<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Matüridîlik &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/maturidilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Jan 2019 06:34:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Matüridîlik &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeni Paradigma İçin Matüridîlik Çözüm mü?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yeni-paradigma-icin-maturidilik-cozum-mu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yeni-paradigma-icin-maturidilik-cozum-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilmi Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Nov 2018 22:20:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[Matüridîlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5294</guid>

					<description><![CDATA[Yıllarca bir mezhep imamı olarak öğretilmeyen, bu nedenle de kimsenin bu mezheplerin sabitelerini önemsemediği bir Hanefi-Matüridîlik var. Salonlarda kameralara konuşurken övdüğümüz Hanefi-Matüridîliğin öğretilmediği, öğretilemediği gerçeği tüm çıplaklığıyla ortada duruyor. Kimse bunun sorumluluğunu üstüne almıyor. Okullarda, camilerde, ilahiyatlarda “itikatta mezhep mi olur?” diye mezhepler üstü din eğitim modelini yıllarca dayatanlar, Hanefi-Matüridîliğin bir mezhep olup olmadığına karar veremiyorlar hâlâ. Dinî meseleleri iki yerde konuşmayı çok seviyoruz. Birisi televizyon ekranlarında, ekranın şehveti aklımızı alıyor. Reyting rekorları kırmanın, takipçi kazanmanın en kolay yolu, dini magazinleştirmekten geçiyor. Kitaplardan cımbızla seçtiğimiz ve bağlamından kopardığımız pasajlarla “söyle bakalım gelenekte bu yok mu” dediğimizde dünyanın tüm sorunlarını hallettiğimizi düşünüyoruz. Geleneği, hadis külliyatını, büyük mezhep imamlarını yenersek, Müslümanları kurtaracağımızı sanıyoruz! İkincisi ise lüks oteller ve ışıklar altında dinî meseleleri konuşmak bize çok çekici geliyor. Halkın anlayamayacağı bir dinî elitizm bizi, seçkinci ve farklı kılıyor muhtemelen. Aydınlanmış aklın ışığında geleneği yeniden elden geçirmek, sosyal gerçekliği kuşatamamış teorilerle dar alanda biz bize din tartışarak tatmin oluyoruz. Maalesef son zamanlarda Hanefi-Matüridîlik de buna kurban ediliyor. Onun, fıkhi bir yönüyle de itikadi-kelami bir mezhep olduğu unutularak veya unutturularak Hanefi-Matüridîliğe salt kültürel bir fenomenmiş gibi muamele yapılıyor. Neyi mi kastediyorum? Daha açık ifadelerle söylemeye çalışayım. “İtikatta Mezhep mi Olur” Dayatması Yıllarca bir mezhep imamı olarak öğretilmeyen, bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1"><b>Yıllarca bir mezhep imamı olarak öğretilmeyen, bu nedenle de kimsenin bu mezheplerin sabitelerini önemsemediği bir Hanefi-Matüridîlik var. Salonlarda kameralara konuşurken övdüğümüz Hanefi-Matüridîliğin öğretilmediği, öğretilemediği gerçeği tüm çıplaklığıyla ortada duruyor. Kimse bunun sorumluluğunu üstüne almıyor. Okullarda, camilerde, ilahiyatlarda “itikatta mezhep mi olur?” diye mezhepler üstü din eğitim modelini yıllarca dayatanlar, Hanefi-Matüridîliğin bir mezhep olup olmadığına karar veremiyorlar hâlâ.</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Dinî meseleleri iki yerde konuşmayı çok seviyoruz. Birisi televizyon ekranlarında, ekranın şehveti aklımızı alıyor. Reyting rekorları kırmanın, takipçi kazanmanın en kolay yolu, dini magazinleştirmekten geçiyor. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Kitaplardan cımbızla seçtiğimiz ve bağlamından kopardığımız pasajlarla “söyle bakalım gelenekte bu yok mu” dediğimizde dünyanın tüm sorunlarını hallettiğimizi düşünüyoruz. Geleneği, hadis külliyatını, büyük mezhep imamlarını yenersek, Müslümanları kurtaracağımızı sanıyoruz!</span></p>
<p class="p4"><span class="s1">İkincisi ise lüks oteller ve ışıklar altında dinî meseleleri konuşmak bize çok çekici geliyor. Halkın anlayamayacağı bir dinî elitizm bizi, seçkinci ve farklı kılıyor muhtemelen. Aydınlanmış aklın ışığında geleneği yeniden elden geçirmek, sosyal gerçekliği kuşatamamış teorilerle dar alanda biz bize din tartışarak tatmin oluyoruz. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Maalesef son zamanlarda Hanefi-Matüridîlik de buna kurban ediliyor. Onun, fıkhi bir yönüyle de itikadi-kelami bir mezhep olduğu unutularak veya unutturularak Hanefi-Matüridîliğe salt kültürel bir fenomenmiş gibi muamele yapılıyor. Neyi mi kastediyorum? Daha açık ifadelerle söylemeye<br />
çalışayım.</span></p>
<p class="p5"><span class="s1"><b>“İtikatta Mezhep mi Olur”<br />
Dayatması</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Yıllarca bir mezhep imamı olarak öğretilmeyen, bu nedenle de kimsenin bu mezheplerin sabitelerini önemsemediği bir Hanefi-Matüridîlik var. Salonlarda kameralara konuşurken övdüğümüz Hanefi-Matüridîliğin öğretilmediği, öğretilemediği gerçeği tüm çıplaklığıyla ortada duruyor. Kimse<span class="Apple-converted-space">  </span>bunun sorumluluğunu üstüne almıyor. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Okullarda, camilerde, ilahiyatlarda “itikatta mezhep mi olur?” diye mezhepler üstü din eğitim modelini yıllarca dayatanlar, Hanefi-Matüridîliğin bir mezhep olup olmadığına karar veremiyorlar hâlâ.</span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Şimdi gelin şu Hanefi-Matüridîlik konusundaki hâl-i pürmelalimizi açıkça konuşalım. Türkiye’de insanlar, dinî bilgilerini daha çok kamuya ait örgün ya da örgün olmayan eğitim kurumlarından alıyorlar. Birisi okullarda öğretilen din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri veya İmam Hatiplerdeki meslek dersleri. Diğeri ise camiler ve Kur’an<br />
kursları. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Devletin resmî kurumları, bu konuda en büyük yükü çekiyor. Şimdi bu kurumlardaki öğrencilerin değil, öğrenci ya da vatandaşa din öğretimi konusunda ehil olan kadroların Hanefi-Matüridîlik konusunda ne düşündüğüne bakalım.</span></p>
<p class="p6"><span class="s1"><b>Örnek 1:</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">4 yıl, her yıl yaklaşık 15 öğrenci ile 15 eğitimci üzerinden bir araştırmayı yürüttüm. Bu konuyu basın ve medyada da defalarca dile getirdim. Şimdi bu çalışmalardan bir imam hatip öğretmeni, bir imam, bir de Kur’an kursu din görevlisinin öğrencilere verdiği mülakatlardan pasajlar aktarmak istiyorum.</span></p>
<p class="p4"><span class="s1">İmam hatip lisesinde bir meslek dersi hocası ile öğrencimin mülakatı şu şekilde:</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Kaç yıldır öğretmenlik yapıyorsunuz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; 22 yıldır.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Nereden mezun oldunuz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; … İlahiyat Fakültesi’nden.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; İtikatta bir mezhebe gerek var mı? Varsa ya da yoksa neden? Gerekçesini açıklar<br />
mısınız?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; İtikadi açıdan araştırıldığında bazı farklar oluyor. Dolayısıyla itikatta bir mezhebe gerek yoktur.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Ebu Hanife kimdir? Herhangi bir kitabını okudunuz mu? Hakkında bilgi verir<br />
misiniz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Hanefi mezhebinin kurucusudur, Fakültedeyken okumuştuk ama hatırlamıyorum.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; İmam Matüridî hakkında bilgi verir misiniz? Herhangi bir kitabını okudunuz<br />
mu?</span></p>
<p class="p4"><span class="s1">&#8211; Matüridîliğin kurucusudur. Herhangi bir kitabını okumadım.</span></p>
<p class="p6"><span class="s1"><b>Örnek 2:</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Şimdi de imamlık yapan bir din görevlimize kulak verelim:</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Kaç yıldır bu mesleği yapıyorsunuz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; 30 yıldır.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Nereden mezun oldunuz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; &#8230; İlahiyat Fakültesi’nden.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; İtikatta bir mezhebe gerek var mı? Varsa ya da yoksa neden? Gerekçesini açıklar<br />
mısınız?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Hem itikatta hem fıkıhta bir mezhebe gerek yok. Mezhepler fetva aldığın kimsenin adına nispetten öte bir şey değildir.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Ebu Hanife kimdir? Herhangi bir kitabını okudunuz mu? Hakkında bilgi verir<br />
misiniz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Hanefi mezhebinin kurucusudur, hayır okumadım.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; İmam Matüridî hakkında bilgi verir misiniz? Herhangi bir kitabını okudunuz mu?</span></p>
<p class="p4"><span class="s1">&#8211; İtikadi mezhep imamıdır. Hayır, herhangi bir kitabını okumadım.</span></p>
<p class="p6"><span class="s1"><b>Örnek 3:</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">En son örneğimiz, Kur’an kursunda din görevlisi olarak hizmet veriyor:</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Kaç yıldır bu görevi yapıyorsunuz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; 20 yıldır.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Nereden mezun oldunuz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; … İlahiyat Fakültesi’nden.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Amelde hangi mezheptensiniz? Neden bu mezhebi tercih ettiniz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Böyle bir ihtiyacım yok, gerekli olduğuna da inanmıyorum.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; İtikatta bir mezhebe gerek var mı? Varsa ya da yoksa neden? Gerekçesini açıklar mısınız?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Bence gerek yok, her ikisine de gerek yok.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Ebu Hanife kimdir? Herhangi bir kitabını okudunuz mu? Hakkında bilgi verir<br />
misiniz?</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; Âlim ve mümtaz bir şahsiyettir, Fıkhu’l-Ekber kitabını okudum.</span></p>
<p class="p7"><span class="s1">&#8211; İmam Matüridî hakkında bilgi verir misiniz? Herhangi bir kitabını okudunuz<br />
mu?</span></p>
<p class="p4"><span class="s1">&#8211; Matüridîliğin kurucusudur. Herhangi bir kitabını okumadım&#8230;</span></p>
<p class="p5"><span class="s1"><b>Oluşan Boşluk<br />
Başkalarınca Doldurulacak</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Öğrencilerimin Türkiye’nin farklı illerinde farklı din görevlileri ve öğretmenlerle yaptıkları mülakatların büyük çoğunluğu böyle&#8230; </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">En korkunç olanı ise amel ve itikatta mezhebi gerekli gören de görmeyen de Ebu Hanife ve İmam Matüridî Hazretleri hakkında iki kelam edemiyor. Büyük çoğunluğu bu konuda hiçbir eser<br />
okumamış. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Zaten ilahiyatlar üzerine yaptığımız saha araştırmasında da benzer bulgulara rastlamıştık. Din öğretiminde oluşacak boşluk, başkaları tarafından doldurulacak ya da manipüle edilecektir. 15 Temmuz hain darbesinde bunun başımıza nasıl belalar açacağını gördük. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Ehl-i sünnetin Anadolu’da en yaygın mezhep imamları konusundaki dinî ihtisas sahibi personeldeki bu bilgisizlik sadece din eğitimi sorunu değil aynı zamanda bir güvenlik sorunu da doğuracaktır. </span></p>
<p class="p6"><span class="s1"><b>Kurumsal İlgisizlik</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Dünyada din meseleleri artık toplumsal gerilimler oluşturmak için oldukça kullanışlı bir zemin oluşturuyor. Ehl-i sünnete karşı mesafeli bu personelin kendi bahçelerinde radikal-selefi akımlara ve onların kitaplarına karşı duyarlı olması elbette zor gözüküyor. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Bu yüzden cami ve Kur’an kursu kütüphanelerinde bazı radikal-selefi grupların kitaplarını bulmak bizi şaşırtmıyor. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Bu nedenledir ki Diyanet personelinin ve ilahiyat eğitiminin kalitesine azami özeni göstermemiz büyük önem arz ediyor. Hanefi-Matüridîlik konusunda tek sorunumuz maalesef dinî ihtisas sahibi insanların bilgisizliği değil bir de kurumsal ilgisizlik var. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Diyanet İşleri Başkanlığı, Matüridîliğin ikinci önemli ismi olan Ebu’l-Muin en Nesefi’nin “Tabsıra” adlı eserini 2-3 yıldır basmıyor ya da basamıyor. Hanefi-Matüridîliğin binlerce eseri yazma olarak kütüphanelerde tahkik edilip basılmayı bekliyor. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Buradan parası olan, sanayici işadamlarımıza sesleniyorum: </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Bu ülkeye bir iyilik yapmak istiyorsanız, arkanızda sadaka-i cariye bırakmak istiyorsanız Hanefi-Matüridîliğin bu yazma eserlerinin gün yüzüne çıkmasına katkı verin!</span></p>
<p class="p5"><span class="s1"><b>Olsa Olsa Nasreddin Hoca’nın Dediği Gibi</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Şimdi sorum şu: Matüridî kimdir? Mezhep İmamımız, İtikatta tabi olduğumuz ilkeleri bize kadar getiren imamımız ya da Taşköprülüzâde Ahmed Efendi’nin dediği gibi “Ehl-i sünnetin reislerindendir” cevabı ile “Büyük düşünür, entelektüel” arasındaki cevap yalnızca lafzi bir farklılık değildir. </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Bu fark aynı zamanda sizin İmam Matüridî ile nereye gitmek istediğinizi de gösteren önemli bir işarettir. Birincisinde kendinizi, kimliğinizi onda bulursunuz ikincisinde ise uğradığınız konaklardan biridir sadece. Hanefi-Matüridîliğin geçici bir heves olmaması, modern hezeyanlarımızı meşrulaştıracağımız bir araç olmaması için bir mezhep imamı olarak Hanefi-Matüridîliğin öğretilmesini sağlamak zorundayız&#8230;</span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Şimdi biliyorum bazıları “yine mi mezhep?” diyecekler! Siz İmam Matüridî Hazretlerinin bir ressam falan olduğunu mu sanıyorsunuz. Mezhepsiz öğrettiğiniz Matüridî, Matüridî olmaz, olsa olsa Nasreddin Hoca’nın dediği gibi suyunun suyu olur. </span></p>
<p class="p7"><span class="s1">Sahi Hanefi-Matüridîliğin okullarda, camilerde, Kur’an kurslarında, ilahiyat fakültelerinde adı yokken, onun eserlerinin gün yüzüne çıkmasını sağlayacak finansal destek bulamazken biz neyi ve hangi Hanefi-Matüridîliği konuşuyoruz?</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yeni-paradigma-icin-maturidilik-cozum-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
