<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MEB &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/meb/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Nov 2018 14:38:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>MEB &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>20 Bin Öğretmen İçin Kontenjan ve Taban Puanlar Açıklandı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/20-bin-ogretmen-icin-kontenjan-ve-taban-puanlar-aciklandi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/20-bin-ogretmen-icin-kontenjan-ve-taban-puanlar-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Nov 2018 14:38:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Atama]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=4682</guid>

					<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, sözleşmeli öğretmen olarak ataması yapılacak olan 20 bin öğretmen için alanlar ile başvuruya esas taban puan ve kontenjan listesini açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 20 bin öğretmen için kontenjan ve taban puanları açıklandı. Başvurularını yapan adayların sınavlara girdikten sonra atamaları 7 Şubat 2019&#8217;da yapılacak. 20 bin sözleşmeli öğretmen atması için başvurular 78 farklı branşta alınacak. 20 BİN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ALIMI BAŞVURULARI NE ZAMAN? Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular 19-23 Kasım’da alınacak. Adayların sözlü sınava alınacakları sınav merkezleri 3 Aralık’ta ilan edilecek, sözlü sınavlar 10-31 Aralık’ta yapılacak. Sonuçların ilanı 15 Ocak, tercihlerin alınması 28 Ocak- 1 Şubat tarihleri arasında olacak. SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN BAŞVURU ŞARTLARI NELER? 1.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları taşımak, 1.2. Türk vatandaşı olmak (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları için Türk vatandaşı olma şartı aranmayacaktır.) 1.3. Mezun olunan yükseköğretim programı, Bakanlığın öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atama yapılacak alana uygun olmak 1.4. Öğretmenliğe kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun olanların ihtiyacı karşılamadığı alanlara atanacaklar hariç olmak üzere, Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon Programı/Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programından birinin başarıyla tamamlamış olmak, 1.5. Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanların, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca yüksek öğrenimlerinin ve/veya &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı, sözleşmeli öğretmen olarak ataması yapılacak olan 20 bin öğretmen için alanlar ile başvuruya esas taban puan ve kontenjan listesini açıkladı.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 20 bin öğretmen için kontenjan ve taban puanları açıklandı. Başvurularını yapan adayların sınavlara girdikten sonra atamaları 7 Şubat 2019&#8217;da yapılacak. 20 bin sözleşmeli öğretmen atması için başvurular 78 farklı branşta alınacak.</p>
<p><strong>20 BİN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ALIMI BAŞVURULARI NE ZAMAN?</strong></p>
<p>Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular 19-23 Kasım’da alınacak. Adayların sözlü sınava alınacakları sınav merkezleri 3 Aralık’ta ilan edilecek, sözlü sınavlar 10-31 Aralık’ta yapılacak. Sonuçların ilanı 15 Ocak, tercihlerin alınması 28 Ocak- 1 Şubat tarihleri arasında olacak.</p>
<p><strong>SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN BAŞVURU ŞARTLARI NELER?</strong></p>
<p>1.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları taşımak,</p>
<p>1.2. Türk vatandaşı olmak (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları için Türk vatandaşı olma şartı aranmayacaktır.)</p>
<p>1.3. Mezun olunan yükseköğretim programı, Bakanlığın öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atama yapılacak alana uygun olmak</p>
<p>1.4. Öğretmenliğe kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun olanların ihtiyacı karşılamadığı alanlara atanacaklar hariç olmak üzere, Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon Programı/Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programından birinin başarıyla tamamlamış olmak,</p>
<p>1.5. Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanların, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca yüksek öğrenimlerinin ve/veya pedagojik formasyon belgelerinin yurt içindeki yükseköğretim kurumlarına veya programlarına denkliği kabul edilmiş olmak,</p>
<p>1.6. 2017 veya 2018 yılında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavında atanacağı alan için puan türleri (KPSSP10 ve KPSSP121- KPSSP120) itibarıyla 50 ve üzerinde puan almış olmak,</p>
<p>1.7. Devlet memurluğundan veya öğretmenlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir ceza almamış olmak,</p>
<p>1.8. 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmakta iken sözleşmeleri feshedilenler bakımından, başvuru tarihinin son günü itibarıyla bir yıl bekleme süresini tamamlamış olmak.</p>
<p><strong>SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN BAŞVURULARI NASIL YAPILIR?</strong></p>
<p>2.1. Sözleşmeli öğretmenlik için yapılacak sözlü sınava davet edilmek üzere yapılacak başvuru elektronik ortamda (http://mebbis.meb.gov.tr ve http://personel.meb.gov.tr adreslerinden) alınacaktır. Bu başvuruda adaylar, Ek 2 Sözlü Sınav Merkezleri listesinde belirtilen onyedi (17) sınav merkezinin tamamını tercih edecektir. Başvuru takvimi Ek 4’te belirtilmiştir.</p>
<p>2.2. Başvuru onayları, il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince yapılacaktır.</p>
<p>2.3. Mezuniyetleri birden fazla alana kaynak teşkil eden adaylar, sadece bir alana başvuruda bulunabilecektir.</p>
<p>2.4. Adaylar, Türkçe, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Matematik (Lise), Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, İngilizce, Rehberlik, Okul Öncesi ve Sınıf Öğretmenliği alanları bakımından KPSSP121 puan türünden, Almanca, Arapça ve Fransızca alanlarına KPSSP120 puan türünden, diğer alanlar bakımından ise KPSSP10 puan türünden 50 ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecektir. Bu kapsamda başvurular geçerli olan KPSS puan üstünlüğü esasına göre değerlendirilecektir. Birden fazla sınava (2017 ve 2018) katılan adayların, yüksek olan KPSS puanı başvuru formuna otomatik olarak yansıtılacaktır.</p>
<p>2.5. Adaylar, elektronik ortamda yaptıkları başvuruları ve bu başvurulara ilişkin “Elektronik Başvuru Formu”nun çıktısını, şahsen ya da noter aracılığıyla vekâlet verecekleri kişiler vasıtasıyla il/ilçe millî eğitim müdürlüklerine onaylatacaktır.</p>
<p>2.6. Başvurularda aslı ibraz edilen belgelerin birer örneği il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince onaylanarak teslim alınıp asılları adaylara geri verilecektir.</p>
<p>2.7. Atama sürecinin zamanında sonuçlandırılması bakımından başvurular, başvurunun yapıldığı gün ya da -başvurunun son gününe rastlayan gün hariç- bir sonraki gün mesai saatleri içinde onaylatılacaktır.</p>
<p>2.8. Elektronik Başvuru Formunda beyan edilen bilgilerden adaylar sorumlu olacaktır.</p>
<p>2.9. Adaylardan başvuru ekranında karşılaşılan uyarının yanlış olduğunu iddia edenler, bu durumu belirten bir dilekçe ile il millî eğitim müdürlüklerine başvuruda bulunacak; bu iddialar il millî eğitim müdürlüklerince Personel Genel Müdürlüğüne (Öğretmen Atama Daire Başkanlığı) faks ya da e-posta yoluyla bildirilecektir.</p>
<p>2.10. Adayların başvurularının il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince onaylanmasından sonra yapacakları bilgi ve beyan düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>
<p>2.11. Elektronik Başvuru Formu haricinde veya süresi dışında yapılan, il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince onaylanmamış olan, atama alanı ve mezun olduğu yükseköğretim programı yanlış girilerek yapılan başvurular ile başvuru şartlarını taşımadığı hâlde gerçeğe aykırı belgeyle ya da beyanda bulunarak, evrakta tahrifat yaparak, gerçek durumunu gizleyerek yapılan başvurular ve buna bağlı gerçekleştirilmiş tüm işlemler geçersiz sayılacaktır.</p>
<p>2.12. Bu duyuruda yapılan açıklamalara ek olarak başvuru süresi içinde oluşabilecek durumlar ile uygulamaya yönelik açıklamalar Bakanlığın http://personel.meb.gov.tr internet adresinde başvuru süresi içinde duyurulacaktır. Öğretmen adaylarının hak kaybına uğramamaları bakımından bu açıklamaları takip etmeleri gerekmektedir.</p>
<p>2.13. Başvuru tarihi itibarıyla askerlik için sevke tabi olanlar ile hâlen askerlik hizmetini yapmakta olan öğretmen adayları başvuruda bulunabilecektir. Bu adaylardan askerlik hizmetini yapmakta iken öğretmenliğe atananlar, hâlen askerde olduklarını ve muhtemel terhis tarihlerini gösterir bir belgeyi en kısa süre içinde dilekçe ekinde atandıkları il millî eğitim müdürlüklerine gönderecekler ve terhis tarihini takip eden bir ay içinde göreve başlatılacaklardır.</p>
<p>2.14.Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 29/06/2009 tarihli ve 2848/18852 sayılı yazısı gereğince Selçuk Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği ve Selçuk Üniversitesi Anaokulu Öğretmenliği Bölümü mezunu öğretmen adaylarının Çocuk Gelişimi Öğretmenliğine atanma yönündeki başvuruları onaylanmayacaktır.</p>
<p>Kaynak: www.aksam.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/20-bin-ogretmen-icin-kontenjan-ve-taban-puanlar-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teneffüsler Uzatılıyor</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/teneffusler-uzatiliyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/teneffusler-uzatiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2018 13:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=4192</guid>

					<description><![CDATA[ÖĞRENCİLER BU HABERE ÇOK SEVİNECEKLER Meclis Bütçe Plan Komisyonunda konuşan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk teneffüs sürelerinin uzatılacağını söyledi. Selçuk, &#8220;Önümüzdeki süreçte özel öğretime teşvik uygulamasını kademeli olarak azaltarak kaldıracağız.&#8221; dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) ile üniversitelerin 2019 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç&#8217;in başkanlığında toplandı. Toplantıda Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) ile üniversitelerin 2019 yılı bütçeleri görüşüldü. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bakanlığının 2019 yılı bütçesine ilişkin sunumunda şu başlıkları dile getirdi: Okullar arasındaki eşitsizlik giderilecek Öğrenciler üzerindeki sınav baskısı azaltılacak Yabancı dil konusunda dijital ortam oluşturulacak Müfredatlar, çocukların ilgi, yetenek ve mizaçları doğrultusunda esnek, modüler ve uygulamalı olarak iyileştirilecektir. Önümüzdeki süreçte özel öğretime teşvik uygulamasını kademeli olarak azaltarak kaldıracağız. Eğtiim ve öğretim kademesine göre yıllık 3 bin 290 TL ile 4 bin 610 TL arasında değişen eğitim ve öğretim desteği ödenecek. İlkokullarda teneffüs sürelerini uzatacağız. Şartları elverişsiz hanelerdeki çocukların erken çocukluk eğitiminde araç-gereç ihtiyacı karşılanacaktır. Toplum temelli erken çocukluk hizmetlerinin yayılımı bağlamında merkezler, atölyeler ve gezici otobüs sınıflar devreye sokulacaktır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖĞRENCİLER BU HABERE ÇOK SEVİNECEKLER</strong></p>
<p>Meclis Bütçe Plan Komisyonunda konuşan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk teneffüs sürelerinin uzatılacağını söyledi. Selçuk, &#8220;Önümüzdeki süreçte özel öğretime teşvik uygulamasını kademeli olarak azaltarak kaldıracağız.&#8221; dedi.</p>
<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) ile üniversitelerin 2019 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.</p>
<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç&#8217;in başkanlığında toplandı. Toplantıda Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) ile üniversitelerin 2019 yılı bütçeleri görüşüldü.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bakanlığının 2019 yılı bütçesine ilişkin sunumunda şu başlıkları dile getirdi:</p>
<p><strong>Okullar arasındaki eşitsizlik giderilecek</strong></p>
<ul>
<li>Öğrenciler üzerindeki sınav baskısı azaltılacak</li>
<li>Yabancı dil konusunda dijital ortam oluşturulacak</li>
<li>Müfredatlar, çocukların ilgi, yetenek ve mizaçları doğrultusunda esnek, modüler ve uygulamalı olarak iyileştirilecektir.</li>
<li>Önümüzdeki süreçte özel öğretime teşvik uygulamasını kademeli olarak azaltarak kaldıracağız. Eğtiim ve öğretim kademesine göre yıllık 3 bin 290 TL ile 4 bin 610 TL arasında değişen eğitim ve öğretim desteği ödenecek.</li>
<li>İlkokullarda teneffüs sürelerini uzatacağız.</li>
<li>Şartları elverişsiz hanelerdeki çocukların erken çocukluk eğitiminde araç-gereç ihtiyacı karşılanacaktır. Toplum temelli erken çocukluk hizmetlerinin yayılımı bağlamında merkezler, atölyeler ve gezici otobüs sınıflar devreye sokulacaktır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/teneffusler-uzatiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Ziya Selçuk Köy Enstitüsü Çıkışıyla Şaşırttı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bakan-ziya-selcuk-koy-enstitusu-cikisiyla-sasirtti/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bakan-ziya-selcuk-koy-enstitusu-cikisiyla-sasirtti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Nov 2018 11:53:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Entstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=4063</guid>

					<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, &#8220;Eğitim, bir grup hizip ya da parti ödevi değil. Eğitim bir millet, ülke ödevi. Bir mutabakat istiyor eğitim. Mutabakat olmazsa milletleşemiyoruz. Milletleşemeyince herkes bulunduğu yerden ateş etmeye başlıyor. Bizim bu mutabakat üzerine bir gelecek tasavvuruna ihtiyacımız var&#8221; açıklamasında bulundu. İlkokul öğretmeni yetiştirmek üzere açılmış ve tamamen Türkiye’ye özgü bir eğitim projesi olan Köy Enstitüleri projesinin devam etmesi gerektiğini düşündüğünü söyleyen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, &#8220;Kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu&#8221; dedi. MEB Bakanı Ziya Selçuk katıldığı TVnet’te canlı yayınında şunları kaydetti: (Köy enstitüleri) Bence devam etmeliydi çünkü kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu. Günlük siyasi sıkıntılar vardı, belirli kişiler ya da gruplar, Köy Enstitüleri&#8217;ni kendi dünya görüşlerinin bir doktrinasyon aracı olarak kullanmaya başladılar. Köy Enstitüleri, doğru bir projeydi ve kendi içinde evrilebilirdi, bir tekamül olurdu ama bunun kısmen kötüye kullanımı, bu tür bir özgün tasarımın Türkiye&#8217;den çıkıyor olmasının da özellikle Marshall Yardımları politikası çerçevesinde düşündüğümüzde çok istenmediğini görüyoruz. Yani &#8220;Türkler özel bir şey yapmasın, uçak yapmasınlar, Köy Enstitüleri gibi orijinal okulları olmasın, Türkiye&#8217;nin kendi demiryolu stratejisi olmasın&#8221;.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, &#8220;Eğitim, bir grup hizip ya da parti ödevi değil. Eğitim bir millet, ülke ödevi. Bir mutabakat istiyor eğitim. Mutabakat olmazsa milletleşemiyoruz. Milletleşemeyince herkes bulunduğu yerden ateş etmeye başlıyor. Bizim bu mutabakat üzerine bir gelecek tasavvuruna ihtiyacımız var&#8221; açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>İlkokul öğretmeni yetiştirmek üzere açılmış ve tamamen Türkiye’ye özgü bir eğitim projesi olan Köy Enstitüleri projesinin devam etmesi gerektiğini düşündüğünü söyleyen Milli Eğitim Bakanı <strong>Ziya Selçuk</strong>, &#8220;Kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu&#8221; dedi.</p>
<p>MEB Bakanı Ziya Selçuk katıldığı TVnet’te canlı yayınında şunları kaydetti:</p>
<p>(Köy enstitüleri) Bence devam etmeliydi çünkü kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu. Günlük siyasi sıkıntılar vardı, belirli kişiler ya da gruplar, Köy Enstitüleri&#8217;ni kendi dünya görüşlerinin bir doktrinasyon aracı olarak kullanmaya başladılar. Köy Enstitüleri, doğru bir projeydi ve kendi içinde evrilebilirdi, bir tekamül olurdu ama bunun kısmen kötüye kullanımı, bu tür bir özgün tasarımın Türkiye&#8217;den çıkıyor olmasının da özellikle Marshall Yardımları politikası çerçevesinde düşündüğümüzde çok istenmediğini görüyoruz. Yani &#8220;Türkler özel bir şey yapmasın, uçak yapmasınlar, Köy Enstitüleri gibi orijinal okulları olmasın, Türkiye&#8217;nin kendi demiryolu stratejisi olmasın&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bakan-ziya-selcuk-koy-enstitusu-cikisiyla-sasirtti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim Fakültelerinde Öğrenci Azaltılmalı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/egitim-fakultelerinde-ogrenci-azaltilmali/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/egitim-fakultelerinde-ogrenci-azaltilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Oct 2018 06:10:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=3480</guid>

					<description><![CDATA[MİLLİ EĞİTİM BAKANI SELÇUK:  Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu’nda öngörülen çalışmaların pilot uygulamaların ardından gerçekleşeceğini söyledi. Okul öncesinin üç yıl sonra zorunlu hale geleceğini, geçişin altyapı planlamalarıyla birlikte zamana yayılacağını, özel okullarda çalışan öğretmenlerin en düşük ücretleri konusunda bir standart belirleme hedefleri olduğunu, liselere giriş sınavının haziranda olmasını planladıklarını, sözleşmeli öğretmenliğin kalkmayacağını, öğretmenliğe girişte mülakatların devam edeceğini anlatan Bakan Selçuk, Hürriyet&#8217;ten Nuran Çakmakçı’nın sorularını yanıtladı: SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK DEVAM EDECEK 60 bine yakın sözleşmeli öğretmen var. Şu haliyle bu uygulama sona ermeyecek. Sözleşmeli öğretmenlik yokken belli bölgelerde öğretmen bulmakta zorlandık. Kadrolu öğretmenler gelip, sonra tayin istiyordu, orası boşalıyordu. Çocuklarımız öğretmensiz kalıyordu. Önceliğimiz çocukların eğitim hakkı. “Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenimi de mağdur etmeden nasıl iyileştirebiliriz” diye bakıyoruz. O nedenle 6 seneyi 4’e indiriyoruz. Tümüyle kalkması gibi bir seçenek yok. MÜLAKATTA İYİLEŞTİRME YAPILACAK Mülakatla ilgili bir değişiklik yok şu anda. Bu kamuya alımlarda genel bir karar, sadece öğretmenlerimize yönelik değil. Ancak talepler doğrultusunda farklı tedbirler alacağız. KOLEJLERDE DÜŞÜK ÜCRETLE ÇALIŞANA DESTEK Ücrette asgari sınır belirlenmeli. Bu sınırın TL olarak hangi düzeyde olacağı henüz netleşmedi. Özel öğretimle ilgili geçtiğimiz yıllarda hızlı süreçten dolayı öğretmenlerin özlük hakları ve aldıkları ücretler konusunda bazı sıkıntılar yaşandığını biliyoruz. Bunun için de asgari standart anlamında &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MİLLİ EĞİTİM BAKANI SELÇUK: </strong></p>
<p>Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu’nda öngörülen çalışmaların pilot uygulamaların ardından gerçekleşeceğini söyledi. Okul öncesinin üç yıl sonra zorunlu hale geleceğini, geçişin altyapı planlamalarıyla birlikte zamana yayılacağını, özel okullarda çalışan öğretmenlerin en düşük ücretleri konusunda bir standart belirleme hedefleri olduğunu, liselere giriş sınavının haziranda olmasını planladıklarını, sözleşmeli öğretmenliğin kalkmayacağını, öğretmenliğe girişte mülakatların devam edeceğini anlatan Bakan Selçuk, Hürriyet&#8217;ten</p>
<p><strong>Nuran Çakmakçı’nın sorularını yanıtladı:</strong></p>
<p><strong>SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK DEVAM EDECEK</strong></p>
<p>60 bine yakın sözleşmeli öğretmen var. Şu haliyle bu uygulama sona ermeyecek. Sözleşmeli öğretmenlik yokken belli bölgelerde öğretmen bulmakta zorlandık. Kadrolu öğretmenler gelip, sonra tayin istiyordu, orası boşalıyordu. Çocuklarımız öğretmensiz kalıyordu. Önceliğimiz çocukların eğitim hakkı. “Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenimi de mağdur etmeden nasıl iyileştirebiliriz” diye bakıyoruz. O nedenle 6 seneyi 4’e indiriyoruz. Tümüyle kalkması gibi bir seçenek yok.</p>
<p><strong>MÜLAKATTA İYİLEŞTİRME YAPILACAK</strong></p>
<p>Mülakatla ilgili bir değişiklik yok şu anda. Bu kamuya alımlarda genel bir karar, sadece öğretmenlerimize yönelik değil. Ancak talepler doğrultusunda farklı tedbirler alacağız.</p>
<p><strong>KOLEJLERDE DÜŞÜK ÜCRETLE ÇALIŞANA DESTEK</strong></p>
<p>Ücrette asgari sınır belirlenmeli. Bu sınırın TL olarak hangi düzeyde olacağı henüz netleşmedi. Özel öğretimle ilgili geçtiğimiz yıllarda hızlı süreçten dolayı öğretmenlerin özlük hakları ve aldıkları ücretler konusunda bazı sıkıntılar yaşandığını biliyoruz. Bunun için de asgari standart anlamında bir tebligat olacak. Çalışmalar sürüyor. Önümüzdeki öğretim yılı geçerli olacak. Asgari ücrete kadar varan öğretmen ücretlerinden söz ediliyor. Öğretmenin bir yaşama standardı, hizmet edebilmesi için gereken şartlar var.</p>
<p><strong>EĞİTİM FAKÜLTELERİNDE ÖĞRENCİ AZALTILMALI </strong></p>
<p>12 Eylül’den beri öğretmen yetiştirme sistemi köklü bir değişikliğe uğramamış. Öğretmenin geldiği kaynağı düzenlemeliyiz. Eğitim fakültelerini tercih eden öğrencilerin daha yüksek puanlarla girmesi için birtakım düzenlemeler yapmalıyız. Çıtayı yükseltip, az sayıda öğrenci mezun etmeliyiz. Şu anda 40 binin üzerinde öğrenci mezun oluyor. Daha az sayıda öğrenciyle eğitimde istihdamı iyileştirmek mümkün. Eğitimin niteliğinin arttığı durumlarda öğretmen adaylarının gelir seviyesinin artması gibi başka olasılıklar olacak. Orta vadede yüksek lisans yapmayanın öğretmen olmaması gerekir.</p>
<p><strong>YABANCI DİLDE İŞE EĞİTİMCİDEN BAŞLANACAK</strong></p>
<p>Yabancı dil eğitimi müfredat değiştirerek, ders saatini arttırarak çözülmeye çalışılıyor. İşlevsel olmadığı ortada. Türkiye, yabancı dil sorununun saat sayısından çok, o saatte ne yaptığınızla ilgili olduğunu bilmeli. Sorun sistemde, bizim yabancı dil öğretmeni yetiştirme ve destekleme biçimimizde. Şu anki öğretmenlerimiz ne kadar destekleniyor, nitelikleri ne, bunlara bakmalı. 70 bine yakın öğretmenimiz var. Öncelikle bütün öğretmenlerimiz asgari tezsiz yüksek lisans düzeyinde eğitim almalı. Anlaştığımız sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, kamu kuruluşlarıyla bir eğitim paketi hazırlıyoruz. Şu anda sorunun fotoğrafını çekmekle meşgulüz. Derdimiz öğretmenlere ölçüm yapıp, bunu ilan etmek değil; öğretmenimize daha çok katkı sağlamak, desteklemek. Uluslararası sertifika sistemleri üzerine çalışacağız. Resmi okullarımızda çok başarılı, deneyimli öğretmenlerimiz var. Bunlardan bir ekip oluşturacağız. Onlar formatör olacak. Bir portal üzerinden haberleşecekler, birbirlerinin kaynaklarını kullanabilecekler.</p>
<p><strong>SİGORTA 9’UNCU SINIFTAN İTİBAREN ÖDENEBİLİR</strong></p>
<p>Çok sayıda mesleki ve teknik lisenin iş garantili olması için çalışıyoruz. İyi bir üniversite eğitiminin yeri ayrıdır. Ancak teknolojideki hızlı değişim 4-5 sene üniversite eğitimi yerine, bazı sertifikaları alarak da belirli alanlarda istihdam fırsatı doğurabiliyor. Özel sektör ve üniversiteler birleşerek farklı sertifika programları verebiliyor. Üretimden maddi pay alma, askerlik avantajları, sigorta priminin 9’uncu sınıftan itibaren ödenmesi gibi hususlara çalışılıyor.</p>
<p><strong>12’NCİ SINIF İÇİN PİLOT UYGULAMA EYLÜLDE</strong></p>
<p>Eğitimde her şeyi ilk aşamada pilot olarak denemek, sorunları görmek istiyoruz. Birinci yılda küçük, ikinci yılda orta ölçekli pilotlama ve üçüncü hatta dördüncü yılda ülke genelinde uygulamayı düşünüyoruz. Yaptığımız simülasyonlar tümüyle okullardaki öğretmenlerin, okul müdürlerinin, il ve ilçe müdürlerinin deneyimlerinden besleniyor. Akademisyenlerin desteğini de alıyoruz. Çalışmalar sadece bakanlığın bürokratik olarak vereceği kararlarla yürütülemez. O sebeple deneyimli öğretmen ve yöneticilerin yapılacak değişimlerle ilgili görüşlerini aldık, hepsiyle günlerce çalıştık. İşlevsel yolu bulmaya uğraştık. Bu taslağı bazı okullarımızda, şehirlerimizde denemeliyiz. Önümüzdeki eğitim yılında, eylülde buna başlayacağız, sonraki yıllarda sürece bakacağız ve ülke uygulamasına geçeceğiz.</p>
<p>12’nci sınıfta üniversiteye hazırlık sürecinde Türkiye’de olanları görmezden gelemeyiz. Fiili olarak yaşanan bir durum, bir de kağıt üzerinde gördüklerimiz var. MEB olarak istediğimiz, daha gerçekçi olmaya çalışmak. Fiili durumdaki sorunları sadece genelgeyle değil yükseköğretimle işbirliği yaparak, ailelerin sosyal hayatına bakarak çözebiliriz. Özel ders ihtiyacının nasıl tatmin edileceğiyle ilgili stratejiler belirlenecek. Bu sadece ders çizelgesiyle çözülemez. Çocuğun hafta sonunu, sosyal medyasını göz önüne almak gerek. Türkiye’nin en iyi hocalarından dijital ders alma fırsatına herkes sahip olmalı. Pilot uygulamada bunu olgunlaştırıp yükseköğretime hazırlık, üniversiteleri ve meslekleri tanıma boyutu da eklenebilir. Çocuğun dijital beceri gibi belli beceri setlerinde olgunlaşmasını, mühendislik, sanat, spor gibi alanlara vakit ayırmasını da sağlamalıyız. Burada aldığı derslerin üniversitede de sayılması için YÖK ile birlikte hareket etmeliyiz.</p>
<p><strong>LİSELER İÇİN SINAV HAZİRANDA OLABİLİR</strong></p>
<p>Liselere Geçiş Sınavı için örnek soruları yayınlamaya başladık. Çocuklar birden bire sürpriz sorularla sınavda karşılaşmayacak. Onlara “Ezberleyerek, yaprak test çözerek bir şey yapamazsınız” mesajını vermeye çalışıyoruz. Bu soruları dikkate alarak öğrenme sürecini gözden geçirsinler. Öğretmen de dönüşmek durumunda. Öğretmeni yalnız bırakmamalı. Nasıl dönüşeceği konusunda yol haritası, kaynak, hizmetiçi eğitim vermeliyiz. Sınavla ilgili takvim üç hafta içinde açıklanacak. Haziran ayı içinde olabilir ama daha netleşmedi.</p>
<p><strong>YÜKSEK LİSANS YAPANA ÜCRET ARTIŞI</strong></p>
<p>Öğretmen eğitiminde değişiklik yapacağız. Birkaç günlük eğitimler yeterli değil. Öğretmenin asgari iki dönem tezsiz yüksek lisans düzeyinde eğitim almasını bekliyoruz. Sadece tezsiz yüksek lisans değil, sertifikalarla, içerik katkılarıyla, okulların gelişim planları ve modellerinin desteklenmesiyle eğitim fakültelerinde öğretmenlerimizin yüz yüze, çevrimiçi ya da çevrimdışı eğitim almasını istiyoruz. Yıl boyunca, yazın belki yoğunlaştırılmış çalışmalarla, üniversitelerin öğrenci yurtlarında onları misafir ederek, 1-2 haftalık çalışmalarla bir karma model eğitim planımız var. Böylece ileride gelebilecek müfredat değişikliği, yaklaşım farklılıkları, her ne olacaksa öğretmen tarafından eğitim sürecinde görülmesini, yaşanmasını ve sınanmasını sağlamayı hedefliyoruz. Yüksek lisans yapmak öğretmenin kariyerinde bir kademeye yol açacak, ücret artışı olacak. Meslek kanununun çıkmasıyla yatay ve dikeyde kariyer ilerlemesi için bazı pekiştirici maddi ya da kadro destekli statü sembolleri anlamında iyileştirmeler planlanıyor. Kanun topluma açılıp, tartışılmalı. Sosyal kabul sağlanınca TBMM’nin kararını bekleyeceğiz. Birkaç aylık bir süreçten bahsediyoruz.</p>
<p><strong>OKUL ÖNCESİ ÜÇ YIL SONRA ZORUNLU</strong></p>
<p>Üç yıl sonra zorunlu hale gelecek. Bu sürede ancak altyapı olgunlaşır. Kaç öğretmene ve dersliğe ihtiyacımız olduğunu, yatırım bütçemizi, hepsini alt başlıklarıyla ele aldık. Planlama zamana yayılacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/egitim-fakultelerinde-ogrenci-azaltilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2023 Eğitim Vizyonu Belgesi Sorunları Çözer Mi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/2023-egitim-vizyonu-belgesi-sorunlari-cozer-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/2023-egitim-vizyonu-belgesi-sorunlari-cozer-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Oct 2018 07:17:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Elmiş]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=3358</guid>

					<description><![CDATA[EROL ERMİŞ YAZDI Sendikacı &#8211; Yazar Öğrenci Andı tartışmaları, Cemal Kaşıkçı cinayeti, Cumhur İttifakı ve yerel seçim tartışmalarının bütün hızıyla devam ettiği bir süreçte, MEB çok önemli bir taahhütle kamuoyunun karşısına çıktı. Farklı gündemlerin gölgesinde kalması bir talihsizlik olsa da biz eğitimciler, bu önemli belgeyi enine boyuna tartışmalı; bir taraftan MEB&#8217;i bu önemli ve kapsamlı çalışma dolayısıyla cesaretlendirirken diğer taraftan vizyon belgesinin eksiklerini tamamlamaya ve süreç içinde her türlü katkıyı sunmaya odaklanmalıyız. Vizyon Belgesinin eğitim camiasında bir heyecan uyandırdığını, eğitimcileri ve toplumun genelini umutlandırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durumu, vizyon belgesinde ifade edilen hususların hayata geçirilmesinde, başarılı olunmasında bir şans olarak görmeli ve iyi değerlendirmeli. Vizyon Belgesi, belki de MEB&#8217;in tarihi boyunca, bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koyduğu en kapsamlı, en umut vaat eden, en çok kabul gören bir çalışma. Belge baştan aşağı gözden geçirildiğinde, eğitimle ilgilenen herkes orada kendinden bir şeyler buluyor. Eğitim paydaşlarının bugüne kadar dile getirmiş oldukları istek, öneri ve taleplerin neredeyse tamamının belgede yer aldığı, yapmış oldukları eleştirilerin dikkate alındığı görülmektedir. Bu da, belgenin daha güçlü bir destek görmesini sağlıyor. Ancak hiçbir metin gibi, bu önemli ve değerli belge de eleştiriden azade değil. Bir kere bunca hedefin üç-dört yıllık bir sürede hem hayata geçirilmesi hem de başarı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span lang="TR">EROL ERMİŞ YAZDI<br />
Sendikacı &#8211; Yazar</span></b></p>
<p>Öğrenci Andı tartışmaları, Cemal Kaşıkçı cinayeti, Cumhur İttifakı ve yerel seçim tartışmalarının bütün hızıyla devam ettiği bir süreçte, MEB çok önemli bir taahhütle kamuoyunun karşısına çıktı. Farklı gündemlerin gölgesinde kalması bir talihsizlik olsa da biz eğitimciler, bu önemli belgeyi enine boyuna tartışmalı; bir taraftan MEB&#8217;i bu önemli ve kapsamlı çalışma dolayısıyla cesaretlendirirken diğer taraftan vizyon belgesinin eksiklerini tamamlamaya ve süreç içinde her türlü katkıyı sunmaya odaklanmalıyız.</p>
<p>Vizyon Belgesinin eğitim camiasında bir heyecan uyandırdığını, eğitimcileri ve toplumun genelini umutlandırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durumu, vizyon belgesinde ifade edilen hususların hayata geçirilmesinde, başarılı olunmasında bir şans olarak görmeli ve iyi değerlendirmeli.</p>
<p>Vizyon Belgesi, belki de MEB&#8217;in tarihi boyunca, bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koyduğu en kapsamlı, en umut vaat eden, en çok kabul gören bir çalışma. Belge baştan aşağı gözden geçirildiğinde, eğitimle ilgilenen herkes orada kendinden bir şeyler buluyor. Eğitim paydaşlarının bugüne kadar dile getirmiş oldukları istek, öneri ve taleplerin neredeyse tamamının belgede yer aldığı, yapmış oldukları eleştirilerin dikkate alındığı görülmektedir. Bu da, belgenin daha güçlü bir destek görmesini sağlıyor.</p>
<p>Ancak hiçbir metin gibi, bu önemli ve değerli belge de eleştiriden azade değil. Bir kere bunca hedefin üç-dört yıllık bir sürede hem hayata geçirilmesi hem de başarı elde edilmesi öyle kolay bir şey değil. Zira neredeyse her hedef, bir düzenleme ve titiz bir çalışma gerektiriyor. Örneğin &#8220;Öğretmenlik Meslek Kanunu&#8221;nun çıkarılacak olması, öğretmenlerin sorunlarının çözülmesinde çok büyük beklenti oluştururken, çok özenli çalışılmaz ve paydaşların katkısı maksimum düzeyde alınmazsa hayal kırıklığı yaratabilir.</p>
<p>Her ne kadar devlette devamlılık esastır denilse de, önemli hedeflerin hayata geçirilmesi ve oradan bir başarı hikâyesi çıkarılması, hedefleri ortaya koyanların her zaman güçlü, iradeli, saygın olmasına/kalmasına ve uzun süre, bu vizyon belgesi için en azından üç-dört yıl, görevde kalmasına bağlıdır. Ortalama 2,5 yılda bir Millî Eğitim Bakanının değiştiği Ak Parti hükümetleri dönemini ve Sayın Bakanın mizacını göz önüne getirince acaba demekten kendimizi alamıyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde durumun nasıl olacağını yaşayarak göreceğiz.</p>
<p>Bu uzunca girişten sonra gelelim Vizyon Belgesi&#8217;nin içeriğine. Aldığım notlardan hareketle görüşlerimi paylaşacağım.</p>
<p>Bütün sorunları çözmeye çalışmak, yüzlerle ifade edilen hedefler koymak acaba dağılmayı beraberinde getirir mi diye endişe etmiyor değilim. Bunun yerine çok aciliyet kesbeden konuların üzerine gidip oradan bir başarı çıkarılsa sonra diğer konular uygulamaya konulsa daha mı iyi olurdu acaba?</p>
<p>Her okula bir gelişim bütçesi düşünülmesi fevkalâde. Özel okula giden öğrenciler için teşvikin kaldırılması, oradaki kaynağın devlet okullarına aktarılacağını düşündürüyor. Her okula durumuna göre bütçe verilmesi isabetli ancak bütün okulları, sağa sola el açar durumdan kurtarmak daha da önemli. Okul bütçeleri, bu zamana kadar ki ihtiyaçları karşılaması yanında, en azından temizlik ve güvenlik ihtiyacını da bütünüyle karşılamalıdır.</p>
<p>Ücretli öğretmenlerin ücretlerinin artırılması çok yerinde, yılbaşından itibaren hayata geçirilecek olması da sevindirici. Ücretlerin makul düzeyde artması yanında, sigorta primlerinin tam yatırılması, nöbet ücreti verilmesi, istem dışı tatillerde kadrolu öğretmenler gibi ek ders ücreti almaları vb iyileştirmeler de mutlaka yapılmalıdır. Ancak ücretli öğretmenliği, bir statü haline getirmekten kesinlikle kaçınılmalıdır. Bunun bir yolu da öğretmen atamalarında kontenjan indirimine gitmemektir.</p>
<p>Sözleşmeli öğretmenlikten kadroluluğa geçişte sürenin azaltılması önemli olmakla birlikte sözleşmeli öğretmenliğin tamamen kaldırılması hedeflenmelidir. Bunu sağlamanın formülü de bakanlığın hedefleri arasındadır. Bizim dezavantajlı bölgeler için istediğimiz, bakanlığın elverişsiz koşullar için öngördüğü teşvik, cazip bir teşvik olarak düşünülmeli, buralarda görev yapanlar makul bir süre çakılı kalmalı ya da birinci yılın bitiminde mazerete dayalı dezavantajlı bölgeler arası geçişe imkân verilmeli ve sözleşmeli öğretmenlik bir daha geri getirilmemek üzere kaldırılmalıdır.</p>
<p>Okul yöneticiliğinin liyakat temelli bir meslek olması, özlük haklarının iyileştirilmesi, okul müdürleriyle ilgili kadro ihdası, taslak kanunun dahi hazır olması eğitimin geleceği açısından son derece sevindirici. Liyakat temelli bir meslek derken okul yöneticiliği, öğretmenlik mesleği dışında bir başka mesleğe açılmamalıdır. Getirilecek okul yöneticiliği sistemi, çalışma barışını bozacak, amir memur ilişkisini zedeleyecek bir forma dönüştürülmemelidir. Bu yüzden okul yöneticiliği kriterleri belirlenirken çok üst düzey bir konsensüs aranmalıdır.</p>
<p>Öğretmenlere yüksek lisans imkanının getirilmesi, yöneticilerde yüksek lisans şartı aranması, başarılı öğretmenlerin yurt dışına gönderilmesi, hakkaniyetli bir ödüllendirme sistemi düşünülmesi, öğretmenlerle ilgili her şeyin &#8220;Öğretmenlik Meslek Kanunu&#8221;nda toplanması, mesleğimizin geleceği açısından önem arz ediyor. Ancak vizyon belgesinde öğretmenlerin son dönemde en büyük problem olarak gördüğü öğretmene yönelik saygısızlık, itibarsızlaştırma, hakaret, iftira, şiddet vb hususlara hiç değinilmemesi, dolayısıyla hiçbir hedef belirlenmemesi Vizyon Belgesi&#8217;nin en büyük eksiklerinden biridir. Vizyon Belgesi&#8217;nde değinilmeyen bu konuya, Öğretmenlik Meslek Kanunu&#8217;nda yer verilmeli ve öğretmenler hak ettikleri meslekî saygınlığa kavuşturulmalı, öğretmene yönelik her türlü şiddet bertaraf edilmelidir.</p>
<p>Belgede, veriye dayalı bir yönetim anlayışına geçileceği, veli bilgilendirme sistemi üzerinden eğitim paydaşları arasında etkili iletişim sağlanacağı, öğrencilerin gelişimini takip edebilmek ve doğru yönlendirme sağlayabilmek için her öğrenci için e-portfolyo hazırlanacağı, bütün verilerin sisteme girileceği bütün bunların iş yükünü azaltacağı söyleniyor ki biz bunun pratikte tam tersinin olacağını düşünüyoruz. Öğretmen ve yöneticiler yüzlerce lüzumlu-lüzumsuz veri girmekten, etkili iletişim adı altında veli ve öğrencilerin soru yağmuruna tutulmaktan, her türlü sorunlarını dinlemekten bîtap düşecekler, angarya kabilinden işleri arttıkça artacak, iş yapamaz hâle geleceklerdir. Ancak Bakanlık, bütün bu işleri süper robotlara yaptıracağım diyorsa, ona da bir şey diyemeyiz. Maalesef bazı şeyler kağıt üzerinde olduğu gibi mükemmel olmuyor, uygulamada ciddî sorunlar ortaya çıkıyor. Bakanlığın yerinde olsam bu eleştiriyi çok dikkate alırdım.</p>
<p>&#8220;Mizaç ve Yetenek Temelli Tanıma ve Yönlendirme&#8221;ye çok önem atfedilmiş, buradan hareketle öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilip herkesin doğru eğitim alması, hayata/yüksek öğrenime hazırlanması hedeflenmiştir. Türkiye&#8217;de bugüne kadar yönlendirme sistemi resmî okullarda hiç denenmemiş, her türlü okul tercihi, okul başarısı ve merkezî sınavlar üzerinden yapılmıştır. Mizaç ve yeteneğe göre bir tanıma ve yönlendirme sisteminin Türkiye&#8217;de çok da bir işe yarayacağını düşünmüyorum, bir deneme olmaktan ne kadar öteye geçebilirse o kadar kârdır. Zira bunun en büyük örneğini bu yıl lise yerleştirmelerinde gördük. Daha fazla imkân(kontenjan) verilmiş olsaydı merkezî sınavla öğrenci alan okullarla Anadolu liseleri hariç diğer okullar neredeyse öğrenci bulamazdı. O yüzden başta müfredat olmak üzere hemen her konuda karşımıza çıkarılan &#8220;Mizaç ve Yetenek&#8221; ilacına çok da bel bağlamamak gerekir. Sonunun TKY gibi hüsranla bitmesi kuvvetle muhtemeldir. Fonksiyonel olup olmadığını pilot uygulamada görmek gerekir. Ancak bununla bağlantılı &#8220;Tasarım ve Beceri Atölyeleri&#8221; çocukların bazı yeteneklerinin geliştirilmesinde fayda sağlayabilir.</p>
<p>Okullar ve bölgeler arası imkân/eğitim farkının kapatılması harika bir hülya, ancak bir o kadar da gerçekleşmesi zor bir hülya. NLP&#8217;nin bazı imkansız hayaller dünyasından sıyrılarak farkı sıfırlamaya çalışmaktan ziyade, makası alabildiğine kapatmaya odaklanmak gerekir.</p>
<p>&#8220;Her Okula Bir Gelişim Modeli&#8221; ve &#8220;Hakkaniyetli Ödüllendirme Sistemi&#8221; çok akıllıca. Hem öğretmenleri performans stresinden kurtarıyor, hem de okulun başarısını ölçerek öğretmenleri okulun başarısına odaklıyor. Böylece öğretmenlerin daha fazla motive olması sağlanıyor. Eğer böyle bir Vizyon Belgesi, daha önceki dönemlerde hazırlansaydı mutlaka performans sistemi gibi netameli konulara girer ve biz belgenin olumlu yanlarını konuşmaya fırsat bulamazdık. Bu manada Bakanlık takdiri hak ediyor.</p>
<p>Zorunlu derslerin ve ders saatlerinin azaltılması hedefi, sayın bakanın konuşmasıyla yumuşatılsa da öğretmenlerin &#8220;norm kadro sorunu&#8221; yaşayacakları anlaşılıyor. Daha önce 4+4+4 Eğitim Sistemi&#8217;ne geçilince, ilkokul öğretmenlerinin %20&#8217;si norm kadro fazlası durumuna düşmüş, bu mesele hem bakanlığın hem de sendikaların gündemini bir hayli meşgul etmiş, yeni sistemin çok fazla tartışılmasına neden olmuş, sistemin iyi yanlarına odaklanılamamış, öğretmenlerin mağdur edilmemesi için bulunan çözümler, başka sorunlara yol açmıştı. Bakanlığın, bu acı tecrübeden ders çıkarması ve özellikle liselerde yeni bir norm kadro sorunu yaşatmaması gerekir. Yoksa bunca güzel hedef heba olup gidebilir.</p>
<p>Sınavla öğrenci alan okulların daha da azaltılması, merkezî sınavlara ve dershaneye olan ihtiyacın düşürülmesi, 12. sınıfın üniversiteye hazırlık sınıfı ve oryantasyon yılı olması hedefleri kulağa hoş geliyor. Veli boyutuyla düşündüğümüzde, veliler sınavla öğrenci alan okulların çoğaltılmasını isteyecektir. Bu durumda okul kursları daha bir önem kazanacaktır. Sayın Bakanın, öğrencileri Türkiye&#8217;nin en iyi öğretmenleriyle buluşturacağız vaadi, dışarıdan hizmet satın alma yoluyla karşılanırsa resmî okullarda görev yapan öğretmenlerin ciddî itiraz ve direnciyle karşılaşır. Yine bu da Vizyon Belgesi&#8217;ndeki hedeflere ulaşmayı güçleştirebilir. Bakanlığın; itiraz, tartışma, direnç, kargaşa oluşturabilecek uygulamaları öngörmesi ve baştan tedbir alması gerekir. Yoksa işin daha başında başarısızlık mukadder olabilir.</p>
<p>Öğretmenlik Formasyonun mesleğe başlayınca alınması hedefi, kendi içinde bazı faydaları barındırıyorsa da bakanlığa ilave iş yükü getireceği muhakkaktır.</p>
<p>Okula başlama yaşı olarak 69 ay tabanının belirlenmesi isabetli. Sınıf öğretmenlerimiz, öğrencilerin daha küçük yaşta okula başlamasının sıkıntılarıyla baş etmek için çok çaba harcıyorlar. Ancak ailenin isteği, rehberlik servisi ve idarenin onayıyla daha erken okula başlanılmasına da fırsat verilmelidir.</p>
<p>&#8220;Önümüzdeki iki yıl içinde 5 ya da 6 çeşit yabancı dil öğretme yaklaşımını pilot olarak Türkiye&#8217;nin değişik okullarında uygulayacağız&#8221; şeklindeki açıklamayı, başarılı olan yaklaşımın seçilmesine imkân vermesi açısından önemli ve yerinde buluyoruz. Ancak Bakanlık, ya yabancı dille ilgili en güzel ders kitaplarını hazırlamalıdır ya da kitap, kaynak kitap vb yabancı dil eğitimini ilgilendiren konularda veli ile okulu karşı karşıya getirmeyecek bir yol bulmalıdır. Gerçi Vizyon Belgesinde kaynak kitap ve ders materyalleri konusunda da hedefler konulmuş ancak MEB&#8217;in nu hususta, bu zamana kadarki performansı umutlanmamızı sağlamıyor. Ayrıca MEB, İmam Hatip Okulları için öngörülen &#8220;Yaz Yatılı Dil Okulu&#8221; fırsatını diğer okullara da sunmalıdır.</p>
<p>&#8220;Mesleki ve teknik eğitimi öne çıkaracağımız, pozitif ayrımcılık yapacağımız çok özel bir dönem başlıyor.&#8221; diyor sayın bakan ve belgede meslek liselerini cazip hâle getirecek maddeler yer alıyor ama meslek liselerine öğrenci yönlendirmenin zorluğu da ortada. Bu yıl meslek liselerinde yaşanan kontenjanların boş kalması sorununun önümüzdeki sene yaşanmayacağının bir formülü, bir garantisi var mıdır?</p>
<p>Fen ve sosyal bilimler liselerinde görev yapacak öğretmen ve okul yöneticileri için ölçütler getirilmesi, bakanlığı önemli ve haklı bir eleştiriden kurtaracaktır. Kriter getirilmesi önemli olduğu kadar kriterlerin objektif olması da önemli. Bakanlık kriterleri belirlerken eğitim paydaşlarının görüşlerini mutlaka almalıdır. Sınavla öğrenci alan okulların sayısının azaltılması düşünülmekle birlikte illaki Anadolu Liseleri ve İmam Hatip Liselerinden de sınavla öğrenci alan okullar olacaktır. Benzeri kriterler bu okullar için de getirilmelidir.</p>
<p>Bilim insanlarının fen ve sosyal bilimler lisesindeki öğrencilere eğitim ve araştırma koçu olmasını önemsiyoruz. Aynı şekilde sınavla öğrenci alan diğer okulların eğitim ve araştırma koçu alması sağlanmalıdır.</p>
<p>İlkokullarda not yerine çocukların gelişimsel özellikleri dikkate alınarak çok yönlü değerlendirme sistemi kurulması hedefi gözden geçirilmelidir. Notu kaldıran ülkelerin bir kısmında notun geri getirilmesi tartışılmaktadır. Bakanlık bu konuda ısrar ediyorsa, öncelikle pilot uygulamada durumu görmeli ve analiz etmelidir.</p>
<p>Türkiye’nin rekabet gücü yüksek, millî savunma sanayi sektörüne ara eleman yetiştirme hedefi önemli olmakla birlikte bu okullara öğrenci seçiminde çok dikkatli olunmalıdır.</p>
<p>Vizyon Belgesi boyunca &#8220;esnek ve modüler&#8221; ifadesi geçmekte, okul türlerine göre esnek programlardan bahsedilmektedir. Esnek programlar bazı öğrenme ihtiyaçlarını karşılaşa da zamanla bu esnek tabirinden hareketle çok farklı durumlarla karşılaşma ihtimali vardır. Bakanlık çok değer verdiği esnekliğe bir çerçeve çizmelidir.</p>
<p>Belgeden anlaşıldığına göre eğitim kurumlarımızda dijital içerik ve materyaller daha bir önem kazanacak. Kodlama, 3D tasarım ve üretim, algoritma, robotik kodlama, stem&#8230; hayatımızda daha fazla yer alacak. Bakanlık, öğretmenlere dijital eğitimler vererek bu husustaki eksikliği gidermeye çalışacak. Geleceğin eğitiminde teknolojiye vakıf öğretmenler daha popüler olacak ve öğretmenler teknolojik gelişmelere paralel olarak kendini sürekli geliştirecek, yenileyecek.</p>
<p>İmam Hatiplerde çocukların yönelimlerine göre alacakları derslerin çeşidi ve ağırlıklarının farklı olması, bu okullarda öğrenim gören öğrencileri ciddi anlamda rahatlatacak ve hedefe ulaşmalarını kolaylaştıracaktır.</p>
<p>Özel yetenekli öğrenciler için ayrı başlık açılması, ülkemizin geleceği açısından çok kıymetli. Bilim ve Sanat Merkezlerinin yeniden yapılandırılması ve alınacak diğer tedbirlerle beraber üstün yetenekli çocuklarımızı hakkıyla yetiştirir ve beyin göçü yoluyla bu çocuklarımızı kaybetmezsek ülkemiz için çok hayırlı bir iş yapmış oluruz.</p>
<p>Vizyon Belgesinde başlığın Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık olarak verilmesi, rehber öğretmeni arkadaşların unvanlarına yeniden kavuşacağı anlamına geliyor diye düşünüyorum. Bu arkadaşlara nöbet görevi de isteğe bağlı olarak verilirse bir süredir yaşadıkları iki sorundan kurtulmuş olurlar. Bizim belgeden anladığımız, rehberlik hizmetleri yeni dönemde daha bir önem kazanacak ve bu alanda görev yapanlar eğitim hayatımızda daha fazla rol alacak.</p>
<p>Okulların Finansmanı başlığı altında, okul aile birliklerinin yeni bir yapıya kavuşturulacağı belirtiliyor. Yeni düzenlemede, okul aile birliklerinin okul yönetimi üzerinde tahakküm kurmasının önüne geçilmelidir. Okul müdürlüğü ayrı bir kadro, ayrı bir statü olduğuna göre, okul müdürünün okul aile birliğindeki rolü güçlendirilmelidir.</p>
<p>Üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan bilimsel çalışmaları derlemek ve bunlardan sonuçlar-raporlar çıkarmak için MEB&#8217;te bir birim oluşturulması hedefi, bakanlığın daha doğru kararlar almasını sağlayacaktır. Yine &#8220;Okul Gelişim Modeli&#8221; içerisinde sivil topluma ve eğitim sendikalarına yer verilmesi, bakanlığın paydaşları ve onlardan gelecek katkıyı önemsediğini gösteriyor.</p>
<p>Bazı hata ve yanlışlar, uygulama esnasında daha rahat görülecektir. Bütün özen, dikkat ve detaylı içeriğine rağmen &#8220;Kervan yolda düzelir&#8221; sözü burada da geçerli olacak, bazı hedefler revize edilecek, bazı hedeflerden vazgeçilecek ve yeni bazı hedefler belgeye dahil edilebilecektir. Bazı hedeflere ulaşılmada başarı sağlanırken bazılarında daha az ilerleme kaydedilebilecektir. Zaten bu belgenin en büyük artısı her hedefin bir hazırlık, geliştirme, küçük ölçekli uygulama ve iyileştirme, orta ölçekli uygulama ve iyileştirme, ülke geneli uygulama, izleme, değerlendirme ve iyileştirme basamaklarından geçirilecek olmasıdır. &#8220;Ben yaptım oldu&#8221; mantığına hiç düşmeden her bir hedefi çeşitli aşamalardan geçirerek iyileştirme yolunu seçen, teklif ve önerilere kapılarını sonuna kadar açan MEB&#8217;i kutluyorum. Danışan, istişare eden, teklif ve önerileri değerlendiren daima kazanır.</p>
<p>&#8220;Güçlü Yarınlar İçin 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi&#8221;ni daha fazla değerlendirmek mümkünse de bazı değerlendirme ve önerileri belgenin gerektirdiği düzenlemeler yapılırken ifade etmek daha doğru olur.</p>
<p>Eğitime dair umutlarımızı canlandıran 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi&#8217;nin ülkemiz ve eğitim hayatımız için hayırlı olmasını diler, belgede yer alan hedeflerin gerçekleştirilmesinde görev alacak herkese başarılar dilerim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/2023-egitim-vizyonu-belgesi-sorunlari-cozer-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
