<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>lgbt &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/lgbt/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Oct 2021 12:38:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>lgbt &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eşcinsellik Mi Dayatılıyor?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/escinsellik-mi-dayatiliyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/escinsellik-mi-dayatiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof.Dr. Zeki Bayraktar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Oct 2021 12:38:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[lgbt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17780</guid>

					<description><![CDATA[LGBT lobisinin en sık yaptığı itirazlardan biri şudur: ‘’Heteroseksüellik norm olarak dayatılıyor, bu yapılmamalı.’’ Heteroseksüelliğin norm olarak dayatıldığı doğrudur. Ama bunu kim yapıyor? Bu dayatmayı öncelikle biyoloji yapıyor. Aile, çevre ve kültür ise bunu[heteroseksüelliği] hayatın olağan akışı içinde [doğal süreçte] pekiştiriyor.&#160;&#160;&#160; Peki buna karşı eşcinsel lobi ne yapıyor? Homoseksüelliği,&#160; TV, dizi, sinema, reklam, internet vb medya araçları ile [hiç doğal olmayan yöntemlerle ve olağan akışı baskılayacak şekilde] dayatıyor. Hem de acımasız, arsız ve azgınca; ABD merkezli çizgi roman yayımcısı DC Comics, ABD&#8217;de her yıl 11 Ekim&#8217;de kutlanan LGBT medeni farkındalık gününde Kasım sayısındaki yeni ‘’Superman’’ karakterinin biseksüel olacağını açıkladı. Hatta yeni Superman’ı romantik ilişkiye girdiği erkek arkadaşı ile öpüşürken gösteren çizimlerini paylaştı bile [gazeteler]. Neredeyse her dizide/sinemada bir eşcinsel karakter bulunuyor ve nasıl oluyorsa&#160; senaryonun en iyi, en yardımsever, en hoşgörülü, en becerikli, en sanatkâr, en romantik,&#160; en güzel/yakışıklı karakterleri de bunlar oluyor! Yani kökeni ağırlıklı olarak doğal ve içgüdüsel olan [biyolojik, fizyolojik ve psikolojik] heteroseksüel dayatmalara itiraz eden LGBT lobisi, acımasızca homoseksüellik dayatıyor, hem de doğal olmayan yöntemlerle ve onlara aykırı olarak Evet, evrensel çiftleşme kavramı, türün devamlılığı, genetik aktarım, aile ve çocuk içgüdüsü, cinsiyetler arası karşıtlık, erkek-kadın birlikteliğindeki anahtar-kilit modeli, anatomik, fizyolojik ve psikolojik senkronizasyon, cinselliğin baştan beri &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>LGBT lobisinin en sık yaptığı itirazlardan biri şudur: ‘’Heteroseksüellik norm olarak dayatılıyor, bu yapılmamalı.’’</p>



<p>Heteroseksüelliğin norm olarak dayatıldığı doğrudur. Ama bunu kim yapıyor? Bu dayatmayı öncelikle biyoloji yapıyor. Aile, çevre ve kültür ise bunu[heteroseksüelliği] hayatın olağan akışı içinde [doğal süreçte] pekiştiriyor.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Peki buna karşı eşcinsel lobi ne yapıyor?</p>



<p>Homoseksüelliği,&nbsp; TV, dizi, sinema, reklam, internet vb medya araçları ile [hiç doğal olmayan yöntemlerle ve olağan akışı baskılayacak şekilde] dayatıyor. Hem de acımasız, arsız ve azgınca;</p>



<p>ABD merkezli çizgi roman yayımcısı DC Comics, ABD&#8217;de her yıl 11 Ekim&#8217;de kutlanan LGBT medeni farkındalık gününde Kasım sayısındaki yeni ‘’Superman’’ karakterinin biseksüel olacağını açıkladı. Hatta yeni Superman’ı romantik ilişkiye girdiği erkek arkadaşı ile öpüşürken gösteren çizimlerini paylaştı bile [gazeteler].</p>



<p>Neredeyse her dizide/sinemada bir eşcinsel karakter bulunuyor ve nasıl oluyorsa&nbsp; senaryonun en iyi, en yardımsever, en hoşgörülü, en becerikli, en sanatkâr, en romantik,&nbsp; en güzel/yakışıklı karakterleri de bunlar oluyor!</p>



<p>Yani kökeni ağırlıklı olarak doğal ve içgüdüsel olan [biyolojik, fizyolojik ve psikolojik] heteroseksüel dayatmalara itiraz eden LGBT lobisi, acımasızca homoseksüellik dayatıyor, hem de doğal olmayan yöntemlerle ve onlara aykırı olarak</p>



<p>Evet, evrensel çiftleşme kavramı, türün devamlılığı, genetik aktarım, aile ve çocuk içgüdüsü, cinsiyetler arası karşıtlık, erkek-kadın birlikteliğindeki anahtar-kilit modeli, anatomik, fizyolojik ve psikolojik senkronizasyon, cinselliğin baştan beri hakim olarak erkek-kadın deseninde yaşanıyor olması ve tamamlayıcılık ilkesi gibi pek çok faktör heteroseksüelliği doğal olarak dayatır/destekler. ABD-Albert Einstein Tıp Fakültesinden Profesör Charles W. Socarides, heteroseksüel seçimin başlangıçta doğumla belirlendiğini, bunun daha sonra çevre ve kültürle pekiştirildiğini savunur. Ona göre [yukarıda saydığımız] cinsiyetler arası karşıtlık ve tamamlayıcılık ilkesi gibi doğal faktörlerin tümü heteroseksüelliği desteklemektedir. Eşcinsellik ise standart kadın-erkek kalıbının çocukluk korkuları ile zedelenmesi sonucunda ortaya çıkar.&nbsp; Eşcinsel bireyler bu nedenle orgazmı ancak erkek-erkek ya da kadın-kadın şeklindeki homoseksüel eşleşmelerle [ama heteroseksüelliği taklit ederek] başarabilirler [1]</p>



<p>Bu durumu en güzel betimleyen araştırmacılardan biri de üreme amacı gütmeyen cinsel aktiviteleri adaptif olmayan aktiviteler şeklinde niteleyen Dr.Sondor Rodo’dur. Rodo,&nbsp; eşcinsellerin cinsel birlikteliklerini çiftleşme olarak değil, eşcinsel eşleşme [homogenous pairing] olarak tanımlar ve eşcinsel eşleşmenin erkek-kadın deseninden bir sapma olduğunu ama daha da önemlisi birbirinden cinsel yakınlık bekleyen erkeklerin [ve kadınların] aslında heteroseksüel karşılaşmayı taklit ettiklerini şöyle ifade eder; ‘’Beni her eşcinsel ilişkinin kadın-erkek deseninin bir ifadesi olduğu düşüncesine iten delil nedir? Eğer erkek, erkekten hoşlanıyorsa neden kadını taklit eden bir erkeği seçer?&#8230; Eğer bir kadın, [başka] bir kadına yöneliyorsa neden erkeksi bir kadını tercih eder?… [Çünkü] Erkek-kadın deseni anatomi tarafından dikta edilmektedir. [Bu yüzden] Erkek-kadın eşleşmesini taklit ederler [2]</p>



<p>Evet, erkek-kadın deseni [heteroseksüalite], Rodo’nun da dediği gibi başta anatomi tarafından dikta edilir. Erkek homosekseüllerin psikanalitik incelemesini yapan Bieber de&nbsp; heteroseksüelliğin biyolojik norm olduğunu, herhangi bir müdahale olmadığı sürece bütün bireylerin heteroseksüel olacağını, homoseksüelliğin ise ancak heteroseksüel dürtülerin ifade edilmesini engelleyen yaygın korkuların varlığı halinde ortaya çıktığını savunur [3].</p>



<p>Homoseksüellerin heteroseksüel dürtülere sahip oldukları gerçeğini Freud da tespit etmiştir. Freud’a göre eşcinsel erkeklerin çoğu, erkeksi psişik karakterlerin tümünü yitirmiş değillerdir. Daha da önemlisi, aslında onlar da cinsel hedeflerinde kadınlığın psişik karakterlerini ararlar. Ona göre bu böyle olmasaydı, eşcinsel erkek fahişeler eski çağlarda olduğu gibi günümüzde de dış görünüş ve giyimleri ile kadını kopya ediyor olmazlardı, ama ediyorlar. Çünkü kendilerini sundukları eşcinsel erkeklerin ideallerindeki cinsel nesne böyle bir dişil karakterdir.&nbsp; Dolayısıyla aksi bir tutum, erkek eşcinselin idealindeki karakterin zıddına düşer. Nitekim Eski Yunanlılarda da eşcinsel erkeğin isteğini kamçılayan şey, genç oğlanlardaki erkeklik değil onların bedenlerindeki kadınsı niteliklerdir. Onlardaki ürkeklik, utangaçlık, bilgisizlik ve güçsüzlük gibi kadınsı ruhsal özelliklerdir. Nitekim bu oğlan bir erkek olur olmaz, erkeklerin gözünde cinsel nesne olmaktan hemen çıkar ve [kadınsı nitelikler sergileyen bir] oğlan arama sırası kendisine gelmiş olurdu. O halde bu durumdaki seksüel nesne de aslında aynı cinsiyetten biri değil, her iki cinsiyetin ruhsal karakterlerini barındıran yani kadınsı karakterlere de sahip olan biridir. Bu bir bakıma, biri erkeğe diğeri kadına yönelen iki farklı eğilimin yani erkek arayan bir dürtü ile kadın arayan bir başka dürtünün uzlaşmasıdır[4].</p>



<p>Demek ki asıl dayatmayı yapan hem de bunu anatomiye, fizyolojiye ve psikolojiye aykırı olarak yapan homoseksüel lobidir. Üstelik bunu hedef kitlesini çocukluk çağına indirecek kadar azgın, arsız ve acımasızca yapmakta,&nbsp;&nbsp; homoseksüelliği propaganda etmektedi[dayatmaktadır].</p>



<p>Bu durum Almanya&#8217;daki Temel karakteri üzerinden şöyle nakledilir;</p>



<p>Yirmi yıl önce Almanya’ya giden Temel, aniden kesin dönüş kararı almış ve ilgili makamlara müracaat etmiş; ‘’hayırdır niye dönüyorsun?’’ demişler, ‘’ha bu eşcinseller yüzünden’’ demiş, ‘’niye ki, rahatsız mı ettiler seni, öyle bir şey varsa şikayet et gereğini yapalım’’ demişler, ‘’yok’’ demiş Temel, ‘’şimdiluk beni rahatsız etmediler da, 20 yıl önce gelduğumde tek tük idiler, 5 sene sonra çoğalmaya başladiler ama nümayiş yapmaları yasakti, 5 sene sonra o da serbest oldi, 10 yıl önce evlenmeleri yasakti, şimdi o da serbest oldi, bu işun soni belli, ben ha bu eşcinselluk mecbur olmadan döneyim!’’</p>



<p>Aslında Temel&#8217;in anlatısı ve kelime seçimleri daha orijinaldi ama ben kısmen sansürledim. Keşke bu sadece bir fıkra olsa ve hakikati hiç yansıtmasa idi ama ne yazık ki yansıtıyor.</p>



<p>.</p>



<p>LGBT aktivitesi homofobik tutumlara karşı mücadele eden yasal bir lobi olmaktan çıkmış, heteroseksüelliği küçümseyen, homoseksüelliği dayatan azgın bir aktivite haline gelmiştir. Bu nedenle [daha önce de söylediğimiz gibi] eşcinsel bireylerin temel insanî hakları güvence altına alınmalı [LGBT lobisine muhtaç bırakılmamalı], çocuklarımıza/neslimize göz diken ve&nbsp; eşcinselliği dayatan azgın&nbsp; LGBT aktivitesi yasaklanmalıdır. Hiç kimse çocuklarımıza huzursuzluk, mutsuzluk, alkol-madde bağımlılığı, zührevi hastalıklar, anksiyete, depresyon ve intihar gibi bedensel ve ruhsal problemleri kat be kat artıran [ve hatta yaşam süresini ortalama 20 yıl kısaltan] bir durumu [5], yani eşcinselliği çocuklarımıza dayatamaz, sevimli gösteremez, propaganda edemez. Edememeli.</p>



<p>Bunu talep etmek hepimizin anayasal hakkıdır. Devlet, çocuklarımızı, gençlerimizi nasıl alkol, esrar, eroin vb zararlı maddelerden korumakla görevli ise [bunlardan daha zararlı olan] eşcinsellikten de korumalıdır. Ne var ki bu konuda öncelikli görev ebeveynlere düşer. Çünkü her çocuk/birey cinsel kimliğini anne babasını modelleyerek [hemcinsi olan ebeveyni ile özdeşim kurarak] gelistirir, anne baba, çocuğun cinsel kimlik gelişimi konusunda bilinçli olmalı ve hata yapmamalıdır [kritik yaş 1-6]. Ki çocuk-genç medyadan gelen tekinlere açık olmasın, medyanın sunduğu rol modelleri modellemesin</p>



<p>Bu konuda birbirini tamamlayan şu 2 kitabımı öneriyorum [anne babalar neleri yapmalı, neleri yapmamalılar?];</p>



<p>Zeki Bayraktar, İnterseks-Hermafrodit ve Eşcinsel, Motto Y, 2021</p>



<p>Zeki Bayraktar, Bilimsel Veriler Işığında Sansürsüz Cinsellik, Yüzleşme Y, 2021</p>



<p>1-Socarides, 1974, 2005;</p>



<p>https://www.Xnytimes.com/2005/12/28/nyregion/charles-w-socarides-psychiatrist-and-psychoanalyst-is-dead-at-83.html [ET: 24.09.2019; 17:35]</p>



<p>2- Rodo, Sondor.&nbsp; Adaptational psychodynamics: Motivation and control, New York: Science House, 1969, s.211-12</p>



<p>3-Bieber I, Dian H, Dince PR et al.&nbsp; Homosexuality: A Psychoanalytic Study Of Male Homosexuals. New York: Basic Books, 1962</p>



<p>4-Freud, Cinsellik Üzerine, Say yayınları, 2018, s.40,41</p>



<p>5-Bayraktar, Zeki. İnterseks-Hermafrodit Ve Eşcinsel, Motto Y, 2021, s.295-99</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/escinsellik-mi-dayatiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Madem Öyle Açıkça Sorayım</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/madem-oyle-acikca-sorayim/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/madem-oyle-acikca-sorayim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyzullah Akdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2021 14:25:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[lgbt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17448</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Aşkın cinsiyeti olmaz. Aşk, aşktır.&#8221; sloganınıza dayanarak birileri çıkıp: &#8220;Aşkın yaşı olmaz&#8221; diyerek pedofiliyi meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur?&#8220;Aşkın annesi, babası, evladı vs olmaz&#8221; diyerek ensesti meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur?&#8220;Aşkın türü olmaz&#8221; diyerek zoofiliyi (cinsel hayvan sevicilik) meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur?&#8220;Aşkın canlısı cansızı olmaz&#8221; diyerek cinsel fetişizmi (cinsel cansız sevicilik) meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur?&#8220;Aşkın yaşayanı ölüsü olmaz&#8221; diyerek nekrofiliyi (ölü sevicilik) meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur? Sorulara devam ederim de okuyanların midesi kaldırmayabilir zira daha nicelerini biliyorum. Yani konu öyle bir sloganla oldu bittiye getirilip meşru hale getirilecek basitlikte bir konu değil. &#8220;Aşkın cinsiyeti olmaz&#8221; sloganınızın temelinde toplumsal ve ahlaki kurallara bir başkaldırı var. Toplumu ve ahlakı değiştirince resmi hukuku da değiştireceğinizi düşünüyorsunuz ki bu düşüncede sonuna kadar haklısınız. Fakat size yönelttiğim diğer 5 soru için de bu mantık tamamen aynıdır. O sapkınlıkları savunanlar da tıpkı sizin gibi sloganınızın temelinde yatan gizli amacınızı güdüyor. Onlar da toplumsal ve ahlaki normları değiştirince hukuku değiştireceğini biliyor ve aynen sizin attığınız sloganı atıyor. Çünkü aynı kaynaktan besleniyorsunuz. Mesela Hollanda&#8217;da pedofiliyi (çocuk cinsel seviciliği) savunan bir parti kuruldu. Sloganları da aşağı yukarı sizinkiyle aynı: &#8220;Aşkın yaşı olmaz. Aşk, aşktır!&#8221; Milyonların takip &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;Aşkın cinsiyeti olmaz. Aşk, aşktır.&#8221; sloganınıza dayanarak birileri çıkıp:</p>



<ol class="wp-block-list"><li>&#8220;Aşkın yaşı olmaz&#8221; diyerek pedofiliyi meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur?</li><li>&#8220;Aşkın annesi, babası, evladı vs olmaz&#8221; diyerek ensesti meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur?</li><li>&#8220;Aşkın türü olmaz&#8221; diyerek zoofiliyi (cinsel hayvan sevicilik) meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur?</li><li>&#8220;Aşkın canlısı cansızı olmaz&#8221; diyerek cinsel fetişizmi (cinsel cansız sevicilik) meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur?</li><li>&#8220;Aşkın yaşayanı ölüsü olmaz&#8221; diyerek nekrofiliyi (ölü sevicilik) meşrulaştırmaya çalışırsa merak ediyorum cevabınız ne olur?</li></ol>



<p>Sorulara devam ederim de okuyanların midesi kaldırmayabilir zira daha nicelerini biliyorum. Yani konu öyle bir sloganla oldu bittiye getirilip meşru hale getirilecek basitlikte bir konu değil.</p>



<p>&#8220;Aşkın cinsiyeti olmaz&#8221; sloganınızın temelinde toplumsal ve ahlaki kurallara bir başkaldırı var. Toplumu ve ahlakı değiştirince resmi hukuku da değiştireceğinizi düşünüyorsunuz ki bu düşüncede sonuna kadar haklısınız. Fakat size yönelttiğim diğer 5 soru için de bu mantık tamamen aynıdır.</p>



<p>O sapkınlıkları savunanlar da tıpkı sizin gibi sloganınızın temelinde yatan gizli amacınızı güdüyor. Onlar da toplumsal ve ahlaki normları değiştirince hukuku değiştireceğini biliyor ve aynen sizin attığınız sloganı atıyor. Çünkü aynı kaynaktan besleniyorsunuz.</p>



<p>Mesela Hollanda&#8217;da pedofiliyi (çocuk cinsel seviciliği) savunan bir parti kuruldu. Sloganları da aşağı yukarı sizinkiyle aynı: &#8220;Aşkın yaşı olmaz. Aşk, aşktır!&#8221;</p>



<p>Milyonların takip ettiği TEDx konferanslarında &#8220;pedofili doğal bir yönelimdir&#8221; diyen birisi çıkmıştı mesela. O da &#8220;Aşkın yaşı olmaz. Çünkü bu doğal bir durumdur!&#8221; demişti.</p>



<p>Aslında sorularımdaki sapkınlıkları meşru hale getirmeye çalışan insanlar zaten var. Oy almak ya da başkaca menfaatler için gaza gelip bu sloganı attığınızda zımnen aynı mantıkla türetilen diğer sloganları da meşru görmüş olursunuz. Belki siz bunun farkında değilsiniz ama bu sloganı size attıran akıl bunun gayet farkında.</p>



<p>Aşkın herşeyi mübah kılacağı iddiasıyla çıkılan bu yolun sonunun buraya geleceğini söylemiştik. Gelenek, örf, ayıp, edeb, namus gibi kavramların yerle bir edilmeye başlanmasıyla süreç başlamıştı zaten. &#8220;Ne alaka?&#8221; denmişti ama çok alaka….</p>



<p>Bilin istedim. Yoksa siz zaten bunu biliyor muydunuz(!)?</p>



<p>NOT: Yazımın amacı bir zihniyet eleştirisinde bulunmaktır. İnsanları sloganlara odaklayıp derin düşünmelerini engelleyenlere bir itirazdır benimkisi. Belli bir partiyi eleştirme derdinde değilim. Partiye odaklanarak yazdıklarımın siyasi çekişmeye feda edilmesini istemem. Zira LGBT hareketinin bugünlere gelmesinde sadece CHP rol oynamadı. Bunu herkes biliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/madem-oyle-acikca-sorayim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saçmalamayın! İstanbul Sözleşmesiyle Lgbt’nin Ne Alakası Var (!)</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/sacmalamayin-istanbul-sozlesmesiyle-lgbtnin-ne-alakasi-var/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/sacmalamayin-istanbul-sozlesmesiyle-lgbtnin-ne-alakasi-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyzullah Akdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2021 10:02:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[lgbt]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16692</guid>

					<description><![CDATA[Defalarca anlattık ama anlamak istemediler. İstanbul Sözleşmesi’nin tamamen kadına yönelik şiddeti önlemeye çalışan bir metin olduğunu ısrarla savundular. &#160;Sözleşme, kadına yönelik şiddeti önlemek gibi masum bir kılıfa büründürülmüş sinsi bir metindir, birçok sapkınlığın ve rezaletin dayanağı olacak dedik “siz bu sözleşmeyi okumadınız bile” dediler. &#160;Sözleşme toplumsal cinsiyet gibi varlığı son derece tartışmalı bir kavram üzerine inşa edilmiş, bilimsel dayanakları bile gün geçtikçe çürütülüyor; şiddetin baş müsebbibi alkoldür. Bu hakikat tüm bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır ama sözleşmede alkolle mücadele yok, toplumsal cinsiyetle mücadele var. Bu metin iyi niyetli bir metin değil dedik. “Siz kadın düşmanısınız” dediler. &#160;Bu sözleşmeyi en çok feminist ve LGBT grupları destekliyor bakın bunun altında bit yeniği var dedik. “İftira atıyorsunuz. Bu sözleşmenin onlarla alakası yok” dediler. Sözleşme’nin uygulanmaya başlamasıyla kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet daha da arttı dedik. “Hayır, İstanbul Sözleşmesi yaşatır” dediler. &#160;Sözleşmede ve 6284 nolu yasada şiddetin sınırlandırılması yok. Fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddetin ne olduğu, nerede başlayıp nerede bittiği belli değil. Bununla beraber beyanı esas alırsanız özellikle psikolojik şiddet konusunda keyfi uygulamalara ve türlü iftiralara kapı aralamış olursunuz dedik. “Hiçbir kadın iftira atmaz” dediler. &#160;Bu sözleşme sapıklığı, dini ya da bilimsel olarak ispatlanmış bile olsa sapıklıklara yönelik tüm itirazların önünü tıkayacak dedik. Duymadılar &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Defalarca anlattık ama anlamak istemediler. İstanbul Sözleşmesi’nin tamamen kadına yönelik şiddeti önlemeye çalışan bir metin olduğunu ısrarla savundular.</p>



<p>&nbsp;Sözleşme, kadına yönelik şiddeti önlemek gibi masum bir kılıfa büründürülmüş sinsi bir metindir, birçok sapkınlığın ve rezaletin dayanağı olacak dedik “siz bu sözleşmeyi okumadınız bile” dediler.</p>



<p>&nbsp;Sözleşme toplumsal cinsiyet gibi varlığı son derece tartışmalı bir kavram üzerine inşa edilmiş, bilimsel dayanakları bile gün geçtikçe çürütülüyor; şiddetin baş müsebbibi alkoldür. Bu hakikat tüm bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır ama sözleşmede alkolle mücadele yok, toplumsal cinsiyetle mücadele var. Bu metin iyi niyetli bir metin değil dedik. “Siz kadın düşmanısınız” dediler.</p>



<p>&nbsp;Bu sözleşmeyi en çok feminist ve LGBT grupları destekliyor bakın bunun altında bit yeniği var dedik. “İftira atıyorsunuz. Bu sözleşmenin onlarla alakası yok” dediler.</p>



<p>Sözleşme’nin uygulanmaya başlamasıyla kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet daha da arttı dedik. “Hayır, İstanbul Sözleşmesi yaşatır” dediler.</p>



<p>&nbsp;Sözleşmede ve 6284 nolu yasada şiddetin sınırlandırılması yok. Fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddetin ne olduğu, nerede başlayıp nerede bittiği belli değil. Bununla beraber beyanı esas alırsanız özellikle psikolojik şiddet konusunda keyfi uygulamalara ve türlü iftiralara kapı aralamış olursunuz dedik. “Hiçbir kadın iftira atmaz” dediler.</p>



<p>&nbsp;Bu sözleşme sapıklığı, dini ya da bilimsel olarak ispatlanmış bile olsa sapıklıklara yönelik tüm itirazların önünü tıkayacak dedik. Duymadılar bile.</p>



<p>&nbsp;Daha neler neler dedik. Lakin sağcısıyla, solcusuyla, feministiyle, komünistiyle, muhafazakârıyla yetkili ve etkili önemli bir kesim, bu haykırışlara bigâne kaldı. Nice uzmanın ve nice kadın, erkek ve çocuğun mağduriyetini görmezden geldiler.</p>



<p>&nbsp;İddialarımızda ve kaygılarımızda haklı olduğumuzu belki de en açık surette Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Cuma namazı hutbesinde gördük. LGBT akımının dinimizce sapıklık olduğunu ifade etmesiyle İslam’a &nbsp;&#8220;sesi çağlar ötesinden gelen&#8221; dediler. Ali Erbaş hakkında suç duyurusunda bulundular. Bütün bu saldırılarının ve suç duyurularının en büyük yasal dayanağı olarak İstanbul Sözleşmesi’ni adres gösterdiler.</p>



<p>&nbsp;Düşünce ve ifade özgürlüğü diye ortalığı inletenlerin, Müslümanların dinlerince apaçık reddedilmiş bir akıma yönelik eleştirilerini İstanbul Sözleşmesi’yle engellemeye çalıştılar ki sözleşme buna açık kapı bırakıyordu maalesef. Bugün aynı güruh, Boğaziçi Eylemlerinde milletimizin kutsallarına yaptıkları saygısızlığı İstanbul Sözleşmesi’nin ardına sığınarak meşru hale getirmeye çalışıyor.</p>



<p>&nbsp;Yine İstanbul Sözleşmesini adres göstererek İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya saldırıyorlar. Oysa Soylu, Kâbe’mize yapılan saygısızlığa tepki göstermişti. Kâbe’mizi koruyacak sözleşmemiz yokken Kâbe’ye saldıranları koruyan sözleşmemiz var. Aşağıdaki görsellerde gördüğünüz gibi yaptıkları saygısızlığı görmezden gelerek sözleşmenin ilgili maddesince ayrımcılığa maruz kaldıklarını iddia ediyorlar. Yani “her türlü saygısızlığı yaparız ama sizin buna tepki göstermeye hakkınız yoktur. Çünkü İstanbul Sözleşmesi bizi koruyor” diyorlar.</p>



<p>&nbsp;LGBT akımının artık bilimsellikten uzak bir ideoloji olduğunu görmeyen kalmadı. Yasal hakları olarak tedavi olmak isteyen eşcinsel ve interseks bireylere tedavi olmamaları yönünde baskı uyguladıkları biliniyor. Bununla beraber tedavi yöntemleri geliştiren tıp ve psikoloji uzmanlarına bile saldırıyorlar.</p>



<p>&nbsp;70’li yıllarda eşcinselliği akıl hastalığı sınıflandırmasından çıkaran Dr. Robert Spitzer 2001 yılında kararını değiştirerek eşcinselliğin tedavi edilebileceği tezini ortaya koyunca tüm LGBT lobisi ona saldırdı ve ihanetle suçladı. Tabi bunun sonucunda Spitzer geri adım attı. Ağızlarından bilimi düşürmeyenlerin halleri ortada.</p>



<p>&nbsp;Gördüğünüz gibi bu ideolojinin ve lobinin bilimsel çalışmalara dayalı dahi olsa hiçbir eleştiriye tahammülü yokken kendilerinde her türlü kutsala hakaret etme hakkını görebiliyorlar. Bunu yaparken de İstanbul Sözleşmesi gibi metinlerin arkasına saklanıyorlar. Sözleşme onlara bu özgüveni ve cüreti veriyor.</p>



<p>&nbsp;İstanbul Sözleşmesi’nin neden olduğu/olacağı buna benzer nice fecaat var. Yetkililerin artık bunu görmesi ve harekete geçmesi gerekiyor. Sözleşme’nin iptali ile LGBT’li bireylere şiddet göstermek gibi bir talep asla meşru olamaz. LGBT’li bireyler, evrensel insan haklarına sahipler. Yani her insanın sahip olduğu temel haklara zaten sahipler. LGBT’li bireylerle LGBT ideolojisini ayırmamız gerekiyor. Bizim tüm eleştirilerimiz LGBT ideolojisinin cüretkâr ve saygısız tutumunadır. LGBT’li bireylere dahi baskı uygulayan bu akım, özellikle Müslümanların kutsallarına saldırmayı bir hak olarak görüp İstanbul Sözleşmesi’nin ardına saklanmayı huy edinmiş durumdadır.</p>



<p> Bugüne kadar inatla gözlerini hakikate kapatanlar inşallah bu kadar olaydan sonra hala “Saçmalamayın İstanbul Sözleşmesi’yle LGBT’nin ne alakası var!” demeye devam etmezler.  Bizi yönetenlerin Anadolu halkının sesine, itirazına ve çağrısına kulak verme zamanı gelmedi mi?</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="930" height="1024" src="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/1i-930x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16693" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/1i-930x1024.jpg 930w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/1i-272x300.jpg 272w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/1i-768x846.jpg 768w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/1i.jpg 1080w" sizes="(max-width: 930px) 100vw, 930px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="797" src="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/2i-1024x797.jpg" alt="" class="wp-image-16694" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/2i-1024x797.jpg 1024w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/2i-300x234.jpg 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/2i-768x598.jpg 768w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2021/02/2i.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/sacmalamayin-istanbul-sozlesmesiyle-lgbtnin-ne-alakasi-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sarhoş Kız Hem de LGBT’li: Mabel Matiz’in Kim’liği Üzerine</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/sarhos-kiz-hem-de-lgbtli-mabel-matizin-kimligi-uzerine/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/sarhos-kiz-hem-de-lgbtli-mabel-matizin-kimligi-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cevat YEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2020 07:35:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[lgbt]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14980</guid>

					<description><![CDATA[Bugün itibariyle dış siyasette, sağlıkta, askeri operasyon kabiliyetinde, istihbarat faaliyetlerinde ve hatta nispeten ekonomide başarılı olduğunu söyleyebileceğimiz bir iktidara sahip olmanın mutluluğunu doyasıya yaşamaktan bizi endişeye gark eden bir gün. Ne oluyor nasıl oluyorsa yatırımlardan iç güvenliğe her konuda başarı öyküsü yazmaya emin adımlarla ilerlediğini düşündüğümüz ya da sandığımız hükumetimizin başı yine eğitimle dertte. Ben adı geçen şahsın kendi tercih ettiği isimle değil de sözlükte ya da Google da araştırdığım zaman karşıma çıkan anlamıyla hitap edeceğim. Dünya ne zaman bu hale geldi diye sormayacağım. Hz. Lut ’un kavminin siz pek temiz/lenen insanlarsınız diyerek kendi necaset durumlarını tescil ettiği asırlar geçmiş tasdikli, onaylı durumu olan acınasıların sapkınlığı, onur kelimesini kirleterek kullandığı bir ters bakışı yaşıyor dünya. Sapkınlığın karanlık olarak tüm insanlık açısından bilindiği bir zeminde sapkınlar aydınlık kavramının dahi içini boşaltmayı başardılar. Halbuki hidayettir aydınlık olan, sair tüm batıllar ve sapkınlıklar ise karanlıktır. YKS’de sorulan soru ile ilgili olarak ÖSYM’nin attığı tweet ise tam bir fecaat. Yaşanan ayıbın utancından hareketle kamuoyuna yönelik bir özür beyanı yerine paylaşan masum bir öğrenciden nasıl intikam alacağını açıklayan bu tweet günümüzün utanç abidesi olmaya hak kazanmıştır. Kamusal olarak zorla dayatılan ve halkın büyük reaksiyon gösterdiği İstanbul Sözleşmesi, Cedav ve benzeri çalışmaların izlerini taşıyan soru skandalının &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bugün itibariyle dış siyasette, sağlıkta, askeri operasyon kabiliyetinde, istihbarat faaliyetlerinde ve hatta nispeten ekonomide başarılı olduğunu söyleyebileceğimiz bir iktidara sahip olmanın mutluluğunu doyasıya yaşamaktan bizi endişeye gark eden bir gün. Ne oluyor nasıl oluyorsa yatırımlardan iç güvenliğe her konuda başarı öyküsü yazmaya emin adımlarla ilerlediğini düşündüğümüz ya da sandığımız hükumetimizin başı yine eğitimle dertte.</p>



<p>Ben adı geçen şahsın kendi tercih ettiği isimle değil de sözlükte ya da Google da araştırdığım zaman karşıma çıkan anlamıyla hitap edeceğim. Dünya ne zaman bu hale geldi diye sormayacağım. Hz. Lut ’un kavminin siz pek temiz/lenen insanlarsınız diyerek kendi necaset durumlarını tescil ettiği asırlar geçmiş tasdikli, onaylı durumu olan acınasıların sapkınlığı, onur kelimesini kirleterek kullandığı bir ters bakışı yaşıyor dünya. Sapkınlığın karanlık olarak tüm insanlık açısından bilindiği bir zeminde sapkınlar aydınlık kavramının dahi içini boşaltmayı başardılar. Halbuki hidayettir aydınlık olan, sair tüm batıllar ve sapkınlıklar ise karanlıktır.</p>



<p>YKS’de sorulan soru ile ilgili olarak ÖSYM’nin attığı tweet ise tam bir fecaat. Yaşanan ayıbın utancından hareketle kamuoyuna yönelik bir özür beyanı yerine paylaşan masum bir öğrenciden nasıl intikam alacağını açıklayan bu tweet günümüzün utanç abidesi olmaya hak kazanmıştır. Kamusal olarak zorla dayatılan ve halkın büyük reaksiyon gösterdiği İstanbul Sözleşmesi, Cedav ve benzeri çalışmaların izlerini taşıyan soru skandalının hesabını yine sadece paylaşan öğrenci ye da tüm problemlerde hedefe konan Cumhurbaşkanı’mı verecek merak ediyorum.</p>



<p>Her sorunda, ben bilmiyorum ama bunlar sorum/n/lu bürokratik kıvraklığı ihmal etmemeyi öğreten bir kurs mu alıyor veya üniversite falan mı okuyor merak ediyorum. Bürokrat dediğin bu kadar büyük s…..ca en azından istifa etmelidir. İstifa sonrası da gerekli hukuki süreçlere muhatap olmalı ki bir sonra gelen aklını başında tutsun. Hadi istifa etmedin en azından millete duyduğun azıcık saygı varsa bir küçük özür beyan etsen ölür müsün? Şimdi herkes bu soru nasıl oldu da sınava girdi diye veya bunun sorumlusunun kim olduğunu sorarken karşıya geçmiş izleyen sarhoş kız da kıvırtık Tweet atarak ‘’ neler oluyor ‘’ diye soruyor, ardından ‘’ evet bir şeyler oluyor ‘’ diye oh canıma değsin hareketi çekiyor.</p>



<p>Şimdi bu gençliğe yazar ve şairlerden Necip Fazılı okutup sarhoş kızı sorduğun zaman ya da azıcık ta olsa Nazım Hikmet şiiri gösterip onun değerlisi Rusya’nın bile ahlaki bulmadığı için uygulamadığı İstanbul Sözleşmesinin berhayat olduğunu ve LGBT mensubu bir ibnenin şiirini önüne koyarak ne demiş oluyorsun. Hayır toplum yararına ne sağda ne de solda ol. İşte sana en doğru yol mu demek istiyorsun ey ÖSYM. Bak bu gençler belki bilmez ama biz ‘’ ne sağdayız ne solda HAK yoldayız HAK yolda ‘’ diye boğaz patlatırcasına meydan okuduğumuz düzeni değiştirmek üzere iktidara getirdiğimiz insanların ensesinde boza pişirmenize müsaade etmeyeceğiz.</p>



<p>Eğer bu konuda gerekli çalışmayı yapmaz ise ona da gereken dersi veririz millet olarak. Ama bu işin altında bir gaflet aramak hamakatını kimse bize yutturmaya kalkmasın. Bu iş ciddi anlamda bir operasyondur. Hem de hiçbir zaman umudunu yitirmeyecek olan ve çok komplike çalışan bir örgütlenmenin neticesidir. Aklı başında vatan, millet ve maneviyat endişesi taşıyan hiç kimseye böyle bir şeyi zorla, tehditle ya da parayla kimse yaptıramaz. İçinde ihanet duygusu olmayan bir kamu görevlisine ya da şantaj yapılabilecek açığı olmayan kimse böyle bir şeye tevessül edemez. Geriye sadece bu işe gönül rızası veya ahlaksız bir ilişki kalır.</p>



<p>Tunus’ta ki bir darbeyi önleyen Türkiye burada mevcut iktidara en ağır darbeyi vurma gayreti anlamına gelecek böyle bir icraatın sorumlusunu ve uygulama sürecinde ki gelişim muhtevasını ortaya çıkarmakta zorlanmayacaktır. Bizim çocuklarımız ülkeyi yönetenlere emanettir. Bu emaneti korumak sınırları korumaktan daha evlâ bir vazifedir. Sınırlarını koruyup beyinlerini elin sarhoşuna emanet ettiğiniz zaman emanete ihanet etmiş olursunuz. Vazifenizi yapmamış olursunuz.</p>



<p>Her gün bir açılış her gün bir başka büyük yatırım. Seviniyorduk bitti. Artık kendinize gelin ey bürokratlar, ey siyasiler. Benim gözümden sakındığım körpecik dimağlarıma bunu yapmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Ya kendinize gelin ya da biz yapacağımız biliriz. Bizim elin LGBT ’lisine bağışlayacağımız bir tek tane çocuğumuz olabilir mi? Kim ise bunun sorumlusu hesabını en ağır şekilde sormazsanız iki elimiz hem dünya da hem ahirette yakanızdadır.</p>



<p>Bir siyasi yapı iktidar olmak için bu memleketin yüzde elli birine kendini anlatmak zorunda. Ya şuursuz bir ya da birkaç bürokrat sizin bütün emeklerinizi hak ile yeksan ediyorsa ne demeli? Suç kimin? Size güvenip oy verenlerin mi? Yoksa senelerdir bir türlü düzeltip rayına oturtamadığınız eğitim meselelerinin sorumluları mıdır? Ya da ne idüğü belirsiz ve aileyi yerle bir etmek isteyen mor veya rengarenk sapkın dernek ve oluşumların emrine amade aile bakanlığı ve bunun hukuki ayağını her an uygulamak için hazır kıta bekleyen Adalet (!) bakanlığı mıdır?</p>



<p>Dindar nesil istemiyoruz. Dindarın dini de dar olur, dünyası da. Biz Müslüman bir nesil istiyoruz. Her türlü melun sapkınlıktan korunmak ve Allah’ın razı olacağı aileler, ebeveynler ve nesiller istiyoruz. Helikopter silahlı saldırıya yarar sağlar. Ama daha dün çocuklarımızın oynadığı bir oyunda ki tapınma seremonisi hakkında ne yaptınız? Hangi tedbirleri aldınız? Bizim bu memleketin çocuklarından bir tek tanesini feda etme lüksümüz var mıdır? Değil çoluk çocuğumuz bu insanlık düşmanı sapıklara feda edilecek bir tek tane fındık faremiz bile olamaz.</p>



<p>Son söz yerine isterseniz bildiğinizi okuyun. Elimden gelse çocuklarımı / torunlarımı okula göndermem diyen düşünürlerimizin varlığını duymuşsunuzdur. Ben bir eğitimci olarak öğrencilerimin maneviyatı için canımı dişime takayım ama benim olmadığım ortamda benim çocuklarıma devlet eliyle LGBT reklamı yapılsın. Bu yenilir yutulur bir şey değildir. Artık yeter. Düşmanın maskarası olacak bu türden saçmalıklara bir son verin. Sapkın insanlara gençliğe örnek ödülü vermişliğiniz unutulmadan bir adım daha ileri gidip çocuklarımızın zihinlerini daha fazla kurcalamayın. Hesap var hesap. Hem sandıkta hem de ahirette…</p>



<p>Vesselam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/sarhos-kiz-hem-de-lgbtli-mabel-matizin-kimligi-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LGBT Üzerinden Siyaset</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/lgbt-uzerinden-siyaset/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/lgbt-uzerinden-siyaset/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jul 2019 10:10:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[lgbt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11690</guid>

					<description><![CDATA[Daha önce de CHP&#8217;li belediyeler vardı. Hiç böyle &#8216;onur yürüyüşü&#8217; tüvitleri atarlar mıydı? Atarlardı da ben mi görmezdim? Belki de bu günkü kadar yaygın yapmazlar, sınırlı kalırdı da ondan dikkatimi çekmemiş. Tesadüf benim kadar pek çok kimsenin de dikkatini çekmemiş. Eğer çekseydi o zamanlar da bu günkü kadar gündem olurdu sanırım. Ben bunların samimiyetine hiç inanmam. LGBT tüvitleri LGBT&#8217;yi düşündüklerinden, onların yanında yer almak istediklerinden değil. Biliyorlar İslami kesimin hassasiyetlerini. Orayı kaşımak istiyorlar. Fakat güzel olan bu tarafta da aşırı tepki yok. Eğer olsa var ya; yeri göğe katacaklar. Görün işte bunlar tahammülsüz vs. vs&#8230; Şirin Payzın&#8217;ın bir tüvitini gördüm. Aman Allah&#8217;ım; Beyoğlu belediyesine bir azar&#8230; Yani onların LGBT tüviti atma hakkı var, başkalarının bunu yanlış bulma hakkı yok. Bakalım daha kimlerin bayrağını sallayacaklar. FETÖ&#8217;nün&#8230; PKK&#8217;nın&#8230; Gelin bize müdahale edin, Türkiye&#8217;ye ekonomik yaptırım uygulayın; Sakın buraya gelmeyin mal ve can güvenliği yok diye diller döktüklerinin. Ama bu günün trendi bu; hepsi LGBT&#8217;li şimdi&#8230; Rahat bıraksalar LGBT&#8217;yi gök kuşağı renklerinde. Onu da onlardan almaya çalışıyorlar. Firuz Türker]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce de CHP&#8217;li belediyeler vardı. Hiç böyle &#8216;onur yürüyüşü&#8217; tüvitleri atarlar mıydı?<br />
Atarlardı da ben mi görmezdim?<br />
Belki de bu günkü kadar yaygın yapmazlar, sınırlı kalırdı da ondan dikkatimi çekmemiş.<br />
Tesadüf benim kadar pek çok kimsenin de dikkatini çekmemiş.<br />
Eğer çekseydi o zamanlar da bu günkü kadar gündem olurdu sanırım.<br />
Ben bunların samimiyetine hiç inanmam. LGBT tüvitleri LGBT&#8217;yi düşündüklerinden, onların yanında yer almak istediklerinden değil.<br />
Biliyorlar İslami kesimin hassasiyetlerini. Orayı kaşımak istiyorlar. Fakat güzel olan bu tarafta da aşırı tepki yok. Eğer olsa var ya; yeri göğe katacaklar. Görün işte bunlar tahammülsüz vs. vs&#8230;<br />
Şirin Payzın&#8217;ın bir tüvitini gördüm. Aman Allah&#8217;ım; Beyoğlu belediyesine bir azar&#8230; Yani onların LGBT tüviti atma hakkı var, başkalarının bunu yanlış bulma hakkı yok.<br />
Bakalım daha kimlerin bayrağını sallayacaklar.<br />
FETÖ&#8217;nün&#8230;<br />
PKK&#8217;nın&#8230;<br />
Gelin bize müdahale edin, Türkiye&#8217;ye ekonomik yaptırım uygulayın; Sakın buraya gelmeyin mal ve can güvenliği yok diye diller döktüklerinin.<br />
Ama bu günün trendi bu; hepsi LGBT&#8217;li şimdi&#8230;<br />
Rahat bıraksalar LGBT&#8217;yi gök kuşağı renklerinde. Onu da onlardan almaya çalışıyorlar.<br />
Firuz Türker</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/lgbt-uzerinden-siyaset/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP’li Belediyeler LGBT Ahlaksızlığına Destek İçin Sıraya Girdi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/chpli-belediyeler-lgbt-ahlaksizligina-destek-icin-siraya-girdi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/chpli-belediyeler-lgbt-ahlaksizligina-destek-icin-siraya-girdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 06:42:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[lgbt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11642</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’da Şişli ve Maltepe belediyelerinin ardından CHP’li çok sayıda belediye sosyal medya hesabından sözde &#8220;27. İstanbul Onur Haftası&#8221;nı kutlayan paylaşımlarda bulundu. Eskişehir Odunpazarı Belediyesi ile Aydın Germencik Belediyesi ‘Sevgi kazanacak’, Artvin Kemalpaşa Belediyesi ‘Eşitiz! Birlikte daha güçlüyüz. Nefret değil, sevgi kazanacak’, Muğla Fethiye Belediyesi ‘Karanlığa karşı, gökkuşağı!’, Artvin Borçka Belediyesi ve Rize Fındıklı Belediyesi ‘Nefret değil, sevgi kazanacak’, Muğla Datça Belediyesi ‘Nefrete inat, YAŞASIN HAYAT!’, Balıkesir Edremit ‘Bugün, yarın ve her zaman sevgi kazanacak!’ ifadeletiyle LGBT&#8217;nin sözde &#8220;Onur Haftası&#8221;nı kutladı. Öte yandan Çanakkale Belediyesi de konuya ilişkin bir paylaşımda bulunarak &#8220;Bugün, yarın ve her zaman sevgi kazanacak!&#8221; ifadelerini kullandı. Belediyelerin LGBT ahlaksızlığını aklayan söz konusu paylaşımları tepki çekti. islamianaliz.com]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da Şişli ve Maltepe belediyelerinin ardından CHP’li çok sayıda belediye sosyal medya hesabından sözde &#8220;27. İstanbul Onur Haftası&#8221;nı kutlayan paylaşımlarda bulundu.</p>
<p>Eskişehir Odunpazarı Belediyesi ile Aydın Germencik Belediyesi ‘Sevgi kazanacak’, Artvin Kemalpaşa Belediyesi ‘Eşitiz! Birlikte daha güçlüyüz. Nefret değil, sevgi kazanacak’, Muğla Fethiye Belediyesi ‘Karanlığa karşı, gökkuşağı!’, Artvin Borçka Belediyesi ve Rize Fındıklı Belediyesi ‘Nefret değil, sevgi kazanacak’, Muğla Datça Belediyesi ‘Nefrete inat, YAŞASIN HAYAT!’, Balıkesir Edremit ‘Bugün, yarın ve her zaman sevgi kazanacak!’ ifadeletiyle LGBT&#8217;nin sözde &#8220;Onur Haftası&#8221;nı kutladı.</p>
<p>Öte yandan Çanakkale Belediyesi de konuya ilişkin bir paylaşımda bulunarak &#8220;Bugün, yarın ve her zaman sevgi kazanacak!&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Belediyelerin LGBT ahlaksızlığını aklayan söz konusu paylaşımları tepki çekti.</p>
<p>islamianaliz.com</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/chpli-belediyeler-lgbt-ahlaksizligina-destek-icin-siraya-girdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
