<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kuşak ve Yol &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/kusak-ve-yol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Nov 2019 18:24:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Kuşak ve Yol &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Güneydoğu Asya Açısından Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/guneydogu-asya-acisindan-cinin-kusak-ve-yol-inisiyatifi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/guneydogu-asya-acisindan-cinin-kusak-ve-yol-inisiyatifi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ulaş Başar Gezgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 18:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Asya]]></category>
		<category><![CDATA[Güneydoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Kuşak ve Yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12914</guid>

					<description><![CDATA[Güneydoğu Asya ülkeleri, bir denge siyaseti gütmek durumundalar. Çin’den de vazgeçemezler, başka seçeneklerden de… Başka seçeneklerden kasıt, Çin ve KYİ karşıtı ülkeler. Bunların belli başlıları, ABD, Avustralya, Hindistan ve Japonya. Bunlar, Çin’i dışarıda bırakan ‘Hint-Pasifik Stratejisi’ diye bir kavramsallaştırma üzerinden bir dörtlü oluşturmaya çalışıyorlar. Ancak, bölgede etkileri oldukça zayıf. Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nden en başta ve en çok etkilenecek bölgelerden biri, toplam 600 milyon nüfuslu Güneydoğu Asya. Bunun birinci nedeni, Güneydoğu Asya’nın Myanmar, Laos ve Vietnam üzerinden kara yoluyla, Filipinler, Vietnam, Malezya, Singapur, Brunei ve Endonezya üzerinden deniz yoluyla Çin’e komşu olması. İkincisi, Çin’i Afrika’ya ve Avrupa’ya bağlayacak olan Deniz İpek Yolu, Çin’le çevre ülkelerin kara suları anlaşmazlığı yaşadığı Güney Çin/Doğu Vietnam/Batı Filipinler Denizi’nden başlıyor ve oradan yine Güneydoğu Asya ülkeleri kıyılarından geçerek ve ancak bu biçimde Hint Okyanusu’na ulaşabiliyor. On Birbirine Benzemezin Birliği Güneydoğu Asya’nın, Avrupa Birliği kadar yerleşik olmasa da, ‘Güneydoğu Asya Birliği’ (GAB/ASEAN) adı altında oluşturduğu gevşek bir bölgesel birlik var. Bu birlik, 10 ülkeden oluşuyor: Vietnam, Tayland, Malezya, Kamboçya, Laos, Myanmar, Singapur, Endonezya, Filipinler ve Brunei. GAB, gerçekte Soğuk Savaş yıllarında komünizme karşı kurulmuştu. Fakat Soğuk Savaş sonrasında, eski hesaplar bir yana bırakıldı ve ekonomik büyüme temelinde birleşmek üzere, sonradan bağımsız olan Doğu Timor dışında &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Güneydoğu Asya ülkeleri, bir denge siyaseti gütmek durumundalar. Çin’den de vazgeçemezler, başka seçeneklerden de… Başka seçeneklerden kasıt, Çin ve KYİ karşıtı ülkeler. Bunların belli başlıları, ABD, Avustralya, Hindistan ve Japonya. Bunlar, Çin’i dışarıda bırakan ‘Hint-Pasifik Stratejisi’ diye bir kavramsallaştırma üzerinden bir dörtlü oluşturmaya çalışıyorlar. Ancak, bölgede etkileri oldukça zayıf.</strong></p>
<p class="p1">Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nden en başta ve en çok etkilenecek bölgelerden biri, toplam 600 milyon nüfuslu Güneydoğu Asya. Bunun birinci nedeni, Güneydoğu Asya’nın Myanmar, Laos ve Vietnam üzerinden kara yoluyla, Filipinler, Vietnam, Malezya, Singapur, Brunei ve Endonezya üzerinden deniz yoluyla Çin’e komşu olması.</p>
<p class="p1">İkincisi, Çin’i Afrika’ya ve Avrupa’ya bağlayacak olan Deniz İpek Yolu, Çin’le çevre ülkelerin kara suları anlaşmazlığı yaşadığı Güney Çin/Doğu Vietnam/Batı Filipinler Denizi’nden başlıyor ve oradan yine Güneydoğu Asya ülkeleri kıyılarından geçerek ve ancak bu biçimde Hint Okyanusu’na ulaşabiliyor.</p>
<p class="p1"><b>On Birbirine Benzemezin Birliği</b></p>
<p class="p1">Güneydoğu Asya’nın, Avrupa Birliği kadar yerleşik olmasa da, ‘Güneydoğu Asya Birliği’ (GAB/ASEAN) adı altında oluşturduğu gevşek bir bölgesel birlik var. Bu birlik, 10 ülkeden oluşuyor: Vietnam, Tayland, Malezya, Kamboçya, Laos, Myanmar, Singapur, Endonezya, Filipinler ve Brunei. GAB, gerçekte Soğuk Savaş yıllarında komünizme karşı kurulmuştu.</p>
<p class="p1">Fakat Soğuk Savaş sonrasında, eski hesaplar bir yana bırakıldı ve ekonomik büyüme temelinde birleşmek üzere, sonradan bağımsız olan Doğu Timor dışında tüm Güneydoğu Asya ülkeleri GAB çatısı altında toplandı.</p>
<p class="p2"><b>Projenin Güneydoğu<br />
Asya Birliği’ne Etkileri</b></p>
<p class="p1">GAB’da Kamboçya, Laos ve Myanmar gibi düşük gelirli tarım ülkeleri de var; Singapur ve Brunei gibi yüksek gelirli ülkeler de… Siyasal düzenler ve kültürler de oldukça farklı. Ancak, GAB’ı yarım yüzyılı aşkın bir süredir bir arada tutan, farklılıkları yerine ortak noktalarına odaklanmaları.</p>
<p class="p1">Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin (KYİ) GAB’a etkilerine ilişkin olarak temelde iki görüş var: İyimserler, “bölgedeki büyük altyapı uçurumu Çin sayesinde kapanmış olacak” diyorlar.</p>
<p class="p1">GAB’ın kendi altyapı projeleri var, fakat bunlar için mali kaynaklar yetersiz. Bu nedenle, GAB’ın plan ve projeleri genelde havada kalıyor ve somutlaşıp uygulamaya geçmiyor. Oysa Çin, KYİ ile bu mali kaynağı sağlamış oluyor. Projelerde, yollar, köprüler, limanlar, derin su limanları, barajlar, HES’ler, havaalanları vb. var.</p>
<p class="p1"><b>İyimserler ve Kötümserler</b></p>
<p class="p1">Bölge, iyimserlere göre, KYİ sayesinde, enerji talebini de karşılamış olacak. Altyapı ve enerji sorunları çözülmüş bir Güneydoğu Asya, elbette daha yüksek düzeyde ve daha hızlı bir ekonomik büyüme kaydedecek.</p>
<p class="p1">Kötümserlere göre ise, bu gidişle, KYİ, GAB’ın ortadan kalkmasına yol açacak. Bunun birinci nedeni, KYİ’nin Güneydoğu Asya ülkeleri üzerindeki etkilerinin aynı olmaması. Düşük gelirli ve yatırım açlığı içindeki Kamboçya, Laos ve Myanmar gibi ülkeler, ‘borç tuzağı’ ve ‘borç diplomasisi’ gibi kavramlarla birlikte anılıyor.</p>
<p class="p1">Bu üçlünün altyapı projeleri için Çin’den aldığı borç, çok yüklü. Bir örnek vermek gerekirse, Laos’taki tek bir demiryolu projesi, ülkenin Toplam Yerel Üretim’inin (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) yaklaşık yarısına karşılık geliyor. Çin, bu ülkelere ödeyemeyecekleri borçlar veriyor; bunun karşılığında da, dış politikada Çin’e arka çıkan, egemenliklerinden ödün veren bir noktaya gidiyorlar.</p>
<p class="p1">Örneğin, karasuları anlaşmazlığında, GAB’ın Çin’i kınayan bir açıklama yapması beklenirken, bu, bu üçlü tarafından engellendi. GAB, oybirliğiyle karar alan bir oluşum. Hatta buna ‘GAB usulü karar’ deniyor. Fakat Çin’le yakınlaşan bu üye ülkeler nedeniyle, GAB artık karar alamaz duruma geliyor.</p>
<p class="p1">Dahası, KYİ projeleri GAB’da gerçekleştikçe, kartlar yeniden karılıyor olacak. Örneğin, bugün GAB’ın ekonomik lideri, Singapur. Ancak, diğer bölge ülkeleri, altyapı ve enerji açıkları giderildikçe, daha iyi bir konuma gelmiş olacak. Singapur’u zorlayabilirler. Üstelik, uygulamaya dökülecek kimi projelerin, Singapur’un ve Malezya’nın büyük gelir kaybı yaşamasına yol açacağına kesin gözüyle bakılıyor.</p>
<p class="p1">En az 3 proje, özellikle Singapur’un yıldızlarını söndürecek nitelikte: Birincisi, karayolu kestirmesiyle Singapur’u es geçen Myanmar enerji koridoru. İkincisi, yine karayoluyla mesafeyi kısaltan Çin Pakistan Ekonomik Koridoru. Üçüncüsü ise, deniz yolunu kısaltacak Tay Kanalı projesi. Bu projeyle, artık gemiler Singapur’u dolaşmak zorunda kalmayacak.</p>
<p class="p2"><b>Çin’in ve Kuşak ve Yol<br />
İnisiyatifi’nin Alternatifleri</b></p>
<p class="p1">Güneydoğu Asya ülkeleri, bir denge siyaseti gütmek durumundalar. Çin’den de vazgeçemezler, başka seçeneklerden de… Başka seçeneklerden kasıt, Çin ve KYİ karşıtı ülkeler.</p>
<p class="p1">Bunların belli başlıları, ABD, Avustralya, Hindistan ve Japonya. Bunlar, Çin’i dışarıda bırakan ‘Hint-Pasifik Stratejisi’ diye bir kavramsallaştırma üzerinden bir dörtlü oluşturmaya çalışıyorlar.</p>
<p class="p1">Ancak, bölgede etkileri oldukça zayıf. Bunda, Trump’ın içe dönük, dünyadan çekilme yanlısı dış politika tercihinin payı büyük. Bu, Çin’in KYİ projeleri için bir manevra alanı ve güç boşluğu yarattı.</p>
<p class="p1">Güneydoğu Asya ülkelerinin kimileri, Çin’e kuşkuyla yaklaşmakta haklılar. Sri Lanka örneğinde, ülke, kapalı kapılar ardında, sessiz sedasız, halktan ve hatta meclisten habersiz olarak, Çin’e yüklü miktarda borçlandırılmıştı.</p>
<p class="p2"><b>Çin Bölgesel Oluşumlarını Değil<br />
İkili İlişkileri Tercih Ediyor</b></p>
<p class="p1">Bu durum, ancak, başkan, seçimleri kaybedince ortaya çıktı. Çin de, ABD gibi, bu tür gelişmelere büyük güç mantığıyla bakıyor, bölgesel işbirliği gibi oluşumları tercih etmiyor; onun yerine ikili görüşmeler yapıyor.</p>
<p class="p1">Bunun nedeni şu: Birkaç devletin olduğu bir ortamda, kimi devletler Çin’e karşı güçbirliği içinde pazarlık yapma olanağı kazanabilir; ama ikili görüşmelerde bu olamıyor. Öte yandan, Singapur ve Brunei dışındaki Güneydoğu Asya ülkelerinin KYİ yatırımlarına aç olduğu da bir gerçek.</p>
<p class="p2"><b>Dörtlü güç Kuşak ve<br />
Yol’a alternatif sunar mı?</b></p>
<p class="p1">Dörtlü güç toparlanıp KYİ’nin alternatifini sunabilirse, Güneydoğu Asya ülkelerinin eli güçlenecek. Ama bu da, kısa erimde, Trump’ın başta olduğu bir Amerika’yla olanaksız. Dolayısıyla, Güneydoğu Asya ülkeleri için en kestirme çözüm, toptan Çin yandaşlığı ya da karşıtlığı yerine, projeleri zamana yayıp bir yandan da Japon yatırımcılara bir bakmak oluyor. Mahathir Muhammed tam da bunu yaptı.</p>
<p class="p1"><b>Sonuç</b></p>
<p class="p1">Bundan sonra bölgede gelişmeler ne yönde olur? KYİ, GAB’ı güçlendirir mi, tersine dağıtır mı? Bu soruyu yanıtlamak için elimizde yeterli veri şimdilik bulunmuyor. Biraz daha zaman geçmeli ki, ortaya çıkan bulgularla birtakım öngörülerde bulunabilelim. Belirleyici olan, Çin, Güneydoğu Asya ülkeleri ve dörtlünün planladıkları ve yapacakları olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/guneydogu-asya-acisindan-cinin-kusak-ve-yol-inisiyatifi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vietnam Açısından Kuşak ve Yol İnisiyatifi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/vietnam-acisindan-kusak-ve-yol-inisiyatifi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/vietnam-acisindan-kusak-ve-yol-inisiyatifi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ulaş Başar Gezgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 18:22:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kuşak ve Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Vietnam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12911</guid>

					<description><![CDATA[Vietnam, Çin’den tümüyle kopmak istemez. İki ülke, çok yakın ilişki içindeler. Ancak, yalnızca Çin’e de yaslanamaz. KYİ, Vietnam üstündeki Çin etkisini arttıracağı için, ülke, Ho Amca’nın zamanında başarılı olmuş olan, dengeleme ve risk azaltma türünden bir siyaset uyguluyor; bir tarafın yandaşı olmadan “kimden ne koparırım?” diye bakıyor. Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi (KYİ), Vietnam’da bir yandan olumlu, bir yandan da olumsuz karşılanıyor. Olumlu karşılanıyor çünkü KYİ projelerinin Vietnam’ın altyapı sorununu çözmenin iyi bir yolu olabileceği düşünülüyor. Vietnam’ın yabancı yatırımcı çekmesinin nedenlerinden biri, düşük işgücü maliyeti ise, diğeri, çevre ülkelere göre daha düzgün bir altyapıya sahip olması. Ancak, ülkenin ekonomik büyümeyle birlikte altyapı gereksinimleri iyice artacak. Örneğin, Vietnam hükümetinin resmi planlarına göre, büyüme için gerekli olan yol ve köprülerin yalnızca altıda biri halihazırda kullanımda. İkincisi, Vietnam’da elektriğe olan talep, ekonomik büyümeden daha hızlı bir biçimde artıyor. KYİ projeleri, çoğunlukla altyapıya yönelik. Yollar, köprüler, hızlı trenler ve enerji yatırımları öne çıkıyor. Bu açıdan, KYİ, Vietnam için olumlu karşılanıyor. Vietnam’daki KYİ Kuşkuculuğunun Nedeni Vietnam’ın KYİ’ye kuşkuyla yaklaşmasının nedeni ise, temel olarak, Güney Çin/Doğu Vietnam Denizi’ndeki kara suları anlaşmazlığı. Bu anlaşmazlığa karşın, KYİ’nin deniz yolları, bu bölgeden geçiyor. Bu da, Vietnamlıları, KYİ’nin yalnızca bir ekonomik proje değil, jeo-stratejik bir çalışma olduğu yönünde düşünmeye itiyor. İçe kapanık, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vietnam, Çin’den tümüyle kopmak istemez. İki ülke, çok yakın ilişki içindeler. Ancak, yalnızca Çin’e de yaslanamaz. KYİ, Vietnam üstündeki Çin etkisini arttıracağı için, ülke, Ho Amca’nın zamanında başarılı olmuş olan, dengeleme ve risk azaltma türünden </strong><strong>bir siyaset uyguluyor; bir tarafın yandaşı olmadan </strong><strong>“kimden ne koparırım?” diye bakıyor.</strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi (KYİ), Vietnam’da bir yandan olumlu, bir yandan da olumsuz karşılanıyor. Olumlu karşılanıyor çünkü KYİ projelerinin Vietnam’ın altyapı sorununu çözmenin iyi bir yolu olabileceği düşünülüyor. Vietnam’ın yabancı yatırımcı çekmesinin nedenlerinden biri, düşük işgücü maliyeti ise, diğeri, çevre ülkelere göre daha düzgün bir altyapıya sahip olması. Ancak, ülkenin ekonomik büyümeyle birlikte altyapı gereksinimleri iyice artacak. Örneğin, Vietnam hükümetinin resmi planlarına göre, büyüme için gerekli olan yol ve köprülerin yalnızca altıda biri halihazırda kullanımda. İkincisi, Vietnam’da elektriğe olan talep, ekonomik büyümeden daha hızlı bir biçimde artıyor. KYİ projeleri, çoğunlukla altyapıya yönelik. Yollar, köprüler, hızlı trenler ve enerji yatırımları öne çıkıyor. Bu açıdan, KYİ, Vietnam için olumlu karşılanıyor.</span></p>
<p class="p2"><b>Vietnam’daki KYİ<br />
Kuşkuculuğunun Nedeni</b></p>
<p class="p1">Vietnam’ın KYİ’ye kuşkuyla yaklaşmasının nedeni ise, temel olarak, Güney Çin/Doğu Vietnam Denizi’ndeki kara suları anlaşmazlığı. Bu anlaşmazlığa karşın, KYİ’nin deniz yolları, bu bölgeden geçiyor. Bu da, Vietnamlıları, KYİ’nin yalnızca bir ekonomik proje değil, jeo-stratejik bir çalışma olduğu yönünde düşünmeye itiyor. İçe kapanık, dünya işlerinden el ayak çekmiş bir ABD, yükselen bir Çin’le birleştiğinde, ortaya Vietnam zararına bir sonuç çıkıyor: Çin, er ya da geç bu karasularına el koyacak ve bu durumun, büyük çaplı bir askeri çatışmaya yol açması beklentisi doğuyor. Çin’in de Vietnam’ın da kalkınma planlarında, bu tartışmalı suların getireceği enerji, ticaret ve denizcilik kazançlarının merkezi nitelikte olduğunu görüyoruz.</p>
<p class="p1"><b>Çin’in Başka Yol Arayışları</b></p>
<p class="p1"><span class="s1">Öte yandan, Çin’in bu kara suları sorununun kısa erimde çözülemeyeceğini artık kabullendiğini ileri sürebiliriz. Bunun kanıtı, bu bölgeden geçireceği deniz ticaret yolları yerine, Güneybatı Asya petrolüne doğrudan erişimini sağlayacak Çin Pakistan Ekonomik Koridoru’na (ÇPEK) ağırlık vermesinde. Güney Çin/Doğu Vietnam Denizi, Çin açısından sallantıda olmasaydı, belki böyle bir proje akla bile gelmeyecekti; üstelik, bölgedeki çatışmalar nedeniyle oldukça riskli bir proje. ÇPEK sayesinde, gerçekte, Vietnam, KYİ projelerine karşı daha az baskı altında kalmış oluyor. Güneydoğu Asya ve özel olarak Vietnam, KYİ projesinde birincil önemde değil. Bunu nereden anlıyoruz? En büyük yatırım harcamalarının Avrasya kara köprüsü gibi Batı Asya’ya yönelik projelere ayrılmış olmasından. Üstelik, Vietnam ve Çin, komşu ülkeler olarak, zaten ekonomik anlamda iyice içiçe geçmiş durumdalar. KYİ projelerinin Vietnam için olumlu getirileri, Laos ya da Orta Asya ülkeleri gibi denizsiz coğrafyaların elde edeceği getirilerin çok altında olacak. Vietnam’ın KYİ’deki görece önemsizliği, aslında onun elini güçlendiriyor ve Çin’in alternatiflerini düşünmek için ona zaman kazandırıyor.</span></p>
<p class="p1"><b>Ho Amca Tavrı</b></p>
<p class="p1">Obama’yla birlikte, Çin’e karşı Pasifik Aşırı Ortaklık gibi projeler rafa kalktı. Onun yerini, ‘Hint-Pasifik Stratejisi’ (HPS) adıyla, Çin’in yükselişinden en çok rahatsız olan 4 ülkenin (ABD, Avustralya, Japonya ve Çin) gevşek ortaklığı aldı. Ortada resmiyete dökülmüş bir durum yok, ama bu dörtlü, bölgede Çin’in toplu alternatifi olarak görülüyor. Vietnam, Çin’den tümüyle kopmak istemez. İki ülke, çok yakın ilişki içindeler. Ancak, yalnızca Çin’e de yaslanamaz. KYİ, Vietnam üstündeki Çin etkisini arttıracağı için, ülke, Ho Amca’nın zamanında başarılı olmuş olan, dengeleme ve risk azaltma türünden bir siyaset uyguluyor; bir tarafın yandaşı olmadan “kimden ne koparırım?” diye bakıyor. Soğuk Savaş döneminde, Sovyetlerle Çin birbirine girmişken, Ho Amca, üstün liderlik becerileri ve yurtseverliğiyle, iki güçten de destek alabiliyordu; “ya beni seç ya onu” diyenleri de dikkate almıyordu. Bu, dünya solunda, ‘Ho Amca Tavrı’ adı altında haklı olarak övülüyordu. Sol içi şiddet ve çatışmalar doruğa çıkmışken, solun değişik kesimleri Ho Amca’nın liderliğinde birleşiyordu. Bugün de Vietnam, benzer bir siyaset uyguluyor; uygulamak zorunda, çünkü süper güçler arası yeni bir askeri savaşı kendi topraklarında ya da yakınlarında bir daha yaşamak istemiyor. Vietnam Direnme Savaşı, bugünün Vietnam’ı için de büyük dersler taşıyor.</p>
<p class="p2"><b>Çin-Amerikan Ticaret<br />
Savaşının Kazananı</b></p>
<p class="p1">Vietnam’ın işi zor. ABD ile Çin çatışırsa, savaşın Vietnam-Çin tartışmalı kara sularında başlaması bekleniyor. Tersine, iki süper gücün barış içinde yaşaması, Çin’in tartışmalı kara sularındaki ilerlemelerine ABD’nin ses çıkarmaması anlamına geliyor. Obama, bir yandan Vietnam’a yönelik Amerikan silah ambargosunu kaldırırken, bir yandan da uyguladığı dış siyaset gereği, Çin’e karşı sertlikten kaçındı. Bu durumun Vietnam’ın zararına olduğu düşünülüyor. Ancak, Trump zamanında beklenmedik bir gelişme oldu ve ABD-Çin ticaret savaşı, Vietnam’a yaradı. Birçok Çin şirketi, ABD’nin ticaret kısıtlamalarıyla başa çıkmak için üretimlerini Vietnam’a taşıdı. Bu, KYİ’den bağımsız, fakat aynı zamanda onunla dolaylı olarak ilişkili bir gelişme oldu. Birçok Çin malı, artık Vietnam’da üretilip ABD’ye Vietnam ürünü olarak satılıyor. Vietnam, zaten Çinli ve genel olarak yabancı yatırımcı için çekici bir üretim alanıydı; fakat yine de, Çin’in stratejik sayılan çeşitli üretim etkinlikleri, anakara Çin’inden ayrılmıyordu. Bu, vesilesi oldu.</p>
<p class="p1"><b>Vietnam’ın Geleceği</b></p>
<p class="p1">KYİ’yle Vietnam’ın geleceği ne olur? KYİ, diyalektik bir açıdan bakarsak, yalnız Çinli değil genel olarak yabancı yatırımcıyı çok daha yüksek oranda Vietnam’a çekebilir. Neden? Birincisi, ülkenin altyapısı daha da gelişmiş olacak. İkincisi, Çin’in KYİ yatırımlarına karşı, HPS modeli de boş durmayacak. KYİ ile HPS, proje önerileri için Vietnam hükümetinin olurunu almak üzere, daha uygun koşullar sunmak durumunda olacak. Vietnam, başkent Hanoi’daki havaray projesini Çin’e, en büyük şehir olan Ho Çi Min Kenti’ndeki metro projesini ise Japonya’ya verdi. Dolayısıyla, ülkenin “ya şunu ya bunu seçmek durumundayım” gibi bir açmazı bulunmuyor; ancak birilerinin gelip altyapı sorunlarını çözmesi gerekiyor.</p>
<p class="p1"><b>Ya Yeşil Ya Gri Vietnam</b></p>
<p class="p1"><span class="s1">Belki bu, Vietnam için bir dönüm noktası olabilir: Tropikal ülke, hâlâ güneş enerjisi kullanımında çok geride. Çin ise, dünyada güneş paneli üretiminde bir numara. KYİ’nin daha fazla Çinli güneş enerjisi şirketini Vietnam’a çekmesi bekleniyor. Çin, alternatif enerjili taşıtlarda da bir numara. Öte yandan, birçok Çin şirketi, çevreye verdikleri zararlarla kötü bir üne sahip. Çeşitli Çin şehirlerinde hava kirliliğinden kaynaklı puslu hava ve bunun doğurduğu hastalıklar biliniyor. KYİ, Vietnam’a, Çin’den ikinci sınıf şirketleri de çekebilir, en çevre dostu olanları da… Bu, büyük ölçüde, iki ülke arasındaki pazarlığa bağlı. Kimi araştırmacılar, Vietnam ile Çin arasındaki KYİ görüşmelerinin somut bir sonuca bağlanmasındaki gecikmenin, kapalı kapılar ardında kalıp basına sızmayan birçok anlaşmazlığın belirtisi olduğunu ileri sürüyor. Oysa KYİ’ye olumlu bakan çeşitli ülkelerde, görüşmeler hızla somut adımlara dönüşmüştü.</span></p>
<p class="p1"><b>Tay Kanalı’na Dikkat</b></p>
<p class="p1">Dikkate almamız gereken bir gelişme de şu: Malakka Boğazı’nı devre dışı bırakacak bir kanal projesi var. Bu, Tayland’ın Pasifik kıyısıyla Hint Okyanusu kıyısını bağlayacak olan Kra Kanalı, diğer adıyla Tay Kanalı projesi. Bu proje gerçekleşirse, Vietnam’ın güney ucunun önemi artacak. Şimdiden oraya bir liman yapılmış durumda. Kanalın işler hale gelmesi durumunda, Vietnam’la Hindistan arasındaki denizsel mesafe kısalacak. Bu da, HPS ekseninde, daha yakın ilişkiler anlamına gelecek.</p>
<p class="p1"><b>Sonuç: Kıvraklık ve Zeka</b></p>
<p class="p1">Sonuç olarak, KYİ ile olsun ya da olmasın, Vietnam, daha fazla Çinli ve Çinli olmayan yabancı yatırımcının, çalışanın ve turistin olduğu bir coğrafya olacak. Bu koşulları ülke yararına çevirmek, Vietnam hükümeti için kıvraklık ve zeka gerektiren büyük bir iş olmaya devam edecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/vietnam-acisindan-kusak-ve-yol-inisiyatifi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
