<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>muhalefet &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/muhalefet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Nov 2021 06:40:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>muhalefet &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İktidar Cenahında Kavga Var mı?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/iktidar-cenahinda-kavga-var-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/iktidar-cenahinda-kavga-var-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2021 06:39:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17891</guid>

					<description><![CDATA[Sözcü gazetesi yazarı&#160;Aytunç Erkin&#8217;in&#160;TBMM başkanlarından&#160;Cemil Çiçek&#160;Bey&#8217;le yaptığı telefon görüşmesi üzerin kaleme aldığı yazı gündemin ilk maddesine yerleşti. Cumhurbaşkanı seçimi konusunda Cemil Bey&#8217;in&#160;yüzde 50 artı 1&#8217;in sıkıntıya sebep olacağı&#160;fikri yeni değil ki. Yeni olan bu düşüncenin Sözcü gazetesinde yer almasıdır. İktidar partisinde bulunmuş herhangi bir ismin farklı bir fikri gündeme gelince muhalif çevreler hemen&#160;iktidar cenahında kavga var&#160;dercesine yorumlar yapmaya başlıyor. İşte 50 artı 1 tartışması da bu kabilden bir tartışma. İktidara muhalif çevrelerin bir de şöyle bir ezberleri var. Zannediyorlar ki iktidar partisinde görev alanlar ve iktidar partisini destekleyenler hiçbir farklı fikir beyan etmiyorlar, doğru yanlış her uygulamaya her teklife ve her karara körü körüne teslim oluyorlar. Oysa gerçek öyle değil. İktidar partisi içinde görevli olanlar ve destekleyenler gördükleri bir yanlışı yahut ikna olmadıkları bir teklif veya kararı ilgili mercilere bir şekilde ulaştırıyorlar. Mesela partinin basına kapalı toplantılarında eleştiriler gündeme gelir, herkes fikrini serbestçe açıklar. Ya da heyetler halinde yapılan özel görüşmelerde bizzat parti genel başkanına doğrular da yanlışlar da açıklıkla ifade edilir. Yahut ilgili mercilere bizzat şifahen ya da yazılı olarak farklı düşünceler iletilir. Bunlar gazetelerde veya televizyonlarda açıkça yapılmadığı için muhalif çevreler iktidar mensuplarını körü körüne itaatle itham ederler. Ya da benzer toplantılardan dışarıya farklı bir şey sızınca kraldan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sözcü gazetesi yazarı&nbsp;<strong>Aytunç Erkin&#8217;in</strong>&nbsp;TBMM başkanlarından&nbsp;<strong>Cemil Çiçek</strong>&nbsp;Bey&#8217;le yaptığı telefon görüşmesi üzerin kaleme aldığı yazı gündemin ilk maddesine yerleşti.</p>



<p>Cumhurbaşkanı seçimi konusunda Cemil Bey&#8217;in&nbsp;<strong>yüzde 50 artı 1&#8217;in sıkıntıya sebep olacağı</strong>&nbsp;fikri yeni değil ki.</p>



<p>Yeni olan bu düşüncenin Sözcü gazetesinde yer almasıdır.</p>



<p>İktidar partisinde bulunmuş herhangi bir ismin farklı bir fikri gündeme gelince muhalif çevreler hemen&nbsp;<strong>iktidar cenahında kavga var</strong>&nbsp;dercesine yorumlar yapmaya başlıyor.</p>



<p>İşte 50 artı 1 tartışması da bu kabilden bir tartışma.</p>



<p>İktidara muhalif çevrelerin bir de şöyle bir ezberleri var. Zannediyorlar ki iktidar partisinde görev alanlar ve iktidar partisini destekleyenler hiçbir farklı fikir beyan etmiyorlar, doğru yanlış her uygulamaya her teklife ve her karara körü körüne teslim oluyorlar.</p>



<p>Oysa gerçek öyle değil. İktidar partisi içinde görevli olanlar ve destekleyenler gördükleri bir yanlışı yahut ikna olmadıkları bir teklif veya kararı ilgili mercilere bir şekilde ulaştırıyorlar. Mesela partinin basına kapalı toplantılarında eleştiriler gündeme gelir, herkes fikrini serbestçe açıklar. Ya da heyetler halinde yapılan özel görüşmelerde bizzat parti genel başkanına doğrular da yanlışlar da açıklıkla ifade edilir. Yahut ilgili mercilere bizzat şifahen ya da yazılı olarak farklı düşünceler iletilir.</p>



<p>Bunlar gazetelerde veya televizyonlarda açıkça yapılmadığı için muhalif çevreler iktidar mensuplarını körü körüne itaatle itham ederler.</p>



<p>Ya da benzer toplantılardan dışarıya farklı bir şey sızınca kraldan fazla kralcılar o farklı fikri tartışmak ve düşünmek yerine sahibini tartışmaya başlarlar.</p>



<p>Cemil Bey&#8217;in yüzde 50 artı 1 konusundaki fikrinin basında yer alması tam da bu kabilden bir tartışmadır.</p>



<p><strong>Temel Karamollaoğlu&#8217;nun</strong>&nbsp;<strong>Başkan Erdoğan</strong>&nbsp;ile görüşmesi sonrasında &#8216;yüzde 50 artı 1&#8217;den Erdoğan da rahatsız&#8217; kabilinden söylediği sözler geçen hafta tartışılmıştı.</p>



<p><strong>Temmuz&nbsp;</strong>ayında yapılan anayasa toplantılarından birinde Cemil Bey bu konuda fikrini söylemiş ve yüzde 50 artı 1&#8217;in sıkıntıya sebep olacağı düşüncesini açıklamıştı.</p>



<p>Aytunç Erkin de bunu duyduğu için konuyu Cemil Bey&#8217;e sormuş.</p>



<p>Cemil Bey de o konudaki düşüncesini söylemiş. Kendine göre de gerekçeleri var.</p>



<p>Bence parti içinde farklı düşüncelerin bulunması zenginliktir. Herkesin o fikre katılma mecburiyeti yoktur. Ama farklı fikirlere tahammül etmek de çok önemli bir erdemdir.</p>



<p>Muhalif çevrelerin bunu iktidar içinde bir çatlak olarak değerlendirmeleri fırsatçılıktır,&nbsp;<strong>ucuz siyasettir.</strong></p>



<p>Kraldan fazla kralcıların fikir yerine şahsı tartışmaya açmalarının da iktidar cenahına zarar vermekten başka bir sonucu olmaz.</p>



<p><strong>Cemil Bey</strong>&nbsp;yarım asrı aşkın bir zamandır siyaset yapan bilgi birikim ve tecrübesinden istifade edilmesi gereken&nbsp;<strong>önemli bir şahsiyettir</strong>. Herkesin sevmesi, beğenmesi fikirlerini onaylaması şart değildir. Lakin hakaret olmadığı sürece&nbsp;<strong>farklı fikir beyan etmesini zenginlik</strong>&nbsp;olarak değerlendirmek gerekir.</p>



<p>Fazladan bir oy alabilmek için yaz kış demeden dağ taş demeden mahalle mahalle köy köy ev ev dolaşmayı ilke edinmiş bir siyasi hareketin binlerce insanı etkileme gücüne sahip değerleri farklı fikirleri sebebiyle tartışmak ve dışlamak da siyaset değil tam tersine siyasetsizliktir.</p>



<p>Her fikrine katılmıyorum ama Cemil Çiçek Bey konusunda ben böyle düşünüyorum. Kaldı ki Cemil Bey böyle bir tartışma açmamış aksine yapılan bir tartışma üzerine fikrini söylemiştir. Söylediği şey de AK Parti ile doğrudan ilişkili bir husus değil&nbsp;<strong>seçim sistemiyle ilgili teknik bir konudur.</strong></p>



<p>Muhalif çevrelerin iddia ettiği gibi bir çatlak söz konusu değildir.&nbsp;<strong>Cemil Bey</strong>&nbsp;gündelik siyasetle ilgilenmediğini meselelere particilik gözüyle değil objektif olarak baktığını ama Başkan Erdoğan&#8217;ın da yanında olduğunu ve fikirlerini ilgili mercilere lisan-ı münasiple ilettiğini söylüyor.</p>



<p>Keşke farklı düşünen herkes böyle yapsa.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/iktidar-cenahinda-kavga-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhalefet Mi Bu!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/muhalefet-mi-bu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/muhalefet-mi-bu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2021 08:44:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17611</guid>

					<description><![CDATA[CHP lideri Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanımızın Taliban ile görüşmesini istemiyor ama Suriyeli mülteciler konusunda da  Esat’la görüşmemesi nedeniyle onu eleştiriyor…Bu akıl almaz çelişkinin nedeni nedir? Mülteci sorununun bu denli büyük olmasının nedenini diyalog olmayışına bağlıyor. Oysa Suriye Mülteci sorunu, Esat’ın değil Rusya ve ABD’nin Suriye topraklarında oluşturduğu terörün sonucudur. Hedefi de Cumhurbaşkanımız Erdoğan değil, aksine milletimiz ve Türkiye’dir. Amerika ve Rusya’nın zoru Ortadoğu’da itiraz eden Türkiye&#8217;nin ortaya çıkmasınadır. Erdoğan&#8217;a olan öfkeleri de bundandır. Kılıçdaroğlu bu sorunu nasıl çözecek? Kukla Esat’ı değil de çıkarları için Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ABD ve Rusya’yı nasıl ikna edecek? Onları bu ülkede memnun edecek tek yönetici, geçmişte olduğu gibi ülkemizin gücünü kıracak, yok edecek, yerlerde süründürecek, İMF’ye borçlandıracak, verilen emir ve talimatlara harfiyen uyacak biri&#160; aramaktadırlar. Yoksa, kendi çıkarlarını kendilerinin olmadığı yerde daha fazla müdafaa edecek böyle biri olmaya mı aday Kılıçdaroğlu? Rusya ve ABD’yi başka türlü ikna etmek mümkün müdür? CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanımızın Suriyeli mülteciler konusunda Esat’la görüşmesini istiyor ama Afgan Mülteciler konusunda Taliban’la görüşmesini asla istemiyor. CHP yandaşları da kılık kıyafetleri, saç sakalı&#160; birbirine karışmış ellerinde tüfekler olan kişilerin fotoğraflarını paylaşarak “aha da bunlarla görüşecek Erdoğan”&#160; demektedirler. Şayet zalimse, zalimin sakallısı ile sakalsızı arasında fark yoktur. Bana kalırsa da sakalına, şalvarına bakmaksızın Taliban ile &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>CHP lideri Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanımızın Taliban ile görüşmesini istemiyor ama Suriyeli mülteciler konusunda da  Esat’la görüşmemesi nedeniyle onu eleştiriyor…Bu akıl almaz çelişkinin nedeni nedir? Mülteci sorununun bu denli büyük olmasının nedenini diyalog olmayışına bağlıyor. Oysa Suriye Mülteci sorunu, Esat’ın değil Rusya ve ABD’nin Suriye topraklarında oluşturduğu terörün sonucudur. Hedefi de Cumhurbaşkanımız Erdoğan değil, aksine milletimiz ve Türkiye’dir. Amerika ve Rusya’nın zoru Ortadoğu’da itiraz eden Türkiye&#8217;nin ortaya çıkmasınadır. Erdoğan&#8217;a olan öfkeleri de bundandır.</p>



<p>Kılıçdaroğlu bu sorunu nasıl çözecek? Kukla Esat’ı değil de çıkarları için Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ABD ve Rusya’yı nasıl ikna edecek? Onları bu ülkede memnun edecek tek yönetici, geçmişte olduğu gibi ülkemizin gücünü kıracak, yok edecek, yerlerde süründürecek, İMF’ye borçlandıracak, verilen emir ve talimatlara harfiyen uyacak biri&nbsp; aramaktadırlar. Yoksa, kendi çıkarlarını kendilerinin olmadığı yerde daha fazla müdafaa edecek böyle biri olmaya mı aday Kılıçdaroğlu? Rusya ve ABD’yi başka türlü ikna etmek mümkün müdür?</p>



<p>CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanımızın Suriyeli mülteciler konusunda Esat’la görüşmesini istiyor ama Afgan Mülteciler konusunda Taliban’la görüşmesini asla istemiyor. CHP yandaşları da kılık kıyafetleri, saç sakalı&nbsp; birbirine karışmış ellerinde tüfekler olan kişilerin fotoğraflarını paylaşarak “aha da bunlarla görüşecek Erdoğan”&nbsp; demektedirler. Şayet zalimse, zalimin sakallısı ile sakalsızı arasında fark yoktur. Bana kalırsa da sakalına, şalvarına bakmaksızın Taliban ile Cumhurbaşkanımız ve devlet yetkilileri ülkemizi de ilgilendiren sorunlarla ilgili mutlaka görüşmelidirler.</p>



<p>CHP’nin beğenmediği kıyafetleriyle Taliban, ABD ile çok uyumlu çalışacağını ilan etti. ABD yıllardır savaştığı bir yapıya Afganistan’ı teslim etmiştir. Acaba Taliban yirmi yıl önceki Taliban mı? Rusya ve ABD ile savaşırken büyük ölçüde birlikte olmayı başaran Afganlılar daha sonra kim yönetecek, devletin imkanlarını kim paylaşacak, kim ne kadar pay alacak gibi dünyevi hesaplarla birbirlerine düştüler. Kıyafetleri kimseyi aldatmasın, ABD dünyevi kavganın taraflarından birine ülkeyi teslim etmiştir.</p>



<p>Biliyorum, bu ifadelerimi çok bulanlar olacak…</p>



<p>Öyle anlaşılıyor ki, ABD İran yerine Afganistan’ı koyacak. Görünürde İslam olan bir devlete müsaade etti ama yöneticilerinin beceriksizliklerinden, ehliyet ve liyakatsizliklerinden beki de bazılarının kötü niyetli olmalarından doğacak tüm zulümleri, ahlaksızlıkları ve baskıları İslam’ın ve Müslümanların eseri olarak tüm dünyaya paylaşacak…”İslam da Müslüman’da budur“ demiş olacak. Dostlarıma tavsiyem fazla hayale kapılmasınlar…Anlaşılan Taliban’ın ve Afganistan’ın ABD tarafından müsaade edilen yeni görevi budur!</p>



<p>Hiç kimse Afganistan’da İslam’a dayalı bir düzen kurulacak hayali kurmasın. Olsa olsa yıllardır ABD’nin görmek&nbsp; istediği gibi İran tarzı, İran kadar, İran benzeri belki de çok daha kötüsü bir Afganistan olur…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/muhalefet-mi-bu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokun Kafanıza Bunu!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/sokun-kafaniza-bunu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/sokun-kafaniza-bunu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2021 09:03:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17551</guid>

					<description><![CDATA[Ülkemizde dünyayı derinden sarsan salgın hastalık var, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ekonomik sıkıntılar var ve yine dünyada olduğu gibi ülkemizde ormanlar yanıyor, sel baskınları var diye bundan sonra askeri göreve çağırmak yok, milleti sokağa davet etmek yok, kim adına ne için olduğu belirsiz kaos oluşturup hükümet olmak yok, muhtıra yok, darbe yok…Yok yok yok…! Sokun bunu kafanıza artık! Kalın kafanız anlasın diye bir kez daha tane tane anlatıyorum… Seçimlerde Cumhurbaşkanlığına aday olacaksınız, nasıl yöneteceğinize ilişkin güven veren politikalarınızı milletimize açıkça anlatacaksınız, milletimiz de anlattıklarınıza ikna olursa sizleri seçerek görevlendirecek…Bunun dışında tüm yollar bitti kapandı…Niçin hâlâ olması muhtemel bir sorun gördüğünüzde sağınıza solunuza bakarak birileri daha varsa buradan yeni bir iktidar doğar mı hevesine kapılıyorsunuz? Boşuna yırtınmayın, olmayacak! Bu millet, iktidar olmak üzere millet iradesi dışındaki tüm yolları, İslam ülkelerinde olduğu gibi kaos ve çatışma olmadan kapattığı için Cumhurbaşkanımıza ömür boyu oy verse yine de hakkını ödeyemez… Alışmışlardı…Kaos çıkar, sisli hava oluştur, kan dök, gürültü çıkar, terör eylemlerini çoğalt, sonra da yönetime el koy! Yok artık öyle! Şeytani o iş bitti…Bu hileyi bitiren de Cumhurbaşkanımızdır. Bundan sonra ne yapacaksanız milleti ikna ederek yapacaksınız! Sokun kafanıza bunu! Deprem, sel, yangın gibi tabii afetlerden ve felaketlerden bile iktidar olma hayali kuranlar var…Yok &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ülkemizde dünyayı derinden sarsan salgın hastalık var, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ekonomik sıkıntılar var ve yine dünyada olduğu gibi ülkemizde ormanlar yanıyor, sel baskınları var diye bundan sonra askeri göreve çağırmak yok, milleti sokağa davet etmek yok, kim adına ne için olduğu belirsiz kaos oluşturup hükümet olmak yok, muhtıra yok, darbe yok…Yok yok yok…!</p>



<p>Sokun bunu kafanıza artık!</p>



<p>Kalın kafanız anlasın diye bir kez daha tane tane anlatıyorum…</p>



<p>Seçimlerde Cumhurbaşkanlığına aday olacaksınız, nasıl yöneteceğinize ilişkin güven veren politikalarınızı milletimize açıkça anlatacaksınız, milletimiz de anlattıklarınıza ikna olursa sizleri seçerek görevlendirecek…Bunun dışında tüm yollar bitti kapandı…Niçin hâlâ olması muhtemel bir sorun gördüğünüzde sağınıza solunuza bakarak birileri daha varsa buradan yeni bir iktidar doğar mı hevesine kapılıyorsunuz? Boşuna yırtınmayın, olmayacak!</p>



<p>Bu millet, iktidar olmak üzere millet iradesi dışındaki tüm yolları, İslam ülkelerinde olduğu gibi kaos ve çatışma olmadan kapattığı için Cumhurbaşkanımıza ömür boyu oy verse yine de hakkını ödeyemez…</p>



<p>Alışmışlardı…Kaos çıkar, sisli hava oluştur, kan dök, gürültü çıkar, terör eylemlerini çoğalt, sonra da yönetime el koy! Yok artık öyle! Şeytani o iş bitti…Bu hileyi bitiren de Cumhurbaşkanımızdır. Bundan sonra ne yapacaksanız milleti ikna ederek yapacaksınız! Sokun kafanıza bunu!</p>



<p>Deprem, sel, yangın gibi tabii afetlerden ve felaketlerden bile iktidar olma hayali kuranlar var…Yok kardeşim yok…Anlasana!</p>



<p>Hele bir itiraz var ki kabul edilebilir değil…İnsani de değil!</p>



<p>Ülkemizin tüm yükü neredeyse tek başına sırtına yüklenmiş biri olarak oradan oraya koşuşturan Cumhurbaşkanımız yorgunmuş…İnsan olarak bunca sorumluluk ve işin altında yorgun olması kadar doğal ne olabilir ki!</p>



<p>Alternatif kim peki? Hiçbir sorumluluğu olmayan ve konuşmak dışında da hiçbir icraatı olmayan Kılıçdaroğlu…! Kim o biliyor musunuz? Hani en dinç haliyle, yorgun olmadığı halde yürüyen merdivene ters yönden binmişti ya işte o! Güler misin ağlar mısın!</p>



<p>Rüyada mıyım, yoksa ne! Sen aklıma mukayyet ol ya rab!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/sokun-kafaniza-bunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sedat Peker BAE&#8217;de Ne Yapıyor, Muhalefet 6 Ay İçinde Ne Bekliyor?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/sedat-peker-baede-ne-yapiyor-muhalefet-6-ay-icinde-ne-bekliyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/sedat-peker-baede-ne-yapiyor-muhalefet-6-ay-icinde-ne-bekliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halime Kökce]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 May 2021 07:08:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17318</guid>

					<description><![CDATA[Her türlü illegal işin içinde olan organize suç örgütü kurmak ve yönetmekten hapis yatmış bir mafya lideri olarak bilinen bir kişi Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nden çektiği videolarla içlerinde siyasilerin de olduğu bazı kişilere suçlamalar yöneltiyor. Zamanlaması da manidar olan bu operasyon videolarda anlattıklarının tamamı iddia. 90&#8217;lı yılların Türkiye&#8217;sindeki olayları bile beri alıp sanki bugün yaşanıyormuş gibi algı oluşturmaya çalışıyor. Uyuşturucu ile en fazla mücadele eden AK Parti döneminde uyuşturucu trafiğine göz yumulduğunu ima ediyor. Bazı siyasileri ise bu konuda doğrudan suçluyor. İktidarı yıpratmak adına muhalefet için ortalığa kullanışlı yemler serpiştiren bu kişi kendi intikam duygusunu tatmin ediyor ama daha önemlisi bulunduğu ülkenin ve bölgede operasyon kabiliyeti yüksek istihbarat örgütlerinin bilgisi ve hatta sevk ve idaresinde konuşuyor. Bu arada daha fazla meşhur olmak istiyor, daha çok izlenmek, daha çok intikam almak&#8230; Kimden, neden intikam almak istiyor? Anlattığı gibi evi usulsüzce arandığı için değil belli ki. Zaten aramanın iddia ettiği gibi gerçekleşmediği anlaşıldı. Kendini mafya dizilerindeki ailesine düşkün baba karakterine dönüştüren şahıs, aile, çocuk ve kadının kutsallığı söylemi üzerinden de pirim yapmaya çalışıyor. Parçası olduğu mafya düzenini bilmesen zenginden alıp fakire veren, mazlumu, zayıfı koruyan hayırsever iş adamı sanırsın. Ne kadar çok namustan, ahlaktan bahseder ve ne kadar sesini yükseltirse o kadar inandırıcı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Her türlü illegal işin içinde olan organize suç örgütü kurmak ve yönetmekten hapis yatmış bir mafya lideri olarak bilinen bir kişi Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nden çektiği videolarla içlerinde siyasilerin de olduğu bazı kişilere suçlamalar yöneltiyor. Zamanlaması da manidar olan bu operasyon videolarda anlattıklarının tamamı iddia. 90&#8217;lı yılların Türkiye&#8217;sindeki olayları bile beri alıp sanki bugün yaşanıyormuş gibi algı oluşturmaya çalışıyor. Uyuşturucu ile en fazla mücadele eden AK Parti döneminde uyuşturucu trafiğine göz yumulduğunu ima ediyor. Bazı siyasileri ise bu konuda doğrudan suçluyor.</p>



<p>İktidarı yıpratmak adına muhalefet için ortalığa kullanışlı yemler serpiştiren bu kişi kendi intikam duygusunu tatmin ediyor ama daha önemlisi bulunduğu ülkenin ve bölgede operasyon kabiliyeti yüksek istihbarat örgütlerinin bilgisi ve hatta sevk ve idaresinde konuşuyor.</p>



<p>Bu arada daha fazla meşhur olmak istiyor, daha çok izlenmek, daha çok intikam almak&#8230;</p>



<p>Kimden, neden intikam almak istiyor?</p>



<p>Anlattığı gibi evi usulsüzce arandığı için değil belli ki. Zaten aramanın iddia ettiği gibi gerçekleşmediği anlaşıldı.</p>



<p>Kendini mafya dizilerindeki ailesine düşkün baba karakterine dönüştüren şahıs, aile, çocuk ve kadının kutsallığı söylemi üzerinden de pirim yapmaya çalışıyor. Parçası olduğu mafya düzenini bilmesen zenginden alıp fakire veren, mazlumu, zayıfı koruyan hayırsever iş adamı sanırsın.</p>



<p>Ne kadar çok namustan, ahlaktan bahseder ve ne kadar sesini yükseltirse o kadar inandırıcı olacağını düşünüyor.</p>



<p>Türkiye&#8217;de siyaset kurumunu, 17-25 Aralık&#8217;ta olduğu gibi yolsuzluk ithamıyla zan altında bırakmaya çalışan bu dizi film, evet bir telefon ve bir tripotla çekilen ucuz bir prodüksiyon. Fakat mafyatik bir tipin kayışının kopması olayı kadar basit değil. FETÖ&#8217;sünden ABD medyasına ve muhalefet partilerine kadar pek çok odağın konuya yaklaşımı ve başrol oyuncumuzun hedefindeki kişilere dair suçlamalarının yanı sıra konuşmalarına yetirdiği imgeler ve zikrettiği Nazım Hikmet, Seyyid Rıza gibi isimler üzerinden verdiği mesajlar da dikkate değer.</p>



<p>&#8220;Adamın amacı zaten konuşulmak, asılsız iddialarına, yalanlarına ne cevap vereceğiz?&#8221; demek gibi bir lüksü yok ismi geçen kişilerin. Zira yalanın gerçeğe her daim tur bindirdiği bir dünyadayız.</p>



<p>Siyaset yalanı keşfetti bir kere. Bu bir süre daha böyle devam eder. &#8220;Yalanla baş edilemez nasılsa&#8221; demek olmaz. İftiracıyı değil halkı muhatap alarak bu iddialara en hızlı ve güçlü şekilde cevap vermek gerekir.</p>



<p>Aksi takdirde FETÖ artığı olduğu belli bir muhabirin kamikaze saldırısı, Sedat Peker&#8217;in FETÖ&#8217;nün merkez üslerinden olan BAE&#8217;den yaptığı yayınlar, FETÖ&#8217;cü hesapların &#8220;çok güzel şeyler olacak&#8221; ezberini yeniden üretmeye başlaması ve uyuyan hücrelerinin uyanması, Meral Akşener&#8217;in Meclis çatısı altında Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ı bebek katili Netanyahu&#8217;ya benzetip ertesi gün Cumhurbaşkanı&#8217;nın memleketi Rize&#8217;ye provakatif bir ziyaret düzenlemesi, Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun katıldığı bir canlı yayında &#8216;6 ay içerisinde çok farklı bir Türkiye göreceksiniz. İstediğiniz gibi tweet atabileceksiniz.&#8221; ifadelerini kullanması akla farklı sorular getiriyor.</p>



<p>Bu peşi sıra gelen saldırılar ve daha seçime 2 yıl varken 6 ay sonrasına yapılan vurgu basite alınacak bir şey değil.</p>



<p>Sedat Peker BAE&#8217;den ne yapıyorsa, Akşener&#8217;in çıkışı ve Kılıçdaroğlu&#8217;nun &#8220;6 ay sonra&#8221; vurgusu birbirinden bağımsız değil.</p>



<p>Ve bunlar komplo teorisi hiç değil.</p>



<p>Kaynak: star.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/sedat-peker-baede-ne-yapiyor-muhalefet-6-ay-icinde-ne-bekliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asıl Bunlar Yargılanmalı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/asil-bunlar-yargilanmali/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/asil-bunlar-yargilanmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Firuz Türker]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 May 2021 07:53:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17219</guid>

					<description><![CDATA[Bu nedir ya…?İpini koparan ipsiz sapsız takımı iktidara parmak sallıyor.&#8216;Yargılayacağız bunları&#8217;Yargılayacaklar mı gerçekten? Allah fırsat vermesin ama ellerine fırsat geçerse yargılayacaklar mı sanki?15 Temmuz akşamı Erdoğan&#8217;ı ele geçirselerdi -tabi &#8216;çatışmada öldü&#8217; demezler idiyse- yargılayacaklar mıydı adil bir yargıyla?Doğrudan &#8216;asacağız&#8217; diyemedikleri için ipini koparmışlar takımı koro halinde &#8216;yargılayacağız&#8217; diyorlar. &#8216;Malezya&#8217;ya kaçacak, oradan getirip yargılayacağız&#8217; (bunu diyen elini kolunu sallaya sallaya pişmiş armut gibi ortalıkta dolanıyor)&#8216;Korkmayın, asmayacağız, sadece yargılayacağız&#8217; (Bunu diyen şu anda mahpus; hakkında 38 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor)&#8216;Adamı Mussolini gibi bacağından asarlar&#8217; (bunu diyenler şu anda 4 yıl 8 ayla yargılanıyor)&#8216;Menderes erken seçim kararı alsaydı 27 Mayıs olmazdı&#8217; (Bunu diyen şunu demek istiyor; Menderes gibi olmak istemiyorsan erken seçim kararı al)&#8216; Umarım Erdoğan&#8217;ın da sonu Menderes&#8217;e benzemesin&#8217; (Bunu diyen hakkında şu anda bir işlem yok)&#8220;Tek muradım bir gün sizin yargılanabileceğiniz tek suç olan vatana ihanet suçuyla yargılanmanız&#8221; (Bu da yeni çıktı ortaya) Şu yukarıda sıraladıklarıma bakar mısınız bir.Kim oluyor bunlar; kim ki? Ateş olsa cürmü kadar yakar. Halbuki bunların hepsi kör bir ışık; hatta kara delik. Yargıç mısınız, savcı mı, avukat mı, mahkeme mi? Yargılayacaklarmış. Sizin yargılama yetkiniz var mı? Siz &#8216;yargılama&#8217; işini mahkemelere bırakın da yapabiliyorsanız insan gibi politika yapın. Varsa suç, şimdiden verin mahkemeye ne duruyorsunuz? Ama &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu nedir ya…?<br>İpini koparan ipsiz sapsız takımı iktidara parmak sallıyor.<br>&#8216;Yargılayacağız bunları&#8217;<br>Yargılayacaklar mı gerçekten? Allah fırsat vermesin ama ellerine fırsat geçerse yargılayacaklar mı sanki?<br>15 Temmuz akşamı Erdoğan&#8217;ı ele geçirselerdi -tabi &#8216;çatışmada öldü&#8217; demezler idiyse- yargılayacaklar mıydı adil bir yargıyla?<br>Doğrudan &#8216;asacağız&#8217; diyemedikleri için ipini koparmışlar takımı koro halinde &#8216;yargılayacağız&#8217; diyorlar.</p>



<p>&#8216;Malezya&#8217;ya kaçacak, oradan getirip yargılayacağız&#8217; (bunu diyen elini kolunu sallaya sallaya pişmiş armut gibi ortalıkta dolanıyor)<br>&#8216;Korkmayın, asmayacağız, sadece yargılayacağız&#8217; (Bunu diyen şu anda mahpus; hakkında 38 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor)<br>&#8216;Adamı Mussolini gibi bacağından asarlar&#8217; (bunu diyenler şu anda 4 yıl 8 ayla yargılanıyor)<br>&#8216;Menderes erken seçim kararı alsaydı 27 Mayıs olmazdı&#8217; (Bunu diyen şunu demek istiyor; Menderes gibi olmak istemiyorsan erken seçim kararı al)<br>&#8216; Umarım Erdoğan&#8217;ın da sonu Menderes&#8217;e benzemesin&#8217; (Bunu diyen hakkında şu anda bir işlem yok)<br>&#8220;Tek muradım bir gün sizin yargılanabileceğiniz tek suç olan vatana ihanet suçuyla yargılanmanız&#8221; (Bu da yeni çıktı ortaya)</p>



<p>Şu yukarıda sıraladıklarıma bakar mısınız bir.<br>Kim oluyor bunlar; kim ki? Ateş olsa cürmü kadar yakar. Halbuki bunların hepsi kör bir ışık; hatta kara delik. Yargıç mısınız, savcı mı, avukat mı, mahkeme mi? Yargılayacaklarmış. Sizin yargılama yetkiniz var mı? Siz &#8216;yargılama&#8217; işini mahkemelere bırakın da yapabiliyorsanız insan gibi politika yapın. Varsa suç, şimdiden verin mahkemeye ne duruyorsunuz? Ama tabi; mahkemeler şu anda &#8216;Erdoğan&#8217;ın mahkemesi&#8217; siz iktidara gelince kendi &#8216;bağımsız&#8217; Yassıada mahkemelerinizi kuracak, orada yargılayacaksınız.</p>



<p>O günleri göremeden bir bir yargılanacak, bu tehditlerinizin cezasını alacaksınız. İnşallah ömrüm yeter de, kirli çamaşırlarınız ortaya dökülür; ben de sizlerin &#8216; Hıyanet-i Vataniye&#8217;den yargılandığınızı görürüm. Elbet gelecek o günler. Yaşadığımız günlerde gelemezse, tarih sayfalarında gelecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/asil-bunlar-yargilanmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Nasıl Muhalefet?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bu-nasil-muhalefet/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bu-nasil-muhalefet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2021 07:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16982</guid>

					<description><![CDATA[PKK ilişkili HDP olmasa, millet ittifakının Cumhurbaşkanı seçtirmesi ve parlamento çoğunluğu kazanması mümkün müdür? Peki, böyle bir yönetim ülkemizin hayrına mı? Bir vatandaş olarak derim ki; asla! CHP&#8217;nin çok uzun süreden beri PKK ilişkili HDP&#8217;ye açıktan sahip çıkması onu müdafaa etmesi, hem de bu ilişkisini zora sokmasına rağmen şimdiye kadar ona &#8220;terör örgütüyle ilişkini kes&#8221; diyememesi muhalefet midir? İyi Parti&#8217;nin de şimdiye kadar en tutarlı ve sağlam gerekçesi &#8220;madem ki HDP terör örgütü ile ilişkilidir, o halde neden kapatmıyorsunuz ve hazineden yardım almasına fırsat veriyorsunuz&#8221; itirazı değil miydi? Davutoğlu, Karamollaoğlu ve Babacan&#8217;ın da gerekçeleri aşağı yukarı aynı değil miydi? Sanısınız ki bu itirazlarıyla onlar samimi olarak, PKK ilişkili HDP&#8217;yi etkisiz hale sokmak ve tasfiye etmek istemektedirler değil mi? Ak Parti kapatmaya karşı olmasına rağmen tam da muhalefetin istediği oldu…HDP hakkında kapatma davası açıldı. Çünkü yargı bağımsızdır. Buna karşılık ne oldu size böyle? Her biriniz demokrasi ve özgürlük kavramının arkasına sığınarak PKK ilişkili HDP&#8217;yi müdafaa etme gafletine düştünüz. Siz bu zavallı halinizle bir vatandaş olarak bana güven verdiğinizi mi sanıyorsunuz? Kapatma konusu yargının konusu olmasına rağmen Ak Parti&#8217;yi, PKK ilişkili HDP&#8217;yi kapatmamakla suçluyordunuz değil mi? Size göre bu iş Ak Parti&#8217;nin işiyse şimdiki gözyaşlarınız, üzüntünüz, kahrınız niye? Yargı dava açınca da &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>PKK ilişkili HDP olmasa, millet ittifakının Cumhurbaşkanı seçtirmesi ve parlamento çoğunluğu kazanması mümkün müdür?</p>



<p>Peki, böyle bir yönetim ülkemizin hayrına mı? Bir vatandaş olarak derim ki; asla!</p>



<p>CHP&#8217;nin çok uzun süreden beri PKK ilişkili HDP&#8217;ye açıktan sahip çıkması onu müdafaa etmesi, hem de bu ilişkisini zora sokmasına rağmen şimdiye kadar ona &#8220;terör örgütüyle ilişkini kes&#8221; diyememesi muhalefet midir?</p>



<p>İyi Parti&#8217;nin de şimdiye kadar en tutarlı ve sağlam gerekçesi &#8220;madem ki HDP terör örgütü ile ilişkilidir, o halde neden kapatmıyorsunuz ve hazineden yardım almasına fırsat veriyorsunuz&#8221; itirazı değil miydi? Davutoğlu, Karamollaoğlu ve Babacan&#8217;ın da gerekçeleri aşağı yukarı aynı değil miydi?</p>



<p>Sanısınız ki bu itirazlarıyla onlar samimi olarak, PKK ilişkili HDP&#8217;yi etkisiz hale sokmak ve tasfiye etmek istemektedirler değil mi?</p>



<p>Ak Parti kapatmaya karşı olmasına rağmen tam da muhalefetin istediği oldu…HDP hakkında kapatma davası açıldı. Çünkü yargı bağımsızdır. Buna karşılık ne oldu size böyle? Her biriniz demokrasi ve özgürlük kavramının arkasına sığınarak PKK ilişkili HDP&#8217;yi müdafaa etme gafletine düştünüz. Siz bu zavallı halinizle bir vatandaş olarak bana güven verdiğinizi mi sanıyorsunuz?</p>



<p>Kapatma konusu yargının konusu olmasına rağmen Ak Parti&#8217;yi, PKK ilişkili HDP&#8217;yi kapatmamakla suçluyordunuz değil mi? Size göre bu iş Ak Parti&#8217;nin işiyse şimdiki gözyaşlarınız, üzüntünüz, kahrınız niye?</p>



<p>Yargı dava açınca da bu defa Ak Parti böyle istedi iddiasını dillendirmeye başladınız. Sahi siz kimsiniz, nesiniz ve ne yapmak istiyorsunuz?</p>



<p>Oysa PKK ilişkili HDP&#8217;yi kapatmak yargı yoluyla değil siyaset yoluyla olmalıdır. Çünkü yargı yoluyla olursa geçmişten örnekleri olduğundan sorun çözülmemektedir ve daha da büyümektedir. Ak Parti üzerine düşeni yaparak HDP&#8217;yi Güneydoğuda sandıklarda köşeye sıkıştırmış gücünü iyice azaltmıştır. İstanbul ve diğer yerlerde sırf seçim kazanmak için yapılan PKK ilişkili HDP ittifakı teröre ne yazık ki yeniden can suyu olmuştur.</p>



<p>Terör ortak paydamız olarak ne amaçla olursa olsun gündelik siyasetin konusu olmamalıdır.Bu durum, Ak Parti&#8217;nin devletimizin güvenlik güçleriyle dağda bombalayıp imha ettiklerinin siyasi uzantılarına, şehirde kucak açma ve alan genişletme faaliyeti halini almıştır? Sahi siz nasıl muhalefetsiniz böyle?</p>



<p>Bunca olup bitenden sonra yüksek sesle &#8220;PKK ilişkili HDP ile hiç bir çalışmamız olmayacak&#8221; diyerek haykırmayacak mısınız?</p>



<p>Mısır&#8217;la ilişkiler de öyle…</p>



<p>&#8220;Neden kavgalıyız?&#8221; diyerek sorup durdunuz…</p>



<p>Mısır&#8217;la bir şekilde siyasi ilişkimiz başladı. Bu defa da bozulması için yeniden eski defterleri açıp ileri geri bir sürü söz söylemektesiniz. Yaranın kabuğunu koparmayı siyaset yapmak mı sanıyorsunuz? Ak Parti&#8217;nin bugüne kadar yaptığı hata ise sizin bundan sonra kavganın devamı için verdiğiniz mücadele nedir? Muhalefet etmek mi?</p>



<p>Yapmayın! Bari bu iki konuda milli olun ne olursunuz!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bu-nasil-muhalefet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan, Muhalefete Koz Mu Veriyor?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/erdogan-muhalefete-koz-mu-veriyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/erdogan-muhalefete-koz-mu-veriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2021 08:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ak Parti]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16932</guid>

					<description><![CDATA[19 yıldır bir taraftan ülkenin kalkınması için çaba sarf ederken diğer taraftan vesayet sistemi ve uzantılarıyla mücadele ede ede gelmiş bir iktidar vardır . 27 Nisan muhtırası ve AK Partiyi kapatma davası üzerinden başlatılan , MİT başkanı , 17/25 Aralık, Gezi olayları, hendek çukur eylemleriyle sürdürülen nihayet 15 Temmuz silahlı kalkışmasıyla zirve yapan iktidarı devirmeye yönelik olağanüstü bir süreçten geçtik. Bu olağanüstü süreçte kimi aksaklıkların ve eksikliklerin varlığı inkar edilemez. Dolayısıyla muhalefetin seslendirdiği itiraz edilemeyecek kimi eleştirilerin varlığı da tartışılmaz bir husustur. Nitekim 2 Mart&#8217;ta yaptığı konuşma ile ve açıkladığı&#160;İnsan Hakları Eylem Planı&#160;ile&#160;Başkan Erdoğan&#160;gerçeklere kulak tıkamadığını göstermiştir. Muhalefet motto haline getirdiği birkaç sorun etrafında dönüp dolaşırken&#160;Başkan Erdoğan&#160;muhalefetin aklının ucundan bile geçmeyen yüzlerce soruna parmak basıp çözümü için eylem planı açıklamıştır. Özgür birey,&#160;güçlü toplum;&#160;daha demokratik bir Türkiye&#160;vizyonuyla; 11 temel ilke, 9 hedef ve 393 faaliyeti kamuoyuyla paylaşarak sorumluluğunun ne denli bilincinde olduğunu göstermiştir. Planın açıklanan 9 amacının başlıkları bile muhalefetin argümanlarını elinden alacak niteliktedir. Bunlar: Daha güçlü bir&#160;insan hakları&#160;koruma sistemi, Yargı bağımsızlığı&#160;ve adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi, Hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık, İfade, örgütlenme ve din özgürlüklerinin&#160;korunması ve geliştirilmesi, Kişi özgürlüğü&#160;ve güvenliğinin güçlendirilmesi, Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü ile&#160;özel hayatının güvence altına alınması, Mülkiyet hakkının&#160;daha etkin korunması, Kırılgan kesimlerin korunması ve toplumsal&#160;refahın güçlendirilmesi, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>19 yıldır bir taraftan ülkenin kalkınması için çaba sarf ederken diğer taraftan vesayet sistemi ve uzantılarıyla mücadele ede ede gelmiş bir iktidar vardır .</p>



<p>27 Nisan muhtırası ve AK Partiyi kapatma davası üzerinden başlatılan , MİT başkanı , 17/25 Aralık, Gezi olayları, hendek çukur eylemleriyle sürdürülen nihayet 15 Temmuz silahlı kalkışmasıyla zirve yapan iktidarı devirmeye yönelik olağanüstü bir süreçten geçtik.</p>



<p>Bu olağanüstü süreçte kimi aksaklıkların ve eksikliklerin varlığı inkar edilemez.</p>



<p>Dolayısıyla muhalefetin seslendirdiği itiraz edilemeyecek kimi eleştirilerin varlığı da tartışılmaz bir husustur.</p>



<p>Nitekim 2 Mart&#8217;ta yaptığı konuşma ile ve açıkladığı&nbsp;<strong>İnsan Hakları Eylem Planı</strong>&nbsp;ile<strong>&nbsp;Başkan Erdoğan&nbsp;</strong>gerçeklere kulak tıkamadığını göstermiştir.</p>



<p>Muhalefet motto haline getirdiği birkaç sorun etrafında dönüp dolaşırken&nbsp;<strong>Başkan Erdoğan</strong>&nbsp;muhalefetin aklının ucundan bile geçmeyen yüzlerce soruna parmak basıp çözümü için eylem planı açıklamıştır.</p>



<p><strong>Özgür birey,</strong>&nbsp;güçlü toplum;&nbsp;<strong>daha demokratik bir Türkiye</strong>&nbsp;vizyonuyla; 11 temel ilke, 9 hedef ve 393 faaliyeti kamuoyuyla paylaşarak sorumluluğunun ne denli bilincinde olduğunu göstermiştir.</p>



<p>Planın açıklanan 9 amacının başlıkları bile muhalefetin argümanlarını elinden alacak niteliktedir.</p>



<p>Bunlar:</p>



<p>Daha güçlü bir&nbsp;<strong>insan hakları</strong>&nbsp;koruma sistemi,</p>



<p><strong>Yargı bağımsızlığı</strong>&nbsp;ve adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi,</p>



<p><strong>Hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık,</strong></p>



<p><strong>İfade, örgütlenme ve din özgürlüklerinin</strong>&nbsp;korunması ve geliştirilmesi,</p>



<p><strong>Kişi özgürlüğü</strong>&nbsp;ve güvenliğinin güçlendirilmesi,</p>



<p>Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü ile&nbsp;<strong>özel hayatının güvence altına alınması,</strong></p>



<p><strong>Mülkiyet hakkının</strong>&nbsp;daha etkin korunması,</p>



<p>Kırılgan kesimlerin korunması ve toplumsal&nbsp;<strong>refahın güçlendirilmesi</strong>,</p>



<p>İnsan hakları konusunda üst düzey idari ve&nbsp;<strong>toplumsal farkındalık</strong></p>



<p>Muhalefetin kendi eleştirilerini de içeren bu açıklama karşısında &#8216;<strong>tamam takipçisi olacağız&#8217;</strong>&nbsp;demesi beklenirken, &#8216;önemli olan uygulama&#8217;, &#8217;19 yıldır neredeydiniz&#8217; kabilinden tepkiler vermesi gerçekten çok düşündürücü.</p>



<p><strong>Başkan Erdoğan</strong>&nbsp;aslında bu açıklamasıyla muhalefetin&nbsp;<strong>eline bir çok koz vermiş oluyor.</strong></p>



<p>Aslında muhalefet bu amaçlar geciktikçe ve gerçekleşmedikçe bu açıklamayı hatırlatarak etkin muhalefet yapma imkânına kavuşuyor.</p>



<p>Ancak muhalefet milletin sorunlarının çözülmesinden ziyade Başkan Erdoğan&#8217;ın başarısız olmasını beklediği için bu tarihi açıklamayı gölgelemeye çalışıyor.</p>



<p><strong>Türkiye Barolar Birliği Başkanı&nbsp;</strong>bile bu planı alkışlarken, bu planın onda birinin bile hayata geçmesinin büyük başarı olacağı değerlendirirlerken, tam da bu süreçte ana muhalefet liderinin Başkan Erdoğan&#8217;ı güvenlik sorunu olarak ilan etmesi hakikaten tam dam başında saksağan dedirtiyor insana.</p>



<p>AK Parti sözcüsü&nbsp;<strong>Ömer Çelik</strong>&nbsp;bey duruma açıklık getirdi dedi ki : &#8220;Cumhurbaşkanımızı Avrupa ırkçılarının, Paşinyan&#8217;ın Ermenistanı&#8217;nın ve Enosis zihniyetinin &#8216;milli güvenlik sorunu&#8217; olarak gördüğü doğrudur. Ancak Kılıçdaroğlu&#8217;nun da Cumhurbaşkanımızı &#8216;milli güvenlik sorunu&#8217; görerek bu sıralamada konumlanması manidardır. Karabağ&#8217;da, Suriye&#8217;de, Irak&#8217;ta, Libya&#8217;da ve Doğu Akdeniz&#8217;de yaşanan tüm ihtilaflarda Türkiye&#8217;nin milli menfaatlerinin karşısında konumlanan Kılıçdaroğlu ile ortak &#8216;milli güvenlik&#8217; perspektifine sahip olmadığımız açıktır. Bizim milli güvenlik pusulamız Türkiye merkezlidir. Milletimizin oylarıyla seçilmiş meşru Cumhurbaşkanımıza &#8216;sözde Cumhurbaşkanı&#8217; diyerek milli iradeyi hedef alan Kılıçdaroğlu&#8217;nun, devletin birliğini temsil eden en üst makamı &#8216;milli güvenlik sorunu&#8217; diyerek hedef alması demokrasiden nasibini almadığını kanıtlamaktadır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/erdogan-muhalefete-koz-mu-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken Seçim ve Muhalefet</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/erken-secim-ve-muhalefet/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/erken-secim-ve-muhalefet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2021 08:28:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Seçim]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16659</guid>

					<description><![CDATA[Seçmeni ikna edici bir gelecek vadetmeyen muhalefet çaresizlik içinde kıvranıyor. İstifalar, mektuplar, yeni partiler ve çaresizlik muhalefeti sarsıyor ama onlar mezarlıktan geçerken ıslık çalanlar misali erken seçim ve parlamenter sistem diyerek korkularını bastırmaya çalışıyorlar. İktidar cephesi ise yeni hükümet sistemini kökleştirmek için kararlı olduğunu erken bir seçimin gündemde olmadığını hatırlatıyor. Bir muhalefet lideri&#160;Haziran&#160;ayında seçim olacağını söylüyor, diğeri onu tasdik ediyor ama siyaseti doğru okuyan kendi milletvekilleri katıldıkları tv programlarında seçim ihtimali görmediklerini açıkça söyleyerek kendi liderlerini alenen tekzip ediyorlar. Mesela bir muhalefet milletvekili, ‘İktidar seçim ve siyasi partiler yasasıyla ilgili değişikliği tahminen en geç Nisan ayında meclise getirecek. Yasalaşması halinde o yasanın uygulanabilmesi için en az bir sene geçmesi gerekir. Dolayısıyla Haziran ayında seçim ihtimali görünmüyor.’ diyor! O vekilin lideri ise ‘iktidar baraj konusunu gündeme aldığına göre seçim yakındır’ tahmininde bulunuyor. Sonra da seçim barajının yüzde 5 olmasını istediklerini söylüyor. Oysa seçim ittifakının yasalaşmasıyla barajın fiilen ortadan kalktığını bir türlü söylemiyorlar. Tabii korkuları ittifak eden partiler için de bir baraj getirilmesi ihtimalidir. Seçim barajı, 12 Eylül darbe rejiminin ürünüdür. Hem hükümet teşkilinde yaşanan zorlukları aşmak hem de sistemi eleştiren ideolojik partilerin önünü kesmek için ihdas edilmiş bir engeldi. Aslında&#160;seçim barajı parlamenter sistemin ürünü bir ucubedir.&#160;Daha doğrusu siyasi istikrarı sağlamak amacıyla parlamenter sistemi güçlendirmek için ihdas &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Seçmeni ikna edici bir gelecek vadetmeyen <strong>muhalefet çaresizlik</strong> <strong>içinde</strong> kıvranıyor.</p>



<p>İstifalar, mektuplar, yeni partiler ve çaresizlik muhalefeti sarsıyor ama onlar mezarlıktan geçerken ıslık çalanlar misali erken seçim ve parlamenter sistem diyerek korkularını bastırmaya çalışıyorlar.</p>



<p>İktidar cephesi ise yeni hükümet sistemini kökleştirmek için kararlı olduğunu <strong>erken bir seçimin gündemde olmadığını </strong>hatırlatıyor.</p>



<p>Bir muhalefet lideri&nbsp;<strong>Haziran&nbsp;</strong>ayında seçim olacağını söylüyor, diğeri onu tasdik ediyor ama siyaseti doğru okuyan kendi milletvekilleri katıldıkları tv programlarında seçim ihtimali görmediklerini açıkça söyleyerek kendi liderlerini alenen tekzip ediyorlar.</p>



<p>Mesela bir muhalefet milletvekili, ‘İktidar seçim ve siyasi partiler yasasıyla ilgili değişikliği tahminen en geç Nisan ayında meclise getirecek. Yasalaşması halinde o yasanın uygulanabilmesi için en az bir sene geçmesi gerekir. Dolayısıyla Haziran ayında seçim ihtimali görünmüyor.’ diyor!</p>



<p>O vekilin lideri ise ‘iktidar baraj konusunu gündeme aldığına göre seçim yakındır’ tahmininde bulunuyor. Sonra da seçim barajının yüzde 5 olmasını istediklerini söylüyor.</p>



<p>Oysa seçim ittifakının yasalaşmasıyla barajın fiilen ortadan kalktığını bir türlü söylemiyorlar.</p>



<p>Tabii korkuları ittifak eden partiler için de bir baraj getirilmesi ihtimalidir.</p>



<p>Seçim barajı, 12 Eylül darbe rejiminin ürünüdür. Hem hükümet teşkilinde yaşanan zorlukları aşmak hem de sistemi eleştiren ideolojik partilerin önünü kesmek için ihdas edilmiş bir engeldi. Aslında&nbsp;<strong>seçim barajı parlamenter sistemin ürünü bir ucubedir.&nbsp;</strong>Daha doğrusu siyasi istikrarı sağlamak amacıyla parlamenter sistemi güçlendirmek için ihdas edilmiş bir uygulamaydı.(Aslında güçlendirilmiş parlamenter sistem diyenler barajı daha yukarılara çekerek siyasi istikrar vadedebilirler ama biri hariç hepsi yüzde 10 baraj korkusu yaşadığı için parlamenter sistemi güçlendirmekten ziyade küçük partilere hükümet ortaklığı imkanını hedefliyorlar.)</p>



<p>Oysa Türkiye başkanlık sistemine geçerek&nbsp;<strong>siyasi istikrarı garanti altına</strong>&nbsp;almıştır. Bu sistemde siyasi istikrarı seçmen sandıkta sağlıyor. Seçilen cumhurbaşkanı 5 yıl boyunca herhangi bir engele takılmadan icrayı hükümet ediyor.</p>



<p>Dolayısıyla hem başkanlık sistemi hem de ittifakların resmileşmesi seçim barajını otomatikman ortadan kaldırmıştır.</p>



<p>Onun için ben&nbsp;<strong>seçim barajının tamamen sıfırlanması gerektiğine</strong>&nbsp;inananlardanım.</p>



<p>Temsilde adaleti sağlayabilmek için hem barajın sıfırlanmasını hem de&nbsp;<strong>Türkiye Milletvekilliği’nin</strong>&nbsp;ihdas edilmesini savunanlardanım.</p>



<p>Mesela bir parti düşünün hiçbir seçim bölgesinde milletvekili çıkartacak oy oranına sahip olamamış ama Türkiye genelinde yüzde 1 veya 2 veya yahut daha çok oy almış. Bu kadar oy toplayabilmiş siyasi görüşün mecliste temsil edilmemesi bence bir eksikliktir.</p>



<p>Onun için&nbsp;<strong>Türkiye Milletvekilliği</strong>&nbsp;sistemi temsilde adaleti sağlayacak bir sistemdir. Biz bunu&nbsp;<strong>Birlik Vakfı</strong>&nbsp;olarak hazırladığımız anayasa taslağında 100 milletvekili olarak teklif etmiştik. Şöyle ki her siyasi parti 100 kişilik bir listeyi YSK’ya verecek, Türkiye genelinde aldığı oy oranında isimler otomatik olarak seçilmiş olacak. Mesela A partisi yüzde 42 oy aldı diyelim verdiği listenin ilk 42’si Türkiye milletvekili olarak seçilmiş olacak. Yüzde 1 oranında oy alan parti bir milletvekili ve mesela yüzde 5 oy olan 5 milletvekili çıkarmış olacak. Böylece hiçbir seçim bölgesinde yeterli oy alamamış ama genelde yüzde 1 ve daha fazla oy almış parti bile mecliste temsil edilebilecek.</p>



<p><strong>Dar yahut daraltılmış bölge</strong>&nbsp;konusunda daha önce bir yazı yazmıştım. Daraltılmış bölge AK parti programında başından beri vardır. Şimdi tartışılıyor olması muhalefeti engellemek olarak yorumlanıyor. Oysa geç kalmış bir uygulamadır. Ve daraltılmış bölgede milletvekili sayısı ne kadar az olursa milletvekili o kadar güçlü olur.</p>



<p><strong>Benim tercihim dar bölgeden</strong>&nbsp;yanadır yani her seçim bölgesinden bir milletvekili çıkarılmasıdır ama dar bölge olmayacaksa daraltılmış bölge&nbsp;<strong>üç milletvekiliyle sınırlandırılmalıdır</strong>&nbsp;ki hem seçilen güçlü olsun hem de seçmen milletvekilini tanısın ve denetlesin.</p>



<p>Hülasa bugün erken seçim ve içi boş güçlendirilmiş parlamenter sistem tartışmaları abesle iştigaldir.</p>



<p>Bugün yapılması gereken tartışma uyum yasalarının bir an önce nasıl çıkartılacağı ve başkanlık siteminin nasıl güçlendirileceğidir.</p>



<p>Ötesi boşa kürek çekmektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/erken-secim-ve-muhalefet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sen Seni Bilmez İsen&#8230;</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/sen-seni-bilmez-isen/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/sen-seni-bilmez-isen/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Firuz Türker]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2020 08:43:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15935</guid>

					<description><![CDATA[&#8216;Bir başka devlet yetkilisinin önünde eğiliyor. Ne için? Para için. Benim siyasi rakibim olmasına rağmen benim ağırıma gidiyor.&#8217; Bu sözlerin sahibi Kemal Kılıçdaroğlu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan için söylüyor. Bu sözlerle haysiyet cellatlığı yapmaya hevesleniyor. Aklı sıra cumhurbaşkanımızı itibarsızlaştıracak. Onun kişilik zayıflığı içinde olduğunu gösterecek. Millet çoğunluğunu inandıramaz da (inandıramamaktan öte tepkisini çeker) kendi tayfasına caka satacak. Kendi tayfası içinde bile &#8216;yok canım bu da söylenmez, haksızlık&#8217; diyecek pek çok kişi vardır. Evin camdan ise başkasına taş atma diye bir söz var. Madem ki o bu taşı attı şimdi biz de onun camını çerçevesini indireceğiz hiç kaçarı yok. Neden mi; çünkü yaptığı bu hayasızlık da benim ağırıma gidiyor. Cumhurbaşkanımızın saygınlığına yönelik böyle haksız bir itham ancak iskambil kültürü taşıyan bir densize yakışır. Ve de cumhurbaşkanımızın kişiliğini aşar; devletimize, milletimize yönelik bir saldırı niteliği taşır. Sen kim oluyorsun da böyle bir sözü sarf etme cüreti buluyorsun? Şimdi bu sorunun cevabını vermeye çalışacağım. Öncelikle bu ithamın anlık bir baş selamını alıp kullanma üçkağıtçılığı olduğunu, bu enstantanenin videosu olduğunu ve hiç de onun yorumladığı gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirteyim. Güya bir çeşit algı yaratacak. Merak ediyorum, nasıl bir aidiyet duygusu ile kendisinin ağırına gidiyor. Tayyip Erdoğan&#8217;la nasıl bir ağırına gidecek ilintisi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8216;Bir başka devlet yetkilisinin önünde eğiliyor. Ne için? Para için. Benim siyasi rakibim olmasına rağmen benim ağırıma gidiyor.&#8217;</p>



<p>Bu sözlerin sahibi Kemal Kılıçdaroğlu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan için söylüyor. Bu sözlerle haysiyet cellatlığı yapmaya hevesleniyor. Aklı sıra cumhurbaşkanımızı itibarsızlaştıracak. Onun kişilik zayıflığı içinde olduğunu gösterecek. Millet çoğunluğunu inandıramaz da (inandıramamaktan öte tepkisini çeker) kendi tayfasına caka satacak. Kendi tayfası içinde bile &#8216;yok canım bu da söylenmez, haksızlık&#8217; diyecek pek çok kişi vardır.</p>



<p>Evin camdan ise başkasına taş atma diye bir söz var. Madem ki o bu taşı attı şimdi biz de onun camını çerçevesini indireceğiz hiç kaçarı yok. Neden mi; çünkü yaptığı bu hayasızlık da benim ağırıma gidiyor. Cumhurbaşkanımızın saygınlığına yönelik böyle haksız bir itham ancak iskambil kültürü taşıyan bir densize yakışır. Ve de cumhurbaşkanımızın kişiliğini aşar; devletimize, milletimize yönelik bir saldırı niteliği taşır. Sen kim oluyorsun da böyle bir sözü sarf etme cüreti buluyorsun? Şimdi bu sorunun cevabını vermeye çalışacağım.</p>



<p>Öncelikle bu ithamın anlık bir baş selamını alıp kullanma üçkağıtçılığı olduğunu, bu enstantanenin videosu olduğunu ve hiç de onun yorumladığı gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirteyim. Güya bir çeşit algı yaratacak. Merak ediyorum, nasıl bir aidiyet duygusu ile kendisinin ağırına gidiyor. Tayyip Erdoğan&#8217;la nasıl bir ağırına gidecek ilintisi var onun? Onun cumhurbaşkanlığını bile tanımıyor; &#8216;hileyle seçildi&#8217; diyor. Çalışma yürüttüğü cumhurbaşkanlığı malikanesinin &#8216;kaçak saray&#8217; olduğunu söylüyor. Yani onun açısından ağırına gidecek ne var? Milliyet desen aynı milliyeti kabul edecek biri değil, dine mensubiyet desek onun Müslümanlığına dahi inanmıyor; &#8216;takiyyeci&#8217; görüyor. Kaldı ki kendisinin de İslam dinine mensubiyeti pek açık değildir. İnsan ancak kendisi ile ortak yönleri olan birinin yaptığı yanlışlıktan utanır. Bu tür illiyetler olmadan neden onun ağırına gidiyor.</p>



<p>Başkasına itibarsızlık yüklemeye kalkan birinin itibarının olması gerekir. Kendisinin millet önünde ve uluslararası alanda ne kadar bir saygınlığı vardır. Cumhurbaşkanlığına adaylığını koysa ne kadar oy alabilir? Bunu bildiği için aday bile olmaya cesaret edememektedir. Öyle sözleri ve davranışları vardır ki kendi taraftarlarına bile pes dedirmektedir. Bir sözü bir sözünü tutmamaktadır. Kaç tane uluslararası şahsiyetle samimi dost ya da yakınlığı vardır.</p>



<p>O resimde cumhurbaşkanımızın karşısında Katar Emiri vardır. Her zaman cumhurbaşkanımızdan saygı, hayranlık ve minnetle bahsetmekten çekinmeyen biridir. Bizim de millet çoğunluğu olarak Katar Emirine saygımız büyüktür. Sayın emir Cumhurbaşkanımızı kapıda karşılamaktadır. Aralarında ayak üstü dostça ve samimi bir konuşma geçmektedir. Bu durum Kılıçdaroğlu&#8217;nun kendi deyimi ile &#8216;ağırına&#8217; gitmektedir ama bir kaset marifetiyle kendi genel başkanı devrilerek o koltuğa oturtulmuş olmak ağırına gitmemektedir. &#8216;Darbe olsa tankın üzerine ilk ben çıkarım&#8217; deyip darbe gecesi darbecilerle anlaşıp aradan sıvışarak gidip olan biteni TV den izlemiş olmak ağırına gitmemektedir.</p>



<p>Kaldı ki Cumhurbaşkanımız orada devletimizi ve milletimizi temsil etmektedir. eğer bir devlet çıkarı söz konusu ise fazlaya kaçan bir nezaket göstermiş olsa bile bunun eleştirilecek nesi var? Buna rağmen Amerika&#8217;ya &#8216;o bayraklarınızı toplayın&#8217;, Rusya&#8217;ya siz çıkaracaksanız çıkarın yoksa biz girer çıkarırız&#8217; diyen birinin bunu bile yapmayacağı açıktır. Onda öyle bir onur vardır ki, hele ki millet ve devlet söz konusu olduğunda kırılmayı eğilmeye tercih edecek biri olduğunu defalarca kanıtlamıştır.</p>



<p>Peki onu &#8216;para için eğilmekle&#8217; suçlamaya yeltenen kişilik ne kadar onurludur? Hangi sözlerini yalayıp yutmuş, unutmuş, tam tersini söylemiştir. Biden&#8217;ın &#8216;işbirliği yapmayı&#8217; düşündüğünü (ne düşünmesi yaptığını) açıkça söylemekten çekinmediği, buna karşılık tek söz edemeyen birinin ne kadar onuru olur?</p>



<p>Bu densizlik tutmamıştır tutmaz. Ama sinirlerimizi germiştir. Daha fazla uzatmadan yazıyı bir replikle bağlayayım.<br>&#8216;Efendim kapalı Maraş 46 yıl sonra yeniden açıldı, bu konuda değerlendirmeleriniz nedir&#8217;<br>&#8216;Pardon&#8217;…<br>&#8216;Efendim kapalı Maraş&#8217;<br>&#8216;Maraş Maraş; Kıbrıs&#8217;<br>&#8216;Ha… Anladım&#8217;<br>Sen kim rakip kim? Hem de siyasi rakip.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/sen-seni-bilmez-isen/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fatih Altaylı&#8217;nın Köşe Yazısı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/fatih-altaylinin-kose-yazisi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/fatih-altaylinin-kose-yazisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih ALTAYLI]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2020 07:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[fatih altaylı]]></category>
		<category><![CDATA[Habertürk]]></category>
		<category><![CDATA[Kahvehane]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Tabipler Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15847</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Kemal Kılıçdaroğlu’nu izlerken de ağlamadım ama çok üzüldüm, utandım ve ülkemin geleceği adına korkum arttı. Türkiye’nin en köklü partisinin ve ana muhalefet partisinin genel başkanı sıfatıyla Kemal Bey, TTB’yi ziyaret ediyor. Peki Ana Muhalefet Partisi’nin Genel Başkanı Türk Tabipleri Birliği’nde kendisine ikram edilen kürsüde ne anlatıyor. Söyleyeceğim ama inanmayacaksınız. Kahvehanelerde ve kıraathanelerde kağıt oynamanın yasaklanmasından şikayet ediyor. Evet yanlış duymuyor, yanlış okumuyorsunuz. Kemal Kılıçdaroğlu, TTB’de bundan söz ediyor. Kahveler açılmış ama yetmezmiş. Kahvehanelerde oturanların kağıt oynamasına da izin verilmeliymiş. Önlem olarak da her oyundan sonra deste değiştirilmeliymiş. Anlattığı bu. Yalanım varsa şuradan şuraya gitmek nasip olmasın. Uyduruyorsam iki gözüm çıksın. Yemin ederim bunu anlatıyor. Zannedersin Türkiye Kahveciler Odası Başkanı TTB’yi ziyaret etmiş de onlardan yardım istiyor. Ya da ana muhalefet lideri olarak Kahveciler Odası’nı ziyaret etmiş de derdinizi anlıyorum demeye çalışıyor. Ya da kahvecilerin oyunu alarak bu yolla iktidar olacağını… Gerçekten bu konuşmaya inanamadım. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu.Beyefendiliğinize, insanlığınıza, kibarlığınıza söyleyecek tek bir lafım yok.Ama olmaz. Sizden gerçekten siyasetçi falan olmaz. Parti genel başkanı hiç olmaz. Keşke olabilseniz ama sizden bu ülkeye umut olmaz. Siz ana muhalefetin başında oldukça dolar değil 10 lira 100 lira olsa, değil Doğu Akdeniz’deki haklarımızı Ege’yi toptan kaybetsek, işsizlik değil yüzde 25, yüzde 75 olsa yine &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;Kemal Kılıçdaroğlu’nu izlerken de ağlamadım ama çok üzüldüm, utandım ve ülkemin geleceği adına korkum arttı.</p>



<p>Türkiye’nin en köklü partisinin ve ana muhalefet partisinin genel başkanı sıfatıyla Kemal Bey, TTB’yi ziyaret ediyor.</p>



<p>Peki Ana Muhalefet Partisi’nin Genel Başkanı Türk Tabipleri Birliği’nde kendisine ikram edilen kürsüde ne anlatıyor.</p>



<p>Söyleyeceğim ama inanmayacaksınız.</p>



<p>Kahvehanelerde ve kıraathanelerde kağıt oynamanın yasaklanmasından şikayet ediyor.</p>



<p>Evet yanlış duymuyor, yanlış okumuyorsunuz.</p>



<p>Kemal Kılıçdaroğlu, TTB’de bundan söz ediyor.</p>



<p>Kahveler açılmış ama yetmezmiş. Kahvehanelerde oturanların kağıt oynamasına da izin verilmeliymiş.</p>



<p>Önlem olarak da her oyundan sonra deste değiştirilmeliymiş.</p>



<p>Anlattığı bu.</p>



<p>Yalanım varsa şuradan şuraya gitmek nasip olmasın.</p>



<p>Uyduruyorsam iki gözüm çıksın.</p>



<p>Yemin ederim bunu anlatıyor.</p>



<p>Zannedersin Türkiye Kahveciler Odası Başkanı TTB’yi ziyaret etmiş de onlardan yardım istiyor.</p>



<p>Ya da ana muhalefet lideri olarak Kahveciler Odası’nı ziyaret etmiş de derdinizi anlıyorum demeye çalışıyor.</p>



<p>Ya da kahvecilerin oyunu alarak bu yolla iktidar olacağını…</p>



<p>Gerçekten bu konuşmaya inanamadım.</p>



<p>Sayın Kemal Kılıçdaroğlu.<br>Beyefendiliğinize, insanlığınıza, kibarlığınıza söyleyecek tek bir lafım yok.<br>Ama olmaz.</p>



<p>Sizden gerçekten siyasetçi falan olmaz.</p>



<p>Parti genel başkanı hiç olmaz.</p>



<p>Keşke olabilseniz ama sizden bu ülkeye umut olmaz.</p>



<p>Siz ana muhalefetin başında oldukça dolar değil 10 lira 100 lira olsa, değil Doğu Akdeniz’deki haklarımızı Ege’yi toptan kaybetsek, işsizlik değil yüzde 25, yüzde 75 olsa yine de siz seçim falan kazanamazsınız.</p>



<p>Bu ülkeyi bir dirhem seviyorsanız Kemal Bey, TTB ziyaretinizin videosunu izleyin ve sonra da “Böyle bir şey olabilir mi?” diyerek bırakın bu işi.</p>



<p>Yazık.</p>



<p>Yemin ederim yazık bu ülkeye.&#8221;</p>



<p>Kaynak: Habertürk, 24.09.2020</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/fatih-altaylinin-kose-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
