<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Ayfer Kancı &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/mehmet-ayfer-kanci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 May 2019 09:07:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Mehmet Ayfer Kancı &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Casusluk Romanı Gibi…</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/casusluk-romani-gibi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/casusluk-romani-gibi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2019 09:07:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Füze Savunma Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ayfer Kancı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10439</guid>

					<description><![CDATA[TOR-M1 füze savunma sisteminin satışı sırasında ortaya çıkarılan yolsuzluk ise casusluk romanlarına konu olacak boyuttadır. Füze sistemi için yapılan ödemelerin ortadan kaybolmasını soruşturmak üzere 2003 yılının 6 Haziran günü Moskova’yı ziyaret eden Yunanistan Savunma Bakanlığı Müsteşarı Spiros Travlos, füze sisteminin üreticisi olan Almaz Antey şirketinin direktörü Igor Klimov ile Kızılmeydan’da buluşmak üzere sözleşti. Ancak buluşmaya Klimov yerine bir grup Rus istihbarat servisi görevlisi geldi. Yunan yetkiliye Klimov’un bir cinayete kurban gitmiş olduğu bilgisini verdiler. Aynı gece Klimov’un yakın çalışma arkadaşı Sergey Sitko da Moskova dışındaki evinde faili meçhul bir cinayete kurban gitti. TOR-M1 füze sisteminin satışına Yunanistan tarafında aracılık eden Vlassis Kambouroglou ise rüşvet suçlaması nedeniyle ortadan kaybolduktan sonra 2012 yılının Ekim ayında Endonezya’nın başkenti Cakarta’da ortaya çıktı. Ancak kaldığı otel odasında intihar (!) etmiş olarak. Tüm bu bilgilerin ışığında, Yunanistan’la Türkiye arasında bu denli bir çifte standardı meşru kılan suçlamaların altında, gerçekten NATO’nun güvenliğini sağlama kaygıları mı yatıyor? Görünen o ki bu soruya “evet” cevabını vermek mümkün değil. 1995’te Kardak kriziyle Ege Denizi’nde Türkiye’ye karşı Yunanistan’ın denge tesis etmesi için yakılan yeşil ışığın, bugün Doğu Akdeniz’i kapsayacak şekilde ABD tarafından genişletilmekte olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Yine görünen o ki 100 adet F-35 savaş uçağına sahip olacak bir Türkiye, bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TOR-M1 füze savunma sisteminin satışı sırasında ortaya çıkarılan yolsuzluk ise casusluk romanlarına konu olacak boyuttadır. Füze sistemi için yapılan ödemelerin ortadan kaybolmasını soruşturmak üzere 2003 yılının 6 Haziran günü Moskova’yı ziyaret eden Yunanistan Savunma Bakanlığı Müsteşarı Spiros Travlos, füze sisteminin üreticisi olan Almaz Antey şirketinin direktörü Igor Klimov ile Kızılmeydan’da buluşmak üzere sözleşti. Ancak buluşmaya Klimov yerine bir grup Rus istihbarat servisi görevlisi geldi. Yunan yetkiliye Klimov’un bir cinayete kurban gitmiş olduğu bilgisini verdiler.</p>
<p>Aynı gece Klimov’un yakın çalışma arkadaşı Sergey Sitko da Moskova dışındaki evinde faili meçhul bir cinayete kurban gitti. TOR-M1 füze sisteminin satışına Yunanistan tarafında aracılık eden Vlassis Kambouroglou ise rüşvet suçlaması nedeniyle ortadan kaybolduktan sonra 2012 yılının Ekim ayında Endonezya’nın başkenti Cakarta’da ortaya çıktı. Ancak kaldığı otel odasında intihar (!) etmiş olarak.</p>
<p>Tüm bu bilgilerin ışığında, Yunanistan’la Türkiye arasında bu denli bir çifte standardı meşru kılan suçlamaların altında, gerçekten NATO’nun güvenliğini sağlama kaygıları mı yatıyor? Görünen o ki bu soruya “evet” cevabını vermek mümkün değil. 1995’te Kardak kriziyle Ege Denizi’nde Türkiye’ye karşı Yunanistan’ın denge tesis etmesi için yakılan yeşil ışığın, bugün Doğu Akdeniz’i kapsayacak şekilde ABD tarafından genişletilmekte olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.</p>
<p>Yine görünen o ki 100 adet F-35 savaş uçağına sahip olacak bir Türkiye, bu uçaklardan 50 adet sipariş etmiş olan İsrail’e karşı bir üstünlük tesis edecektir. F-35 savaş uçaklarına bu aşamada sahip olmaları mümkün görünmeyen ve Doğu Akdeniz enerji havzasının ABD desteğinde parsellenmesine ortaklık eden Mısır, Yunanistan ve GKRY de kendilerini tehdit altında görmektedir.</p>
<p><strong>Mehmet Ayfer Kancı</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/casusluk-romani-gibi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Manzaranın Tamamına Baktığımızda</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/manzaranin-tamamina-baktigimizda/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/manzaranin-tamamina-baktigimizda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 May 2019 10:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[F-35]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ayfer Kancı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10343</guid>

					<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Golan Tepeleri’nde İsrail hâkimiyetini kabul etmesi, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanınması, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının uluslararası hukuka aykırı şekilde Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Mısır ve İsrail dörtlüsü tarafından yağmalanmasına imkân tanınması, Türkiye’nin silah alımlarıyla eş zamanlı olarak gelişen konulardır. Geriye çekilip bölgesel gelişmelerle manzaranın tamamına baktığımızda, Beyaz Saray’daki ulusal güvenlik ekibi eliyle ABD dış politikasına hâkim olan Evanjelik-Neocon örgütlenmesinin ürettiği strateji zincirinin birbirine bağlı halkaları ile karşı karşıya olduğumuz izlenimini güçlendiriyor. Teknik özellikleri itibarıyla “uçan bir akıllı telefon” olarak niteleyebileceğimiz F-35 uçakları şu anda ABD, İsrail, İtalya, İngiltere, Norveç, Güney Kore ve Japonya tarafından kullanılıyor. Üretici Lockheed Martin, F-35’i Singapur, Yunanistan, Romanya ve Polonya’ya satmak için de zemin arayışlarını sürdürüyor. Akıllı telefon misali, üreticisi Lockheed Martin tarafından sürekli olarak ABD’deki merkezden güncellenen bu yeni nesil savaş uçaklarının bir başka özelliği ise tüm uçuş tecrübelerini, pilotlarının kabiliyetlerini ve uçuşlar sırasında elde ettiği verileri üretici firmaya aktarabiliyor olması. Ulusal güvenliğini dert edinen F-35 kullanıcısı bir ülke, bu güncelleme ve bilgi aktarım sistemini kapatabilir. Ancak aynı akıllı telefonunuzda olduğu gibi, güncellemeleri yapmadığınız zaman nasıl telefonunuzun performansı düşüyorsa, F-35’leri de kullanamayacak hale gelmeniz mümkün. Geniş bir F-35 filosuna sahip olan İtalya’nın, kendisine özgü bir yazılım geliştirilmesi talebi de &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın Golan Tepeleri’nde İsrail hâkimiyetini kabul etmesi, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanınması, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının uluslararası hukuka aykırı şekilde Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Mısır ve İsrail dörtlüsü tarafından yağmalanmasına imkân tanınması, Türkiye’nin silah alımlarıyla eş zamanlı olarak gelişen konulardır. Geriye çekilip bölgesel gelişmelerle manzaranın tamamına baktığımızda, Beyaz Saray’daki ulusal güvenlik ekibi eliyle ABD dış politikasına hâkim olan Evanjelik-Neocon örgütlenmesinin ürettiği strateji zincirinin birbirine bağlı halkaları ile karşı karşıya olduğumuz izlenimini güçlendiriyor.</p>
<p>Teknik özellikleri itibarıyla “uçan bir akıllı telefon” olarak niteleyebileceğimiz F-35 uçakları şu anda ABD, İsrail, İtalya, İngiltere, Norveç, Güney Kore ve Japonya tarafından kullanılıyor. Üretici Lockheed Martin, F-35’i Singapur, Yunanistan, Romanya ve Polonya’ya satmak için de zemin arayışlarını sürdürüyor. Akıllı telefon misali, üreticisi Lockheed Martin tarafından sürekli olarak ABD’deki merkezden güncellenen bu yeni nesil savaş uçaklarının bir başka özelliği ise tüm uçuş tecrübelerini, pilotlarının kabiliyetlerini ve uçuşlar sırasında elde ettiği verileri üretici firmaya aktarabiliyor olması.</p>
<p>Ulusal güvenliğini dert edinen F-35 kullanıcısı bir ülke, bu güncelleme ve bilgi aktarım sistemini kapatabilir. Ancak aynı akıllı telefonunuzda olduğu gibi, güncellemeleri yapmadığınız zaman nasıl telefonunuzun performansı düşüyorsa, F-35’leri de kullanamayacak hale gelmeniz mümkün.</p>
<p>Geniş bir F-35 filosuna sahip olan İtalya’nın, kendisine özgü bir yazılım geliştirilmesi talebi de Lockheed Martin firmasının oyalama taktikleri yüzünden hayata geçmiş değil. Teknolojik olarak bu denli bağımlı bir savaş cihazı söz konusuyken, güvenlik konusunda ABD’den çok Türkiye’nin endişe ve şüphe duyması herhalde daha doğal olacaktır.</p>
<p>Buna rağmen, FETÖ-Rum-Ermeni ve İsrail lobilerinin hâkimiyetindeki ABD Kongresi, Mart ayında el yükseltti. F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye teslim edilmemesi için iki Demokrat ve iki Cumhuriyetçi senatör tarafından bir yasa tasarısı hazırlandı. 29 Mart’taki bu tehdit salvosunu, Türkiye’nin F-35 uçaklarını konuşlandıracağı Malatya’daki üs için gerekli malzemelerin sevkiyatının durdurulduğu haberleri takip etti.</p>
<p>Mehmet Ayfer Kancı</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/manzaranin-tamamina-baktigimizda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
