<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kontrol &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/kontrol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 Nov 2022 12:31:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>kontrol &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uluslararası Anlaşmaların Ülkemize Yansıması ve Eğitim-Öğretimin Kontrol Edilme Süreci</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/uluslararasi-anlasmalarin-ulkemize-yansimasi-ve-egitim-ogretimin-kontrol-edilme-sureci/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/uluslararasi-anlasmalarin-ulkemize-yansimasi-ve-egitim-ogretimin-kontrol-edilme-sureci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet HATUNOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2022 12:31:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=18556</guid>

					<description><![CDATA[1945 &#8216;te başlayıp ve 1946&#8217;da 10 Milyon Dolarlık Kredi Anlaşmasının Devamı bitmemiş.Türkiye&#8217;ye çökmüş ABD. 10 Milyon Dolar Kredi Anlaşmasının diğer ayağıda Eğitim ve Öğretim olmuş. Türkiye ve ABD Hükümetleri Arasında Eğitim komisyonu Kurulması Hakkında Anlaşma. Yani Fulbright Programı, 27 Aralık 1949Resmi Gazete No : 7460 TC hükümeti ile Abd hükümeti arasında 27 Şubat 1946 Tarihinde Kahirede imza olunan diye başlayan metinde …..Metin Resmi Gazeteden okunabilir ve bu anlaşmalar hala geçerli. Bir Eğitim komisyonu kuruluyor.Komisyon 8 kişiden oluşuyor.Komisyon başkanı ABD Dışişleri Bakanı,Fahri Başlanı ABD &#8216;nin Türkiye Büyükelçisi.4 Türk 4 AmerikalıKomisyon Ankara&#8217;da faliyet gösteriyor. Komisyondaki 4 Türk&#8217;ün kimler olacağı, yetkilerinin ne olacağı hiç belirtilmemiş.Alınacak kararlarda oylar 4&#8217;e 4 çıkarsa Büyükelçinin oyu iki sayılıyor.Alınan tüm kararları ABD Dışişleri Bakanı fes edebiliyor. Bu anlaşmaya göre 10 Milyon Dolar Kredinin Merkez Bankasındaki ABD adına yatırılan hesaptaki paradan bir dernek kurulması ve bu derneğin tüm davranışları ABD Dışişleri bakanlığınca sorumlu olacak ve ABD dışişleri bakanlığınca kontrol edilecek.ABD Dışişleri Bakanlığı, alınan kararları değiştirebilecek, bütçesini ayarlayabilecek, komisyonun tüm icratlarıAnkara&#8217;daki Amerikan Büyükelçi ile elçilikte görevli iki memurun denetiminde olacak ve yine anlaşmaya göre Amerikalı Müdür ve Müdür Yardımcıları ABD Dışişleri Bakanı tayin edecek. Bu komisyonun ve orada görev alacak Amerikalıların neler yapacaklarını, amaçlarını, anlaşmada belirtildiği gibi belirtilmeyen alanlarda da &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>1945 &#8216;te başlayıp ve 1946&#8217;da 10 Milyon Dolarlık Kredi Anlaşmasının Devamı bitmemiş.<br>Türkiye&#8217;ye çökmüş ABD.</p>



<p>10 Milyon Dolar Kredi Anlaşmasının diğer ayağıda Eğitim ve Öğretim olmuş.</p>



<p>Türkiye ve ABD Hükümetleri Arasında Eğitim komisyonu Kurulması Hakkında Anlaşma.</p>



<p>Yani Fulbright Programı,</p>



<p>27 Aralık 1949<br>Resmi Gazete No : 7460</p>



<p>TC hükümeti ile Abd hükümeti arasında 27 Şubat 1946 Tarihinde Kahirede imza olunan diye başlayan metinde …..<br>Metin Resmi Gazeteden okunabilir ve bu anlaşmalar hala geçerli.</p>



<p>Bir Eğitim komisyonu kuruluyor.<br>Komisyon 8 kişiden oluşuyor.<br>Komisyon başkanı ABD Dışişleri Bakanı,<br>Fahri Başlanı ABD &#8216;nin Türkiye Büyükelçisi.<br>4 Türk 4 Amerikalı<br>Komisyon Ankara&#8217;da faliyet gösteriyor.</p>



<p>Komisyondaki 4 Türk&#8217;ün kimler olacağı, yetkilerinin ne olacağı hiç belirtilmemiş.<br>Alınacak kararlarda oylar 4&#8217;e 4 çıkarsa Büyükelçinin oyu iki sayılıyor.<br>Alınan tüm kararları ABD Dışişleri Bakanı fes edebiliyor.</p>



<p>Bu anlaşmaya göre 10 Milyon Dolar Kredinin Merkez Bankasındaki ABD adına yatırılan hesaptaki paradan bir dernek kurulması ve bu derneğin tüm davranışları ABD Dışişleri bakanlığınca sorumlu olacak ve ABD dışişleri bakanlığınca kontrol edilecek.<br>ABD Dışişleri Bakanlığı, alınan kararları değiştirebilecek, bütçesini ayarlayabilecek, komisyonun tüm icratları<br>Ankara&#8217;daki Amerikan Büyükelçi ile elçilikte görevli iki memurun denetiminde olacak ve yine anlaşmaya göre Amerikalı Müdür ve Müdür Yardımcıları ABD Dışişleri Bakanı tayin edecek.</p>



<p>Bu komisyonun ve orada görev alacak Amerikalıların neler yapacaklarını, amaçlarını, anlaşmada belirtildiği gibi belirtilmeyen alanlarda da Amerikalılar bilecek veya yeni bir durum karşısında ABD Dışişlerinden yeni talimat alabileceklerdir.</p>



<p>Bu komisyondaki Türk üyelerin kime karşı sorumlu olduğuyla ilgili tek kelime yoktur..<br>Komisyon her türlü Türk denetiminin dışındadır.<br>Komisyon, Türk eğitimi hakkında bilgi toplama, araştırma yapma, gerekli Amerikan memurlarının uzman ve araştırmacı olarak okul, üniversite ve bakanlıklara yerleşmesi ve benzeri faaliyetlerini kolaylaştırmak amacını sağlamak için getirilmiltir.</p>



<p>Ülkenin başkantinde Türk Eğitimiyle ilgili bir komisyon kuruluyor ve Türk Hükümetine bu komisyonun çalışmalarını kontrol ve denetleme hakkı dahi verilmiyor.</p>



<p>Türkiye bu tür anlaşmalarla Amerikanın nüfus alanına dahil edilmiş, ülkenin her köşesine yerleşip sömürüsünü sürdürebilmek için her alanda olduğu gibi eğitim alanında da bilgi ve elaman toplamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/uluslararasi-anlasmalarin-ulkemize-yansimasi-ve-egitim-ogretimin-kontrol-edilme-sureci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kontrollü Hayat Ne Zor Değil Mi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kontrollu-hayat-ne-zor-degil-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kontrollu-hayat-ne-zor-degil-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat PADAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2021 08:32:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Kontrollü sosyal hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16957</guid>

					<description><![CDATA[Sürekli yasaklar, kısıtlamalar, cezalar, suç işleme psikolojisi, suçluluk duygusu, sorumluluk bilinci, yasakları delme ve çiğneme, vesaire vesaire… Aslında her Müslüman kontrollü ve kısıtlı bir hayat yaşıyor biliyor musun? Mesela her istediğini ya da canının her çektiğini yiyemiyor, içemiyor ve giyemiyor. İsteyenin içki içebildiği bir alemde, Müslüman kişi kısıtlamaya tabi idi. İçmiyordu. Parasızlıktan, yoksulluktan veya zararından dolayı değil, sırf Allah yasakladı diye uzak duruyordu içkiden. Mesela ihtiyacı olan herkesin rahatlıkla kullandığı faizli krediyi kullanmıyordu. Zira bir Müslüman, borç alma ve ekonomi konularında da kısıtlamalara tabi idi. Her parayı borç edemezdi. Yatırım yapacağım diye Allah&#8217;ın yasak ettiği faiz borçlanması yapamazdı. O zaten kısıtlamaya tabi olmuştu. Zira Rabbinin emri, demiri keserdi. Mesela istediği kızla, erkekle takılamazdı. Akşam onunla, gündüz şununla dolaşamazdı. Zira Rabbi onu kısıtlamıştı. Ona meşru olanı emretmiş, gayrimeşru olanı yasaklamıştı. Herkesin kızlarla, erkeklerle alem yaptığı bir alemde bir Müslüman, kısıtlamaya tabi olduğunun farkındaydı ve ona göre davranıyordu. Müslüman esasında kontrollü bir hayat yaşıyordu. Her şeyi kontrollü idi. Evlenmesi, boşanması, eşiyle ilişkisi, topluma karşı sorumlulukları, giyimi, kuşamı, yemesi, içmesi, oturması, kalkması hep kontrollü ve kısıtlı idi. Hatta gözleri bile kısıtlamaya tabi idi. İstediği gibi istediği yere bakamazdı. Rabbinin, bakma dediği yerden gözünü kısardı. Kulağını kısardı, dilini, elini, sözünü kısardı… Ama bazıları bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sürekli yasaklar, kısıtlamalar, cezalar, suç işleme psikolojisi, suçluluk duygusu, sorumluluk bilinci, yasakları delme ve çiğneme, vesaire vesaire…</p>



<p>Aslında her Müslüman kontrollü ve kısıtlı bir hayat yaşıyor biliyor musun?</p>



<p>Mesela her istediğini ya da canının her çektiğini yiyemiyor, içemiyor ve giyemiyor.</p>



<p>İsteyenin içki içebildiği bir alemde, Müslüman kişi kısıtlamaya tabi idi. İçmiyordu. Parasızlıktan, yoksulluktan veya zararından dolayı değil, sırf Allah yasakladı diye uzak duruyordu içkiden.</p>



<p>Mesela ihtiyacı olan herkesin rahatlıkla kullandığı faizli krediyi kullanmıyordu. Zira bir Müslüman, borç alma ve ekonomi konularında da kısıtlamalara tabi idi. Her parayı borç edemezdi. Yatırım yapacağım diye Allah&#8217;ın yasak ettiği faiz borçlanması yapamazdı. O zaten kısıtlamaya tabi olmuştu. Zira Rabbinin emri, demiri keserdi.</p>



<p>Mesela istediği kızla, erkekle takılamazdı. Akşam onunla, gündüz şununla dolaşamazdı. Zira Rabbi onu kısıtlamıştı. Ona meşru olanı emretmiş, gayrimeşru olanı yasaklamıştı.</p>



<p>Herkesin kızlarla, erkeklerle alem yaptığı bir alemde bir Müslüman, kısıtlamaya tabi olduğunun farkındaydı ve ona göre davranıyordu.</p>



<p>Müslüman esasında kontrollü bir hayat yaşıyordu. Her şeyi kontrollü idi. Evlenmesi, boşanması, eşiyle ilişkisi, topluma karşı sorumlulukları, giyimi, kuşamı, yemesi, içmesi, oturması, kalkması hep kontrollü ve kısıtlı idi.</p>



<p>Hatta gözleri bile kısıtlamaya tabi idi. İstediği gibi istediği yere bakamazdı. Rabbinin, bakma dediği yerden gözünü kısardı. Kulağını kısardı, dilini, elini, sözünü kısardı…</p>



<p>Ama bazıları bu kısıtlamaları deldi. Nasılsa cezası peşin değil, nasılsa cezayı infaz edecek kimse yok diye yasakları birer birer delenler oldu. Namazı terk edenler oldu. İçkiye başlayanlar oldu. Nasılsa hesap soran yok diye zinaya yanaşanlar oldu. Ne olacak ki, bir kereden diye o harama, bu harama, bu kısıtlamaya, bu günaha aldırmayanlar oldu…</p>



<p>Ama bazıları da cezasını görmese de kısıtlamaya elinden geldiği kadar uydu. Üstündeki yorganı atıp buz gibi suyla abdest aldı, namaz kıldı. Kimse ona ödül vermese de ibadetini elinden geldiği kadarıyla yaptı.</p>



<p>Genç kızların, vücutları ve bedenleri ile şov yaptığı bir dönemde Müslüman kızlardan, başından kaşına ve ayağından topuğuna kadar kendisini gizleyenler oldu. Niye biliyor musun? Allah ona sadece eşine helalsin dediği için. Sadece bu… Başka açıklaması yok. Başka sebebi yok… Bütün beğenilme arzusunu sırf Rabbinin emri gereği elinin tersiyle itti. Belki vefasız bir adama denk gelecek ama o yine de Rabbinin emrinin dışına çıkmayacak…</p>



<p>Her Müslüman kısıtlamaya tabidir. Kontrolsüz bir hayatı yoktur. Allah’ın çizdiği sınırlarda düşünebilir, çizdiği sofradan yiyebilir, çizdiği tarzı benimseyebilir ve çizdiği hayatı yaşayabilir…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kontrollu-hayat-ne-zor-degil-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
