<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Saadet Partisi &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/saadet-partisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Oct 2021 13:55:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Saadet Partisi &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Temel Karamollaoğlu ve Milli Görüş</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/temel-karamollaoglu-ve-milli-gorus/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/temel-karamollaoglu-ve-milli-gorus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2021 13:55:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[Saadet Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Karamollaoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17804</guid>

					<description><![CDATA[Saadet Partisi’nin lideri Temel Karamollaoğlu “Selahattin Demirtaş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına göre serbest bırakılmalıdır” diyor… Bir önceki Saadet Partisi lideri Mustafa Kamalak da FETÖ dersaneleri için “kapatılmaları hukuka uygun değildir” demişti… Siyaset adamlığı ile hukuk adamlığını birbirine karıştırdılar… Milli görüşü anlamadılar… Aklı esir alan Ak Parti öfkesidir bu! Bu iki lider de sırf Ak Parti’ye muhalefet etmek için yukarıda bahsi geçen sözleriyle CHP ve İyi Parti başta olmak üzere diğer siyasi parti liderlerine benzediler. Oysa sorun, hukuki olmaktan çok siyasidir… Terör sorununu sonuçları itibarıyla değerlendirmek hukukun işidir. Peki ya ülkemize düşman olan dış güçlerin PKK ve FETÖ gibi örgütlerle ülkemize saldırmaları sadece hukukun halledeceği bir sorun mudur? Bu konuda hukuk ve yargı organlarımız üzerine düşeni yapmaktadır. Terörle ilişkili hale gelen partilerini defalarca kapatmıştır, teröre yardım ve yataklık eden liderlerini ve ileri gelenlerini hapse atarak cezalandırmıştır. Bugün de görevini bu anlamda titizlikle yerine getirmeye devam etmektedir. Ancak bunlar çözüm olmamıştır. Sorumlu siyasetçiler ve siyaset ile çözüm kalıcı ve daha kolaydır. Peki, ülkemizin siyaset adamları bu mücadelede nasıl bir duruş ortaya koymalıdırlar? Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin ülkemizin aleyhine onca kararı olmasına rağmen Selahattin Demirtaş ile ilgili kararının uygulanmasını isteyen Karamollaoğlu bu sözüyle ne yazık ki sorumlu bir siyaset adamı gibi davranmamaktadır. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Saadet Partisi’nin lideri Temel Karamollaoğlu “Selahattin Demirtaş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına göre serbest bırakılmalıdır” diyor…</p>



<p>Bir önceki Saadet Partisi lideri Mustafa Kamalak da FETÖ dersaneleri için “kapatılmaları hukuka uygun değildir” demişti…</p>



<p>Siyaset adamlığı ile hukuk adamlığını birbirine karıştırdılar…</p>



<p>Milli görüşü anlamadılar…</p>



<p>Aklı esir alan Ak Parti öfkesidir bu!</p>



<p>Bu iki lider de sırf Ak Parti’ye muhalefet etmek için yukarıda bahsi geçen sözleriyle CHP ve İyi Parti başta olmak üzere diğer siyasi parti liderlerine benzediler.</p>



<p>Oysa sorun, hukuki olmaktan çok siyasidir…</p>



<p>Terör sorununu sonuçları itibarıyla değerlendirmek hukukun işidir. Peki ya ülkemize düşman olan dış güçlerin PKK ve FETÖ gibi örgütlerle ülkemize saldırmaları sadece hukukun halledeceği bir sorun mudur?</p>



<p>Bu konuda hukuk ve yargı organlarımız üzerine düşeni yapmaktadır. Terörle ilişkili hale gelen partilerini defalarca kapatmıştır, teröre yardım ve yataklık eden liderlerini ve ileri gelenlerini hapse atarak cezalandırmıştır. Bugün de görevini bu anlamda titizlikle yerine getirmeye devam etmektedir. Ancak bunlar çözüm olmamıştır. Sorumlu siyasetçiler ve siyaset ile çözüm kalıcı ve daha kolaydır.</p>



<p>Peki, ülkemizin siyaset adamları bu mücadelede nasıl bir duruş ortaya koymalıdırlar? Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin ülkemizin aleyhine onca kararı olmasına rağmen Selahattin Demirtaş ile ilgili kararının uygulanmasını isteyen Karamollaoğlu bu sözüyle ne yazık ki sorumlu bir siyaset adamı gibi davranmamaktadır.</p>



<p>Siyaset adamının tek kriteri hukuk da değildir. Vicdandır, ahlaktır, adalettir, basirettir, ferasettir…28 Şubat döneminde ülkemizde başörtüsü yasaklandığı günlerde Karamollaoğlu şayet çıkıp” hukuk böyle diyor, Avrupa Avrupa İnsan Hakları mahkemesi de bu doğrultuda karar vermiştir” diyerek başörtüsü yasağını onaylamış olsaydı, bugün de terörle ilişkili olduğunu söyleyen HDP’nin hapiste olan lideri Selahattin Demirtaş ile ilgili hukuki kararı gerekçe gösterip, yanlış da olsa tutarlılık bakımından “serbest kalması gerekir” diyebilirdi. O günlerde Karamollaoğlu bütün milli görüşçüler gibi doğru olanı yaparak, iç hukuk ve Avrupa insan Hakları Mahkemesi yasaklasa da başörtüsü serbest olmalıdır” diyenlerden olmuştur. Demek ki bazı toplumsal sorunları hukuk değil siyaset ve sorumlu siyaset adamları çözerler.</p>



<p>Karamollaoğlu ve aynı görüşü dillendiren diğer siyasilere sormak isterim. Selahattin Demirtaş ve partisi HDP, PKK ile ilişkili midir değil midir? Vicdanınız, ahlakınız, basiretiniz, ferasetiniz ne söylüyor sizlere?</p>



<p>Siz iktidara geldiğinizde ABD, PKK terör örgütüne ve onun siyasi ayağı HDP’ye ülkemizi parçalatmak fikrinden vaz mı geçecek? Suriye’de ülkemizin başına bela etmeyi planladığı YPG ile kurmak istediği terör devleti fikrini terk mi edecek?</p>



<p>Ülkemize düşman olan ABD ve Avrupa ülkeleri ülkemizi parçalamak fikrinden vazgeçmeyeceklerine göre PKK ile ilişkili HDP ve hapisteki lideri üzerinden siyaset yapmak ahlaki, vicdani ve de adil midir?</p>



<p>Lütfen sorumluluk sahibi olun!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/temel-karamollaoglu-ve-milli-gorus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AK Parti ve SP</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ak-parti-ve-sp/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ak-parti-ve-sp/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2020 06:35:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ak Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Saadet Partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14837</guid>

					<description><![CDATA[Demokratik ülkelerde vatandaşlar siyasi parti kurma, siyasi faaliyet yürütme ve bu yolla iktidara talip olma hakkına sahiptirler. Demokrasiyle yönetilen halkı Müslüman ülkelerde de aynı haklar vardır. Vatandaşların aşırı politize olduğu ülkelerde, aynı inanç ve düşünceye sahip fertlerin, kimi zaman, sırf siyasi anlaşmazlık yüzünden siyasi düşünceyi bir dinmiş gibi algılayıp muhataplarını kırdıkları rencide ettikleri ve birbirlerine siyasi rakipten ziyade amansız düşmanmış gibi davrandıkları görülebiliyor. Bunun en canlı misali, Fazilet Partisi kapatıldıktan sonra kurulan AK Parti’ye karşı SP’yi destekleyen kimi partililerin takındığı tavrıdır. Birkaç münferit örnek dışında AK Parti camiası başta genel başkan olmak üzere SP hakkında rencide edecek sözleri kullanmamaya itina göstermişler merhum Erbakan hocayı da hep rahmetle anmışlardır. Başkan Erdoğan sadece anmakla kalmamış Erbakan’ın misyonunu üstlendiğini de defaatle tekrarlamıştır. Bu yüzden de Milli Görüş tabanının kahir ekseriyeti AK Parti’yi desteklemektedir. Ve bu itibarla en büyük Milli Görüş partisi AK Parti’dir dense yeridir. Buna mukabil SP’de birkaç istisna haricinde AK Parti’ye karşı takınılan tavır genelde dini gerekçelerle itham edici, tahkir ve tahrik edici olmuştur! Her iki partinin tavrına seçmenin verdiği tepki de karar da ortadadır! Biri seçmen desteğiyle iktidarda, diğeri yüzde bir etrafından dönüp durmaktadır. AK Parti ve Yeni Partiler Şimdilerde benzer bir manzara AK Parti ile bünyesinden çıkan iki parti &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><br>Demokratik ülkelerde vatandaşlar siyasi parti kurma, siyasi faaliyet yürütme ve bu yolla iktidara talip olma hakkına sahiptirler.</p>



<p>Demokrasiyle yönetilen halkı Müslüman ülkelerde de aynı haklar vardır.</p>



<p>Vatandaşların aşırı politize olduğu ülkelerde, aynı inanç ve düşünceye sahip fertlerin, kimi zaman, sırf siyasi anlaşmazlık yüzünden siyasi düşünceyi bir dinmiş gibi algılayıp muhataplarını kırdıkları rencide ettikleri ve birbirlerine siyasi rakipten ziyade amansız düşmanmış gibi davrandıkları görülebiliyor.</p>



<p>Bunun en canlı misali, Fazilet Partisi kapatıldıktan sonra kurulan AK Parti’ye karşı SP’yi destekleyen kimi partililerin takındığı tavrıdır.</p>



<p>Birkaç münferit örnek dışında AK Parti camiası başta genel başkan olmak üzere SP hakkında rencide edecek sözleri kullanmamaya itina göstermişler merhum Erbakan hocayı da hep rahmetle anmışlardır.</p>



<p>Başkan Erdoğan sadece anmakla kalmamış Erbakan’ın misyonunu üstlendiğini de defaatle tekrarlamıştır.</p>



<p>Bu yüzden de Milli Görüş tabanının kahir ekseriyeti AK Parti’yi desteklemektedir. Ve bu itibarla en büyük Milli Görüş partisi AK Parti’dir dense yeridir.</p>



<p>Buna mukabil SP’de birkaç istisna haricinde AK Parti’ye karşı takınılan tavır genelde dini gerekçelerle itham edici, tahkir ve tahrik edici olmuştur!</p>



<p>Her iki partinin tavrına seçmenin verdiği tepki de karar da ortadadır! Biri seçmen desteğiyle iktidarda, diğeri yüzde bir etrafından dönüp durmaktadır.</p>



<p>AK Parti ve Yeni Partiler</p>



<p>Şimdilerde benzer bir manzara AK Parti ile bünyesinden çıkan iki parti arasında müşahede edilmektedir.</p>



<p>Her iki tarafta da bir diğerini itham eden tahkir ve tahrik eden kimi tavırlar ve beyanlar görülmektedir.</p>



<p>Zirvelerdeki imalı mesajlar aşağılarda sert ithamlara dönüşmekte ve maalesef dün omuz omuza mücadele veren dostlar yüz yüze gelmekten çekinen rakiplere dönüşmektedir.</p>



<p>Özellikle sosyal medyadaki ölçüsüz yazışmalar, atışmalar bence bir Müslüman olgunluğuna yakışmamaktadır.</p>



<p>Müminler kardeştir</p>



<p>Geçen günkü yazımda, ‘Dün birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızı bugün yaşanan siyasi ayrılık sebebiyle karalamayı da doğru bulmam.’ derken bu hususa işaret etmek istedim.</p>



<p>İki sebepten ayrı düşen dostların biri birilerin kırmamaları gerekir.</p>



<p>Birincisi partilerden önce hepsi ümmetin bir ferdi olarak dinde kardeştirler.</p>



<p>Din kardeşliği dil, renk, ırk, cemaat, parti, cemiyet gibi toplulukların fevkindedir.</p>



<p>Farklı meslek meşrep, cemaat, parti ve sivil toplum örgütlerinde bulunmaları Müslümanları düşmanlığa sevk etmemelidir.</p>



<p>Müminler ancak kardeştir ilahi kuralı kulak ardı edilmemelidir.</p>



<p>Dolayısıyla hiç bir Müslüman bugün siyasi ayrılık yaşadığı Müslümanlara düşman gözüyle bakmamalıdır!</p>



<p>Sevgi ve nefret ölçüsü</p>



<p>İkincisi kaliteli siyaset yapmak isteyen de başkasını karalayarak değil kendi düşüncesini, programını icraatını anlatarak siyaset yapmalıdır.</p>



<p>Filan kötüdür demek sizin iyi olduğunuzu göstermez. Siz kendi özelliklerinizi anlatmaya çalışın, bırakın kararı halk versin seçmen versin.</p>



<p>Sevginizi bir gün ayrılacağınızı hesaba katarak, nefretinizi de bir gün bir araya geleceğinizi hesaba katarak sürdürünüz.</p>



<p>Unutmayalım ki dün çok sert ifadelerle eleştirdikleri partiye daha sonra katılan kimi siyasiler o eleştirilerini hatırlamak bile istemiyorlar!</p>



<p>Yarını düşünmek gerekir</p>



<p>Hâsıl-ı kelam, dün omuz omuza aynı safta mücadele eden kimi dostların bugün siyasi gerekçelerle farklı partilerde yer almış olmaları onları din kardeşi olmaktan çıkarmaz.</p>



<p>Öyleyse Müslümanlar siyasi görüşleri ne olursa osun din kardeşliği hukukunu gözetmek zorundadırlar.</p>



<p>Siyasi görüş farklılıklarını ve eleştirilerini birbirini rencide ederek tahkir ederek değil,Müslümanca, kırıp dökmeden lisan-ı münasiple, hikmetle ve mev’ıza-i hasene ile yapmalıdırlar.</p>



<p>Unutulmamalıdır ki, bu sistem içinde yarın kimin kiminle ittifak yapacağı da belli değil.</p>



<p>Yolumuz hem dünyada yarın muhataplarımızın yüzüne bakabileceğimiz, hem de ahirette hesabını kolay verebileceğimiz bir yol olmalıdır!</p>



<p>Din kardeşliğini bir kenara koyarak yola çıkanlara söyleyecek sözüm yoktur!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ak-parti-ve-sp/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Binali Yıldırım Vazgeçsin</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/binali-yildirim-vazgecsin/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/binali-yildirim-vazgecsin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2019 19:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Binali Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Saadet Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Karamollaoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=7364</guid>

					<description><![CDATA[YÜKSEK PERDEDEN GİRDİ Temel Karamollaoğlu: Binali Yıldırım adaylıktan vazgeçsin, adayımızı açıklıyoruz. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, belediye başkan adaylarının önümüzdeki hafta sonu açıklanacağını söyledi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, belediye başkan adaylarının açıklanmasına ilişkin, &#8220;aday açıklamasını bu hafta sonunda yapacağız&#8221; dedi. Karamollaoğlu, Meclis Başkanı Binali Yıldırım&#8217;ın İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adaylığından vazgeçmesi gerektiğini de söyledi. Karamollaoğlu, parti genel merkezinde düzenlendiği basın toplantısında, Türkiye&#8217;de ve dünyada bir çok gelişme olduğunu belirtti. Çin&#8217;in Uygur Türklerine yönelik uyguladığı insan hakları ihlallerini eleştiren Karamollaoğlu, bu ihlallerin son bulmasını temenni etti. &#8220;Binali Yıldırım adaylıktan vazgeçsin&#8221;           &#8220;Kanunun yerini talimatlar, Meclis&#8217;in yerini saray, 80 milyonun iradesini bir kişi almış.&#8221; diyen Karamollaoğlu, anayasanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın iki dudağının arasında olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, &#8220;Bunun en somut örneği TBMM Başkanı Binali Yıldırım&#8217;ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilmesi. Anayasa ortada. Anayasa değişmedi. Bu madde duruyor. Madde diyor ki, &#8216;TBMM Başkanı hiçbir siyasi partinin toplantılarına bile katılmaz&#8217; aday olmayı bırakın. Bu ne pervasızlık.&#8221; değerlendirmesini yaptı. Bu adaylığın meşru olmadığını savunan Karamollaoğlu, Binali Yıldırım&#8217;a adaylıktan vazgeçmesi tavsiyesinde bulundu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YÜKSEK PERDEDEN GİRDİ</strong></p>
<p>Temel Karamollaoğlu: Binali Yıldırım adaylıktan vazgeçsin, adayımızı açıklıyoruz. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, belediye başkan adaylarının önümüzdeki hafta sonu açıklanacağını söyledi.</p>
<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, belediye başkan adaylarının açıklanmasına ilişkin, &#8220;aday açıklamasını bu hafta sonunda yapacağız&#8221; dedi.</p>
<p>Karamollaoğlu, Meclis Başkanı Binali Yıldırım&#8217;ın İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adaylığından vazgeçmesi gerektiğini de söyledi.</p>
<p>Karamollaoğlu, parti genel merkezinde düzenlendiği basın toplantısında, Türkiye&#8217;de ve dünyada bir çok gelişme olduğunu belirtti.</p>
<p>Çin&#8217;in Uygur Türklerine yönelik uyguladığı insan hakları ihlallerini eleştiren Karamollaoğlu, bu ihlallerin son bulmasını temenni etti.</p>
<p><strong>&#8220;Binali Yıldırım adaylıktan vazgeçsin&#8221;           </strong></p>
<p>&#8220;Kanunun yerini talimatlar, Meclis&#8217;in yerini saray, 80 milyonun iradesini bir kişi almış.&#8221; diyen Karamollaoğlu, anayasanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın iki dudağının arasında olduğunu söyledi.</p>
<p>Karamollaoğlu, &#8220;Bunun en somut örneği TBMM Başkanı Binali Yıldırım&#8217;ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilmesi. Anayasa ortada. Anayasa değişmedi. Bu madde duruyor. Madde diyor ki, &#8216;TBMM Başkanı hiçbir siyasi partinin toplantılarına bile katılmaz&#8217; aday olmayı bırakın. Bu ne pervasızlık.&#8221; değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Bu adaylığın meşru olmadığını savunan Karamollaoğlu, Binali Yıldırım&#8217;a adaylıktan vazgeçmesi tavsiyesinde bulundu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/binali-yildirim-vazgecsin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan En Çok Saadet’ten Çekiniyormuş</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/erdogan-en-cok-saadetten-cekiniyormus/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/erdogan-en-cok-saadetten-cekiniyormus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Nov 2018 08:11:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ak Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Saadet Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Veysi Dündar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=4394</guid>

					<description><![CDATA[AK PARTİ KÜSKÜNLERİ DE O TOPLANTIDAYDI Veysi Dündar Yazdı Bilge Başkanı Dinlerken Aklıma Gelenler AK Partinin gittikçe 1950’lerden çıkmış bir Sovyet Bloku ülkesinin demir yumrukla idare gösteren partilerine benzeyen halleri hemen her gün yeni bir misal ile göz önüne gelirken ‘‘bizi istişare kurtarır’’ diyen bilge başkan Temel Karamollaoğlu’nun daveti ile İstanbul’un uzak bir ucunda bir araya geldik. Demirağlarla değil, perde betonlarla İstanbul’u ören AK Parti’nin bugün liderinin ağzından dikey değil yatay mimari talimatı ile yüreklerimize yeni bir korku salınmıştı. Emsalsiz bir rant iştahı ile 12,4 milyon m2 emsal kaçağı ile göğe yükselen dikeylerin arasına bir de yataylar mı konuşlanacak diye ciddi bir endişeye kapıldık. Dilipak gibi kadro neferleri onları AK Parti değil AK Parti yaptı diye ikna turlarına çoktan başladı. Belli ki AK Parti kendi geçmişini muhasebeye tabi tutup hatayı günahı da bu geçmişe verip geleceği temize çekme telaşında. Bu senaryoya belki Kadir İnanır da, Karamollaoğlu’nun etrafında toplanan kadronun da, kendisinin de karnının gayet tok olduğu bu hikayenin bir şekilde ifşasına mahsus önem verildiği aşikar. &#8211; Reklam &#8211; Gerçekleri ifşa için kanalların tıkandığı bu nevzuhur Türkiye tahayyülünde bana Çek Cumhuriyeti’nin Çekoslovakya’dan sonraki ilk Cumhurbaşkanı olan Vaclav Havel’in öncülük ettiği Charter77 hareketini andıran bu buluşmadan aldığım notları paylaşmak isterim: Karamollaoğlu diyor &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK PARTİ KÜSKÜNLERİ DE O TOPLANTIDAYDI</strong></p>
<p>Veysi Dündar Yazdı</p>
<p><strong>Bilge Başkanı Dinlerken Aklıma Gelenler</strong></p>
<p>AK Partinin gittikçe 1950’lerden çıkmış bir Sovyet Bloku ülkesinin demir yumrukla idare gösteren partilerine benzeyen halleri hemen her gün yeni bir misal ile göz önüne gelirken ‘‘bizi istişare kurtarır’’ diyen bilge başkan Temel Karamollaoğlu’nun daveti ile İstanbul’un uzak bir ucunda bir araya geldik.</p>
<p>Demirağlarla değil, perde betonlarla İstanbul’u ören AK Parti’nin bugün liderinin ağzından dikey değil yatay mimari talimatı ile yüreklerimize yeni bir korku salınmıştı. Emsalsiz bir rant iştahı ile 12,4 milyon m2 emsal kaçağı ile göğe yükselen dikeylerin arasına bir de yataylar mı konuşlanacak diye ciddi bir endişeye kapıldık.</p>
<p>Dilipak gibi kadro neferleri onları AK Parti değil AK Parti yaptı diye ikna turlarına çoktan başladı. Belli ki AK Parti kendi geçmişini muhasebeye tabi tutup hatayı günahı da bu geçmişe verip geleceği temize çekme telaşında.</p>
<p>Bu senaryoya belki Kadir İnanır da, Karamollaoğlu’nun etrafında toplanan kadronun da, kendisinin de karnının gayet tok olduğu bu hikayenin bir şekilde ifşasına mahsus önem verildiği aşikar.</p>
<p>&#8211; Reklam &#8211;</p>
<p>Gerçekleri ifşa için kanalların tıkandığı bu nevzuhur Türkiye tahayyülünde bana Çek Cumhuriyeti’nin Çekoslovakya’dan sonraki ilk Cumhurbaşkanı olan Vaclav Havel’in öncülük ettiği Charter77 hareketini andıran bu buluşmadan aldığım notları paylaşmak isterim:</p>
<p>Karamollaoğlu diyor ki :</p>
<p><em>“Otoriter bir iklim soluyoruz. Ve kitle desteği var. Basın da bundan nasibini aldı. Basının yarısı mülkiyet ilişkili, bir kısmı ise tam biat içinde. Çok az bir kısmı muhalefet edebiliyor. Basın, toplumun aynasıdır. Basın halka umut olmalıdır. Özgür sese ihtiyaç var. Dolayısıyla sizin duruşunuz çok değerli. Özgür ve kritik yorumlar için alanlar açmalı. Sözün fikrin ve itirazın olabileceği alanlar açılması gerekir.”</em></p>
<p>Devamla :</p>
<p><em>“ABD seçimleri: Beklediğimin tersi şeklinde sonuçlandı. Trump’a karşı oluşan tepki iş senatoya gelince pek kendini göstermedi.</em></p>
<p><em>İttifaka bakış: Anlaşmalı olmasından dolayı bu noktaya geldiğini düşünüyorum. İki taraf ta bağlantıyı koparamayacak. Yerel seçimlerde MHP, AK Parti’yi kimi yerlerde desteklemezse, ittifak tamamen kopar.</em></p>
<p><em>Muhalefette yerel seçimde ittifak yapmak, kutuplaşmayı arttırır. Çok bağımsız adaylar desteklenebilir. (Hatırlayanlar için Malatyadaki Hamido örneği gibi.)</em></p>
<p><em>Belediye Başkanlığı yapmış olmamdan dolayı çok önemli bir tespitim var: Rant kavgası var. Garibanı eziyorlar. Dikey uzama en büyük problemimiz.</em></p>
<p><em>Basın istikrarlı düşünmeli. Eğilip bükülmemeli. Medyada daralma var. Bu kadar baskının olduğu bir dönem hatırlamıyorum. 50 öncesinden bile kötü. Durumunuz/Durumumuz zor. Tamamen farklı düşündüğünüz zaman anında hain yaftasına düçar oluyorsunuz.</em></p>
<p><em>Toplum mühendisliğine muhtacız. Toplumu kesip biçmek için değil. Onu düzen ve intizama sevk etmek için. Gerçek mühendise yani. Gerçekleri olabildiği gibi gören medyaya ihtiyaç var. Onların mühendisliğine ihtiyaç var. İnsanların doğru bilgilendirilmeye ihtiyacı var. Milleti doğru bilgilendiren medyaya ihtiyaç var.</em></p>
<p><em>Yöneticilerde bir ahlaki değer olmalı. Liyakat şart. Yakınınız olması şart değil. Aynı görüşte de olmayabilirsiniz. Ama liyakat sahibi ise şayet görev verilmelidir.</em></p>
<p><em>Tüm icraatlar şeffaf olmalı. Denetimsiz bir şeffaflık ise pedalsız bisiklet sürmeye çalışmaktır.</em></p>
<p><em>Ekonomi sanayi teknoloji milli gelir…. Asgari ücret deseniz karın tokluğunun altında. Olduğunun 3 misli olmalı şu anki değerinden.</em></p>
<p><em>Dış politikada, şahsiyetli bir diş politika. Ezilen, sömürülen ülkeleri bir araya getirmeye ihtiyaç var. Buna Avrupa’nın da ihtiyacı var.</em></p>
<p><em>İftira yalan hakaret olmadığı sürece her şeyi dile getirebilmeliyiz. Devlet bir aile şirketi haline gelmemeli. Beklenmedik neticeler doğar.</em></p>
<p><em>Yandaş gazetelere ayrı bir başlık açmak elzem. Yalan ile ilişkileri artık maddiyatın türevi olarak istiabı aştı. Yalanın bini bir para olsa dahi buna yetecek bir kaynak yok bu yandaş basın ortamında.</em></p>
<p><em>Uzun vadede Tayyip Beyin en çok endişe ettiği oluşum Saadet Partisidir.”</em></p>
<p>Bu siyasetçi refleksi olsa da dün yazdığımız gibi arazisine kaçak saray dahi diken bir işgalciye olan tepkinin doğal yansıması olarak da okunmalı.</p>
<p>Ali Bayramoğlu, Emre Bağce, Ahu Özyurt, Yıldıray Oğur, Nevzat Çiçek, Mustafa Kurdaş, Mustafa Yılmaz, İbrahim Kahveci, Adnan Öksüz selam ettiğimiz gazeteciler arasında idi.</p>
<p>Cihangir İslam da toplantıya ilerleyen saatlerde eşlik etti. (ki Akit TV’deki programı yarıda bırakıp, terk edip geldi istişareye. Akit’e dayanmak AK Parti vekillerini susturmaktan belli ki daha zordu.)</p>
<p>Sn.Temel Karamollaoğlu’nun, “hemen hemen her gün makalelerinizi okuyorum” demesi,<br />
Ali Bayramoğlu’nun Foucault’dan memlekete uzanan analizimize dair yönelttikleri nazik iltifatları ise bahsetmeden geçmek hem bana, hem onlara, hem de Foucault’ya haksızlık olacaktı.</p>
<p>İstanbul’un bir ucundan Beyoğlu’na şehrin kalbine dönerken bedenime yansıyan yorgunluk kalbimde umut ile tedavi buluyordu. Saadet Partisi’nin AK Parti’ye bir şekilde emanet ettiği arazi önce dikey mimari ile betona teslim edilmişti. Şimdi ise dikey olmadı bir de yatayı deneyelim konforu ile ülkeye yazboz tahtası muamelesini reva görmekten imtina etmeyen bu aklı kendine getirecek en uygun muamele altındaki o aslında emanet zemini çekip almak olmalı.</p>
<p>“Saadet yoksa; Adalet de Kalkınma da neye yarar?” diyen bir Temel soruya verilecek yanıt belli ki zor bir imtihanın ilk ve en önemli aşaması olacak.</p>
<p>Kaynak: http://www.ocakmedya.com</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/erdogan-en-cok-saadetten-cekiniyormus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
