<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prens Selman &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/prens-selman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Mar 2019 12:38:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Prens Selman &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kral Arıyorsanız O Benim</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kral-ariyorsaniz-o-benim/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kral-ariyorsaniz-o-benim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Mar 2019 12:38:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[kral selman]]></category>
		<category><![CDATA[Prens Selman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8964</guid>

					<description><![CDATA[Uzun süredir veliaht prensin cafcaflı dış gezilerine rağmen Suudi Arabistan’da işlerin yolunda gitmediğini az çok bilenlerdenim. Ne yalan söyleyeyim bu ülkedeki yerleşik bir demokrasi geleneğinin olmaması, güçler dengesindeki orantısız durumdan dolayı darbe beklentim vardı ve şimdiye kadar nasıl gerçekleşmedi anlayamadım doğrusu. 11 Nisan 2018’de “Esat yolcu Veliaht Prens Salman üç ay sonra Suud kralı mı?” sorusuna cevap aramıştım. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ilginç çıkışlar yaptı; ılımlı İslam’a geçmekten söz etti, bazı sosyal ve ekonomik ve idari reformlar gerçekleştirdi. Yolsuzlukla mücadele adı altında kendisine muhalif milyar dolarlara hükmeden Suudi hanedanına mensup prenslerin mal varlığına el koydu. Böylelikle 79 milyar doları bulan bütçe açığını kapatmanın yolunu buldu. Yolsuzluk operasyonuyla başlayan iktidar yürüyüşünün son adımı tahta geçmek. Veliaht Prensin yurt dışı gezilerine bu perspektiften bakılabilir. Muhammed bin Salman; ABD’den sonra Avrupa temaslarını sürdürdü. ABD’de oldukça uzun süre kaldı. Eski başkanlar ve şirket ceolarıyla görüştü. Ardından İngiltere’ye geçti ve Kraliçenin huzuruna çıktı.  Daha sonra Paris’te fistanını havalandırdı. Bu gezilerinde vermek istediği mesaj; &#8220;Suudi Arabistan’da kral arıyorsanız o benim…&#8221; ABD’de uzun süreli kalması dikkatimi çekmişti. Görücüye çıkmış genç kız gibi kendisini güç ve finans merkezlerinde göstermesinin beyhude bir çaba olmadığı kanaatindeydim. Çünkü babası oldukça yaşlı ve ciddi sağlık sorunları yaşıyor. Suudi Arabistan Kral Selman, siyasi yetkilerini 32 &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Uzun süredir veliaht prensin cafcaflı dış gezilerine rağmen <strong>Suudi Arabistan’</strong>da işlerin yolunda gitmediğini az çok bilenlerdenim.</p>
<p style="text-align: left;">Ne yalan söyleyeyim bu ülkedeki yerleşik bir demokrasi geleneğinin olmaması, güçler dengesindeki orantısız durumdan dolayı darbe beklentim vardı ve şimdiye kadar nasıl gerçekleşmedi anlayamadım doğrusu.</p>
<p style="text-align: left;">11 Nisan 2018’de <strong>“Esat yolcu Veliaht Prens Salman üç ay sonra Suud kralı mı?” </strong>sorusuna cevap aramıştım.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman </strong>ilginç çıkışlar yaptı; ılımlı İslam’a geçmekten söz etti, bazı sosyal ve ekonomik ve idari reformlar gerçekleştirdi. <strong>Yolsuzlukla mücadele</strong> adı altında kendisine muhalif milyar dolarlara hükmeden Suudi hanedanına mensup prenslerin mal varlığına el koydu.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-8965" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/1.jpg" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/1.jpg 560w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/1-300x169.jpg 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/1-330x186.jpg 330w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/1-318x180.jpg 318w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: left;">Böylelikle 79 milyar doları bulan bütçe açığını kapatmanın yolunu buldu. Yolsuzluk operasyonuyla başlayan iktidar yürüyüşünün son adımı tahta geçmek.</p>
<p style="text-align: left;">Veliaht Prensin yurt dışı gezilerine bu perspektiften bakılabilir. Muhammed bin Salman; ABD’den sonra Avrupa temaslarını sürdürdü. ABD’de oldukça uzun süre kaldı. Eski başkanlar ve şirket ceolarıyla görüştü. Ardından İngiltere’ye geçti ve Kraliçenin huzuruna çıktı.  Daha sonra Paris’te fistanını havalandırdı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bu gezilerinde vermek istediği mesaj; &#8220;Suudi Arabistan’da kral arıyorsanız o benim…&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: left;">ABD’de uzun süreli kalması dikkatimi çekmişti. Görücüye çıkmış genç kız gibi kendisini güç ve finans merkezlerinde göstermesinin beyhude bir çaba olmadığı kanaatindeydim. Çünkü babası oldukça yaşlı ve ciddi sağlık sorunları yaşıyor.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Suudi Arabistan Kral Selman</strong>, siyasi yetkilerini 32 yaşındaki <strong>oğlu Veliaht Prens Muhammed bin Selman</strong>’a bırakmaya niyetli.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-8966" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/2.jpg" alt="" width="642" height="360" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/2.jpg 780w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/2-300x168.jpg 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/2-768x431.jpg 768w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/2-330x186.jpg 330w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/2-720x405.jpg 720w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın İran’a husumeti malûm. İşte bu nedenle ABD, bir an önce tahta çıkmasından yana ve gerekli ortamı hazırlıyor. </strong></p>
<p style="text-align: left;">Kamuoyunda temasları ile karizması yükseltiliyor. İngilizler Washington’daki güç merkezinin bu tasarrufunu takından takipte.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>&#8220;Suudilerin Fuat Avni’si&#8221; veya &#8220;Julian Assange’ı&#8221; Mujtahidd, veliaht prensin tahta geçmek için gün saydığını yazdı…</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>2 milyonun üzerinde takipçisiyle Twitter’de Suudilerin Julian Assange’ı</strong> olarak nam salan <strong>Mujtahidd,</strong> <strong>Ocak 2018</strong>’deki paylaşımında, <strong>veliaht Prens’in üç ay içinde taht için hazırlan</strong>abileceğini öne sürmüş, “Muhammed bin Selman’a yakın çevreler onun Trump ve Jared Kushner ile işbirliği yaparak Kral Selman’ın yerine geçmek üzere 4 Temmuz’da tahttan indirebileceğini açığa vurdu”ğu bilgisini servis etmişti.</p>
<p style="text-align: left;">“<strong>@Mujtahidd” hesabı İngiliz istihbaratının…</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Suudi Arabistan’ın ‘Fuat Avni’si</strong> “<strong>@Mujtahidd</strong>” hesabının kullanıcısına şimdiye kadar tek ulaşabilen <strong>BBC</strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-8967" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/3.jpg" alt="" width="641" height="284" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/3.jpg 612w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/3-300x133.jpg 300w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></p>
<p style="text-align: left;">Bu nedenle söz konusu hesabın <strong>İngiliz gizli servisi</strong>nce kurgulandığı ve istihbarat birimlerine gelen bilgilerin işlenerek<strong> ince ayar</strong> verilerek paylaşıldığı söylenebilir.</p>
<p style="text-align: left;">Her ne kadar <strong>@Mujtahidd</strong> kendisi ile yapılan söyleşide, kendisinin kraliyet ailesinin içinden, istihbarat, askeriye ve din otoriteleri çevresinden kaynakları olduğunu adaletsizlik, yolsuzluk ve ikiyüzlülüğü açığa vurmayı misyon edindiğini ifade etse de hiç şüphesiz o hesap İngiliz gizli servisinin programı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Şubat 2018’de Suudi ordusu depreme yakalandı!</strong></p>
<p style="text-align: left;">Şubat 2018’de Kraliyet kararnamesiyle <strong>Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abdurrahman bin Salih</strong> el-Bunyan ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhammed bin Avad Suhaym emekliye sevk edildi.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Genelkurmay Başkanlığına Feyyaz er-Ruveyli</strong> getirilirken, orgeneral rütbesine terfi ettirilen  Fehd el-Matir Kara Kuvvetleri Komutanlığına, yine orgeneralliğe yükselen <strong>Turki  bin Bender bin Abdülaziz </strong>Hava Kuvvetleri Komutanlığına atandı.</p>
<p style="text-align: left;">Orduda huzursuzluğa yol açan bu görevden almaların kokusu çıkmakta gecikmedi.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Başkent Riyad’da Kraliyet Sarayına saldırıldı çatışma çıktı…</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>21 Nisan 2018</strong>’de ‘Suudi Arabistan’da darbe!’yi ele aldım. <strong>Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı </strong>çevresinde çok şiddetli çatışmalar yaşanmış, Suudi kaynaklar çatışmaları doğrulamış, saldırı bir drone ile gerçekleştirilmişti.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-8968" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/4.jpg" alt="" width="640" height="346" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/4.jpg 1000w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/4-300x162.jpg 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/4-768x415.jpg 768w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: left;">Saldırı sırasında <strong>Suudi Kralı Selman bin Abdülaziz</strong> apar topar askeri bir hava üssündeki sığınağa götürülmüştü.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Başkent Riyad</strong>’da bulunan <strong>Başkanlık Sarayı</strong> çevresinde yoğunlaşan çatışma nedeniyle saray içi bir darbe girişiminden söz edilmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Bazı Arap kaynaklar, ağır silahlı unsurların saraya girdiğini, bunların asker olup olmadığının bilinmediğini ancak saray etrafında askeri hareketlilik olduğunu aktarmış, Amerikan medyasında yer alan haberlerde, Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Alukas Nepils’in {?} başını çektiği bir grubun darbe girişimi olduğu öne sürülmüştü.</p>
<p style="text-align: left;">Ancak şimdiye kadar <strong>Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Alukas Nepils</strong>’in gerçek kimliği ortaya çıkmadı çünkü <strong>Suudi Arabistan Kraliyet ordusu Kara Kuvvetlerinde</strong> bu isimde kimse yok.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>ABD</strong> ve <strong>Avrupa</strong> basınında İngilizce karakterde <strong>Alukas Nepils</strong> diye yer alan ismin <strong>Al Ukaz Nebil</strong> veya <strong>El</strong> <strong>Ukaz Nubelaa</strong> olabileceği belirtiliyor.</p>
<p style="text-align: left;">Ancak yerel kaynaklar, <strong>Al Ukaz Nebi</strong>l’in <strong>Sakıf Kabilesi</strong> mensubu olduğunda ısrarlı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Riyad</strong> kentinde kurulu Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın <strong>MUC Al Kharj Al-Kharj</strong> Bakım-Modernizasyon tesislerinde görevli üst düzey bir subay olması söz konusu.</p>
<p style="text-align: left;">Ne önemi var bilmiyorum ama <strong>2009</strong>’da MUC Al Kharj Al-Kharj Bakım-Modernizasyon tesislerini <strong>Nurol</strong>  <strong>Holding</strong> inşa etmişti.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Veliaht Prensin tahta geçme hırsını Avrupa ve ABD gizli servisleri zaaf görüyor…</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>1945</strong>’ten beri <strong>Washington’ın</strong> Ortadoğu’daki önemli bir işbirlikçisi pozisyonunu gocunmadan benimseyen Riyad yönetimi, jeopolitik konumunun zayıfladığı biliyor ve bu nedenle daha bir endişeli.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İslam dünyasına</strong> yönelik gözlemleri ve kitapları ile tanınan <strong>Brookings İstihbarat Projesi Direktörü </strong>ve 30 yıl <strong>CIA&#8217;de</strong> çalışmış bir isim olan Bruce Riedel, Suudi Hanedanındaki anlaşmazlıkları, iktidar mücadelesini belki de en iyi analiz edenlerden.</p>
<p style="text-align: left;">Ona göre,<strong> “Aile içinde perde arkasından çok fazla huzursuzluk olacak ve Krallık istikrarsızlığa davetiye çıkarıyor.” </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>30 yıl CIA&#8217;de çalışmış Bruce Riedel Kim?</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bruce Riedel</strong>, ABD’nin önde gelen güvenlik, anti-terör ve dış politika uzmanı.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-8969" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/5.jpg" alt="" width="641" height="361" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/5.jpg 1000w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/5-300x169.jpg 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/5-768x432.jpg 768w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/5-330x186.jpg 330w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/5-720x405.jpg 720w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/5-318x180.jpg 318w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Riedel</strong>, halen Brookings Institute İstihbarat Projesi Direktörü ve Dış Politika, Ortadoğu Politika Merkezi ve 21. Yüzyıl Güvenlik ve İstihbarat Merkezi üyeliği yapıyor. Bruce Riedel; 30 yıl CIA’e hizmet ettikten sonra 2006’da emekli oldu.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Son dört ABD Başkanı’nın Güney Asya ve Ortadoğu konularında danışmanlığını  yapan Riedel</strong>, Pentagon ve NATO’nun Brüksel karargâhında da çeşitli görevler üstlendi.</p>
<p style="text-align: left;">ABD eski başkanlarından <strong>Bill Clinton’ın Ortadoğu</strong> barış süreci ekibinde yer alan ve Camp David’deki Arap-İsrail görüşmelerine de katılan Riedel’in, aralarında “El Kaide’yi Tanımak: Liderlik, İdeoloji ve Gelecek”’in de bulunduğu, bölgeyle ilgili çok sayıda kitabı bulunuyor.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Riedel</strong>, Bill Clinton’un Başkanlığı döneminde Camp David ve diğer Arap-İsrail zirvelerinde barış süreci ekibinde müzakereci olarak yer aldı ve Clinton’un Hindistan ziyaretini organize etti.</p>
<p style="text-align: left;">2009 yılında <strong>Obama, Riedel’e ABD’nin Afganistan ve Pakistan</strong>’a yönelik politikasını gözden geçirmeyle görevlendirdi. Aralık <strong>2011</strong>’de <strong>İngiliz Başbakanı David Cameron</strong>’un davetiyle İngiliz Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Pakistan hakkında brifing verdi.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bruce Riedel’a göre; &#8220;Türk Erdoğan, Veliaht Prensle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor!..&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: left;">Brooking Enstitüsü’nün İstihbarat Projesi Direktörü <strong>Bruce Riedel</strong> geçtiğimiz yıl; <strong>Woodrow</strong> <strong>Wilson</strong> <strong>Merkezi’nin</strong> <em><strong>“Cemal Kaşıkçı ve ABD-Suudi Arabistan İlişkilerinin Geleceği”</strong></em>  konulu düzenlediği panelde, Kral Selman’ın daha önce tahta geçiş sırasını değiştirdiğini ancak bunu <strong>kendi inisiyatifiyle yapma ihtimalinin olmadığını</strong> belirtmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Hatta ona göre, <strong>Obama, Suudilere Trump&#8217;tan çok daha fazla silah satmıştı.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-8970" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/6.jpg" alt="" width="638" height="340" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/6.jpg 600w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/6-300x160.jpg 300w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bruce Riedel</strong>; Suudi hanedanında yaşanan taht kavgalarının şiddetli geçtiğinden, Muhammed Bin Selman başka bir prensin kendisini veliaht prenslikten etmesini kabullenmeyeceğinden oldukça emin. Çünkü <strong>Kral Selman</strong> daha önce tahta geçiş sırasını değiştirdiğinden bir kez daha böyle bir şeye yeltenmeyecektir. Zaten kendi iradesi ile hareket etmemektedir. Ayrıca sağlığı yerinde değil.</p>
<p style="text-align: left;">Ama Kraliyet ailesi içinde <strong>Kral’ın</strong> kulağına çok sayıda üst düzey prensin Muhammed Bin Selman’ın artık kenara alınması gerektiğini fısıldadığını düşünüyor.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8971" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/7.jpg" alt="" width="645" height="344" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/7.jpg 645w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/7-300x160.jpg 300w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /></p>
<p style="text-align: left;">Cemal Kaşıkcı konusunda Türk hükümetinin bu konuyu gündemden düşürmeyecek olduğu yönünde bir izlenim verdiğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir anlamda kedinin fareyle oynadığı gibi oynadığını,  oyunun tadını çıkardığını söylemişti.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İngilizler devrede, Amerikancı Veliaht Prens&#8217;in altını oyuyorlar!</strong></p>
<p style="text-align: left;">30 Ekim 2018’de sıra dışı bir gelişme oldu.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İngiltere</strong>’nin başkenti <strong>Londra’</strong>da sürgün hayatı yaşayan <strong>Kral Selman bin Abdulaziz</strong>’in üvey kardeşi <strong>Prens Ahmed bin Abdulaziz</strong>’in ülkesine geri döndüğü bizzat <strong>Suudi Arabistan</strong> resmi kaynaklarınca <strong>BBC</strong> üzerinden açıklandı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Prens Ahmed,</strong> hanedan içindeki konumu nedeniyle <strong>Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman</strong>’ın yerine geçebilecek bir kişi olarak kabul ediliyor.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8972" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/8.jpg" alt="" width="652" height="400" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/8.jpg 652w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/8-300x184.jpg 300w" sizes="(max-width: 652px) 100vw, 652px" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Veliaht Prens Muhammed bin Selman</strong>, <strong>Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı</strong>’nın <strong>2 Ekim’de İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda</strong> öldürülmesinin ardından uluslararası kamuoyunun eleştiri oklarının hedefiydi.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Prens Ahmed,</strong> <strong>2012</strong>’de<strong> İçişleri Bakanı</strong> olmuş, 5 ay sonra yerine yeğeni <strong>Muhammed bin Nayif</strong> atanmıştı.  <strong>Prens Ahmed’</strong>in <strong>“kendi isteğiyle görevi bıraktığı” </strong>açıklanmıştı.</p>
<p style="text-align: left;">Ancak geçtiğimiz aylarda <strong>Suudi Arabistan,</strong> darbe girişimi iddialarıyla çalkalanırken <strong>muhalif Prens Halid bin Ferhan</strong>’ın kurucu kralın iki oğluna; <strong>Prens Ahmed bin Abdülaziz</strong> ile <strong>Prens Mukrin bin Abdülaziz’</strong>e yönetimi devirmeleri çağrısı yapmış,</p>
<p style="text-align: left;"><strong>”Selman’ın akıldışı, dengesiz ve ahmak yönetimi geri dönüşü olmayan noktayı da geçti. Darbe yapıp kraliyeti kurtarın.”</strong> demişti.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Ahmed</strong> ile <strong>Mukrin’</strong>in saflarını birleştirmeleri halinde kraliyet ailesi, güvenlik servisleri ve ordu üyelerinin yüzde 99’unun onların arkasında duracağını savunmuştu.</p>
<p style="text-align: left;">Londra’dan dönen <strong>Suudi Arabistan Kralı Selman</strong>’ın kardeşi, <strong>Prens Ahmed bin Abdülaziz es-Suud</strong>, <strong>Yemen’</strong>deki savaşın sorumlusu olarak ağabeyi ve yeğenini gösteriyor.</p>
<p style="text-align: left;">Bununla birlikte<strong> İngiltere</strong>’nin <strong>Suudi Arabistan’</strong>a silah ihracatının <strong>2015</strong>’den bu yana 4 milyar sterline ulaşmasına, hatta <strong>İngiliz </strong>subayların <strong>Suudi Arabistan</strong>’ın <strong>Yemen</strong>’deki harekâtına fiilen katılmasına, <strong>Suudi</strong> ordusuna danışmanlık hizmeti vermesine rağmen sürgünde yaşadığı <strong>İngiltere</strong>’ye bir eleştirisi yok.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kasım 2017’</strong>de <strong>Riyad</strong>’dan ayrılmadan önce ülkenin veliahdını belirleyen kurum olarak bilinen <strong>Biat Heyeti</strong>’nin en güçlü üç isminden biri olan <strong>Prens Ahmed Bin Abdulaziz</strong>’in, geçtiğimiz yıl <strong>Haziran </strong>ayında <strong>Muhammed Bin Nayif</strong>’in azledildiği toplantıda <strong>Muhammed Bin Selman</strong>’ın <strong>Veliaht</strong> olmasına karşı çıkmıştı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Prens Ahmed Bin Abdulaziz</strong>’in, <strong>Riyad</strong>’da olduğu dönemde kardeşi <strong>Kral Selman</strong> tarafından davet edildiği resepsiyonlara da katılmayı reddetmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Yurt dışına çıktığında özgürlüğün getirdiği güven duygusuyla “<strong>Yemen’deki durumun sorumlusu Suudi Arabistan değil, sorumlu Prens Muhammed bin Selman’dır”</strong> demişti.</p>
<p style="text-align: left;">Bu tenkidinin ardından sosyal medyada <strong>“Kral olarak Ahmed bin Abdulaziz’e biat ediyoruz”</strong> mesajları yayınlanmıştı. <strong>Kaşıkçı cinayeti</strong>, mevcut <strong>Suudi</strong> rejimini, <strong>kral</strong> ve <strong>mankurt</strong> oğlunu uluslararası platformlarda oldukça zor durumda bıraktı.</p>
<p style="text-align: left;">Ancak <strong>Rus gazeteci Vladimir Solovyov</strong>’ın iddia ettiği gibi <strong>İngiliz </strong>istihbarat servislerinin cinayeti önceden biliyor olması ve göz yumması, neyin hazırlığı olabilirdi?</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Suudi Arabistan</strong>’da taht kavgalarını körükleyerek şartların olgunlaşmasına katkı sundukları bir gerçek.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Küresel kraliyetçiler </strong>ve <strong>emperyalist</strong> odakların, enerji kaynaklarındaki denetimlerini kaybetmemek adına <strong>Suudi rejimine can suyu</strong> arayışlarında varılan uzlaşma neticesinde <strong>Londra’</strong>da yaşayan <strong>Prens Ahmed Bin Abdulaziz</strong>, <strong>Riyad’</strong>a gönderildi.</p>
<p style="text-align: left;">Düşünülen çözüm, <strong>Sudayri Yedilisi’</strong>nin gücü yeniden elde etmesini sağlamak. <em>Can alıcı soru Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın tartışmalı hamleleri sonrası Suudi Arabistan Kralı Selman daha kıdemli bir kişiyi denetimci görevine getirebilir mi?</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kral Selman bin Abdulaziz’in Mısır dönüşü karşılanması merasiminde Veliaht Prens yoktu!</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>İngilizler sorunları köpürtmeyi sever. </strong></p>
<p style="text-align: left;">Nitekim Guardian gazetesi, Suudi Arabistan&#8217;da son dönemde <strong>Kral Selman bin Abdulaziz</strong> ve V<strong>eliaht Prens Muhammed bin Selman </strong>arasında, önemli siyasi konularda görüş ayrılığı olduğuna dair işaretlerin arttığını yazdı.</p>
<p style="text-align: left;">Baba ve oğul arasındaki gerilim, gazeteci <strong>Cemal Kaşıkçı</strong>&#8216;nın Türkiye&#8217;de öldürülmesiyle başladı.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-8973" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/9.jpg" alt="" width="641" height="342" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/9.jpg 645w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/9-300x160.jpg 300w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></p>
<p style="text-align: left;">Gerilimin <strong>83 yaşındaki Kral Selman bin Abdulaziz</strong>&#8216;in geçen ay Mısır&#8217;a yaptığı ziyaret sırasında, danışmanları tarafından kendisine karşı potansiyel bir girişim riski konusunda uyarılmasıyla arttığı belirtiliyor.</p>
<p style="text-align: left;">Gazeteye göre, <strong>Kral Selman</strong>&#8216;ın yanındaki heyet o kadar kaygılandı ki, Mısır&#8217;daki mevcut güvenlik ekibi, Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı tarafından özel olarak seçilen 30 sadık adamla değiştirildi.</p>
<p style="text-align: left;">Kral Selman&#8217;ın danışmanları, <strong>Mısırlı</strong> güvenlik ekibini de gönderdi.</p>
<p style="text-align: left;">Aynı kaynak, gerilimin özellikle Veliaht Prens&#8217;in ziyaret dönüşü <strong>Kral Selman&#8217;ı karşılayan heyette yer almamasıyla</strong> gün yüzüne çıktığını söylüyor.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-8974" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/10.jpg" alt="" width="635" height="397" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/10.jpg 480w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/10-300x188.jpg 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/10-318x200.jpg 318w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Riyad Havaalanı&#8217;</strong>nda kralı karşılamaya gelenlerin bulunduğu resmi isim listesinde, <strong>Veliaht Prens</strong>&#8216;in adı yer almıyor.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kral Selman, Mısır </strong>gezindeyken &#8220;<strong>Kral Vekili&#8221;</strong> görevini yapan <strong>Prens Muhammed bin Selman</strong>, babası ülke dışındayken iki büyük atamaya da imza attı.</p>
<p style="text-align: left;">Bunlar arasında, <strong>Prenses Reema bin Bandar bin Sultan</strong>&#8216;ın ABD Büyükelçiliğine, öz kardeşi <strong>Halid bin Salman</strong>&#8216;ın da savunma bakanlığına atanması bulunuyor.</p>
<p style="text-align: left;">Washington&#8217;a atanan <strong>Prenses Rima bint Bender Al Suud</strong>, <strong>Suudi Arabista</strong>n&#8217;ın büyükelçilik görevi verdiği ilk kadın oldu.</p>
<p style="text-align: left;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8975" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/11.jpg" alt="" width="441" height="671" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/11.jpg 441w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/03/11-197x300.jpg 197w" sizes="(max-width: 441px) 100vw, 441px" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Prenses Rima, babası Bender bin Sultan bin Abdülaziz&#8217;den 14 yıl sonra aynı göreve getirildi. </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Brookings</strong> <strong>İstihbarat Projesi Direktörü</strong> ve 30 yıl <strong>CIA&#8217;de</strong> çalışmış bir isim olan <strong>Bruce Riedel, &#8220;Bunlar, kraliyet sarayında bir şeylerin ters gittiğini gösteren üstü kapalı ama önemli sinyaller&#8221;</strong> diyor.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Ömür Çelikdönmez</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kral-ariyorsaniz-o-benim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kan Donduran O Cümleyi İlk Kez Paylaştı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/cumhurbaskani-erdogan-kan-donduran-o-cumleyi-ilk-kez-paylasti/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/cumhurbaskani-erdogan-kan-donduran-o-cumleyi-ilk-kez-paylasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Dec 2018 13:57:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[Prens Selman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6205</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul&#8217;daki Kudüs Platformu&#8217;nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili kan donduran o cümleyi ilk kez paylaştı: &#8220;Kendi istihbarat şefi bile &#8216;Bu bir felaket, bu adam uyuşturulmuş, böyle bir şey yapılamaz&#8217; diyor. Adam açık açık &#8216;Ben kesmesini iyi bilirim&#8217; diyor. Niye? Çünkü bir morg mensubu. Bu adam asker, üst düzey. Bunların hepsi kayıtlarda var.&#8221; İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın açıklamalarından satır başları: &#8220;Kudüs Filistin&#8217;in ebedi başkenti temalı konferans münasebetiyle bugün bizleri bir araya getiren bu ulvi gaye etrafında gönüllerimizi buluşturan herkese şükranlarımı sunuyorum. Dini, dili ne olursa olsun Filistin davasına sahip çıkan Kudüs&#8217;ün tekrar tüm insanlık için bir barış ve esenlik yuvası olması için gayret gösterenlerin, Arakan&#8217;dan Suriye&#8217;ye kadar gönül coğrafyamızın dört bir köşesinde barış ve huzura hasret Müslümanlara, mazlumlara, Yemen&#8217;de masum yavrulara, sizlerin aracılığıyla en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. İsrail kurşunlarına göğüslerini siper eden babaları, top oynarken bombalarla minik bedenleri parçalanan Filistinli çocukları, sabah namazına giderken siyonist yerleşimciler tarafından yakılarak şehit edilen Filistinli gençleri, Kudüs&#8217;e sahip çıkan Filistin&#8217;in cesur kadınlarını rahmetle yad ediyorum. &#8220;BU DAVA HEPİMİZİN ORTAK DAVASIDIR&#8221; Merhum Cahit Zarifoğlu bir şiirinde; &#8220;Filistin bir sınav kağıdı, her mümin bunun önündedir.&#8221; Kudüs Plaftormu yaptığı çalışmalarla işte bu imtihanı alnının akıyla vermenin mücadelesini yürütüyor. Bu dava hepimizin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul&#8217;daki Kudüs Platformu&#8217;nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili kan donduran o cümleyi ilk kez paylaştı: &#8220;Kendi istihbarat şefi bile &#8216;Bu bir felaket, bu adam uyuşturulmuş, böyle bir şey yapılamaz&#8217; diyor. Adam açık açık &#8216;Ben kesmesini iyi bilirim&#8217; diyor. Niye? Çünkü bir morg mensubu. Bu adam asker, üst düzey. Bunların hepsi kayıtlarda var.&#8221;</p>
<p>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın açıklamalarından satır başları:</p>
<p>&#8220;Kudüs Filistin&#8217;in ebedi başkenti temalı konferans münasebetiyle bugün bizleri bir araya getiren bu ulvi gaye etrafında gönüllerimizi buluşturan herkese şükranlarımı sunuyorum. Dini, dili ne olursa olsun Filistin davasına sahip çıkan Kudüs&#8217;ün tekrar tüm insanlık için bir barış ve esenlik yuvası olması için gayret gösterenlerin, Arakan&#8217;dan Suriye&#8217;ye kadar gönül coğrafyamızın dört bir köşesinde barış ve huzura hasret Müslümanlara, mazlumlara, Yemen&#8217;de masum yavrulara, sizlerin aracılığıyla en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. </p>
<p>İsrail kurşunlarına göğüslerini siper eden babaları, top oynarken bombalarla minik bedenleri parçalanan Filistinli çocukları, sabah namazına giderken siyonist yerleşimciler tarafından yakılarak şehit edilen Filistinli gençleri, Kudüs&#8217;e sahip çıkan Filistin&#8217;in cesur kadınlarını rahmetle yad ediyorum. </p>
<p><strong>&#8220;BU DAVA HEPİMİZİN ORTAK DAVASIDIR&#8221;</strong><br />
Merhum Cahit Zarifoğlu bir şiirinde; &#8220;Filistin bir sınav kağıdı, her mümin bunun önündedir.&#8221; Kudüs Plaftormu yaptığı çalışmalarla işte bu imtihanı alnının akıyla vermenin mücadelesini yürütüyor. Bu dava hepimizin ortak davası, hepimizin ortak meselesidir. </p>
<p>Kudüs kırmızı çizgimizdir diyoruz. Kudüs&#8217;ü savunmanın insanlığı savunmak, barışı adaleti bağımsızlığı savunmak olduğu inancıyla bu meseleye en güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Bu süreçte sizlerin ülkemize verdiği destek sadece bugünümüz adına değil, geleceğimiz adına da hayati öneme sahiptir. </p>
<p><strong>&#8220;SİLEMEYECEKSİNİZ, HALKLARI YOK EDEMEYECEKSİNİZ&#8221;</strong><br />
İsrail son 50 yıldır kasıtlı şekilde Kudüs&#8217;teki İslam dünyasının izlerini silmeye çalışıyor. Silemeyeceksiniz. Bu tarihi gerçeği yok edemeyeceksiniz. Ve tüm 1 milyar 700 milyonluk İslam dünyasını içinde gaflet içerisinde olan yöneticiler olabilir. Ama bu halkları yok edemeyeceksiniz. Müslümanlara ait toprakları, iş yerlerini, evlerini hatta ibadethaneleri gasp ederek burada bir soykırım uyguluyor. Buralara bir kaç tane büyükelçilik getirmek suretiyle eğer Kudüs&#8217;ün şahsı manevisini yok edeceğinizi zannediyorsanız kendinizi aldatıyorsunuz. Bununla bunu yok edemezsiniz. </p>
<p>1967 yılındaki Filistin haritasıyla 2018&#8217;deki haritayı karşılaştırmak başka hiçbir söze gerek kalmadan Filistin&#8217;de yaşanan bu kültürel soykırımı ortaya koyacaktır. BM&#8217;nin beş daimi üyesinin bir tanesinin iki dudağı arasında sıkışmış kalan bu dünya adil bir dünya olamaz. </p>
<p>70 yıl önce başkalarının işlediği cürümlerin bedelini bugün Filistinliler ödemek zorunda kalıyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa&#8217;daki Musevilere yapılan zulümleri aratmayacak baskıda yıldırma politikalarına bugün Filistin halkı maruz bırakılıyor. Bizim açımızdan faili kim olursa olsun, bunların her ikisi de katliamdır, vahşettir, zulümdür. Holokost nasıl insanlık dışı suçsa, Gazze sahilinde top oynayan çocuklara bomba yağdırmak da aynı derecede ağır bir insanlık suçudur. </p>
<p>Biz mazlumlar arasında ayrım yapmadığımız gibi zalimler arasında da ayrım yapmıyoruz. Bir siyasi çıkar uğruna asla insanların acılarını yarıştırmıyoruz. Nerede bir adaletsizlik, zulüm varsa; kimliğine, inancına bakmadan tavrımızı ortaya koyuyoruz. Ancak birileri her eleştiriyi, vahşet ve katliama yönelik her haklı tepkiyi hemen antisemitizm yaftasıyla önemsiz hale getirmeye çalışıyor.</p>
<p>İsrail&#8217;in politikalarına tepki göstermek asla antisemitizm değildir. Bizim medeniyetimizde bir insana sırf inancından, etnik kökeninden ırkından veya ten renginden dolayı düşmanlık edilmez. İşte bunun için bizim tarihimizde sömürgecilik lekesi de soykırım suçu da yoktur. Biz böyle tertemiz bir tarihe sahibiz.</p>
<p>İstanbul gibi, Kudüs gibi, Kahire, Mardin, Şam, Bağdat, Granada, Toledo gibi farklı inançların, farklı kültürlerin asırlar boyunca bir arada sulh içinde yaşadığı şehirler var. 500 yıl önce İspanya&#8217;dan kaçan Musevilere kapıları kim açtı? O 500 Musevi İstanbul&#8217;a geldiler. Ve onlar burada barındılar. Ve böyle bir millet olarak bütün gayemiz Filistin&#8217;de kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesidir. Bunun yolu da her fırsatta ifade ettiğimiz gibi 1967 sınırlarında bağımsız Filistin devletinin kurulmasıdır. </p>
<p><strong>&#8220;KAŞIKÇI ALÇAKÇA BİR OPERASYONLA ŞEHİT EDİLDİ&#8221;</strong><br />
Özellikle İsrail&#8217;in Kudüs&#8217;e yönelik işgal teşebbüslerine hız vermesinin bir başka nedeni de İslam aleminin içinde bulunduğu parçalanmışlıktır. Burada bir şeyin önünde ısrarla duracağım. Yakın zamanda İstanbulumuzda, Suudi Arabistan Başkonolosluğu&#8217;nda bir Cemal Kaşıkçı olayı yaşadık. Cemal Kaşıkçı, başkoloslukta ne yazık ki alçakça bir operasyonla şehit edildi. Dışarıda nişanlısı bekliyor. Nikah muamelesi yapmak için içeri giriyor. </p>
<p><strong>KRAL İLE KONUŞMAYI ANLATTI</strong><br />
Tabi bizi Suudi Arabistan&#8217;dan aradılar. Ve biz gerek babaya, gerek oğluna her şeyleri anlattık. Ve özel temsilcilerimizi gönderebilir miyiz dediler, buyrun gönderin dedim. Geldi, bizzat kabul ettim. Kendilerine anlattık. İstihbarat şeflerine bütün belgeleri dinlettik, gösterdik. Fakat bütün bunlara rağmen Krala ben şunu sordum. &#8220;Bu 15 kişi İstanbul&#8217;a niye gönderildi? Bu 15 kişinin İstanbul&#8217;da ne işi var? Bunlar İstanbul&#8217;a geldiyse konsoloslukta bunlar ne iş yaptı? Bu katili siz biliyorsunuz. Bak ben size adres vereyim, bu katil bu 15 kişinin içinde&#8221; dedim. &#8220;Eğer isterseniz siz bu katili çıkartırsınız ve ilan edersiniz.&#8221;</p>
<p>Bana verdiği cevap şu oldu &#8220;Şu anda 18 kişiyi tutukladık. Sonra sayı 22&#8217;ye çıktı&#8221; Tamam da tutuklamak çıkış yolu değil. Cezası bunların ne oldu? Yargılayamıyorsanız suçun işlendiği yer İstanbul olduğu için bunu İstanbul mahkemelerinin uluslararası hukuka göre yargılaması gerekir. Gönderin biz yargılayalım. </p>
<p><strong>&#8220;BUNLAR DÜNYAYI ENAYİ ZANNEDİYOR&#8221;</strong><br />
Dışişleri bakanı dedi ki &#8220;yerli işbirlikçilerle bu iş yapıldı&#8221; Konuşmamda sordum. Kimdir o yerli işbirlikçiler bunu açıklamaya mecbursun. Çünkü iddia sahibi sizsiniz. Açıklayamadılar, sonra inkar ettiler.</p>
<p>Veliaht Prens dedi ki, &#8220;Cemal Kaşıkçı başkonsolosluktan çıktı&#8221; Ya Cemal Kaşıkçı çocuk mu? Dışarıda nişanlısı var. Onu alıp ayrılmaz mıydı? Bunlar dünyayı enayi zannediyor. Bu millet enayi değil hesabı sormasını bilir. </p>
<p>Ve tabi dedik ki biz herkese açığız. Suudi Arabistan almak istedi, kusura bakmayın o kadar değil. Dinletiriz, gösteririz ama vermeyiz. Verelim de ondan sonra bunları yok mu edeceksiniz?</p>
<p><strong>&#8220;ADAM AÇIK AÇIK &#8216;BEN KESMEYİ İYİ BİLİRİM&#8217; DİYOR&#8221;</strong><br />
Kendi istihbarat şefi bile bu bir felaket, bu adam uyuşturulmuş, böyle bir şey yapılamaz diyor. Adam açık açık &#8220;ben kesmesini iyi bilirim&#8221; diyor. Niye? Çünkü bir morg mensubu. Bu adam asker, üst düzey. Bunların hepsi kayıtlarda var. Eninde sonunda denilen yere geldiler. Şimdi ABD senatosu ne diyor? Suudi yönetimini şimdi suçluyor. </p>
<p><strong>&#8220;BURADAN ÇOK ŞEYLER ÇIKAR&#8221;</strong><br />
Daha bir çok şeyler çıkacak. Buradan çok şeyler çıkar. Artık insanlık bunlara tahammül edemez. İslam dünyası da birbirini bu şekilde çekiştirerek, zulmederek bir yere varamaz. Ya bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız. Hakkıyla Müslüman olacağız. </p>
<p>Aliya&#8217;nın bir ifadesi var. &#8220;İslam güçlü ama Müslümanlar zayıf&#8221; Sıkıntı burada. Filistin meselesi başta olmak üzere Müslümanların ortak dertlerine deva aranması, kimi zaman bizzat kendi kardeşlerimizde endişe oluşturuyor. </p>
<p><strong>&#8220;GERİLİM YÜKSELDİKÇE BATILI ŞİRKETLERİN KÂRLARI DA YÜKSELİYOR&#8221;</strong><br />
Libya&#8217;dan Yemen&#8217;e Suriye&#8217;den Irak&#8217;a kadar çatışmaların dindirilmesine kimi politika ve eylemleriyle diğer Müslüman ülkeler mani oluyor. Türkiye&#8217;den kaçan teröristlerin senelerce batılı ülkelerle beraber kimi komşularımızda himaye bulması bunun örneklerinden biridir.</p>
<p>15 Temmuz&#8217;da 251 vatandaşımızı şehit eden FETÖ&#8217;cülerin karalama kampanyalarına kimi dost görünen ülkenin maddi manevi destek vermesi gerçekten düşündürücüdür. İslam dünyasında gerilim yükseldikçe, batılı şirketlerin karları da yükseliyor.</p>
<p><strong>&#8220;KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESTİK&#8221;</strong><br />
İşte Türkiye&#8217;ye karşı oynadıkları oyun bu. Biz Müslüman kardeşlerimize, o dönemde senin imkanların var, biz sizden sadaka diyet zekat istemiyoruz. Ama gelin en azından bir borç takviyesinde bulunabilirsiniz. İnanır mısınız hemen hemen hiçbirinden ses yok. Yine biz kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Tekrar yeniden ayağa kalktık. </p>
<p>Batılı devletlerin silah satışları da artıyor. Filistin&#8217;de işgal, Somali&#8217;de açlık katlanarak devam ediyor. Somali&#8217;de kim var? Yahu neredeyse bizden başka kimse yok ya. Somali&#8217;de biz varız biz. Bir büyükelçilik var orada sadece Türkiye. Amerika konteyner içerisinde büyükelçilik kurmuş. Bizden başka yok. </p>
<p>Bir süredir alevlendirilmeye çalışılan bölgesel çatışmaların kazananı asla Müslüman olmayacaktır. Ceplerini dolduracak olan yine batılı silah şirketleridir. 2017 ve 2018 senesi Kudüs&#8217;e yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir yıl oldu. Amerikan yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayarak büyükelçiliğini Kudüs&#8217;e taşıma kararı alması Müslümanların haklarını gasp etmeye yönelik provokatif bir adımdı. Bu gelişme karşısında İslam İşbirliğini Teşkilatı&#8217;nı süratle harekete geçirdik. </p>
<p>Filistinli kardeşlerime seslenmek istiyorum. Aranızdaki ayrılığa son vermeniz gerekiyor.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/cumhurbaskani-erdogan-kan-donduran-o-cumleyi-ilk-kez-paylasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MBS Arjantin’de Yargılanabilir</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/mbs-arjantinde-yargilanabilir/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/mbs-arjantinde-yargilanabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Nov 2018 12:07:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Prens Selman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5134</guid>

					<description><![CDATA[Malumunuz, CIA&#8217;in, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi emrini Prens Muhammed&#8217;in verdiği sonucuna ulaştığı iddia edilmişti. Diğer taraftan Arjantin anayasası, bu ülkenin yargı makamlarına savaş suçları ve işkence için küresel yargı yetkisi tanıyor. Bu nedenle ülkenin yargı makamları, nerede, kim tarafından kime karşı olursa olsun savaş suçu işleyenleri ve işkence yapanları soruşturup, yargılayabiliyor. Buna istinaden G20 zirvesine katılacak olan MBS Arjantin’de gözaltına alınabilir. Arjantin, Prens Selman&#8217;ı mercek altına aldı Arjantin, Yemen&#8217;de Suudi yetkililerin yaptığı işkencelerde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman&#8217;ın rolüne ilişkin İnsan Hakları İzleme Örgütü&#8217;nün sunduğu dosyayı incelemeye aldı. Dosyada Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine dair verilerin de yer alması bekleniyor. Muhammed bin Selman&#8217;ın 30 Kasım&#8217;da Arjantin&#8217;in başkenti Buenos Aires&#8217;te düzenlenecek G20 Zirvesi&#8217;ne katılması bekleniyor. Ay sonunda düzenlenecek G20 Zirvesi&#8217;nin ev sahibi Arjantin, Yemen&#8217;de Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyonun işlediği iddia edilen savaş suçları ve Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın rolüne ilişkin sunulan dosyayı incelemeye başladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü&#8217;nden (HRW) yapılan açıklamaya göre, Örgüt dün Arjantin federal savcısına, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı görevini de yürüten Selman&#8217;ın Yemen&#8217;deki iç savaşta Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun işlediği insan hakları ihlallerinden suçlu olduğuna dair bulgularını sundu. Kaşıkçı cinayeti ile ilgili Türk medyasında çıkan haberler de dosyada yer alıyor. Açıklamada, Arjantinli yetkililerin dosyayı incelemeye &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Malumunuz, CIA&#8217;in, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi emrini Prens Muhammed&#8217;in verdiği sonucuna ulaştığı iddia edilmişti. Diğer taraftan Arjantin anayasası, bu ülkenin yargı makamlarına savaş suçları ve işkence için küresel yargı yetkisi tanıyor. Bu nedenle ülkenin yargı makamları, nerede, kim tarafından kime karşı olursa olsun savaş suçu işleyenleri ve işkence yapanları soruşturup, yargılayabiliyor. Buna istinaden G20 zirvesine katılacak olan MBS Arjantin’de gözaltına alınabilir.</strong></p>
<p><strong>Arjantin, Prens Selman&#8217;ı mercek altına aldı</strong></p>
<p>Arjantin, Yemen&#8217;de Suudi yetkililerin yaptığı işkencelerde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman&#8217;ın rolüne ilişkin İnsan Hakları İzleme Örgütü&#8217;nün sunduğu dosyayı incelemeye aldı. Dosyada Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine dair verilerin de yer alması bekleniyor. Muhammed bin Selman&#8217;ın 30 Kasım&#8217;da Arjantin&#8217;in başkenti Buenos Aires&#8217;te düzenlenecek G20 Zirvesi&#8217;ne katılması bekleniyor.</p>
<p>Ay sonunda düzenlenecek G20 Zirvesi&#8217;nin ev sahibi Arjantin, Yemen&#8217;de Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyonun işlediği iddia edilen savaş suçları ve Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın rolüne ilişkin sunulan dosyayı incelemeye başladı.</p>
<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü&#8217;nden (HRW) yapılan açıklamaya göre, Örgüt dün Arjantin federal savcısına, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı görevini de yürüten Selman&#8217;ın Yemen&#8217;deki iç savaşta Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun işlediği insan hakları ihlallerinden suçlu olduğuna dair bulgularını sundu. Kaşıkçı cinayeti ile ilgili Türk medyasında çıkan haberler de dosyada yer alıyor.</p>
<p>Açıklamada, Arjantinli yetkililerin dosyayı incelemeye aldığı kaydedildi.</p>
<p>HRW Direktörü Kenneth Roth, Arjantinli yargı makamlarının Muhammed bin Selman&#8217;ın, Yemen&#8217;de 2015&#8217;ten bu yana Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyon tarafından işlenen muhtemel savaş suçlarındaki rolünü incelemesi gerektiğini vurgulayarak, &#8220;Buenos Aires&#8217;te düzenlenecek G20 Zirvesi&#8217;ne Suudi Prens&#8217;in katılımı, Yemen ya da Suudi Arabistan&#8217;da haklarını arayamayan istismar mağdurlarına çare olmak için Arjantin mahkemelerine bir fırsat sunabilir&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Roth, &#8220;Arjantinli yetkililerin soruşturmayı bir adım ileriye taşıma kararı, Muhammed bin Selman gibi güçlü kişilerin bile hukuktan kaçamayacağına dair güçlü bir sinyal verecektir. Muhammed bin Selman, Arjantin&#8217;e gelmeye cüret gösterirse bir soruşturma ile karşı karşıya kalabileceğini bilmelidir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>TRUMP, NASIL BİR POZİSYON ALACAK? </strong></p>
<p>Ayrıca, New York Times&#8217;da yer alan habere göre, Muhammed bin Selman suçlu bulunursa, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın veliaht prense desteğinin devam edip etmeyeceği merak ediliyor.</p>
<p>Zira Trump, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı&#8217;nın (CIA) Kaşıkçı cinayetinde Selman&#8217;ın suçlu bulunduğuna dair raporunu önce yalanlamış, daha sonra &#8216;Selman suçlu olabilir de olmayabilir de&#8217; diyerek suçlayıcı bir dil kullanmaktan kaçınmıştı.</p>
<p>ABD&#8217;nin ile Suudi Arabistan arasında silah ve petrol alışverişi olduğu bilinirken, Trump bu ilişkinin kesilmeyeceğini vurgulamıştı.</p>
<p>Suudi Arabistan yönetimindeki koalisyonun Yemen&#8217;de Ağustos 2018&#8217;de yaptığı saldırı sonucunda 26 çocuk ölmüş, 19 kişi de yaralanmıştı. 2016 Ekim&#8217;de gerçekleştirilen saldırıda ise çok sayıda kişi ölmüş ve 31 kişinin de yaralandığı belirtilmişti.</p>
<p><strong>ARJANTİN&#8217;İN KÜRESEL YARGI YETKİSİ VAR </strong></p>
<p>Arjantin anayasası, bu ülkenin yargı makamlarına savaş suçları ve işkence için küresel yargı yetkisi tanıyor. Bu nedenle ülkenin yargı makamları, nerede, kim tarafından kime karşı olursa olsun savaş suçu işleyenleri ve işkence yapanları soruşturup, yargılayabiliyor.</p>
<p>Muhammed bin Selman&#8217;ın 30 Kasım&#8217;da Arjantin&#8217;in başkenti Buenos Aires&#8217;te düzenlenecek G20 Zirvesi&#8217;ne katılması bekleniyor.</p>
<p>Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın 2 Ekim&#8217;de Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesi üzerine eleştirilerin hedefi olmuştu.</p>
<p>CIA&#8217;in, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi emrini Prens Muhammed&#8217;in verdiği sonucuna ulaştığı iddia edilmişti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/mbs-arjantinde-yargilanabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kızgın Tavadaki Kral</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kizgin-tavadaki-kral/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kizgin-tavadaki-kral/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2018 09:37:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Prens Selman]]></category>
		<category><![CDATA[Veliaht Prens]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=3857</guid>

					<description><![CDATA[GÜRKAN ZENGİN YAZDI Türkiye Suud hanedanını neredeyse bir aydır adeta kızgın tavada tutuyor. Tavanın altındaki ateşi kimi zaman açıyor, kimi zaman kısıyor. Tavadakileri bütünüyle yakmamaya özen gösterirken ama onları tavadan çıkartmaya da yanaşmıyor. Peki Türkiye ne yapmaya çalışıyor? Tavadakileri işledikleri suçu &#8216;bütün boyutlarıyla&#8217; itiraf etmeye zorluyor. Bunu yapıyorlar mı? Aslında suçlarının bir bölümünü itiraf ettiler, ama henüz tamamını değil. &#8216;Bütün boyutlarıyla&#8217; derken bunu kastediyoruz. Bütün dünyaya gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın konsolosluktan ayrıldığı yalanını söylediler. Gazetecinin nerede olduğunu bilmediklerini söylediler. Bu yalanı günlerce haftalarca sürdürdüler. Türkiye tavanın altındaki ateşin harını artırınca, canları fena halde yanmaya başladı ve gerçeğin bir bölümünü itiraf etmeye mecbur oldular. &#8216; Tamam kabul ediyoruz, gazeteci konsolosluktan hiç çıkmadı. İçeride öldü. &#8221; dediler. Peki nasıl öldü? Yalanlar orada devam etti : &#8216;İçeride kavga çıktı, kavgada öldü&#8217; dediler. Şu günlerde bu yalanı devam ettiriyorlar. Bu sebeple de tavada kalmaya, dolayısıyla azap içinde yaşamaya devam ediyorlar. Tavadan çıkabilmek için itiraflarının devamını getirmeleri gerekiyor. Tabii bundan sonraki itiraf daha ağır olacaktır, ona yanaşmıyorlar. Tavanın altındaki ateşin yavaş yavaş sönmesini ümid ediyorlar. Mesele manşetlerden düşerse, Türkiye de ateşi söndürmek zorunda kalır diye düşünüyorlar. Peki bu umut gerçekçi mi? Türkiye&#8217;nin dünyanın gözleri önüne serdiği onca bilgi, belge, görüntüye rağmen bu cinayet hesabı sorulmadan unutulup &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÜRKAN ZENGİN YAZDI</strong></p>
<p>Türkiye Suud hanedanını neredeyse bir aydır adeta kızgın tavada tutuyor. Tavanın altındaki ateşi kimi zaman açıyor, kimi zaman kısıyor. Tavadakileri bütünüyle yakmamaya özen gösterirken ama onları tavadan çıkartmaya da yanaşmıyor.</p>
<p>Peki Türkiye ne yapmaya çalışıyor?</p>
<p>Tavadakileri işledikleri suçu &#8216;bütün boyutlarıyla&#8217; itiraf etmeye zorluyor.</p>
<p>Bunu yapıyorlar mı?</p>
<p>Aslında suçlarının bir bölümünü itiraf ettiler, ama henüz tamamını değil. &#8216;Bütün boyutlarıyla&#8217; derken bunu kastediyoruz.</p>
<p>Bütün dünyaya gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın konsolosluktan ayrıldığı yalanını söylediler. Gazetecinin nerede olduğunu bilmediklerini söylediler. Bu yalanı günlerce haftalarca sürdürdüler. Türkiye tavanın altındaki ateşin harını artırınca, canları fena halde yanmaya başladı ve gerçeğin bir bölümünü itiraf etmeye mecbur oldular. &#8216; Tamam kabul ediyoruz, gazeteci konsolosluktan hiç çıkmadı. İçeride öldü. &#8221; dediler.</p>
<p>Peki nasıl öldü?</p>
<p>Yalanlar orada devam etti : &#8216;İçeride kavga çıktı, kavgada öldü&#8217; dediler. Şu günlerde bu yalanı devam ettiriyorlar. Bu sebeple de tavada kalmaya, dolayısıyla azap içinde yaşamaya devam ediyorlar.</p>
<p>Tavadan çıkabilmek için itiraflarının devamını getirmeleri gerekiyor. Tabii bundan sonraki itiraf daha ağır olacaktır, ona yanaşmıyorlar. Tavanın altındaki ateşin yavaş yavaş sönmesini ümid ediyorlar. Mesele manşetlerden düşerse, Türkiye de ateşi söndürmek zorunda kalır diye düşünüyorlar.</p>
<p>Peki bu umut gerçekçi mi?</p>
<p>Türkiye&#8217;nin dünyanın gözleri önüne serdiği onca bilgi, belge, görüntüye rağmen bu cinayet hesabı sorulmadan unutulup gider mi?</p>
<p>Zor görünüyor.</p>
<p>Trump&#8217;ın &#8216;MBS&#8217;i Tavadan Kurtarma Hamleleri</p>
<p>Tavanın altında öyle bir ateş yanıyor ki harı taa Amerika&#8217;dakilerin bile canını acıtıyor. Donald Trump, adamlarını ateşten almak için az uğraşmadı ama başaramadı. Nihayet kontrol onda değil. Hem Suud sarayındaki en büyük yatırımı hem de damadı Gerald&#8217;ın yakın dostu Muhammed bin Selman&#8217;ı kurtarmak pekçok hamle yaptı.</p>
<p>Ama hiçbir işe yaramadı.</p>
<p>İlkinde canım öyle saçma şey mi olur, neye dayanarak gazetecinin kaybolmasında Suudi Arabistan&#8217;ın rolü olduğunu söylüyorsunuz? Aynı Kavanaugh işinde olduğu gibi &#8216;masumiyetini kanıtlayana kadar suçlusun&#8217; mantığıyla hareket ediliyor, bu kabul edilemez&#8217; havasındaydı. Dahası &#8216;Gazeteci Amerika&#8217;da kaybolmadı, dahası kaybolan kişi de Amerikan vatandaşı değil&#8217; diyerek &#8216;Bu iş bizi ilgilendirmez&#8217; havasını yaymaya çalıştı. Sonra Türkiye delilleri sızdırmaya başlayınca geri basmak zorunda kaldı. Bunun üzerine Suud kralı Salman&#8217;ı arayıp konuştu. Ona bizim haberimiz yok dediler. Veliaht Prensin Muhammed bin Salman&#8217;ın kendisiyle de konuştu, o da aynı şeyi söyledi Buna inandı mı inanmadı bilemiyoruz ama inanmak istediği açık. Kamuoyuna açıklaması bu yöndeydi, &#8216; Bana söyledikleri bu. Onlara inanmamam için bir sebep yok&#8217; dedi.</p>
<p>Türkiye bundan sonra yeni verileri sızdırmaya başladı. Trump&#8217;ın onlara inanmaması için yeni bilgi ve belgelerdi bunlar. Trump bunun üzerine bir kez daha köşeye sıkıştı. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo&#8217;yu Suudi Arabistan&#8217;a gönderdi. Suud hanedanı itirafa zorlanıyordu. &#8216;Cemal Kaşıkçı konsolosluktan çıktı&#8217; yalanını sürdürmek artık mümkün değildi. Amerikalı bakana Riyad&#8217;ta gazetecinin ölmüş olduğunu itiraf etmiş olmalılar. Zira Pompeo&#8217;nun Riyad &#8216;dan – ve sonrasında uğradığı Ankara&#8217;dan- Washington&#8217;a dönüşünden sonra Amerika Başkanı &#8216; Öyle görünüyor ki Cemal Kaşıkçı ölmüş&#8217; diye konuşmaya başladı. Ölmüş dedi ama onu kimin öldürdüğü konusunda yine dikkatleri başka yöne dağıtacak şekilde konuşmaya devam etti. &#8216; Rogue killers&#8217; yani kendi hesabına çalışan bir takım katiller tarafından öldürülmüş olabilir&#8217; gibi bütün dünyanın &#8216;saçma&#8217; dediği bir iddiayı ortaya attı. Riyad&#8217;tan yapılan, &#8216;Evet Kaşıkçı öldü, ama kavgada öldü&#8217; açıklaması bu noktada geldi . Türkiye yeni delilleri sızdırmaya başladı.  Birkez daha açığa düşen Trump o noktada artık Türkiye&#8217;nin elinde tam olarak ne olduğunu öğrenmek istedi. CIA Başkanı Gina Haspel&#8217;i Ankara&#8217;ya göndermesinin sebebi buydu. Riyad&#8217;daki adamlarının bu işe ne kadar battığını, daha doğrusu onları kurtarmanın mümkün olup olmadığını anlamaya çalışıyordu. CIA Başkanı Gina Haspel&#8217;e Ankara&#8217;da Milli İstihbarat Teşkilatı&#8217;nda cinayetin nasıl işlendiğine dair 11 dakikalık ses kasetinin dinletildiği anlaşılıyor. Gina Haspel&#8217;in bu kaseti dinlediği hiçbir zaman doğrulanmadı ama CIA Başkanı&#8217;nın Amerika&#8217;ya dönüşünden sonra Trump yönetiminde morallerin çok bozulduğu açıkça görüldü.Amerika&#8217;nın MBS&#8217;i kurtarması zor görünüyordu.</p>
<p>Velhasıl Suud sarayında şimdi büyük sarsıntı var.</p>
<p>Uluslararası basının gözü işin üstünde. Washington Post cinayet aydınlatılsın, gerçekler ortaya çıksın diye kampanyalar düzenliyor. İşin kötüsü Trump&#8217;ın Amerikan basınıyla arası iyi değil, orada bir etki yaratamıyor. İsrail&#8217;in gücü bu işte Suud sarayını kurtarmaya yetmiyor. Tam bir çıkmaz hali. Tek çözüm veliaht prensi göndermek. Bunu yapacaklar mı göreceğiz. Ama Türkiye&#8217;nin bu sonucu almadan işin peşini bırakmayacağı anlaşılıyor.</p>
<p>Bize göre bu tablonun bir başka özeti de şudur: Amerika-İsrail-Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nin kurduğu şer ittifakı 15 Temmuz&#8217;da asıl büyük işi bitirememiş olmanın bedelini ödüyor. Bir başka deyişle 15 Temmuz&#8217;da Erdoğan&#8217;dan kurtulamayanlar şimdi ona kurban vermek zorunda gibi görünüyor.</p>
<p><a class="daria-goto-anchor" href="http://www.gurkanzengin.com/kizgin-tavadaki-kral" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-vdir-href="https://mail.yandex.com.tr/re.jsx?uid=1130000020211366&amp;c=LIZA&amp;cv=15.0.421&amp;mid=167196136166137122&amp;h=a,OiZKNIDexT4d4SMRpcishQ&amp;l=aHR0cDovL3d3dy5ndXJrYW56ZW5naW4uY29tL2tpemdpbi10YXZhZGFraS1rcmFs" data-orig-href="http://www.gurkanzengin.com/kizgin-tavadaki-kral">http://www.gurkanzengin.com/kizgin-tavadaki-kral</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kizgin-tavadaki-kral/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Netenyahu Prens Selman&#8217;a Niçin Destek Oldu?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/netenyahu-prens-selmana-nicin-destek-oldu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/netenyahu-prens-selmana-nicin-destek-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2018 09:29:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Netenyahu]]></category>
		<category><![CDATA[Prens Selman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=3852</guid>

					<description><![CDATA[Washington Post gazetesi, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinin ardından Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın itibarının ciddi oranda zedelendiğini ve ülke yönetimindeki pozisyonunun da tehlikeye düştüğünü yazdı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu&#8217;nun, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinden sonraki süreçte Trump&#8217;a ulaştığı ve Selman&#8217;a destek istediği iddia edildi.  İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu&#8217;nun, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinden sonraki süreçte ABD Başkanı Donald Trump&#8217;a ulaştığı ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;a destek istediği iddia edildi. Amerikan Washington Post gazetesinde yer alan ve adı açıklanmayan bazı Amerikalı yetkililere dayandırılan haberde Netanyahu&#8217;nun, Prens Muhammed bin Selman&#8217;a destek verdiği belirtildi. Haberde, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın 2 Ekim&#8217;de Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul&#8217;daki Başkonsolosluğunda öldürülmesinin ardından eleştiri oklarını üzerine toplayan Veliaht Prens&#8217;e bazı Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin yanı sıra İsrail&#8217;in de üstü kapalı olarak &#8220;sahip çıktığı&#8221; kaydedildi. Buna göre, Kaşıkçı olayının ardından Beyaz Saray&#8217;a telefonla ulaşan Netanyahu&#8217;nun, Trump&#8217;la yaptığı görüşmede &#8220;Prens Muhammed bin Selman&#8217;la olan ilişkisini koruması&#8221; yönünde tavsiyede bulunduğu ileri sürüldü. Aynı haberde Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi&#8217;nin de Trump&#8217;la yaptığı görüşmede aynı yaklaşımı sergilediği ve Prens bin Selman&#8217;a destek istediği ifade edildi. Almanya, İngiltere ve Fransa gibi bazı Avrupa ülkelerinin Kaşıkçı konusunda Riyad yönetimi üzerinde baskı kurma yönünde açıklamalar yaptığı hatırlatılan haberde, İsrail, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Washington Post gazetesi, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinin ardından Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın itibarının ciddi oranda zedelendiğini ve ülke yönetimindeki pozisyonunun da tehlikeye düştüğünü yazdı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu&#8217;nun, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinden sonraki süreçte Trump&#8217;a ulaştığı ve Selman&#8217;a destek istediği iddia edildi. </b></p>
<p>İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu&#8217;nun, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinden sonraki süreçte ABD Başkanı Donald Trump&#8217;a ulaştığı ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;a destek istediği iddia edildi.</p>
<p>Amerikan Washington Post gazetesinde yer alan ve adı açıklanmayan bazı Amerikalı yetkililere dayandırılan haberde Netanyahu&#8217;nun, Prens Muhammed bin Selman&#8217;a destek verdiği belirtildi.</p>
<p>Haberde, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın 2 Ekim&#8217;de Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul&#8217;daki Başkonsolosluğunda öldürülmesinin ardından eleştiri oklarını üzerine toplayan Veliaht Prens&#8217;e bazı Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin yanı sıra İsrail&#8217;in de üstü kapalı olarak &#8220;sahip çıktığı&#8221; kaydedildi.</p>
<p>Buna göre, Kaşıkçı olayının ardından Beyaz Saray&#8217;a telefonla ulaşan Netanyahu&#8217;nun, Trump&#8217;la yaptığı görüşmede &#8220;Prens Muhammed bin Selman&#8217;la olan ilişkisini koruması&#8221; yönünde tavsiyede bulunduğu ileri sürüldü.</p>
<p>Aynı haberde Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi&#8217;nin de Trump&#8217;la yaptığı görüşmede aynı yaklaşımı sergilediği ve Prens bin Selman&#8217;a destek istediği ifade edildi.</p>
<p>Almanya, İngiltere ve Fransa gibi bazı Avrupa ülkelerinin Kaşıkçı konusunda Riyad yönetimi üzerinde baskı kurma yönünde açıklamalar yaptığı hatırlatılan haberde, İsrail, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerin ise güçlü şekilde Veliaht Prens&#8217;in yanında durduğu belirtildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/netenyahu-prens-selmana-nicin-destek-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Scarlett Johansson&#8217;dan Bin Selman&#8217;a Tepki</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/scarlett-johanssondan-bin-selmana-tepki/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/scarlett-johanssondan-bin-selmana-tepki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2018 09:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Prens Selman]]></category>
		<category><![CDATA[Scarlett Johansson]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=3842</guid>

					<description><![CDATA[Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra Veliaht Prens Bin Selman’a yönelik tepkiler sürüyor. Geçtiğimiz günlerde bir tepki de ABD’nin önemli aktrislerinden Scarlett Johansson’dan geldi. Danimarka asıllı oyuncu Johansson, Bin Selman&#8217;ın finanse ettiği filmde rol almayı reddetti. Gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda öldürülmesi vakasında bütün okların işaret ettiği Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın, ünlü ABD&#8217;li fotomuhabiri Lynsey Addario&#8217;nun hayatını temel alan filmin finansörü olmaya çalıştığı öğrenildi. Savaş, insan hakları ve geleneksel toplumlarda kadın sorunlarına odaklanan çalışmalarıyla tanınan Addario&#8217;yu filmde canlandıracak Hollywood yıldızı Scarlett Johansson&#8217;ın &#8220;ya o ya ben&#8221; restiyle MbS&#8217;yi devredışı bıraktığı belirtildi. New York Times (NYT), Time, Newsweek, National Geographic için çalışan Lynsey Addario, NYT&#8217;den köşe yazarı Nicholas Kristof&#8217;a verdiği demeçte, Ridley Scott&#8217;ın yöneteceği &#8216;It’s What I Do&#8217; isimli projeden Suudi Veliaht Prensi&#8217;nin nasıl dışlandığını şöyle anlattı: &#8220;Scarlett Johansson &#8216;kesinlikle olmaz&#8217; dedi. Dedi ki, &#8216;Bu adam Yemen&#8217;de durduraksız savaş yürütüyor. Kadınları hapiste tutuyor.&#8221; Ünlü fotomuhabiri &#8220;Bu, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinden önceydi&#8221; diye ekledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra Veliaht Prens Bin Selman’a yönelik tepkiler sürüyor. Geçtiğimiz günlerde bir tepki de ABD’nin önemli aktrislerinden Scarlett Johansson’dan geldi. Danimarka asıllı oyuncu Johansson, Bin Selman&#8217;ın finanse ettiği filmde rol almayı reddetti.</b></p>
<p>Gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda öldürülmesi vakasında bütün okların işaret ettiği Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın, ünlü ABD&#8217;li fotomuhabiri Lynsey Addario&#8217;nun hayatını temel alan filmin finansörü olmaya çalıştığı öğrenildi.</p>
<p>Savaş, insan hakları ve geleneksel toplumlarda kadın sorunlarına odaklanan çalışmalarıyla tanınan Addario&#8217;yu filmde canlandıracak Hollywood yıldızı Scarlett Johansson&#8217;ın &#8220;ya o ya ben&#8221; restiyle MbS&#8217;yi devredışı bıraktığı belirtildi.</p>
<p>New York Times (NYT), Time, Newsweek, National Geographic için çalışan Lynsey Addario, NYT&#8217;den köşe yazarı Nicholas Kristof&#8217;a verdiği demeçte, Ridley Scott&#8217;ın yöneteceği &#8216;It’s What I Do&#8217; isimli projeden Suudi Veliaht Prensi&#8217;nin nasıl dışlandığını şöyle anlattı:</p>
<p>&#8220;Scarlett Johansson &#8216;kesinlikle olmaz&#8217; dedi. Dedi ki, &#8216;Bu adam Yemen&#8217;de durduraksız savaş yürütüyor. Kadınları hapiste tutuyor.&#8221;</p>
<p>Ünlü fotomuhabiri &#8220;Bu, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinden önceydi&#8221; diye ekledi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/scarlett-johanssondan-bin-selmana-tepki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
