<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KKTC &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/kktc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Oct 2020 13:44:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>KKTC &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kıbrıs&#8217;ta Ersin Tatar Kazandı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kibrista-ersin-tatar-kazandi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kibrista-ersin-tatar-kazandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Firuz Türker]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2020 08:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[KKTC]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15987</guid>

					<description><![CDATA[Ardan Zentürk&#8217;ün sık kullandığı bir deyimle ben de kitabın ortasından yazmaya başlayacağım.Ersin Tatar&#8217;ın kazandığına sevindim sevinmesine de ondan çok Akıncı&#8217;nın kaybetmesine sevindim. İlk başlarda da Türkiye&#8217;yi gıcık edecek şeyler söylüyordu ama en çok &#8216;Türkiye Hatay gibi bizi de ilhak etmek istiyor&#8217;! dediğinde gücüme gitmişti.Çünkü bırakın böyle bir söylemi, bunun işareti bile yoktu. Bayram değil, seyran değildi. Kim fısıldamıştı bunu onun kulağına. Yoksa kendi kafasından mı uydurmuştu. Diyelim böyle bir şey olsun; anladığım kadarıyla Akıncı ilhak tercihi yapacak olsa Türkiye&#8217;yi, İngiltere ve Yunanistan&#8217;dan sonra bile tercih eder olmak istemiyordu. Kıbrıslı arkadaşlarımın zoruna gitmesin, başlarına kakıyor gibi de anlaşılmasın ama, Türkiye&#8217;nin elektrik ve suyuna katkı verdiği, gönderdiği öğrencilerle ekonomisine destek olduğu bir &#8216;Cumhuriyette&#8217; yaşıyorlar. Dahası, bu cumhuriyeti bile Türkiye&#8217;ye borçlular. Nikos Sampson&#8217;a kalsaydı bırakın cumhuriyeti, çoğu bu günleri dahi göremezdi.Tavuk su içer Allah&#8217;a bakar. Aynı milli kimliğe sahip olduğumuz Kıbrıslı soydaşlarımızın bundan imtina ediyor olması, hem de en yetkili ağızdan, kimin gücüne gitmez. Bir de &#8216;Rumlara toprak vermemiz gerekir&#8217; dediğinde kızdım. Üstüne, &#8216;hepsini değil canım, bir kısım&#8217; diyerek bunu yumuşatmaya, acıtmayacakmış gibi göstermeye çalışması daha da canımı sıkmıştı. Bırakın Türkiye Kıbrıs meselesini, Ukrayna dese ki Rusya&#8217;ya &#8216;al Kırım&#8217;ı (zaten cebren aldı da) yakamı bırak&#8217; o bile içime sinmez.İnsan &#8216;vermeye&#8217; alışmasın bir kere. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ardan Zentürk&#8217;ün sık kullandığı bir deyimle ben de kitabın ortasından yazmaya başlayacağım.<br>Ersin Tatar&#8217;ın kazandığına sevindim sevinmesine de ondan çok Akıncı&#8217;nın kaybetmesine sevindim.</p>



<p>İlk başlarda da Türkiye&#8217;yi gıcık edecek şeyler söylüyordu ama en çok &#8216;Türkiye Hatay gibi bizi de ilhak etmek istiyor&#8217;! dediğinde gücüme gitmişti.<br>Çünkü bırakın böyle bir söylemi, bunun işareti bile yoktu. Bayram değil, seyran değildi. Kim fısıldamıştı bunu onun kulağına. Yoksa kendi kafasından mı uydurmuştu. Diyelim böyle bir şey olsun; anladığım kadarıyla Akıncı ilhak tercihi yapacak olsa Türkiye&#8217;yi, İngiltere ve Yunanistan&#8217;dan sonra bile tercih eder olmak istemiyordu.</p>



<p>Kıbrıslı arkadaşlarımın zoruna gitmesin, başlarına kakıyor gibi de anlaşılmasın ama, Türkiye&#8217;nin elektrik ve suyuna katkı verdiği, gönderdiği öğrencilerle ekonomisine destek olduğu bir &#8216;Cumhuriyette&#8217; yaşıyorlar. Dahası, bu cumhuriyeti bile Türkiye&#8217;ye borçlular. Nikos Sampson&#8217;a kalsaydı bırakın cumhuriyeti, çoğu bu günleri dahi göremezdi.<br>Tavuk su içer Allah&#8217;a bakar. Aynı milli kimliğe sahip olduğumuz Kıbrıslı soydaşlarımızın bundan imtina ediyor olması, hem de en yetkili ağızdan, kimin gücüne gitmez.</p>



<p>Bir de &#8216;Rumlara toprak vermemiz gerekir&#8217; dediğinde kızdım. Üstüne, &#8216;hepsini değil canım, bir kısım&#8217; diyerek bunu yumuşatmaya, acıtmayacakmış gibi göstermeye çalışması daha da canımı sıkmıştı. Bırakın Türkiye Kıbrıs meselesini, Ukrayna dese ki Rusya&#8217;ya &#8216;al Kırım&#8217;ı (zaten cebren aldı da) yakamı bırak&#8217; o bile içime sinmez.<br>İnsan &#8216;vermeye&#8217; alışmasın bir kere. Bakın Azerbaycan 30 senedir vazgeçmedi. Vatan toprağı bu; üzerine şehit kanı dökülmüş. Böyle bahçeden iki dal domates veriyor gibi, verelim gitsin olur mu?</p>



<p>Her neyse kitabın ortasına döneyim; ben Akıncının kazanacağını sineye çekmiş, feleğin acımasızlığına göğüs germeyi göze almıştım aslında. Çünkü CTP ikinci turda bunu destekleyeceğini açıklamıştı ve ikisinin oy toplamı %50&#8217;yi aşıyordu. Ama ne olduysa oldu, ikinci turda oy kullanma oranı arttı ve aradaki fark Tatar lehine döndü. Ben buna Kıbrıs Türkü&#8217;nün milli bilinci diyorum. Onlar da Türkiye&#8217;den emanet oy gönderildi desin de saklı tuttuğum küfür etme hakkımı kullanayım.</p>



<p>Son bir söz de CTP&#8217;ye… Yazık etti kendine. Akıncıyla birlikte bir o kadar da o kaybetti. CHP&#8217;lileşme yolunda önemli bir adım attı. Hala o yolun dönüşü var; şimdilik.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kibrista-ersin-tatar-kazandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs Halkı Türkiye’yi Destekleyecek mi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kibris-halki-turkiyeyi-destekleyecek-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kibris-halki-turkiyeyi-destekleyecek-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2020 10:17:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[KKTC]]></category>
		<category><![CDATA[SEÇİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15941</guid>

					<description><![CDATA[Bugün ilk turu yapılmakta olan KKTC Cumhurbaşkanlığı seçiminden bahsediyorum.Türkiye’nin kuşatıldığı özellikle Doğu Akdeniz’de limanlara hapsedilmeye çalışıldığı bir dönemde; Türkiye’nin bu kuşatılmışlığa karşı sahada ve masada amansız bir mücadele verdiği bir dönemde; KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi sıradan bir seçim olmayıp aynı zamanda Türkiye’nin verdiği mücadeleye Kıbrıs halkının destek olup olmadığını gösterecek bir seçim olması sebebiyle fevkalade önemlidir.Fevkalade önemlidir çünkü KKTC’de Türkiye ile birlikte hareket etmek isteyen siyasi kanat ile Rumlarla federasyonu savunan siyasi kanat yarışıyor. Evet, fevkalade önemli bir seçim.Türkiye Kıbrıs’ta artık federasyonun bir çözüm olmadığını, artık iki devletli bir çözümden başka çare kalmadığını açıkça ilan etti.İlan etti etmesine de KKTC’de Rumlarla federasyonu savunan Cumhurbaşkanı Akıncı’nın başını çektiği güçlü bir siyasi akım var.Bugün seçimlere katılan 11 aday yarışıyor olsa da anketler sadece 5 adayın (Mustafa Akıncı, Ersin Tatar, Tufan Erhürman, Kudret Özersay, Erhan Arıklı) öne çıktığını gösteriyor.Bunlardan Akıncı ve Erhürman federasyonu savunuyorlar. Akıncı’nın Türkiye karşıtı söylemleri malum. Tatar ve Arıklı federasyona karşılar.Her iki kanadın seçmen gücü birbirine çok yakın. Yapılan bütün kamuoyu araştırmaları birinci turda sonuç alınamayacağı ikinci tura ise Akıncı ile Tatar’ın kalacağını gösteriyor.Kıbrıs’ta yaşayan tecrübeli bir siyasetçi ile konuştum, her iki adayın gücünün neredeyse eşit olduğunu ikinci turda yapılacak seçim sonuçlarının da bıçak sırtı olduğunu söyledi.Kıbrıs’ta araştırma yapan Adil Gür bey bir TV  programında, ‘Kıbrıs Türklerinin %90’nın Türkiye’nin garantörlüğünü ve desteğini savunduğunu’ söyledi. Ortada büyük bir çelişki var.Çelişki, Türkiye’ye rağmen önemli bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><br>Bugün ilk turu yapılmakta olan KKTC Cumhurbaşkanlığı seçiminden bahsediyorum.<br>Türkiye’nin kuşatıldığı özellikle Doğu Akdeniz’de limanlara hapsedilmeye çalışıldığı bir dönemde; Türkiye’nin bu kuşatılmışlığa karşı sahada ve masada amansız bir mücadele verdiği bir dönemde; KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi sıradan bir seçim olmayıp aynı zamanda Türkiye’nin verdiği mücadeleye Kıbrıs halkının destek olup olmadığını gösterecek bir seçim olması sebebiyle fevkalade önemlidir.<br>Fevkalade önemlidir çünkü KKTC’de Türkiye ile birlikte hareket etmek isteyen siyasi kanat ile Rumlarla federasyonu savunan siyasi kanat yarışıyor.<br></p>



<p>Evet, fevkalade önemli bir seçim.<br>Türkiye Kıbrıs’ta artık federasyonun bir çözüm olmadığını, artık iki devletli bir çözümden başka çare kalmadığını açıkça ilan etti.<br>İlan etti etmesine de KKTC’de Rumlarla federasyonu savunan Cumhurbaşkanı Akıncı’nın başını çektiği güçlü bir siyasi akım var.<br>Bugün seçimlere katılan 11 aday yarışıyor olsa da anketler sadece 5 adayın (Mustafa Akıncı, Ersin Tatar, Tufan Erhürman, Kudret Özersay, Erhan Arıklı) öne çıktığını gösteriyor.<br>Bunlardan Akıncı ve Erhürman federasyonu savunuyorlar. Akıncı’nın Türkiye karşıtı söylemleri malum.<br></p>



<p>Tatar ve Arıklı federasyona karşılar.<br>Her iki kanadın seçmen gücü birbirine çok yakın.<br></p>



<p>Yapılan bütün kamuoyu araştırmaları birinci turda sonuç alınamayacağı ikinci tura ise Akıncı ile Tatar’ın kalacağını gösteriyor.<br>Kıbrıs’ta yaşayan tecrübeli bir siyasetçi ile konuştum, her iki adayın gücünün neredeyse eşit olduğunu ikinci turda yapılacak seçim sonuçlarının da bıçak sırtı olduğunu söyledi.<br>Kıbrıs’ta araştırma yapan Adil Gür bey bir TV  programında, ‘Kıbrıs Türklerinin %90’nın Türkiye’nin garantörlüğünü ve desteğini savunduğunu’ söyledi.<br></p>



<p>Ortada büyük bir çelişki var.<br>Çelişki, Türkiye’ye rağmen önemli bir kısmının başta Cumhurbaşkanı olmak üzere federasyona sıcak bakıyor olmasıdır.<br>Sebep?<br></p>



<p>Türkiye’ye bu kadar güvenen bir halkın Türkiye’nin karşı çıktığı federasyona sıcak bakıyor olması Rum kesiminin AB üyesi olmasından kaynaklanıyor.<br></p>



<p>Eğer Rum kesimi AB’ye üye olmasaydı sadece Yunanistan himayesinde kalsaydı hiçbir Türk federasyona sıcak bakmazdı.<br></p>



<p>AB, Rum kesimini -kendi ilkelerine aykırı biçimde- üyeliğe kabul ederek Kıbrıs Türkünün aklını çelmiş oldu.<br></p>



<p>Akıncı, federasyon için çalışacağını ilk seçimde de vadetmiş ve ikinci turda %60.5 ile seçilmişti!<br></p>



<p>Federasyon fikrinin kimi Türklere cazip gelmesinin temelinde AB üyesi Rum kesiminin faydalandığı haklara sahip olma düşüncesi yatıyor.<br></p>



<p>KKTC’de bırakın sıradan vatandaşı önemli siyasetçilerin çocukları bile AB üyesi olduğu için Rum kesiminin pasaportunu taşımaktadır!<br></p>



<p>Çözülme aşamasında olsa da AB’nin sunduğu imkânlarla Türkiye’nin sunduğu imkânları karşılaştıranlar AB’yi tercih etmektedir!<br>Federasyonu tercih edenler öncelikli olarak kendi çıkarlarını öne çıkarmakta, ulusal çıkarlar ya da Doğu Akdeniz’deki Türkiye’nin savunduğu stratejik haklar ikinci planda kalmaktadır.<br>Türkiye’nin garantörü olduğu KKTC tek başına federasyona gidebilir mi orası tartışılır. Ama ezkaza Akıncı ikinci turda da ipi göğüslerse Türkiye’nin verdiği mücadelenin önünde önemli bir engel teşkil edecektir.<br>Onun için ‘Akıncı mı Tatar mı?’ sorusunu sordum.<br></p>



<p>Aslında bu soruyu ‘Türkiye mi Yunanistan mı?’ şeklinde de sorabiliriz.<br>Temennim Kıbrıs Türklerinin ulusal çıkarlarını önceleyerek oy kullanmaları ve Türkiye’nin politikalarına destek vermeleridir.<br>Aksi takdirde bir 5 sene daha zâyi olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kibris-halki-turkiyeyi-destekleyecek-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Uğur Özgöker: “Türkiye ile KKTC Konfederasyon Oluşturmalıdır”</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/prof-dr-ugur-ozgoker-turkiye-ile-kktc-konfederasyon-olusturmalidir/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/prof-dr-ugur-ozgoker-turkiye-ile-kktc-konfederasyon-olusturmalidir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Güney Ferhat BATI]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2020 07:59:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[KKTC]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15432</guid>

					<description><![CDATA[Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Libya-Türkiye Antlaşması, Mısır-Yunanistan Antlaşması, KKTC seçimleri ve daha birçok soruyu alanında uzman, akademik camiada üstadımız, bürokratlık yapmış ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne üst düzey hizmetleri olan Saygıdeğer Rektör Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER Hocamız ile Yörünge Dergisi yazarı olarak (Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI) mülakatımız oldu. Samimiyetimle belirtmeliyim ki bu mülakatta çarpıcı analizler okuyacaksınız. Saygılarımızla.&#160; &#160;&#160; Öğr. Gör. Güney Ferhat Batı: Saygıdeğer Rektör Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER, Kıbrıs’ta saygın ve köklü bir aile geleneğinden gelen biri olarak Kıbrıs neden jeopolitik ve jeostratejiktir? Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: Jeostratejik önemi haritaya bakınca hemen bariz bir şekilde görülüyor. Dünyada en çok kullanılan enerji kaynakları olan petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunduğu Orta-Doğu ve Doğu-Akdeniz’ de “Sabit bir Uçak Gemisi” konumundadır. Orta-Doğu ve Kuzey Afrika’ya yapılacak her türlü askeri operasyonların karargâh’ı olacak bir coğrafi konumdadır. Jeopolitik olarak da 3 semavi dinin çıkış noktası, medeniyet tarihinde ilk yazının bulunduğu ve kullanıldığı, ilk yazılı barış antlaşmalarının yapıldığı, ilk tekerleğin icat edildiği, ilk güneş saati ve takvimin kullanıldığı, ilk alfabenin kullanıldığı ilk devlet organizasyonun kurulduğu ilk siyasal iktidarların oluşturulduğu, bugünkü Dünyamız siyasi siteminin temelini oluşturan eski Mısır, Sümer, Babil, Mezopotamya, eski İsrail uygarlıklarına ev sahipliği yapan bölge günümüzde “Medeniyetler Çatışması” denilen dinler ve inançlar arasındaki çatışmaların kaynağı Musevilik, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Libya-Türkiye Antlaşması, Mısır-Yunanistan Antlaşması, KKTC seçimleri ve daha birçok soruyu alanında uzman, akademik camiada üstadımız, bürokratlık yapmış ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne üst düzey hizmetleri olan Saygıdeğer Rektör Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER Hocamız ile Yörünge Dergisi yazarı olarak (Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI) mülakatımız oldu. Samimiyetimle belirtmeliyim ki bu mülakatta çarpıcı analizler okuyacaksınız. Saygılarımızla.&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat Batı: </strong>Saygıdeğer Rektör Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER, Kıbrıs’ta saygın ve köklü bir aile geleneğinden gelen biri olarak Kıbrıs neden jeopolitik ve jeostratejiktir?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: </strong>Jeostratejik önemi haritaya bakınca hemen bariz bir şekilde görülüyor. Dünyada en çok kullanılan enerji kaynakları olan petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunduğu Orta-Doğu ve Doğu-Akdeniz’ de “Sabit bir Uçak Gemisi” konumundadır. Orta-Doğu ve Kuzey Afrika’ya yapılacak her türlü askeri operasyonların karargâh’ı olacak bir coğrafi konumdadır. Jeopolitik olarak da 3 semavi dinin çıkış noktası, medeniyet tarihinde ilk yazının bulunduğu ve kullanıldığı, ilk yazılı barış antlaşmalarının yapıldığı, ilk tekerleğin icat edildiği, ilk güneş saati ve takvimin kullanıldığı, ilk alfabenin kullanıldığı ilk devlet organizasyonun kurulduğu ilk siyasal iktidarların oluşturulduğu, bugünkü Dünyamız siyasi siteminin temelini oluşturan eski Mısır, Sümer, Babil, Mezopotamya, eski İsrail uygarlıklarına ev sahipliği yapan bölge günümüzde “Medeniyetler Çatışması” denilen dinler ve inançlar arasındaki çatışmaların kaynağı Musevilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet’in bütün kutsal mekânlarını ve mabetlerini barındırdığı için Politik olarak tarih boyunca Dünyanın en önemli bölgesi olmuştur ve olmaya devam edecektir.</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI:</strong> KKTC’nin AB tarafından dışlanması ve tanınmamasının altında yatan nedenler?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: </strong>AB Avrupa’nın en önemli siyasi figürlerinden olan ve AB Anayasasını hazırlayan Avrupa Komisyonun Başkanlığını da yapmış olan eski Fransız Cumhurbaşkanı Valery GiscardD’estaing’in bizzat kendi ağzından ifade ettiği gibi bir “Hıristiyan Kulübü”dür. Ve Avrupalılara göre AB Judao-Hıristiyan yani Yahudi-Hıristiyan kültürel değerleri üzerine inşa edilmiştir. Dolayısıyla AB karar alıcıları ve Avrupa Halkları AB içinde Müslüman bir Devlet görmek istemiyorlar. Bosna-Hersek’in de nüfusunun sadece Müslümanlardan oluştuğu bağımsız ve egemen bir devlet olmasına izin vermediler. Yönetimi Müslüman Boşnaklar-Katolik Hıristiyan Hırvatlar ve Ortodoks Hıristiyan Sırplardan oluşan, Müslümanların azınlıkta olduğu bir Bosna-Hersek Federasyonu kurdurdular. Çoğunluğu Müslümanlardan oluşan bir KKTC’yi de tanımayıp, dışlıyorlar ve Kıbrıslı Müslüman Türklerin Müslüman egemen ve bağımsız Devletlerini lağvedip, çoğunluğu Hıristiyanların oluşturduğu “sahte” Kıbrıs Cumhuriyeti içinde azınlık statüsünde “Sözde” birer Avrupa Vatandaşı konumuna getirmek istiyorlar.</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI:</strong> KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın zamanında Siyasi Danışmanlığını yaptınız, Denktaş’ın Kıbrıs tasavvuru neydi, mirasına sahip çıkıldı mı?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER:</strong> Kurucu Cumhurbaşkanımız Denktaş’ın tek düşüncesi Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi altında ve Türkiye ile çok sıkı askeri, ekonomik, siyasi, ticari, kültürel ve sosyal ilişkileri olan “Bağımsız” ve “<em><u>Egemen</u></em>” bir Kıbrıs Türk Devleti kurmak ve yaşatmaktı. &nbsp;Kurduğu bu devlete coğrafyadan da kavramlar katarak KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) adını koydu. Ancak maalesef Kıbrıs’taki bazı sol ve Rumcu kesimler, Kurucu Cumhurbaşkanımızın bu mirasını reddederek Rumların esaretinde yaşayacağımız Kıbrıslı Türklerin yönetimde hiçbir söz haklarının olmayacağı modern köle statüsünde sözde Kıbrıs Cumhuriyeti adını taşıyan sahte devletin azınlık vatandaşları (!!!) haline getirmek için sözde müzakereler yürütüyorlar. Ama gerek Türkiye gerek Kıbrıslı Milliyetçi ve vatansever Türkler, satılmış Rumcuların bu reddi miras oyunlarını bozacak ve KKTC sonsuza kadar egemen bir devlet olarak yaşayacaktır.</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI:</strong> Doğu Akdeniz’de küresel aktörler ve uluslararası sermaye savaşı var, KKTC veyahut Kıbrıs Adası bunun neresindedir?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: </strong>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bir ara Dünya kara para aklama cennetiydi. Özellikle 50 milyar dolar Rus oligarklarının Sovyetlerin kamu mallarına bedava el koymalarından elde ettikleri kara servetlerine, 2.5 milyar dolar Sırbistan’ın Bosnalıların gasp edilen malları ve silah kaçakçılığından elde ettikleri yasa dışı servetlerine ve İran devletinin aslında devlet memurları olan İran vatandaşları üzerinden uluslararası ambargoları delerek transfer ettikleri ABD ve AB’ye göre uluslararası hukuka aykırı elde ettiği 20 milyar doları muhafaza ediyor, bu kara paraları aklıyor ve işletiyordu. Ancak, 2008 Dünya Ekonomik Krizi (ABD kaynaklı Mortgage krizi) nedeniyle bütün Dünya ve Avrupa ekonomileri gibi Rum Yönetimi ekonomisi de krize girip AB’den finansal destek istedi. Böylelikle AB bütçesinin %50’sine yakınını tek başına karşılayan Almanya, Rum Yönetimine baskı yaparak eğer AB’nin mali yardımını istiyorsan bu kara parayı AB toprağı olan Rum Yönetiminden çıkartılmasını zorunlu tutunca Rus-Sırp-Acem kara paranın büyük kısmı Kıbrıs’tan çekilmek zorunda kaldı. Ancak, bugün de Orta-Doğu’nun petro-dolarlarına coğrafi yakınlığı ve AB mevzuatına tabi olması nedeniyle garantili olması nedeniyle Arap Şeyhlerinin paraları ve merkezi Londra’da olan birçok Yahudi kökenli fonların mali kaynakları Kıbrıs adasında bulunmaktadır. Kıbrıs Orta-Doğu’da uluslararası sermayeye ev sahipliği yapmada İsviçre veya Lübnan’ın yerini almıştır.&nbsp;</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI:</strong> KKTC’de önümüzdeki aylar gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve siyasal partiler hakkında düşünceleriniz nelerdir?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: </strong>Normalde Nisan ayında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı seçimleri Covid-19 dolayısıyla ertelenmiş ve 11 Ekimde yapılmasına karar verilmiştir. Seçimde benim dileğim Milliyetçi, vatansever, dünya ile ilişkileri iyi olan, ekonomi ve siyasetten iyi anlayan bir kişinin KKTC Cumhurbaşkanı seçilmesidir. KKTC, Türkiye gibi Başkanlık sistemi ile değil de Parlamenter sistemle yönetilen bir ülke olduğu için Cumhurbaşkanlığı makamı daha çok protokoller ve diplomatik bir mevkidir. Asıl siyasi ve ekonomik kararlar ile bürokratik atamalar Başbakanın başkanlığındaki Bakanlar Kurulunca alınmakta ve icra edilmektedir. Dolayısıyla iktidardaki (Ulusal Birlik Partisi) UBP’nin adayının Cumhurbaşkanı seçilmesi hem demokrasi ilkeleri ile bağdaşır, hem de devlet kuran, vatansever bir parti olması nedeniyle UBP adayının Cumhurbaşkanı seçilmesi hem Kıbrıslı Türklerin hem de Türkiye’nin menfaatinedir. Ancak KKTC parlamenter sistem olduğu ve Cumhurbaşkanlığı mevkii sembolik olduğu için UBP Cumhurbaşkanlığı’na Genel Başkan ve Başbakan Ersin Tatar’ı değil eski Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu veya Meclis Başkan Vekili Zorlu Töre’yi aday göstermelidir. Ersin Tatar UBP’nin Genel Başkanlığı’na ve her türlü icraattan sorumlu ve tek yetkili olarak Başbakanlığa devam etmelidir. Hem kendisi hem partisi hem de KKTC için en hayırlı karar bu olacaktır.</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI:</strong> KKTC’de kapalı Maraş’ın açılması gerek Kıbrıs adasına gerekse Türkiye’ye yansımaları ve katkıları neler olur?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: </strong>1974’ten önce Türkiye’nin tamamından fazla yatak kapasitesine sahip turistik bir bölge olan ve Sofia Loren, Brigitte Bardot gibi dünyaca ünlü yıldızların evleri, &nbsp;İngiliz Kraliyet ailesinin oteli, dünyanın ilk 7 yıldızlı oteli bulunan ve Lübnan’da 1975-1990 arasında süren iç savaş sonrası Beyrut’tan kaçan bütün uluslararası eğlence şirketleri zincirleri ile turizm ve finans sektörünün merkezi durumuna gelen Maraş (Varoşşa) yani Mağusa’nın varoş bölgesi Kıbrıs Barış Harekatından beri pazarlık maksadıyla BM gözetiminde iskana kapalıydı. Şimdi KKTC Hükümeti ‘’benim ısrarlı tekliflerim ve raporlarımın da’’ etkisiyle Kapalı Maraş bölgesini iskâna açmaya karar verdi. Maraş uluslararası kullanıma açılınca önce Türkiye Cumhuriyeti işgalci yaftasından kurtulacak ve Lordros gibi zengin Rumların milyarlarca dolarlık tazminat taleplerinden kurtulacaktır. KKTC ekonomisi de yıllık GSMH’sını; &nbsp;yabancı sermaye, yerli ve uluslararası yatırımlar, başta petro-dolar zengini Orta-Doğu’lu Arap ülkeleri ve İsrail vatandaşları ile İran, Rusya ve Avrupalılar için gazino-eğlence-sağlık turizmi ve deniz ve güneş turizmi için cazibe merkezi olmasıyla en az 2 katına çıkartacağı yani Kıbrıslı Türklerin 2 kat zenginleşeceği ve yeni yatırımlar sonucu çok sayıda nitelikli veya niteliksiz personel&nbsp; ihtiyacı ortaya çıkacağı için KKTC’nin istihdam sorununu da büyük ölçüde çözecektir.</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI</strong>: Libya ile Türkiye arasında yapılan MEB antlaşmasının geleceği ne olur?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: </strong>Gelecekte KKTC’ de bu anlaşmaya taraf olabilir. Böylece hem KKTC’nin uluslararası tanınırlığı pekiştirilir, hem de Kıbrıs adasının batısında Girit tarafında sismik araştırmalarla tespit edilen fakat henüz sondaj yapılarak çıkartılmaya başlanmayan zengin petrol rezervleri üzerinde hem Türkiye’nin hem de Kıbrıslı Türklerin hakları uluslararası tescil olur.</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI:</strong> Mısır ile Yunanistan arasında imzalanan Doğu Akdeniz yetki alanlarını sınırlandırma antlaşması geçerliliği var mı ve mantığı nedir?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: </strong>Uluslararası İlişkiler ve Uluslararası Hukuka göre hiçbir geçerliliği yoktur. Çünkü Mısır’la Yunanistan denizden komşu değildirler. Arada Türkiye, Libya ve KKTC’nin ‘Kara Sular’ı vardır. Dolayısıyla Mısır’la Yunanistan’ın ortak, bitişik ya da çakışan deniz yetki alanları olmadığı için Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması da mevzu bahis olamaz. Bu tamamen hayali, ölü doğmuş, kâğıt üzerinde kalmaya mahkûm, icra kabiliyeti olmayan bir antlaşmadır.</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI:</strong> Uzun yıllar Milli Savunma Üniversitesi’nde (Harp Akademilerinde) dersler verdiniz/veriyorsunuz TSK’nın KKTC’ye bakış açısı nedir ve Türk Mukavemet Teşkilatı elzemiydi, neden?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: </strong>TMT elzemdi. Eğer Kıbrıslı Türkler Türk Mukavemet Teşkilatı sayesinde örgütlenmeseler ve silahlanmasalardı Rumlar bütün Kıbrıslı Türkleri katlederdi. TMT hem Kıbrıslı Türkleri siyasi olarak örgütlemiş, hem askeri ve doktiriner olarak eğitmiş hem de silahlandırmıştır. TMT 1963-1974 döneminde Kıbrıslı Türklerin Rumlar tarafından topyekûn imhasını önlediği gibi 1974 Mutlu Barış Harekâtının lojistik ve istihbaratının alt yapısını oluşturmuştur. Ve Rumların on yıllardır kayaları oyarak oluşturdukları askeri mevzi ve müstahkem mevkileri kahraman TSK’nın 3 gün gibi kısa bir sürede imha ederek zaferi kazanmamıza hayati bir katkısı olmuştur. TSK her zaman Kara-Deniz-Hava-Jandarma Komutanlıkları olarak topyekûn KKTC’nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak varlığını sürdürmesini desteklemiştir. Gelecekte de desteklemeye devam edecektir.</p>



<p><strong>Öğr. Gör. Güney Ferhat BATI: </strong>Ve son sorumuz olarak bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti hem KKTC özelinde hem de Doğu Akdeniz genelinde ne gibi stratejiler geliştirmelidir. </p>



<p><strong>Prof. Dr. Uğur ÖZGÖKER: </strong>KKTC ile Türkiye’nin egemenlik hakları saklı kalmak ve iç işlerinde tamamen bağımsız olmaları şartıyla bir “KONFEDERASYON” oluşturması gerekmektedir. Bu stratejinin; Beyrut limanında amonyum nitrat patlaması, İsrail’in Doğu Kudüs ve Golan tepelerini ilhak etme kararı, Libya, Yemen ve Suriye’ deki iç savaşların uluslararası boyutlara sıçraması Kıbrıs’ın doğusunda zengin doğalgaz, batısında ise petrol kaynaklarının bulunması gibi Doğu Akdeniz’ de çok hızlı ve tehlikeli gelişmeler olmaktayken vakit kaybetmeden Kapalı Maraş’ın açılımıyla eşzamanlı olarak derhal uygulamaya sokulması gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/prof-dr-ugur-ozgoker-turkiye-ile-kktc-konfederasyon-olusturmalidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu yerini bilmemezliktir, haddini aşmaktır</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bu-yerini-bilmemezliktir-haddini-asmaktir/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bu-yerini-bilmemezliktir-haddini-asmaktir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2020 08:51:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[KKTC]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa akıncı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13613</guid>

					<description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı&#8217;nın &#8216;Türkiye&#8217;nin KKTC&#8217;yi vilayeti yapacağı&#8217; yönündeki iddialarını değerlendiren uzmanlar, Akıncı&#8217;nın açıklamalarının Kıbrıs Türk tarihini görmezden gelen ve Rum tezleriyle örtüşen bir duruş olduğunu, Kıbrıslı Türklerin, Akıncı&#8217;ya en güzel cevabı nisan ayında yapılacak seçimlerde vereceğini söyledi. Prof. Dr. Ata Atun, Prof. Dr. Uğur Özgöker ve Dr. Öğretim Üyesi Emete Gözügüzelli, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı&#8217;nın İngiliz The Guardian gazetesine verdiği demeçte, &#8220;Kuzey Kıbrıs&#8217;ın Türkiye bağlanmasının korkunç olacağı&#8221; şeklindeki açıklamalarını AA muhabirine değerlendirdi. Kıbrıs İlim Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ata Atun, Akıncı&#8217;nın bazı kesimlere hoş görünmek için planlı ve 3 boyutu olan bir açıklama yaptığını kaydetti. Prof. Dr. Atun, &#8220;Mağduriyet Kıbrıs&#8217;ta prim alan bir durumdur. Türkiye&#8217;den gelen tepkiler sonucu buradan ve AB ile ABD&#8217;den destek almayı hedefleyen çok planlı bir hareket yaptı Akıncı. &#8216;Bakın Türkiye ensemizde, siz yardım edin, Türkiye&#8217;yi Kıbrıs&#8217;tan uzaklaştıralım&#8217; mesajıdır. &#8216;Sizin (AB, ABD) isteklerinizi ancak ben yerine getirebilirim&#8217; mesajıdır. Şunu da eklemek isterim ki; bizler Kıbrıs Türkleri olarak asla Akıncı gibi düşünmemekteyiz. Akıncı bizi temsil etmemektedir. Benim Türkiye&#8217;deki soydaşlarıma tavsiyem Akıncı&#8217;nın bu provokatif ve tribünlere oynayan sözlerini ciddiye almayarak murat ettiği oyununu bozmalarıdır. Kıbrıs Türk halkı kendisine gereken cevabı sandıkta verecektir.&#8221; ifadelerini kullandı. Akıncı&#8217;nın, planlı bir oyun oynadığını belirten Prof. Dr. Atun, şunları söyledi: &#8220;Akıncı, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı&#8217;nın &#8216;Türkiye&#8217;nin KKTC&#8217;yi vilayeti yapacağı&#8217; yönündeki iddialarını değerlendiren uzmanlar, Akıncı&#8217;nın açıklamalarının Kıbrıs Türk tarihini görmezden gelen ve Rum tezleriyle örtüşen bir duruş olduğunu, Kıbrıslı Türklerin, Akıncı&#8217;ya en güzel cevabı nisan ayında yapılacak seçimlerde vereceğini söyledi.</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ata Atun, Prof. Dr. Uğur Özgöker ve Dr. Öğretim Üyesi Emete Gözügüzelli, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı&#8217;nın İngiliz The Guardian gazetesine verdiği demeçte, &#8220;Kuzey Kıbrıs&#8217;ın Türkiye bağlanmasının korkunç olacağı&#8221; şeklindeki açıklamalarını AA muhabirine değerlendirdi.</p>
<p>Kıbrıs İlim Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ata Atun, Akıncı&#8217;nın bazı kesimlere hoş görünmek için planlı ve 3 boyutu olan bir açıklama yaptığını kaydetti.</p>
<p>Prof. Dr. Atun, &#8220;Mağduriyet Kıbrıs&#8217;ta prim alan bir durumdur. Türkiye&#8217;den gelen tepkiler sonucu buradan ve AB ile ABD&#8217;den destek almayı hedefleyen çok planlı bir hareket yaptı Akıncı. &#8216;Bakın Türkiye ensemizde, siz yardım edin, Türkiye&#8217;yi Kıbrıs&#8217;tan uzaklaştıralım&#8217; mesajıdır. &#8216;Sizin (AB, ABD) isteklerinizi ancak ben yerine getirebilirim&#8217; mesajıdır. Şunu da eklemek isterim ki; bizler Kıbrıs Türkleri olarak asla Akıncı gibi düşünmemekteyiz. Akıncı bizi temsil etmemektedir. Benim Türkiye&#8217;deki soydaşlarıma tavsiyem Akıncı&#8217;nın bu provokatif ve tribünlere oynayan sözlerini ciddiye almayarak murat ettiği oyununu bozmalarıdır. Kıbrıs Türk halkı kendisine gereken cevabı sandıkta verecektir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Akıncı&#8217;nın, planlı bir oyun oynadığını belirten Prof. Dr. Atun, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Akıncı, Türkiye&#8217;yi kötüleyerek sosyal medyadan destek bulmaya çalışıyor ve bir miktar buldu da. Cumhurbaşkanı Akıncı&#8217;nın ve sözcüsünün yaptığı açıklamalar tamamen dış odaklardan mali, istihbari, altıncı kol, medya ve siyasi destek almak amaçlı. Açıklamalar uluslararası terbiyeye, dostluğa ve Türkiye ile KKTC arasındaki gönül bağına aykırıdır.&#8221;</p>
<p><b>&#8211; &#8220;AKINCI BATI&#8217;YA UYARIDA BULUNUYOR&#8221;</b></p>
<p>Türk-Kuzey Kıbrıs Türk Ticaret Odası Derneği (TKKTTOD) Başkanı ve Uluslararası Diplomatlar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Uğur Özgöker ise Akıncı&#8217;nın nisan ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde &#8220;sol&#8221; oyları alabilmek için tribünlere oynadığını söyledi.</p>
<p>Akıncı&#8217;nın son dönemde yaptığı açıklamalara değinen Prof. Dr. Özgöker, &#8220;Akıncı, seçilmemesi durumunda milliyetçi görüşleri olan Tahsin Ertuğruloğlu, Ersin Tatar veya Zorlu Töre gibi isimlerden birinin cumhurbaşkanı makamına oturacağı ve KKTC&#8217;nin 83. eyalet olarak Türkiye&#8217;ye bağlanacağı söylemiyle Batı&#8217;ya uyarıda bulunuyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Özgüker, Akıncı&#8217;nın &#8216;Kıbrıs&#8217;ı Hatay gibi Türkiye&#8217;ye bağlayan adam olmayacağım&#8217; sözünü değerlendirerek, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;1939&#8217;da Hatay Cumhuriyeti Meclisi aldığı kararla Hatay, Türkiye Cumhuriyetine katılmıştır. KKTC ise Hatay&#8217;a benzemez çünkü Hatay Fransız mandası altındaydı ve Fransa Suriye’den çekilirken Hatay’ın da Suriye’ye bırakılma riski vardı. Türkiye’nin Fransa üzerindeki ısrarlı baskıları, 2. Dünya Savaşı&#8217;nın başlamasına çok az zaman kalması, Fransa’nın Almanya’nın kendisinden Versay Antlaşması&#8217;nın intikamını almaya hazırlanmasına karşılık Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duyması sonucu geçici çözüm olarak Hatay&#8217;a bağımsızlık verilmiştir. 1 yıl geçmeden de Hitler&#8217;in Dışişleri Bakanı Ribentrof ile Stalin’in Dışişleri Bakanı Molotof&#8217;un Saldırmazlık Paktı imzalamalarının ertesi günü Fransa Hatay’ın ana vatan Türkiye’ye katılmasına onay vermiştir. Zaten tam 6 gün sonra da 2.Dünya Savaşı çıkmış ve Almanya Fransa’yı işgal etmiştir. Kıbrıs&#8217;ta ise böyle bir durum söz konusu değildir.&#8221;</p>
<p><b>&#8211; &#8220;TÜRKLER, SANDIKTA AKINCI&#8217;YI SEÇMEYEREK CEZALANDIRACAK&#8221;</b></p>
<p>Kıbrıs Türk halkının 70 yıl önce İngiliz sömürge yönetiminden sonra Rumlara karşı var olma mücadelesi verdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özgüker, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklere soykırım uygulayıp adadan tamamen temizledikten sonra Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama yani ENOSİS emelleri vardı. Ancak Kıbrıslı Türkler bu plana ana vatan Türkiye’nin de büyük desteği ile canlarını vererek, her türlü eziyet ve işkencelere katlanarak karşı koydu. Kıbrıs Türkleri, önce Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi&#8217;ni sonra Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi&#8217;ni, 1974 Barış Harekatından sonra da Kıbrıs Türk Federe Devleti&#8217;ni ve 1983&#8217;te de KKTC&#8217;yi kurmuşlardır.</p>
<p>Dolayısıyla Akıncı’nın ifadesi tamamen iç siyasete yönelik çok talihsiz bir beyandır. Kıbrıs Türkleri canları pahasına 70 yıllık mücadelenin sonunda kurdukları bağımsız ve egemen devletleri olan KKTC&#8217;yi sonsuza kadar yaşatmaya kararlıdırlar. KKTC&#8217;nin egemenliği cumhurbaşkanlığı seçimi için malzeme yapılamayacak kadar hayati bir konudur. Akıncı&#8217;nın bu talihsiz beyanatını yanlış bir seçim stratejisi olarak değerlendiriyorum. Nisan ayında Kıbrıslı Türkler bunun cevabını sandıkta verip Akıncı&#8217;yı seçmeyerek cezalandıracaklardır.&#8221;</p>
<p><b>&#8211; &#8220;BU TAVIR ÖZÜNÜ İNKAR ETME TAVRIDIR&#8221;</b></p>
<p>Akdeniz Üniversitesi ve Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Emete Gözügüzelli, Mustafa Akıncı&#8217;nın İngiliz The Guardian&#8217;a verdiği demecin Türkiye&#8217;yi KKTC&#8217;yi ilhak etmesi muhtemel gibi gösterme çaba ve arayışının bir yansıması olduğunu kaydederek, Akıncı&#8217;nın açıklamalarının Kıbrıs Türk tarihini görmezden gelen ve Rum tezleriyle örtüşen bir duruş olduğunu söyledi.</p>
<p>Akıncı&#8217;nın 1975 yılında ABD&#8217;nin adada &#8220;ortak vatan, Türkiyesiz bir gelecek&#8221; çalışmaları kapsamında kurduğu ve yabancı istihbarat güçlerinin kontrol ettiği, sivil toplum kuruluşu görünümlü iki toplumlu eğitim komisyonunda eğitim gördüğünü ve görev aldığını aktaran Dr. Gözügüzelli, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Akıncı&#8217;nın mevcut tutumunun daha farklı olması beklenemez. Akıncı &#8216;Son noktaya geldik, beni seçmezseniz bölünmüşlük olacak&#8217; diye halka ve dünya kamuoyuna bir beyanatta bulunuyor. Sanki Rum yönetimi, siyasi eşitlik ve KKTC&#8217;nin haklarını kabul etmiş gibi davranıyor. Bunlar üzerinde düşünülmesi gereken davranış bozukluklarıdır. Çünkü siyasi eşitliğimiz bugüne kadar kabul edilmedi. Tabii burada Akıncı&#8217;ya Türk halkı olarak şu soruları sormamız gerekiyor: Acaba Akıncı bugüne kadar Kıbrıs Türklerinin hangi hakkını Rumlara karşı savunmuştur?</p>
<p>Halbuki Rum yönetimi halen 100 bin Rum&#8217;un Türk tarafına yerleşmesini istiyor, AB&#8217;nin Birleşik Kıbrıs görüşünü kabul etmiyor, Türkiye&#8217;nin garantörlüğünü ve Türk askerinin KKTC&#8217;de bulunmasını kabul etmiyor, Akdeniz&#8217;deki doğal kaynakların adil paylaşımına yanaşmıyor, yani Kıbrıs Türklerinin ekonomik bütün haklarını yok sayıyor. Şimdi yaşananlara baktığımızda meseleyi sanki Akıncı ile Rum lideri anlaştı da &#8216;tek sorun Türkiye&#8217;dir&#8217; noktasına getirmeye çalışmaktadırlar. Bu kabul edilemez bir durumdur. Bu tavır tarih bilincinin yoksunluğu ötesinde özünü inkar etme tavrıdır.&#8221;</p>
<p><b>&#8211; &#8220;AKINCI HADDİNİ AŞMIŞTIR&#8221;</b></p>
<p>Dr. Gözügüzelli, ana vatan Türkiye&#8217;nin Akıncı&#8217;nın bu açıklamalarına gösterdiği tepkinin çok yerinde olduğunu, çünkü KKTC&#8217;nin Doğu Akdeniz&#8217;deki gelişmeler ve uluslararası haklarının korunmasında büyük çaba sarf ettiğini dile getirdi.</p>
<p>1974 Barış Harekatı olmasaydı, garantörlük anlaşmaları gerçekleşmemiş olsaydı bugün Kıbrıs Türk&#8217;ünün olmayacağını ifade eden Gözügüzelli, &#8220;Bütün bu tarihi gerçeklikleri yok sayarak Doğu Akdeniz ve Kıbrıs adası üzerindeki haklarımızı görmezden gelen, sanki bütün sorunların özü Türkiye gibi yansıtan Akıncı&#8217;ya ana vatandan tepki gösterilmesi çok yerindedir. Çünkü bu yerini bilmemezliktir. Haddini aşmaktır. Kendisine tevdi edilen görevi kötüye kullanmaktır. Dolayısıyla ana vatandaki Türk hükümetinin Kıbrıs davasında bugüne kadar sergilediği kararlı duruşu, Kıbrıs Türkü&#8217;nün ulaştırma, eğitim, sağlık hatta maaşların ödenmesine kadar her alanda verdiği desteği, KKTC&#8217;nin Türkiye&#8217;nin yardımlarıyla ayakta durduğu gerçeğini görmezden gelmek kabul edilemeyecek bir durumdur. Yapılan gayri ahlakidir. &#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Kaynak: Star</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bu-yerini-bilmemezliktir-haddini-asmaktir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail Suriye’yi, Rus Füzesi Kuzey Kıbrıs Türk Kesimini Vurdu!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/israil-suriyeyi-rus-fuzesi-kuzey-kibris-turk-kesimini-vurdu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/israil-suriyeyi-rus-fuzesi-kuzey-kibris-turk-kesimini-vurdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2019 06:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Füze]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[KKTC]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11666</guid>

					<description><![CDATA[MOSSAD Başkanı Yossi Cohen, İsrail’in Tel Aviv bölgesinde yer alan 87 bin nüfuslu Herzliya’da katıldığı konferansta, bölgedeki bazı gelişmelerin arkasında hep aynı ismin, İran’ın olduğunu iddia etmişti. İran’ın Hollanda, Almanya, Türkiye ve Fransa’da terör saldırıları düzenlenmesi için çalışmalar yürüttüğünü söylemesiyle eş zamanlı olarak İstanbul İkitelli’deki Mehmet Akif Mahallesi, Aşık Veysel Caddesi’nde bir esnafın küçük kızına, bir kişinin tacizde bulunduğu iddiasının yayılması fitili ateşledi. Mahalle sakinleri, cadde üzerinde toplanarak polis merkezine yürümek istedi. Toplanan kalabalık mahallede yaşayan Suriyelilere linç girişiminde bulundu. MOSSAD Başkanı’nın bu sözde istihbarat bilgi paylaşımı için iki ihtimal geçerli. Birinci ihtimal; İran’ın Şam yönetimini cephede rahatlatmak amaçlı Türkiye’de Suriyeli mülteciler üzerinden, toplumsal karışıklık çıkarmak istemesi.  Diğer ihtimal de MOSSAD’ın özellikle böyle bir bilgi paylaşımını servis ederek, dikkatleri İran üzerine çekip, kendi ajanlarına bu tür eylemler yaptırması.  Suriye cephesinde Türk ordusu ile Suriye rejim güçleri arasında tansiyon yükseldikçe bu tür linç girişimlerinin artacağı ve Türkiye genelinde yaygınlık kazanacağı anlaşılıyor. İsrail Savaş Uçakları Humus ve Şam yakınlarını bombaladı… Reuters haber ajansı, İsrail&#8217;e ait savaş uçaklarının dün gece saatlerinde Humus ve Şam yakınlarında askeri operasyonlar düzenlediği haberini geçti.  Saldırıda 4 sivilin öldüğü ve 21 kişinin de yaralandığı duyuruldu.  İsrail’in hava bombardımanı sırasında Rus yapımı ‘S-200 Angara’ (NATO kodu; SA-5 ‘Gammon’) hava savunma &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MOSSAD Başkanı Yossi Cohen, İsrail’in Tel Aviv bölgesinde yer alan 87 bin nüfuslu Herzliya’da katıldığı konferansta, bölgedeki bazı gelişmelerin arkasında hep aynı ismin, İran’ın olduğunu iddia etmişti. İran’ın Hollanda, Almanya, Türkiye ve Fransa’da terör saldırıları düzenlenmesi için çalışmalar yürüttüğünü söylemesiyle eş zamanlı olarak İstanbul İkitelli’deki Mehmet Akif Mahallesi, Aşık Veysel Caddesi’nde bir esnafın küçük kızına, bir kişinin tacizde bulunduğu iddiasının yayılması fitili ateşledi. Mahalle sakinleri, cadde üzerinde toplanarak polis merkezine yürümek istedi. Toplanan kalabalık mahallede yaşayan Suriyelilere linç girişiminde bulundu. MOSSAD Başkanı’nın bu sözde istihbarat bilgi paylaşımı için iki ihtimal geçerli. Birinci ihtimal; İran’ın Şam yönetimini cephede rahatlatmak amaçlı Türkiye’de Suriyeli mülteciler üzerinden, toplumsal karışıklık çıkarmak istemesi.  Diğer ihtimal de MOSSAD’ın özellikle böyle bir bilgi paylaşımını servis ederek, dikkatleri İran üzerine çekip, kendi ajanlarına bu tür eylemler yaptırması.  Suriye cephesinde Türk ordusu ile Suriye rejim güçleri arasında tansiyon yükseldikçe bu tür linç girişimlerinin artacağı ve Türkiye genelinde yaygınlık kazanacağı anlaşılıyor.</p>
<p><strong>İsrail Savaş Uçakları Humus ve Şam yakınlarını bombaladı…</strong></p>
<p>Reuters haber ajansı, İsrail&#8217;e ait savaş uçaklarının dün gece saatlerinde Humus ve Şam yakınlarında askeri operasyonlar düzenlediği haberini geçti.  Saldırıda 4 sivilin öldüğü ve 21 kişinin de yaralandığı duyuruldu.  İsrail’in hava bombardımanı sırasında Rus yapımı ‘S-200 Angara’ (NATO kodu; SA-5 ‘Gammon’) hava savunma sistemi devreye girdi. İsrail savaş uçaklarına S-200 hava savunma sistemi füzeleri fırlatıldı. Suriye ordu kaynaklarının açıklamasında &#8220;Kuzey Kıbrıs&#8217;ta meydana gelen kazada düşen nesneyi Suriye tarafından İsrail uçaklarına atılan S-200 füzesi olarak tanımladık.&#8221; şeklinde bir mesaj paylaşıldı.</p>
<p><strong>Rus Füzeleri, İsrail Uçaklarını vurmadı, füzeler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne düştü…</strong></p>
<p>Kuzey Kıbrıs&#8217;ta başkent Lefkoşa ve Girne arasındaki Taşkent köyü yakınlarına düşen bir cisim sonrası patlama sesleri duyuldu. Güvenlik güçlerinin kimsenin yaklaşmasına müsaade etmediği bölgeden alevlerin yükseldiği görüldü. Meydana gelen patlamaların sebebi cephanelik veya bize ait bir helikopter ve benzeri bir hava aracı olmadığı bildirilirken, olay yerinde asker, polis ve itfaiye ekiplerinin inceleme yaptığı bilgisi verildi. İlk bulguların, patlamaya neden olan cismin niteliğinin ya patlayıcı taşıyan bir hava aracı ya da doğrudan doğruya bir patlayıcı (füze) olduğuna işaret edildi.  Parçalar üzerindeki yazılar ve diğer emarelerin kısa süre sonra tam olarak ne olduğunun anlaşılmasına katkıda bulunacağı belirtildi. Kıbrıslı yetkililere göre, büyük bir parça üzerinde yapılan inceleme büyük ihtimal füze olabileceğini gösteriyor.  Patlamanın tanıkları füzenin havada infilak ettiğini söylüyor.  Bulunan parçaların üzerinde Rusça yazılar mevcut.  Askeri yetkililer Suriye’ye yönelik dün akşamki yoğun saldırı sırasında Suriye ordusu tarafından fırlatılan füzenin, hedefi ıskalamasının hemen sonrasında menzilini tamamlayıp kaza sonucu Türk bölgesine düştüğü kanaatinde.</p>
<p><strong>Kıbrıs Türk Kesimine düşen Rus Füzesinin menşei…</strong></p>
<p>Türkiye, Rus füzesiyle ilk kez tanışmıyor.  Lefkoşa ve Girne arasındaki Taşkent köyü yakınlarına düşen  Füze ile Temmuz 2018’de Gaziantep’e düşen “S-200” tipi Rus yapımı füzenin üzerindeki yazılı ibarelerin aynı olması dikkat çekti. Gaziantep’in Nurdağı ilçesi Hamidiye Mahallesi ormanlık alanında  bulunan ve roket parçası olduğu zannedilen enkazın Rus yapımı S-200 hava savunma sistemi füzesi olduğu ortaya çıkmıştı.  Rus yapımı “S-200 Angara” (NATO kodu SA-5 ‘Gammon’) hava savunma sistemi 2011’den beri, Suriye ordusunun envanterinde mevcut. Suriye Ordusu, soğuk savaş yıllarından beri Rus hava savunma sistemleri kullanıyor. “S-200” füzeleri, bu hava savunma sisteminin halen kullanılan unsurlarından biri.  Angara, Vega ve Dubna gibi farklı versiyonları bulunan S-200’ler, Rus yapımı bir uzun menzilli karadan havaya füze sistemi.   Bu hava savunma sistemi, Sovyetler Birliği döneminde, 1960’larda stratejik bombardıman uçaklarından korunmak amacıyla tasarlandı ve ilerleyen yıllarda geliştirildi. NATO kodu “SA-5 Gammon&#8221; olan S-200’ler 300-350 km menzile ulaşabiliyor.</p>
<p><strong>Füze neden Kıbrıs’a düştü?</strong></p>
<p>Kıbrıs, askeri operasyonların halen sürdüğü Suriye&#8217;ye yakın bir konumda yer alıyor. “Havada infilak eden Füze”nin kazara düşmüş olabileceğini değerlendiren uzmanlar, bu konuda Moskova’nın Ankara’da bulunan askeri ataşesinin, Türk yetkililere bu konuda teminat vermiş olduğunu belirtiyor.  İnsan yine de düşünmeden edemiyor!..  Kaç gündür İdlip’te rejim ordusu, Türk Ordusu’nun gözlem noktalarını havan ateşine tutuyor.  Hatta birkaç gün önce İdlib&#8217;de yükselen gerginliğin ardından Rusya&#8217;nın Ankara Ataşesi, Genelkurmay Başkanlığı&#8217;na çağrılmış; Rus ataşeye, “Saldırıların en ağır şekilde cezalandırılacağı” mesajı verilmişti.  Anlaşılan mesaj yerine ulaşmamış! Ruslar, başka ne türlü mesajlar bekliyor olabilir? .</p>
<p>Ömür Çelikdönmez</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/israil-suriyeyi-rus-fuzesi-kuzey-kibris-turk-kesimini-vurdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
