<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Milli Eğitim Bakanlığı &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/milli-egitim-bakanligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Dec 2024 07:37:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Milli Eğitim Bakanlığı &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Millî Eğitim Bakanlığı’nda Doktora Yapmak</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/milli-egitim-bakanliginda-doktora-yapmak/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/milli-egitim-bakanliginda-doktora-yapmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2024 11:59:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=19218</guid>

					<description><![CDATA[I-GİRİŞ Milli Eğitim Bakanlığı, ülkenin eğitim ve öğretiminden sorumlu bakanlıktır. Ülkedeki bütün bireylerin bulundukları durumlardan ileri istendik davranışlar geliştirmeyi planlar, uygular ve kontrol eder. Yazılırken kolay olan bu ifadenin milli eğitim bürokrasisinin uygulamaları ile hiç de öyle olmadığı konusunda sayısız örnekler vardır. II-OLAYLAR Bu günlerde Milli Eğitim Bakanlığında “insan kaynağının niteliğini artırmak” kavramı çok kullanılır oldu. Akademik çalışmalar, proje hazırlamalar ve saha çalışmaları bu kavramı besler. Ancak bu kavramın önemli olduğunu vurgulayan bir Bakanlıkta görev yapmakta olan personelin doktora yapma sürecinde zorluk çıkarılması kabul edilemez bir durumdur. 1995 yılında Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde doktoraya başlayan bir kişi, MEB’nca sınıf öğretmeni olarak atanıyor ve Ocak 1997’de göreve başlıyor. Türkiye’nin en doğusundaki ilimizde görev yapan öğretmen, doktorasına devam etmek istiyor. Eğitim mazereti ile İl emrine atanan öğretmeni, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konya ili sınırındaki bir köy okuluna atıyor. Öğretmen doktorasına devam edebileceği bir okula atamasının yapılmasını talep ettiği dilekçe yazıyor. …/…/1998 tarihli dilekçesi Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü Genel Evrakında …/…/1998 tarih ve ………..sayı ile kayda alınıyor. Atamalardan sorumlu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı dilekçe üzerindeki evrak kayıt kaşesine makamındaki mürekkepli kalemle çarpı atarak dilekçeyi işleme almıyor. Öğretmen derslere devam edemediği için doktorayı bırakmak zorunda kalıyor. Doktorayı bırakmak zorunda kalan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>I-GİRİŞ</strong></p>



<p>Milli Eğitim Bakanlığı, ülkenin eğitim ve öğretiminden sorumlu bakanlıktır. Ülkedeki bütün bireylerin bulundukları durumlardan ileri istendik davranışlar geliştirmeyi planlar, uygular ve kontrol eder. Yazılırken kolay olan bu ifadenin milli eğitim bürokrasisinin uygulamaları ile hiç de öyle olmadığı konusunda sayısız örnekler vardır.</p>



<p><strong>II-OLAYLAR</strong></p>



<p>Bu günlerde Milli Eğitim Bakanlığında “insan kaynağının niteliğini artırmak” kavramı çok kullanılır oldu. Akademik çalışmalar, proje hazırlamalar ve saha çalışmaları bu kavramı besler. Ancak bu kavramın önemli olduğunu vurgulayan bir Bakanlıkta görev yapmakta olan personelin doktora yapma sürecinde zorluk çıkarılması kabul edilemez bir durumdur.</p>



<p>1995 yılında Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde doktoraya başlayan bir kişi, MEB’nca sınıf öğretmeni olarak atanıyor ve Ocak 1997’de göreve başlıyor. Türkiye’nin en doğusundaki ilimizde görev yapan öğretmen, doktorasına devam etmek istiyor. Eğitim mazereti ile İl emrine atanan öğretmeni, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konya ili sınırındaki bir köy okuluna atıyor. Öğretmen doktorasına devam edebileceği bir okula atamasının yapılmasını talep ettiği dilekçe yazıyor. …/…/1998 tarihli dilekçesi Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü Genel Evrakında …/…/1998 tarih ve ………..sayı ile kayda alınıyor. Atamalardan sorumlu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı dilekçe üzerindeki evrak kayıt kaşesine makamındaki mürekkepli kalemle çarpı atarak dilekçeyi işleme almıyor. Öğretmen derslere devam edemediği için doktorayı bırakmak zorunda kalıyor.</p>



<p>Doktorayı bırakmak zorunda kalan öğretmenin görevli olduğu okula kendisinden bir bir buçuk sene sonra atanan dönemin SSK Genel Müdürünün akrabası bir öğretmen, doktora yapan öğretmen Ankara’ya gelemeden Ankara İli Çankaya İlçesi Seyranbağları’ndaki bir başka okula atanıyor. Bu da kişiye göre muamelenin tüyünü dikiyor.&nbsp;</p>



<p><strong>III-TAHLİL MÜNAKAŞA</strong></p>



<p>Doktorayı bırakmak zorunda kalan öğretmen bu süreçte çok zarar gördü ancak ülkemiz ondan daha fazla zarar gördü. Ülkemiz florasındaki bir mantardan kansere karşı bir ekstrat elde etmeye çalışan bu öğretmen ülkesine bu buluşu getirmekten mahrum bırakıldı. Zorluk çıkarılarak akademik çalışma yapmasının önün kesilen öğretmen yıllar sonra pandemi zamanında aşı geliştirme ekibinde yer alsa ülke karda mı olurdu zararda mı? düşünmek lazım.</p>



<p>Bu gün de, hem görevini yerine getirmek hem de doktora yapmak isteyen, Milli Eğitim Bakanlığının resmî tabiri ile “insan kaynağının niteliğini artırmak” isteyen çok sayıda öğretmen var. Ancak okullarındaki yöneticilerin bu durumdaki öğretmenlere zorluk çıkarması, ülkemizin geleceğine hizmet etmemektedir. Geçmişte doktorayı bırakmak zorunda bırakılan öğretmene yapılan muamele BİZDEN DEĞİL diye idi. Bu gün de aynı saikle başkasına bu muameleyi reva görenler, eleştirdikleri kişilerin yaptıklarını yapan kişilere dönüşürler.</p>



<p><strong>IV-SONUÇ VE TEKLİF</strong></p>



<p>Bırakın insanlar akademik çalışma yapsınlar. Yüksek lisans ve doktora yapsınlar. Kamu olarak onlara yardımcı olalım. İşlerini kolaylaştıralım. Görevini yerine getirmek için ikili eğitim yapan okullarda görevlendirelim. Daha da olmuyorsa mazeret izni verelim. Bunda yasal engel varsa, bu engeli ortadan kaldıralım.</p>



<p>“İnsan kaynağının niteliğini artırmak” amacıyla yapılan çalışmaların kişiye faydası bir ise ülkeye faydası birde çok fazladır…</p>



<p><strong>V-SON SÖZ</strong> </p>



<p>Unutmayalım insanlar başkalarına yaşattığını yaşamadan ölmezler. İktidarda iken yaptıklarınla örtüşmüyorsa, muhalefette iken söylediğin ehliyet liyakat lakırdıları masaldan ibaret olur.</p>



<p>Burak Selimoğlu</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/milli-egitim-bakanliginda-doktora-yapmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhtisas Liseleri Ve Üniversiteleri</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ihtisas-liseleri-ve-universiteleri/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ihtisas-liseleri-ve-universiteleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jan 2019 08:37:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Aselsan]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=7556</guid>

					<description><![CDATA[Pek çok alanda ve konuda, eş zamanlı olarak, yoğun ve yaygın bir &#8220;beka mücadelesi&#8221;nin içinde bulunan Türkiye; savunma sanayiinde, hamle üstüne hamle yapıyor. Toplumun ümidini ve güvenini tazeleyecek, takviye edecek şekilde; yeni ve yerli üretim oranı giderek artıyor. Bu alanda; stratejik öneme sahip bir kurumumuz var. Uzun yıllar boyunca; birileri, üretimini engellemek yahut tamamen yok etmek için her türlü yola başvurdular. Ama son zamanlarda; hep iyi haberler alıyoruz. Savunma sanayii alanında; yüzümüzü güldüren projelere imza attığını görüyoruz, biliyoruz. Sözünü ettiğimiz ve gözümüzün bebeği gibi korumamız, büyütmemiz, geliştirmemiz gerektiğine inandığımız kurum; kısa adıyla, ASELSAN olarak tanınmakta, bilinmektedir. 1975 yılında, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ni Güçlendirme Vakfı tarafından kurulup; savunma sanayii alanında üretim yapan bir Anonim Şirket&#8217;tir. Son günlerde, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile ASELSAN arasında; bir &#8220;iş birliği protokolü&#8221; imzalanmış. Söz konusu protokole göre; yakın zamanda, ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesikurulacakmış. Buna benzer bir şekilde; Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili ve irtibatlı meslek liselerinin de kurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Ancak, Türkiye genelinde, meslek liselerine yönelimin azaldığını görüp; mümkün ve muhtemel sonuçlarından endişe ediyoruz. Gerek iş dünyasının, gerek ilgili kamu yöneticilerinin beyanlarına göre; mesleki bilgi ve beceriye sahip ara elemanlara ihtiyacımız var. Bir yandan, binlerce üniversite mezunu iş bulamazken; öte yandan, sektörler, nitelikli ara eleman bulmakta zorlanıyorlar. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok alanda ve konuda, eş zamanlı olarak, yoğun ve yaygın bir &#8220;beka mücadelesi&#8221;nin içinde bulunan Türkiye; savunma sanayiinde, hamle üstüne hamle yapıyor. Toplumun ümidini ve güvenini tazeleyecek, takviye edecek şekilde; yeni ve yerli üretim oranı giderek artıyor.</p>
<p>Bu alanda; stratejik öneme sahip bir kurumumuz var. Uzun yıllar boyunca; birileri, üretimini engellemek yahut tamamen yok etmek için her türlü yola başvurdular.</p>
<p>Ama son zamanlarda; hep iyi haberler alıyoruz. Savunma sanayii alanında; yüzümüzü güldüren projelere imza attığını görüyoruz, biliyoruz.</p>
<p>Sözünü ettiğimiz ve gözümüzün bebeği gibi korumamız, büyütmemiz, geliştirmemiz gerektiğine inandığımız kurum; kısa adıyla, ASELSAN olarak tanınmakta, bilinmektedir. 1975 yılında, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ni Güçlendirme Vakfı tarafından kurulup; savunma sanayii alanında üretim yapan bir Anonim Şirket&#8217;tir.</p>
<p>Son günlerde, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile ASELSAN arasında; bir &#8220;iş birliği protokolü&#8221; imzalanmış. Söz konusu protokole göre; yakın zamanda, ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesikurulacakmış.</p>
<p>Buna benzer bir şekilde; Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili ve irtibatlı meslek liselerinin de kurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Ancak, Türkiye genelinde, meslek liselerine yönelimin azaldığını görüp; mümkün ve muhtemel sonuçlarından endişe ediyoruz.</p>
<p>Gerek iş dünyasının, gerek ilgili kamu yöneticilerinin beyanlarına göre; mesleki bilgi ve beceriye sahip ara elemanlara ihtiyacımız var. Bir yandan, binlerce üniversite mezunu iş bulamazken; öte yandan, sektörler, nitelikli ara eleman bulmakta zorlanıyorlar.</p>
<p>Bu sorunun çözümü için; bilinçli ve planlı bir şekilde, mesleki eğitim alanının genişletilmesi, oranının yükseltilmesi gerekiyordu. Aslında, son yıllarda; siyasi ve bürokratik kadrolar ve kurumlar da buna vurgu yapıp, mesleki eğitimin teşvik edilmesi ve desteklenmesi istikametinde gayret gösteriyordu.</p>
<p>Ancak, bir yandan orta öğretim kayıt sistemi, öte yandan kamuoyundaki algı ve olgu arızası; süreci, yeniden tersine çevirdi. Öngörülerin aksine bir sonuç doğurup; meslek liselerine giden öğrenci sayısı 2014-2015 öğretim yılında 1.810.999 seviyesine kadar yükselmişken, 2018-2019 öğretim yılı 1.532.502&#8217;ye kadar geriledi.</p>
<p>Gidişata bakıldığında, görülen o ki; meslek liselerinin sınıfları boşalıyor, öğretmenleri boşa çıkıyor. Bunun yanında, Hükümet&#8217;in ve Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın &#8220;ikili eğitim&#8221; ayıbından kurtulma niyetine ve gayretine rağmen; artık daha çok Anadolu lisesinde, zorunlu olarak ikili eğitim yapılıyor.</p>
<p>Devlet-millet iş birliğiyle; bu soruna, kesin ve köklü bir çözüm üretilmelidir. Orta öğretim kurumlarının büyük çoğunluğu, iş dünyasının ihtiyaç alanları ve konuları ile uyumlu olarak; ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi örneğinde olduğu gibi, &#8220;ihtisas liseleri&#8221; haline getirilmelidir.</p>
<p>Şüphesiz, bu kurgunun doğal sonucu olarak; üniversitelerimizin de daha fazla ihtisaslaşmaları zorunludur. Böylece, her meslek ve meşguliyet alanının; liseleri ve üniversiteleri olur.</p>
<p>O zaman, orta derecede mesleki bilgi ve beceri sahibi olan gençler; o alanın, ara elemanları olurlar. Daha fazla ilgi ve yetenek sahibi olanlar ise; aynı alanda ve konuda, üniversite eğitimi de alırlar.</p>
<p>Öğretmen Meslek Lisesi mezunları, Eğitim Fakülteleri&#8217;ne; Sağlık Meslek Lisesi mezunları, Tıp Fakülteleri&#8217;ne; Adalet Meslek Lisesi mezunları, Hukuk Fakülteleri&#8217;ne; Sanat Meslek Lisesi mezunları, Güzel Sanatlar Fakülteleri&#8217;ne; Spor Meslek Lisesi mezunları, Spor Fakülteleri&#8217;ne; Endüstri Meslek Lisesi mezunları, Mühendislik Fakülteleri&#8217;ne yönlendirilirler. İlgili sahalarla ve sektörlerle irtibatlı hale getirilip; teori ile pratik birleştirilerek yetiştirilirler.</p>
<p>Böylece, bir yandan işsizliği azaltmış; öte yandan, &#8220;nitelikli ara eleman&#8221; sorununu çözmüş oluruz. Kamuda ya da özel sektörde; daha fazla katma değer üretme imkânı buluruz.</p>
<p>Fakat bu sonuca giden yolda; aşılması gereken önemli bir engel daha var. Çocuklarımız ve gençlerimiz, yeteri kadar bilgi ve bilinç sahibi olmadan yahut olamadan; el yordamıyla alan ve bölüm tercihi yapıyorlar.</p>
<p>Her şeyden önce; büyük bir çoğunluk, fıtri kabiliyetinin ve kapasitesinin, hangi alanlara ve bölümlere yakın ya da yatkın olduğunu bilmiyor, bilemiyor. Gerekli ve yeterli düzeyde farkındalık oluşmadığı için; kendisini keşfetme ve gerçekleştirme fırsatı bulamıyor.</p>
<p>Binler, hatta milyonlar; akıntıya kapılmış kütükler gibi, bir yerlere yahut bir şeylere doğru sürüklenip gidiyorlar. Düştükleri ya da düşürüldükleri yerlerde, hayata tutunabilmek için; kuşlar yüzme, balıklar uçma öğrenmenin mücadelesini veriyorlar.</p>
<p>Sonuç olarak; birbirinin tamamlayıcı unsuru olacak şekilde, bir kaç önemli adım atmalıyız. Bir yandan, çocukların ve gençlerin ilgi ve yetenek alanlarını erken yaşlarda ve olabildiğince isabetli tespit etmeli; öte yandan, onların madenlerini işleyip işe yarar hale getirebilecek özelliklerde, ihtisas liseleri ve üniversiteleri açmalıyız.</p>
<p><strong>Zekeriya Erdim</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ihtisas-liseleri-ve-universiteleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teneffüsler Uzatılıyor</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/teneffusler-uzatiliyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/teneffusler-uzatiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2018 13:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=4192</guid>

					<description><![CDATA[ÖĞRENCİLER BU HABERE ÇOK SEVİNECEKLER Meclis Bütçe Plan Komisyonunda konuşan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk teneffüs sürelerinin uzatılacağını söyledi. Selçuk, &#8220;Önümüzdeki süreçte özel öğretime teşvik uygulamasını kademeli olarak azaltarak kaldıracağız.&#8221; dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) ile üniversitelerin 2019 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç&#8217;in başkanlığında toplandı. Toplantıda Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) ile üniversitelerin 2019 yılı bütçeleri görüşüldü. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bakanlığının 2019 yılı bütçesine ilişkin sunumunda şu başlıkları dile getirdi: Okullar arasındaki eşitsizlik giderilecek Öğrenciler üzerindeki sınav baskısı azaltılacak Yabancı dil konusunda dijital ortam oluşturulacak Müfredatlar, çocukların ilgi, yetenek ve mizaçları doğrultusunda esnek, modüler ve uygulamalı olarak iyileştirilecektir. Önümüzdeki süreçte özel öğretime teşvik uygulamasını kademeli olarak azaltarak kaldıracağız. Eğtiim ve öğretim kademesine göre yıllık 3 bin 290 TL ile 4 bin 610 TL arasında değişen eğitim ve öğretim desteği ödenecek. İlkokullarda teneffüs sürelerini uzatacağız. Şartları elverişsiz hanelerdeki çocukların erken çocukluk eğitiminde araç-gereç ihtiyacı karşılanacaktır. Toplum temelli erken çocukluk hizmetlerinin yayılımı bağlamında merkezler, atölyeler ve gezici otobüs sınıflar devreye sokulacaktır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖĞRENCİLER BU HABERE ÇOK SEVİNECEKLER</strong></p>
<p>Meclis Bütçe Plan Komisyonunda konuşan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk teneffüs sürelerinin uzatılacağını söyledi. Selçuk, &#8220;Önümüzdeki süreçte özel öğretime teşvik uygulamasını kademeli olarak azaltarak kaldıracağız.&#8221; dedi.</p>
<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) ile üniversitelerin 2019 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.</p>
<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç&#8217;in başkanlığında toplandı. Toplantıda Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) ile üniversitelerin 2019 yılı bütçeleri görüşüldü.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bakanlığının 2019 yılı bütçesine ilişkin sunumunda şu başlıkları dile getirdi:</p>
<p><strong>Okullar arasındaki eşitsizlik giderilecek</strong></p>
<ul>
<li>Öğrenciler üzerindeki sınav baskısı azaltılacak</li>
<li>Yabancı dil konusunda dijital ortam oluşturulacak</li>
<li>Müfredatlar, çocukların ilgi, yetenek ve mizaçları doğrultusunda esnek, modüler ve uygulamalı olarak iyileştirilecektir.</li>
<li>Önümüzdeki süreçte özel öğretime teşvik uygulamasını kademeli olarak azaltarak kaldıracağız. Eğtiim ve öğretim kademesine göre yıllık 3 bin 290 TL ile 4 bin 610 TL arasında değişen eğitim ve öğretim desteği ödenecek.</li>
<li>İlkokullarda teneffüs sürelerini uzatacağız.</li>
<li>Şartları elverişsiz hanelerdeki çocukların erken çocukluk eğitiminde araç-gereç ihtiyacı karşılanacaktır. Toplum temelli erken çocukluk hizmetlerinin yayılımı bağlamında merkezler, atölyeler ve gezici otobüs sınıflar devreye sokulacaktır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/teneffusler-uzatiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
