<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sistem &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/sistem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Jan 2022 09:07:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Sistem &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Altı Parti Sistem Üzerinde Çalışıyormuş!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/alti-parti-sistem-uzerinde-calisiyormus/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/alti-parti-sistem-uzerinde-calisiyormus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seyit Mehmet Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 09:06:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Sistem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=18059</guid>

					<description><![CDATA[Oyalı, boyalı, sırtını bilmem nereye dayalı basının haberlerine göre: CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi, Demokrat Parti ve Gelecek Partisi’nin hukukçu kurmayları, parlamenter sisteme dönüşün ana ilkeleri üzerinde görüşüyormuş. Bu altı partinin dönmeye çalıştıkları parlamenter sistemin faziletlerini, özellikle genç kardeşlerime, birkaç cümle ile anlatmak istiyorum. Bu faziletli sistemin faziletlerini anlatmaya 11 Kasım 1938’den başlamak gerekir ki, sistemin ne kadar parlamenter ve ne kadar faziletli olduğu daha iyi anlaşılabilsin. 11 Kasım 1938’de, Atatürk’ün ölümünden bir gün sonra, TBMM kuşatılır ve bir yıl önce gözden düşen İnönü, parlamenter sistemin milletvekilleri tarafından Cumhurbaşkanı seçilir. 14 Mayıs 1950- 27 Mayıs 1960 arasındaki on yıllık bir dönemden sonra ‘faziletli parlamenter sistem’ yine devreye girer ve peşpeşe ‘fazilet abidesi Cumhurbaşkanları’ seçilir: Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk… Cemal Gürsel Darbenin Cumhurbaşkanıdır. Cevdet Sunay ‘faziletli parlamenter sistem’ içinde içinde ‘faziletli bir parlamenter’ bulunamadığı için, Genel Kurmay Başkanlığından istifa ettirilip, değişik hüllelerden sonra, seçilen Cumhurbaşkanıdır. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Fahri Korutürk, faziletli parlamenter sistemin, Cumhurbaşkanlığını Genel Kurmay Başkanlarının Sultasından kurtarmak için sarıldığı bir can simidi olarak seçtiği Cumhurbaşkanıdır. Ve ‘Netekim Paşa’ Kenan Evren, faziletli parlamenter sistemin beş ayı geçen bir sürede seçemediği cumhurbaşkanının yerine, milletin vatan savunması için kendisine verdiği silahı millete doğrultarak ‘seçilen’ bir Cumhurbaşkanıdır. Bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Oyalı, boyalı, sırtını bilmem nereye dayalı basının haberlerine göre:</p>



<p>CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi, Demokrat Parti ve Gelecek Partisi’nin hukukçu kurmayları, parlamenter sisteme dönüşün ana ilkeleri üzerinde görüşüyormuş.</p>



<p>Bu altı partinin dönmeye çalıştıkları parlamenter sistemin faziletlerini, özellikle genç kardeşlerime, birkaç cümle ile anlatmak istiyorum.</p>



<p>Bu faziletli sistemin faziletlerini anlatmaya 11 Kasım 1938’den başlamak gerekir ki, sistemin ne kadar parlamenter ve ne kadar faziletli olduğu daha iyi anlaşılabilsin.</p>



<p>11 Kasım 1938’de, Atatürk’ün ölümünden bir gün sonra, TBMM kuşatılır ve bir yıl önce gözden düşen İnönü, parlamenter sistemin milletvekilleri tarafından Cumhurbaşkanı seçilir.</p>



<p>14 Mayıs 1950- 27 Mayıs 1960 arasındaki on yıllık bir dönemden sonra ‘faziletli parlamenter sistem’ yine devreye girer ve peşpeşe ‘fazilet abidesi Cumhurbaşkanları’ seçilir:</p>



<p>Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk…</p>



<p>Cemal Gürsel Darbenin Cumhurbaşkanıdır.</p>



<p>Cevdet Sunay ‘faziletli parlamenter sistem’ içinde içinde ‘faziletli bir parlamenter’ bulunamadığı için, Genel Kurmay Başkanlığından istifa ettirilip, değişik hüllelerden sonra, seçilen Cumhurbaşkanıdır.</p>



<p>Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Fahri Korutürk, faziletli parlamenter sistemin, Cumhurbaşkanlığını Genel Kurmay Başkanlarının Sultasından kurtarmak için sarıldığı bir can simidi olarak seçtiği Cumhurbaşkanıdır.</p>



<p>Ve ‘Netekim Paşa’ Kenan Evren, faziletli parlamenter sistemin beş ayı geçen bir sürede seçemediği cumhurbaşkanının yerine, milletin vatan savunması için kendisine verdiği silahı millete doğrultarak ‘seçilen’ bir Cumhurbaşkanıdır.</p>



<p>Bu beş aylık sürede, faziletli parlamenter sistemde ‘göbek dansçılarına’ bile oy verildiğini de bu arada kaydetmeliyim.</p>



<p>Kısa bir dönem ‘tonton’ Cumhurbaşkanı Özal’dan sonra 28 Şubat’ın Cumhurbaşkanlarına sıra gelir…</p>



<p>Süleyman Demirel, Necdet Sezer…</p>



<p>Gül’ü yazmayayım…</p>



<p>İşte bu altı parti, faziletli parlamenter sisteme dönerek, ülkeyi cumhurun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan kurtarmak istiyorlar.</p>



<p>Mevla görelim neyler<br>Neylerse güzel eyler</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/alti-parti-sistem-uzerinde-calisiyormus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkanlık Sistemi Tartışmalarını Kim, Ne Zaman Başlattı?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/baskanlik-sistemi-tartismalarini-kim-ne-zaman-baslatti/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/baskanlik-sistemi-tartismalarini-kim-ne-zaman-baslatti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2021 09:54:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Sistem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17848</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Parlamenter sistem monarşilerin sistemidir!&#8221; Böyle dedi&#160;TBMM Başkanı Prof. Mustafa Şentop.&#160;&#8216;Üniter yapılarda ve cumhuriyetlerde parlamenter sistem işlememiştir.&#8217; tespiti de Başkan Şentop&#8217;a ait. Türk Parlamenterler Birliği İstanbul Şubesi&#8217;nin&#160;aylık konferans serisinin ilki dün saat 11.00&#8217;de Göztepe&#8217;deki Filizi Köşk&#8217;te TBMM Başkanı Mustafa Şentop&#8217;un&#160;&#8216;Anayasalar ve Siyaset&#8217;&#160;konulu konferansıyla başladı. Yaşanan sistem tartışmasının bir&#160;anayasa tartışması&#160;olduğunu ve bu tartışmayı faydalı bulduğunu söyleyen Başkan Şentop, anayasa tartışmalarının&#160;siyasi kaliteyi artıracağını,&#160;farkındalık oluşturacağını ve tartışmaların doğru yere oturtulacağına işaret etti. Devletleri&#160;Fransa&#160;gibi yazılı anayasası bulunan ve&#160;İngiltere&#160;gibi yazılı anayasası bulunmayan devletler olarak ikiye ayıran&#160;Şentop,&#160;önemli olan anayasanın yazılı olması değil tıpkı İngiltere&#8217;de olduğu gibi&#160;anayasal düzenin&#160;bulunması gerektiğine vurgu yaptı. Anayasanın temelde&#160;devletin kurumsal teşkilatını belirleyen metin&#160;olduğunu ifade eden Başkan Şentop, &#8216;Devlet düzenini belirleyen ama temel hakların yer almadığı metinler anayasadır fakat devlet düzenini belirlemeyen metinler anayasa değildir.&#8217; diyerek anayasaların devleti hukukla buluşturan metinler olduğuna dikkat çekti. 1945&#8217;ten sonra yani 2. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra&#160;galip devletlerin mağlup devletlere anayasa dikte ettiğini&#160;Almanya, Fransa, İtalya ve Japonya örnekleriyle anlattıktan sonra sözü Türkiye&#8217;ye getirdi ve 1876&#8217;dan bu yana yapılan anayasa çalışmalarını ilginç anekdotlarla izah etti. Türkiye&#8217;deki anayasaların da bir&#160;vesayet sistemi oluşturduğunu,&#160;seçilmiş hükümetlerin yürütmede karşılaştığı zorlukları&#160;sürücü otomobili&#160;misaliyle anlattı. Hani sürücü ehliyeti almak isteyenlere çift kumandalı araçlarla şoförlük öğretilir ya aynen öyle. Direksiyon sürücünün elindedir ama sağda oturan öğretici de istediği zaman araca komuta &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>&#8221;Parlamenter sistem monarşilerin sistemidir!&#8221;</strong></p>



<p>Böyle dedi&nbsp;<strong>TBMM Başkanı Prof. Mustafa Şentop.</strong>&nbsp;&#8216;Üniter yapılarda ve cumhuriyetlerde parlamenter sistem işlememiştir.&#8217; tespiti de Başkan Şentop&#8217;a ait.</p>



<p><strong>Türk Parlamenterler Birliği İstanbul Şubesi&#8217;nin</strong>&nbsp;aylık konferans serisinin ilki dün saat 11.00&#8217;de Göztepe&#8217;deki Filizi Köşk&#8217;te TBMM Başkanı Mustafa Şentop&#8217;un&nbsp;<strong>&#8216;Anayasalar ve Siyaset&#8217;&nbsp;</strong>konulu konferansıyla başladı.</p>



<p>Yaşanan sistem tartışmasının bir&nbsp;<strong>anayasa tartışması</strong>&nbsp;olduğunu ve bu tartışmayı faydalı bulduğunu söyleyen Başkan Şentop, anayasa tartışmalarının&nbsp;<strong>siyasi kaliteyi artıracağını,</strong>&nbsp;farkındalık oluşturacağını ve tartışmaların doğru yere oturtulacağına işaret etti.</p>



<p>Devletleri&nbsp;<strong>Fransa&nbsp;</strong>gibi yazılı anayasası bulunan ve<strong>&nbsp;İngiltere</strong>&nbsp;gibi yazılı anayasası bulunmayan devletler olarak ikiye ayıran&nbsp;<strong>Şentop,&nbsp;</strong>önemli olan anayasanın yazılı olması değil tıpkı İngiltere&#8217;de olduğu gibi&nbsp;<strong>anayasal düzenin</strong>&nbsp;bulunması gerektiğine vurgu yaptı.</p>



<p>Anayasanın temelde&nbsp;<strong>devletin kurumsal teşkilatını belirleyen metin&nbsp;</strong>olduğunu ifade eden Başkan Şentop, &#8216;Devlet düzenini belirleyen ama temel hakların yer almadığı metinler anayasadır fakat devlet düzenini belirlemeyen metinler anayasa değildir.&#8217; diyerek anayasaların devleti hukukla buluşturan metinler olduğuna dikkat çekti.</p>



<p>1945&#8217;ten sonra yani 2. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra&nbsp;<strong>galip devletlerin mağlup devletlere anayasa dikte ettiğini&nbsp;</strong>Almanya, Fransa, İtalya ve Japonya örnekleriyle anlattıktan sonra sözü Türkiye&#8217;ye getirdi ve 1876&#8217;dan bu yana yapılan anayasa çalışmalarını ilginç anekdotlarla izah etti.</p>



<p>Türkiye&#8217;deki anayasaların da bir&nbsp;<strong>vesayet sistemi oluşturduğunu,</strong>&nbsp;seçilmiş hükümetlerin yürütmede karşılaştığı zorlukları&nbsp;<strong>sürücü otomobili</strong>&nbsp;misaliyle anlattı.</p>



<p>Hani sürücü ehliyeti almak isteyenlere çift kumandalı araçlarla şoförlük öğretilir ya aynen öyle. Direksiyon sürücünün elindedir ama sağda oturan öğretici de istediği zaman araca komuta edebilir. Aracı her ne kadar şoför koltuğunda oturan kullansa da asıl kumanda sağdakindedir.</p>



<p>Sürücünün değil sağdakinin dediği olur!</p>



<p>Buradan hareketle siyasilerin başkanlık sistemini arzuladığını, ilk kez&nbsp;<strong>Milli Nizam Partisi&#8217;nin</strong>&nbsp;başkanlık sistemini savunduğunu ve Demirel&#8217;in,&nbsp;<strong>&#8216;Bu anayasayla devlet yönetilmez.&#8217;&nbsp;</strong>sözünü hatırlattıktan sonra 1982&#8217;de yayınlanan&nbsp;<strong>Forum</strong>&nbsp;dergisinin sistem değerlendirmelerine ve 1988 yılında kendisinin yayın yönetmenliği yaptığı&nbsp;<strong>Teklif dergisine</strong>&nbsp;gönderme yaparak&nbsp;<strong>başkanlık sistemi tartışmasının</strong>&nbsp;yeni başlamadığını hatırlattı.</p>



<p>2. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra yapılan&nbsp;<strong>anayasaların siyasete alternatif olarak düzenlendiğini</strong>; parlamenter sistemlerin, üniter yapılı ülkelerde ve cumhuriyetlerde sağlıklı bir şekilde işlemediğini Fransa üzerinde durarak anlattı.</p>



<p>Ve&nbsp;<strong>&#8216;Parlamenter sistem monarşilerin sistemidir!&#8217;</strong>&nbsp;diyerek manşeti attı.</p>



<p>Cumhuriyetler ve üniter yapılı ülkeler için en sağlıklı sistemin başkanlık sistemi olduğunu ve&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini</strong>&nbsp;önceki sistemle mukayese ederek anlattı.</p>



<p>Bir buçuk saat süren konferans verimliydi. Ancak sıra mevcut sistemi anlatmaya gelince sisteme muhalif arkadaşların pek de hoşuna gitmedi.</p>



<p>Özetle,&nbsp;<strong>Başkan Şentop&#8217;un</strong>&nbsp;konuşması doyurucu ve ikna ediciydi.</p>



<p>Bugünlerde Millet İttifakı&#8217;nın güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmaları gündemi meşgul ediyor. Oysa&nbsp;<strong>Başkan Şentop&#8217;un</strong>&nbsp;anlattıkları kamuoyuna tam olarak yansımış olsa Millet İttifakı&#8217;nın parlamenter sistem çalışmasının ne kadar gereksiz olduğu anlaşılacak ama&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/baskanlik-sistemi-tartismalarini-kim-ne-zaman-baslatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tercihli Oy Sistemi!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/tercihli-oy-sistemi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/tercihli-oy-sistemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 04:38:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[oy]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim]]></category>
		<category><![CDATA[Sistem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17717</guid>

					<description><![CDATA[Kurumsal yapıya sahip olmadığımızdan ilk uygulaması, özellikle denetleme ve kontrol noktalarında çok sorunlu olsa da yeni Başkanlık sisteminde önümüzdeki seçimlerde milletvekilleri, bakanlar, Belediye Başkanları hatta Cumhurbaşkanı adayları kendilerini bireysel olarak teker teker toplumun önüne koyup beğendirmek zorunda kalacaklar. Bu yönüyle baktığınızda güzel bir sistem! Bu nedenle önümüzdeki seçimde Cumhurbaşkanımızın seçilmesi ne kadar kolay olacaksa Ak Parti&#8217;nin işi de o kadar zor olacak… Tüm partiler nitelikli aday göstermek şartıyla eşit imkanlarla birbirleriyle yarışacaklar.Bu sistemle Ertuğrul Günay önce milletvekili sonra da Kültür ve Turizm Bakanı olamazdı… Artık tanımadığınız birini seçmek zorunluluğunuz yoktur! Yakından tanıdığınız, güvendiğiniz ve sizi bulunmadığınız parlamentoda temsil edebileceğini düşündüğünüz kişiyi hangi partiden olursa olsun tercih edebileceğiz. Sessiz duran, başını öne eğen, her ne denilirse tamam diyen değil itiraz eden, haktan yana duran, hakkı tutup kaldıran hatta bu uğurda kükreyen kişiler bundan böyle seçilebilecek. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki dönemde meclis çok ehliyet ve liyakat bakımından çok nitelikli ve bu nedenle de bir hayli gürültülü bir meclis olacak…Bu vasıflarda bir meclis de Cumhurbaşkanını milletvekilleriyle istişareye zorlayacak… Parti ve liderin popülaritesi önümüzdeki seçimlerde hiçbir işe yaramayacak. Paket milletvekili kadrosu bundan böyle yok artık! Her parti kendi içinde aday olması halinde seçilebilecek kişileri yarıştıracak.. Bundan sonra, liderin, babanın, abinin, eniştenin, damadın, cemaatin veya &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kurumsal yapıya sahip olmadığımızdan ilk uygulaması, özellikle denetleme ve kontrol noktalarında çok sorunlu olsa da yeni Başkanlık sisteminde önümüzdeki seçimlerde milletvekilleri, bakanlar, Belediye Başkanları hatta Cumhurbaşkanı adayları kendilerini bireysel olarak teker teker toplumun önüne koyup beğendirmek zorunda kalacaklar. Bu yönüyle baktığınızda güzel bir sistem!</p>



<p>Bu nedenle önümüzdeki seçimde Cumhurbaşkanımızın seçilmesi ne kadar kolay olacaksa Ak Parti&#8217;nin işi de o kadar zor olacak…</p>



<p>Tüm partiler nitelikli aday göstermek şartıyla eşit imkanlarla birbirleriyle yarışacaklar.Bu sistemle Ertuğrul Günay önce milletvekili sonra da Kültür ve Turizm Bakanı olamazdı…</p>



<p>Artık tanımadığınız birini seçmek zorunluluğunuz yoktur! Yakından tanıdığınız, güvendiğiniz ve sizi bulunmadığınız parlamentoda temsil edebileceğini düşündüğünüz kişiyi hangi partiden olursa olsun tercih edebileceğiz. Sessiz duran, başını öne eğen, her ne denilirse tamam diyen değil itiraz eden, haktan yana duran, hakkı tutup kaldıran hatta bu uğurda kükreyen kişiler bundan böyle seçilebilecek. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki dönemde meclis çok ehliyet ve liyakat bakımından çok nitelikli ve bu nedenle de bir hayli gürültülü bir meclis olacak…Bu vasıflarda bir meclis de Cumhurbaşkanını milletvekilleriyle istişareye zorlayacak…</p>



<p>Parti ve liderin popülaritesi önümüzdeki seçimlerde hiçbir işe yaramayacak. Paket milletvekili kadrosu bundan böyle yok artık! Her parti kendi içinde aday olması halinde seçilebilecek kişileri yarıştıracak.. Bundan sonra, liderin, babanın, abinin, eniştenin, damadın, cemaatin veya vakfın hatırına hak etmeden adaylık kapmak, milletvekili ve bakan olmak yok!</p>



<p>Bölgede irili ufaklı ve benzerlik arz edenlerden partilerden birinin adayı çok niteliklidir. Tanımaktasınız, bilmektesiniz, beğenmektesiniz, ehliyet ve liyakat sahibi olduğuna inanmaktasınız o halde bu sistem size, Cumhurbaşkanlığında inandığınız güvendiğiniz birine oy verme imkanı sunarken milletvekilliğinde de başka bir partinin adayına oy verme imkanı sunmaktadır. Geçmişte olduğu gibi tercihli oy hakkıdır. Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Deva Partisi Ak Parti&#8217;nin oylarından hatırı sayılır miktarda oy alabilirler.</p>



<p>Seçmene bu noktada çok iş düşmektedir. Hangi partiden olursa olsun, liderini dinleyen, ona kayıtsız şartsız itaat eden milletvekili tercihinde bulunmayabilir. Parti olarak ben şu kadar milletvekili lideriyim siz de şu kadarsınız sözü kısa sürede olmasa da ileride mutlaka tarih olacak. Bu sistem de milletvekilleri kendilerini liderlerine değil de öncelikli olarak vatandaşa beğendirmek durumunda kalacaklar. Vatandaş asil olduğunu ilk defa bu yeni Başkanlık sistemiyle fark edecek.</p>



<p>Ayrıca bu yöntem, toplum içinden ülkemizi yönetecek bir çok liderin ve kadronun ortaya çıkmasına da sebep olacak. Çünkü bugünkü sitemde liderler sultası buna müsaade etmemektedir. Bazı başarısız liderler halkın tercihleriyle koltuklarını kaybedecekler.</p>



<p>Milletvekilleri de çok önem kazanacak bu sistemde. Onlar da ülke yönetimine katkı sunmanın hazzını yaşayacaklar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/tercihli-oy-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhalefetin İktidara Gelme İhtimali Var mı?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/muhalefetin-iktidara-gelme-ihtimali-var-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/muhalefetin-iktidara-gelme-ihtimali-var-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2020 09:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Sistem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15995</guid>

					<description><![CDATA[Gece yarısı herkes uykudayken&#160;Ermenistan, Gence’ye gönderdiği füzelerle doğrudan&#160;sivilleri hedef aldı. 13&#160;sivil hayatını kaybetti, onlarcası yaralandı, meskenleri yerle bir oldu. Tartışmasız bir&#160;savaş suçu&#160;irtikap edildi. Peki çağdaş dünya ne yaptı? İnsan haklarından bahseden o demokrasi havarisi ülkeler ne tepki verdi? Hiç. Dahası o anlı şanlı haber ajansları bu savaş suçunu haber olarak bile vermedi.&#160;CNN ve BBC&#160;baş kesen İslami terör haberlerini manşet yaptı.&#160;Reuters&#160;ise Trump’ı manşete taşıdı&#160;Gence katliamına hiç yer vermedi. Sorunu çözme eksenli MİNSK grubu (Rusya, ABD, Fransa) üyeleri bırakın kınamayı&#160;Ermenistan’a destek&#160;olmayı tercih etti. Rusya ateşkes hamlesiyle Ermenistan’a açıktan destek olmayı tercih etti. Fransa meclisi&#160;Karabağ’ı resmen tanıma&#160;tartışmalarına sahne oldu. ABD dış bakanı Ermenistan’ın savunma hakkından bahsetti. Dünyanın kör ve sağır olduğu bu şartlarda Azerbaycan’ın yanında yüksek sesle yer alan Tek ülke&#160;Türkiye&#160;oldu. Onun içindir ki cumhurbaşkanından sokaktaki Azerbaycan vatandaşına kadar hemen hepsi Türkiye’nin bu cesur desteğine içtenlikle teşekkür eder oldu. Başkan Erdoğan&#160;liderliğinde bağımsız politikalar üreten Türkiye, sadece bölgenin değil&#160;dünyanın ruhu ve vicdanını&#160;temsil eden tek ülke oldu. Emperyalizmin&#160;Suriye’de kurduğu tezgâhı,&#160;Libya’da&#160;oynadığı oyunu,&#160;Doğu Akdeniz’de&#160;kurulan tuzağı Erdoğan liderliğindeki bu Türkiye bozdu. Onun için&#160;Başkan Erdoğan, Türkiye düşmanlarının ortak hedefi haline geldi. Onun için ‘seni başkan yaptırmayacağız’&#160;kampanyaları düzenlendi. Onun için muhalefet&#160;tek adam&#160;diyerek&#160;saray rejimi&#160;diyerek ülkenin cumhurbaşkanını&#160;tanımama&#160;politikaları güttü/güdüyor. Onun için ABD Başkan adayı&#160;Joe Biden,&#160;Türkiye’de tek hedeflerinin Başkan Erdoğan’ı devirmek olduğunu ilan etti &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gece yarısı herkes uykudayken&nbsp;<strong>Ermenistan</strong>, Gence’ye gönderdiği füzelerle doğrudan&nbsp;<strong>sivilleri hedef aldı. 13</strong>&nbsp;sivil hayatını kaybetti, onlarcası yaralandı, meskenleri yerle bir oldu.</p>



<p>Tartışmasız bir&nbsp;<strong>savaş suçu</strong>&nbsp;irtikap edildi.</p>



<p>Peki çağdaş dünya ne yaptı? İnsan haklarından bahseden o demokrasi havarisi ülkeler ne tepki verdi?</p>



<p>Hiç.</p>



<p>Dahası o anlı şanlı haber ajansları bu savaş suçunu haber olarak bile vermedi.&nbsp;<strong>CNN ve BBC</strong>&nbsp;baş kesen İslami terör haberlerini manşet yaptı.&nbsp;<strong>Reuters</strong>&nbsp;ise Trump’ı manşete taşıdı&nbsp;<strong>Gence katliamına hiç yer vermedi.</strong></p>



<p>Sorunu çözme eksenli MİNSK grubu (<strong>Rusya, ABD, Fransa</strong>) üyeleri bırakın kınamayı&nbsp;<strong>Ermenistan’a destek</strong>&nbsp;olmayı tercih etti. Rusya ateşkes hamlesiyle Ermenistan’a açıktan destek olmayı tercih etti. Fransa meclisi&nbsp;<strong>Karabağ’ı resmen tanıma</strong>&nbsp;tartışmalarına sahne oldu. ABD dış bakanı Ermenistan’ın savunma hakkından bahsetti.</p>



<p>Dünyanın kör ve sağır olduğu bu şartlarda Azerbaycan’ın yanında yüksek sesle yer alan Tek ülke&nbsp;<strong>Türkiye</strong>&nbsp;oldu.</p>



<p>Onun içindir ki cumhurbaşkanından sokaktaki Azerbaycan vatandaşına kadar hemen hepsi Türkiye’nin bu cesur desteğine içtenlikle teşekkür eder oldu.</p>



<p><strong>Başkan Erdoğan</strong>&nbsp;liderliğinde bağımsız politikalar üreten Türkiye, sadece bölgenin değil&nbsp;<strong>dünyanın ruhu ve vicdanını</strong>&nbsp;temsil eden tek ülke oldu.</p>



<p>Emperyalizmin&nbsp;<strong>Suriye’</strong>de kurduğu tezgâhı,<strong>&nbsp;Libya’da</strong>&nbsp;oynadığı oyunu,&nbsp;<strong>Doğu Akdeniz’de</strong>&nbsp;kurulan tuzağı Erdoğan liderliğindeki bu Türkiye bozdu.</p>



<p>Onun için&nbsp;<strong>Başkan Erdoğan</strong>, Türkiye düşmanlarının ortak hedefi haline geldi.</p>



<p>Onun için ‘<strong>seni başkan yaptırmayacağız’</strong>&nbsp;kampanyaları düzenlendi.</p>



<p>Onun için muhalefet&nbsp;<strong>tek adam</strong>&nbsp;diyerek&nbsp;<strong>saray rejimi</strong>&nbsp;diyerek ülkenin cumhurbaşkanını&nbsp;<strong>tanımama</strong>&nbsp;politikaları güttü/güdüyor.</p>



<p>Onun için ABD Başkan adayı&nbsp;<strong>Joe Biden,</strong>&nbsp;Türkiye’de tek hedeflerinin Başkan Erdoğan’ı devirmek olduğunu ilan etti ve bu işi&nbsp;<strong>muhalefeti destekleyerek</strong>&nbsp;yapacağını duyurdu.</p>



<p>Muhalefet de tam Biden’ın arzusu istikametinde politikalar belirleyerek Erdoğan nefretiyle söylem geliştirmeyi ve uçuk beyanatlar vermeyi tercih etti.</p>



<p>Biri kalktı Erdoğan seçim yaptırmayacak derken bir diğeri erken seçim derdine düştü.</p>



<p>Muhalefet partilerinin birleştiği tek nokta var o da eski sisteme dönmek. Adını güçlendirilmiş parlamenter sistem koydukları bir hülyanın peşine düştüler.</p>



<p>Çünkü&nbsp;<strong>başkanlık sistemiyle artık muhalefet partilerinin iktidara gelme ihtimali kalmadı.</strong></p>



<p>Zira bu sistemde artık partilerden ziyade adayların iktidarı söz konusu.</p>



<p>Başkan adayı seçimi kazanır 5 sene ülkeyi idare eder. Seçimden sonra hükümet ortağına ihtiyacı yoktur. Koalisyon ortağına ihtiyaç yoktur. Meclisin güvenoyu yoktur. Gensoru yoktur.</p>



<p>Bütün bunlara ilaveten nüfusunun&nbsp;<strong>yüzde yetmişi muhafazakâr</strong>&nbsp;olan Türkiye’de artık Kılıçdaroğlu veya Kaftancıoğlu zihniyetindeki siyasetçilerin iktidar olma ihtimali ortadan kalkmıştır. Yani&nbsp;<strong>klasik bir CHP’linin cumhurbaşkanı seçilmesi imkânsız hale gelmiştir</strong>. Onun için Kılıçdaroğlu ‘ben adayım’ diyememektedir. Onun için Ekmelüddin’den ve Başkan Erdoğan’ın eski arkadaşlarına yeşil ışık yakmaktan medet ummaktadır.</p>



<p>Ve onun için CHP’nin içi cadı kazanı gibi kaynamaktadır. Onun için erken seçim söylemleriyle tabanını meşgul etmeye çalışmaktadır. Onun için aslı astarı olmayan belediye başarılarından bahsetmektedir. Onun için partilerle ilgili anketlerden söz ederek AK Parti oylarının eridiğinden bahsetmektedir.</p>



<p>Bir daha hatırlatalım. Bu sistemde&nbsp;<strong>cumhurbaşkanı adayının alacağı oy önemlidir.</strong></p>



<p>Bu sistemde partisi zayıf da olsa eğer aday güçlüyse seçilebilir.&nbsp;<strong>Fransa ve Tunus</strong>&nbsp;örneğinde olduğu gibi.</p>



<p>Kaldı ki AK Parti her şeye rağmen Türkiye’nin en büyük partisidir.&nbsp;<strong>Mahir Ünal</strong>&nbsp;beyin açıkladığı gibi AK Parti %41-42 bandından aşağıya düşmemiştir.</p>



<p>Düştüğünü kabul etsek bile muhalefetin yükselmediği de gün gibi ortadadır.</p>



<p><strong>Metropol</strong>, Eylül ayı anketinde AK Partiyi %32 bandında gösteriyordu. Buna mukabil CHP’nin %17’lerde olduğunu gösteriyordu. Yani muhalefette yaprak kımıldamıyordu.</p>



<p>Tam tersine yine&nbsp;<strong>Eylül</strong>&nbsp;ayında&nbsp;<strong>Betimar’</strong>ın yayınladığı araştırma sonuçları, seçmenin muhalefete hemen hemen hiç inanmadığını gösteriyordu.</p>



<p><strong>AK Parti hükümetinin Türkiye’nin sorunlarını çözeceğine inanıyor musunuz</strong>? sorusuna&nbsp;<strong>%48.7 Evet</strong>, %42.3 Hayır cevabı vermiş!</p>



<p><strong>Muhalefetin Türkiye’nin sorunlarını çözeceğine inanıyor musunuz?</strong>&nbsp;Sorusuna&nbsp;<strong>%17 Evet</strong>, %68.5 Hayır demiş!!!</p>



<p>Aynı ankette&nbsp;<strong>AK Parti %41.9,</strong>&nbsp;MHP %10.5,&nbsp;<strong>CHP %23.4</strong>, HDP %10.7,&nbsp;<strong>İP %9.3</strong>&nbsp;oranında oy almış. Yani&nbsp;<strong>Cumhur ittifakı %52.4</strong>, Millet İttifakı ise %43.4 bandındadır.</p>



<p>Muhalefet anketlerdeki parti rakamlarıyla kendini avutmak yerine Başkan Erdoğan’ın karşısına kimi çıkaracak onu düşünmelidir!</p>



<p>Temmuz ayında&nbsp;<strong>Areda Survey’in</strong>&nbsp;‘Kimi cumhurbaşkanı olarak görmek istersiniz?’ sorusuna verilen cevaplar da şöyle:</p>



<p>R.T.&nbsp;<strong>Erdoğan %48.7</strong>, M. Yavaş %13.6,&nbsp;<strong>S. Demirtaş %7.7</strong>, M. Akşener %5.8,&nbsp;<strong>K. Kılıçdaroğlu %4.9</strong>, D. Bahçeli %3.5,&nbsp;<strong>A. Babacan %0.7</strong>, T. Karamollaoğlu %0.4,&nbsp;<strong>A. Davudoğlu%0.4</strong>, A. Gül %0.1</p>



<p>Bahçeli aday olarak Erdoğan’ı ilan ettiği için Başkan Erdoğan’ın oyu yine %53.2 bandındadır.</p>



<p>Ve önümüzde daha üç sene var.</p>



<p>Bir tarafta uyumlu ve disiplinli <strong>Cumhur İttifakı</strong> diğer tarafta ise ilişkileri pamuk ipliğine bağlı bir <strong>Millet İttifakı</strong> ve içi fokur fokur kaynayan CHP, İP ve HDP . </p>



<p>Seçmen kimi tercih eder sizce?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/muhalefetin-iktidara-gelme-ihtimali-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
