<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sisi &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/sisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Jun 2020 08:19:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>sisi &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sisi’nin Tüccar Komutanları</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/sisinin-tuccar-komutanlari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/sisinin-tuccar-komutanlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 08:19:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[sisi]]></category>
		<category><![CDATA[siyonizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14935</guid>

					<description><![CDATA[Geçen Cumartesi günü Libya hududuna yakın bir askeri üste konuşan darbeci general&#160;A.Fettah Sisi, pilotlara ülke haricinde bir operasyona hazır olmalarını söyledi. Ayrıca Libyalı bazı kabile reislerinin bulunduğu topluluğa hitaben de ‘Sirte ve Cufre&#160;bizim için kırmızı çizgidir’ dedi. BM nezdinde meşru kabul edilen ve Türkiye’nin desteklediği Milli (Ulusal) Mutabakat Hükümeti’ni terörist ilan eden, savaş suçlusu Hafter’i de meşru kabul eden Sisi, hudut güvenliği gerekçesiyle (Libya Mısır sınırı 1200 km.dir. Sirte ise hududa 900 km. uzaklıktadır) Libya’ya askeri müdahalede bulunacağını ilan etti. Bazı Arap ülkeleri de Mısır’ın bu çıkışına destek verdi. Savaş suçlusu&#160;Hafter&#160;meşru hükümet güçleri karşısında gerilemeye ve kaçmaya başlayınca Mısır ateşkes ve Libya başkanlık konseyinin seçimini öneren bir çıkış yapmıştı. Oysa aynı Mısır diğer şürekası ile Moskova’da ve Berlin’de kararlaştırılan ateşkesi imzalamadan kaçan&#160;Hafter’e saldırması için destek veriyordu. Mısır’ın şimdi ateşkes ve barış isteğinin hezimet üstüne hezimete uğrayan&#160;Hafter’i kurtarmaktan&#160;öte bir anlam taşımadığını artık cümle âlem biliyor. Yularını Siyonizm’in tutuğu Sisi kendince Türkiye’ye meydan okuyor. Buna mukabil&#160;Milli Mutabakat Hükümeti&#160;Sisi’nin bu çıkışını Libya’nın iç işlerine müdahale ve harb ilanı olarak değerlendirdi. Ayrıca&#160;Arap Birliği’nin&#160;Libya’ya danışmadan yapacağı Libya konulu digital toplantıya katılmayacağını ve tanımayacağını, BM nezaretindeki tüm aracılıklara açık olduklarını ama tek taraflı teşebbüsleri muhatap almayacaklarını ilan etti. TÜRKİYE-MISIR SAVAŞI MI? Şimdilerde tartışılan hararetli konu, Mısır &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Geçen Cumartesi günü Libya hududuna yakın bir askeri üste konuşan darbeci general&nbsp;<strong>A.Fettah Sisi</strong>, pilotlara ülke haricinde bir operasyona hazır olmalarını söyledi.</p>



<p>Ayrıca Libyalı bazı kabile reislerinin bulunduğu topluluğa hitaben de ‘<strong>Sirte ve Cufre</strong>&nbsp;bizim için kırmızı çizgidir’ dedi.</p>



<p>BM nezdinde meşru kabul edilen ve Türkiye’nin desteklediği Milli (Ulusal) Mutabakat Hükümeti’ni terörist ilan eden, savaş suçlusu Hafter’i de meşru kabul eden Sisi, hudut güvenliği gerekçesiyle (Libya Mısır sınırı 1200 km.dir. Sirte ise hududa 900 km. uzaklıktadır) Libya’ya askeri müdahalede bulunacağını ilan etti. Bazı Arap ülkeleri de Mısır’ın bu çıkışına destek verdi.</p>



<p>Savaş suçlusu<strong>&nbsp;Hafter</strong>&nbsp;meşru hükümet güçleri karşısında gerilemeye ve kaçmaya başlayınca Mısır ateşkes ve Libya başkanlık konseyinin seçimini öneren bir çıkış yapmıştı.</p>



<p>Oysa aynı Mısır diğer şürekası ile Moskova’da ve Berlin’de kararlaştırılan ateşkesi imzalamadan kaçan&nbsp;<strong>Hafter’e saldırması için destek veriyordu.</strong></p>



<p>Mısır’ın şimdi ateşkes ve barış isteğinin hezimet üstüne hezimete uğrayan&nbsp;<strong>Hafter’i kurtarmaktan&nbsp;</strong>öte bir anlam taşımadığını artık cümle âlem biliyor.</p>



<p>Yularını Siyonizm’in tutuğu Sisi kendince Türkiye’ye meydan okuyor.</p>



<p>Buna mukabil&nbsp;<strong>Milli Mutabakat Hükümeti</strong>&nbsp;Sisi’nin bu çıkışını Libya’nın iç işlerine müdahale ve harb ilanı olarak değerlendirdi. Ayrıca&nbsp;<strong>Arap Birliği’nin</strong>&nbsp;Libya’ya danışmadan yapacağı Libya konulu digital toplantıya katılmayacağını ve tanımayacağını, BM nezaretindeki tüm aracılıklara açık olduklarını ama tek taraflı teşebbüsleri muhatap almayacaklarını ilan etti.</p>



<p><strong>TÜRKİYE-MISIR SAVAŞI MI?</strong></p>



<p>Şimdilerde tartışılan hararetli konu, Mısır ordusunun Türk ordusuyla savaşma senaryosu.</p>



<p>Özetle Türkiye’nin Libya’da her hangi bir ordu birliği bulunmuyor. İmzalanan anlaşmalar çerçevesinde danışmalar bulunuyor.</p>



<p>Sadece onların desteğiyle hükümet güçleri 9 ülkenin her türlü imkânıyla desteklediği Hafter güçlerine unutamayacağı mağlubiyeti tattırdı.</p>



<p>Farz edelim ki Sisi ordusunu Libya’ya gönderdi. Yıllardır üç buçuk Siyonist’e karşı tek bir zafer elde edememiş koca Mısır ordusu,&nbsp;<strong>onca ticari meşgaleden başını kaldırıp Libya’da nasıl başarı elde edecek acaba?</strong></p>



<p>Sadece kendi halkına karşı eğitilmiş Mısır ordusu hangi deneyimle dış müdahalede bulunacak,&nbsp;<strong>hele de karşısında Türk subayların koordine ettiği Ömer Muhtar’ın torunları cesur Libyalılar varsa?</strong></p>



<p>Kimi Arap ülkeleri destekleyecekmiş! Hafter’i zaten desteklemediler mi?&nbsp;<strong>Sisi’nin tüccar komutanları Hafter’den daha mı tecrübeli?</strong></p>



<p>Türkiye kardeş Mısır ile savaşı aklının ucundan bile geçirmez ama&nbsp;<strong>darbeci Sisi</strong>&nbsp;bir çılgınlık yapar Libya hükümeti de Türkiye’den destek isterse Sisi’nın askerleri savaşmanın öyle Rabia meydanında silahsız sivillere kurşun sıkmak olmadığını görürler, bunu Sisi de anlar ama o koltukta oturabilir mi orasını bilemem!</p>



<p>Aslında bölgedeki huzuru ve barışı sağlayacak güç&nbsp;<strong>Türkiye Mısır ortaklığıdır.</strong>&nbsp;<strong>Mürsi&nbsp;</strong>merhum bu ortaklığın bânisi olacaktı.</p>



<p>Ama emperyalizm,&nbsp;<strong>Mısır’ı Siyonistlerden daha Siyonist bir yönetime teslim ederek o ortaklığı seraba dönüştürdü.</strong></p>



<p>Gezi olaylarıyla Türkiye için de Mısır senaryosu yazılmıştı ama emperyalizmin oyununu fark eden liderlik buna izin vermedi. Libya’da da vermeyecek inşallah.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/sisinin-tuccar-komutanlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir selam gönderelim belki bir gün salah olur</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bir-selam-gonderelim-belki-bir-gun-salah-olur/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bir-selam-gonderelim-belki-bir-gun-salah-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Dec 2019 08:24:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[sisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13228</guid>

					<description><![CDATA[Sisi darbesinden 15 gün önce Kahire’deydim. Darbenin ayak sesleri resmen işitiliyordu. Mursi karşıtı bir imza kampanyası başlatılmıştı, darbeye sivil destek temin etmek için böyle bir yol izleniyordu. Mısır’da demokratik bir iktidar, hele de Müslüman Kardeşler’in söz sahibi olduğu bir yönetim en başta Suudi Arabistan’ın tahammül edemeyeceği bir şeydi. İsrail’in güvenliği üzerine bina edilmeye çalışılan Ortadoğu politikasının mimarları için de İhvan, Hamas’ı destekleyen İslamcı bir iktidardı. İslamcı kadroların demokratik süreçlerle yönetime gelmesi Ortadoğu söz konusu olduğunda Batı&#8217;nın en istemediği şeydir. İslamcı yönetimleri başa getirdiği anlaşılınca zaten bahar kışa çevirdi. Mısır’daki darbe yüzlerce vatandaşın sabah namazında kurşuna dizilmesiyle gerçekleştirildi. Kahire ve İskenderiye&#8217;deki protestolarda 900 sivil katledildi. Akabinde binlerce kişi sorgusuz, yargısız hapishanelerde türlü işkencelere maruz bırakıldı. Onlarca üniversite öğrencisi arkalarında eşlerinin, çocuklarının, anne babalarının çaresiz çırpınışları arasında idam edildi. Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi duruşma sırasında kalp krizi geçirdi ve müdahale edilmediği için öldü, daha doğrusu öldürüldü. Bu arada diktatör Sisi İsrail&#8217;in güvenliği ve Doğu Akdeniz&#8217;deki rant paylaşımı konusunda üstün hizmetlerinden dolayı kendisini destekleyenlerce yere göğe konulamıyor. *** Mısır hapishanelerinde hala binlerce kadın, erkek akıbetleri meçhul bir halde tutuluyor. Devrimden sonra yapılan ilk seçimlerde halkın çoğunluğunun desteğini elde ederek birinci gelen Müslüman Kardeşler&#8217;in adayı Mursi, Suudi Arabistan&#8217;ın desteklediği selefi partiler &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sisi darbesinden 15 gün önce Kahire’deydim. Darbenin ayak sesleri resmen işitiliyordu. Mursi karşıtı bir imza kampanyası başlatılmıştı, darbeye sivil destek temin etmek için böyle bir yol izleniyordu. Mısır’da demokratik bir iktidar, hele de Müslüman Kardeşler’in söz sahibi olduğu bir yönetim en başta Suudi Arabistan’ın tahammül edemeyeceği bir şeydi. İsrail’in güvenliği üzerine bina edilmeye çalışılan Ortadoğu politikasının mimarları için de İhvan, Hamas’ı destekleyen İslamcı bir iktidardı. İslamcı kadroların demokratik süreçlerle yönetime gelmesi Ortadoğu söz konusu olduğunda Batı&#8217;nın en istemediği şeydir. İslamcı yönetimleri başa getirdiği anlaşılınca zaten bahar kışa çevirdi. Mısır’daki darbe yüzlerce vatandaşın sabah namazında kurşuna dizilmesiyle gerçekleştirildi. Kahire ve İskenderiye&#8217;deki protestolarda 900 sivil katledildi. Akabinde binlerce kişi sorgusuz, yargısız hapishanelerde türlü işkencelere maruz bırakıldı. Onlarca üniversite öğrencisi arkalarında eşlerinin, çocuklarının, anne babalarının çaresiz çırpınışları arasında idam edildi. Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi duruşma sırasında kalp krizi geçirdi ve müdahale edilmediği için öldü, daha doğrusu öldürüldü.</p>
<p>Bu arada diktatör Sisi İsrail&#8217;in güvenliği ve Doğu Akdeniz&#8217;deki rant paylaşımı konusunda üstün hizmetlerinden dolayı kendisini destekleyenlerce yere göğe konulamıyor.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Mısır hapishanelerinde hala binlerce kadın, erkek akıbetleri meçhul bir halde tutuluyor. Devrimden sonra yapılan ilk seçimlerde halkın çoğunluğunun desteğini elde ederek birinci gelen Müslüman Kardeşler&#8217;in adayı Mursi, Suudi Arabistan&#8217;ın desteklediği selefi partiler tarafından anayasayı şeriat hükümlerine göre düzenlememekle suçlanırken Batı&#8217;nın desteklediği sol liberal aktörlerce de tam tersi saiklerle, kadın haklarını öncelemiyor, demokratik bir anayasa yapmıyor diye eleştiriyordu. Bunlar İhvan&#8217;a karşı yapılan kanlı darbede yan yana gelebildi. Çünkü asıl gerekçe ne birininki ne ötekininkiydi.</p>
<p>Müslüman Kardeşler tıpkı Tunus, Yemen, Libya, Suriye gibi Arap devrimlerinin baş gösterdiği her örnekte olduğu gibi Körfez monarşilerinin korkulu rüyası haline gelmişti. Dalganın Körfeze vurması an meselesiydi. Nitekim baş gösterdiği hemen her örnekte iç savaş ve darbe arasında değişen bir skaladaki müdahalelerle devrim boğuldu. Bir tek Tunus&#8217;ta kısmen ayakta kalabildi. Onun için de, gidip sorsanız Tunuslulara, size &#8220;mahzun kaldı devrimimiz, çalındı devrimimiz&#8221; derler. Aman darbe olmasın, kan dökülmesin, ülkenin yetişmiş insan kaynağı yeniden hapishanelere tıkılmasın diye büyük ortağın &#8216;müesses nizam&#8217;ın temsilcilerine bırakıldığı kendine has bir model geliştirdi çünkü.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Tunus&#8217;ta, Nahda&#8217;nın devrimi eski rejim kalıntılarıyla paylaşmasına sebep, Mısır&#8217;daki kanlı darbe ve akabinde yaşanan tutuklamalardı. Bugün hala binlerce kişi Mısır hapishanelerinde işkence ve ağır koşullar altında tutuluyor. Çoğunluğu eğitimli bu insanların. Hukukçu, mühendis, sanatçı, gazeteci, doktor, öğretmen, bilim insanlarından oluşan bu kişilerden ancak sözde yargılamalar sonucu verilen idam kararları ve infazlarında haberdar oluyoruz. İşkence altında öldürülenler için düzenlenen hastalık raporlarıyla bir de.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Dün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü&#8217;ydü. Hapishanedeki tutuklulara dünyanı dört bir yanında mektuplar gönderildi. Onlarla ilgili sadece öldüklerinden haberdar olmak istemiyorsak bir selam dahi olsa gönderelim.</p>
<p>Umulur ki bu selam bir gün salaha vesile olur.</p>
<p>Halime Kökçe/Star</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bir-selam-gonderelim-belki-bir-gun-salah-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahlaksızdan ahlak abidesi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ahlaksizdan-ahlak-abidesi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ahlaksizdan-ahlak-abidesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Oct 2019 07:17:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Fetullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[sisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12670</guid>

					<description><![CDATA[İki darbeci: Biri başarılı olmuş, silah zoruyla halkını esir almış. Diğeri ise başaramamış, ülkesinin dışında korku içinde yaşıyor. Başarılı olan, başarısıza resmi TV kanalının bir sunucusunu göndermiş. Ortaya komik mi komik bir görüntü çıkmış… Mısır’daki darbeci Sisi’nin Ten TV’nin, Pensilvanya’da Fetullah Gülen’le yaptığı röportajdan bahsediyorum. Evlere şenlik! Sunucu El Diki, ABD uşağı adamdan “Türkler için ahlaki bir değer” diye bahsediyor. Gülen de Sisi için “Allah’tan korkan, halkın çıkarları için çalışan biri” diyor. Yetmiyor, üstüne bir de dua ediyor. Tam bir bozacı-şıracı muhabbeti! İki tarafın da elinde kan var. ABD destekli iki katil birbirlerini bulmuşlar, aklamaya çalışıyorlar. Programın sunucusu, zaten açık açık söylüyor. Gülen’in, Pensilvanya’da ABD istihbaratının himayesi ve koruması altında olduğunu anons ediyor. *** Gülen, “Cemaat” denilen yapılanmayı gerçekleştirirken, ABD menfaatlerinin Türkiye şubesiydi. Dini değerleri de bu amaçla alabildiğine kullandı. Çarpıttı, sulandırdı. Cebrail’i bile dinlemeyeceğini söyleyerek, Yaradan’a dahi açıktan karşı çıktı. Vatandaş farkında olmadı belki bunların. Ancak, din adamları da görmediler; bazıları da görmek istemedi. O yüzden, bu yapının ülkemizde dini kullanarak darbe yapacak kadar palazlanmasında din adamlarımızın sorumluluğu büyük! Üstelik, halen “Allah, kitap” diyor. Ama bizim din adamlarımızdan “ciddi bir sapkın ve emperyalist maşası” olduğuna dair kuvvetli ses çıkmıyor. Fetullah Gülen denilen bu adam, dini de sulandırdı, ahlaki değerleri de. Bugün yaşadığımız pek çok sıkıntının altında, O’nun yıllarca sinsice yürüttüğü çarpıtma çabaları yatıyor. Hiçbir insani değeri yok… Yedikleri ve içtiklerinden arta kalanı başkasına ikram edecek kadar sapkın bir kişilik O. Zaten bu özelliği Gülen’i Türkiye düşmanları &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İki darbeci: Biri başarılı olmuş, silah zoruyla halkını esir almış. Diğeri ise başaramamış, ülkesinin dışında korku içinde yaşıyor.</p>
<p>Başarılı olan, başarısıza resmi TV kanalının bir sunucusunu göndermiş. Ortaya komik mi komik bir görüntü çıkmış…</p>
<p><strong>Mısır’</strong>daki darbeci <strong>Sisi</strong>’nin <strong>Ten TV</strong>’nin, <strong>Pensilvanya</strong>’da <strong>Fetullah Gülen</strong>’le yaptığı röportajdan bahsediyorum. Evlere şenlik! Sunucu <strong>El Diki</strong>, <strong>ABD</strong> uşağı adamdan <strong>“Türkler için ahlaki bir değer”</strong> diye bahsediyor. <strong>Gülen</strong> de <strong>Sisi</strong> için <strong>“Allah’tan korkan, halkın çıkarları için çalışan biri”</strong> diyor. Yetmiyor, üstüne bir de dua ediyor.</p>
<p>Tam bir bozacı-şıracı muhabbeti!</p>
<p>İki tarafın da elinde kan var.<strong> ABD</strong> destekli iki katil birbirlerini bulmuşlar, aklamaya çalışıyorlar. Programın sunucusu, zaten açık açık söylüyor. <strong>Gülen</strong>’in, <strong>Pensilvanya</strong>’da <strong>ABD</strong> istihbaratının himayesi ve koruması altında olduğunu anons ediyor.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Gülen, “Cemaat”</strong> denilen yapılanmayı gerçekleştirirken, <strong>ABD</strong> menfaatlerinin <strong>Türkiye</strong> şubesiydi. Dini değerleri de bu amaçla alabildiğine kullandı. Çarpıttı, sulandırdı. <strong>Cebrail</strong>’i bile dinlemeyeceğini söyleyerek, <strong>Yaradan</strong>’a dahi açıktan karşı çıktı.</p>
<p>Vatandaş farkında olmadı belki bunların. Ancak, din adamları da görmediler; bazıları da görmek istemedi. O yüzden, bu yapının ülkemizde dini kullanarak darbe yapacak kadar palazlanmasında din adamlarımızın sorumluluğu büyük!</p>
<p>Üstelik, halen <strong>“Allah, kitap”</strong> diyor. Ama bizim din adamlarımızdan <strong>“ciddi bir sapkın ve emperyalist maşası”</strong> olduğuna dair kuvvetli ses çıkmıyor.</p>
<p><strong>Fetullah Gülen</strong> denilen bu adam, dini de sulandırdı, ahlaki değerleri de. Bugün yaşadığımız pek çok sıkıntının altında, <strong>O</strong>’nun yıllarca sinsice yürüttüğü çarpıtma çabaları yatıyor.</p>
<p>Hiçbir insani değeri yok…</p>
<p>Yedikleri ve içtiklerinden arta kalanı başkasına ikram edecek kadar sapkın bir kişilik O. Zaten bu özelliği <strong>Gülen’</strong>i <strong>Türkiye</strong> düşmanları tarafından <strong>“kullanışlı bir alet”</strong> haline getirdi.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Millet, iyi-kötü tanıdı <strong>O</strong>’nu. Geride bıraktığı yapı ile mücadele de kararlılıkla devam ediyor.</p>
<p>Hiçbir değeri yok adamın. Bugüne kadar yaşadığımız tecrübeler gösteriyor ki, kendisine inanan insanlara bile böcek kadar değer vermiyor. En büyük düşmanı da <strong>T.C. Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.</strong></p>
<p><strong>Erdoğan</strong> düşmanlığının bu adama yaptıramayacağı hiçbir şey yok!</p>
<p>İşte <strong>O</strong>’nun bu özelliğinden <strong>Türkiye</strong>’de faydalanmak isteyenler var. <strong>“Kimler onlar”</strong> demeyin, zaten biliyorsunuz. Bizdeki <strong>“Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin”</strong> diyen sakat muhalefet anlayışının temsilcileri.</p>
<p>Şimdi kimse inkâr etmeye kalkışmasın, zaman zaman birlikte hareket ediyorlar; aynı tezleri savunup, aynı noktada buluşuyorlar. Bu konuda yüzlerce örnek var.</p>
<p><strong>Darbeci Sisi</strong>’nin bir televizyon kanalının bu adama övgüler düzmesi sıkıntı değil. Asıl problem bizim içimizde.</p>
<p>Adam bir katilmiş, elinde yüzlerce insanımızın kanı varmış, ülke düşmanıymış, emperyalist güçlerin maşasıymış, hiç fark etmiyor. <strong>O</strong>’nun <strong>Erdoğan</strong> düşmanlığından iç siyasette alabildiğine yararlanılmaya çalışılıyor.</p>
<p><strong>FETÖ</strong>’den sonra önümüzde duran en büyük tehlike bu… Bu sakat ve omurgasız siyaset anlayışı, <strong>Türkiye’</strong>yi içten içe kemiriyor!</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ahlaksizdan-ahlak-abidesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burada, ‘Veliaht Prens’, Sisi veya Guaido Arıyorlar, Geçiniz…</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/burada-veliaht-prens-sisi-veya-guaido-ariyorlar-geciniz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/burada-veliaht-prens-sisi-veya-guaido-ariyorlar-geciniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 May 2019 06:35:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ardan zentürk]]></category>
		<category><![CDATA[sisi]]></category>
		<category><![CDATA[Veliaht Prens]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10087</guid>

					<description><![CDATA[Tablo açıktır: Amerikan emperyalizmi, stratejisini, milletlerini peşkeş çekmeye hazır, birbirinin aynı ama görüntüde farklı üç karaktere dayandırıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) veliaht prensleri, Mısır’ın darbecisi Sisi ve Venezuela’da ortalığa dökülmüş Guaido arasında bir fark yok, hepsi, aynı küresel yapılanmanın işbirlikçileri… Trump’ın sırtını milletine dayamış Maduro’yu “diktatör” ilan edip, Sisi’yi Beyazsaray’da kırmızı halıyla karşılama nedeni bu… Ne dedi Pompeo, Sisi için, “bizim için çok iyi çalışıyor…” Suudi Prens Muhammed bin Salman, İstanbul’da, konsolosluk binasında Cemal Kaşıkçı’yı parçalattı, ne dedi Trump, “Bir gazeteci için milyarlarca Dolar’lık ticareti tehlikeye atamam…” Bir de, insanhakları raporu yayınlayıp, dünyaya ayar veriyorlar, utanmazlar!.. PKK’ya silah veren, terörizmle mücadele eder mi, sıkıştığında Bağdadi 2.0 yeni sürümleTürkiye’ye saldırır, anladık, bu kez hazırlıklıyız. Türkiye’de telaşları büyük Kapı gibi duruyoruz… 70 yılda yapılandırdıkları GLADIO-A ve 45 yılda yedekledikleri GLADIO-B’yi (FETÖ) dağıttık, temizlik sürüyor… 15 Temmuz destanının devamını, Sudan, Cezayir ve tabii ki Venezuela halklarının anti-militarist duruşlarında bir kez daha görüyoruz. Emperyalizm, şu anda, yukarıda saydığım üç karakterden birini burada öne çıkarmanın telaşında… Almanya’nın Sesi, BBC, Amerika’nın Sesi ve France 24, Youtube’da o kanalı neden kurdu sanıyorsunuz? Önce, Türkiye’de bağımsız medya yok görüntüsü, ardından, demokrasi için bir şeyler yapılmalı, Erdoğan’sız Türkiye’nin yolu açılmalı patırtısı, sonuçta da bir işbirlikçinin allanıp-pullanması… Bu, liderin yakınından bir karakter olabilir, hırsları yeteneklerinin önünde, mesela belediye başkanlığını geçici durak gören kullanılabilir bir karakter olabilir veya ülkede tezgahlanacak kaosta, dağılın, artık kontrol bende diyebilecek bir apoletli olabilir, fark etmez… Yeter ki, emperyalizmin dediklerini yapsın… Emperyalist, senaryosu işlemezse saldırır Millet, güçlü liderlerin gölgesinden bir yerlere tırmanmaya &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tablo açıktır: Amerikan emperyalizmi, stratejisini, milletlerini peşkeş çekmeye hazır, birbirinin aynı ama <em>görüntüde</em> farklı üç karaktere dayandırıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) <strong>veliaht prensleri,</strong> Mısır’ın darbecisi <strong>Sisi </strong>ve Venezuela’da ortalığa dökülmüş <strong>Guaido </strong>arasında bir fark yok, hepsi, aynı küresel yapılanmanın işbirlikçileri…</p>
<p><strong>Trump</strong>’ın sırtını milletine dayamış <strong>Maduro</strong>’yu <em>“diktatör”</em> ilan edip, <strong>Sisi</strong>’yi Beyazsaray’da kırmızı halıyla karşılama nedeni bu… Ne dedi <strong>Pompeo,</strong> <strong>Sisi</strong> için, <strong>“bizim için çok iyi çalışıyor…”</strong> Suudi <strong>Prens Muhammed bin Salman,</strong> İstanbul’da, konsolosluk binasında <strong>Cemal Kaşıkçı’</strong>yı parçalattı, ne dedi <strong>Trump</strong>, <strong>“Bir gazeteci için milyarlarca Dolar’lık ticareti tehlikeye atamam…”</strong> Bir de, insanhakları raporu yayınlayıp, dünyaya ayar veriyorlar, utanmazlar!..</p>
<p>PKK’ya silah veren, terörizmle mücadele eder mi, sıkıştığında <strong>Bağdadi 2.0 yeni sürümle</strong>Türkiye’ye saldırır, anladık, bu kez hazırlıklıyız.</p>
<p><strong>Türkiye’de telaşları büyük</strong><br />
Kapı gibi duruyoruz… 70 yılda yapılandırdıkları <strong>GLADIO-A</strong> ve 45 yılda yedekledikleri <strong>GLADIO-B’</strong>yi <strong>(FETÖ)</strong> dağıttık, temizlik sürüyor…</p>
<p><strong>15 Temmuz destanının devamını, Sudan, Cezayir ve tabii ki Venezuela halklarının anti-militarist duruşlarında bir kez daha görüyoruz.</strong></p>
<p>Emperyalizm, şu anda, yukarıda saydığım üç karakterden birini burada öne çıkarmanın telaşında…</p>
<p><strong><em>Almanya’nın Sesi, BBC, Amerika’nın Sesi</em></strong> ve <strong><em>France 24,</em></strong> <strong><em>Youtube</em></strong>’da o kanalı neden kurdu sanıyorsunuz? Önce, <em>Türkiye’de bağımsız medya yok</em> görüntüsü, ardından, <em>demokrasi için bir şeyler yapılmalı, <strong>Erdoğan’sız Türkiye’nin</strong> yolu açılmalı</em> patırtısı, sonuçta da bir <strong>işbirlikçinin</strong> allanıp-pullanması…</p>
<p>Bu, liderin <em>yakınından bir karakter</em> olabilir, hırsları yeteneklerinin önünde, mesela belediye başkanlığını geçici durak gören <em>kullanılabilir bir karakter</em> olabilir veya ülkede tezgahlanacak kaosta, <strong>dağılın, artık kontrol bende</strong> diyebilecek bir <em>apoletli </em>olabilir, fark etmez…</p>
<p>Yeter ki, emperyalizmin dediklerini yapsın…</p>
<p><strong>Emperyalist, senaryosu işlemezse saldırır</strong><br />
Millet, <em>güçlü liderlerin gölgesinden bir yerlere tırmanmaya çalışanlara</em> hiçbir zaman yol açmadı, <strong>İsmet İnönü</strong> mesela, muktedirdi ama, seçim kazanamadı…</p>
<p><strong>15 Temmuz</strong> travması sonrasında benzer maceraya atılacak bir <em>apoletli</em> yok!.. Ordu sivil otorite ile iyi çalışıyor, içindeki hainlerden arındıkça güçleniyor, bir daha kıpırdayan belli ki, karargahta tepelenecek… <strong>“Guaidolaşmış”</strong> bir karakter sağdan-soldan çıkar mı, çıkar, onu da teşhir edecek –çok şükür- milli/yerli medya var, <em>Kuvayı Milliye ruhu,</em> izin vermez… <strong>Emperyalizm bütün bu hesapları yaptı, başarılı olamayacağını anladığı anda, açık saldırıya geçecektir, bilin.</strong></p>
<p><strong>Erdoğan</strong>, IDEF konuşmasında <strong>“Türkiye’nin dışlandığı bir F-35 projesi tamamen çöker”</strong>derken üretime bağlı teknik bir konudan söz etmiyordu!.. ABD’nin politikasının <strong>Türkiye’nin alternatif tercihlerini</strong> tetikleyeceğini, bunun da küresel güvenlik sisteminde krize yol açacağını duyuruyordu.</p>
<p>Söz, <strong>İnönü’</strong>nün 1964’teki saldırgan <strong><em>Johnson Mektubu’</em></strong>nu yanıtlarken söylediği <strong>“Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır”</strong> sözünden farklı değildir.</p>
<p><strong>‘Türkiye ittifakı’ deyip kime el uzatacağız?</strong><br />
Bu nedenle… <strong><em>“Türkiye ittifakı” </em>siyasi değil, milli kavramdır.</strong></p>
<p>Milletin beyni bulanmamış, <em>emperyalizme karşı Kuvayı Milliye duruşuna</em> sahip kesiminin kenetlenmesidir. <strong>Siyaset, etnik-dini yapı, yaşam biçimi tercihlerinin üstünde, var olma cephesinde kendiliğinden buluşma halidir.</strong> Kırmızı çizgisi FETÖ-PKK ve işbirlikçileridir. Anti-emperyalist, bağımsızlıkçıdır.</p>
<p>Aslında <em>Yenikapı Ruhu’</em>dur… Emperyalizmin kucağında siyaset üretenlerle işi olmaz.</p>
<p><strong>Emperyalistin ekonomik şantajını aşma gayreti de FETÖ-PKK gölgesindekilerle el sıkışmak değildir.</strong></p>
<p>Ardan ZENTÜRK/Star</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/burada-veliaht-prens-sisi-veya-guaido-ariyorlar-geciniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
