<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>provokasyon &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/provokasyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 May 2020 09:48:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>provokasyon &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kuytularda Kalanlar</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kuytularda-kalanlar/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kuytularda-kalanlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2020 07:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kuytul]]></category>
		<category><![CDATA[provokasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14551</guid>

					<description><![CDATA[Bir memleket düşününki dört bir yanı mağrur ve yine dört bir yanı düşman dolu olsun. Öyle ki Bayram demeden Arife demeden düşmanlar silah kuşansın! Deyim yerinde ise aklın ve hayalin kabul edemeyeceği bir durum ile karşı karşıyayız.Cenabı Allah kullarını her daim türlü sınavlar ve musibetler ile sınar. Biz aciz kullar ise çoğu zaman gaflet uykusundan mütevellit sınavımızın farkında bile olamıyoruz. Çoğu zamanda bu sınavları sorgularken haddimizi aşıp farkında bile olmadan isyana yöneliyoruz. İşte Şirk&#8217;in gizlisine yenik düşmenin acizliğini bu noktada yaşıyoruz.Çağın en büyük tehditi ise aleni olarak dile getiremediğimiz putlar ve bidatlardır! Bu putlar bazen insan bazen eşya olarak çıkar karşımıza. Bidatlar ise çoğu zaman kutsallarımız aracılığıyla bizlere sunulur. Kuran ve Sünnet ekseninden koparılan mümin, farkına varmadan kendini bu bidat egemen yapının ortasında bulur.Bu yüzden bilmeden, bazen bir eşyanın bazen bir insanın peşine takılıp onun esiri olabiliyoruz. Sorgulamadan sapılan bu yollar çoğu zaman bizleri Sıratı Müstakimden uzaklaştırabiliyor.Başlangıçta Allah rızası için yola çıktığını iddia eden birçok sözde alim ve cemiyetlerin zaman içerisinde asıl amaçlarından çıktılarına tanık oluyoruz. Yakın tarihe kadar Cemaat ismiyle kitleleri peşinden koşturanların bugün maksatlarının ortaya çıktığına canlı şahidiz.Başlangıçta Cemaat ismini siyaset ile yan yana getirmeyen bu sözde Hoca Efendiler ve Cemaatleri, elde ettikleri güçle otoriteye karşı illegal isyanlara &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir memleket düşününki dört bir yanı mağrur ve yine dört bir yanı düşman dolu olsun. Öyle ki Bayram demeden Arife demeden düşmanlar silah kuşansın! Deyim yerinde ise aklın ve hayalin kabul edemeyeceği bir durum ile karşı karşıyayız.<br>Cenabı Allah kullarını her daim türlü sınavlar ve musibetler ile sınar. Biz aciz kullar ise çoğu zaman gaflet uykusundan mütevellit sınavımızın farkında bile olamıyoruz. Çoğu zamanda bu sınavları sorgularken haddimizi aşıp farkında bile olmadan isyana yöneliyoruz. İşte Şirk&#8217;in gizlisine yenik düşmenin acizliğini bu noktada yaşıyoruz.<br>Çağın en büyük tehditi ise aleni olarak dile getiremediğimiz putlar ve bidatlardır! Bu putlar bazen insan bazen eşya olarak çıkar karşımıza. Bidatlar ise çoğu zaman kutsallarımız aracılığıyla bizlere sunulur. Kuran ve Sünnet ekseninden koparılan mümin, farkına varmadan kendini bu bidat egemen yapının ortasında bulur.<br>Bu yüzden bilmeden, bazen bir eşyanın bazen bir insanın peşine takılıp onun esiri olabiliyoruz. Sorgulamadan sapılan bu yollar çoğu zaman bizleri Sıratı Müstakimden uzaklaştırabiliyor.<br>Başlangıçta Allah rızası için yola çıktığını iddia eden birçok sözde alim ve cemiyetlerin zaman içerisinde asıl amaçlarından çıktılarına tanık oluyoruz. Yakın tarihe kadar Cemaat ismiyle kitleleri peşinden koşturanların bugün maksatlarının ortaya çıktığına canlı şahidiz.<br>Başlangıçta Cemaat ismini siyaset ile yan yana getirmeyen bu sözde Hoca Efendiler ve Cemaatleri, elde ettikleri güçle otoriteye karşı illegal isyanlara omuz verme gafletine düşmektedirler. Yola çıkış amaçları ile pratikteki eylemleri ciddî manada çelişmektedir. Bugün Adana&#8217;da korsan Teravih Namazı kılma cüretini gösteren güruhun, Post Modern Faşist eylemler döneminde nerede olduklarına bakmak lazım.<br>Bu ülkenin en karanlık ve en yobaz uygulamalarından biri olan 28 Şubat Darbesi dahil antidemokratik hiçbir uygulamada Müslümanlara sahip çıktıklarını göremezsiniz. Laik düzene her dönem eklemlenmiş, kuytu köşelere sinmiş bu gayrı ciddi sözde cemaat yapılanmaları kadim milletimize ve memleketimize faydadan ziyade zarar vermiştir. Kuytularda gizli kapaklı hesaplar yapanlar unutmasınlar ki bu milletin hafızası halâ zinde ve diridir.<br>Bir aydır evlerde teravih namazı kılmakta olan insanların en ufacık dahi bir şikayeti olmadığını biliyoruz. Her Müslüman gibi bizlerde Cemaat ile namaz kılmayı ziyadesiyle özledik. Dahası Müslüman kardeşlerimiz ile Bayramlaşmayı ve muhabbet ile Musafaha etmesini de özledik. Ancak dinimiz bize salgın dönemlerinde tedbiri elden bırakmamayı öneriyor. İslam hayatın her alanında olduğu üzere bu hususta da akıl ve mantık ekseninde bizlere ışık tutmaktadır.<br>Ancak her türlü afet, felaket, ekonomik krizler ve salgına rağmen ülkeyi güvenli bir şekilde limana yanaştıran geminin Reisine saldırmak en hafifinden insafsızlıktır. Bugün bu ülkede Alimler ve Müslüman halk rahat bir şekilde İslam’ı konuşuyor ve tebliğ vazifesini yerine getirebiliyorsa önce Cenab-ı Allah’a sonrasında ise bu geminin kaptanına borçludur. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.<br>Daha dün 15 Temmuz’da bu millete ihanetin zirvesini yaşatanlar bugün millet nezdinde en aşağı makamdalar. Salgın sebebiyle alınan tedbir kararlarını dahi dini siyasete malzeme etme gayreti bu aşağılık cenahların ne denli aciz kaldıklarının ispatıdır. Bu ülkeye 100 yıl sonra İslam’ı pratikte yaşama imkanı getiren yasakları kaldıran, Müslüman Kadına seçilme ve atanma hakkı kazandıran Erdoğan&#8217;a söz söylemeden önce aynaya bir bakın.<br>Savaş ortamında dahi bir etik ve hukuk varken yapılan bu alçakça saldırıları sizler kamuoyuna nasıl açıklayacaksınız? Bizler biliyoruz ki bu ahlaksızca yapılan saldırılar Erdoğan’ı eleştirmek maksatlı değildir. Ben bu konuda bir ip ucu verebilirim. Erdoğan üzerinden Türkiye Devletini yıpratmaktır.<br>Bu eylemleri yapan sözde cemaat yapısının ülkede sapkınlığı savunan LGBT zihniyetine söz söylemekten ve eleştirmekten aciz dolayısı ile samimiyetten uzaktırlar. Bugün eğer Korsan Teravih namazı kılanlar İstanbul Sözleşmesini sorgulasalar kendilerine bir nebze olsun hak verebilirdim. İstanbul Sözleşmesinin aileye ve topluma vermiş olduğu zararlar üzerinden eleştirilerde bulunmuş olsalar yine bir dayanakları olurdu.<br>Ancak bizler biliyoruz ki bunların amacı üzüm yemek değildir! Utanma ve ar duygusu yitirmiş grupların eylemleri ve sözleri kadim milletimizi nazarında yok hükmündedir. Dün FETÖ ve yandaşları benzer fiillerinde ne elde ettiyse bugün Adana’da Karantina sürecini provokasyon amaçlı delme gayreti içinde olanlarda aynı sonucu elde edecektirler.<br>Erdoğan bu Ümmetin son kalesidir. Bunu bizler gibi herkes biliyor. Acı olan bugün İslam adı altında Erdoğan’a savaş açanlar ile Küfür milleti aynı şemsiye altındalar. Varın hesabını sizler yapın.<br>Bizler son seferdeki geminin en son neferleri olarak Hakk-ı ve Hakikat-i son nefesimize kadar savunmaya devam edeceğiz inşallah! Tereddüt etmeyin, Zafer İslam’ın olacaktır biznillah!<br>Selâm ve dua ile…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kuytularda-kalanlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Camiler Kışlamız Minareler Süngümüz</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/camiler-kislamiz-minareler-sungumuz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/camiler-kislamiz-minareler-sungumuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2020 07:49:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[provokasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14527</guid>

					<description><![CDATA[Güzel ülkemde her yeni gün ilginç ve bir o kadar provakasyon kokan haberler ile karşı karşıya kalıyoruz. Özellikle Pandemi sürecinde toplumsal anlamda psikolojik bir yıpranma gerçeğini kimse inkar edemez. Buna bağlı zaman zaman tutarsız davranış sergileyen insanlar görmekteyiz. Ancak İzmir’de yaşanan son vaka deyim yerinde ise kanımıza dokundu diyebiliriz. Keza bu artık siyasi bir çekişmenin çok ötesinde haddi aşan bir vaka! Bin yıllık Anadolu Coğrafyasında camilerde ve mescitlerde okunan ezanlara saygıda gayrimüslimlerin dahi yapmaya cesaret edemediği aşağılık bir davranıştan bahsediyoruz. Ezan-ı Muhammedi bu Ümmetin kıyamete dek sürecek sesi ve selası olacaktır. Ancak İzmir’de Camilerin ses sistemine girip şarkı çaldıran alçakların ne denli kötü maksatlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu ülke her dönem farklı dünya görüşlerine sahip siyaset gruplarının şiddetli tartışma ve çatışmalarına tanık olmuştur. Özellikle siyasi tartışmalar toplumsal dokuya zarar vermemiştir. Ancak bu son yapılan densizlik farklı bir boyuta taşımıştır. Hani “Senin bu yaptığını gavur yapmaz” ifadesi tamda yerine oturmaktadır. Yani gavurun aklına gelmeyecek düşmanca tavır ve eylemler nasıl olurda bu ülkemin yerli insanlarında vuku buluyor. Ciddi anlamda konuşulması gereken bir durum. Bu klasik her zaman “Allah ıslah etsin” deyip geçiştireceğimiz bir olay değil. Peki nasıl olurda bir insan yaşadığı coğrafyanın dahası kadim medeniyetin en kutsal değerlerine bu denli kin ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Güzel ülkemde her yeni gün ilginç ve bir o kadar provakasyon kokan haberler ile karşı karşıya kalıyoruz. Özellikle Pandemi sürecinde toplumsal anlamda psikolojik bir yıpranma gerçeğini kimse inkar edemez. Buna bağlı zaman zaman tutarsız davranış sergileyen insanlar görmekteyiz. Ancak İzmir’de yaşanan son vaka deyim yerinde ise kanımıza dokundu diyebiliriz. Keza bu artık siyasi bir çekişmenin çok ötesinde haddi aşan bir vaka!</p>



<p>Bin yıllık Anadolu Coğrafyasında camilerde ve mescitlerde okunan ezanlara saygıda gayrimüslimlerin dahi yapmaya cesaret edemediği aşağılık bir davranıştan bahsediyoruz. Ezan-ı Muhammedi bu Ümmetin kıyamete dek sürecek sesi ve selası olacaktır.</p>



<p>Ancak İzmir’de Camilerin ses sistemine girip şarkı çaldıran alçakların ne denli kötü maksatlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu ülke her dönem farklı dünya görüşlerine sahip siyaset gruplarının şiddetli tartışma ve çatışmalarına tanık olmuştur. Özellikle siyasi tartışmalar toplumsal dokuya zarar vermemiştir. Ancak bu son yapılan densizlik farklı bir boyuta taşımıştır. Hani “Senin bu yaptığını gavur yapmaz” ifadesi tamda yerine oturmaktadır.</p>



<p>Yani gavurun aklına gelmeyecek düşmanca tavır ve eylemler nasıl olurda bu ülkemin yerli insanlarında vuku buluyor. Ciddi anlamda konuşulması gereken bir durum. Bu klasik her zaman “Allah ıslah etsin” deyip geçiştireceğimiz bir olay değil.</p>



<p>Peki nasıl olurda bir insan yaşadığı coğrafyanın dahası kadim medeniyetin en kutsal değerlerine bu denli kin ve nefret besler. Cumhuriyet Yönetimiyle birlikte meydana gelen yeni soyadı kanunu ve kimlik oluşumu bu coğrafyada yer alan farklı kültür ve inançlara sahip İslam düşmanları için aslında bir kalkan oluşturdu diyebiliriz.</p>



<p>Öyle ki bariz İslam düşmanı bu grupların isimlerinin değiştirilmesinin yanı sıra kimliklerinde dini inançlarının İslam olarak kayıtlara geçmesi bu millete yapılan en büyük ihanet çalışması olmuştu. Uzun süren savaşlar sonrası erkek nüfusun azalması yeni kurulan cumhuriyetin temellerinin çürük olmasına sebep oluşturmuştu.</p>



<p>Öyle ki Türk Dil Kurumu gibi bir önemli bir yapının başına maalesef Türk olmayan bir isim getirilmişti. İsmine bir ilave yapılmış ve sözde yerli olarak bize yıllarca yutturulmuş bu kişi Türk Dil Kurumunun kurucusu olarak tarihte yer almıştı.</p>



<p>Uzun süren savaşlar ile Anadolu topraklarını işgal edemeyen Haçlı Zihniyeti bu ülkeye ilk darbeyi önce masa başında yapılan anlaşmalarla vurmuştu. Sonrasında birçok toplumsal konularda ve sözde devrim safsatalarıyla Anadolu insanını kendi inanç ve kültürel değerlerine düşman olmasına zemin hazırlamıştı.</p>



<p>Modernleşme ve yenilik hareketleri adı altında her türlü yozlaşmanın ve sapkınlığın önü açılmıştı. Alkol ve fuhşun yaygınlaştırılması bunların en başında gelen darbeler olmuştu. Fransız’a top ve mermi ile teslim edilmeyen memleketin namusu Paris’te sözde moda defilesi adı altında podyumlara çıplak çıkarılan Türk kızları ile teslim edilmişti.</p>



<p>Tüm bu kokuşmuşlukları ve iğrençlikleri bizlere yenilik ve Modernizm şeklinde pompalayan Batı Dünyası ilime ve irfana yönelmiştir. Dini konularda ise Kilise ve Vatikan ekseni dışında hareket etmemişlerdir. İlginç olan ise aynı dönemde Anadolu insanının dinine düşman edilmesi için Laiklik adı altında inançsız bir yaşam ve yönetim anlayışı dikte edilmişti.</p>



<p>Güzel ülkemde her köşe başında İncil satılırken. Merdiven altı Kiliselerde ayin yapmak serbest iken ne hazindir ki Müslüman Çocuklarının Kuran Eğitimi alması yasaklanmıştı!</p>



<p>Şapka kanunu ve hilafetin kaldırılması bunlar için güzel örneklerdir. Bizlere Demokrasi diye yutturulan sistem batıda hiçbir zaman tek başına uygulanmamıştır. Avrupa’da Krallık olmayan ülke yok denecek kadar azdır. Öyle ki İngiltere olarak bildiğimiz Birleşik Krallıkta seçim ile işbaşına gelen başbakan dahi Kraliçe’nin huzuruna çıkıp saygı bildirmeden koltuğuna oturması mümkün değildir.</p>



<p>Anadolu insanına Laiklik üzerinden deizm ve ateizm aşılayan Batı Dünyası, sanayi dahil birçok alanda Vatikan’ın Vaftizi olmadan otomobillerini piyasaya sürmemişlerdir. Yine sosyal hayatta dini ritüelleri adeta çocuk yaşlarda dayatırken herhangi bir sorun olmamıştır. Pazar Ayinleri Ailenin birlikte katıldığı zorunlu bir organizasyon halini almıştır.</p>



<p>Aynı dönemde Anadolu insanının ibadet etmesi yasaklanmış hatta Camiler ibadete kapatılmıştı. Kutsal kitabımıza Devleti yönetenler tarafından düşmanca bir tavır sergilenmişti. Vahşi Batı, Afrika ve Asya başta olmak üzere başlatmış olduğu modern sömürge taktiğini Anadolu Coğrafyasında bu şekilde uygulamaktaydı.</p>



<p>Şimdi tüm bu yaşananlar üzerinden bir muhakeme yapacak olursanız Anadolu Coğrafyasının İnanç ve Kültür Dünyasının ne denli ağır saldırılara maruz kaldığını çok daha net bir şekilde anlayabilirsiniz.</p>



<p>Onlar çocuklarını ayaklarını sürüyerek zorla kiliseye Pazar Ayinine götürürken bizde Cuma namazı kılan çocuklar adeta terörist gibi lanse edildi. Uğur Dündar’ın namaz kılan öğrenciler haberi bunun için en basit örnektir.</p>



<p>Bugün İzmir’de Cami hoparlörlerinden şarkı çaldıran ve bu uygulamaya sevinenler Yunanları denize dökerken aramızda kalan ve Türk ismi alan Kripto Gavurcuklardır. Evet son yüzyılda bu Gavurcuklar başta sanat dünyasındaki kepazeliği olmak üzere sinema ve edebiyat dahil birçok mecrada kendilerini gizlemek suretiyle İnanç ve Kültürel değerlerimize saldırdılar. Bu kripto Gavurcuklar bir virüs misali ülkenin zayıf düştüğü dönemleri fırsata çevirdiler.</p>



<p>Son zamanlarda bu denli fütursuzca saldırıları ise atık ülke yönetimine sızamamaları ve maskelerinin düşmesinden kaynaklanmaktadır. Her dönemde iktidarı ellerindeki kukla misali kullanmaya alıştıkları için bu dönem onlara çok zor ve kabullenilmez gelmektedir.</p>



<p>Sanmasınlar ki bizler o Gavurcukları bilmiyoruz. Onlar devekuşu misali kafalarını kuma gömmekle beraber kıçlarının açıkta olduğunu unutuyorlar. Rabbim asla bu Gavurcuklara fırsat vermesin inşallah.</p>



<p><strong>Yolumuz gaza, sonu şehadet,</strong></p>



<p><strong>Dinimiz ister sıdk ile hizmet…</strong></p>



<p><strong>Anamız Vatan, babamız Millet!</strong></p>



<p><strong>Vatanı mamur eyle ya rabbi!</strong></p>



<p><strong>Milleti mesrur eyle ya rabbi!</strong></p>



<p><strong>Minareler süngü, kubbeler miğfer,</strong></p>



<p><strong>Camiler kışlamız, müminler asker,</strong></p>



<p><strong>Bu ilahi ordu dinimi bekler,</strong></p>



<p><strong>Allahu Ekber, Allahu Ekber.</strong> Selam ve dua ile…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/camiler-kislamiz-minareler-sungumuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
