<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mustafa Alıcı &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/mustafa-alici/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2020 22:04:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Mustafa Alıcı &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tarih Boyunca Din Kurucularına Yönelik Bakışlar</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/tarih-boyunca-din-kurucularina-yonelik-bakislar/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/tarih-boyunca-din-kurucularina-yonelik-bakislar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2020 14:48:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat - Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Alıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13910</guid>

					<description><![CDATA[TARİH BOYUNCA DİN KURUCULARINA YÖNELİK DOGMATİK, ANTROPOLOJİK VE FENOMENOLOJİK BAKIŞLAR AŞIRI OLUMLU YAKLAŞIM VEYA DOGMATİK BAKIŞ Bu yaklaşım, din kurucularının üstü örtülü, yüksek ve olağanüstü bir alemi ve gelecekle ilgili sırları hayatları boyunca tecrübe ettiklerini, onların görüp işittikleri şeylerin salt vahiyler olduğunu savunur. Bu anlayışa göre kutsallıkla ve aşkınlıkla tamamen entegre olmayan hayat anlamsızdır. Yaklaşım, hayatın geçerli olabilmesi için mutlak teolojik sırlarla dolu olması gerektiğini savunur. Böylece bu yaklaşım, din kurucusunun her yönüyle metafiziğe mahkum ve onun kontrolü altında olduğunu ve inancın menfaatleri doğrultusunda elverişli olacağını iddia eden teolojik bir hayat anlayışının ağır baskısı altındadır. Bu görüş için, kutsallıkla örtülü gizem, din kurucusunun metafizikle yakın temas halin-deki bedenindedir. Yani onun bedenine ait her şeyi ( mesela kesilen saçları, tırnakları, nefesi, yüzü, kanı veya bizzat kullandığı objeler -elbiseleri, silahları ve araç gereçleri-) bile aşırı mukaddestir. ANTROPOLOJİK SEKÜLER YAKLAŞIM VEYA SIRADANLAŞTIRICI, KUTSALDAN ARINDIRICI VE KAYITISIZ BAKIŞ Bu anlayışa göre din kurucuları da sıradan, sade ve normal yaşayan insanlardır. Bu anlayışa göre din kurucusunun kimlik verici şahsiyeti ve örnek hayatında daha çok pragmatik yararları, insanlık adına yaptıkları ve çevresine kişilik verici modelliği önemlidir. O yüzden onu kutsallaştıran veya mitleştiren her türlü hatıra, hikaye hatta ve ona ait somut tarihsel bulguların hiçbir önemi ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TARİH BOYUNCA DİN KURUCULARINA YÖNELİK DOGMATİK, ANTROPOLOJİK VE FENOMENOLOJİK BAKIŞLAR</strong></p>
<p><strong> AŞIRI OLUMLU YAKLAŞIM VEYA DOGMATİK BAKIŞ </strong></p>
<ol>
<li>Bu yaklaşım, din kurucularının üstü örtülü, yüksek ve olağanüstü bir alemi ve gelecekle ilgili sırları hayatları boyunca tecrübe ettiklerini, onların görüp işittikleri şeylerin salt vahiyler olduğunu savunur.</li>
<li>Bu anlayışa göre kutsallıkla ve aşkınlıkla tamamen entegre olmayan hayat anlamsızdır.</li>
<li>Yaklaşım, hayatın geçerli olabilmesi için mutlak teolojik sırlarla dolu olması gerektiğini savunur.</li>
<li>Böylece bu yaklaşım, din kurucusunun her yönüyle metafiziğe mahkum ve onun kontrolü altında olduğunu ve inancın menfaatleri doğrultusunda elverişli olacağını iddia eden teolojik bir hayat anlayışının ağır baskısı altındadır.</li>
<li>Bu görüş için, kutsallıkla örtülü gizem, din kurucusunun metafizikle yakın temas halin-deki bedenindedir. Yani onun bedenine ait her şeyi ( mesela kesilen saçları, tırnakları, nefesi, yüzü, kanı veya bizzat kullandığı objeler -elbiseleri, silahları ve araç gereçleri-) bile aşırı mukaddestir.</li>
</ol>
<p><strong> ANTROPOLOJİK SEKÜLER YAKLAŞIM VEYA SIRADANLAŞTIRICI, KUTSALDAN ARINDIRICI VE KAYITISIZ BAKIŞ</strong></p>
<ol>
<li>Bu anlayışa göre din kurucuları da sıradan, sade ve normal yaşayan insanlardır.</li>
<li>Bu anlayışa göre din kurucusunun kimlik verici şahsiyeti ve örnek hayatında daha çok pragmatik yararları, insanlık adına yaptıkları ve çevresine kişilik verici modelliği önemlidir.</li>
<li>O yüzden onu kutsallaştıran veya mitleştiren her türlü hatıra, hikaye hatta ve ona ait somut tarihsel bulguların hiçbir önemi ve değeri yoktur.</li>
<li>Onun din odaklı soyut verileri, bu yöne vurgu yapan öğretileri veya beşeri yönünü vurgulayan anlatılar veya önemsenir.</li>
</ol>
<p><strong>ORTA YOL VEYA TARİHSEL FENOMENOLOJİK BAKIŞ</strong></p>
<ol>
<li>Bu yaklaşıma göre dinin kendi somut tarihsel haliyle bilhassa din kurucusu tarafından şekillendirilen dinin aldığı inşa edici formun bilinmesi gereklidir.</li>
<li>Dinin sırasıyla kültürel, bilimsel, anlatıya dayalı, sanatsal, felsefi, sosyo- ekonomik yapı ve boyutları gibi din kurucusu tarafından bizzat öğretilen yönleri en doğal veya en sade haliyle ilk başta yaşanmış ve onaylanmış olmalıdır.</li>
<li>Bu anlayışa göre öncelikle devrimci karakterdeki din kurucusu, içinde yaşadığı toplumun oluşturduğu eski geleneksel kültten memnun değildir. Onların sevdiği büyüsel ve kültsel her türlü davranışlardan daima uzak durur.</li>
<li>Bunun yerine O, insanlara devrimci kimlikteki öğretilerini açıklamak ister. Bu yüzden kurduğu sistemin içeriği, geçmişi eleştiren, taze sözler, derin anlamlar içeren veciz ve dinamik cümlelerden oluşur.</li>
<li>Böylelikle din, kurucusunun öğrettiği ve yaşadığı tam bir organik yapı olarak hem dipdiri hem de hayati bir organizma olarak karşımızda durur.</li>
<li>Bu organik haliyle din, bu ha-yatta tek bir unsuru bile yalın kalmadan işlemesi gereken, gelişmeci dairesel güç odağına dönüşür.</li>
<li>Zaten dinin, kurucusu tarafından vaz edilen tüm unsurlarını birbirinden soyutlayarak bir parçasını anlamlandırmak mümkün değildir. Mesela bir din kurucusunun öğretici ve benimsettirici hayat hikayesi kendi dünya görüşünü yansıttığından onu bilmeden dini tam olarak anlamlandırmak zordur.</li>
<li>Onun öğrettiği vahiyler, açık, berrak ve anlaşılır olup hitap ettiği toplumu entegre edici ve kötülükleri yok edici, anlamlı mesajlardır.</li>
<li>Bu yaklaşıma göre din kurucusunun bizzat yaşadığı din anlaşılmazsa ise o dinin kendisi de daha sonraki dönemlerde tam olarak anlaşılamaz.</li>
</ol>
<p><strong>Prof. Dr. Mustafa ALICI</strong></p>
<p><strong>ERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNV. İLAHİYAT FAKÜLTESİ</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/tarih-boyunca-din-kurucularina-yonelik-bakislar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi Sonrası Yeni Durum İnsanı: İnsan 2.0</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/pandemi-sonrasi-yeni-durum-insani-insan-2-0/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/pandemi-sonrasi-yeni-durum-insani-insan-2-0/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2020 08:14:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[insan olmak]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Alıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13852</guid>

					<description><![CDATA[1. En büyük siyasal sonuç; ülkelerin küresel ve yerel tüm politikaları, emelleri ve açık gündemleri, gelecek beklentileri, eko-politik hedefleri, daha önce hiç yaşanmamış tarzda meydan okumayla eve hapsedilmiş bir siyasi ajandaya büründü. 2. En önemli post-modern sonuç; 400 senelik Aydınlanma temelli tüm seküler akımların aptalca, gülünç ve işe yaramaz bir çöplük haline gelmesi. 3. En büyük teolojik sonuç; dinlerin normatif, dışlayıcı, ikrar ve ikna edici tüm yapı ve söylemleri bir eve sığdırıldı buna bağlı olarak tapınaklar, dini cemaat ve topluluk algıları, kült ve sağaltıcı sosyolojik metafizik söylem ve dualar &#8220;fiziksel maddi duyurulara&#8221; dönüştü. 4. En büyük psikolojik sonuç; İnsanlar, var olmayı , canlı olmayı unutup yok olmaya odaklandı; böylece en negatif haliyle ölüm, acı, hastalık, korku ve endişenin ruhsal tonlarını hiç bir zaman olamayacak kadar yakın hissetmeye başladı.. 5. En büyük kognitif sonuç; insanın ihmal ettikleriyle yüzleşmesi , bıraktıklarına sarılması, terk ettiklerine geri dönmesi, kaçtıklarına doğru koşması, unuttuklarını hatırlaması, üstünkörü söylediklerini sürekli tekrarlaması, aklına gelmeyenleri , kalbine yerleştirilmesidir. 6. En büyük eskatolojik sonuç; dünyanın sonu, kıyamet, hesap verme, ceza ve teskinlik ve ferahlama arayışı gibi kavramlara yavaş yavaş kendini hazırlamaya başlaması.. 7. İslam açısından en önemli avantaj: Bu sonucları Kur&#8217;an&#8217;ın Mekki surelerinde dile getirdiği ayetlerle kimilerine göre kötümser veya kıyamet &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. En büyük siyasal sonuç; ülkelerin küresel ve yerel tüm politikaları, emelleri ve açık gündemleri, gelecek beklentileri, eko-politik hedefleri, daha önce hiç yaşanmamış tarzda meydan okumayla eve hapsedilmiş bir siyasi ajandaya büründü.</p>
<p>2. En önemli post-modern sonuç; 400 senelik Aydınlanma temelli tüm seküler akımların aptalca, gülünç ve işe yaramaz bir çöplük haline gelmesi.</p>
<p>3. En büyük teolojik sonuç; dinlerin normatif, dışlayıcı, ikrar ve ikna edici tüm yapı ve söylemleri bir eve sığdırıldı buna bağlı olarak tapınaklar, dini cemaat ve topluluk algıları, kült ve sağaltıcı sosyolojik metafizik söylem ve dualar &#8220;fiziksel maddi duyurulara&#8221; dönüştü.</p>
<p>4. En büyük psikolojik sonuç; İnsanlar, var olmayı , canlı olmayı unutup yok olmaya odaklandı; böylece en negatif haliyle ölüm, acı, hastalık, korku ve endişenin ruhsal tonlarını hiç bir zaman olamayacak kadar yakın hissetmeye başladı..</p>
<p>5. En büyük kognitif sonuç; insanın ihmal ettikleriyle yüzleşmesi , bıraktıklarına sarılması, terk ettiklerine geri dönmesi, kaçtıklarına doğru koşması, unuttuklarını hatırlaması, üstünkörü söylediklerini sürekli tekrarlaması, aklına gelmeyenleri , kalbine yerleştirilmesidir.</p>
<p>6. En büyük eskatolojik sonuç; dünyanın sonu, kıyamet, hesap verme, ceza ve teskinlik ve ferahlama arayışı gibi kavramlara yavaş yavaş kendini hazırlamaya başlaması..<br />
7. İslam açısından en önemli avantaj: Bu sonucları Kur&#8217;an&#8217;ın Mekki surelerinde dile getirdiği ayetlerle kimilerine göre kötümser veya kıyamet öncesi durumları anlatan ilahi ihtarları benliğinde sindirebilen ve insanlığa ulaştırabilen Müslümanlar, dini fenomenlerin etkisinin azaldığı, insanın kendinden kaçışını hızlandırdığı mikro insana dönüştüğü yeni cağda hiç bir dinin asla yakalayamayacağı ama aslında&#8221; İslam&#8217;a dönmek&#8221; demek olan İnsan 2.0 ile yüz yüzedir.<br />
Prof. Dr. Mustafa ALICI</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/pandemi-sonrasi-yeni-durum-insani-insan-2-0/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Modern ve Postmodern Arasında İslam</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/modern-ve-postmodern-arasinda-islam/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/modern-ve-postmodern-arasinda-islam/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2020 07:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Alıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13848</guid>

					<description><![CDATA[1. ELEŞTİREL MÜSLÜMAN AKLI Müslümanın eleştirel aklı, her türlü sosyalist zihniyetinden öte &#8221; her mazlumun her ezilenin yanında.. Bir ideolojiden de öte pratik olarak ezenlere karşı devrimci bir akıl&#8230; başka fikirlerin hatta tevhid peşindeki yaşanmış farklı dini tecrübe algılarına hoşgören, şirke bulaşmış her dini düşüncenin kökündeki hakikat algısının İslam&#8217;ın ta kendisi olduğunu öğreten bir akıldır. Hak ve adaleti vurgulayan bu &#8220;yapıcı eleştirel&#8221; akıl sayesinde Müslüman, yaşadığı ortamı öyle yumuşatır ve hazırlar ki en büyük düşmanı olan firavunları bile beklemediği zemin ve zamanda o çok güvendikleri silahlarıyla hatta önemsedikleri maddi zenginlikleriyle cesetler olarak köpük gibi su üstünde batıp batıp çıkarıverir. 2. MÜSLÜMAN KALBİ Müslümanın kalbi muhabbetle dolu olup bu kalbi sayesinde ne Züleyha&#8217;yı umutsuzca çöllerde arayan ne onu şehrin neon ışıklarında boğan Müslüman, aynı zamanda tam aksi uçta kadından ve hatta dünya güzelliklerinden kaçarak kendini dağlara vurup manastırlar inşa edip münzevi bir hayat peşinde Rabbe adamaz. Aksine Müslüman, kalbinde &#8220;Mevla&#8217;ya muhabbet ve Züleyha&#8217;ya aşk&#8221; dengesini korur. öyle ki kalbi, aşkın metafiziğini çözüp onun fenomenolojisini ortaya koyarak bir romantikten de ötede ilahi muhabbet dolu ama Züleyha&#8217;nın şahsında onun modelliği sayesinde bütün mahlukata aşk ile besler. Zira bilir ki &#8220;aşk gözü karartır, muhabbet öze iner&#8221;. Yine bilir ki Kitabı Kur&#8217;an, Züleyha&#8217;nın, onu kör &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. ELEŞTİREL MÜSLÜMAN AKLI<br />
Müslümanın eleştirel aklı, her türlü sosyalist zihniyetinden öte &#8221; her mazlumun her ezilenin yanında.. Bir ideolojiden de öte pratik olarak ezenlere karşı devrimci bir akıl&#8230; başka fikirlerin hatta tevhid peşindeki yaşanmış farklı dini tecrübe algılarına hoşgören, şirke bulaşmış her dini düşüncenin kökündeki hakikat algısının İslam&#8217;ın ta kendisi olduğunu öğreten bir akıldır. Hak ve adaleti vurgulayan bu &#8220;yapıcı eleştirel&#8221; akıl sayesinde Müslüman, yaşadığı ortamı öyle yumuşatır ve hazırlar ki en büyük düşmanı olan firavunları bile beklemediği zemin ve zamanda o çok güvendikleri silahlarıyla hatta önemsedikleri maddi zenginlikleriyle cesetler olarak köpük gibi su üstünde batıp batıp çıkarıverir.<br />
2. MÜSLÜMAN KALBİ<br />
Müslümanın kalbi muhabbetle dolu olup bu kalbi sayesinde ne Züleyha&#8217;yı umutsuzca çöllerde arayan ne onu şehrin neon ışıklarında boğan Müslüman, aynı zamanda tam aksi uçta kadından ve hatta dünya güzelliklerinden kaçarak kendini dağlara vurup manastırlar inşa edip münzevi bir hayat peşinde Rabbe adamaz. Aksine Müslüman, kalbinde &#8220;Mevla&#8217;ya muhabbet ve Züleyha&#8217;ya aşk&#8221; dengesini korur. öyle ki kalbi, aşkın metafiziğini çözüp onun fenomenolojisini ortaya koyarak bir romantikten de ötede ilahi muhabbet dolu ama Züleyha&#8217;nın şahsında onun modelliği sayesinde bütün mahlukata aşk ile besler. Zira bilir ki &#8220;aşk gözü karartır, muhabbet öze iner&#8221;. Yine bilir ki Kitabı Kur&#8217;an, Züleyha&#8217;nın, onu kör edici aşk ile Yusuf&#8217;a bağlanmasını kınamayan ama tuzak ve hileler dolu yönteminin yanlışlığına vurgu yapan yaratıcı ve yapıcı bir kelamdır. Bu sebeple Müslümanın kalbi gülerken bile ağlamaklı olan; kör edici sevdadan da öte Mevlasını kalp gözüyle görebilen &#8220;İhsan&#8221; makamındaki muhabbetle doludur.<br />
3. MÜSLÜMAN BEDENİ<br />
Müslümanın bedeni, materyalistten de öte, maddenin esiri olmayan, aksine daima ona &#8220;Rabbinin kölesi&#8221; oluşunu hatırlatan; kanının, teninin, renginin farkında olan, onları inkar etmeyen ama onları ideolojik bir saplantıya veya kupkuru bir mitolojiye dönüştürmeyen aksine; şanlı tarihinin inşa edici her şimdiki an olduğunu bilen, Selahaddin benim, Fatih benim, Yavuz içimde yaşıyor&#8221; diyebilen; tarihsel zamanların dindar, dindarların ise tarihsel bir kişilik olduğunun bilincinde olan;<br />
Ergenekon&#8217;dan beri milli kutlu kızıl elma yolculuğunun farkında olan&#8230; &#8220;Tanrı Dağları kadar milli ve yerli Hira kadar Müslümanım&#8221; diye haykırabilen bir insan..<br />
.<br />
4. MÜSLÜMAN RUHU:<br />
Müslüman ruhu, bedenine can veren, kimlik, kişilik ve benliğinin farkında olan, kimliğini ve kişiliğini yabancı olarak değil; terbiye edilebilir bir can gören; her türlü esnek ve cinsiyetsiz, liberal hatta transhuman anlayışlardan öte &#8220;Sonsuz Varlığa daima kendini zincirleyen&#8221;, &#8220;Sonsuz Varlığa köleliğin Ruha özgürlük verdiğini ve O&#8217;na ait olduğunu&#8221; gösteren; dahası &#8220;Sonsuz&#8217;a köle olanın Fanilere özgürlük bahşettiğini söyleyen&#8221; dinamik, çoğulcu ve evrenin ötelerini kucaklayıcı bir RUH&#8217;tur&#8230;<br />
PROF. DR. MUSTAFA ALICI</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/modern-ve-postmodern-arasinda-islam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslam&#8217;ın Ecdadımıza İnsanlığa Katkıları</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/islamin-ecdadimiza-insanliga-katkilari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/islamin-ecdadimiza-insanliga-katkilari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Dec 2019 09:50:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Alıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13232</guid>

					<description><![CDATA[1. Teolojisi sade ve anlaşılır.. İnsani fikren tahrif ve fıtraten tahrip etmeyecek olgunlukta&#8230; 2. Tüm dinlerde görülen ruhban sınıfı gibi bir mutlak otoriteyi ortadan kalırmış 3. Böylece Rahibin rolünü soyut ilme ve bilimsel ilkelere vermiş. İlmi mutlak aracı görmüş.. 4.. Asr-ı Saadet ile tarihsel gelenek arasında ayrım yapmış.. 5. Böylece ideal gerçek din olarak İslam, Hz. Peygamber&#8217;in yaşadığı din olduğu açıklamış 6. İnsanların yorumladığı veya gelecekte kurulmasını beklediği sözde mesihci, mehdici, altın çağcı, kozmik ve kozmetik cilalı tüm imam beklentilerini, umutlarını boşa çıkarmış 7. Herkesin beklediği kişinin Hz. Peygamber, tüm umutların İslam olduğunu ortaya koymuş 8. İslam, doğruluğu anlaşılan her tarihsel ve aktüel, kültürel sosyal neticeyi, her fenni hakikati &#8220;ayet &#8221; olarak kitabında zikretmiş 9. İnsanların ulaşmak için uğraştıkları uğraşıp da söyleyemediği aranan kayıp olan keşfedilmeyi bekleyen yegane hakikat olmuş 10. İlim, kalem, öğretmek, öğrenmek, okumak gibi anahtar terimleri hiç bir şey bilmeyen cahil insanların yüzüne korkmadan haykırmış. 11. Söylemekle haykırmakla kalmamış ilk muhataplarını onu yaşayanları onu işitenleri ve okuyanları değiştirerek onları alim ve rol model yapmış 12. Hatta kendi kitabı Kuran&#8217;a ve sahih sünnete sımsıkı sarılan ecdadımızı tüm insanlık adına örnek diğer milletlere devletlere hakim ve efendi yapmış bir dindir. 13. Son olarak İslam tüm dinlerin kökündeki hakikat olduğunu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. Teolojisi sade ve anlaşılır.. İnsani fikren tahrif ve fıtraten tahrip etmeyecek olgunlukta&#8230;<br />
2. Tüm dinlerde görülen ruhban sınıfı gibi bir mutlak otoriteyi ortadan kalırmış<br />
3. Böylece Rahibin rolünü soyut ilme ve bilimsel ilkelere vermiş. İlmi mutlak aracı görmüş..<br />
4.. Asr-ı Saadet ile tarihsel gelenek arasında ayrım yapmış..<br />
5. Böylece ideal gerçek din olarak İslam, Hz. Peygamber&#8217;in yaşadığı din olduğu açıklamış<br />
6. İnsanların yorumladığı veya gelecekte kurulmasını beklediği sözde mesihci, mehdici, altın çağcı, kozmik ve kozmetik cilalı tüm imam beklentilerini, umutlarını boşa çıkarmış</p>
<p>7. Herkesin beklediği kişinin Hz. Peygamber, tüm umutların İslam olduğunu ortaya koymuş<br />
8. İslam, doğruluğu anlaşılan her tarihsel ve aktüel, kültürel sosyal neticeyi, her fenni hakikati &#8220;ayet &#8221; olarak kitabında zikretmiş<br />
9. İnsanların ulaşmak için uğraştıkları uğraşıp da söyleyemediği aranan kayıp olan keşfedilmeyi bekleyen yegane hakikat olmuş<br />
10. İlim, kalem, öğretmek, öğrenmek, okumak gibi anahtar terimleri hiç bir şey bilmeyen cahil insanların yüzüne korkmadan haykırmış.<br />
11. Söylemekle haykırmakla kalmamış ilk muhataplarını onu yaşayanları onu işitenleri ve okuyanları değiştirerek onları alim ve rol model yapmış<br />
12. Hatta kendi kitabı Kuran&#8217;a ve sahih sünnete sımsıkı sarılan ecdadımızı tüm insanlık adına örnek diğer milletlere devletlere hakim ve efendi yapmış bir dindir.<br />
13. Son olarak İslam tüm dinlerin kökündeki hakikat olduğunu asıllarına gittikçe İslam&#8217;ı bulacaklarını ilan eden kendisinden vazgeçilemeyen bir dindir..</p>
<p>Prof. Dr. M. ALICI</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/islamin-ecdadimiza-insanliga-katkilari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Postmodern Çağ&#8217;da Din ve Gençliğimiz</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/postmodern-cagda-din-ve-gencligimiz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/postmodern-cagda-din-ve-gencligimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Apr 2019 10:55:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Alıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=9995</guid>

					<description><![CDATA[1. Bizim gençliğin din anlayışı aslında klasik deizm değil maalesef daha da ötesi &#8230; 2 Gençlik korkunç bir şekilde postmodern &#8220;dinsiz maneviyat &#8221; anlayışına doğru gidiyor. 3. Yani dogmatik dindarlık dediği hiç bir mukaddesatı (kutsal tarih, koruyucu kollayıcı bakış, peygamberlik , ümmet gibi yapı ve kurumları ) kutsal görmeyip onları beşer uydurmaları (bir fabrikasyon) sanması. 4. Dahası gençlikte &#8220;kişiye özel ilah anlayışı&#8221; gelişerek geleneği tenkitçi ve sorgulayıcı yaklaşımı ve &#8221; egoist şahsi maneviyatçılık inancına&#8221; savrulma söz konusu. 5.Bilmeli ki tüm insanlığın dinlerinin ardında ötesinde Tek, Eşsiz, Yaratıcı, Her Şeyi Bilen ve Yaratan bir Tanrı var. Onun dini de insanların inançlarının özü gibi tek: İslam (teslimiyet). Prof. Dr. MUSTAFA ALICI]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. Bizim gençliğin din anlayışı aslında klasik deizm değil maalesef daha da ötesi &#8230;<br />
2 Gençlik korkunç bir şekilde postmodern &#8220;dinsiz maneviyat &#8221; anlayışına doğru gidiyor.<br />
3. Yani dogmatik dindarlık dediği hiç bir mukaddesatı (kutsal tarih, koruyucu kollayıcı bakış, peygamberlik , ümmet gibi yapı ve kurumları ) kutsal görmeyip onları beşer uydurmaları (bir fabrikasyon) sanması.<br />
4. Dahası gençlikte &#8220;kişiye özel ilah anlayışı&#8221; gelişerek geleneği tenkitçi ve sorgulayıcı yaklaşımı ve &#8221; egoist şahsi maneviyatçılık inancına&#8221; savrulma söz konusu.<br />
5.Bilmeli ki tüm insanlığın dinlerinin ardında ötesinde Tek, Eşsiz, Yaratıcı, Her Şeyi Bilen ve Yaratan bir Tanrı var. Onun dini de insanların inançlarının özü gibi tek: İslam (teslimiyet).</p>
<p>Prof. Dr. MUSTAFA ALICI</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/postmodern-cagda-din-ve-gencligimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanlık ve Yüce Varlık</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/insanlik-ve-yuce-varlik/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/insanlik-ve-yuce-varlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Apr 2019 14:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Alıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=9754</guid>

					<description><![CDATA[Din Sosyolojisi, Din Psikolojisi, Din Felsefesi, Din Fenomenolojisi gibi Din Bilimlerinin vardığı sonuçları mukayeseli bir şekilde analiz eden Dinler Tarihine göre: 1. Bütün insanlar, alemi ortak şekilde ikiye bölerler: KUTSAL – PROFAN(DİN DIŞI) 2. Bütün insanlarda aynı his mevcuttur: KUTSAL ALGISI ( SENSUS NUMINUS) 3. Yüce Varlık bütün insanların geleneklerinde şu ORTAK AŞAMALARA sahiptir: Kendini Gizleyen ( Deus Obsconditus /Ti, Brahma, Sidre-i Münteha)-&#62; Kendini Vahyeden (Deus Revalatus/Tien, Allah)-&#62; Rabbül Alemin (Ying-Yang/Malak Ha Şamaim ha Eretz, Esma-i Hüsna) 4. Bütün insanlarda Yüce Varlığa aynı teslimiyet duygusu vardır: İSLAM 5. Bütün insanlar, Kutsal gördükleri Yüce Varlık&#8217;tan ayı şekilde korkar, hayranlık duyar ve titreme geçirirler: İTTİKA 6. Bütün insanlar, Kutsal görüp ittika ettikleri Yüce Tanrı&#8217;ya benzer şekillerde yaklaşırlar: ADAMA/KURBAN VE DUA/NAMAZ 7. YÜCE VARLIK bütün dinlerde aynı yöntemle kendini ifşa eder: VAHİY 8. Bütün insanların ortak bir nihai son mevcuttur: AHİRET Prof. Dr. Mustafa ALICI]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Din Sosyolojisi, Din Psikolojisi, Din Felsefesi, Din Fenomenolojisi gibi Din Bilimlerinin vardığı sonuçları mukayeseli bir şekilde analiz eden Dinler Tarihine göre:<br />
1. Bütün insanlar, alemi ortak şekilde ikiye bölerler: KUTSAL – PROFAN(DİN DIŞI)<br />
2. Bütün insanlarda aynı his mevcuttur: KUTSAL ALGISI ( SENSUS NUMINUS)<br />
3. Yüce Varlık bütün insanların geleneklerinde şu ORTAK AŞAMALARA sahiptir: Kendini Gizleyen ( Deus Obsconditus /Ti, Brahma, Sidre-i Münteha)-&gt; Kendini Vahyeden (Deus Revalatus/Tien, Allah)-&gt; Rabbül Alemin (Ying-Yang/Malak Ha Şamaim ha Eretz, Esma-i Hüsna)<br />
4. Bütün insanlarda Yüce Varlığa aynı teslimiyet duygusu vardır: İSLAM<br />
5. Bütün insanlar, Kutsal gördükleri Yüce Varlık&#8217;tan ayı şekilde korkar, hayranlık duyar ve titreme geçirirler: İTTİKA<br />
6. Bütün insanlar, Kutsal görüp ittika ettikleri Yüce Tanrı&#8217;ya benzer şekillerde yaklaşırlar: ADAMA/KURBAN VE DUA/NAMAZ<br />
7. YÜCE VARLIK bütün dinlerde aynı yöntemle kendini ifşa eder: VAHİY<br />
8. Bütün insanların ortak bir nihai son mevcuttur: AHİRET<br />
Prof. Dr. Mustafa ALICI</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/insanlik-ve-yuce-varlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni̇ Zelanda Katliami ve Müslümanlar, Evanjelikler ve Siyonistler</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yeni%cc%87-zelanda-katli%cc%87ami-ve-muslumanlar-evanjeli%cc%87kler-ve-si%cc%87yoni%cc%87stler/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yeni%cc%87-zelanda-katli%cc%87ami-ve-muslumanlar-evanjeli%cc%87kler-ve-si%cc%87yoni%cc%87stler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2019 12:21:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Alıcı]]></category>
		<category><![CDATA[siyonizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=9162</guid>

					<description><![CDATA[Bu olay, GTA oynar gibi olmasıyla bir açıdan Norveç katliamına benzeyebilir. Ama retoriği farklı. kesin tarihler verilerek 1189 Akra kuşatmasıyla Haçlı seferlerini 1863 Viyana Kuşatmasını bilincine kodlanmış.. ayrıca Cami, İstanbul, Türkiye, Ayasofya vurgularını yapması bilinçaltındaki kararlı ve uzun vadeli planları gösteriyor. Türkiyenin askeri ekonomik, akademik ve siyaset retoriğinde Gündem belirleyici bir güç olmaması için bir ayar denemesi&#8230; silahlı mücadeleyi portestanlara bırakan ve birlikte yaşamayı öne çıkaran katoliklere de aynı anda Haçlı seferlerine ve Kudüs&#8217;e giden kanlı yolu via dolorosa yı kendince anlamlandıran bir amaç.. . Bu çok maksatlı oparasyon hem gerçek Siyonistlerin hem de onların Hıristiyanlıktaki uzantıları olan Evanjelist kıyamet öncesi belirtileri ateşlemek hızlandırmak için yapıldığı açık&#8230; Batıdan gelecek tüm senaryolarının merkezinde en evantajlı konumda olacak olan tabi ki eli zihni ve bilinci kanlı Yahudiler&#8230; Müslüman katliamının merkezi olarak dünyanın bir ucundaki ilk Cuma namazının kılındığı bir şehrin, Yuhanna İncilinin ifadesiyle yerin en uç noktasını tebreştirmek için &#8220;Mesih Kilisesi&#8221; diye çevirebileceğimiz adıyla Christ Church (Yeni Zelanda) seçilmesi &#8216;nın seçilmesi piyonların gerçek savaşını gösteriyor. Hıristiyan dünyası kendi kehanetleriyle başbaşa.. biz müslümanların gerçek gelecek tarihi belli. Ey Müslümanlar Rabbin huzuruna tek tek alınacaksınız ve yaptıklarınızdan başka size kurulan tuzaklara karşı da hesap vereceksiniz&#8230;. (Prof. Dr. Mustafa ALICI )]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu olay, GTA oynar gibi olmasıyla bir açıdan Norveç katliamına benzeyebilir.</p>
<p>Ama retoriği farklı.</p>
<p>kesin tarihler verilerek 1189 Akra kuşatmasıyla Haçlı seferlerini<br />
1863 Viyana Kuşatmasını bilincine kodlanmış.. ayrıca Cami, İstanbul, Türkiye, Ayasofya vurgularını yapması bilinçaltındaki kararlı ve uzun vadeli planları gösteriyor.</p>
<p>Türkiyenin askeri ekonomik, akademik ve siyaset retoriğinde Gündem belirleyici bir güç olmaması için bir ayar denemesi&#8230;<br />
silahlı mücadeleyi portestanlara bırakan ve birlikte yaşamayı öne çıkaran katoliklere de aynı anda Haçlı seferlerine ve Kudüs&#8217;e giden kanlı yolu via dolorosa yı kendince anlamlandıran bir amaç.. .</p>
<p>Bu çok maksatlı oparasyon hem gerçek Siyonistlerin hem de onların Hıristiyanlıktaki uzantıları olan Evanjelist kıyamet öncesi belirtileri ateşlemek hızlandırmak için yapıldığı açık&#8230;</p>
<p>Batıdan gelecek tüm senaryolarının merkezinde en evantajlı konumda olacak olan tabi ki eli zihni ve bilinci kanlı Yahudiler&#8230;</p>
<p>Müslüman katliamının merkezi olarak dünyanın bir ucundaki ilk Cuma namazının kılındığı bir şehrin, Yuhanna İncilinin ifadesiyle yerin en uç noktasını tebreştirmek için &#8220;Mesih Kilisesi&#8221; diye çevirebileceğimiz adıyla Christ Church (Yeni Zelanda) seçilmesi &#8216;nın seçilmesi piyonların gerçek savaşını gösteriyor.<br />
Hıristiyan dünyası kendi kehanetleriyle başbaşa..<br />
biz müslümanların gerçek gelecek tarihi belli.<br />
Ey Müslümanlar Rabbin huzuruna tek tek alınacaksınız ve yaptıklarınızdan başka size kurulan tuzaklara karşı da hesap vereceksiniz&#8230;.</p>
<p>(Prof. Dr. Mustafa ALICI )</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yeni%cc%87-zelanda-katli%cc%87ami-ve-muslumanlar-evanjeli%cc%87kler-ve-si%cc%87yoni%cc%87stler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
