<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>köpek &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/kopek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Jul 2019 08:53:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>köpek &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kedi Köpek Halleri</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kedi-kopek-halleri/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kedi-kopek-halleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 08:53:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11654</guid>

					<description><![CDATA[-Nasıl da sokuluyordu ayaklarının dibine, yumuşak yumuşak&#8230; Yumaşak tüylerini ayaklarına sürttükçe, dayanılmaz bir zevk, karşı konulamaz duygular veriyordu. Okşuyordu. Okşaya okşaya aklı uyuşturuyordu&#8230;  “Ne yumuşak, ne uysal” dedi içinden&#8230; Bütün derdi de buydu zaten. Bunu dedirtmek ve buna inandırmak&#8230; İnandırdı da&#8230; Artık uysal ve yumuşak bir varlıktı onun gözünde. Ah kedicik, yavrucuk, yumuşacık hayvancık&#8230; Bu onun kedi halleriydi. -Sonra kuyruğunu sallmaya başladı. Ne de ahenkli sallıyordu. Her söylenen söze uygun makamda bir sallayış&#8230; Bu da onun köpek halleriydi.  Gözü alan, aklı çelen, duyguları mest eden&#8230; Çarşaf gibi bir suyun üstünde sırt üstü yatıp denizin güvenli duruşuna kendini bırakan&#8230; Bırakıvermişti kendini. O ahenkli kuyruk dalgasına&#8230; Ve içinden “Ne kadar sâdık” dedi. Tam da bunu dedirtmek derdi. Sadakatini göstermek. Başardı da. Zor da olmadı&#8230; Saftı netice. Biraz fazla da olsa&#8230; Ondandı hemencecik kanması&#8230; -Bir parantez açayım buraya: Saftirik derler bu hallere dost konuşmalarında. Hadi ben onu demeyim. Severim ben onu gene de. Bu saf hallerini de&#8230; Çok zarar vermiş olsa da&#8230; Değil mi ki samimi. Keşke biraz da hain gözlerin bakışlarını farketse&#8230; Her şey, her zaman, herkes için olmuyor be dostum. Olmuyor, imtihan dünyasında&#8230; -Biz dönelim kedi köpek hallerine&#8230; -Aldı alacağını&#8230; Sattı satacağını&#8230; İlk satılanlardan olmuştuk&#8230; Belki böylesi iyiydi. Karaya bakan, baka &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>-Nasıl da sokuluyordu ayaklarının dibine, yumuşak yumuşak&#8230; Yumaşak tüylerini ayaklarına sürttükçe, dayanılmaz bir zevk, karşı konulamaz duygular veriyordu. Okşuyordu. Okşaya okşaya aklı uyuşturuyordu&#8230;  “Ne yumuşak, ne uysal” dedi içinden&#8230; Bütün derdi de buydu zaten. Bunu dedirtmek ve buna inandırmak&#8230; İnandırdı da&#8230; Artık uysal ve yumuşak bir varlıktı onun gözünde. Ah kedicik, yavrucuk, yumuşacık hayvancık&#8230; Bu onun kedi halleriydi.</p>
<p>-Sonra kuyruğunu sallmaya başladı. Ne de ahenkli sallıyordu. Her söylenen söze uygun makamda bir sallayış&#8230; Bu da onun köpek halleriydi.  Gözü alan, aklı çelen, duyguları mest eden&#8230; Çarşaf gibi bir suyun üstünde sırt üstü yatıp denizin güvenli duruşuna kendini bırakan&#8230; Bırakıvermişti kendini. O ahenkli kuyruk dalgasına&#8230; Ve içinden “Ne kadar sâdık” dedi. Tam da bunu dedirtmek derdi. Sadakatini göstermek. Başardı da. Zor da olmadı&#8230; Saftı netice. Biraz fazla da olsa&#8230; Ondandı hemencecik kanması&#8230;</p>
<p>-Bir parantez açayım buraya: Saftirik derler bu hallere dost konuşmalarında. Hadi ben onu demeyim. Severim ben onu gene de. Bu saf hallerini de&#8230; Çok zarar vermiş olsa da&#8230; Değil mi ki samimi. Keşke biraz da hain gözlerin bakışlarını farketse&#8230; Her şey, her zaman, herkes için olmuyor be dostum. Olmuyor, imtihan dünyasında&#8230;</p>
<p>-Biz dönelim kedi köpek hallerine&#8230;</p>
<p>-Aldı alacağını&#8230; Sattı satacağını&#8230; İlk satılanlardan olmuştuk&#8230; Belki böylesi iyiydi. Karaya bakan, baka baka kararır&#8230; Karanın yanında duran kara renge boyanır&#8230;</p>
<p>-Olsun be dostum! Her ânın bir sonrası, her günün bir ertesi vardır. Günler insanlar arasında döner, dolaşır&#8230; Onu kimse durduramaz&#8230; Onun ipi <em>Büyük Kaderin</em> elindedir. Herkesin ve herşeyin ipi gibi&#8230;</p>
<p>-Almıştı. İstediğine ulaşmıştı. Bir sürünün başında, bir baş köşe vermişler, oturmuştu. Oturmuş, kuyruğu altında kaybolmuş, yumuşak tüyleri diken sertliğine dönüşmüştü&#8230; Dişleri azılarına kadar ortaya çıkmıştı bütün vahşetiyle. Şöyle bir baktı, vahşet saçan gözleriyle sürüdekilere. Hepsi korkmuştu. Kurt desen değil. Bu nasıl bir köpekti? Önüne geleni kapıyor, arkasına geleni tepiyor.</p>
<p>-Desene, at ve eşek halleri de var bunun&#8230;</p>
<p>-Var var! Ne ararsan var. Adamda daha ne numalar var&#8230; Rabbim hepsini bize göstermesin! İçinde kalsın, içten çürüsün mendebur!</p>
<p>&#8211; “Aman Allah’ım!” diyebildiler sadece, sürünün zavallı üyeleri. Ellerinden bir şey gelmez, akılları yetmez, sesleri işitilmez&#8230; İçlendiler, içlerinden söylendiler&#8230; İçeride dert döktüler, dışarıda boyun büktüler. Dua ettiler, dertlerini Yaratanlarına ilettiler&#8230; Başka iletecek de yer kalmamıştı. Gök kızgın, ateş saçmakta; yer, çatır çatır çatlamakta&#8230; Günler günleri kovalamakta&#8230;</p>
<p>-Bir gün, çok şaşırdılar&#8230; Gök aynı, yer aynı; ama bunun hali bir başkaydı&#8230; Tüyleri yumuşak yumuşak olmuş, dişleri kaybolmuş, orkestra çubuğu gibi sallanan kuyruğu ortaya çıkmıştı. “Aman Allahım! Ya kıyamet kopacak, ya rahmet yağacak&#8230;” Ama hiç biri olmadı. Olan ortaya çıktı. Onu başlarına musallet eden sahibi çıkagelmişti. Yolu bu yana düşmüş olacak. Nasıl da bacaklarına sürtünüyordu yumuşak tüyleriyle&#8230; “Ah kedicik yavrucuk, seni gidi uysalcık!” Kuyruğunun ahenkli salınışı sürüdekilerin bile akıllarını başlarından almıştı. “Ah, biz yanlış tanımışız bunu” dedi, içlerinden bazı saftirikler&#8230;</p>
<p>-Bunlara saftirik diyebilirim bak!  Sonuna kadar hak ediyorlar&#8230; Sizi gidi balık hafızalılar&#8230; Öncesini unutup, ânın aldanışına hemencecik kapılanlar&#8230;</p>
<p>-Başını okşadı, sırtını sıvazladı. İlk düşünceleri, aklından geçti. “İsabetli yapmışım” dedi&#8230; Neye isabet ettiğini ve ettiği yeri ne hale getirdiğini bir bilseydi&#8230; Doğduğum köyde <em>etmek</em> kelimesinin bu hale uygun bir anlamı vardır. Ama burada kullanamam şimdi&#8230; Okuyanlarım anlamıştır zaten&#8230; Onlara güvenirim ben&#8230; Allah anlatanın dilini, dinleyinin gözünü ve gönlünü açar. Samimi iseler&#8230;</p>
<p>-Açsın Rabbim, beraberinde biraz da basiret ihsan eylesin&#8230;</p>
<p>-Ama yoktu onda bu. Bir türlü göremedi onun öteki yüzünü. Gördüğüne inandı, hissettiğine kapıldı. Dönüp bir bakmadı zavallıcıklara&#8230; Mazlumlara&#8230; Baktıysa da marabalar gibi gördü&#8230; Garibanlarda da zaten kendilerini gösterecek kabiliyet yoktu&#8230; Ne tüylerini yumuşatabilirler ne de kuyruk sallayabilirlerdi&#8230;</p>
<p>-Sallamasınlar da be kardeşim! Herkes kendi doğallığında kalsın&#8230;</p>
<p>-Ama kimse doğal olana bakmıyor ki&#8230; Uyduruk olan daha çok gözleri kamaştırıyor sanki. Uyduruk da demiyorlar&#8230; Alt sınıftan olanlar öyle söylermiş&#8230; Retorik yapmak lazımmış&#8230; Uyduruk denir mi mahalleli gibi. İmitasyon diyeceksin&#8230; Daha ilgi çekici oluyor&#8230;</p>
<p>-Kendi mahallenin dili ama!</p>
<p>-Geç onları kardeşim! Sen hangi çağda yaşıyorsun&#8230; Biraz sınıf atla&#8230; Sınıf da deme. Klas&#8230;</p>
<p>-Sevsinler seni!</p>
<p>-Her neyse. Uzaklaşmayalım konumuzdan.</p>
<p>-Sürttü tüylerini, seyreltti bakışlarını, inceltti hatlarını, titretti kuyruk tellerini&#8230; Sevimli ve bir o kadar sadık hallerini gösterdi yüzünün en derin gerisinden&#8230; Kandı yine bizimki&#8230; Daha baştan kanmıştı zaten, kaptırmıştı kendini&#8230; Bu saatten sonra anlayacak olsa ne yazar!? Mutlu, mesut ayrıldı gitti&#8230;</p>
<p>-Kaldı bizimkiler başbaşa&#8230; “Bakın!” dedi, aklını henüz kaybetmemiş olanlar. “Görün eski hallerini&#8230;” Gördüler. Saftirikler bile&#8230; Nasıl da dönüşmüştü birden kedi-köpek hallerinden çakal suretine&#8230; Aman Allah’ım! O fil dişi büyüklüğünde azılı dişler, yaba parmağı gibi dikilmiş kaşlar&#8230; “Sanrı mı görüyoruz ne” dediler içlerinden. Birbirlerine baktılar, acınası gözlerle&#8230; “Gerçek bu” dedi birisi. Dertli, dertlinin halinden anlarmış. Kısık bir sesle bir şeyler söyledi. Sanki şöyle söyledi: “İki yüzünden birden besleniyor bu yaratık. Her yüzünden ayrı güç alıyor. Ama sabredin&#8230; Rabbim kerimdir, sabredenlerle beraberdir&#8230; O’nun günü, bize de döner&#8230; İmtihan böyle bir şeydir.”</p>
<p>Döndü de&#8230; Binbir çabayla elde ettiği, ebedî zannettiği şeyler, bir günde avucunun içinden, parmaklarının ucundan kaydı gitti. Üçüncü halini de gördüler&#8230; Zavallı&#8230; Hiç bir şeye benzemez. Ne kedi, ne köpek&#8230; Yeni bir yaratık. Sürüngen mi desek, süpürge mi&#8230; En iyisi hiç bir şey demeyelim. Haksızlık olur, benzettiğimiz şeylere&#8230;</p>
<p>-Kedi, köpekten özür mü dilesek acaba? O kadar andık adlarını&#8230;</p>
<p>-Onların halleri doğal be cancağızım! Onları anlatmadık ki zaten biz burada. Anlayışla karşılarlar bunu. Doğallıklarını bunun kadar yitirmiş değillerdir onlar&#8230; Doğal olmayan, bu yaratığın halleri&#8230; Boşa dememiş Yaratan: “<em>Onlardan da aşağı&#8230;</em>”</p>
<p>Cağfer KARADAŞ</p>
<p>Bursa</p>
<p>01.07.2019</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kedi-kopek-halleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
