<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şenay Tek &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/senay-tek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Jun 2019 12:40:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Şenay Tek &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeniden Kurtlarla Dans</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yeniden-kurtlarla-dans/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yeniden-kurtlarla-dans/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jun 2019 12:40:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11580</guid>

					<description><![CDATA[Bir ülke vatandaşının sahip olduğu maddi mal varlığı ve topraklar, aynı zamanda o ülkenin maddi mal varlığıdır.. Bu gerçeği 150 yıl önce gören Abdülhamit Han, Yahudilerin hızla Kudüs ve çevresini satın aldığını fark edince, Kudüs&#8217;ü ve çevresini Yahudilere kaptırmamak için elinde kendisine ait ne kadar maddi varlık varsa, heba edip oradaki toprakları kendi adına satın almıştır&#8230; Abdülhamit Han siyasetini anlamayan, dönemin muhalifleri ve İttihat ve Terakkiciler dedikodu çıkararak Abdülhamit Han&#8217;ın devleti soyduğunu, bu parayla kendisine mal edindiğini iddia etmişlerdi&#8230; Bunun bir devlet siyaseti olduğunu anlayamayan cahil halk ise Abdülhamit Han&#8217;ı hırsız olarak bilmişlerdi.. Abdulhamit Han başta olduğu müddetçe o topraklarda varlık gösteremeyeceklerini anlayan Yahudiler, çareyi halkı kışkırtarak, Abdülhamid&#8217;i tahttan indirtmekte bulmuşlar ve ideallerinde muvaffak olmuşlardır&#8230; Aradan 1,5 asır geçti&#8230; Fakat bu ülkede değişen hiçbir şey yok.. Bir ülke vatandaşının sahip olduğu mal varlığının aynı zamanda o devletin mal varlığı olduğunu bilen Recep Tayyip Erdoğan, Suriyeli olup BELLİ ÖZELLİKLERE SAHİP OLAN bazı Suriye vatandaşlarının Türk vatandaşlığına geçirileceğini duyuruyor&#8230; Türkiye&#8217;nin bu çağrısını duyan İngiltere, olaya uyanıyor ve kendilerinin de belli özelliklere sahip Suriyeli vatandaşları vatandaşlığa geçebileceklerini duyuruyor.. Yani bir İngiliz Erdoğan&#8217;ın Suriye siyasetini anlıyor da onunla aynı dili konuşan Türk, bu siyaseti anlayamıyor&#8230; Ve &#8220;Suriyeliler defolup gitsin, Erdoğan varlıklarımızı Suriyelilere yediriyor&#8221; diye &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir ülke vatandaşının sahip olduğu maddi mal varlığı ve topraklar, aynı zamanda o ülkenin maddi mal varlığıdır.. Bu gerçeği 150 yıl önce gören Abdülhamit Han, Yahudilerin hızla Kudüs ve çevresini satın aldığını fark edince, Kudüs&#8217;ü ve çevresini Yahudilere kaptırmamak için elinde kendisine ait ne kadar maddi varlık varsa, heba edip oradaki toprakları kendi adına satın almıştır&#8230; Abdülhamit Han siyasetini anlamayan, dönemin muhalifleri ve İttihat ve Terakkiciler dedikodu çıkararak Abdülhamit Han&#8217;ın devleti soyduğunu, bu parayla kendisine mal edindiğini iddia etmişlerdi&#8230; Bunun bir devlet siyaseti olduğunu anlayamayan cahil halk ise Abdülhamit Han&#8217;ı hırsız olarak bilmişlerdi.. Abdulhamit Han başta olduğu müddetçe o topraklarda varlık gösteremeyeceklerini anlayan Yahudiler, çareyi halkı kışkırtarak, Abdülhamid&#8217;i tahttan indirtmekte bulmuşlar ve ideallerinde muvaffak olmuşlardır&#8230; Aradan 1,5 asır geçti&#8230; Fakat bu ülkede değişen hiçbir şey yok.. Bir ülke vatandaşının sahip olduğu mal varlığının aynı zamanda o devletin mal varlığı olduğunu bilen Recep Tayyip Erdoğan, Suriyeli olup BELLİ ÖZELLİKLERE SAHİP OLAN bazı Suriye vatandaşlarının Türk vatandaşlığına geçirileceğini duyuruyor&#8230; Türkiye&#8217;nin bu çağrısını duyan İngiltere, olaya uyanıyor ve kendilerinin de belli özelliklere sahip Suriyeli vatandaşları vatandaşlığa geçebileceklerini duyuruyor.. Yani bir İngiliz Erdoğan&#8217;ın Suriye siyasetini anlıyor da onunla aynı dili konuşan Türk, bu siyaseti anlayamıyor&#8230; Ve &#8220;Suriyeliler defolup gitsin, Erdoğan varlıklarımızı Suriyelilere yediriyor&#8221; diye feryat figan kopartıyor&#8230; Bu ülkenin insanlarının akıllanabilmesi için daha kaç tane Abdülhamit Han heba etmesi gerekiyor&#8230; Gerçekten aklım almıyor..<br />
Şenay Tek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yeniden-kurtlarla-dans/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AK Parti&#8217;nin Kaybetmesi İkinci Geziyi Önledi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ak-partinin-kaybetmesi-ikinci-geziyi-onledi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ak-partinin-kaybetmesi-ikinci-geziyi-onledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jun 2019 06:18:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[23 haziran]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11518</guid>

					<description><![CDATA[Millet İttifakı&#8217;nı oluşturan tarafların derdi asla İstanbul seçimini kazanmak değildi.. Seçimi kaybedip ikinci gezi olaylarını tetiklemekti.. FETÖ&#8217;nün sosyal medya timi de seçim sezonu boyunca bu mantıkla hareket etti.. Bir haberin yalan konseptini Cumhur İttifakı&#8217;nı savunan gruplara servis ederken gerçek konseptini ise Millet İttifakı&#8217;nı savunan sayfalara servis ettiler&#8230; Amaçları ise 31 Mart seçimlerinde devlete kurdukları kumpasla, Ekrem İmamoğlu&#8217;nu kazanmış fakat hakları elinden alınmış gibi gösterip 23 Haziran seçimlerinde seçimi tamamen kaybettirip AK Partilileri, yalanla iftirayla ve algıyla Ekrem İmamoğlu&#8217;nun oylarına çökerek seçim kazanmış gibi lanse edip mağdur edebiyatı ve diktatörlük edebiyatı üzerinden ikinci gezi olaylarını tetiklemekti&#8230; Ekrem İmamoğlu ikinci seçimde kazanmış olsa dahi, kaybetmiş gibi yaptırılacak sonuçlar bu yönde açıklanacak ve halk sokağa döktürülecekti&#8230; ABD&#8217;nin, ABD ve içimizdeki uzantılarının tüm planları hazırdı&#8230; Bu seçim üzerinden ikinci gezi olaylarını tetikleyecek&#8230; Bizi kendi içimizde meşgul ederken Akdeniz&#8217;de kıta sahanlığımıza çökeceklerdi.. Fakat hükümet 31 Mart kumpasına uyandı.. 23 Haziran&#8217;da bunu yapmalarına müsaade etmeyerek ve daha oylar dahi sayılmadan, Ekrem İmamoğlu&#8217;nun zaferini ilan ederek bir oyunu daha bozdu.. Devlet ebed müddet kuralına göre hareket eden bir devlet asla elde edeceği bir koltuğu düşünmez&#8230; İleriye dönük kazanımlarını hesap ederek yoluna devam eder&#8230; AK Parti hükümetinin şu anda birinci önceliği belediye seçimleri değil Akdeniz&#8217;de, altı petrol kaynayan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Millet İttifakı&#8217;nı oluşturan tarafların derdi asla İstanbul seçimini kazanmak değildi.. Seçimi kaybedip ikinci gezi olaylarını tetiklemekti.. FETÖ&#8217;nün sosyal medya timi de seçim sezonu boyunca bu mantıkla hareket etti.. Bir haberin yalan konseptini Cumhur İttifakı&#8217;nı savunan gruplara servis ederken gerçek konseptini ise Millet İttifakı&#8217;nı savunan sayfalara servis ettiler&#8230; Amaçları ise 31 Mart seçimlerinde devlete kurdukları kumpasla, Ekrem İmamoğlu&#8217;nu kazanmış fakat hakları elinden alınmış gibi gösterip 23 Haziran seçimlerinde seçimi tamamen kaybettirip AK Partilileri, yalanla iftirayla ve algıyla Ekrem İmamoğlu&#8217;nun oylarına çökerek seçim kazanmış gibi lanse edip mağdur edebiyatı ve diktatörlük edebiyatı üzerinden ikinci gezi olaylarını tetiklemekti&#8230; Ekrem İmamoğlu ikinci seçimde kazanmış olsa dahi, kaybetmiş gibi yaptırılacak sonuçlar bu yönde açıklanacak ve halk sokağa döktürülecekti&#8230; ABD&#8217;nin, ABD ve içimizdeki uzantılarının tüm planları hazırdı&#8230; Bu seçim üzerinden ikinci gezi olaylarını tetikleyecek&#8230; Bizi kendi içimizde meşgul ederken Akdeniz&#8217;de kıta sahanlığımıza çökeceklerdi.. Fakat hükümet 31 Mart kumpasına uyandı.. 23 Haziran&#8217;da bunu yapmalarına müsaade etmeyerek ve daha oylar dahi sayılmadan, Ekrem İmamoğlu&#8217;nun zaferini ilan ederek bir oyunu daha bozdu.. Devlet ebed müddet kuralına göre hareket eden bir devlet asla elde edeceği bir koltuğu düşünmez&#8230; İleriye dönük kazanımlarını hesap ederek yoluna devam eder&#8230; AK Parti hükümetinin şu anda birinci önceliği belediye seçimleri değil Akdeniz&#8217;de, altı petrol kaynayan kıta sahanlığımızı ele geçirmeye çalışan siyonistlere karşı dik durabilmektir.. Şu anda iki tarafta 1-1 beraberedir&#8230; 31 Mart&#8217;ta onlar bize gol attı&#8230; 23 Haziran&#8217;da biz onlara gol attık&#8230; Onlar şimdi planı devreye soktular.. Erdoğan bu ülkede meşruiyetini kaybetmiştir deyip devletimizi erken genel seçime götürmeye çalışacaklar.. Fox TV, Halk TV, tele1 gibi kanallar, seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz, daha ilk dakikalarda bu yönde konuşmalar ve algı operasyonları yapmaya başladı bile.. Devletinize güvenin, bu seçimden sonra şerden hayır hasıl olacak&#8230; AK Parti bir yandan bağırsak temizliği yaparken diğer taraftan dışarıdaki sorunlarıyla ilgilenecek&#8230; Şu anda 1. önceliğimiz seçim sonuçları değil Akdeniz&#8217;dir.. Devletimizin çalışmaları da bu yöndedir.. Bize düşen şey şu anda birbirimizi suçlamak değil 2023 hedeflerine kilitlendiğimiz böyle kritik bir dönemde, bir yandan devletimize şikayetlerimizi bildirirken diğer taraftan devletimizi gereksiz şeylerle meşgul etmemektir.. Bu ülkeye kaybettirilecek her bir kuruş, günahtır, vebaldir ve Akdeniz&#8217;de elde edeceğimiz kazanımlar trilyonlarla dahi hesap edilecek gibi değildir.. Şimdi bizim millet olarak karar vereceğimiz şey şudur; Akdeniz&#8217;e odaklanıp üzüm mü yiyelim, yoksa sırf öfkemizi yenmek ve egolarınızı tatmin etmek için ülkemizi genel seçime götürüp bağcıyı mı dövelim?<br />
Şenay Tek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ak-partinin-kaybetmesi-ikinci-geziyi-onledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neylesin Erdoğan</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/neylesin-erdogan/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/neylesin-erdogan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jun 2019 06:27:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11189</guid>

					<description><![CDATA[İnsanlar; ❗KOSGEB&#8217;e başvurup araya adam sokarak KOBİ kredisi alıp altındaki arabanın modelini yükseltiyor.. ❗KOBİ destek kredisi alıp deniz manzaralı dubleks daire alıyor&#8230; ❗KOBİ kredisi alıp aldığı parayı iş yerini büyütmekte kullanmıyor&#8230; Faize yatırıyor&#8230; Hem taksitle yavaş yavaş geri ödüyor hemde parasına para katıyor&#8230; ❗İşsizlik maaşı alabilmek için patronundan rica edip işten ayrılmış gibi yapıp hem patrondan maaşını hem de devletten işsizlik nafakası alıyor&#8230; ❗60 yaşındaki kadın yıllar önce ölen babasının maaşını alabilmek için kocasından boşanmış gibi yapıyor.. Çaktırmadan devleti soyuyor&#8230; ❗Devletten aldığı teşvik kredisini geri ödememek için şirketinin içini boşaltıp kendisini zararda gösteriyor&#8230; ❗Devletten fazladan destek almak için ve vergi ödememek için değerinden yüksek fatura kestiriyor&#8230; ❗Vergi ödeme dönemleri geldiğinde mahsustan karısının, çoluğunun çocuğunun, metresinin, şirketinin üzerine yazdırdığı arabaları yenileyerek devletten vergi kaçırıyor&#8230; ❗Devletten para tırtıklamak için evde hasta annesine babasına bakıyormuş gibi yapıp bakmıyor fakat her ay başı tıkır tıkır devletten parasını alıyor.. ❗Evde torununa bakmıyor fakat babaanne maaşı almak için işi kitabına uydurup torununa bakıyormuş gibi yapıyor her ay başı tıkır tıkır devletten parasını alıyor&#8230; ❗Devleti zarara uğratmak için önce devletten sıfır faizle veya hibe ile para alıyor.. Daha sonra da dükkanını fabrikasını yakıp hem aldığı o parayı geri ödemekten kurtuluyor hem de devletten ayrıca sigorta parası alıyor&#8230; &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar;<br />
❗KOSGEB&#8217;e başvurup araya adam sokarak KOBİ kredisi alıp altındaki arabanın modelini yükseltiyor..<br />
❗KOBİ destek  kredisi alıp deniz manzaralı dubleks daire alıyor&#8230;<br />
❗KOBİ kredisi alıp aldığı parayı iş yerini büyütmekte kullanmıyor&#8230; Faize yatırıyor&#8230; Hem taksitle yavaş yavaş geri ödüyor hemde parasına para  katıyor&#8230;<br />
❗İşsizlik maaşı alabilmek için patronundan rica edip işten ayrılmış gibi yapıp hem patrondan maaşını hem de devletten işsizlik nafakası alıyor&#8230;<br />
❗60 yaşındaki kadın yıllar önce ölen babasının maaşını alabilmek için kocasından boşanmış gibi yapıyor.. Çaktırmadan devleti soyuyor&#8230;<br />
❗Devletten aldığı teşvik kredisini geri ödememek için şirketinin içini boşaltıp kendisini zararda gösteriyor&#8230;<br />
❗Devletten fazladan destek almak için ve vergi ödememek için değerinden yüksek fatura kestiriyor&#8230;<br />
❗Vergi ödeme dönemleri geldiğinde mahsustan karısının, çoluğunun çocuğunun, metresinin, şirketinin üzerine yazdırdığı arabaları yenileyerek devletten vergi kaçırıyor&#8230;<br />
❗Devletten para tırtıklamak için evde hasta annesine babasına bakıyormuş gibi yapıp bakmıyor fakat her ay başı tıkır tıkır devletten parasını alıyor..<br />
❗Evde torununa bakmıyor fakat babaanne maaşı almak için işi kitabına uydurup torununa bakıyormuş gibi yapıyor her ay başı tıkır tıkır devletten parasını alıyor&#8230;<br />
❗Devleti zarara uğratmak için önce devletten sıfır faizle veya hibe ile para alıyor.. Daha sonra da dükkanını fabrikasını yakıp hem aldığı o parayı geri ödemekten kurtuluyor hem de devletten ayrıca sigorta parası alıyor&#8230;<br />
❗Devlette bir kamu kuruluşunda işçi memur veya yönetici olarak çalışıyor, ayın yarısını izin ile geçiriyor fakat ay başında maaşını tam olarak alıyor..<br />
❗Devlet büyüklerinin yanında bir kare poz çektirip o pozu kullanarak iş bağlıyor, ihale alıyor.. Sonrada o işi bir başkasına devrederek işi yarım yamalak edip gidiyor fakat o işin parasını devletten peşin olarak alıyor..<br />
❗ Adam işe gitmediği halde, bir tanıdık bulup kendisini devlette çalışıyormuş gibi gösteriyor.. Fakat hayatında bir kez bile işe gitmeden, her ay başı düzenli olarak bankamatikten tıkır tıkır maaş çekiyor.. Devletin parasını soyuyor&#8230;<br />
❗ Devlet, yöneticisine devlet için gerekli olan alet edevatı alması yönünde vekalet veriyor&#8230; Yönetici alet edevatı alıyor&#8230; Kendi malını vakfeder gibi devletin malını bağlı bulunduğu cemaate vakfediyor.. Yani din adına devletini soyuyor&#8230;<br />
❗ Dededen kalma topraklarını devlete ekiyormuş gibi gösterip ekmiyor&#8230; Fakat ekiyormuş gibi her sene düzenli olarak devletten teşvik parasını tırtıklıyor&#8230;<br />
❗ Adam eşiyle dostuyla tatile çıkıyor, yemekler yiyor, arabasına mazot doldurtuyor&#8230; Sanki devlet babasının malıymış gibi faturayı devlete yani millete kestiriyor..<br />
Anlayacağınız kimisi eline bir kaşık, kimisi bir kepçe almış ufak ufak devleti yiyor.. Hatta hatta bazılarına o bile yetmiyor, direk tencereyi ağzına sokuyor&#8230; Fakat sorsan;</p>
<p> &#8220;HIRSIZ ERDOĞAN..&#8221;&#8230;</p>
<p>Devlette bir bozukluk yok hacı abi&#8230; İnsan bozuk.. Süt bozuk&#8230; Maya bozuk&#8230; Erdoğan ne etsin&#8230;</p>
<p>Şenay Tek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/neylesin-erdogan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Neyin İfadesi Ayşe Kulin?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bu-neyin-ifadesi-ayse-kulin/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bu-neyin-ifadesi-ayse-kulin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jun 2019 11:16:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Kulin]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11012</guid>

					<description><![CDATA[ALIN İŞTE..! Ayşe Kulin adlı o çooook meşhur yazarın kitabından bir sayfa.. Artık açıkça şunu söyleyebiliriz ki sistemin meşhur ettiği ve bize dayattığı tüm meşhurların bilinçaltında hastalıklı fikirler yatıyor&#8230; Birçoğu resmen pedofili hastası.. Daha 1 yaşına girmemiş çocuklardan dahi tahrik oluyorlar.. Hatırlarsanız, bunların en akıllısı b..kunun tadına baktığını açıklamıştı.. Ama sorsan muhafazakarlar ve AK Partiler sapık.. Şenay Tek]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ALIN İŞTE..!<br />
Ayşe Kulin adlı o çooook meşhur yazarın kitabından bir sayfa.. Artık açıkça şunu söyleyebiliriz ki sistemin meşhur ettiği ve bize dayattığı tüm meşhurların bilinçaltında hastalıklı fikirler yatıyor&#8230; Birçoğu resmen pedofili hastası.. Daha 1 yaşına girmemiş çocuklardan dahi tahrik oluyorlar.. Hatırlarsanız, bunların en akıllısı b..kunun tadına baktığını açıklamıştı.. Ama sorsan muhafazakarlar ve AK Partiler sapık..</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11014" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/20a67755-4863-417b-9b6e-6396ac317fd8.jpg" alt="" width="853" height="960" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/20a67755-4863-417b-9b6e-6396ac317fd8.jpg 853w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/20a67755-4863-417b-9b6e-6396ac317fd8-267x300.jpg 267w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/20a67755-4863-417b-9b6e-6396ac317fd8-768x864.jpg 768w" sizes="(max-width: 853px) 100vw, 853px" /></p>
<p>Şenay Tek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bu-neyin-ifadesi-ayse-kulin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rezillik Diz Boyu&#8230;!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/rezillik-diz-boyu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/rezillik-diz-boyu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2019 14:46:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Şafak]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10864</guid>

					<description><![CDATA[Önce tüm topluma sapıklığı öğretiyorlar daha sonra insanlar sapıkça hareketler sergilediğinde bu sapıklığın kaynağı olarak muhafazakarları ve muhafazakar sistemi işaret ediyorlar&#8230; Doğan Kitap tarafından yayınlanan ve 2000 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın en iyi romanı ödülüne laik görülen Elif Şafak&#8217;ın ”Mahrem&#8221; isimli kitabının 238, 239 ve 240. sayfalarında, pedofili hastası Abdullah Şevki’yi aratmayacak iğrençlikte satırlar kaleme alındığı görüldü. Çocuk istismarına açıkça yer verilen mahrem adlı kitabın, hali hazırda birçok online satış sitesinden satışına devam ediliyor.. Bu manada Elif Şafak&#8217;ın Mahrem adlı kitabı ile alakalı, tüm hakim ve savcılarımızı acilen göreve davet ediyorum.. Şenay Tek]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Önce tüm topluma sapıklığı öğretiyorlar daha sonra insanlar sapıkça hareketler sergilediğinde bu sapıklığın kaynağı olarak muhafazakarları ve muhafazakar sistemi işaret ediyorlar&#8230;<br />
Doğan Kitap tarafından yayınlanan ve 2000 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın en iyi romanı ödülüne laik görülen Elif Şafak&#8217;ın ”Mahrem&#8221; isimli kitabının 238, 239 ve 240. sayfalarında, pedofili hastası Abdullah Şevki’yi aratmayacak iğrençlikte satırlar kaleme alındığı görüldü. Çocuk istismarına açıkça yer verilen mahrem adlı kitabın, hali hazırda birçok online satış sitesinden satışına devam ediliyor.. Bu manada Elif Şafak&#8217;ın Mahrem adlı kitabı ile alakalı, tüm hakim ve savcılarımızı acilen göreve davet ediyorum..<br />
Şenay Tek</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10867" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/05/elif1.jpg" alt="" width="515" height="407" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/05/elif1.jpg 515w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/05/elif1-300x237.jpg 300w" sizes="(max-width: 515px) 100vw, 515px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10866" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/05/elif-4.jpg" alt="" width="438" height="704" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/05/elif-4.jpg 438w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/05/elif-4-187x300.jpg 187w" sizes="(max-width: 438px) 100vw, 438px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10865" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/05/elif-3.jpg" alt="" width="442" height="577" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/05/elif-3.jpg 442w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/05/elif-3-230x300.jpg 230w" sizes="(max-width: 442px) 100vw, 442px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/rezillik-diz-boyu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan Neden Binali Bey&#8217;i Tercih Etti?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/erdogan-neden-binali-beyi-tercih-etti/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/erdogan-neden-binali-beyi-tercih-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2019 13:16:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Binali Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10858</guid>

					<description><![CDATA[Reis, &#8220;İstanbul için neden yeni, genç ve dinamik bir aday değilde Binali Yıldırım&#8217;ı tercih etti&#8221; diye soranlara cevaben; Recep Tayyip Erdoğan siyasetin piridir&#8230; Siyasette kimin ne karaktere sahip olduğunu, kimin çalıp çırpacağını, kimin kendisini ve devletini arkasından bıçaklayacağını defalarca yaşayarak tecrübe etti.. Erdoğan yıllardır Binali Yıldırım&#8217;la omuz omuza aynı cephede savaşıyor ve daha bir kere bile kendisinden herhangi bir yanlış hareket veyahut da ihanet görmedi.. Bu bilgiyi öncelikle buradan belirtmekte fayda görüyorum.. Şimdi gelelim meselenin özüne&#8230; Neden bir başkası değil de Binali Yıldırım?.. Soru net&#8230; Sorunun cevabı da en az Binali Yıldırım&#8217;ın kişiliği kadar net aslında.. Arkadaşlar..! İstanbul, namı diğer İslambol, İslam&#8217;ın başkentidir.. Dolayısıyla İstanbul&#8217;un başına bu saatten sonra deneme yanılma yoluyla hakkında tecrübe kazanacağımız bir başkan adayı seçilemezdi&#8230; Hilafet sancağı, 100 yıl önce düştüğü yerden, yani İstanbul&#8217;dan kalkacak&#8230; Haliyle böyle bir şehrin, yeni yeni ihtiraslara gebe&#8230; Kişiliğini ve karakterini sonradan anlayacağımız, kendisini henüz hiçbir projede kanıtlamamış, istemeden de olsa dünyevi hırslarına yenik düşme ihtimali olan adaylara değil.. Kendisini her anlamda kanıtlamış, liderini ve devletini hiçbir zaman arkasından bıçaklamamış, liyakat ve sadakat düsturlarına önem veren, devlet terbiyesi almış, devlette görev aldığı süre zarfında hiçbir şekilde çalmamış çırpmamış, adı herhangi bir usulsüzlüğe veya ahlak dışı olaya karışmamış, proje adam değil, projelerin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Reis, &#8220;İstanbul için neden yeni, genç ve dinamik bir aday değilde Binali Yıldırım&#8217;ı tercih etti&#8221; diye soranlara cevaben;</p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan siyasetin piridir&#8230; Siyasette kimin ne karaktere sahip olduğunu, kimin çalıp çırpacağını, kimin kendisini ve devletini arkasından bıçaklayacağını defalarca yaşayarak tecrübe etti.. Erdoğan yıllardır Binali Yıldırım&#8217;la omuz omuza aynı cephede savaşıyor ve daha bir kere bile kendisinden herhangi bir yanlış hareket veyahut da ihanet görmedi.. Bu bilgiyi öncelikle buradan belirtmekte fayda görüyorum.. Şimdi gelelim meselenin özüne&#8230; Neden bir başkası değil de Binali Yıldırım?.. Soru net&#8230; Sorunun cevabı da en az Binali Yıldırım&#8217;ın kişiliği kadar net aslında..<br />
Arkadaşlar..! İstanbul, namı diğer İslambol, İslam&#8217;ın başkentidir.. Dolayısıyla İstanbul&#8217;un başına bu saatten sonra deneme yanılma yoluyla hakkında tecrübe kazanacağımız bir başkan adayı seçilemezdi&#8230; Hilafet sancağı, 100 yıl önce düştüğü yerden, yani İstanbul&#8217;dan kalkacak&#8230; Haliyle böyle bir şehrin, yeni yeni ihtiraslara gebe&#8230; Kişiliğini ve karakterini sonradan anlayacağımız, kendisini henüz hiçbir projede kanıtlamamış, istemeden de olsa dünyevi hırslarına yenik düşme ihtimali olan adaylara değil..<br />
Kendisini her anlamda kanıtlamış, liderini ve devletini hiçbir zaman arkasından bıçaklamamış, liyakat ve sadakat düsturlarına önem veren, devlet terbiyesi almış, devlette görev aldığı süre zarfında hiçbir şekilde çalmamış çırpmamış, adı herhangi bir usulsüzlüğe veya ahlak dışı olaya karışmamış, proje adam değil, projelerin adamı olan, birikim sahibi bir başkan adayına ihtiyacı olduğu için Reis İstanbul adayı olarak Binali Yıldırım&#8217;ı tercih etmiştir&#8230;<br />
Beni bilenler bilir, çok uzun yıllardır takip edenler ve sayfamda uzun yıllardır ekli olan arkadaşlar yakinen tanır&#8230; La dedim mi, lo demeyen bir kişiliğe sahibim&#8230; İnanmadığım veya güvenmediğim bir konu hakkında şahsıma trilyonlar da vadedilmiş olsa, asla ve asla kaleme almam&#8230; Sizi temin ederim.. Eğer ki, Binali Yıldırım&#8217;ın doğru adam ve doğru aday olduğuna kalben ve fikren inanmamış olsam, siyasi fikrim her ne olursa olsun, hiç kimse bana burada nokta dahi koydukturamaz, gururla söylüyorum&#8230; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için Binali Yıldırım biçilmiş kaftandır ve benim tercihim de Binali Yıldırım&#8217;dan yanadır&#8230;<br />
&#8230;<br />
Bugün televizyon kanallarımızda, sosyal medya hesaplarımızda, günün konusu ülkemizdeki erkeklerin fantezileri, fantezileri uğruna çocukları nasıl katlettikleri, falan filan işte&#8230; Ben şahsen Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nde yaşayan bir vatandaş olmasam, Müge Anlı&#8217;nın, Esra Erol&#8217;un, Acun Ilıcalı&#8217;nın, Zuhal Topal&#8217;ın ve türevi program sunucularının sunduğu, ahlak dışı programları seyretmiş olsam, kesinlikle Türk milletinin erkeklerini sapık, enseste meyilli, çocuk tacizcisi peze&#8230;nk, kadınlarını ise f*hişe olarak tanımlarım. Üzülerek belirteyim ki dünyanın hiç bir yerinde, canlı yayın esnasında dedektiflik hizmeti verilen bir program daha yayınlanmıyor&#8230;. Dünyanın hiçbir ülkesinde suçluları yakalama görevi bir televizyon programına veya programcısına verilmiyor&#8230;<br />
Bunu buradan açıkça söylemekten çekinmiyorum maalesef&#8230; Müge Anlı, Esra Erol, Zuhal Topal, Acun Ilıcalı, Cem Yılmaz ve türevlerinin sunduğu programlar sayesinde Türkiye Cumhuriyeti tüm dünyaya canlı yayında rezil ediliyor&#8230; Tüm dünyaya &#8220;Bizler ülke olarak sapığız, namussuzuz, çocuk tacizcisiyiz, fa.işeyiz, enseste karşı meyilliyiz&#8221; mesajı gönderiliyor&#8230; Bu ülkenin bir toplum yapısı var, aileleri var, evlendirme daireleri var, askeri var, polisi var, hakimi var, yargısı var.. Bazı işler, devletin resmi kurumlarının işidir.. Devlet evlendirir, devlet boşandırır.. Ortada bir kaybolma veyahutta cinayet varsa, devlet araştırır, devlet bulur.. Suçlulara cezasını devlet verir.. Milleti televizyon ekranlarına çıkartıp, bütün kirli çamaşırlarını, terbiyesizliklerini ve ahlaksızlıklarını ortaya dökmek nasıl bir program sunma anlayışının tezahürüdür, anlamış değilim&#8230; Bu türden programlar ve programcılar sayesinde, bu ülkenin insanları ahlaksızlık nasıl yapılır, tecavüz nasıl edilir, karı veya koca nasıl aldatılır, ahlak duvarları nasıl yıkılır, cinayet nasıl işlenir, deliller nasıl karartılır, bunların hepsini öğrendi, öğrenmeye devam ediyor ve maalesef devlet sessiz, aileden sorumlu bakanlık sessiz, RTÜK sessiz&#8230; Sahi bu devletin RTÜK diye bir kurumu vardı.. Nerede bu RTÜK dediğimiz kurumun yetkilileri?.. Önceden ahlaksızlıklar televizyon ekranına taşındığında, ekran karartılırdı, şimdilerde ise bu ahlaksızlıkları ekrana taşıyan sunucular, topluma kurtarıcı olarak lanse ediliyor.. Bırakın kim kiminle nerede fanfinileşiyor hikayesini, bırakın ormanların kuytularında, su kuyularında, yol kenarlarında ceset aramayı da, nerede bu RTÜK, nerede Aile Bakanlığı onları arayın&#8230; Tabii bulabilirseniz&#8230; Diyeceklerim bu kadar..</p>
<p>Şenay Tek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/erdogan-neden-binali-beyi-tercih-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dini Provakasyon Devrede</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/dini-provakasyon-devrede/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/dini-provakasyon-devrede/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 May 2019 10:09:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10826</guid>

					<description><![CDATA[Aşırı dini hassasiyeti ile tanınan ve genellikle cemaatlere bağlı aşırı sağ görüşlü insanların yaşadığı Fatih ilçesinde 278000 seçmen yaşamasına rağmen 31 Mart seçimlerinde sadece 222000 seçmen sandığa gitmiş, 50000 kişi sandığa gitmemiştir&#8230; Bunun dışında 7600 oy ise geçersiz sayılmıştır&#8230; Daha önceki yıllarda AK Partinin kalesi olarak bilinen Fatih ilçesi, bu seçimde en çok kişinin sandık başına gitmediği ilçe olarak bir rekora imza attı&#8230; Peki neden&#8230; Nedenleri çok&#8230; Hemen izah edelim&#8230; Son dönemde cemaatlerde, vakıflarda, sivil toplum örgütlerinde ve derneklerde, AK Parti&#8217;ye olan destek duvarını yıkmak isteyen muhalif kesim, bu yapıların hassasiyetlerini kullanıyor, onların hassas yönlerini kaşıyor&#8230; Medyayı ve devlete sızmış kriptolarını bu yönde kullanıyor&#8230; Bizim insanımız saf, araştırma yapmak gibi bir kabiliyeti yok, görselde ne görürse ona inanıyor&#8230; Son dönemde fetocular ve sıranın kendisine geldiğini anlayan diğer dini cemaat görünümlü ajan yapılar, basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında, AK Parti&#8217;nin cemaatleri ortadan kaldıracağı yönünde haber yayıyor&#8230; El altından bu cemaat yapılarını devlete ve AK Partiye karşı kışkırtıyor&#8230; Bunun dışında AK Partinin ve Erdoğan&#8217;ın faiz lobisine çalıştığı bilgisini yayarak Erdoğan&#8217;ı tağut olarak lanse ediyor.. AK Parti Hükümeti yıkılmazsa faizcilerin bu ülkeyi yutacağı anlamında bilgiler yayılıyor.. Bunun dışında, yakın tarihte Diyanet İşleri Başkanlığı, hangi akla hizmetse, cemaatler hakkında bir rapor yayınlayarak, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı dini hassasiyeti ile tanınan ve genellikle cemaatlere bağlı aşırı sağ görüşlü insanların yaşadığı Fatih ilçesinde 278000 seçmen yaşamasına rağmen 31 Mart seçimlerinde sadece 222000 seçmen sandığa gitmiş, 50000 kişi sandığa gitmemiştir&#8230; Bunun dışında 7600 oy ise geçersiz sayılmıştır&#8230; Daha önceki yıllarda AK Partinin kalesi olarak bilinen Fatih ilçesi, bu seçimde en çok kişinin sandık başına gitmediği ilçe olarak bir rekora imza attı&#8230; Peki neden&#8230;<br />
Nedenleri çok&#8230; Hemen izah edelim&#8230;<br />
Son dönemde cemaatlerde, vakıflarda, sivil toplum örgütlerinde ve derneklerde, AK Parti&#8217;ye olan destek duvarını yıkmak isteyen muhalif kesim, bu yapıların hassasiyetlerini kullanıyor, onların hassas yönlerini kaşıyor&#8230; Medyayı ve devlete sızmış kriptolarını bu yönde kullanıyor&#8230;<br />
Bizim insanımız saf, araştırma yapmak gibi bir kabiliyeti yok, görselde ne görürse ona inanıyor&#8230; Son dönemde fetocular ve sıranın kendisine geldiğini anlayan diğer dini cemaat görünümlü ajan yapılar, basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında, AK Parti&#8217;nin cemaatleri ortadan kaldıracağı yönünde haber yayıyor&#8230; El altından bu cemaat yapılarını devlete ve AK Partiye karşı kışkırtıyor&#8230; Bunun dışında AK Partinin ve Erdoğan&#8217;ın faiz lobisine çalıştığı bilgisini yayarak Erdoğan&#8217;ı tağut olarak lanse ediyor.. AK Parti Hükümeti yıkılmazsa faizcilerin bu ülkeyi yutacağı anlamında bilgiler yayılıyor.. Bunun dışında, yakın tarihte Diyanet İşleri Başkanlığı, hangi akla hizmetse, cemaatler hakkında bir rapor yayınlayarak, cemaatler aleyhine bilgiler yaymıştı&#8230; Bu da dini hassasiyetleri olan ve dini cemaatlerle bağı olan vatandaşları haliyle rahatsız etti&#8230; Ayrıca devletin kendini millete dini cemaat olarak yutturan fakat FETÖ&#8217;nün yan kolu olan Furkan Vakfı&#8217;na yaptığı baskın, sosyal medyada farklı olarak millete sunuldu&#8230; Sanki Recep Tayyip Erdoğan kapalı ve çarşaflı insanlara zulüm yapıyormuş gibi bir algı operasyonu oluşturuldu.. Çarşaflı Furkan Vakfı üyelerinin günlerce sokaklarda yatıp kalkması haliyle dini hassasiyetleri olan fakat işin arka planını ve satır aralarını okuma araştırma yetisi olmayan muhafazakar kesimi rahatsız etti.. Furkan Vakfı&#8217;ndan sonra sıranın kendilerine geleceğini düşünen dini cemaat üyeleri, AK Parti&#8217;ye olan desteklerini kesti&#8230; Oysaki muhafazakar kesimin okuma ve araştırma alışkanlığı olsaydı biz yazılarımızda günlerce 15 Temmuz&#8217;dan sonra FETÖ&#8217;nün kapanan Işık evleri yerine, gaybubet evleri adı altında evler açtığını&#8230; Bu evlerde cemaatlerin derneklerin vakıfların ve sivil toplum örgütlerinin içine sızdırılmak üzere elemanlar yetiştirildiğini, bu elemanlara sızacakları cemaatlerdeki insanların ne yediklerinin, ne içtiklerinin, ne giyindiklerinin, nerelerde gezdiklerinin, dini konular hakkındaki hassasiyetlerinin neler olduğunun öğretildiğini ve bu insanların, sıradan vatandaş gibi o cemaatlerin içine sızdırırlarak, devlet aleyhine fitne yaydıklarının bilgisini vermiştim.. Bu devletin hiçbir zaman cemaatlere karşı bir tavrı olmamıştır&#8230; Devletin derdi, dini cemaat gibi görünüp toplumun kılcal damarlarına sızan ve insanları dini öncelikleri üzerinden sömüren yapıları yok etmektir&#8230; Yani devletimizin hiçbir zaman dini cemaatlerle bir sorunu olmamıştır&#8230; Hal böyleyken devletimiz kendisini bu cemaatlere hakkıyla ifade edememiştir&#8230; Hal böyle olunca, İstanbul&#8217;un Fatih ilçesinde yaşayan ve algı operasyonlarına inanan insanlar, sandığa gitmekten veyahut da AK Parti&#8217;ye oy vermekten imtina etmiştir&#8230; Fatih&#8217;te sandığa gitmeyen 50000 kişiyi es geçmemek lazım&#8230; Buradan İstanbul&#8217;da AK Parti ile CHP arasındaki sayı farkının tam 4 katına tekabül ediyor&#8230; Ben bu insanların yanlış yönlendirildiği konusunda yüzde 1500 eminim&#8230; Buradan tüm dini cemaat mensuplarına sesleniyorum; sakın ha sakın dini cemaat gibi görünüp dinle uzaktan yakından alakası olmayan terörist yapıların algı operasyonlarına gelmeyin&#8230; Devlet hiçbir zaman dini cemaatlere bir operasyon çekmez.. Çekse çekse, gaybubet evlerinde yetişip dini cemaatlerin içine sızan kriptolara operasyon çeker.. Fakat sizler dini cemaatlere operasyon çekildi zannedersiniz&#8230; Devlet her şeyi açık açık söyleyemez&#8230; Lütfen işin arkasını bilmeden devletinize sırtınızı dönmeyin.. Buradan devletime de sesleniyorum; önemsiz diye üstünü çizdiğiniz her algı operasyonunu es geçmeyin&#8230; Sinek küçüktür ama mide bulandırır&#8230; Terör örgütleri bunu çok iyi biliyor ve bu küçük sineklerle milletin midesini bulandırıyor&#8230; Bir diğer önemli nokta ise asıl operasyonun diyanete çekilmesi gerektiğidir&#8230; Diyeceklerim bu kadar&#8230;.</p>
<p>Şenay Tek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/dini-provakasyon-devrede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kadin/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kadin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 May 2019 10:34:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10753</guid>

					<description><![CDATA[Kadın, hayatı boyunca kocasına adam gibi bi muamelede bulunmuyor&#8230; Özgür irade deyip ilk fırsatta eşinden ayrılıyor.. Hatta hatta zaman zaman başkalarıyla nikahsız flörtler bile yaşıyor&#8230; Fakat asla evlenmeyi düşünmüyor.. Çünkü bir önceki kocasından ömür boyu alacağı nafaka hakkını yitirmek istemiyor.. İşin garip yanı eski koca önceki eşinin bir başkasıyla flört yaşadığını gördüğü ve bildiği halde mecburen o kadına para ödemeye devam ediyor.. Yada sokak ortasında &#8220;Ulan ben boynuzlu muyum, sevgilinle bir olup para mı yiyorsunuz?&#8221; deyip eski karısını bıçaklıyor.. Kadın mezara, erkek kodese, çocuklar ise yuvaya veriliyor.. Böylece bir aile darmadağın olup gidiyor&#8230; Yani bu yasalar aynı zamanda aile cinayetlerini de beraberinde getiriyor.. Devletimiz henüz bu işin ne kadar ciddi bir konu olduğunun farkında değil belki ama kaş yapayım derken göz çıkartıyor&#8230; Devletin kadınlara tanıdığı süresiz nafaka yasası ve 2012 yılında eski Aile Bakanı Fatma Şahin tarafından çıkartılan 6284 sayılı kanun aileleri darma dağın ediyor&#8230; Neden bilmiyorum, kadın hakları ile ilgili bu mevzular bana hep Osmanlı Devleti&#8217;nin yıkımının Harem&#8217;den başladığı tezini hatırlatıyor&#8230; Yani, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı doğuran ve büyüten kadınlarımız, farkında olmadan, &#8220;kadına maddi ve manevi özgürlük&#8221; naraları ata ata ülkemizi uçuruma sürüklüyor.. &#8220;Kadın hakları&#8221; diye diye, ülkemizde aile hayatı diye bir şey kalmadı maalesef&#8230;  Avrupa&#8217;da dahi kadınlara ülkemizdeki &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın, hayatı boyunca kocasına adam gibi bi muamelede bulunmuyor&#8230; Özgür irade deyip ilk fırsatta eşinden ayrılıyor.. Hatta hatta zaman zaman başkalarıyla nikahsız flörtler bile yaşıyor&#8230; Fakat asla evlenmeyi düşünmüyor.. Çünkü bir önceki kocasından ömür boyu alacağı nafaka hakkını yitirmek istemiyor.. İşin garip yanı eski koca önceki eşinin bir başkasıyla flört yaşadığını gördüğü ve bildiği halde mecburen o kadına para ödemeye devam ediyor.. Yada sokak ortasında &#8220;Ulan ben boynuzlu muyum, sevgilinle bir olup para mı yiyorsunuz?&#8221; deyip eski karısını bıçaklıyor.. Kadın mezara, erkek kodese, çocuklar ise yuvaya veriliyor.. Böylece bir aile darmadağın olup gidiyor&#8230; Yani bu yasalar aynı zamanda aile cinayetlerini de beraberinde getiriyor.. Devletimiz henüz bu işin ne kadar ciddi bir konu olduğunun farkında değil belki ama kaş yapayım derken göz çıkartıyor&#8230; Devletin kadınlara tanıdığı süresiz nafaka yasası ve 2012 yılında eski Aile Bakanı Fatma Şahin tarafından çıkartılan 6284 sayılı kanun aileleri darma dağın ediyor&#8230;<br />
Neden bilmiyorum, kadın hakları ile ilgili bu mevzular bana hep Osmanlı Devleti&#8217;nin yıkımının Harem&#8217;den başladığı tezini hatırlatıyor&#8230; Yani, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı doğuran ve büyüten kadınlarımız, farkında olmadan, &#8220;kadına maddi ve manevi özgürlük&#8221; naraları ata ata ülkemizi uçuruma sürüklüyor.. &#8220;Kadın hakları&#8221; diye diye, ülkemizde aile hayatı diye bir şey kalmadı maalesef&#8230;  Avrupa&#8217;da dahi kadınlara ülkemizdeki kadar tolerans tanınmadığı halde, ülkemizdeki kadınlar hala ısrarla &#8220;bu ülkede kadınlara özgürlük yok&#8221; diye bir taraflarını yırtıyorlar.. Çıkarılan kanunların bir çoğu kadın hakları ile ilgili kadın hakları ile ilgili meclise sunulan kanun tekliflerinin sayısını artık takip bile edemiyoruz.. Hükümet yetkililerimizin önümüzdeki dönemde süresiz nafaka yasasında düzenleme yapacağı konuşuluyor.. Fakat yine nafaka hakkının 5 yıla indirileceği de aldığımız duyumlar arasında.. Benim nacizane fikrim, erkeğin kadına ödeyeceği nafaka süresi 1 yılı geçmemesidir&#8230; Çünkü erkekten nafaka alacak olan kadın, zaten evlenmeyi tercih etmiyor&#8230; Kadına nafaka ödeyecek adamda, hem nafakayı ödeyip hem de yeni kuracağı aileye bakamayacağını düşünerek evlilikten uzak duruyor&#8230; Sonuç olarak nikahsız birliktelikler ayyuka çıkıyor&#8230; Uzun süreli nafaka, bir çok kadını art niyete, nikahsız birlikteliğe, en ufak bir anlaşmazlıkta boşanmaya hatta hatta eşini evden attırmaya cesaretlendiriyor.<br />
Eğer ki yasalar hakkıyla düzenlenir, kadına gerektiği kadar hak tanınacak olursa, hem boşanmalar hem de kadın cinayetleri en aza inecektir..<br />
Erkeğin adisi var mı?.. Tabii ki var.. Bütün erkeklere ve bütün kadınlara aynı muameleyi yapmak yerine olayların gelişim türüne göre, caydırıcı cezalar uygulanmalıdır ama asla ve asla evin direğinin erkekler olduğu gerçeğinin üzeri yasalar üzerinden çizilmemelidir.. Uzun lafın kısası, zilli kızın maşası&#8230; Devletimiz acilen sınırsız nafaka ve 6284 sayılı yasalara bir dur demelidir.. Aksi taktirde ilerleyen dönemlerde nikahsız birliktelikler ayyuka çıkacak, sokaklarımızı ve okullarımızı nikahsız birliktelikten doğan çocuklar dolduracak &#8230; Hatta hatta belkide anneden bir babadan ayrı kardeşler, bilmeden birliktelik yaşayacaklar&#8230;<br />
Saçma sapan yasalar sayesinde aile mefhumumuz yerle yeksan olmuş durumda&#8230; Aile Bakanlığı derhal harekete geçmeli ve bu iki yasayı yerle yeksan etmeli diye düşünüyorum&#8230; Diyeceklerim bu kadar..<br />
Şenay Tek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kadin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maskeleri Düştü..!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/maskeleri-dustu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/maskeleri-dustu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2019 08:12:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10620</guid>

					<description><![CDATA[Tayyip Erdoğan&#8217;ın bu ülkedeki en büyük icraati, Osmanlı&#8217;nın yıkılmasına çok az kala, startı verilip bir buçuk asırdır aralıksız devam eden maskeli baloya son vermesi ve tüm maskeleri düşünmesidir.. ❗Bizler Türkiye&#8217;nin bağımsız ve özgür bir ülke olmadığını.. ❗CHP&#8217;nin bir parti olmadığını&#8230; ❗Sanatçıların sanatçı olmadığını.. ❗Gazetecilerin gazeteci olmadığını.. ❗Bilim adamlarının bilim adamı olmadığını.. ❗Tam bir asır boyunca ülkemizi, Türklerin değil Selanik&#8217;ten ve Bulgaristan&#8217;dan ülkemize göçen Sabetayist Yahudi göçmenlerin yönettiğini&#8230; ❗Ülkenin en kıdemli mevkilerinde ve yönetim mekanizmalarında bu Sabetayist göçmenlerin görevlendirildiğini.. ❗Eğitim sistemimizin Yahudilerin elinde olduğunu&#8230; ❗Bu ülkede belli mevkilerde görev almanın başarıya değil aile kütüğüne bağlı olduğunu&#8230; ❗Milli bayram diye bize kutlattırılan bayramların Avrupa ülkelerinde kutlanmadığını&#8230; Bu türden bayramların sadece Müslüman olan ülkelerde birilerini ve bir sistemi bize şirin göstermek adına kutlattırıldığını.. ❗Eğitim sistemimizde bizlere üretim değil tüketim toplumu olmayı aşıladıklarını&#8230; ❗Bize raflarda tükettirdikleri ürünlerin tamamının kimyasal olduğunu.. ❗Raflardaki ürünleri üreten ve sağlığımızı bozan firmalarla, sağlığımızı düzeltmek için kurulan ilaç firmalarının aynı siyonist yapının firmaları olduğunu&#8230; ❗Paramızın üzerinde Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Merkez Bankası değil, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yazdığını&#8230; Ve bizim milli bankamız olarak bildiğimiz Merkez Bankası&#8217;nın aslında hiçbir zaman bize ait olmadığını, üç tane siyonist ortağının daha olduğunu&#8230; ❗Sanayimizin tamamının Yahudilere ve Hıristiyanlara bağlı olduğunu&#8230; ❗Türkiyenin üretim değil, tüketim ve antrepo ülkesi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tayyip Erdoğan&#8217;ın bu ülkedeki en büyük icraati, Osmanlı&#8217;nın yıkılmasına çok az kala, startı verilip bir buçuk asırdır aralıksız devam eden maskeli baloya son vermesi ve tüm maskeleri düşünmesidir..<br />
❗Bizler Türkiye&#8217;nin bağımsız ve özgür bir ülke olmadığını..<br />
❗CHP&#8217;nin bir parti olmadığını&#8230;<br />
❗Sanatçıların sanatçı olmadığını..<br />
❗Gazetecilerin gazeteci olmadığını..<br />
❗Bilim adamlarının bilim adamı olmadığını..<br />
❗Tam bir asır boyunca ülkemizi, Türklerin değil Selanik&#8217;ten ve Bulgaristan&#8217;dan ülkemize göçen Sabetayist Yahudi göçmenlerin yönettiğini&#8230;<br />
❗Ülkenin en kıdemli mevkilerinde ve yönetim mekanizmalarında bu Sabetayist göçmenlerin görevlendirildiğini..<br />
❗Eğitim sistemimizin Yahudilerin elinde olduğunu&#8230;<br />
❗Bu ülkede belli mevkilerde görev almanın başarıya değil aile kütüğüne bağlı olduğunu&#8230;<br />
❗Milli bayram diye bize kutlattırılan bayramların Avrupa ülkelerinde kutlanmadığını&#8230; Bu türden bayramların sadece Müslüman olan ülkelerde birilerini ve bir sistemi bize şirin göstermek adına kutlattırıldığını..<br />
❗Eğitim sistemimizde bizlere üretim değil tüketim toplumu olmayı aşıladıklarını&#8230;<br />
❗Bize raflarda tükettirdikleri ürünlerin tamamının kimyasal olduğunu..<br />
❗Raflardaki ürünleri üreten ve sağlığımızı bozan firmalarla, sağlığımızı düzeltmek için kurulan ilaç firmalarının aynı siyonist yapının firmaları olduğunu&#8230;<br />
❗Paramızın üzerinde Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Merkez Bankası değil, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yazdığını&#8230;<br />
Ve bizim milli bankamız olarak bildiğimiz Merkez Bankası&#8217;nın aslında hiçbir zaman bize ait olmadığını, üç tane siyonist ortağının daha olduğunu&#8230;<br />
❗Sanayimizin tamamının Yahudilere ve Hıristiyanlara bağlı olduğunu&#8230;<br />
❗Türkiyenin üretim değil, tüketim ve antrepo ülkesi olduğunu&#8230;</p>
<p>❗Ordumuzun ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın siyonist Yahudilerin ve İngilizlerin istilası altında olduğunu..<br />
❗Kanunlarımızın İsviçre&#8217;ye, harflerimizin Latin ülkelerine, kılık kıyafetlerimizin Batılı ülkelere ait olduğunu&#8230;<br />
❗Harf inkılabının çağdaşlaşma adına değil, tarihimizle bağımızı koparmak için yapıldığını..<br />
❗Kılık kıyafet inkılabının insanlara özgüven kazandırarak, yeryüzünde kibirle yürümelerini ve İslamiyet&#8217;ten uzaklaştırmak için yapıldığını..<br />
❗Deniz kenarlarında ve en kallavi mekanlarda, zengin olanların değil, Sabetayist Yahudilerin ve Ermenilerin yaşadığını&#8230;<br />
❗Medya sistemimizin tamamen siyonist Yahudilerin güdümünde olduğunu..<br />
❗Sanatçı, gazeteci, veya medyatik olmak için ve bu işten para kazanmak için mutlaka ve mutlaka siyonist Yahudilerin kurduğu sistemin yöneticilerine belli sözler verilmesi gerektiğini&#8230; Aksi takdirde ne kadar başarılı olursanız olun sizin medyayı kullanmanıza izin verilmediğini&#8230;<br />
❗Derneklerin ve vakıfların Yahudilerin ve İngilizlerin istilası altında olduğunu&#8230;<br />
❗Bu ülkenin insanlarının en güzel dinle kandırıldığını anlayan Yahudilerin, dini cemaat kisvesi altında yapılar kurarak, İslamiyet&#8217;i içeriden tahrip ettiğini&#8230;<br />
❗Yani Ahmet&#8217;in Ahmet olmadığını, Mehmet&#8217;in Mehmet olmadığını, Ayşe&#8217;nin Ayşe, Fatma&#8217;nın Fatma olmadığını, bizler Erdoğan&#8217;dan sonra öğrendik&#8230; Yani anlayacağınız Erdoğan sadece bu ülkenin Başkanı değildir, aynı zamanda MASKELERİ DÜŞÜREN ADAMI&#8217;dır.. Bu yüzden Erdoğan&#8217;a DİKTATÖR diyorlar ve onun gitmesini istiyorlar&#8230; Evet Erdoğan gerçekten diktatördür çünkü onların kurduğu düzeni yerleyeksan etti&#8230; Peki bunu tek başına mı yaptı..? Tabii ki hayır&#8230; Milletimiz, milli derin devletimiz.. Erbakan, Erdoğan, Bahçeli, milli ve yerli siyasetçilerimiz hep beraber bu işi başardık ve asra yemin olsun ki, bu saatten sonra çark etmek gibi bir niyetimiz yok&#8230; Onu bu kutlu yolda yalnız bırakmak, ülkeye ihanettir&#8230; İhanet edenlerden olmayacağız.. NET</p>
<p>Şenay Tek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/maskeleri-dustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siz Kimsiniz?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/siz-kimsiniz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/siz-kimsiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2019 09:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10597</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;DEMİRTAŞ&#8217;IN ÇİZGİSİNİ BEĞENİYORUM&#8221; diyen birine BAŞKAN demeye kalkanlar.. İki sene zarfında 30.000 teröristi toprağa gömen Erdoğan&#8217;a DİKTATÖR diyor.. Bende şimdi ferasetten yoksun bu insanlara soruyorum&#8230; PKK&#8217;lı mısınız?.. Gay misiniz?.. Lezbiyen misiniz?.. Çocuk katili misiniz?.. Dinsiz misiniz?.. Din düşmanı mısınız?.. Evenjelist misiniz?.. Sabetayist misiniz?.. Siyonist misiniz?.. Terörist misiniz?&#8230; Çıkarcı mısınız?.. Dolarcı mısınız?.. Kafatasçı mısınız?.. Apocu musunuz?.. putçu musunuz?.. Yoksa muhafazakar mısınız?.. Müslüman mısınız?.. Sizler, ne ayaksınız ki açık açık &#8220;Demirtaş&#8217;ın çizgisini beğeniyorum&#8221; diyen birini, İslam&#8217;ın başkentine başkan seçme cüretinde bulunabiliyorsunuz? Kimsiniz oğlum siz?&#8230; Kimsiniz?.. Kimlerdensiniz?&#8230; Kimlerlesiniz?.. *** &#8220;Erdoğan bu ülkeyi kutuplaştırdı&#8221; diyorlar.. İyidir iyi, kutuplaşmak iyidir.. Bu sayede saflar sıklaşır, dost kim, düşman kim, şeytan kim ortaya çıkar.. Kim kiminle fingirdeşiyor ortaya çıkar&#8230; 31 Mart seçimlerinde bunu daha iyi gözlemledik&#8230; Kendilerini altın nesil olarak gören ve topluma MUHAFAZAKAR imajı çizen Fetöcüler İmamoğlu diyor&#8230; Çıkarcılar, dolarcılar ve rantçılar İmamoğlu diyor&#8230; Kürtler, kendileri gibi Müslüman olan Erdoğan&#8217;a destek verirken, boğazında haçla, çantasında İncil&#8217;le dolaşan PKK’lılar İmamoğlu diyor&#8230; İmamoğlu Müslüman bir ülkenin din düşmanlığı ile meşhur bir partisinin adayı olduğu için, Yunanlısı Belçikalısı Hollandalısı İmamoğlu diyor&#8230; Balkanlardan ülkemize göçüp aramızda Ayşe, Fatma, Yusuf diye dolaşan sabetayistler İmamoğlu diyor&#8230; Beyaz Türkler, PKK&#8217;lı Kürtler İmamoğlu diyor&#8230; Evenjelist Hristiyanlar ve siyonist Yahudiler İmamoğlu diyor&#8230; Deistler, ateistler İmamoğlu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;DEMİRTAŞ&#8217;IN ÇİZGİSİNİ BEĞENİYORUM&#8221; diyen birine BAŞKAN demeye kalkanlar..<br />
İki sene zarfında 30.000 teröristi toprağa gömen Erdoğan&#8217;a DİKTATÖR diyor..<br />
Bende şimdi ferasetten yoksun bu insanlara soruyorum&#8230;<br />
PKK&#8217;lı mısınız?.. Gay misiniz?.. Lezbiyen misiniz?.. Çocuk katili misiniz?.. Dinsiz misiniz?.. Din düşmanı mısınız?.. Evenjelist misiniz?.. Sabetayist misiniz?.. Siyonist misiniz?.. Terörist misiniz?&#8230; Çıkarcı mısınız?.. Dolarcı mısınız?.. Kafatasçı mısınız?.. Apocu musunuz?.. putçu musunuz?.. Yoksa muhafazakar mısınız?.. Müslüman mısınız?.. Sizler, ne ayaksınız ki açık açık &#8220;Demirtaş&#8217;ın çizgisini beğeniyorum&#8221; diyen birini, İslam&#8217;ın başkentine başkan seçme cüretinde bulunabiliyorsunuz? Kimsiniz oğlum siz?&#8230; Kimsiniz?.. Kimlerdensiniz?&#8230; Kimlerlesiniz?..</p>
<p>***<br />
&#8220;Erdoğan bu ülkeyi kutuplaştırdı&#8221; diyorlar.. İyidir iyi, kutuplaşmak iyidir.. Bu sayede saflar sıklaşır, dost kim, düşman kim, şeytan kim ortaya çıkar.. Kim kiminle fingirdeşiyor ortaya çıkar&#8230; 31 Mart seçimlerinde bunu daha iyi gözlemledik&#8230;</p>
<p>Kendilerini altın nesil olarak gören ve topluma MUHAFAZAKAR imajı çizen Fetöcüler İmamoğlu diyor&#8230;<br />
Çıkarcılar, dolarcılar ve rantçılar İmamoğlu diyor&#8230;<br />
Kürtler, kendileri gibi Müslüman olan Erdoğan&#8217;a destek verirken, boğazında haçla, çantasında İncil&#8217;le dolaşan PKK’lılar İmamoğlu diyor&#8230;<br />
İmamoğlu Müslüman bir ülkenin din düşmanlığı ile meşhur bir partisinin adayı olduğu için, Yunanlısı Belçikalısı Hollandalısı İmamoğlu diyor&#8230;<br />
Balkanlardan ülkemize göçüp aramızda Ayşe, Fatma, Yusuf diye dolaşan sabetayistler İmamoğlu diyor&#8230;<br />
Beyaz Türkler, PKK&#8217;lı Kürtler İmamoğlu diyor&#8230;<br />
Evenjelist Hristiyanlar ve siyonist Yahudiler İmamoğlu diyor&#8230;<br />
Deistler, ateistler İmamoğlu diyor.. Ülkücü kisvesine bütünmüş fakat hal ve tavırlarıyla, ülkücülüğün yanından bile geçmemiş, CHP ile aynı dili kullanan kafatasçı ülkücüler İmamoğlu diyor..<br />
Muhafazakar milli görüşçü Müslümanlar, İmamoğlu diyor..<br />
Gay&#8217;ler ve Lezbiyenler İmamoğlu diyor&#8230;<br />
AK Partili olduğunu iddia edip AK Parti&#8217;ye küskün olduğunu iddia eden İmamoğlu&#8217;na oy vereceğini söylüyor&#8230; Anlayacağınız Erdoğan sayesinde bu ülke gerçekten kutuplaştı.. Şimdi bu noktadan sonra herkesin yapacağı şey hangi kutuptan yer alacağına karar vermektir&#8230; Ya Herro ya Merro demektir..<br />
Tam da bu noktada durup siyasi görüşümü bir kez daha gözden geçirdiğimde, hayatımın en güzel yıllarını Erdoğan&#8217;la omuz omuza aynı cephede geçirdiğim için Rabbime bir kez daha şükrediyorum.. Allah muhafaza ya idraktan ve ferasetten yoksun olsaydım&#8230; Ya çıkarcı bir kişiliğe sahip olsaydım&#8230; Ya dünyalık için ahretliğini satanlardan olsaydım.. Cennet ucuz değil, cehennem lüzumsuz değil.. Taraf olmak, arafta olmaktan iyidir&#8230; Fakat tercihlerimizde kişiliğimizin yansımasıdır. Hal böyleyken kimlerin tarafında kimlerin karşısında olduğunuzu bir gözden geçirin derim&#8230;</p>
<p>Şenay Tek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/siz-kimsiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
