<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SonerYalçın &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/soneryalcin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Jan 2020 08:08:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>SonerYalçın &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Soner Yalçın’ın Kitaplarını Kimler Yazıyor?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/soner-yalcinin-kitaplarini-kimler-yaziyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/soner-yalcinin-kitaplarini-kimler-yaziyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2020 08:08:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Adil Gülmez]]></category>
		<category><![CDATA[SonerYalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13451</guid>

					<description><![CDATA[Bilmiyorum, bilseydim bu yazıyı kaleme almazdım. Yine de bana sorarsanız Hüseyin Soner Yalçın için şöyle derim: Onun alametifarikası çokça kullandığı komplo teorileridir. Fabrikatörün tezgâhında yetişmiş biri olduğunu ürettiği sayısız komplo teorisinden anlamak mümkün. Bu işler böyledir. Sen onun-bunun hakkında sayısız komplo teorisi üretirsen birileri de senin hakkında hesapsız komplo teorileri üretir. Rakamı tam olarak bilmiyorum ama Yalçın. 30 küsur kitap yazmış. Ortalama her biri 400 sayfa olsa 12 binden fazla sayfa sayısı eder. Araştırmacı bir yazar olduğu söyleniyor. Yazdığı kitapların her bir sayfasının şekil alması için bir gün araştırma yaptığını varsaysak bu kitapları yazması ona 30 yılı aşkın bir süre lazım. Adam dinlenmemiş, tatile gitmemiş, hastalanıp ara vermemiş, arkadaşlarıyla eğlenmemiş, sadece çalışmış desek ancak böyle olur. Kimsenin böyle bir hayatının olamayacağına göre bir &#8220;araştırmacı yazar&#8221; için 30 küsur kitap yazmış olmak nereden baksan 50 yıl alması gerekir. Hüseyin Soner Yalçın zaten 55 yaşında. Bir yandan da habire köşe yazısı yazıyor ve ona vakit ayırıyor. Otuzdan fazla kitap yazmış olması bana biraz garip geliyor, sizce de öyle değil mi? Bizatihi Yalçın, bu minvalde bir açıklama yaparsa birlikte öğrenmiş olacağız. *** Etrafımızda akşamdan sabaha ne olacağını kestiremediğimiz bir vasatta ben niye Soner Yalçın’ı konu ediniyorum? Açıklayayım. Geçen günlerde bir yazı yayınladı. Her &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilmiyorum, bilseydim bu yazıyı kaleme almazdım.</p>
<p>Yine de bana sorarsanız Hüseyin Soner Yalçın için şöyle derim:</p>
<p>Onun alametifarikası çokça kullandığı komplo teorileridir. Fabrikatörün tezgâhında yetişmiş biri olduğunu ürettiği sayısız komplo teorisinden anlamak mümkün. Bu işler böyledir. Sen onun-bunun hakkında sayısız komplo teorisi üretirsen birileri de senin hakkında hesapsız komplo teorileri üretir.</p>
<p>Rakamı tam olarak bilmiyorum ama Yalçın. 30 küsur kitap yazmış.</p>
<p>Ortalama her biri 400 sayfa olsa 12 binden fazla sayfa sayısı eder.</p>
<p>Araştırmacı bir yazar olduğu söyleniyor.</p>
<p>Yazdığı kitapların her bir sayfasının şekil alması için bir gün araştırma yaptığını varsaysak bu kitapları yazması ona 30 yılı aşkın bir süre lazım.</p>
<p>Adam dinlenmemiş, tatile gitmemiş, hastalanıp ara vermemiş, arkadaşlarıyla eğlenmemiş, sadece çalışmış desek ancak böyle olur.</p>
<p>Kimsenin böyle bir hayatının olamayacağına göre bir &#8220;araştırmacı yazar&#8221; için 30 küsur kitap yazmış olmak nereden baksan 50 yıl alması gerekir.</p>
<p>Hüseyin Soner Yalçın zaten 55 yaşında.</p>
<p>Bir yandan da habire köşe yazısı yazıyor ve ona vakit ayırıyor.</p>
<p>Otuzdan fazla kitap yazmış olması bana biraz garip geliyor, sizce de öyle değil mi?</p>
<p>Bizatihi Yalçın, bu minvalde bir açıklama yaparsa birlikte öğrenmiş olacağız.</p>
<p>***</p>
<p>Etrafımızda akşamdan sabaha ne olacağını kestiremediğimiz bir vasatta ben niye Soner Yalçın’ı konu ediniyorum?</p>
<p>Açıklayayım.</p>
<p>Geçen günlerde bir yazı yayınladı.</p>
<p>Her zaman olduğu gibi makaleyi Oda tv Sözcü gazetesinden naklen verdi.</p>
<p>Geçmişine öykünmüş olacak ki yazısında Maocu Komünist Çin’e methiyeler düzmüş.</p>
<p>Olabilir, adam aidiyetini belli etmiş, diyebilirsiniz.</p>
<p>Ancak öyle değil.</p>
<p>Çin’den ve komünist yöneticilerinden sıtayişle bahsedeceğim derken kel alaka kurarak imam hatiplileri diline dolamış.</p>
<p>Merak edenler için yazının linkini zaruretten buraya yazıyorum:  <a href="https://odatv.com/imam-hatipli-olmayani-yeteneksiz-sayanlar-bu-mucizeyi-merak-ediyor-mu-02012039.html">https://odatv.com/imam-hatipli-olmayani-yeteneksiz-sayanlar-bu-mucizeyi-merak-ediyor-mu-02012039.html</a></p>
<p>Makalenin içeriğini teğet geçiyorum.</p>
<p>İmam hatipliler hakkında zımni yersiz mesnetlerle dolu.</p>
<p>Aslında zahiren imam hatiplileri suçlayan ifadeler yok.</p>
<p>Çinli komünistlerin faziletlerinden dem vurarak imam hatipli olmayanları yeteneksiz görenlere laf sokmuş oluyor, sanki “kabiliyet” denen cibilliyeti sadece imam hatiplilere has bir özellik olarak görenler varmış gibi.</p>
<p>Her zaman ki gibi yeterli araştırmayı yapmamış, önüne servis edilen yazıya bir iki dokunmuş bu arada kel alaka bir başlık atmış deyip istihfaf ederek geçebilirsiniz.</p>
<p>Ben burada bir ayrıntıyı izhar edeceğim.</p>
<p>Mezkûr yazıda sözü edilen kitap Giray Fidan’ın çevirisiyle <strong>Kopernik Kitap</strong> isimli yayınevi tarafından Ağustos 2019’da yayınlanan bir eser.</p>
<p>Anladık ta ne var bunda, dediğinizi duyar gibiyim.</p>
<p>Olan şu: Yalçın’ın Komünist Çin’i yücelteyim derken kel alakalı bir şekilde imam hatiplilere değer verenlere laf sokmaya çalışmıştı ya.</p>
<p>İşte o kitabı yayınlayan Kopernik Kitap’ın sahibi de bir imam hatip lisesi mezunu.</p>
<p>Ha, bir şey daha Yalçın’ın imam hatip nefreti neden bu kadar koyu?</p>
<p>İnsan üzerine makale yazdığı kitabın yayınevinden hiç söz etmez mi?</p>
<p>Soner Yalçın bu, bildiğiniz gibi.</p>
<p>Adil Gülmez</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/soner-yalcinin-kitaplarini-kimler-yaziyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çok Özel Bilgiler</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/cok-ozel-bilgiler/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/cok-ozel-bilgiler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Feb 2019 13:56:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[HaticeCengiz]]></category>
		<category><![CDATA[SonerYalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8404</guid>

					<description><![CDATA[Sinan Onuş 27 yıllık gazeteci. BBC&#8217;den TRT&#8217;ye kadar çok yerde çalıştı. Mesleğe yanımda başladığı için bana “şefim” diye hitap eder! Meslektaşı Mehmet Akif Ersoy ile yazdığı kitabı “şefim mutlaka okumalısın” diye gönderdi: “Hatice Cengiz Anlatıyor: Cemal Kaşıkçı Hayatı- Mücade­lesi-Sırları” Hatice Cengiz-Cemal Kaşıkçı ilişkisini çok merak ettiğim için kitabı soluksuz okudum. Hatice Cengiz&#8217;in anlatımla­rında hayli özel bilgiler var: Erzurumlu bir ailenin ikinci çocuğu olarak 1982 yılında Bursa&#8217;da doğdu. Beş kardeşler. Babası fırın­cıydı… Bursa İmam Hatip Lisesi&#8216;ni bitirdikten sonra Mısır&#8217;a gitti; El Ezher Üni­versitesi&#8216;ne kaydoldu. Çok okuyordu; İngiliz kadın seyyah- casus Gertrude Bell&#8217;in yaşamı­na hayrandı. Üç yıllık Mısır deneyiminin ardından 2006&#8217;da İstanbul&#8217;a döndü. Bazı iş denemeleri oldu. Turizm firmalarında çalış­mak ve rehberlik yapmak gibi… 2010&#8217;da İstanbul Üniver­sitesi İlahiyat Fakültesi İslami İlimler Bölümü&#8216;nü kazandı. Ardından yüksek lisans için Sabahattin Zaim Üniversitesi Temel İslami Bilimler Bölümü&#8216;ne kayıt yaptırdı. Mezhepler konu­sunda araştırma yapmak için 2016&#8217;da Umman&#8217;a gitti. “Mezheplerarası Bir Arada Yaşam Modeli: Umman” başlıklı tezini 2017&#8217;de tamamladı ve me­zun oldu. Bu kez Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi&#8217;nde Tarih Bölümü&#8217;nde doktoraya başvurdu. Hatice Cengiz&#8217;in geleceğe dair hayali; hem akademi­ye devam etmek hem de araştırmacı gazeteci olmak­tı. Dış Politika dergisine ilk makalesini yazdı… O günlerde Cemal Kaşıkçı ile tanıştı… Sıra gecesinde başladı Tarih: 6 Mayıs 2018. Al Sharq Forum İstan­bul&#8217;da “Orta Doğu ve Ku­zey Afrika Bölgesinde Yeni Güvenlik Düzenlemelerine Doğru” başlıklı toplantı düzenledi. Konuklardan biri Cemal Kaşıkçı idi. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sinan Onuş </strong>27 yıllık gazeteci. BBC&#8217;den TRT&#8217;ye kadar çok yerde çalıştı.<br />
Mesleğe yanımda başladığı için bana <strong>“şefim” </strong>diye hitap eder!<br />
Meslektaşı <strong>Mehmet Akif Ersoy </strong>ile yazdığı kitabı “şefim mutlaka okumalısın” diye gönderdi: <strong>“Hatice Cengiz Anlatıyor: Cemal Kaşıkçı Hayatı- Mücade­lesi-Sırları”<br />
</strong>Hatice Cengiz-Cemal Kaşıkçı ilişkisini çok merak ettiğim için kitabı soluksuz okudum. Hatice Cengiz&#8217;in anlatımla­rında hayli özel bilgiler var:<br />
<strong>Erzurumlu </strong>bir ailenin ikinci çocuğu olarak <strong>1982 yılında Bursa&#8217;da </strong>doğdu. Beş kardeşler. Babası fırın­cıydı…<br />
<strong>Bursa İmam Hatip Lisesi</strong>&#8216;ni bitirdikten sonra Mısır&#8217;a gitti; <strong>El Ezher Üni­versitesi</strong>&#8216;ne kaydoldu.<br />
Çok okuyordu; <strong>İngiliz kadın seyyah- casus Gertrude Bell&#8217;in yaşamı­na hayrandı.<br />
</strong>Üç yıllık Mısır deneyiminin ardından 2006&#8217;da İstanbul&#8217;a döndü.<br />
Bazı <strong>iş denemeleri </strong>oldu. Turizm firmalarında çalış­mak ve rehberlik yapmak gibi… 2010&#8217;da İstanbul Üniver­sitesi <strong>İlahiyat Fakültesi İslami İlimler Bölümü</strong>&#8216;nü kazandı. Ardından yüksek lisans için Sabahattin Zaim Üniversitesi <strong>Temel İslami Bilimler Bölümü</strong>&#8216;ne kayıt yaptırdı. Mezhepler konu­sunda araştırma yapmak için 2016&#8217;da Umman&#8217;a gitti. <strong>“Mezheplerarası Bir Arada Yaşam Modeli: Umman” </strong>başlıklı tezini 2017&#8217;de tamamladı ve me­zun oldu.<br />
Bu kez Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi&#8217;nde Tarih Bölümü&#8217;nde doktoraya başvurdu.<br />
Hatice Cengiz&#8217;in geleceğe dair hayali; hem akademi­ye devam etmek hem de araştırmacı gazeteci olmak­tı. <strong>Dış Politika </strong>dergisine ilk makalesini yazdı…<br />
O günlerde Cemal Kaşıkçı ile tanıştı…</p>
<p><strong>Sıra gecesinde başladı</strong></p>
<p>Tarih: 6 Mayıs 2018.<br />
<strong>Al Sharq Forum </strong>İstan­bul&#8217;da “Orta Doğu ve Ku­zey Afrika Bölgesinde Yeni Güvenlik Düzenlemelerine Doğru” başlıklı toplantı düzenledi. Konuklardan biri Cemal Kaşıkçı idi.<br />
Hatice Cengiz, Cemal Kaşıkçı ile röportaj yap­tı <strong>ama hiç bir yerde ya­yınlatamadı</strong>. (Suudi yöne­timini eleştiren bu röportaj kitapta var.) Durumu maille ABD&#8217;de yaşayan Kaşıkçı&#8217;ya bildirdi. <strong>Şu yanıtı aldı:<br />
</strong>“Hatice, önemli değil. Gayretlerini anlıyorum, takdir ediyorum. Türkiye&#8217;ye geldiğimde daha uzun konuşabiliriz. Yakın zaman­da geleceğim.” Kaşıkçı bu e-postaya <strong>“Son görüşme­miz bir başlangıç” </strong>notu­nu da düştü!<br />
<strong>Temmuzda </strong>İstanbul&#8217;da buluştular. Kaşıkçı tekrar ABD&#8217;ye döndü. Telefon­laşmaya başladılar. Kaşık­çı, <strong>ağustosta </strong>yine İstan­bul&#8217;a geldi. Hatice Cengiz, her cuma günü Türk-Arap Medya Derneği&#8217;nde yapı­lan <strong>sıra gecesine </strong>Kaşık­çı&#8217;yı davet etti. İlişki bu gece başladı.<br />
ABD&#8217;ye dönüşünde mesaj attı: <strong>“Sağ salim geldim. Bir sonrakinde iki kişi dönmeyi arzu ediyo­rum!”<br />
</strong>Kaşıkçı 10 Eylül&#8217;de bu kez <strong>oğlu Abdullah </strong>ile İstanbul&#8217;a geldiğinde, Türk-Arap Medya Derne­ği&#8217;nde Hatice Cengiz&#8217;i <strong>ba­basından isteyip </strong>medeni durumunu anlattı. Suudi Arabistan&#8217;da <strong>dört evli­lik </strong>yapmıştı. Dört çocuğu da ilk eşindendi ve bu eşi Dubai&#8217;de yaşıyordu.<br />
Babası kızının güvencesi için bir daire ve mehir/ “başlık parası” istedi.<br />
Kaşıkçı daireyi 25 Ey­lül&#8217;de aldı. Daire <strong>250 bin doların </strong>üstünde olduğu için Türk vatandaşı ola­bilirdi. Öneri geldiğinde “Türk vatandaşı olursam üzerime daha çok gelirler. Bana zaten <strong>‘Türkiye&#8217;nin adamı&#8217; </strong>diyorlar” yanıtını verdi. Özellikle <strong>Cidde&#8217;de bankacı olan büyük oğlu Salah&#8217;ın </strong>başına kötü bir şey gelmesinden korku­yordu…<br />
Zaten kısa bir süre önce <strong>Amerikan vatan­daşlığı </strong>için başvurmuştu.</p>
<p><strong>Öldürüleceğini düşünmüyor</strong></p>
<p>Kitapta Cemal Kaşıkçı ile ilgili enteresan bilgiler var:<br />
-Afganistan&#8217;da <strong>kalaşni­kof </strong>ile çekilmiş fotoğrafını şöyle açıkladı: “1989&#8217;da Afgan cihadını desteklerken gazetecilik yapıyordum. <strong>Ci­hatçı değildim ama onla­rı destekliyordum</strong>. Savaş­madım. Silahı elime, fotoğraf çektirmek için aldım. Otuz sene geçti. Herkes değişti. Ben de değiştim…”<br />
-Önce <strong>“İslamcı” </strong>son­ra <strong>“liberal” </strong>ve “Arap Ba­harı” ile <strong>Müslüman Kar­deşler </strong>sempatizanı olmuştu! “Arap Baharı”ndan hâlâ umutluydu…<br />
-Suud krallığı, ABD&#8217;nin <strong>S. Arabistan&#8217;da </strong>“Arap Baha­rı” ayaklanması çıkaracağın­dan korkuyordu. Kaşıkçı&#8217;nın 2013&#8217;teki Mısır askeri dar­besine karşı çıkması ilişkileri tamamen yıktı. Yazı yazması yasaklandı.<br />
-Kaşıkçı ABD&#8217;ye git­ti. <strong>Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi </strong>Direk­törü Nihad Awad&#8217;ı ziyaret ederek, <strong>“Arap Dünyası İçin Demokrasi Şimdi” (DAWN) </strong>adlı “düşünce kulü­bünü” kurdu.<br />
-Washington Post&#8217;u <strong>Arap­ça </strong>çıkarmak için toplantılar yaptı.<br />
-Uluslararası toplantı­lara daha çok katılmaya başladı. <strong>En son 29 Ey­lül&#8217;de </strong>Londra&#8217;da Orta Doğu merkezli <strong>“Middle East Monitor” </strong>adlı kuruluşun Filistin Konferansı&#8217;na katıldı. 1 Ekim&#8217;de İstanbul&#8217;a döner­ken Hatice Cengiz&#8217;e <strong>“Şu an uçaktayım, sana geliyorum. Seven, âşık ve tutkulu” diye mesaj gönderdi.<br />
</strong>-Öldürüleceğini hiç dü­şünmüyordu; “İstenmeyen adam olsaydım emekli maa­şımı keserlerdi” diyordu…<br />
–<strong>2 Ekim 2018&#8217;de </strong>girdiği Suudi Arabistan Konsolos­luğu&#8217;ndan çıkamadı! Dört aydır cesedi bulunamıyor…<br />
Hatice Cengiz&#8217;in <strong>Erdo­ğan ile Trump&#8217;la konuş­ması </strong>gibi detaylar kitaba kalsın; meraklılara tavsiye ederim…</p>
<p><strong>Soner Yalçın-SÖZCÜ</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/cok-ozel-bilgiler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
