<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>siber &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/siber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 08 Dec 2018 13:01:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.7</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>siber &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kurumların Siber Güvenliğe Ayırdığı Bütçe Artacak</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kurumlarin-siber-guvenlige-ayirdigi-butce-artacak/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kurumlarin-siber-guvenlige-ayirdigi-butce-artacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Dec 2018 13:01:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5743</guid>

					<description><![CDATA[Danışmanlık şirketi EY’nin bu yıl 21.’sini gerçekleştirdiği Küresel Bilgi Güvenliği Araştırması’na göre, üst düzey yöneticilerin yarısından fazlası siber güvenliğe ayrılan bütçede gelecek yıl artış olacağını öngörüyor. Dünya çapında bin 400’ü aşkın kurumun katıldığı araştırma; kurumların %77’sinin yapay zekâ ve robotik süreç otomasyonu gibi ileri teknolojileri kullanarak temel siber güvenlik önlemlerinin ötesine geçmeye çalıştıklarını ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan üst düzey yöneticilerin %87’si siber güvenliğin sağlanmasında sınırlı bir bütçe kullandıklarını belirtirken, %55’i siber güvenliğin kurumun genel iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline getirilmediğini ifade ediyor. Buna karşın araştırma sonuçlarına göre; büyük ölçekli kurumlardaki üst düzey yöneticilerin %67’si, orta ölçekli kurumların ise %66’sı gelecek yıl siber güvenliğe ayrılan bütçenin artacağını öngörüyor. Kurumların büyük bir çoğunluğu (%77) yapay zekâ ve robotik süreç otomasyonu gibi ileri teknolojileri kullanarak temel siber güvenlik önlemlerinin ötesine geçmeye ve siber güvenlik yetkinliklerini güçlendirmeye çalışıyor; aynı zamanda siber güvenliği organizasyonun daha etkin ve verimli hale gelmesini sağlayıcı bir unsur olarak kullanmayı hedefliyorlar. Buna karşın katılımcıların yalnızca %8’i kurumlarının bilgi güvenliği fonksiyonunun ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşıladığını belirtiyor]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Danışmanlık şirketi EY’nin bu yıl 21.’sini gerçekleştirdiği Küresel Bilgi Güvenliği Araştırması’na göre, üst düzey yöneticilerin yarısından fazlası siber güvenliğe ayrılan bütçede gelecek yıl artış olacağını öngörüyor. Dünya çapında bin 400’ü aşkın kurumun katıldığı araştırma; kurumların %77’sinin yapay zekâ ve robotik süreç otomasyonu gibi ileri teknolojileri kullanarak temel siber güvenlik önlemlerinin ötesine geçmeye çalıştıklarını ortaya koyuyor.</p>
<p>Araştırmaya katılan üst düzey yöneticilerin %87’si siber güvenliğin sağlanmasında sınırlı bir bütçe kullandıklarını belirtirken, %55’i siber güvenliğin kurumun genel iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline getirilmediğini ifade ediyor. Buna karşın araştırma sonuçlarına göre; büyük ölçekli kurumlardaki üst düzey yöneticilerin %67’si, orta ölçekli kurumların ise %66’sı gelecek yıl siber güvenliğe ayrılan bütçenin artacağını öngörüyor.</p>
<p>Kurumların büyük bir çoğunluğu (%77) yapay zekâ ve robotik süreç otomasyonu gibi ileri teknolojileri kullanarak temel siber güvenlik önlemlerinin ötesine geçmeye ve siber güvenlik yetkinliklerini güçlendirmeye çalışıyor; aynı zamanda siber güvenliği organizasyonun daha etkin ve verimli hale gelmesini sağlayıcı bir unsur olarak kullanmayı hedefliyorlar. Buna karşın katılımcıların yalnızca %8’i kurumlarının bilgi güvenliği fonksiyonunun ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşıladığını belirtiyor</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kurumlarin-siber-guvenlige-ayirdigi-butce-artacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hacker’lar Özellikle Neden Yazıcılara Saldırıyor?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/hackerlar-ozellikle-neden-yazicilara-saldiriyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/hackerlar-ozellikle-neden-yazicilara-saldiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Dec 2018 09:39:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Mete Hayırlı]]></category>
		<category><![CDATA[Hacker]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5583</guid>

					<description><![CDATA[Cemal Mete Hayırlı yazdı İnternete bağlı cihazların güvenliğini korumak için uzmanların verdiği tavsiyelerin başında cihazla birlikte gelen varsayılan şifreleri değiştirmek geliyor. Bitdefender Antivirüs’ün 2.000 evi inceleyerek oluşturduğu istatistikler ise bu durumun aksini gösteriyor. Araştırmaya göre IP kameralarda ve depolama aygıtlarında güçlü şifre kullanma oranı daha yüksekken yazıcılar tehlikesiz görülüyor ve varsayılan şifreleri dahi değiştirilmiyor. Bitdefender Antivirüs’ün Kuzey Amerika’daki 2.000 evden topladığı istatistikler bu durumun aksini gösteriyor. Araştırmaya göre internete bağlı cihazlar arasındaki en zayıf şifreler %50 oranla yazıcılara ait. 160.000 Yazıcı Hacklenmişti Araştırma sonuçları, yazıcı sahiplerinin cihazlarını aldıkları şirketin verdiği kullanıcı bilgilerini hiç değiştirmediğine ya da çok çabuk ele geçirilebilecek bir şifre seçtiklerine işaret ediyor. Ev ağının bir parçası olan yazıcılar, tıpkı diğer internet bağlantılı cihazlar gibi saldırı alanı olabiliyor. Bu cihazları korumasız bırakmak diğer cihazları da güvenlik önlemleri olmadan çalıştırmakla eşit derecede tehlike yaratıyor. Örneğin iki yıl önce bir hacker, yazıcıların nasıl kötüye kullanılabileceğine dair tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir saldırıya imza atarak ağ üzerinden pek çok yazıcıya sızmıştı. Hacker, Amerika’daki bazı okul, üniversite ve ofislerde bulunan toplam 20.000’den fazla yazıcıya ırkçı mesajların yer aldığı bir el ilanı bastırma emri vermişti. Başka bir hacker ise geçtiğimiz yıl en az 160.000 yazıcıya istediği mesajları bastırmıştı. Yetkisiz bir şekilde çıktı almak genelde kötü bir şaka &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cemal Mete Hayırlı yazdı</strong></p>
<p>İnternete bağlı cihazların güvenliğini korumak için uzmanların verdiği tavsiyelerin başında cihazla birlikte gelen varsayılan şifreleri değiştirmek geliyor. Bitdefender Antivirüs’ün 2.000 evi inceleyerek oluşturduğu istatistikler ise bu durumun aksini gösteriyor. Araştırmaya göre IP kameralarda ve depolama aygıtlarında güçlü şifre kullanma oranı daha yüksekken yazıcılar tehlikesiz görülüyor ve varsayılan şifreleri dahi değiştirilmiyor.</p>
<p>Bitdefender Antivirüs’ün Kuzey Amerika’daki 2.000 evden topladığı istatistikler bu durumun aksini gösteriyor. Araştırmaya göre internete bağlı cihazlar arasındaki en zayıf şifreler %50 oranla yazıcılara ait.</p>
<p>160.000 Yazıcı Hacklenmişti</p>
<p>Araştırma sonuçları, yazıcı sahiplerinin cihazlarını aldıkları şirketin verdiği kullanıcı bilgilerini hiç değiştirmediğine ya da çok çabuk ele geçirilebilecek bir şifre seçtiklerine işaret ediyor. Ev ağının bir parçası olan yazıcılar, tıpkı diğer internet bağlantılı cihazlar gibi saldırı alanı olabiliyor. Bu cihazları korumasız bırakmak diğer cihazları da güvenlik önlemleri olmadan çalıştırmakla eşit derecede tehlike yaratıyor. Örneğin iki yıl önce bir hacker, yazıcıların nasıl kötüye kullanılabileceğine dair tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir saldırıya imza atarak ağ üzerinden pek çok yazıcıya sızmıştı. Hacker, Amerika’daki bazı okul, üniversite ve ofislerde bulunan toplam 20.000’den fazla yazıcıya ırkçı mesajların yer aldığı bir el ilanı bastırma emri vermişti. Başka bir hacker ise geçtiğimiz yıl en az 160.000 yazıcıya istediği mesajları bastırmıştı.</p>
<p>Yetkisiz bir şekilde çıktı almak genelde kötü bir şaka düzeyinde görülüyor ancak bir siber saldırganın bundan daha fazla zarar verebileceği göz ardı edilmemeli. Çıktısı alınan önemli belgelere erişilmesi ve yazıcıların görevlerinin manipüle edilmesi her zaman olası bir risk olarak değerlendiriliyor. Yazıcılar aracılığıyla güvenlik önlemlerini aşılması ve yazıcılarla aynı ağı kullanan diğer sistemlere saldırılması da potansiyel bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><strong>Kameralarda ve Depolama Aygıtlarında Daha Güçlü Şifreler Kullanıyor </strong></p>
<p>Madalyonun öteki yüzünde ise, IP kameralar ve ağ bağlantılı depolama aygıtları bulunuyor. Bitdefender Antivirüs’ün araştırmasına göre, internete bağlı cihazlar arasından kameraların sadece %5’i, depolama aygıtlarının ise sadece %2’si güvenilir olmayan şifrelere sahip. Kullanıcılara göre bir web cam, evin içini gösteren pencere gibi görülerek güvenliğinden vazgeçilmesi doğrudan özel hayatın gizliliği anlamına geliyor. Depolama aygıtlarında tutulan kişisel verilerin internet ağı üzerinden ele geçirilmesi de benzer sonuçlar vereceğinden, kullanıcılar bu iki cihazın güvenliğine daha çok dikkat ediyor.</p>
<p><strong>En Zayıf Korunan Cihaz İle Tüm Güvenlik Önlemleri Aşılabiliyor </strong></p>
<p>İnternete bağlı cihazlar için kullanılan şifrelerdeki tutarsızlık, bazı cihazların diğerlerine göre saldırıya uğramaya daha eğilimli olduğunu ve daha önemli veriler içerdiğini gösteriyor. Fakat bu tutarsızlık evinizdeki tüm cihazları aynı oranda riske atıyor. İnternete bağlı tüm cihazlar için iyi bir şifre koruması kullanmak, ağınızın büyük bir saldırıdan kolay ve çabuk etkilenme ihtimalini oldukça düşürür. Cihazların internete doğrudan erişimini gerekli olmayan durumlarda kesmek ise riski daha da azaltacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/hackerlar-ozellikle-neden-yazicilara-saldiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber Zorbalık Nedir?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/siber-zorbalik-nedir/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/siber-zorbalik-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Dec 2018 15:47:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5405</guid>

					<description><![CDATA[Siber zorbalık nedir? Kişinin elektronik iletişim araçlarını kullanarak belirli bir zaman içerisinde veya sürekli olarak, kendisini savunma gücüne sahip olmayan bir kişi ya da gruba yönelik olarak kasıtlı bir şekilde psikolojik, sosyal, sözel veya görsel saldırgan davranışlardır. Siber zorbalıkta; bilgisayar ve cep telefonu gibi iletişim vasıtaları kullanılarak gönderilen elektronik verilerle bireylerin tehdit edilmesi, küçük düşürülmesi, gruptan dışlanması, ayrımcılığa maruz kalması şeklinde olabilmektedir. İlk olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da baş gösteren siber zorbalık son 10 yılda tüm dünyada ciddi bir problem haline geldi. Eğitim İstatistikleri Ulusal Merkez (National Center For Education Statistics)’in 2011 yılında yaptığı araştırmaya göre Amerika Birleşik Devletleri’ndeki okullarda rapor edilen siber zorbalığa maruz kalma oranı %12,8 olarak tespit edildi. Yapılan diğer bir araştırmada siber zorbalığın erkek çocukları arasında daha yaygın olduğu ve kız çocuklarının zorbalığa daha çok maruz kaldığı tespit edildi. 2016 yılına gelindiğinde ise Dicht The Label’ın -zorbalığa karşı kurulan İngiliz kökenli yardım kuruluşunun- yaptığı araştırmaya göre sadece Birleşik Krallık’da yaşayan ve yaşları 12 ile 20 arasında değişen gençlerin yaklaşık 2,9 milyonunun zorbalığa maruz kaldığı açıklandı. Yetersiz yaptırımlar her geçen gün can alıyor Bu konudaki en büyük örnekleri Amerika, İngiltere gibi internet kullanımın oldukça yoğun yerlerde görüyoruz. Son 10 yıldır bu konuda artan vakalardan bazıları ne &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siber zorbalık nedir? Kişinin elektronik iletişim araçlarını kullanarak belirli bir zaman içerisinde veya sürekli olarak, kendisini savunma gücüne sahip olmayan bir kişi ya da gruba yönelik olarak kasıtlı bir şekilde psikolojik, sosyal, sözel veya görsel saldırgan davranışlardır. Siber zorbalıkta; bilgisayar ve cep telefonu gibi iletişim vasıtaları kullanılarak gönderilen elektronik verilerle bireylerin tehdit edilmesi, küçük düşürülmesi, gruptan dışlanması, ayrımcılığa maruz kalması şeklinde olabilmektedir.</p>
<p>İlk olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da baş gösteren siber zorbalık son 10 yılda tüm dünyada ciddi bir problem haline geldi. Eğitim İstatistikleri Ulusal Merkez (National Center For Education Statistics)’in 2011 yılında yaptığı araştırmaya göre Amerika Birleşik Devletleri’ndeki okullarda rapor edilen siber zorbalığa maruz kalma oranı %12,8 olarak tespit edildi. Yapılan diğer bir araştırmada siber zorbalığın erkek çocukları arasında daha yaygın olduğu ve kız çocuklarının zorbalığa daha çok maruz kaldığı tespit edildi. 2016 yılına gelindiğinde ise Dicht The Label’ın -zorbalığa karşı kurulan İngiliz kökenli yardım kuruluşunun- yaptığı araştırmaya göre sadece Birleşik Krallık’da yaşayan ve yaşları 12 ile 20 arasında değişen gençlerin yaklaşık 2,9 milyonunun zorbalığa maruz kaldığı açıklandı.</p>
<p><strong>Yetersiz yaptırımlar her geçen gün can alıyor</strong><br />
Bu konudaki en büyük örnekleri Amerika, İngiltere gibi internet kullanımın oldukça yoğun yerlerde görüyoruz. Son 10 yıldır bu konuda artan vakalardan bazıları ne yazık ki intiharla sonuçlandı.</p>
<p>18 yaşında olan Jessica Logan, 2008 yılında kendi rızasıyla çektiği çıplak fotoğraflarını erkek arkadaşına gönderdi ve sevgilisinden ayrıldıktan sonra fotoğrafları tüm okula yayılmakla kalmadı, üzerine sevgilisinin Facebook, MySpace hesapları üzerinden de paylaşıldı. Bu psikolojik baskıdan kurtulamayan Jessica Logan intihar etti ve bu olay sonrası, Ohio Eyaletinde 2012 yılı Şubat ayında 116 numaralı Jessica Logan Yasası (Jessica Logan Act) kabul edildi. Bu kanunla siber zorbalıkla mücadele konusunda detaylı düzenlemeler yapıldı.</p>
<p>19 yaşındaki Tyler Clementi isimli üniversite öğrencisinin, erkek arkadaşıyla cinsel içerikli görüntüsü kaydedilerek Twiter hesabı üzerinden paylaşıldı, kendisi ile alay edilen Tyler Clementi 22 Eylül 2010 tarihinde George Washington köprüsünden atlayarak intihar etti. Bu olay sonrası da 2011 yılı Mayıs ayında siber zorbalıkla mücadele için Tyler Clementi Yükseköğretim Anti-Taciz Yasası (Tyler Clementi Higher Education Anti-Harassment Act) hazırlandı ancak ifade özgürlüğünü engelleme endişesi taşıdığından yasaklandı.</p>
<p><strong>Şeniz Erkan</strong></p>
<p>Avustralya’da yaşayan 14 yaşındaki lise öğrencisi Şeniz Erkan da 2012 yılında yaşadığı siber zorbalık sonrasında Melbourne şehrinde tren raylarına kendini attı. Avustralya televizyonlarının günlerce haber yaptığı olayla ilgili konuşan Şeniz’in ağabeyi Aykut Erkan, “Facebook dâhil tüm hesaplarına girmişler. Onun adıyla herkese iğrenç mesajlar atmışlar. Cep telefonuna da tehdit, baskı mesajları gelmiş” diye açıklamada bulundu. Dönemin Avustralya Başbakanı Julia Gillard, Şeniz’in intiharı üzerine hükümetin kamu sistemleri için kurduğu siber-savunma sistemini ‘sanal zorbalığa’ karşı savaşla görevlendirdi.</p>
<p>Siber zorbalıkta ayrıca intihar olaylarıyla sonuçlanmayıp kişilerin psikolojilerini bozan birçok olayda görülmektedir. Örneğin; geçtiğimiz yıl Michael Jackson’ın kızının ağlayarak Youtube üzerinden videolarını yayınlaması ya da ünlü isimlerin (Miley Cyrus, Rihanna) bir bir sosyal medya hesaplarında gönderme yapan mesajlar yayınlamaları da siber zorbalığın artık ne kadar rahatsız edici bir boyuta geldiğine işaret.</p>
<p>Önlemler neler olmalı<br />
Siber Zorbalık Araştırma Merkezi (Cyberbullying Research Center) kurucusu aynı zamanda Florida Atlantik Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Sameer Hinduja aileler için şunları öneriyor;</p>
<p>– Çocuğun duygu durumu öncelikli olmalı.<br />
– Aileler okulla işbirliği halinde olmalı: Veli toplantılarına katılım sağlamalı, öğretmenlerin gözlemlerine kulak vermeli.<br />
– Gerekli görüldüğü durumlarda sosyal medya hesaplarında (Facebook Instagram, Snapchat, Twitter gibi) bildirimler yapıp, problemli yorumların kaldırılması için önlemler alınmalı.<br />
– Ebeveynler çocuklarını dinleyip, onlarla konuşmalı; sorunun ne olduğunu tam olarak öğrenmeli.<br />
– Kanıt toplanmalı: Problemli olduğu görülen her türlü yorum, emoji ve görüntünün ailelerde belgeli olması gerekli. Mail,  ekran görüntüsü ya da çıktı olarak toplanması önerilmekte.<br />
– Profesyonel yardım alınmalı. Siber zorbalığa maruz kalan kişinin uzman biri tarafından sunulacak yardıma ihtiyacı  olabileceği unutulmamalı.</p>
<p><strong>Kaynak: http://cemalmetehayirli.com.tr</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/siber-zorbalik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
