<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Milli Görüş &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/milli-gorus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Oct 2021 12:25:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Milli Görüş &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Öfke Yok!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ofke-yok/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ofke-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2021 08:22:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Görüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17813</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Temel Karamollaoğlu ve Milli Görüş&#8221; başlıklı yazıma öfkelenen bazı arkadaşlarım ve dostlarım düşüncelerini ve eleştirilerini dile getirdiler. Duygusal yönden baktığımızda birçok konuda haksız da değiller… Olaylara sağduyulu ve akılla bakmak önemlidir…Aklı esir alan öfkeli duygu zararlı olur. Bazen, yazarken veya konuşurken Ak Parti&#8217;nin bazı hatalarına ilişkin duygu kaynaklı haklı öfkem, bazı dostlarım gibi beni de Ak Parti lehine söz söylememeye veya yazmamaya zorluyor. Fakat sağduyulu şekilde düşündüğümde aklım da tam tersini söylüyor. Yani bu duruş, körü körüne parti veya kişi taassubu değildir! Üstelik, Ak Parti hatalardan arınmış bir partidir iddiamız da yoktur… Öfkeli duygularım sizler gibi tersini söylese de, aklım; ülkemizin geleceği açısından günümüzde mevcut partiler içinde en yararlı olacak ve en az zarar verecek olan partinin halihazırda Ak Parti olduğunu söylemektedir. Bu sözlerin ardından “daha kötüsü nasıl olur?” sorusunu somakta olduğunuzu da hisseder gibiyim. Sizler, Ak Parti’nin zararlı olduğunu söylemek hakkına sahip olduğunuz kadar, benim de faydalı olacağını söyleme hakkına sahip olduğumu düşünüyorum. Zaman ise, bu iki görüşün hangisinin daha doğruya daha yakın olduğunu ortaya koyacaktır. Parti ayırımı yapmaksızın söylemek gerekirse, “mutlaka devlet imkanlarını ben yönetmeliyim!” hırsını taşıyanlar geçmişte Ak Parti’nin HDP üzerinden çözüm sürecine yaklaşımını ileri sürerek kendilerinin de böyle bir hakkının olduğu ruhsatına varmak istemektedirler. Bu noktada, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;Temel Karamollaoğlu ve Milli Görüş&#8221; başlıklı yazıma öfkelenen bazı arkadaşlarım ve dostlarım düşüncelerini ve eleştirilerini dile getirdiler. Duygusal yönden baktığımızda birçok konuda haksız da değiller…</p>



<p>Olaylara sağduyulu ve akılla bakmak önemlidir…Aklı esir alan öfkeli duygu zararlı olur.</p>



<p>Bazen, yazarken veya konuşurken Ak Parti&#8217;nin bazı hatalarına ilişkin duygu kaynaklı haklı öfkem, bazı dostlarım gibi beni de Ak Parti lehine söz söylememeye veya yazmamaya zorluyor. Fakat sağduyulu şekilde düşündüğümde aklım da tam tersini söylüyor. Yani bu duruş, körü körüne parti veya kişi taassubu değildir! Üstelik, Ak Parti hatalardan arınmış bir partidir iddiamız da yoktur…</p>



<p>Öfkeli duygularım sizler gibi tersini söylese de, aklım; ülkemizin geleceği açısından günümüzde mevcut partiler içinde en yararlı olacak ve en az zarar verecek olan partinin halihazırda Ak Parti olduğunu söylemektedir. Bu sözlerin ardından “daha kötüsü nasıl olur?” sorusunu somakta olduğunuzu da hisseder gibiyim. Sizler, Ak Parti’nin zararlı olduğunu söylemek hakkına sahip olduğunuz kadar, benim de faydalı olacağını söyleme hakkına sahip olduğumu düşünüyorum. Zaman ise, bu iki görüşün hangisinin daha doğruya daha yakın olduğunu ortaya koyacaktır.</p>



<p>Parti ayırımı yapmaksızın söylemek gerekirse, “mutlaka devlet imkanlarını ben yönetmeliyim!” hırsını taşıyanlar geçmişte Ak Parti’nin HDP üzerinden çözüm sürecine yaklaşımını ileri sürerek kendilerinin de böyle bir hakkının olduğu ruhsatına varmak istemektedirler. Bu noktada, kimin denediğine veya ne kazandığına bakmaksızın, çözüm süreciyle terörü ortadan kaldırmak geçmişte bir kez devlet aklıyla denendi ve olumsuz sonuç verince bitti. Bir daha açılmamak ve denenmemek üzere! Vatandaş Ömer&#8217;in son söz ve kararı budur.</p>



<p>Peki bugün, alternatif ne? PKK ilişkili HDP’nin içinde olduğu hükümet ve idare modeli. Aslında ABD ve Batı, PKK ilişkili HDP üzerinden parlamento ve idarenin siyasi kararlarına ortak olup etkin olmak istiyor. Bu durumda devlet imkanlarını elde ettikleri için CHP kazanır, İyi Parti kazanır, Saadet Partisi kazanır, HDP kazanır da ya vatandaş olarak ben? Ben ve sen bu işin neresindeyiz? Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın hapisten çıkması toplumsal bir talep midir? Kim istiyor serbest kalmalarını? Sen mi ben mi?</p>



<p>İşte tam da bu noktada öfkeden arınmış akıl devreye giriyor ve diyor ki, Ak Parti geçmişte olmazı deneyerek bizlere de gösterip rafa kaldırdı. Dışındaki tüm alternatifler için sırf kendilerini kazandıracak PKK ilişkili HDP’li bir modeli dayatarak aynı karanlık günleri bir kez daha bizlere dayatmak istemektedirler.</p>



<p>Bu durumda ne yapalım yani? CHP’li, İyi Partili, Saadet partili ve diğer ortakların vekilleri kazansın diye vatandaşlar olarak bizler yeniden karanlık günlere geri mi dönelim?</p>



<p>Öfkeli duygularım tersini söylese de aklım, PKK&#8217;lı günlere geri dönme ve dönmek isteyenlerden de uzak dur diyor!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ofke-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temel Karamollaoğlu ve Milli Görüş</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/temel-karamollaoglu-ve-milli-gorus/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/temel-karamollaoglu-ve-milli-gorus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2021 13:55:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[Saadet Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Karamollaoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17804</guid>

					<description><![CDATA[Saadet Partisi’nin lideri Temel Karamollaoğlu “Selahattin Demirtaş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına göre serbest bırakılmalıdır” diyor… Bir önceki Saadet Partisi lideri Mustafa Kamalak da FETÖ dersaneleri için “kapatılmaları hukuka uygun değildir” demişti… Siyaset adamlığı ile hukuk adamlığını birbirine karıştırdılar… Milli görüşü anlamadılar… Aklı esir alan Ak Parti öfkesidir bu! Bu iki lider de sırf Ak Parti’ye muhalefet etmek için yukarıda bahsi geçen sözleriyle CHP ve İyi Parti başta olmak üzere diğer siyasi parti liderlerine benzediler. Oysa sorun, hukuki olmaktan çok siyasidir… Terör sorununu sonuçları itibarıyla değerlendirmek hukukun işidir. Peki ya ülkemize düşman olan dış güçlerin PKK ve FETÖ gibi örgütlerle ülkemize saldırmaları sadece hukukun halledeceği bir sorun mudur? Bu konuda hukuk ve yargı organlarımız üzerine düşeni yapmaktadır. Terörle ilişkili hale gelen partilerini defalarca kapatmıştır, teröre yardım ve yataklık eden liderlerini ve ileri gelenlerini hapse atarak cezalandırmıştır. Bugün de görevini bu anlamda titizlikle yerine getirmeye devam etmektedir. Ancak bunlar çözüm olmamıştır. Sorumlu siyasetçiler ve siyaset ile çözüm kalıcı ve daha kolaydır. Peki, ülkemizin siyaset adamları bu mücadelede nasıl bir duruş ortaya koymalıdırlar? Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin ülkemizin aleyhine onca kararı olmasına rağmen Selahattin Demirtaş ile ilgili kararının uygulanmasını isteyen Karamollaoğlu bu sözüyle ne yazık ki sorumlu bir siyaset adamı gibi davranmamaktadır. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Saadet Partisi’nin lideri Temel Karamollaoğlu “Selahattin Demirtaş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına göre serbest bırakılmalıdır” diyor…</p>



<p>Bir önceki Saadet Partisi lideri Mustafa Kamalak da FETÖ dersaneleri için “kapatılmaları hukuka uygun değildir” demişti…</p>



<p>Siyaset adamlığı ile hukuk adamlığını birbirine karıştırdılar…</p>



<p>Milli görüşü anlamadılar…</p>



<p>Aklı esir alan Ak Parti öfkesidir bu!</p>



<p>Bu iki lider de sırf Ak Parti’ye muhalefet etmek için yukarıda bahsi geçen sözleriyle CHP ve İyi Parti başta olmak üzere diğer siyasi parti liderlerine benzediler.</p>



<p>Oysa sorun, hukuki olmaktan çok siyasidir…</p>



<p>Terör sorununu sonuçları itibarıyla değerlendirmek hukukun işidir. Peki ya ülkemize düşman olan dış güçlerin PKK ve FETÖ gibi örgütlerle ülkemize saldırmaları sadece hukukun halledeceği bir sorun mudur?</p>



<p>Bu konuda hukuk ve yargı organlarımız üzerine düşeni yapmaktadır. Terörle ilişkili hale gelen partilerini defalarca kapatmıştır, teröre yardım ve yataklık eden liderlerini ve ileri gelenlerini hapse atarak cezalandırmıştır. Bugün de görevini bu anlamda titizlikle yerine getirmeye devam etmektedir. Ancak bunlar çözüm olmamıştır. Sorumlu siyasetçiler ve siyaset ile çözüm kalıcı ve daha kolaydır.</p>



<p>Peki, ülkemizin siyaset adamları bu mücadelede nasıl bir duruş ortaya koymalıdırlar? Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin ülkemizin aleyhine onca kararı olmasına rağmen Selahattin Demirtaş ile ilgili kararının uygulanmasını isteyen Karamollaoğlu bu sözüyle ne yazık ki sorumlu bir siyaset adamı gibi davranmamaktadır.</p>



<p>Siyaset adamının tek kriteri hukuk da değildir. Vicdandır, ahlaktır, adalettir, basirettir, ferasettir…28 Şubat döneminde ülkemizde başörtüsü yasaklandığı günlerde Karamollaoğlu şayet çıkıp” hukuk böyle diyor, Avrupa Avrupa İnsan Hakları mahkemesi de bu doğrultuda karar vermiştir” diyerek başörtüsü yasağını onaylamış olsaydı, bugün de terörle ilişkili olduğunu söyleyen HDP’nin hapiste olan lideri Selahattin Demirtaş ile ilgili hukuki kararı gerekçe gösterip, yanlış da olsa tutarlılık bakımından “serbest kalması gerekir” diyebilirdi. O günlerde Karamollaoğlu bütün milli görüşçüler gibi doğru olanı yaparak, iç hukuk ve Avrupa insan Hakları Mahkemesi yasaklasa da başörtüsü serbest olmalıdır” diyenlerden olmuştur. Demek ki bazı toplumsal sorunları hukuk değil siyaset ve sorumlu siyaset adamları çözerler.</p>



<p>Karamollaoğlu ve aynı görüşü dillendiren diğer siyasilere sormak isterim. Selahattin Demirtaş ve partisi HDP, PKK ile ilişkili midir değil midir? Vicdanınız, ahlakınız, basiretiniz, ferasetiniz ne söylüyor sizlere?</p>



<p>Siz iktidara geldiğinizde ABD, PKK terör örgütüne ve onun siyasi ayağı HDP’ye ülkemizi parçalatmak fikrinden vaz mı geçecek? Suriye’de ülkemizin başına bela etmeyi planladığı YPG ile kurmak istediği terör devleti fikrini terk mi edecek?</p>



<p>Ülkemize düşman olan ABD ve Avrupa ülkeleri ülkemizi parçalamak fikrinden vazgeçmeyeceklerine göre PKK ile ilişkili HDP ve hapisteki lideri üzerinden siyaset yapmak ahlaki, vicdani ve de adil midir?</p>



<p>Lütfen sorumluluk sahibi olun!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/temel-karamollaoglu-ve-milli-gorus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
