<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>konya &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/konya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Dec 2022 13:54:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>konya &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ne Olursan Ol Gel, Gel Ama Geldiğin Gibi Kal’ma</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ne-olursan-ol-gel-gel-ama-geldigin-gibi-kalma/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ne-olursan-ol-gel-gel-ama-geldigin-gibi-kalma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selehattin DUMAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2022 13:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat - Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[mevlevi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=18606</guid>

					<description><![CDATA[Sözlükler bir milletin kafa kâğıdı yani kimliği gibidir. Sözlüğünüzün gücü milletinizin anlayış, kavrayış ve dil ömrünü belirleyen en önemli değerdir. Onun için her bir kelimeye tarihi seyir içerisinde çıkış, izlediği yol ve kazandığı anlam derinlikleri bakımından özenle eğilmek gerekir. “Olmak” fiili, TDK sözlüğünde çeşitli ekler ve kullanımlarla yirmi beş farklı anlamda kullanılmıştır. “Ol-“ fiilinin olgunlaşma anlamında kullanımı da vardır. “Kal” kelimesi ise TDK sözlüğünde “söz söyleme” olarak anlamlandırılmış ancak Anadolu’nun birçok yerinde “olgunlaşmamış meyve” için de kullanılmaktadır. Kitabi sözlükler ve bölgesel ifadelerden bahsetmemizin en mühim sebebi bu kullanımların Mevlana vb. değerli düşünürlerimizin yaşadığı dönemde de benzer şekilde kullanıldığını düşünmemizden kaynaklanıyor. Meyvenin olgunlaşmasını anlatırken “olmuş”, aksi durumu ifade ederken “kal” denir. Bunun hamlık ya da kallık olarak kullanıldığını işitmemiz de mümkündür. Varoluştan sonra olgunlaşarak kendisinden beklenen durumu kazanmasına, yani gerçek oluşa işaret etmek için ‘’ Olmak ‘’, gelişmeden olduğu gibi kaldığını belirtmek için ise ‘’ kal ‘’ olmak ifadeleri kullanılır. &#160; Dergâhlar, sadece Mevlevi dergâhı değil; hemen tamamının gayesi varlık âlemine gelmiş olan her bir insanı, mümini geldiği halinde bırakmamaktır. Onu oldurmak için çeşitli eğitimler verir. Tesbihâtı bilinen tekkenin tembihatı ihmal edildiği de olmuş. Tenbihat ise aslında tekkelerin hizmetlerindeki en önemli ayağını teşkil etmektedir. Gelelim ‘’ Ne olursan ol gel ‘’ &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sözlükler bir milletin kafa kâğıdı yani kimliği gibidir. Sözlüğünüzün gücü milletinizin anlayış, kavrayış ve dil ömrünü belirleyen en önemli değerdir. Onun için her bir kelimeye tarihi seyir içerisinde çıkış, izlediği yol ve kazandığı anlam derinlikleri bakımından özenle eğilmek gerekir. “Olmak” fiili, TDK sözlüğünde çeşitli ekler ve kullanımlarla yirmi beş farklı anlamda kullanılmıştır. “Ol-“ fiilinin olgunlaşma anlamında kullanımı da vardır. “Kal” kelimesi ise TDK sözlüğünde “söz söyleme” olarak anlamlandırılmış ancak Anadolu’nun birçok yerinde “olgunlaşmamış meyve” için de kullanılmaktadır.</p>



<p>Kitabi sözlükler ve bölgesel ifadelerden bahsetmemizin en mühim sebebi bu kullanımların Mevlana vb. değerli düşünürlerimizin yaşadığı dönemde de benzer şekilde kullanıldığını düşünmemizden kaynaklanıyor. Meyvenin olgunlaşmasını anlatırken “olmuş”, aksi durumu ifade ederken “kal” denir. Bunun hamlık ya da kallık olarak kullanıldığını işitmemiz de mümkündür. Varoluştan sonra olgunlaşarak kendisinden beklenen durumu kazanmasına, yani gerçek oluşa işaret etmek için ‘’ Olmak ‘’, gelişmeden olduğu gibi kaldığını belirtmek için ise ‘’ kal ‘’ olmak ifadeleri kullanılır. &nbsp;</p>



<p>Dergâhlar, sadece Mevlevi dergâhı değil; hemen tamamının gayesi varlık âlemine gelmiş olan her bir insanı, mümini geldiği halinde bırakmamaktır. Onu oldurmak için çeşitli eğitimler verir. Tesbihâtı bilinen tekkenin tembihatı ihmal edildiği de olmuş. Tenbihat ise aslında tekkelerin hizmetlerindeki en önemli ayağını teşkil etmektedir.</p>



<p>Gelelim ‘’ Ne olursan ol gel ‘’ davetinin dış cazibesine rağmen ne tür çile kapılarından geçmeyi gerekli kılacağına. Yunus’un “Bu kapıya eğri odun yaraşmaz”, dediği tekkelerin -hususiyetle Mevlana Celaleddin dergâhının- sadece vird ile tespihle devran ettiğini düşünmek en hafifinden cehalettir.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Merkeze alınan ilim faaliyetlerinin elbette ve en başını İslami İlimler çekmekteydi. Ancak babası Bahaüddin Veled başta olmak üzere her bir dergâh mensubunun ilimle iştigal ettiği tarihçe bilinen bir hakikattir. Ancak ilmin de bir sınırı vardı. İnsan sonsuzluk özlemiyle donatılı yaratılmış bir varlıkken elinde kendini sonsuz ilmi, kudreti ve hikmeti ile kullarına tanıtan bir Rabbin kitabını tutanların sınırlı olmaya, kalmaya tahammülleri olabilir miydi? Elbette insanî, akli ilmin yanı başında durmakta olan fıtratın sınırları zorlayan meziyetlerini doyuracak, kalbin ihtiyacına cevap verecek bir alan olan hikmet ve irfanın en uzak hedeflerine ulaşma azim ve kararlılığını ortaya koymaya kendilerini mecbur hissedeceklerdi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>“İlm kesbiyle pâye-i rif’at</p>



<p>Arzû-yı muhâl imiş ancak</p>



<p>Aşk imiş her ne vâr âlemde</p>



<p>İlm bir kıyl ü kaal imiş ancak”&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Fuzulî’nin bu dörtlüğünde ilmi hafifseyen değil; bilakis aşkın karşısında ilmin ilerleyeceği boyutun en fazla maddi bir takım gelişmeler olacağını; ancak insan için asıl gelişmenin, olgunlaşmanın ilimle değil; bunların yanında aşkla olacağını ifadedir. Gel ne olursan ol gel, dediği insan; astronomiden cebire, felsefeden kimyaya, nahivden belagate birçok ilmin yanında manevi terbiye okulları olan medreselerde ikamet eden bu ilim ve hal ehli ile birliktelik neticesinde elbette gerçekten olmanın hazzına ulaşacak ve hakikaten var olacaktır. Tekke ve dergâhların ellerine aldıkları dervişleri; ilmî ödevler, bir ibadet vazifesi olarak tesbihatlar; Mevlana&#8217;ları, Tapduk Emre&#8217;leri öyle bir mertebeye taşır ki bu ruhları makam ve servetler asla tatmin etmez.</p>



<p>Tek çare ‘’ Aşk ‘’ tır orada. Sonsuzluk aşığı ruhu ilmin en ileri noktasında doyuracak tek ve en büyük şey Aşk-ı İlahi Kevser’inden kana kana içmek olacaktır. Gel elbette gel ama geldiğin gibi kalma. Kal olma. Kal ehli olma. Ham olma sadece konuşan kal ehli de olma. Öğrendiğini hayatına uygulamadıktan sonra ilim tahsilinin manası ne ki? İşte Gel ve al, “Hamdım piştim yandım” diyen Mevlana gibi sen de hamlığını terk et. Kendini aşk ateşinde pişir. Ama öyle bir hal olur ki o aşkın ateşin doyamazsın, dayanamazsın yanarsın da. Bu yol ona da razı olma yoludur. Rızanla gel, razı olunca razı olunursun gel demektir.</p>



<p>Sultan’ul Ulema, Büyük Selçuklunun Sultanı tarafından Konya’ya davet edilmeyi hak edecek kadar ilim deryası… &nbsp;Oğlu Mevlana, tüm dünyanın kıskanacağı kadar gönüller sultanı… Dünyada saltanat isteyen Ukbâ’nın saltanatına göz dikmeli. Dikmeli ki; o her iki cihanın saltanatını da ikram ediversin insana. İster ilimle, ister hikmetle ama hep aşkla… Mevlana Celaleddin-i Rumi hikmet pınarından doyasıya içmiş, ilminin neticesi vaazlar verirken Şems-i Tebrizi ile gönülleri kesişince aşka düçâr olmuş. İlm-ullahı babasından Aşk’ullahı hocasından alarak cihanın merkezini ayağının altında tutup deveran etmiştir. Ayağın bir sabit yetmiş iki milleti o sabit noktaya davet etmiştir.</p>



<p>Aşk. Ortak kabul etmez. Biriciktir. Tüm ruhu kuşatır. Aşığın açlığı aşkadır, susuzluğu aşk giderir.</p>



<p>Yani Tevhit. Biricik olana en büyük bir samimiye ve sadakatle bağlanmaktır. Dünya işini de, ilmini de tüm eylemlerini de sadece onun için yapar. Cehaletin, küfrün boğduğu ruhları bu iman aşkıyla yüceltmek gayesinden daha büyük bir gaye olabilir mi? İlay-ı Kelimetullahı yüceltmenin en güzel yolu ona kulluğu artırmaktır. Ona olan sevgiyi, aşkı, muhabbeti çoğaltmaktır. İster keyfiyet ister kemiyet olarak olsun. Savaş mücahitlerinin cihadı meydanda olur, gönül mücahitlerinin cihadı kalplerde olur. Her şey aşkla güzel olur, tamamlanır. Her şey aşktan.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>“Aşkında yok olmuşuz O’nun, ayaklarının tozuyuz,<br>Serâpa aşk, hep aşk, başka bir şey değiliz.”<br>Mevlâna </p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ne-olursan-ol-gel-gel-ama-geldigin-gibi-kalma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan: Gitmezlerse Biz Göndereceğiz</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/erdogan-gitmezlerse-biz-gonderecegiz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/erdogan-gitmezlerse-biz-gonderecegiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Dec 2018 14:02:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Akparti]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6303</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat&#8217;ın doğusuna ilişkin, &#8220;Sınır hattı boyunca ABD askerlerine zarar vermeyecek şekilde kendi planlamamıza uygun yerlerden Suriye topraklarındaki operasyonlarımıza her an başlayabiliriz.&#8221; dedi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Konya Mevlana Meydanı&#8217;nda düzenlenen toplu açılış törenine vatandaşlara hitap etti. &#8220;Kazada sorumluluğu bulunanlardan hesap sorulacak&#8221; Konya&#8217;ya toplam yatırım bedeli 1 milyar 464 milyon lira olan 99 kalem projenin toplu açılışını da bugün gerçekleştireceklerini dile getirdi. Geçen hafta hükümetin ikinci 100 günlük hedeflerini açıklandığını hatırlatan Erdoğan, bunlardan birisinin Konya Yüksek Hızlı Tren Garı&#8217;nın hizmete sunulması, diğerinin ise Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Meram Belediyesi arasındaki hafif raylı sistemin ihaleye çıkılması olduğunu anlattı. Erdoğan, yeni gar binasının yakında hizmete gireceğine işaret ederek, &#8220;Ankara ve Konya arasındaki Yüksek Hızlı Tren yolculuğu inşallah bundan sonra daha konforlu ve rahat hale gelecektir. Bu vesileyle geçtiğimiz perşembe günü Ankara-Konya Yüksek Hızlı Treni&#8217;nin Ankara çıkışında ne yazık ki yaşadığı kazada hayatını kaybedenlere bir kez daha Rabbim&#8217;den rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Aynı kazada yaralananlara Allah&#8217;tan şifa temenni ediyorum. Kazayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor. Hiçbir istisna olmaksızın kazada sorumluluğu bulunanların tamamından yasalar içerisinde hesabının sorulacağından emin olunuz. Ayrıca bir daha benzer sıkıntıların yaşanmaması için gereken her türlü tedbir de alınacaktır.&#8221; &#8220;Kazdıkları kuyulara teröristleri gömüyoruz&#8221; Yurt dışı seyahatlerinde diğer &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat&#8217;ın doğusuna ilişkin, &#8220;Sınır hattı boyunca ABD askerlerine zarar vermeyecek şekilde kendi planlamamıza uygun yerlerden Suriye topraklarındaki operasyonlarımıza her an başlayabiliriz.&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Konya Mevlana Meydanı&#8217;nda düzenlenen toplu açılış törenine vatandaşlara hitap etti.</p>
<p>&#8220;Kazada sorumluluğu bulunanlardan hesap sorulacak&#8221;<br />
Konya&#8217;ya toplam yatırım bedeli 1 milyar 464 milyon lira olan 99 kalem projenin toplu açılışını da bugün gerçekleştireceklerini dile getirdi.</p>
<p>Geçen hafta hükümetin ikinci 100 günlük hedeflerini açıklandığını hatırlatan Erdoğan, bunlardan birisinin Konya Yüksek Hızlı Tren Garı&#8217;nın hizmete sunulması, diğerinin ise Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Meram Belediyesi arasındaki hafif raylı sistemin ihaleye çıkılması olduğunu anlattı.</p>
<p>Erdoğan, yeni gar binasının yakında hizmete gireceğine işaret ederek, &#8220;Ankara ve Konya arasındaki Yüksek Hızlı Tren yolculuğu inşallah bundan sonra daha konforlu ve rahat hale gelecektir. Bu vesileyle geçtiğimiz perşembe günü Ankara-Konya Yüksek Hızlı Treni&#8217;nin Ankara çıkışında ne yazık ki yaşadığı kazada hayatını kaybedenlere bir kez daha Rabbim&#8217;den rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Aynı kazada yaralananlara Allah&#8217;tan şifa temenni ediyorum.</p>
<p>Kazayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor. Hiçbir istisna olmaksızın kazada sorumluluğu bulunanların tamamından yasalar içerisinde hesabının sorulacağından emin olunuz. Ayrıca bir daha benzer sıkıntıların yaşanmaması için gereken her türlü tedbir de alınacaktır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kazdıkları kuyulara teröristleri gömüyoruz&#8221;<br />
Yurt dışı seyahatlerinde diğer ülkelerin durumunu gördüğünde Türkiye&#8217;nin nereden nereye geldiğini çok daha iyi anladıklarını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Batı ülkelerindeki sefahat görüntüsünün altındaki sefaleti, gelişmiş ülkelerin varlık içinde nasıl yokluğa mahkum edildiklerini görüyoruz. Bunları gördükçe, şayet rahmetli Menderes&#8217;in, Özal&#8217;ın ülkemizin önünde açtıkları ufuk olmasaydı, Türkiye&#8217;nin nerelere savrulabileceğini daha iyi anlıyoruz. AK Parti iktidarları döneminde, demokraside ve ekonomide ülkemizi bugünkü seviyesine taşımasaydık nasıl bir kaosa sürüklenebileceğimizi ve yıkıma uğrayabileceğimizi tahayyül dahi edemiyoruz.&#8221;</p>
<p>Türkiye&#8217;nin bugün böylesine kendinden emin bir şekilde hakkını, hukukunu savunabilmesinin gerisinde Türkiye&#8217;yi 16 yılda 3,5 kat büyütmüş olmanın verdiği güven duygusu olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;İşte Zeytindalı Harekatı&#8217;nda, Afrin&#8217;de bunu yaşadık. En son Sincar&#8217;da da bunu yaşadık. Kazdıkları kuyulara teröristleri gömüyoruz ve gömmeye de devam edeceğiz. Trump ile konuştuk, Fırat&#8217;ın doğusundan bu teröristlerin gitmesi lazım. Eğer gitmezse o zaman biz göndereceğiz. Çünkü bizi rahatsız ediyorlar. Terör koridoruyla bizi rahatsız ediyorlar. Madem ki biz Amerika ile stratejik ortağız, o zaman gereğini yapmamız lazım.&#8221;</p>
<p>&#8220;CHP&#8217;ye ödediğinden çok daha fazlasını ödetecek&#8221;<br />
17-25 Aralık&#8217;ta emniyet yargı darbesine teşebbüs edildiğine dikkati çeken Erdoğan, bunların yine milletin irfanına ve iradesine çarptıklarını söyledi. </p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Çukur eylemleriyle, Güneydoğu Anadolu&#8217;muzdaki kimi mahalleleri işgale yeltenenleri milletimizin bağrından çıkan güvenlik güçlerimiz, açtıkları çukurlara gömdüler. Çözüm süreci dedik, önlerini açtık, yanaşmadılar ama şimdi bir daha çözüm süreci falan beklemeyin, geçti o iş.&#8221; dedi.</p>
<p>Erdoğan, DEAŞ&#8217;tan PKK&#8217;ya kadar tüm terör örgütlerince başlatılan canlı bomba saldırıları ve silahlı eylemlerle büyükşehirlerin esir alınmaya çalışıldığını ancak milletin sillesini yiyenlerin dönüp gitmek zorunda kaldığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bu ara Bay Kemal sokağa çağırıyor. Birileri çıkmış, portakal mıdır, mandalina mıdır, narenciye midir nedir, sokağa çağırıyor. Haddini bil haddini. Bilmezsen haddini, bu millet patlatır enseni. Bu milletle dalga geçilmez. Öyle buldun ekranı, bu ekrandan milleti sokağa sokağa çağırmak, sokağa mı çağırıyorsun, işte buyur. </p>
<p>Bu ülkede benim milletimle artık onun onuruyla oynanmaz, hesabı ağır olur. Bay Kemal; 15 Temmuz&#8217;da Atatürk Havalimanı&#8217;ndan tankların arasından kaçtın, Bakırköy Belediyesi&#8217;ne gittin ama bu defa kaçamazsın, ona göre. Bu ifadeleri kullanırken dikkatli kullan. O eski Türkiye idi, geçti o iş, anında bedel ödersin. Eğer bir şey yapacaksın, bak 31 Mart&#8217;ta sandık var, çalış senin de olsun. Sandıkta alabiliyorsan al. Ne diyor, &#8216;Bütün belediyeler CHP&#8217;li olacak.&#8217; 31 Mart&#8217;ta göreceğiz ve 31 Mart&#8217;ta benim milletim, CHP&#8217;ye bugüne kadar ödediğinden çok daha fazlasını ödetecek, ben buna inanıyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Türkiye ile oynanmaz&#8221;<br />
Irak&#8217;ta, Suriye&#8217;de nihai hedefi Türkiye olan oyunları birer birer bozduklarına dikkati çeken Erdoğan, bozmaya da devam edeceklerini söyledi.</p>
<p>Uluslararası alanda ilişkilerin çeşitlendirildiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Güçlendik mi, güçlendik. 15 yıl önce göreve geldiğimizde silahlı kuvvetlerimizin yüzde 20 biz yerli olarak silah, mühimmat ihtiyacını karışılıyorduk. Ama şimdi bu hangi orana çıktı biliyor musunuz, yüzde 65. Artık, insansız hava araçlarımızı yapıyor muyuz? Silahlı insansız hava araçlarımızı yapıyor muyuz? Artık zırhlı taşıyıcılarımızı yapıyor muyuz, tanklarımızı yapmaya başladık mı? Daha neler, neler. Onun için füzelere varıncaya kadar her şey yapılıyor. Onlar da bunu biliyor, bunu görüyorlar. Dolayısıyla Türkiye ile oynanmaz. </p>
<p>Şimdi, ekonomi silahını üzerimize yönelttiler. Geçtiğimiz aylarda kur, faiz, enflasyon gibi bir sarmala sokmak istediler. O da tutmadı ve kısa zamanda o da aşıldı. Türkiye ekonomisinin evelallah gerçek durumu oturuyor, oturacak. Terör örgütleriyle, darbecilerle gizli açık nice tuzakla elde edemedikleri neticeye, ekonomi üzerinden ulaşmak için harekete geçtiler. Meselenin gerisindeki niyeti bildiğimiz için hemen tedbirlerimizi aldık, bu saldırıların da önünü kısa sürede kesmeyi başardık.&#8221;</p>
<p>Ne yapılırsa yapılsın hedefe doğru yürümekten vazgeçmediklerini ve vazgeçmeyeceklerini kaydeden Erdoğan, &#8220;Ülkemizin bu kararlığı, vakur tavrını gördükçe kudurduklarını biliyoruz. İşte, buradan bir kez daha sesleniyorum, ana muhalefetin zatı ve bölücü örgütün güdümündeki partiyi de yanlarına almışlar, yola çıktılar şimdi, 31 Mart&#8217;a böyle yürüyorlar. Yürü bakalım, yine başaramayacaksınız.&#8221; diye konuştu</p>
<p>&#8220;Yanlış yapıyorsunuz, bundan vazgeçin&#8221;<br />
DEAŞ bahanesiyle Suriye&#8217;ye gelen güçlerin ortada böyle bir tehdit kalmamış olmasına rağmen hala varlıklarını sürdürdüğüne işaret eden Erdoğan, &#8220;Bununla kalmayıp ülkedeki yegane huzur kaynağı olan Türkiye&#8217;yi hedef göstermeye çalışıyorlar. Biz sınırlarımız boyunca, kurulmaya çalışılan terör koridoruna izin vermeyeceğimizi bugün bir daha söylüyorum. Sadece söylemekle kalmıyorum. Üç ayrı operasyonla bunu icra ettik. Diğer bölgelerde büyük ölçüde bu oyunu bozduk. Şimdi sıra Fırat&#8217;ın doğusuna geldi. Bölgedeki teröristleri alenen himaye edenlere sesleniyorum, yanlış yapıyorsunuz. Bundan vazgeçin.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Geçtiğimiz hafta Fırat&#8217;ın doğusuna askeri operasyona başlayacağımızı resmen ilan ettik. Yaptık mı? Yaptık. Sayın Trump ile de bunları görüştük. Kendileri de olumlu cevapları verdiler. Şimdi bunların da takipçisiyiz. Bölgedeki son terörist etkisiz hale gelene kadar Suriye topraklarını karış karış tarayacağız. Bu ülkedeki sorunların tüm tarafları tatmin edecek şekilde siyasi çözüm yolu açılana, yeni anayasa hazırlanana, özgür seçimler yapılana kadar Suriye topraklarındaki terörle mücadelemiz sürecektir.&#8221;</p>
<p>Yıllarca Türkiye&#8217;yi Münbiç&#8217;te oyalayanların, Türkiye&#8217;ye Fırat&#8217;ın doğusuyla ilgili birtakım sözler verenlerin, bu sözlerini yerine getirmesini beklediklerini dile getiren Erdoğan, &#8220;Yaklaşık 500 kilometrelik sınır hattı boyunca, özellikle Amerikan askerlerine zarar vermeyecek şekilde kendi planlamamıza uygun yerlerden Suriye topraklarındaki operasyonlarımıza her an başlayabiliriz. Kahraman ordumuz, hazırlıklarını ve planlarını tamamlamış durumda. Bir gece ansızın gelebiliriz. Bu şifreyi unutmasınlar. Her an teröristlerin tepesine çökebiliriz. Medyada görüyoruz. Terör örgütü mensupları güya bize karşı tedbir alıyorlarmış. Tüneller kazıyorlarmış, silah, mühimmat stokluyorlarmış. Korkunun ecele faydası yok.&#8221; ifadelerini kullandı. </p>
<p>&#8220;Bu hainlerin tepelerine inmemiz an meselesidir&#8221;<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Ne yaparlarsa yapsınlar bizim askerimiz ve kendi topraklarını savunan Özgür Suriye Ordusu&#8217;nun cengaverleri geldiğinde hepsi de o çukurlara gömülmekten kurtulamayacaklar. Türkiye&#8217;ye düşmanlık edip, hele hele silah doğrultup da iflah olan görülmemiştir. Bunların sonu da aynı olacak. Bu hainlerin tepelerine binmemiz an meselesidir.&#8221; dedi.</p>
<p>Erdoğan&#8217;ın konuşması sonrasında, yatırım bedeli 1 milyar 464 milyon lira olan 99 projenin toplu açılışının kurdelesi kesildi.</p>
<p>Kaynak:AA</p>
<p>Muhabir: İlkay Güder-Aynur Ekiz-Yeşim Sert Karaaslan-Duygu Yener-Merve Yıldızalp</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/erdogan-gitmezlerse-biz-gonderecegiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
