<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>suriyeliler &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/suriyeliler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Mar 2020 08:34:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>suriyeliler &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hay sizin medeniyetinize&#8230;</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/hay-sizin-medeniyetinize/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/hay-sizin-medeniyetinize/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2020 08:34:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[suriyeliler]]></category>
		<category><![CDATA[yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13749</guid>

					<description><![CDATA[Takvimler 8 Kasım 1993 tarihini gösteriyordu. Hırvat topçu bataryası Mostar Köprüsü’nü dövmeye başladı. Osmanlı’nın bu muhteşem eseri uzun süre direndi. Ancak, yoğun ve ısrarlı atışların ardından, ertesi gün saat 10:16’da yıkıldı. O muhteşem tarihi eserin hedef alınmasının tek sebebi Osmanlı’ya ait olmasıydı! İşin en acı tarafı ise Hırvat Topçu Batarya Komutanının sivil hayatta sanat tarihi doçenti unvanını taşımasıydı! Duyduğu kin ve nefret, onun da gözünü kör etmişti! Daha sonra Türkiye deveye girdi. Barbarların yıktığı o köprüyü aslına uygun olarak eski haline getirdi. Hafta sonu Anadolu Yayıncılar Derneği’nin “Medya Çalışmaları” çerçevesinde Saraybosna’daydık. Düzenlenen panelde o dönemi çok iyi bilen Ak Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş’la bir araya geldik. Numan Bey, aynen şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin müdahalesi olmasaydı, İdlib de aynı Saraybosna, Grozni ve Srebrenitsa gibi olacaktı.” Son derece doğru sözler bunlar… Ölüm makineleri başlattıkları işi nihayete erdirecek, kıyımı tamamlayacak, İblib’de taş üstünde taş bırakmayacaktı. Mostar Köprüsü gibi muhteşem bir eseri bile hedef alan zihniyet, İdlib’e ve orada yaşayanlara hiç acımayacaktı. Nitekim, şehirdeki masum sivillerin üzerine uçaklardan bomba yağdırırken acımadılar da! ***Anadolu Yayıncılar Derneği, son derece doğru bir zamanda, Saraybosna’da oldukça etkili bir medya buluşması gerçekleştirdi. Çünkü, dün yaşadıklarımız bugüne de ışık tutuyor. Dün nelerle karşılaşmışsak, bugün de onlar karşımıza çıkıyor… Numan Kurtulmuş, bugün Yunanistan sınırında yaşanan bir “insanlık suçundan” bahsetti orada. 1990’lı yıllarda Sırp ve Hırvatların içinde bulundukları ruh hali, bugün de canlınmış durumda. Kafa aynı kafa! Sınırına yığılmış savunmasız insanlara &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p>Takvimler <b>8 Kasım 1993</b> tarihini gösteriyordu. <b>Hırvat</b> topçu bataryası <b>Mostar Köprüsü</b>’nü dövmeye başladı. <b>Osmanlı</b>’nın bu muhteşem eseri uzun süre direndi. Ancak, yoğun ve ısrarlı atışların ardından, ertesi gün saat 10:16’da yıkıldı.</p>
<p>O muhteşem tarihi eserin hedef alınmasının tek sebebi <b>Osmanlı’</b>ya ait olmasıydı! İşin en acı tarafı ise <b>Hırvat Topçu Batarya</b> <b>Komutanının</b> sivil hayatta sanat tarihi doçenti unvanını taşımasıydı! Duyduğu kin ve nefret, onun da gözünü kör etmişti!</p>
<p>Daha sonra <b>Türkiye</b> deveye girdi. Barbarların yıktığı o köprüyü aslına uygun olarak eski haline getirdi.</p>
<p>Hafta sonu <b>Anadolu Yayıncılar Derneği</b>’nin <b>“Medya Çalışmaları”</b> çerçevesinde <b>Saraybosna</b>’daydık. Düzenlenen panelde o dönemi çok iyi bilen <b>Ak Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş</b>’la bir araya geldik.<b> Numan Bey, </b>aynen şu ifadeleri kullandı:</p>
<p><b>“Türkiye’nin müdahalesi olmasaydı, İdlib de aynı Saraybosna, Grozni ve Srebrenitsa gibi olacaktı.”</b></p>
<p>Son derece doğru sözler bunlar…</p>
<p>Ölüm makineleri başlattıkları işi nihayete erdirecek, kıyımı tamamlayacak, İblib’de taş üstünde taş bırakmayacaktı. <b>Mostar Köprüsü</b> gibi muhteşem bir eseri bile hedef alan zihniyet, İdlib’e ve orada yaşayanlara hiç acımayacaktı.</p>
<p>Nitekim, şehirdeki masum sivillerin üzerine uçaklardan bomba yağdırırken acımadılar da!</p>
<p><center><center><b>***</b></center></center><b>Anadolu Yayıncılar Derneği</b>, son derece doğru bir zamanda, <b>Saraybosna</b>’da oldukça etkili bir medya buluşması gerçekleştirdi. Çünkü, dün yaşadıklarımız bugüne de ışık tutuyor.</p>
<p>Dün nelerle karşılaşmışsak, bugün de onlar karşımıza çıkıyor…</p>
<p><b>Numan Kurtulmuş</b>, bugün <b>Yunanistan </b>sınırında yaşanan bir <b>“insanlık suçundan”</b> bahsetti orada. <b>1990</b>’lı yıllarda <b>Sırp</b> ve <b>Hırvatların</b> içinde bulundukları ruh hali, bugün de canlınmış durumda.</p>
<p>Kafa aynı kafa!</p>
<p>Sınırına yığılmış savunmasız insanlara gerçek mermilerle saldıran bir <b>Yunanistan</b> var karşımızda. Karada yaptıklarını denizde de sergiliyor, botları batırıp çoluk-çocuğu boğmaya çalışıyor. Üstelik, bu insanlık dışı uygulamalarını devam ettirmek için <b>Avrupa Birliği</b>’nden para desteği alıyor.</p>
<p>Dünden bugüne hiçbir değişiklik yok. Dün <b>Bosna</b>’da soykırıma destek verenler, bugün de <b>Yunan</b>’ın sırtını sıvazlıyor.</p>
<p>İnsani değerlerin tamamı rafa kaldırılmış!..</p>
<p>Sürdürülen uygulamalara bakılırsa, adeta <b>Hitler</b> ve <b>Mussolini</b> hortlamış durumda!</p>
<p>Bir yanda barbarlar var. Diğer tarafta İdlip ve <b>Yunanistan</b> sınırındaki zulme karşı duran ve <b>Mostar</b> örneğinde olduğu gibi yıkılan tarihi ayağa kaldırmaya çalışan Türkiye yer alıyor.</p>
<p>Şimdi soruyorum:</p>
<p>Geçmişte farklı din ve düşüncelerdeki insanlar ile tarihi mirasa acımasızca saldıran <b>Taliban</b> ve <b>DEaŞ</b>’ten ne farkları var bunların? <b>Taliban</b> ya da <b>DEAŞ</b> yapınca <b>“vahşet”</b> oluyor da bunlar sergileyince adına <b>“medeniyet”</b> mi deniliyor?</p>
<p><center><center><b>***</b></center></center>Çok açık ve net olarak ortada: Zulümden, savaştan kaçan; canını kurtarmak ve daha iyi bir hayat yaşamak için çırpınan birkaç sığınmacı görünce elleri-ayakları titreyen bir medeniyetle karşı karşıyayız bugün.</p>
<p>Yaşananlara bakınca, <b>“medeniyetiniz batsın sizin”</b> demekten kendini alamıyor insan!</p>
<p>Batsın ki, bütün dünya ve insanlık rahata, huzura kavuşsun…</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/hay-sizin-medeniyetinize/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
