<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MehmetAkifErsoy &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/mehmetakifersoy/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Feb 2019 21:48:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>MehmetAkifErsoy &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nişanlısı Cemal Kaşıkçı&#8217;nın Bilinmeyen Yönlerini Yazdı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/nisanlisi-cemal-kasikcinin-bilinmeyen-yonlerini-yazdi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/nisanlisi-cemal-kasikcinin-bilinmeyen-yonlerini-yazdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2019 21:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[cemalkaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[HaticeCengiz]]></category>
		<category><![CDATA[MehmetAkifErsoy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8423</guid>

					<description><![CDATA[Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda vahşi bir cinayete kurban giden gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın nişanlısı Hatice Cengiz, cinayetten sonra kaleme aldığı günlükte Kaşıkçı ile ilgili bilinmeyenlere yer verdi. Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın Suudi Arabistanlı üst düzey yetkililerce İstanbul&#8217;daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu&#8217;nda vahşice öldürülmesinin üzerinden aylar geçmesine rağmen, Kaşıkçı&#8217;nın bedenine hala ulaşılamadı. Olaya ilişkin çok sayıda sorunun cevapsız kaldığı dönemde Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın nişanlısı Hatice Cengiz olayların perde arkasını ve yaşananları günlüğünde kaleme aldı. &#8220;AMAN YARABBİ, DÜŞÜNÜLMESİ BİLE KORKUNÇ. BU NASIL VAHŞET!&#8221; Kopernik Kitap&#8217;tan çıkan ve içerisinde Kaşıkçı&#8217;nın nişanlısı Hatice Cengiz&#8217;in günlüklerinin yer aldığı, &#8220;Cemal Kaşıkçı&#8221; kitabında Hatice Cengiz, Kaşıkçı&#8217;nın cinayetine ilişkin 2 Kasım 2018 tarihli güncesinde, &#8220;Cemal&#8230; 2 Ekim&#8217;de seni orada beklerken başına bir şey geleceğini asla düşünmedim. Asla sana bir şey yapabileceklerini hesap etmedim. Sen de ben de bunu hesap etmedik. Ama planları yapanlar çoktan harekete geçmişler ve iz bırakmadan bir planı hayata geçirmek için kilometrelerce yoldan gelmişler. Orada seni bekliyorlarmış, sen içeri girerken. Aman Yarabbi, düşünülmesi bile korkunç! Düşünemiyor, bunu tahayyül dahi edemiyorum. Bu nasıl bir vahşet, bu nasıl bir cahillik? Nihayetinde sen bir insan ve sen bir cansın. Hiçbirinin olmadığı kadar&#8230;&#8221; ifadelerine yer verdi. &#8220;ÖNCE BEYAZ EŞYA DÜKKANINA SONRA MOBİLYACIYA GİDECEKTİK&#8221; Cengiz devam eden güncesinde Cemal Kaşıkçı&#8217;yla &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda vahşi bir cinayete kurban giden gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın nişanlısı Hatice Cengiz, cinayetten sonra kaleme aldığı günlükte Kaşıkçı ile ilgili bilinmeyenlere yer verdi.</strong></p>
<p>Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın Suudi Arabistanlı üst düzey yetkililerce İstanbul&#8217;daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu&#8217;nda vahşice öldürülmesinin üzerinden aylar geçmesine rağmen, Kaşıkçı&#8217;nın bedenine hala ulaşılamadı.</p>
<p>Olaya ilişkin çok sayıda sorunun cevapsız kaldığı dönemde Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın nişanlısı Hatice Cengiz olayların perde arkasını ve yaşananları günlüğünde kaleme aldı.</p>
<p>&#8220;AMAN YARABBİ, DÜŞÜNÜLMESİ BİLE KORKUNÇ. BU NASIL VAHŞET!&#8221;</p>
<p>Kopernik Kitap&#8217;tan çıkan ve içerisinde Kaşıkçı&#8217;nın nişanlısı Hatice Cengiz&#8217;in günlüklerinin yer aldığı, &#8220;Cemal Kaşıkçı&#8221; kitabında Hatice Cengiz, Kaşıkçı&#8217;nın cinayetine ilişkin 2 Kasım 2018 tarihli güncesinde, &#8220;Cemal&#8230; 2 Ekim&#8217;de seni orada beklerken başına bir şey geleceğini asla düşünmedim. Asla sana bir şey yapabileceklerini hesap etmedim. Sen de ben de bunu hesap etmedik. Ama planları yapanlar çoktan harekete geçmişler ve iz bırakmadan bir planı hayata geçirmek için kilometrelerce yoldan gelmişler. Orada seni bekliyorlarmış, sen içeri girerken. Aman Yarabbi, düşünülmesi bile korkunç! Düşünemiyor, bunu tahayyül dahi edemiyorum. Bu nasıl bir vahşet, bu nasıl bir cahillik? Nihayetinde sen bir insan ve sen bir cansın. Hiçbirinin olmadığı kadar&#8230;&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
<p>&#8220;ÖNCE BEYAZ EŞYA DÜKKANINA SONRA MOBİLYACIYA GİDECEKTİK&#8221;</p>
<p>Cengiz devam eden güncesinde Cemal Kaşıkçı&#8217;yla büyükelçilikten çıktıktan sonra neler planladıklarına ilişkin detayları yazdı.</p>
<p>&#8220;O gün orada zamanın bir an önce geçmesini, bir an evvel çıkmanı, bir an evvel o lanet olası evrakla gidip evlilik tarihi alacağımız günü iple çekiyordum.&#8221; ifadelerine yer veren Cengiz, güncesinde neler yapacaklarına dair detayları da anlattı; Önce değişiklik için beyaz eşya dükkanına, sonra eğer zaman kalırsa mobilyacıya, sonra belki de belediyeye gidecektik. Aklımda bu güzel haberi kutlamak üzere yakın dost ve arkadaşlarımızla bir akşam yemeği planı da vardı, havanın ne soğuk ne sıcak olduğu o gün. Ben yepyeni bir hayat planı kurarken, yepyeni bir umutla, heyecanla beklerken sen son çırpınışlarını veriyordun.&#8221;</p>
<p>&#8220;AZ AMA ÖZ, AMACA HİZMET EDEN KONUŞANLARDANDI&#8221;</p>
<p>Kaşıkçı&#8217;nın şahsi özelliklerinden de bahseden Hatice Cengiz, Cemal Kaşıkçı hakkında, &#8220;En güzel özelliklerinden biri az ama öz, amaca hizmet eden ve açık konuşmalarındı. Hiç gereksiz iltifat yapmaz, çoğu zaman eleştirmek için bile uzun süre geçmesini beklerdin. İnsanlar arasındaki ilişkilerinde asla ve asla hesap kitap yapmayan, karşısındakinin beklentilerini önceden görebilen, sen ondan bir şey talep etmeden gelebilecek talebi kestiren ve onun için gerekli adımları atacak kadar cesur ve rasyonel bir insandı.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>CEMAL KAŞIKÇI&#8217;DAN SON MESAJ: EV HARİKA&#8230; AYNI SAHİBİ GİBİ</p>
<p>Cemal Kaşıkçı&#8217;nın Hatice Cengiz&#8217;e attığı son WhatsApp mesajı Hatice Cengiz&#8217;in günlüklerinin hemen akabinde ve kitabın son sayfasında yayımlandı.</p>
<p>1 Ekim 2018 gününü 2 Ekim 2018 gününe bağlayan gecede Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı Londra&#8217;dan İstanbul&#8217;a dönüş yolunda Hatice Cengiz&#8217;e,&#8221; Şu an uçaktayım, sana geliyorum. Seven, aşık ve tutkulu&#8221; mesajını gönderdi.</p>
<p>Cemal Kaşıkçı&#8217;nın son mesajı ise, nişanlısı Hatice Cengiz&#8217;in temizlediği evi görünce gönderdiği mesaj oldu, &#8220;Ev harika&#8230; Aynı sahibi gibi.&#8221;</p>
<p><a href="https://www.aksam.com.tr/guncel/kasikcinin-nisanlisi-hatice-cengizin-gunlukleri-yayimlandi-iste-bilinmeyenler/haber-821189">İŞTE KAŞIKÇI&#8217;NIN NİŞANLISI HATİCE CENGİZ&#8217;İN GÜNLÜĞÜNE YANSIYAN ÇARPICI DETAYLAR&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/nisanlisi-cemal-kasikcinin-bilinmeyen-yonlerini-yazdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Âkif Ersoy&#8217;u Hatırlarken</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/mehmet-akif-ersoy-hatirlarken/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/mehmet-akif-ersoy-hatirlarken/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Dec 2018 09:05:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[MehmetAkifErsoy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6942</guid>

					<description><![CDATA[Muhteşem eserler; abidevi şahsiyetlerin mahsulüdür. Bu şahısların eserlerine bakılarak kendileri, kendilerine bakılarak da eserleri hakkında kanaat sahibi olunabilir. Mehmed Âkif ile onun muhteşem eseri olan’İstiklâl Marşı’mız arasında da böyle birbirini tavsif edici bir münasebet mevcuttur. Dostu Mithat Cemal; bu uyumu şöyle dile getiriyor: “İstiklâl Marşı güzeldir; ancak bu şiirden daha güzel bir şey vardır: İstiklâl Marşı’nın, yazana yakışması.” Mehmed Âkif için «Onun hayatı, eserlerinden de önemlidir.» denilir. Yavuz Bülent Bakiler, bu örnek şahsiyeti şöyle tavsif ediyor: “Eğer insanların ve milletlerin yaşayışında, doğruluk; samimiyet; ahde vefâ; haksızlık karşısında susmamak; bütün güzel sanatlara ve bütün ilimlere gönülden bağlanmak; merhametli ve metin olmak; gafletten, cehaletten, kinden, nefretten uzak yaşamak bin yıl sonra bile, iki bin yıl sonra bile üstün vasıflar olarak kabul edilecekse; Âkif bin yıl sonra bile, iki bin yıl sonra bile yine abide şahsiyetlerden biri olarak anılacaktır. Çünkü o; Kur’ân ahlâkıyla ahlâklanan, ışığını Kur’ân’dan alan, mükemmel, müstesna şairlerimizden biridir.” Büyük şairimiz, imanının muktezasınca; yapabileceği her işi, en güzel şekliyle yapmayı şiar edinmiştir. Okulundan birincilikle mezun olmuş; Arapça, Farsça ve Fransızcayı edebiyatına vâkıf olacak seviyede öğrenmiş; güreş tutmuş; Boğaz’ın iki yakası arasında yüzebilecek kadar yüzmede ustalaşmış; edebiyatta zirvelere tırmanmış; altı ay gibi kısa bir zamanda Kur’ân hıfzını tamamlamış; dürüst, haysiyetli, vatansever bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muhteşem eserler; abidevi şahsiyetlerin mahsulüdür. Bu şahısların eserlerine bakılarak kendileri, kendilerine bakılarak da eserleri hakkında kanaat sahibi olunabilir.<br />
Mehmed Âkif ile onun muhteşem eseri olan’İstiklâl Marşı’mız arasında da böyle birbirini tavsif edici bir münasebet mevcuttur. Dostu Mithat Cemal; bu uyumu şöyle dile getiriyor:<br />
“İstiklâl Marşı güzeldir; ancak bu şiirden daha güzel bir şey vardır: İstiklâl Marşı’nın, yazana yakışması.”</p>
<p>Mehmed Âkif için «Onun hayatı, eserlerinden de önemlidir.» denilir. Yavuz Bülent Bakiler, bu örnek şahsiyeti şöyle tavsif ediyor:<br />
“Eğer insanların ve milletlerin yaşayışında, doğruluk; samimiyet; ahde vefâ; haksızlık karşısında susmamak; bütün güzel sanatlara ve bütün ilimlere gönülden bağlanmak; merhametli ve metin olmak; gafletten, cehaletten, kinden, nefretten uzak yaşamak bin yıl sonra bile, iki bin yıl sonra bile üstün vasıflar olarak kabul edilecekse; Âkif bin yıl sonra bile, iki bin yıl sonra bile yine abide şahsiyetlerden biri olarak anılacaktır.<br />
Çünkü o; Kur’ân ahlâkıyla ahlâklanan, ışığını Kur’ân’dan alan, mükemmel, müstesna şairlerimizden biridir.”</p>
<p>Büyük şairimiz, imanının muktezasınca; yapabileceği her işi, en güzel şekliyle yapmayı şiar edinmiştir. Okulundan birincilikle mezun olmuş; Arapça, Farsça ve Fransızcayı edebiyatına vâkıf olacak seviyede öğrenmiş; güreş tutmuş; Boğaz’ın iki yakası arasında yüzebilecek kadar yüzmede ustalaşmış; edebiyatta zirvelere tırmanmış; altı ay gibi kısa bir zamanda Kur’ân hıfzını tamamlamış; dürüst, haysiyetli, vatansever bir insan olmanın fevkalâde güzel örneklerini vermiş; kendisinden hizmet beklenen birçok kişinin ümitsizlik içinde bir köşeye çekildiği veya bazı devletlerin mandasına girmeyi çıkar yol sandığı bir zamanda, yorulmaz bir gayetle milletinin hizmetine koşmuştur. O, «on parmağında on marifet» misali, kendisine bahşedilen her istidadı işletmekten kaçınmamıştır; veterinerdir, devlet memurudur, ilmî heyetlerde üyedir, gazetecidir, mütefekkirdir, edibdir, musikişinastır, istihbarat teşkilâtı vazifelisidir, sporcudur…</p>
<p>Mısır’da takriben on yıl kalan şairimiz, sonunda hastalanır:<br />
&#8220;Çöz de artık yükümün kördüğüm olmuş bağını,<br />
Bana çok görme İlâhî bir avuç toprağını.&#8221; diyerek ifade ettiği bir hâlet-i ruhiye ile yönünü artık «öteler»e çevirir. Vatandan ayrı kalmak endişesiyle 1936 Haziran’ında ülkesine döner. Kısa bir zaman sonra, 27 Aralık 1936’da çilelerle, mihnetlerle dolu hayatı sona erer. Bazı dostlarının ve «Âsım’ın nesli» gençlerin katıldığı merasimle Edirnekapı mezarlığına defnedilir.<br />
Eserleri:<br />
Safahat (7 cilt)<br />
Kastamonu Kürsüsünde (Millî Mücadele dönemi hutbeleri)<br />
Âyet ve Hadisler<br />
Makaleler<br />
İstiklâl şairimizi, vefat yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/mehmet-akif-ersoy-hatirlarken/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
