<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>murat belge &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/murat-belge/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Dec 2019 08:21:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>murat belge &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hepiniz oradaydınız!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/hepiniz-oradaydiniz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/hepiniz-oradaydiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Dec 2019 08:21:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[murat belge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13178</guid>

					<description><![CDATA[Bugün FETÖ’ye “mesafe koyar gibi” yapıyorlar ama esasında düşüncelerinde bir değişiklik yok. 15 Temmuz’dan önce ne düşünüyorlarsa, şimdi de aynını düşünüyorlar. Kimi, darbeden sonra içeri alındı. Hâlâ yatıyorlar. Kimi tahliye edildi. Kimi de “en büyük kamuflaj susmaktır” uyarınca sessizliğe gömülmüş durumda. Oysa hepsi oradaydı&#8230; Darbeden altı ay önce&#8230; Bugün susarak durumu kurtarmaya çalışanların tümü “görev” addedip o gün FETÖ toplantısına koştular. Darbe başarılı olsaydı, “Erdoğan’ın otoriterleşmesi bu darbeyi kaçınılmaz kıldı” deyip, yeni duruma göre pozisyon alacaklardı. Murat Belge yıllardır bunun alıştırmasını yapıyordu, “Hiç temenni etmem ama&#8230;” cümlesinin arkasına sığınarak 27 Mayıs benzeri bir darbeyi müjdeliyordu: “Erdoğan otoriterleşmesini sürdürürse 27 Mayıs benzeri bir müdahale gündeme gelebilir.” Geldi işte&#8230; Emir-komuta zinciri dışına çıkmış Fetullahçı subaylar, 27 Mayıs’ta olduğu gibi, bir “kadro darbesine” yeltendiler. Bunu yapacakları biliniyordu. Murat Belge de biliyordu. Bildiği şey gerçekleştiği halde, darbe girişimi karşısındaki soğukluğunu (anlayacakları ifadeyle söylersek “nesnelliğini”) korumaya devam ediyor. Ve hâlâ FETÖ’ye tek laf etmiyor. Darbeden altı ay öncesine dönelim&#8230; (Daha önce de “deşifre” etmiştim. Tekrarında sakınca yok.) Bir “darbe örgütlenmesi” olduğu ortaya çıktığı halde, memleketin okumuş yazmış takımı, “görev” telakki edip, maalie, FETÖ’nün Abant toplantısına koştular. Bir de bildiri yayınladılar. Bildiride şöyle deniyordu: “Kürt sorunu merkezli çok yönlü şiddetin yoğun olarak yaşandığı Sur ve Cizre ilçeleri başta olmak üzere, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sivil insanlarımız zarar görmekte, göç etmek zorunda kalmakta ve kadim kültür mirasımız yok edilmektedir.” Kimler “sivil insanlarımıza” zarar veriyordu? Hangi güç insanlarımızı göç etmek zorunda bırakıyordu ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün <strong>FETÖ</strong>’ye <strong>“mesafe koyar gibi”</strong> yapıyorlar ama esasında düşüncelerinde bir değişiklik yok. <strong>15 Temmuz</strong>’dan önce ne düşünüyorlarsa, şimdi de aynını düşünüyorlar.</p>
<p>Kimi, darbeden sonra içeri alındı.</p>
<p>Hâlâ yatıyorlar.</p>
<p>Kimi tahliye edildi.</p>
<p>Kimi de <strong>“en büyük kamuflaj susmaktır”</strong> uyarınca sessizliğe gömülmüş durumda.</p>
<p>Oysa hepsi oradaydı&#8230;</p>
<p>Darbeden altı ay önce&#8230; Bugün susarak durumu kurtarmaya çalışanların tümü <strong>“görev”</strong> addedip o gün <strong>FETÖ</strong> toplantısına koştular.</p>
<p>Darbe başarılı olsaydı, <strong>“Erdoğan’ın otoriterleşmesi bu darbeyi kaçınılmaz kıldı” </strong>deyip, yeni duruma göre pozisyon alacaklardı.</p>
<p><strong>Murat Belge</strong> yıllardır bunun alıştırmasını yapıyordu, <strong>“Hiç temenni etmem ama&#8230;”</strong> cümlesinin arkasına sığınarak <strong>27 Mayıs benzeri</strong> bir darbeyi müjdeliyordu: <strong>“Erdoğan otoriterleşmesini sürdürürse 27 Mayıs benzeri bir müdahale gündeme gelebilir.”</strong></p>
<p>Geldi işte&#8230;</p>
<p>Emir-komuta zinciri dışına çıkmış Fetullahçı subaylar, 27 Mayıs’ta olduğu gibi, bir <strong>“kadro darbesine”</strong> yeltendiler.</p>
<p>Bunu yapacakları biliniyordu.</p>
<p>Murat Belge de biliyordu.</p>
<p>Bildiği şey gerçekleştiği halde, darbe girişimi karşısındaki soğukluğunu <em>(anlayacakları ifadeyle söylersek <strong>“nesnelliğini”</strong>)</em> korumaya devam ediyor. Ve hâlâ FETÖ’ye tek laf etmiyor.</p>
<p>Darbeden altı ay öncesine dönelim&#8230; <em>(Daha önce de <strong>“deşifre”</strong> etmiştim. Tekrarında sakınca yok.)</em></p>
<p>Bir <strong>“darbe örgütlenmesi”</strong> olduğu ortaya çıktığı halde, memleketin okumuş yazmış takımı, <strong>“görev”</strong> telakki edip, maalie, FETÖ’nün Abant toplantısına koştular.</p>
<p>Bir de bildiri yayınladılar.</p>
<p>Bildiride şöyle deniyordu: <strong>“Kürt sorunu merkezli çok yönlü şiddetin yoğun olarak yaşandığı Sur ve Cizre ilçeleri başta olmak üzere, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sivil insanlarımız zarar görmekte, göç etmek zorunda kalmakta ve kadim kültür mirasımız yok edilmektedir.”</strong></p>
<p>Kimler <strong>“sivil insanlarımıza”</strong> zarar veriyordu?</p>
<p>Hangi güç insanlarımızı göç etmek zorunda bırakıyordu ve bu insanlar nereye sığınıyordu?</p>
<p>Kadim kültürümüzü temsil eden camiler ve tarihi yapılar kimler tarafından ateşe veriliyordu?</p>
<p>Bunları cevabı yok&#8230;</p>
<p>Çünkü bildiride bir tek <strong>“PKK”</strong> ifadesi geçmiyordu.</p>
<p>Peki, kimler <strong>“görev”</strong> telakki edip FETÖ toplantısına koştu?</p>
<p>Düne kadar, cemaat dendiğinde tüyleri diken diken birçok Kemalist-ulusalcı değer&#8230;</p>
<p>Ek olarak kimi Cumhuriyet yazarları: <strong>Ahmet İnsel</strong> ve elbette (huzurlarınızda) <strong>Aydın Engin</strong>&#8230;</p>
<p>HDP’den <strong>“kariyerist”</strong> bacımız <strong>Hüda Kaya</strong>&#8230;</p>
<p>Eski Kültür ve Turizm Bakanı <strong>Ertuğrul Günay</strong>&#8230;</p>
<p>Kalan ömrünü bir <strong>“Fetullahçı”</strong> olarak tamamlamaya azmetmiş eski Dışişleri Bakanı <strong>Yaşar Yakış</strong>&#8230;</p>
<p>Kambersiz düğün olur mu?</p>
<p>Nazlı Ilıcak da hocasının çağrısına koşup Abant’ı şenlendirenler arasındaydı.</p>
<p>Bitti mi?</p>
<p><strong>Murat Belge</strong> de oradaydı&#8230; Ve Murat Belge’ye <em>(yani ustasına)</em> hayran olmak dışında ayırıcı bir vasfı bulunmayan <strong>Birikim</strong> dergisi genel yayın yönetmeni <strong>Ömer Laçiner</strong>&#8230; Ki, <strong>“Yüzde 40’ın üzerinde oy alması durumunda Erdoğan demokrasi dışı yollarla mutlaka indirilmelidir”</strong> demişliği vardır. Muhtemelen <strong>“darbe yancısı”</strong> olarak oradaydı. Bu ikili varsa, mutlaka içki servisi de yapılmıştır&#8230;</p>
<p>Bitti mi?</p>
<p><strong>Baskın Oran, Mümtaz’er Türköne, Ali Bulaç, Şahin Alpay, Reha Çamuroğlu, Eser Karakaş, Mehmet Altan</strong> ve <strong>Ferhat Kentel</strong> de katılımcılar arasındaydı.</p>
<p>Biliyorsunuz, sonuncusu <em>(yani Ferhat Kentel)</em>, bir FETÖ operasyonundan kıl payı kurtulmuştu. Birileri <strong>“KCK sanığı”</strong> yapmak için çok uğraşmışlardı Ferhat’ımızı. Erdoğan’dan nefret ettiği haberi uçurulunca, aynı birileri bu kez <strong>“Abant Platformu üyeliğiyle”</strong> taltif ettiler onu. Alan razı veren razı olduktan sonra bize söz düşmüyor. Birbirlerine hayırlı olsunlar.</p>
<p>Peki, ben bu bilgileri neden hatırlattım?</p>
<p>Fetullah’ın darbesi <strong>“ben geliyorum”</strong> diye bağırdığı halde liberallerimiz nerede eğleşiyormuş, kimler <strong>“zihnen”</strong> darbeye hazırmış?</p>
<p>Bilinsinler&#8230;</p>
<p>Bilinsinler ve niçin <strong>“ahlaki”</strong> üstünlüklerini yitirdiler, görülsünler!</p>
<p>Ahmet Kekeç/Star</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/hepiniz-oradaydiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Liberaller Hâlâ Fetullah Hayranı!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bu-liberaller-hala-fetullah-hayrani/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bu-liberaller-hala-fetullah-hayrani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Mar 2019 09:05:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kekeç]]></category>
		<category><![CDATA[Liberal]]></category>
		<category><![CDATA[murat belge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=9220</guid>

					<description><![CDATA[Murat Belge’miz, AB’nin kendisinin değil, şart koştuğu demokratik standartların önemli olduğunu söylüyor. Bizi almazlarsa, almasınlarmış&#8230; Aslında, biz bu standartlara, AK Parti’nin “AB’ye katılacağız” dediği dönemde epeyce yaklaşmışız. Peki, şimdi? Şimdi Osman Kavala’yı yargılıyormuşuz, Ahmet Altan ya da Nazlı Ilıcak’ın “sübliminal mesaj” vererek darbe yaptığını ileri sürüyormuşuz. Murat Belge’ye, “Cumhurbaşkanı’nı öldürecekler, cesedini de çöplüğe atacaklar” sözü ve “Yine yeşillendi fındık dalları” türküsüyle ne mesajı verildiğini sormayalım. Şunu soralım: Fetullahçıların Emniyet ve Yargı’ya çöreklenip peş peşe operasyon yaptıkları dönemi AB hedefine yaklaşma konusunda ideal buluyorsunuz, iyi ediyorsunuz da&#8230; “Yargılananlar”ın kimliği değişince neden o idealizmi tersine çeviriyorsunuz? Erdoğan’a itiraz ettiğiniz kadar, Fetullah’a itiraz etmediniz. Erdoğan’ı kriminalize ettiğiniz kadar, Fetullah’ı kriminalize etmediniz. Şunu mu demek istiyorsunuz: İlker Başbuğ bile yargılanabilir ama Fetullah’la dirsek teması olan hiçbir liberal yargılanamaz&#8230; Ergenekon ve Balyoz operasyonlarıyla kimi TSK unsurlarına gadredilebilir ama “Yine yeşillendi fındık dalları” diye kırıtıp ertesi günkü darbeyi haber veren Nazlı Ilıcak hâkim karşısına bile çıkarılamaz. Bu mu? Hazır konu açılmışken, bir soru daha soralım Murat Belge’ye: Bize bugüne kadar “anti militaristmiş gibi” yapan liberallerimiz (buna, kendilerine “sosyalist” sürü veren bazı aydınlar da dâhildir), Gezi ve 17/25 Aralık bozgunundan sonra neden bir darbeyi “arzular” ve “kışkırtır” hale geldiler? Murat Belge’nin kendisi bile, bir “darbe”yi istiyor ve bekliyordu? Kendisiyle yapılmış müteaddit söyleşilere ve yazdığı yazılara bakalım. Belge, “27 Mayıs benzeri” bir darbe bekliyordu. Çünkü aldığı enformasyon (bu enformasyonun kaynağı elbette Fetullahçılardı) bu yöndeydi. Kurnaz ve soğukkanlı bir anti militarist olduğu için, “Altan biraderler” gibi “darbe enformasyonuna” balıklama atlayıp pozisyon kapmaya uğraşmıyordu. Hiç temenni etmiyormuş gibi yapıp, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Murat Belge</strong>’miz, <strong>AB</strong>’nin kendisinin değil, şart koştuğu demokratik standartların önemli olduğunu söylüyor. Bizi almazlarsa, almasınlarmış&#8230; Aslında, biz bu standartlara, <strong>AK Parti</strong>’nin <strong>“AB’ye katılacağız” </strong>dediği dönemde epeyce yaklaşmışız.</p>
<p>Peki, şimdi?</p>
<p>Şimdi <strong>Osman Kavala’</strong>yı yargılıyormuşuz, <strong>Ahmet Altan</strong> ya da <strong>Nazlı Ilıcak</strong>’ın <strong>“sübliminal mesaj”</strong> vererek darbe yaptığını ileri sürüyormuşuz.</p>
<p>Murat Belge’ye, <strong>“Cumhurbaşkanı’nı öldürecekler, cesedini de çöplüğe atacaklar”</strong> sözü ve <strong>“Yine yeşillendi fındık dalları”</strong> türküsüyle ne mesajı verildiğini sormayalım.</p>
<p>Şunu soralım:</p>
<p>Fetullahçıların <strong>Emniyet </strong>ve <strong>Yargı</strong>’ya çöreklenip peş peşe operasyon yaptıkları dönemi AB hedefine yaklaşma konusunda ideal buluyorsunuz, iyi ediyorsunuz da&#8230; <strong>“Yargılananlar”</strong>ın kimliği değişince neden o idealizmi tersine çeviriyorsunuz?</p>
<p><strong>Erdoğan</strong>’a itiraz ettiğiniz kadar, Fetullah’a itiraz etmediniz.</p>
<p>Erdoğan’ı kriminalize ettiğiniz kadar, <strong>Fetullah</strong>’ı kriminalize etmediniz.</p>
<p>Şunu mu demek istiyorsunuz:</p>
<p><strong>İlker Başbuğ</strong> bile yargılanabilir ama Fetullah’la dirsek teması olan hiçbir liberal yargılanamaz&#8230;</p>
<p><strong>Ergenekon </strong>ve <strong>Balyoz</strong> operasyonlarıyla kimi TSK unsurlarına gadredilebilir ama <strong>“Yine yeşillendi fındık dalları”</strong> diye kırıtıp ertesi günkü darbeyi haber veren <strong>Nazlı Ilıcak</strong> hâkim karşısına bile çıkarılamaz.</p>
<p>Bu mu?</p>
<p>Hazır konu açılmışken, bir soru daha soralım Murat Belge’ye:</p>
<p>Bize bugüne kadar <strong>“anti militaristmiş gibi”</strong> yapan liberallerimiz <em>(buna, kendilerine <strong>“sosyalist”</strong> sürü veren bazı aydınlar da dâhildir)</em>, <strong>Gezi </strong>ve <strong>17/25 Aralık</strong> bozgunundan sonra neden bir darbeyi <strong>“arzular”</strong> ve <strong>“kışkırtır”</strong> hale geldiler?</p>
<p>Murat Belge’nin kendisi bile, bir <strong>“darbe”</strong>yi istiyor ve bekliyordu?</p>
<p>Kendisiyle yapılmış müteaddit söyleşilere ve yazdığı yazılara bakalım.</p>
<p>Belge, <strong>“27 Mayıs benzeri”</strong> bir darbe bekliyordu.</p>
<p>Çünkü aldığı enformasyon <em>(bu enformasyonun kaynağı elbette Fetullahçılardı)</em> bu yöndeydi.</p>
<p>Kurnaz ve soğukkanlı bir anti militarist olduğu için, <strong>“Altan biraderler”</strong> gibi <strong>“darbe enformasyonuna”</strong> balıklama atlayıp pozisyon kapmaya uğraşmıyordu.</p>
<p>Hiç temenni etmiyormuş gibi yapıp, “gidişatın” 27 Mayıs benzeri bir darbeyi gündeme gelebileceğini söylüyordu.</p>
<p>Evet, bunları bize kurnazca anti militaristmiş gibi yapan Murat Belge söylüyordu.</p>
<p>Bugün içeride değilse, bunu o <strong>“kurnaz soğukkanlılığına”</strong> borçludur&#8230; Mesele <strong>“sübliminal mesaj”</strong>sa, bunun kralını veriyordu oysa&#8230;</p>
<p>Fakat Murat Belge’yi <strong>“asrın filozofu”</strong> sayan <strong>Ömer Laçiner</strong> hiç de soğukkanlı değildi, <strong>“Erdoğan’ın demokrasi dışı yollarla da olsa, mutlaka indirilmesi gerektiğini”</strong>savunuyordu. Üstelik bu değerli görüşlerini, bugün kapalı bulunan bir <strong>FETÖ kanalında</strong> dile getiriyordu.</p>
<p>Kelimelere dans ettirme becerisine sahip <strong>Ahmet Altan</strong>, Türkiye’nin kurtuluşunun, ancak, <strong>“darbe”</strong> ve <strong>“iç savaş”</strong> gibi büyük bir altüst oluşla mümkün olabileceğini yazıyordu.</p>
<p>Kardeşi <em>de (ikinci cumhuriyetçi, liberal ve darbe karşıtı geçinen <strong>Mehmet Altan</strong> da)</em> zaman zaman <strong>“benzeri düşünceleri”</strong> dile getiriyordu. Doğrudan <strong>“darbe”</strong>yi ima etmese de, <strong>“iç savaşın kanlı cehennemini”</strong> öneriyordu.</p>
<p>Mesele <strong>“Erdoğan’dan kurtulmak”</strong>sa, en ehven yolun bir iç savaş olduğunu ima eden, hatta bunu özendiren yazılar yazıyordu.</p>
<p>Soruyu tekrarlayalım:</p>
<p>FETÖ müktesebatıyla mücadele başlayınca, niçin bir darbeyi arzular <em>(hatta özendirir)</em> hale geldiniz Murat Belge ve bugün <em>(durum kavlinizce eskisinden daha kötü olduğu halde)</em> niçin <strong>“iç savaş”</strong> türünden <strong>“kurtuluş reçeteleri”</strong> sunmuyorsunuz?</p>
<p>Ahmet Kekeç/Star</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bu-liberaller-hala-fetullah-hayrani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
