diyorlar. Esiri böyle elleri bağlı infaz etmek var mı peki savaş raconunda. Bu olay bana Vietnam&#8217;da Amerikan kuklası bir güneyli generalin bir Vietkong gerillasını benzer şekilde infaz eden yazıma eklediğim fotoğrafı hatırlattı</p>



<p>Artık apaçık ortaya çıkmıştır ki PKK bu haince işleri Amerikan talimatıyla yapmaktadır. Ondan para, silah, teçhizat ve talimat almaktadır. Aslında savaştığımız PKK değil, Amerika&#8217;dır. Daha doğrusu Amerika&#8217;nın paralı askerleridir. PKK, Kürt çocuklarını, bir Kürt rüyası uğruna değil, Amerika ve İsrail&#8217;in çıkarları uğruna gözünü kırpmadan ölüme göndermektedir. O gençleri ayda 200-300 dolar uğruna köle etmektedir. Amerikalılardan onlar için aldığı paranın tamamını onlara verdiğini de hiç sanmıyorum. Tıpkı FETÖ nün &#8216;himmet&#8217; uygulaması gibi çoğuna &#8216;örgüt&#8217; adına el koymaktadır.</p>



<p>Amerikalının canı kıymetlidir. Üstelik askersel maiyeti de fazladır. Özel savaş firmalarını da kullanmıştır ama onun maliyeti daha yüksektir. Gariban Kürt gençleri öyle mi ya… Üstelik özellikle Suriye&#8217;dekiler sahipsizdir. Evleri basıp aileyi tehdit ederek küçük yaşta dahi olsa çocuklarını almak kolaydır. Amerika bunları sadece kendi adına ve de Türkiye&#8217;yekarşı DEAŞ bahanesiyle savaştırmakla kalmamaktadır. Aynı zamanda uyuşturucu trafiğini de bunlar aracılığıyla yaptırmaktadır. Böylece sıcak kestaneleri hiç dokunmadan torbasına koyabilmektedir.</p>



<p>Amerikalılar bu gerçekleri gizlemiyor da üstelik. Hillary Clinton başkan adaylığı propagandasında &#8216;Suriye&#8217;de Kürtleri silahlandırıp DEAŞ ı onlarla yeneceğiz&#8217; diye açıkça söylemişti. Biden da benzer şeyler söylüyor. Kürtler diyor. Türkiye&#8217;ye &#8216;yaptıklarını ödetmekten&#8217; söz ediyor. Onun sözcüsü Blinken Türkiye için sanki kendileri çok sağlam müttefikmiş gibi &#8216;sözde&#8217; müttefik diyor. Bunların &#8216;Kürtler&#8217; dedikleri gerçek Kürtler değildir. PKK nın içinde pek çok Kürt olmayan, hatta pek çok &#8216;yabancı savaşçı&#8217; (siz bunu uluslararası terörist anlayın) vardır. Aslında PKK nın Kürtlere ettiği zulmü bizzat Esad bile etmemiştir. 6-8 Ekim olayları bunun en açık kanıtıdır. O doymak bilmez vahşilikleriyle katlettiklerinin hemen hepsi kendilerinden olmayan Kürtlerdir.</p>



<p>Bu katliam büyük ihtimalle ABD içindeki Türkiye&#8217;yi istedikleri biçime sokmak hatta yıkmak isteyen servislerin talimatıyla yaptırılmıştır. Amaç gözdağı vermek, yapılmakta olan operasyonlara karşı negatif bir kamuoyu oluşmasını sağlamaktır. Nitekim hemen ardından tıpkı 15 Temmuza tiyatro dedikleri FETÖ yalanıyla yaptıkları gibi &#8216;bombalamada öldüler, Türkiye kendisi öldürdü&#8217; yalanını servis etmişlerdir.</p>



<p>Bu katliamı ağız kenarı ile güya kınayan yerli borazanlara gelince… Onlara çok söz etmeyeceğim. Onlar da her zaman olduğu gibi aynı boruya üflüyorlar. Çünkü bu olaylara göbek bağıyla bağlılar. PKK nın sözde sivil siyaseti lle işbirliği yapanlar onlar değil mi. Onlar değil mi ki &#8216;kim; bize mi saldıracaklar&#8217; dememişler miydi. Şimdi de timsah gözyaşlarıyla güya kınamaktadırlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/peki-kim-oldurttu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan ve Terör</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/insan-ve-teror/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/insan-ve-teror/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mesut Akdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2021 07:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16547</guid>

					<description><![CDATA[Dünya&#8217;ya hâkimiyetini kurmuş, istediği yerde istediği gibi cirit atıyor. Canın istediğini, istediği gibi ve hiç geri kalmadan hemen yapıyor. Tabiatın ve yeryüzünün sunduğu tüm imkânları hoyratça harcıyor. Bununla da yetinmeyip kendi türü, cinsi, ırkından artık ne derseniz deyin insanlar, insanları acımasızca katlediyorlar. Buna savaş deyin, harp deyin, terör deyin hepsi birdir. İnsanın canavara dönüşmüş, insanlıktan çıkmış halidir. Halbuki, insan bizim inancımızda yeryüzünün halifesi olarak yaratılmıştır. Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın rahmetinin, merhametinin temsilcisi olarak yeryüzünde sadece insanlara değil, tüm canlılara sevgi, şefkat, merhamet enginliği ile kucaklayacak. İnsanları öldürmeyi ve eziyet etmeyi bir kenara bırakın Allah’ın rahmetinden aldığı merhamet duygusuyla hayvanları ve bitkileri dahi sebepsiz yere öldürmeyecek ve eziyet bile etmeyecek, güzelim doğayı menfaati için yok etmeyecek. Bu üstün vasıflarla bezenmiş insan tabi ki kendi ırkıyla ve türüyle, çevresiyle ve arkadaşıyla da kardeş kardeş geçinip gidecek. İşte yeryüzünün halifesine yakışan ve olması gereken budur. Bizler Allah&#8217;ın halifesiyiz, temsilcisiyiz. Bu şu demek, Allah&#8217;ın sıfatları, isimleri var. Bu isimlerle, mesela Rahman ismiyle canlılara merhamet eder, bütün ihtiyaçlarını karşılar. Kahhar ismiyle zalimlere boyun eğdirir. İnsanda bu isimlerin çok hem de çok küçük numuneleri vardır şefkat, merhamet, canilik, hiddet vb yalnız su fark var, Allah ile aramızda, O&#8217;nun isimleri sonsuz kudretle işliyor bizimkisi ise O&#8217;nun &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya&#8217;ya hâkimiyetini kurmuş, istediği yerde istediği gibi cirit atıyor. Canın istediğini, istediği gibi ve hiç geri kalmadan hemen yapıyor. Tabiatın ve yeryüzünün sunduğu tüm imkânları hoyratça harcıyor. Bununla da yetinmeyip kendi türü, cinsi, ırkından artık ne derseniz deyin insanlar, insanları acımasızca katlediyorlar. Buna savaş deyin, harp deyin, terör deyin hepsi birdir. İnsanın canavara dönüşmüş, insanlıktan çıkmış halidir.</p>



<p><br>Halbuki, insan bizim inancımızda yeryüzünün halifesi olarak yaratılmıştır. Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın rahmetinin, merhametinin temsilcisi olarak yeryüzünde sadece insanlara değil, tüm canlılara sevgi, şefkat, merhamet enginliği ile kucaklayacak. İnsanları öldürmeyi ve eziyet etmeyi bir kenara bırakın Allah’ın rahmetinden aldığı merhamet duygusuyla hayvanları ve bitkileri dahi sebepsiz yere öldürmeyecek ve eziyet bile etmeyecek, güzelim doğayı menfaati için yok etmeyecek. Bu üstün vasıflarla bezenmiş insan tabi ki kendi ırkıyla ve türüyle, çevresiyle ve arkadaşıyla da kardeş kardeş geçinip gidecek. İşte yeryüzünün halifesine yakışan ve olması gereken budur.</p>



<p><br>Bizler Allah&#8217;ın halifesiyiz, temsilcisiyiz. Bu şu demek, Allah&#8217;ın sıfatları, isimleri var. Bu isimlerle, mesela Rahman ismiyle canlılara merhamet eder, bütün ihtiyaçlarını karşılar. Kahhar ismiyle zalimlere boyun eğdirir. İnsanda bu isimlerin çok hem de çok küçük numuneleri vardır şefkat, merhamet, canilik, hiddet vb yalnız su fark var, Allah ile aramızda, O&#8217;nun isimleri sonsuz kudretle işliyor bizimkisi ise O&#8217;nun bize takdir ettiği irade gücü kadar yani bizim fiillerimiz, düşüncelerimiz sınırlıdır. Bizim halife, Allah’ın temsilcisi olmamızın en büyük nişanı akletmemizdir. Akletmek , düşünmek ve düşünvelerimizi uygulamak ve yapmaktır. Bu akletmek iyiliğe de kötülüğe de olabilir. Allah seçimi bize kullarına bırakmış.</p>



<p><br>Evet insan çift taraflı bir tarafı melek bir tarafı şeytan her insan melek tarafını geliştirip iyi güzel merhamet sahibi olabilir ya da şeytan tarafını geliştirip acımasız gaddar katil olabilir.</p>



<p><br>Tin suresini hatırlayalım &#8220;insan en güzel suret şeklide yaratıldı&#8221; buyuruyor ayet-i Kerime yaratılmışların meleklerden, cinlerden, hayvanlardan daha üstünü onların, en akıllısı, en şuurlusu ve hepsinin efendisi. Bu özelliklere sahip varlık yeryüzüne iyiliği hâkim kılması gerekir. Fakat günümüzde her yerde kötülük hâkim. Bu nasıl oluyor derseniz? Ayetin devamında &#8220;biz onu insanı aşağıların aşağısına çevirdik &#8221; en üst makamdan birdenbire en alta düşüyor insan, iyilik ve güzellikten kötülüğe yuvarlanıyor.</p>



<p><br>Bunu nasıl beceriyor, iyiliği nasıl kötülüğe dönüştürüyor diye soracak olursanız, hemen Tin süresine dönelim, az önceki ayetin devamı 6. Ayeti okuyalım &#8220;ancak iman edenler ve Salih amel isleyenler aşağıların aşağısına düşmemiştir&#8221; evet, iman yani Allah&#8217;ı tanımak, bilmek, yegâne güç, kudret sahibi olduğunu, her şeyin yaratıcısı olduğunu, en küçük canlıdan en büyük canlıya kadar varlıkların bütün ihtiyaçlarını karşılayanın Allah olduğunu kalbimizle iman etmemiz halinde en üst makamda en güzel surette ve canlıların efendisi olarak kalmamızı sağlar.</p>



<p><br>İman demek, Allah&#8217;ı bilmenin yanında insanın kendisini de bilmesi demektir. Kendini bilen insan yaratılış gayesini, insanlar arasındaki hak-hukuku, diğer canlılar arasındaki bağını bilir. Böyle kendisini bilen insan merhamet ve şefkat duygularını en üst seviyede etrafına yansıtır.<br>İman etmeyen Allah&#8217;ı tanımayan da hayvandan hatta şeytandan daha aşağı düşer. İşte böyle insan da bütün kötülükleri yapar.</p>



<p><br>Demek terörün kaynağı, Allah&#8217;ı tanımamak, bilmemek yani kendini bilmemekmiş. Allah&#8217;ın kendine verdiği halifelik nimetinden haberdar olmaması imiş. Eh ne diyelim böyle insanlara?<br></p>



<p>Tin suresi:<br>1- Andolsun o incire, o zeytine,<br>2- Sinin (Sina) dağına<br>3- ve bu güvenli beldeye ki,<br>4- Biz insanı en güzel biçimde yarattık.<br>5- Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına kaktık.<br>6- Ancak iman edip yararlı işler yapan kimseler başka; onlar için kesilmez bir mükafat vardır.<br>7- O halde artık sana dini ne yalanlatabilir?<br>8- Allah hakimlerin hakimi değil mi?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/insan-ve-teror/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
