<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>salman &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/salman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Dec 2018 14:40:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>salman &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Suudi Arabistan&#8217;a Tepki: Hayal kırıklığı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/suudi-arabistana-tepki-hayal-kirikligi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/suudi-arabistana-tepki-hayal-kirikligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Dec 2018 14:40:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[cemalkaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[FahrettinAltun]]></category>
		<category><![CDATA[salman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5886</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Kaşıkçı cinayeti ile ilgili açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Reuters haber ajansına bir açıklama yaptı: Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil El Cübeyr’in, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın katillerinin Türkiye’ye iade edilmesi talebimize verdiği yanıt hayal kırıklığı yaratmıştır. Merhum Kaşıkçı, İstanbul’da vahşi bir cinayete kurban gitmiş ve cesedi burada parçalara ayrılmıştır. Aralarında bir otopsi uzmanının da olduğu Suudi istihbarat görevlileri, bu cinayeti işlemek maksadıyla Türkiye’ye gelmiştir. Suudi Arabistan’ın İstanbul başkonsolosunun da bu suçun ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Bu koşullarda katillerin Türk mahkemeleri tarafından yargılanması son derece doğaldır. Türkiye’nin iade talebi, Suudi makamlarına “Kaşıkçı cinayetini tüm detaylarıyla aydınlatmaya hazır olduklarını” dünyaya göstermek için bir fırsat sunmuştur. Öte yandan Kaşıkçı’nın katillerinin iadesini reddetmek, ancak Suudi Arabistan’ı cinayeti örtbas etmeye çalışmakla itham edenleri haklı çıkarır. Suudi makamlarının bu süreçte yeterince açık davranmadığı ve Suudi savcıların cinayeti aydınlatma niyetinde olduklarını gösteren ciddi bir işaret göremediğimiz düşünüldüğünde, merhum Suudi gazeteci için adaletin uluslararası hukuk düzleminde aranması uluslararası toplumun çıkarına olacaktır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Kaşıkçı cinayeti ile ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Reuters haber ajansına bir açıklama yaptı: Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil El Cübeyr’in, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın katillerinin Türkiye’ye iade edilmesi talebimize verdiği yanıt hayal kırıklığı yaratmıştır.</p>
<p>Merhum Kaşıkçı, İstanbul’da vahşi bir cinayete kurban gitmiş ve cesedi burada parçalara ayrılmıştır. Aralarında bir otopsi uzmanının da olduğu Suudi istihbarat görevlileri, bu cinayeti işlemek maksadıyla Türkiye’ye gelmiştir. Suudi Arabistan’ın İstanbul başkonsolosunun da bu suçun ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Bu koşullarda katillerin Türk mahkemeleri tarafından yargılanması son derece doğaldır.</p>
<p>Türkiye’nin iade talebi, Suudi makamlarına “Kaşıkçı cinayetini tüm detaylarıyla aydınlatmaya hazır olduklarını” dünyaya göstermek için bir fırsat sunmuştur. Öte yandan Kaşıkçı’nın katillerinin iadesini reddetmek, ancak Suudi Arabistan’ı cinayeti örtbas etmeye çalışmakla itham edenleri haklı çıkarır.</p>
<p>Suudi makamlarının bu süreçte yeterince açık davranmadığı ve Suudi savcıların cinayeti aydınlatma niyetinde olduklarını gösteren ciddi bir işaret göremediğimiz düşünüldüğünde, merhum Suudi gazeteci için adaletin uluslararası hukuk düzleminde aranması uluslararası toplumun çıkarına olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/suudi-arabistana-tepki-hayal-kirikligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Graham: ABD olmasa, Suudiler Bir Haftada Farsça Konuşur</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/graham-abd-olmasa-suudiler-bir-haftada-farsca-konusur/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/graham-abd-olmasa-suudiler-bir-haftada-farsca-konusur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Dec 2018 13:54:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[salman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5879</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham,&#8221;Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz.&#8221; dedi. ABD&#8217;de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Washington yönetiminin gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine tepki göstermesinin, ABD&#8217;nin bölgesel çıkarlarına zarar verebileceği değerlendirmesine katılmadığını belirtti. &#8220;SUUDİLER KESE KAĞIDIYLA BİLE SAVAŞAMAZ&#8221; ABD&#8217;li senatör, &#8220;Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz. Bizim onlara ihtiyacımız olduğundan daha fazla onların bize ihtiyacı var.&#8221; şeklinde konuştu. &#8220;RİYAD YÖNETİMİNE BASKI YAPMAYIN&#8221; ABD&#8217;de katıldığı bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, &#8220;Kaşıkçı olayı konusunda Riyad yönetimine baskı yapmanın, ABD&#8217;nin bölgedeki çıkarlarını, özellikle İran&#8217;a karşı duruşunu olumsuz etkileyebileceğini&#8221; belirtilerek bu konuda görüşünün sorulması üzerine değerlendirmelerde bulundu. Graham, &#8220;Veliaht Prens Muhammed bin Selman, adeta yıkım güllesi gibi. Bence aklı yerinde değil. Aklı başındaki hangi insan bir kişiyi kandırarak Türkiye&#8217;deki konsolosluğa getirip, öldürdükten sonra bunun yanına kalacağını düşünür ki? Benim endişem şu ki bu adamın liderliğindeki Suudi Arabistan&#8217;a satacağımız silahlar daha sonra Rusların veya Çinlilerin eline geçebilir.&#8221; dedi. CİNAYETİ PLANLAYAN VELİAHT PRENSİN SAĞKOLU Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Gina Haspel&#8217;in, Senato&#8217;da düzenlediği Kaşıkçı oturumuna katılan tüm senatörlerin, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın Kaşıkçı cinayetinin suç ortağı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham,&#8221;Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz.&#8221; dedi.</p>
<p>ABD&#8217;de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Washington yönetiminin gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine tepki göstermesinin, ABD&#8217;nin bölgesel çıkarlarına zarar verebileceği değerlendirmesine katılmadığını belirtti.</p>
<p><strong>&#8220;SUUDİLER KESE KAĞIDIYLA BİLE SAVAŞAMAZ&#8221;</strong><br />
ABD&#8217;li senatör, &#8220;Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz. Bizim onlara ihtiyacımız olduğundan daha fazla onların bize ihtiyacı var.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;RİYAD YÖNETİMİNE BASKI YAPMAYIN&#8221;</strong><br />
ABD&#8217;de katıldığı bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, &#8220;Kaşıkçı olayı konusunda Riyad yönetimine baskı yapmanın, ABD&#8217;nin bölgedeki çıkarlarını, özellikle İran&#8217;a karşı duruşunu olumsuz etkileyebileceğini&#8221; belirtilerek bu konuda görüşünün sorulması üzerine değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Graham, &#8220;Veliaht Prens Muhammed bin Selman, adeta yıkım güllesi gibi. Bence aklı yerinde değil. Aklı başındaki hangi insan bir kişiyi kandırarak Türkiye&#8217;deki konsolosluğa getirip, öldürdükten sonra bunun yanına kalacağını düşünür ki? Benim endişem şu ki bu adamın liderliğindeki Suudi Arabistan&#8217;a satacağımız silahlar daha sonra Rusların veya Çinlilerin eline geçebilir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>CİNAYETİ PLANLAYAN VELİAHT PRENSİN SAĞKOLU</strong><br />
Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Gina Haspel&#8217;in, Senato&#8217;da düzenlediği Kaşıkçı oturumuna katılan tüm senatörlerin, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın Kaşıkçı cinayetinin suç ortağı olduğuna inandığını ifade eden Graham, şunları kaydetti:</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/rhyh_255.jpg" alt="" width="600" height="375" class="alignnone size-full wp-image-5881" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/rhyh_255.jpg 600w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/rhyh_255-300x188.jpg 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/rhyh_255-318x200.jpg 318w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>&#8220;Senato&#8217;da bugüne kadar tanık olduğum en iyi bilgilendirmeydi. İki analist bizi Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ın Kaşıkçı&#8217;yı iki yıldır takibe almış olduğunu anlattı. Söz konusu operasyonun detaylı olarak planlandığı, operasyonun yürütülmesinden sorumlu olan kişinin Veliaht Prens&#8217;in sağkolu olduğu ifade edildi. O bilgilendirmeyi dinleyen senatörlerin hiçbirinin Muhammed bin Selman&#8217;ın suç ortağı olduğuna dair şüphesi yok.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/65yh65_7220.jpg" alt="" width="600" height="309" class="alignnone size-full wp-image-5882" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/65yh65_7220.jpg 600w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/65yh65_7220-300x155.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>BAŞKA VAKALARDA VAR</strong><br />
Graham, Veliaht Prens&#8217;in hedef aldığı tek muhalifin Kaşıkçı olmadığını, başka ülkelerde başka muhaliflerin de alıkonulduğu ve kaçırılarak Suudi Arabistan&#8217;a geri götürüldüğü vakaların yaşandığını kaydetti.</p>
<p>Öte yandan Graham, Muhammed bin Selman&#8217;ın, bir süre önce Lübnan Başbakanı Saad Hariri&#8217;yi de bir hafta Riyad&#8217;da alıkoyduğunu hatırlattı.</p>
<p><strong>&#8220;SUÇ ORTAĞI OLDUĞUNU ORTAYA KOYACAĞIZ&#8221;</strong><br />
Graham, Fox TV sunucusunun &#8220;Peki bu konuda ne yapacaksınız?&#8221; sorusuna, &#8220;Bir kere onun suç ortağı olduğunu söyleyeceğiz. Senato&#8217;da oturum düzenleyip Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ın, Kaşıkçı cinayetinde suç ortağı olduğunu ortaya koyacağız.&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>Senatör olarak bundan böyle Suudi Arabistan&#8217;a yönelik hiçbir silah satışına destek vermeyeceğini belirten Graham, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>Veliaht Prens liderliğindeki Suudi Arabistan ile ilişkilerin gözden geçirilmesi konusunda Senato&#8217;da partilerüstü bir mutabakat bulunduğunu kaydeden Graham, &#8220;Suudi Arabistan ile ilişkimiz stratejik olarak önemli ancak bunun için her bedeli ödeyecek değiliz.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>ABD&#8217;NİN YÜZDE 9 PETROLÜNÜ KARŞILIYOR</strong><br />
Sunucunun, &#8220;ABD&#8217;nin İran&#8217;a karşı Suudi Arabistan&#8217;ın desteğine ihtiyacı olduğunu&#8221; ifade ederek bu konudaki görüşünü sorması üzerine Graham, &#8220;Bu konuda çok açık konuşacağım. Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz. ABD&#8217;nin petrol ithalatının yalnızca yüzde 9&#8217;unu karşılıyorlar. Bizim onlara ihtiyacımız olduğundan daha fazla onların bize ihtiyacı var.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>&#8220;SELMAN&#8217;LA İŞ BİRLİĞİNE KATILMIYORUM&#8221;</strong><br />
Graham ayrıca, &#8220;ABD&#8217;nin İran&#8217;dan korunmak için cani bir rejime tutunması, Muhammed bin Selman gibi bir haydutla iş birliği yapması gerektiği fikrine katılmıyorum. Bilakis ona dayanmayı sürdürürsek bölgeyi yönetme yeteneğimizi kaybedeceğiz.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/graham-abd-olmasa-suudiler-bir-haftada-farsca-konusur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prens Selman’la ‘çak’ yapmak</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/prens-selmanla-cak-yapmak/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/prens-selmanla-cak-yapmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Dec 2018 19:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[g20]]></category>
		<category><![CDATA[Putin]]></category>
		<category><![CDATA[salman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5558</guid>

					<description><![CDATA[Tayyip Erdoğan için ‘itibar kaybı’ olacak bir görüntü Putin için ‘itibar malzemesi’ olabiliyorsa bu durum iki ülkenin izlediği politikalardaki farkın sonucudur. Muhammed bin Selman’ın gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın ölüm emrini verdiğinden dünyada herhalde pek az kimsenin şüphesi kalmıştır. Durum böyle olduğu halde Rus lider Vladimir Putin’in Prens Selman ile herkese göstere göstere ‘çak ’ yapmasına şaşıranlardansanız Rus liderini yeterince tanımıyorsunuz demektir. Vladimir Putin uluslararası sahnede hem kendini öne çıkartmayı bilen hem de sembollere önem veren bir lider. Bunun hem ikili görüşmelerinde hem katıldığı zirvelerde sayısız örneği var. Dolayısıyla çak görüntüsü dünyaya yayılmışsa Putin öyle istediği içindir. Vladimir Putin 2000 yılından bu yana, yani 18 yıldır dünya siyaset sahnesinde baş roldeki aktörlerden. Hatta eğer yanılmıyorsak sahnenin en kıdemli aktörü de o. Bu uzun zaman dilimi bizlere kendisini öteki liderlerden ayrıştırmak için hiç bir ‘fırsatı’ kaçırmadığını gösterdi. Peki vahşice işlenmiş böyle bir cinayetin azmettiricisi olduğu neredeyse ‘sâbit’ hale gelmiş, hatta diyebiliriz ki ‘suç üstü yakalanmış’ biriyle böyle samimi pozlar vermek sıkıntılı bir durum değil mi? Pek çok lider Muhammed bin Selman’dan uzak durmaya gayret ederken Putin neden onunla çak yapıyor? Bu sorunun cevabı bellidir: Putin dünyaya “Ben farklıyım, güçlüyüm ve kimseye de aldırmam” mesajı veriyor. Bir tür meydan okuma. Soğuk Savaş’tan yenilerek, gururu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tayyip Erdoğan için ‘itibar kaybı’ olacak bir görüntü Putin için ‘itibar malzemesi’ olabiliyorsa bu durum iki ülkenin izlediği politikalardaki farkın sonucudur.</p>
<p>Muhammed bin Selman’ın  gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın ölüm emrini verdiğinden dünyada herhalde pek az kimsenin şüphesi kalmıştır. Durum böyle olduğu halde Rus lider Vladimir Putin’in Prens Selman ile herkese göstere göstere ‘çak ’ yapmasına şaşıranlardansanız Rus liderini yeterince tanımıyorsunuz demektir.</p>
<p>Vladimir Putin uluslararası sahnede hem kendini öne çıkartmayı bilen hem de sembollere önem veren bir lider. Bunun hem ikili görüşmelerinde hem katıldığı zirvelerde sayısız örneği var. Dolayısıyla çak  görüntüsü dünyaya yayılmışsa Putin öyle istediği içindir.</p>
<p>Vladimir Putin 2000 yılından bu yana, yani 18 yıldır dünya siyaset sahnesinde baş roldeki aktörlerden. Hatta eğer yanılmıyorsak sahnenin en kıdemli aktörü de o. Bu uzun zaman dilimi bizlere kendisini öteki liderlerden ayrıştırmak için hiç bir ‘fırsatı’ kaçırmadığını gösterdi.</p>
<p>Peki vahşice işlenmiş böyle bir cinayetin azmettiricisi olduğu neredeyse ‘sâbit’ hale gelmiş, hatta diyebiliriz ki ‘suç üstü yakalanmış’ biriyle böyle samimi pozlar vermek sıkıntılı bir durum değil mi? Pek çok lider Muhammed bin Selman’dan uzak durmaya gayret ederken Putin neden onunla çak yapıyor?</p>
<p>Bu sorunun cevabı bellidir: Putin dünyaya “Ben farklıyım, güçlüyüm ve kimseye de aldırmam” mesajı veriyor. Bir tür meydan okuma. Soğuk Savaş’tan yenilerek, gururu kırılarak çıkmış ‘Rusya’yı ayağa kaldıran adam’ olarak  Putin’in Rusya’nın başına geçtiği 2000 yılından bu yana vermeye çalıştığı temel mesaj hep aynıydı: ‘Rusya hâlâ bir süper güçtür.’</p>
<p>Tabii G-20 zirvesinden yansıyan bu görüntüyü sadece bir ‘imaj çalışması’ olarak nitelendirmek resmin tamamını anlatmaya yetmez, zira işin bir de  Putin’in dünya siyasetine bakışını ve bu bakışla birebir örtüşen Rus stratejik zihniyetini yansıtan boyutları var.  </p>
<p>‘Rus ayısı’nın dünyaya bakışı</p>
<p>  ‘Ayı’ metaforundan hareket etmek Rusya’nın uluslararası alandaki hamlelerini anlamak ve anlatmak için gayet işlevseldir. Ruslar bu benzetmeden rahatsızlık duymaz, bilâkis memnun olurlar, zira ‘ayı’ Rusların  millî sembollerinden biridir.</p>
<p>Deniz Ülke Arıboğan son kitabı ‘Duvar’da Soğuk Savaş’tan sonraki Rusya için şu ifadeleri kullanıyor:  “ Yaralanmış, örselenmiş ve gururuyla oynanmış bir ayının, mağarasından çıkıp da ortamına geri döndüğünde barış ve huzur saçan bir sirk maymununa dönüşmeyeceğini ormandaki herkes biliyor”</p>
<p>Rus stratejik mantığını oluşturan faktörler içinde temel insani değerler,  demokrasi, hukuk, vicdani sorumluluk gibi şeyler yoktur.Ruslar ‘küresel bir güç’ olarak dünyadaki bütün rekabet alanlarına kim kazanıyor, kim kaybediyor merceğinden bakar. Kremlin’de kararlar sadece kazan – kaybet mantığı içinde alınır. Örnek olarak belirtelim, Rusya Ortadoğu’da barış ve istikrar arayışlarıyla, bölge halklarının özgürlük ve refah talepleriyle ilgilenmez. Libya’da ne kaybettiklerini, Suriye’de ne kazandıklarını düşünür, nihai muhasebeyi buna göre yaparlar.</p>
<p> 2002 yılında Rusya’nın dümenine geçen Vladimir Putin’in uyguladığı politikalar bu insani boyuttan yoksun bakışın sayısız örnekleriyle doludur. Gürcistan’a saldırıp Osetya’yı bu ülkeden kopartırken de Ukrayna’ya saldırıp Kırım’ı işgal ederken de yaptığı buydu. Dünyayı sadece öteki küresel aktörlerle bir rekabet alanı olarak gören, bu alanda kıyıcı bir  ‘güç oyunu’ oynadığını düşünen ve bu oyunda kendisini herhangi bir uluslararası hukuk normuyla bağlı görmüyen bir anlayış. </p>
<p>Vladimir Putin bu agresif dış politikayı elindeki muazzam enerji kaynakları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki veto kartı ve askeri gücü üzerinden yürütüyor.  </p>
<p>Kremlin’in Bir Gözü Petrol Fiyatlarındadır</p>
<p>Kremlin bilhassa kriz bölgelerindeki politikalarında iki şeye bakar: Bir gözü sahada elde edeceği kazanımlardaysa , diğeri mutlaka sahadaki gelişmelerin uluslararası enerji piyasalarındaki yansımalarındadır.  Rusya dünyadaki doğal gaz rezervlerinin üçte birini, petrol rezervlerinin beşte birini kontrol eden bir ülke. Rus ekonomisi neredeyse bütünüyle  petrol ve doğal gaz satışından gelen paraya bağlı olduğundan Rus diplomasisinin öncelikli hedeflerinden biri petrol ve doğal gaz fiyatlarının yüksek kalmasıdır. Bunu sıcak bölgelerde harareti yüksek tutmaya gayret ederek yaparlar. Bir Türk diplomatı Libya krizi devam ederken bize, Rus muhataplarınının krize süreklilik kazandırma gayretinde olduklarını, dahası bunu kendilerine samimi bir ortamda itiraf ettiklerini anlatmıştı. Çünkü Ruslar o kriz sayesinde yükselen petrol fiyatlarının  birkaç ay daha öyle kalmasının Rus ekonomisini rahatlatacağını düşünüyorlardı. </p>
<p>Rusya 2011’den sonra Suriye krizinde Beşar Esed rejimi aleyhine hazırlanan BM Güvenlik Konseyi kararlarını ard arda veto ederken de, &#8211; ki BM tarihinde aynı konuda üç kez veto kullanılmasının örneği yoktur- 2015’te başta Halep olmak üzere pek çok şehri okul, hastane demeden ağır bombardıman altına alırken de hep insani boyutu olmayan o stratejik mantıkla hareket etti.</p>
<p>Vladimir Putin- Donald Trump: Madalyonun İki Yüzü</p>
<p>Vladimir Putin’in Muhammed bin Selman ile verdiği görüntü esasen Amerika Başkanı Trump’la aşağı yukarı aynı zihni koordinatlarda durduğunu gösteriyor. Bu bakış, ‘para ya da stratejik kazanımlar insan hayatından, vicdani sorumluluktan veya hukuktan daha değerlidir’ şeklinde özetlenebilir.</p>
<p>Kimin kimi öldürdüğü ya da kaç yüz bin kişiyi katlettiği önemli değildir, ‘eğer diktatör benim adamımsa onu sonuna kadar desteklerim’ mantığı hem Amerika hem de Rusya için geçerli.   Putin, önce binler, on binler, sonra yüz binlerce insanı katleden Beşar Esed’in arkasında nasıl durduysa Trump da Suudi Arabistan’daki kendi diktatörünün arkasında öyle duruyor. Trump ve Putin’in aynı madalyonun iki yüzü olduğunu söylemek yanlış olmaz.  Bu anlamda Arjantin’deki çak fotoğrafında eksik olan kare Donald Trump’tı.</p>
<p>Çak Fotoğrafı Putin’den Trump’a Bir Jest</p>
<p>Kaşıkçı’nın ölüm emrini verdiği anlaşılan Veliaht Prensin bu zirvede  meşruiyet arayışı içinde olduğu, Amerika’nın onu yeniden uluslararası toplumun aile fotoğrafına sokmaya çalıştığını biliyoruz. Putin’in Prens Selman ile verdiği bu görüntüyü ‘Trump’a bir jest’ diye yorumlamak da mümkün.</p>
<p>Kulislerde Trump’ın bu jesti asıl Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan beklediğine dair haberler dolaştı. Neyse ki Erdoğan buna yanaşmadı, aksi bir davranış Türkiye’nin bu cinayetin aydınlatılması sürecinde uluslararası alanda kazandığı bütün prestiji sıfırlardı. Tayyip Erdoğan için ‘itibar kaybı’  olacak bir görüntü Putin için ‘itibar malzemesi’ olabiliyorsa bu durum iki ülkenin izlediği politikalardaki farkın sonucudur.  Bir başka deyişle,  insan ve vicdan boyutu güçlü, ‘değer’ odaklı bir dış politikayla ‘insani boyuttan yoksun’  güç odaklı bir politikanın farkıdır bu. </p>
<p>Vladimir Putin’in Arjantin’deki G-20 zirvesinde Muhammed bin Selman ile çak yapması bu sebeple  şaşırtıcı değil.</p>
<p>Donald Trump, Kaşıkçı cinayetinden sonra bile Prens Selman’ı savunmasını eleştirenlere,   ‘Suudi Arabistan çok iyi bir müttefik.  Onlarla 110 milyar dolarlık silah anlaşması yaptık, bir düşünün tam 110 milyar dolar. Bu silahları benden almazsa Rusya’dan alır, Çin’den alır” demişti.</p>
<p>Donald Trump haklıydı. Rusların dünyaya petrol ve doğal gazdan başka satabildikleri neredeyse tek şey silâh.   Putin, Suud silah pazarında daha büyük bir yer edinmek için hiç bir ‘fedâkarlıktan’ kaçınmaz. Nitekim Kaşıkçı krizi boyunca Moskova’dan yapılan açıklamalarda hep Suud yönetimine destek vardı. Kremlin, bunu Muhammed bin Selman’ın ‘Amerika’nın adamı’ adamı olduğunu bile bile yapmıştı.  Bir gazetecinin katledilmesi için emir vermiş olması Putin’in nezdinden ancak bir ‘vak’a-yı âdiye’dir. Kaldı ki muhalifleri katletme emri vermek eski bir KGB subayı olarak Vladimir Putin’in yabancısı olduğu bir suçlama da değil.</p>
<p>Putin ve Muhalifleri Katletmek</p>
<p>Aleksandır Litvinenko veya Sergei Skripal ismini hatırlayan var mı?</p>
<p>Aleksandır Litvinenko 2006 yılında iki Rus ajanı tarafından Londra’da zehirlenerek öldürülen eski bir Rus casusu. Litvinenko uzunca bir süredir aslında İngiliz dış istihbarat servisi MI6’ya çalışıyordu. </p>
<p>İngiliz makamlarının yaptığı soruşturmaların sonucunda Litvinenko’nun büyük ‘çok büyük bir ihtimalle’  Rus istihbarat servisinin başındaki Nikolai Patrushev’in (siz bunu Vladimir Putin diye okuyun) emriyle öldürüldüğünü ortaya koymuştu.</p>
<p>Putin, İngilizlere çalışan eski ajanını affetmemişti.</p>
<p>İngilizlerin o zaman Rusya’nın üzerine gitmemesinin sebebi nasıl açıklanmıştı biliyor musunuz? Rusya’nın o sırada “IŞİD ile mücadele oynadığı rol”</p>
<p>Bugün de Suudi Arabistan’ın İran’a karşı izlenen stratejideki kritik rolü’ bahane ediliyor.</p>
<p>Sergey Skripal de tıpkı Aleksandır Litvinenko gibi eski KGB ajanıydı. İkili oynuyordu. O da bu yıl içinde çok büyük bir ihtimalle Rus istihbaratı tarafından ortadan kaldırıldı. ‘Canım onlar casus, istihbarat örgütleri karşı tarafa çalışan adamlarını öldürür’ diyebilirsiniz.  Ortadan kaldırılanlar sadece istihbaratçılar değil. Arkadiy Babçenko’dan Anna Politkovskaya’ya kadar pek çok Rus muhalif gazetecinin öldürülmesinde Rus gizli servisinin parmağı olduğundan kimsenin şüphesi yok.</p>
<p>Hasılı Rus lider Putin, eski istihbaratçı veya gazeteci fark etmez muhaliflerin ortadan kaldırıldığı devlet operasyonlarına alışıktır, bunları ‘vak’ayi âdiye’den görür.  Tabii Ruslar bunu Suud istihbaratının kendilerine ‘Kaplan’ diyen amatör katillerinin yaptığı gibi her adımları takip edilebilecek şekilde, görüntü vererek, ses kayıtları bırakarak yapmıyor.</p>
<p>İşin özeti şu: Dünya siyasetinde deyim yerindeyse ‘orman kanunları’ hüküm sürüyor.  Türkiye, güneyinde ülkesinin konsolosluğunu kasap dükkanına çeviren Prens Selman gibi adamlarla, kuzeyinde hak hukuk tanımaz vahşi bir ‘Rus ayısı’yla ve tepesinde de her an nereden dalacağı belli olmaz bir yırtıcı Amerikan kartalıyla uğraşmak zorunda.</p>
<p>Bu mahlûkatın hüküm sürdüğü bir âlemde ‘değerli yalnızlık’ politikası sürdürmek zor zenaat vesselam.<br />
Kaynak: http://serbestiyet.com</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/prens-selmanla-cak-yapmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevlüt Çavuşoğlu Flaş Açıklamalar: Ses Kayıtlarını Dinledim 7 Dakika İçinde Öldürülüyor; İğrenç</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/mevlut-cavusoglu-flas-aciklamalar-ses-kayitlarini-dinledim-7-dakika-icinde-olduruluyor-igrenc/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/mevlut-cavusoglu-flas-aciklamalar-ses-kayitlarini-dinledim-7-dakika-icinde-olduruluyor-igrenc/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Nov 2018 09:26:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[salman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5124</guid>

					<description><![CDATA[Mevlüt Çavuşoğlu Flaş Açıklamalar: Ses Kayıtlarını Dinledim, 7 Dakika İçinde Öldürülüyor; İğrenç Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine konuştu. Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin ses kayıtlarını dinlediğini açıklayan Çavuşoğlu, şunları söyledi: “Gizli servisler kaynaklarını açıklamıyorlar. Ancak ben bunları dinledim. Kaşıkçı 7 dakika içinde öldürülüyor. Bu kasıtlı bir cinayettir. Geri dönmeye ikna edemedikleri için öldürme kararını vermediler. Adli tıp uzmanının nasıl talimat verdiği duyuluyor. Vücudu parçalarken müzik dinlemeliymiş. Bunu keyifle yaptığı anlaşılıyor. O insanları parçalamayı seviyor. Bu iğrenç.” Kaşıkçı’nın neden Türkiye’de öldürüldüğüne ilişkin soruya ise Çavuşoğlu, Kaşıkçı’nın ihtiyacı olan belgeyi almak için gittiği konsolosluğun Suudi toprakları sayılması sebebiyle kimsenin onlara bir şey yapamayacaklarının düşünüldüğünü kaydetti. Kaşıkçı cinayetinde bir çok kesimin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın sorumlu tuttuğunu vurgulayan Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın konuya ilişkin yorumunun hatırlatılması üzerine “Trump’ın neden böyle dediğini bilemiyorum. Amerikalıların bizim bilmediğimiz başka delilleri olup olmadığını da bilmiyorum. Bir ‘belki’ bizim için yeterli değil, emin olmalıyız. Daha çok sorular mevcut. Yerelde kimler yardım etti, ceset nerede? Suudi yetkililer bizden bilgi istiyorlar ancak bize bilgi vermiyorlar. Yerel işbirlikçilerin robot resimlerini göndermek istediler. Neden robot resim? Suudiler isimleri biliyorlar zaten.” ifadelerini kullandı. Selman’ın Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te düzenlenecek G20 Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mevlüt Çavuşoğlu Flaş Açıklamalar:</strong></p>
<p><strong>Ses Kayıtlarını Dinledim, </strong><strong>7 Dakika İçinde Öldürülüyor; İğrenç</strong></p>
<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine konuştu. Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin ses kayıtlarını dinlediğini açıklayan Çavuşoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Gizli servisler kaynaklarını açıklamıyorlar. Ancak ben bunları dinledim. Kaşıkçı 7 dakika içinde öldürülüyor. Bu kasıtlı bir cinayettir. Geri dönmeye ikna edemedikleri için öldürme kararını vermediler. Adli tıp uzmanının nasıl talimat verdiği duyuluyor. Vücudu parçalarken müzik dinlemeliymiş. Bunu keyifle yaptığı anlaşılıyor. O insanları parçalamayı seviyor. Bu iğrenç.”</p>
<p>Kaşıkçı’nın neden Türkiye’de öldürüldüğüne ilişkin soruya ise Çavuşoğlu, Kaşıkçı’nın ihtiyacı olan belgeyi almak için gittiği konsolosluğun Suudi toprakları sayılması sebebiyle kimsenin onlara bir şey yapamayacaklarının düşünüldüğünü kaydetti.</p>
<p>Kaşıkçı cinayetinde bir çok kesimin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın sorumlu tuttuğunu vurgulayan Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın konuya ilişkin yorumunun hatırlatılması üzerine “Trump’ın neden böyle dediğini bilemiyorum. Amerikalıların bizim bilmediğimiz başka delilleri olup olmadığını da bilmiyorum. Bir ‘belki’ bizim için yeterli değil, emin olmalıyız. Daha çok sorular mevcut. Yerelde kimler yardım etti, ceset nerede? Suudi yetkililer bizden bilgi istiyorlar ancak bize bilgi vermiyorlar. Yerel işbirlikçilerin robot resimlerini göndermek istediler. Neden robot resim? Suudiler isimleri biliyorlar zaten.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Selman’ın Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te düzenlenecek G20 Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme talebi olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Kendisi Erdoğan’a telefonda Buenos Aires’te görüşme imkanını sordu. Erdoğan’ın cevabı ‘bakarız’ oldu. Şu an için Veliaht Prens ile görüşmemek için bir neden yok.” dedi.</p>
<p><strong>Avrupa Birliği</strong></p>
<p>Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Avrupa Birliği’nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’nin Ankara’yı ziyaret etmelerini, Türkiye’nin AB üyelik sürecinde yeniden bir başlangıç olarak görülemeyeceğini ifade ederek, “Ancak bunun, son dört veya beş yıl içinde AB temsilcileriyle en iyi ve en verimli üst düzey toplantı olduğunu söyleyebilirim.” dedi.</p>
<p>Mogherini ve Hahn ile olan görüşmesinde karşılıklı eleştirilerin olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, şunları kaydetti: “Ama bu normal. Sonuçta sadece birbirimize iltifat etmek için toplanmıyoruz. Ben de bir kaç soru sordum. Sivil toplum kuruluşlarının görevi topluma hizmet etmektir. Ancak, sivil toplum örgütleri demokratik yollarla seçilmiş bir hükümeti devirmeye çalışmakla ilgiliyse, yargı müdahale etmek durumunda kalır.”</p>
<p><strong>Gezi Olayları</strong></p>
<p>Gezi protestolarına değinen Çavuşoğlu, bu protestoların barışçıl olmadığını, içinde vandalizm bulunduğunu bildirdi. Mevlüt Çavuşoğlu Fransa’daki protestolarda güvenlik güçlerinin müdahalesine dikkati çekerek, “Fransa’ya bakın kendi protestocularına nasıl muamele ediyor. Bu AB için hiç bir bakımdan kabul edilemez ama hiç bir şey söylemiyorlar. Ancak geçmişte Gezi olaylarında Avrupalılar bize ders vermeye çalıştılar. “ dedi.<br />
Türkiye’de tutuklu bulunan Osman Kavala’nın ve diğerlerinin barışçıl protesto yaptıkları iddiasını kabul etmeyen Çavuşoğlu, Kavala ve diğerlerinin şiddeti organize ettiklerini vurguladı.</p>
<p><strong>Osman Kavala</strong></p>
<p>Çavuşoğlu Kavala hakkında iddianamenin hazır olmamasının hatırlatılması üzerine, “Bırakın da yargı işini yapsın. Ama bir konuda size hak veriyorum; iddianame bir an önce ortaya konulmalı. Gözaltı süresi kısaltılmalı. Bunun için şu anda çalışıyoruz. Adalet Bakanlığı aralık ortasında bir reform paketini tanıtacak.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türkiye’nin amacının AB’ye tam üye olarak girmek olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, “Eğer AB bunu istemiyorsa bize bunu söylemeli. 2016 yılında mülteci anlaşması imzaladık. AB o zaman 3 milyar avro ödemeyi ve içinde yargı ve güvenliğin de bulunduğu 5 fasıl açmayı taahhüt etti. Ancak kısa süre sonra komisyon yeni fasıl açılmamasına karar verdi. Bu anlaşmaya aykırı.” eleştirisinde bulundu.</p>
<p>Almanya Dışişleri Bakanlığının Türkiye’deki bazı gazetecilerin siyasi tutuklu olduğunu ifade etmesini yanlış bulduklarını vurgulayan Çavuşoğlu, bu konunun yargının alanına girdiğini hatırlattı.</p>
<p><strong>Can Dündar</strong></p>
<p>Çavuşoğlu, Almanya’ya verilen iade talebi listesinde Can Dündar’ın isminin olup olmadığının sorulması üzerine Can Dündar’ın casusluk nedeniyle Türkiye’de 5 yıl hapis cezası aldığını, bunun Almanya’da da ağır bir suç olduğunu ancak Türkiye’ye karşı olanların Almanya’da bir kahraman haline geldiğini belirtti.<br />
Can Dündar meselesindeki görüş ayrılığına değinen Çavuşoğlu “İşte sorun olan bu. Almanlar ve Avrupalılar her zaman bize bağımsız yargının ne olduğu konusunda ders vermeye çalışıyorlar. Aynı zamanda Türk adaletine nasıl karar vermesi gerektiği konusunda talimat vermeye çalışıyorlar. Bu çok yanlış” dedi.</p>
<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) liderliği için aday olmayacağını açıklayan Almanya Başbakanı Angela Merkel’e çok büyük saygısının olduğunu belirterek, “Mülteci krizindeki zor zamanda Almanya ve Avrupa için çok önemli karar verici bir rolü vardı. Bizimle olan ilişkilerde de öyle. Söyledikleri ya da yaptıkları her zaman bizim hoşumuza gitmese de… Türkiye’de şimdi iki kez seçilme sınırı var bu da çok demokratik. Erdoğan da sonsuza kadar durmayacak.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Ankara-Berlin ilişkilerinin artık çok daha iyi ve gerçekçi olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, Almanya’nın, Türkiye’nin önemli bir partner olduğunu anladığını kaydetti.</p>
<p>Çavuşoğlu, geçmiş dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bazı söylemleri nedeniyle ilişkilerin farklı olmasının hatırlatılması üzerine, “Eğer birileri Erdoğan’ı diktatör olarak niteliyorsa bu da büyük bir sorun. Kimse bir çok seçim kazanmış birisini diktatör olarak niteleyemez. Erdoğan Türkiye’yi reforme etti. Türkiye bir çok travmalar darbe teşebbüsü de dahil atlattı. Bunun AB ülkesinde olduğunu düşünün.” diye konuştu.</p>
<p><strong>AİHM’in Demirtaş kararı</strong></p>
<p>Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Selahattin Demirtaş ile ilgili aldığı kararın hatırlatılması üzerine de şunları kaydetti: “Birincisi AİHM Demirtaş hakkında daha önce farklı karar almıştı ikincisi ise bana göre bu siyasi bir karar. Yargı böyle bir şey yapmamalı. AİHM’de Büyük Daire’ye (temyiz) gideceğiz. Üçüncüsü AİHM kararlarını uygulamayan bir çok AB ülkesi var. Yunanistan’daki Türk azınlığın AİHM kararına rağmen dernek isimlerinde Türk ismi kullanamaması örneğin. Atina bunu 10 yıldır uygulamıyor. Kimse Yunanistan’a baskı yapıyor mu?”</p>
<p>Burada esas konunun siyasetin aksine hukuk ve yasa olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, Demirtaş’ın doğrudan örgüte üyeliği bulunmasa dahi terör örgütü PKK’yı desteklediğini gizlemediğini bildirdi.</p>
<p>Mevlüt Çavuşoğlu, çözüm süreci döneminde yürütülen görüşmelere ilişkin ise bunun sonuç olarak işe yaramadığını ve gelecekte de işe yarayacak gibi olmadığını söyledi. Çavuşoğlu sürecin suistimal edildiğine dikkati çekerek, “Teröristlerce suistimal edildi. Onlar sadece dağlardaki değil kentlerdeki temsillerini artırmak istediler. Silah bırakmaktan kaçındılar ve çok sayıda masumu öldürdüler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>ABD YPG ile işbirliği yapıyor</strong></p>
<p>Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’nin, terör örgütü PKK’nın üstü düzey isimlerinin başları için para ödülü koyduğunun hatırlatılması üzerine, “Evet ama Suriye’de Amerikalılar, PKK’nın bir parçası olduğunu kabul etmelerine rağmen YPG ile iş birliği yapıyorlar. Avrupa da bunu biliyor. Bunlar çifte standart. YPG’nin kontrol ettiği bölgelerden aynı ideolojiyi paylaşmayan 400 bin Kürt uzaklaştırıldı. Bunların çoğu Türkiye’de ve geri dönemiyorlar.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türkiye’de bulunan Suriyeli mültecilerin Suriye’de kendilerini güvende hissetmeleri durumunda geri dönebileceklerine işaret eden Çavuşoğlu, “Bunu ayrıca Hahn ve Mogherini ile de görüştük. AB’nin, siyasi anlaşma olmadan yeniden inşaya destek vermek istememesini anlıyorum. Ancak geri dönenlerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamalıyız, su, elektrik, sağlık hizmetleri, okullar… Onları geri dönmeleri için zorlayamayız. Bu yasalara ve insanlığa karşı olurdu.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/mevlut-cavusoglu-flas-aciklamalar-ses-kayitlarini-dinledim-7-dakika-icinde-olduruluyor-igrenc/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan, Bin Selman İle Görüşecek mi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/erdogan-bin-selman-ile-gorusecek-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/erdogan-bin-selman-ile-gorusecek-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2018 08:06:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[g20]]></category>
		<category><![CDATA[kalın]]></category>
		<category><![CDATA[reis]]></category>
		<category><![CDATA[salman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5010</guid>

					<description><![CDATA[Kalın, Görüşme İhtimalinden Bahsetti Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu G20 ülkelerini oluşturuyor. Kimler Katılacak? Kasım ayının son günlerindeArjantin’in Buenos Aires  kentinde yapılacak G20zirvesine   ABD&#8217;yi temsilen Donald Trump, Arjantin&#8217;i temsilen Mauricio Macri, Avustralya&#8217;yı temsilen Malcolm Turnbull, Birleşik Krallık&#8217;ı temsilen Therese May, Brezilya&#8217;yı temsilen Michel Temer, Çin&#8217;i temsilen Şi Cinping, Endonezya&#8217;yı temsilen Joko Widodo,Fransa&#8217;yı temsilen Emmanuel Macron, Güney Afrika&#8217;yı temsilen Jacob Zurna, Güney Kore&#8217;yi temsilen Hwang Kyo-ahn, Hingistan&#8217;ı temsilen Narendra Modi, İtalya&#8217;yı temsilen Paolo Gentiloni, Japonya&#8217;yı temsilen Shinzo Abe, Kanada&#8217;yı temsilen Justin Trudeau, Meksika&#8217;yı temsilen Enrique Pena Nieto, Rusya&#8217;yı temsilen Vladimir Putin, Suudi Arabistan&#8217;ı temsilen Selman bin Abdülaziz Kral ve Türkiye&#8217;yi temsilen Recep Tayyip Erdoğan katılım sağlayacak.Zirveye Avrupa Birliği adına katılım sağlayacak iki isim bulunuyor. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Cleude Juncker yer alacak. G-20&#8217;ye davet edilen konuklar arasında ise 2017 Afrika Birliği dönem başkanı Alpha Conde, Norveç Başbakanı Erna Solberg, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong, İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ve Vietnam Başbakanı Nguyen Xuan Phuc yer alıyor. G20&#8217;ye üye 19 ülkenin hepsinin milli geliri dünyada ilk 31&#8217;de yer alıyor. İspanya, İsviçre, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalın, Görüşme İhtimalinden Bahsetti</strong></p>
<p>Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu G20 ülkelerini oluşturuyor.</p>
<p><strong>Kimler Katılacak?</strong></p>
<p>Kasım ayının son günlerindeArjantin’in Buenos Aires  kentinde yapılacak G20zirvesine   ABD&#8217;yi temsilen Donald Trump, Arjantin&#8217;i temsilen Mauricio Macri, Avustralya&#8217;yı temsilen Malcolm Turnbull, Birleşik Krallık&#8217;ı temsilen Therese May, Brezilya&#8217;yı temsilen Michel Temer, Çin&#8217;i temsilen Şi Cinping, Endonezya&#8217;yı temsilen Joko Widodo,Fransa&#8217;yı temsilen Emmanuel Macron, Güney Afrika&#8217;yı temsilen Jacob Zurna, Güney Kore&#8217;yi temsilen Hwang Kyo-ahn, Hingistan&#8217;ı temsilen Narendra Modi, İtalya&#8217;yı temsilen Paolo Gentiloni, Japonya&#8217;yı temsilen Shinzo Abe, Kanada&#8217;yı temsilen Justin Trudeau, Meksika&#8217;yı temsilen Enrique Pena Nieto, Rusya&#8217;yı temsilen Vladimir Putin, Suudi Arabistan&#8217;ı temsilen Selman bin Abdülaziz Kral ve Türkiye&#8217;yi temsilen Recep Tayyip Erdoğan katılım sağlayacak.Zirveye Avrupa Birliği adına katılım sağlayacak iki isim bulunuyor. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Cleude Juncker yer alacak.</p>
<p>G-20&#8217;ye davet edilen konuklar arasında ise 2017 Afrika Birliği dönem başkanı Alpha Conde, Norveç Başbakanı Erna Solberg, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong, İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ve Vietnam Başbakanı Nguyen Xuan Phuc yer alıyor.</p>
<p>G20&#8217;ye üye 19 ülkenin hepsinin milli geliri dünyada ilk 31&#8217;de yer alıyor. İspanya, İsviçre, Norveç, İran, Tayvan ve Venezüella ekonomik olarak bazı üyelerden daha büyük olmalarına rağmen G20&#8217;de bulunmuyor. Birçok Avrupa Birliği ülkesi de, G20&#8217;de bağımsız olarak değil sadece AB Komisyonu olarak temsil ediliyor.</p>
<p><strong>Kalın: Erdoğan veliaht prensle görüşebilir</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın gelecek hafta yapılacak G20 zirvesi sırasında, Kaşıkçı cinayeti sonrası Suudi Veliaht Prens bin Selman&#8217;la ilk kez yüz yüze görüşebileceği açıklandı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın Suudi Arabistan&#8217;ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Arjantin&#8217;de gelecek hafta yapılacak G20 zirvesinde görüşebileceği belirtildi. Olası görüşme için Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, &#8220;Programa bakıyoruz, böyle bir şey olabilir&#8221; dedi.</p>
<p>Eğer gerçekleşirse, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinin ardından Erdoğan&#8217;ın Suudi Prensle ilk yüz yüze görüşmesi olarak kayıtlara geçecek. Erdoğan ve bin Selman, Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması çabaları çerçevesinde geçtiğimiz ay bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti.</p>
<p>Suudi Arabistan ve Türkiye arasında ilişkiler, Kaşıkçı&#8217;nın Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda öldürülmesinin ardından gerilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, cinayetle ilgili Veliaht Prense açık bir şekilde suçlamada bulunmamış, ancak &#8220;Kaşıkçı&#8217;nın katledilmesi emri, Suudi hükümetinin en üst makamlarından geldi&#8221; açıklamasını yapmıştı.</p>
<p>Cinayete ilişkin elindeki ses kayıtlarını Batılı ülkelerle paylaşan Türkiye&#8217;de başsavcılık, evlenmek için gerekli belgeleri almak üzere başkonsolosluk binasına giren Kaşıkçı&#8217;nın daha önceden yapılan planlama doğrultusunda boğularak öldürüldüğünü açıklamıştı. Cesedinin parçalanarak yok edildiği tespit edilmişti.</p>
<p>CIA&#8217;in Kaşıkçı olayına ilişkin hazırladığı raporunda da cinayet emrinin Veliaht Prens&#8217;ten geldiği sonucuna yer verildiği öne sürülmüştü. Soruşturma kapsamında 21 kişiyi gözaltına alan Suudi yetkililer, beş kişi için idam cezası istemişti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/erdogan-bin-selman-ile-gorusecek-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
