<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kenevir &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/kenevir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Feb 2019 08:07:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Kenevir &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yerli Savunmada &#8216;Kenevir&#8217; Hamlesi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yerli-savunmada-kenevir-hamlesi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yerli-savunmada-kenevir-hamlesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2019 08:07:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kenevir]]></category>
		<category><![CDATA[MilliSavunma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8274</guid>

					<description><![CDATA[Son yıllarda imza attığı işlerle kendi güvenlik güçlerinin çok stratejik avantajlar kazanmasının yanı sıra dünyanın gıpta ettiği projelere de imza atan yerli ve milli savunma sanayi keneviri kullanarak başarısını çok daha ileri taşımanın hedefinde. Terör örgütleriyle mücadelesinde yakın bir geçmişe kadar stratejik araç gereçlerde neredeyse tamamen dışarıya bağımlı olan Türkiye, son yıllarda attığı adımlarla hem bu bağımlılıktan kurtuldu hem de katma değeri yüksek milli teknolojilerin savunma sanayinde kullanımını artırarak bütçesine önemli bir kalem daha kazandırmış oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8216;Ülkemizde keneviri yok ettik. Bu konuda yeniden hızlıca çalışmalara başlıyoruz. Bu işin başlatılması lazım&#8217; cümleleriyle ilk işaretini verdiği yeni süreç hemen her sektörde adeta doping etkisi yaptı. Sırada milli savunma var Erdoğan&#8217;ın kenevir çıkışının ardından otomotivden enerjiye, sağlıktan inşaata ve daha çok sayıda sektörde &#8216;kenevirle üretim&#8217; projeleri hız kazanırken, yerli ve milli savunma cephesinde de beklentiler arttı. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Kendir Enstitüsü Başkanı ve &#8220;Mucize Bitki Kenevir&#8221; isimli kitabın yazarı Erdem Ulaş, kenevirin yerli silah teknolojilerinde nerelerde kullanılabileceği ve nasıl etkileri olabileceğini yenisafak.com&#8217;a açıkladı. Keneverin selüloz miktarı yüksek bir ürün olduğunu vurgulayan Ulaş, &#8220;Bu mucize bitkinin yerli ve milli silah projelerinde etkin olarak kullanılması son derece önemli ve yerinde bir adım olur&#8221; şeklinde konuştu. İnsansız hava araçlarına kenevirden gövde &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son yıllarda imza attığı işlerle kendi güvenlik güçlerinin çok stratejik avantajlar kazanmasının yanı sıra dünyanın gıpta ettiği projelere de imza atan yerli ve milli savunma sanayi keneviri kullanarak başarısını çok daha ileri taşımanın hedefinde.</strong></p>
<p>Terör örgütleriyle mücadelesinde yakın bir geçmişe kadar stratejik araç gereçlerde neredeyse tamamen dışarıya bağımlı olan Türkiye, son yıllarda attığı adımlarla hem bu bağımlılıktan kurtuldu hem de katma değeri yüksek milli teknolojilerin savunma sanayinde kullanımını artırarak bütçesine önemli bir kalem daha kazandırmış oldu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8216;Ülkemizde keneviri yok ettik. Bu konuda yeniden hızlıca çalışmalara başlıyoruz. Bu işin başlatılması lazım&#8217; cümleleriyle ilk işaretini verdiği yeni süreç hemen her sektörde adeta doping etkisi yaptı.</p>
<p>Sırada milli savunma var</p>
<p>Erdoğan&#8217;ın kenevir çıkışının ardından otomotivden enerjiye, sağlıktan inşaata ve daha çok sayıda sektörde &#8216;kenevirle üretim&#8217; projeleri hız kazanırken, yerli ve milli savunma cephesinde de beklentiler arttı.</p>
<p>Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Kendir Enstitüsü Başkanı ve &#8220;Mucize Bitki Kenevir&#8221; isimli kitabın yazarı Erdem Ulaş, kenevirin yerli silah teknolojilerinde nerelerde kullanılabileceği ve nasıl etkileri olabileceğini yenisafak.com&#8217;a açıkladı.</p>
<p>Keneverin selüloz miktarı yüksek bir ürün olduğunu vurgulayan Ulaş, &#8220;Bu mucize bitkinin yerli ve milli silah projelerinde etkin olarak kullanılması son derece önemli ve yerinde bir adım olur&#8221; şeklinde konuştu.<br />
İnsansız hava araçlarına kenevirden gövde</p>
<p>Kenevirle üretilecek savunma sanayi ürünlerini &#8216;yükte hafif pahada ağır&#8217; olarak niteleyen Ulaş, şöyle devam etti:</p>
<p>Milli piyade tüfeğinden tanklara, silahlı/silahsız insansız hava araçlarından güvenlik güçlerimizin kullandığı miğferlere kadar hemen her alanda kenevir kullanılabilir.</p>
<p>Kenevirin kullanılacağı ürünler hem daha sağlam olacak hem de daha ucuza mal edilmiş bir şekilde üretilecek. Kaldı ki son yıllarda Türkiye&#8217;nin savunma sanayinde kullanılan ürünlerin dünya genelinde ne denli ilgiyle izlendiğini biliyoruz. Kenevir kullanılarak üretilecek savunma araç gereçleri çok ciddi bir ihracat kalemi anlamı da taşıyor.</p>
<p>Kenevirden yapılan ürünler hem daha sağlıklı, hem de uzun ömürlü ve dayanıklı olacak. Ve tüm bu avantajlarının yanı sıra çok daha ucuza mal edilip, milli olarak üretilebilecek.&#8221;</p>
<p>yenisafak.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yerli-savunmada-kenevir-hamlesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kenevir Ve Haşhaş Türkiye İçin Bir Fırsat</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kenevir-ve-hashas-turkiye-icin-bir-firsat/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kenevir-ve-hashas-turkiye-icin-bir-firsat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jan 2019 06:18:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Haşhaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kenevir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=7993</guid>

					<description><![CDATA[ “Narkotik” terimi Yunanca “Narkotikos” dan türetilen bir sözcük. Kişisel zevk veya tıbbi amaçlı kullanılan psikoaktif maddelere verilen ortak isim. “Uyuşukluk, rehavet, miskinlik durumu…” gibi anlamları var. Günümüzde daha çok sinir sistemini etkileyerek, duyuları azaltan ya da yok eden maddeleri ifade eder. Ancak psikolojik ve fizyolojik bağımlılık yapan drogların yani ilaçların hepsineuyuşturucu madde denmesi yanlıştır. Tıp literatüründe ‘Morfin’ türü ağrı kesici doğal, yarı yapay ve yapay drogların tümüne “narkotikler”, “narkotik analjezikler” veya “opiyatlar” denir. Acı dindiren, hafifleten ve uyku veren maddeler olarak sınıflandırılır. Derdi veren Allah dermanını da vermiş: Kenevir deyip geçmeyin! Nasıl zehir var panzehir var? Zehir işlenerek dönüştürülerek panzehir haline getiriliyor. Narkotik maddeler de öyle.Kanada’da esrarın tıbbi amaçlı kullanım için satışı 2001’den bu yana yasal. Mesela Kendir/kenevir/Cannabis tohumu; omega kompleksleri bakımından zengin ve besleyicidir. Tohumunun yağı birçok hastalığa iyi gelir. Yaprağındaki cannabidiol maddesi ilaç yapımında kullanılır. Bu bileşenleri içeren kırmızı reçete ile Türkiye’de satılan Sativex kanser hastaları tarafından kullanılıyor. Kenevir tohumlarındaki enerjinin yüzde 73’ü esansiyel yağ asitleri, çoklu-doymamış yağ asitleri, linoleik, oleik, alfa-linolenik asitlerden oluşmaktadır. “Tıbbi kenevir” hakkında yenilikçi araştırmalar ile ünlü biyokimya ve moleküler biyoloji laboratuvarlarında yapılan araştırmalarda kanser tedavisinde işlevselliği görüldü. Kenevir hücreleri kanserli hücreyi arıyor, buluyor ve öldürüyor. Ayrıca kanser tümörlerini önleyici özellikleri var. Türkiye’nin narko tarihi ve narko endüstrisi… Avrupa genelinde bulunan 11 bin 500 civarındaki damarlı bitkinin 10 bini Türkiye’ye ait. Kendir/kenevir/ Cannabis, Türkiye için adeta  ‘bor’ kadar önemli ve stratejik nebat/ Plantae/ bir bitki. Türkiye, kenevirin yasaklı olduğu ve uyuşturucu sınıfında yer aldığı ülkelerden biri. Yasaklanması, Cumhuriyetin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> “Narkotik</strong>” terimi <strong>Yunanca</strong> “<strong>Narkotikos</strong>” dan türetilen bir sözcük. Kişisel zevk veya tıbbi amaçlı kullanılan <strong>psikoaktif</strong> maddelere verilen ortak isim.</p>
<p><strong>“Uyuşukluk, rehavet, miskinlik durumu…”</strong> gibi anlamları var. Günümüzde daha çok sinir sistemini etkileyerek, duyuları azaltan ya da yok eden maddeleri ifade eder.</p>
<p>Ancak <strong>psikolojik</strong> ve <strong>fizyolojik</strong> <strong>bağımlılık</strong> yapan <strong>drogların</strong> yani <strong>ilaçların</strong> hepsine<strong>uyuşturucu</strong> madde denmesi yanlıştır.</p>
<p><strong>Tıp</strong> literatüründe ‘<strong>Morfin’</strong> türü ağrı kesici doğal, yarı yapay ve yapay drogların tümüne “<strong>narkotikler”</strong>, “<strong>narkotik</strong> <strong>analjezikler</strong>” veya “<strong>opiyatlar”</strong> denir.</p>
<p>Acı dindiren, hafifleten ve uyku veren maddeler olarak sınıflandırılır.</p>
<p><strong><em>Derdi veren Allah dermanını da vermiş: Kenevir deyip geçmeyin!</em></strong></p>
<p>Nasıl zehir var panzehir var?</p>
<p><strong>Zehir</strong> işlenerek dönüştürülerek <strong>panzehir</strong> haline getiriliyor. <strong>Narkotik</strong> maddeler de öyle<strong>.Kanada</strong>’da esrarın tıbbi amaçlı kullanım için satışı <strong>2001</strong>’den bu yana yasal.</p>
<p>Mesela <strong>Kendir/kenevir/Cannabis</strong> tohumu; omega kompleksleri bakımından zengin ve besleyicidir.</p>
<p>Tohumunun yağı birçok hastalığa iyi gelir.</p>
<p>Yaprağındaki <strong>cannabidiol</strong> maddesi ilaç yapımında kullanılır.</p>
<p>Bu bileşenleri içeren kırmızı reçete ile Türkiye’de satılan <strong>Sativex</strong> kanser hastaları tarafından kullanılıyor.</p>
<p><strong>Kenevir</strong> tohumlarındaki enerjinin yüzde 73’ü <strong>esansiyel</strong> yağ asitleri, çoklu-doymamış yağ asitleri, <strong>linoleik</strong>, <strong>oleik</strong>,<strong> alfa-linolenik</strong> asitlerden oluşmaktadır.</p>
<p><strong>“Tıbbi kenevir”</strong> hakkında yenilikçi araştırmalar ile ünlü biyokimya ve moleküler biyoloji laboratuvarlarında yapılan araştırmalarda kanser tedavisinde işlevselliği görüldü.</p>
<p><strong>Kenevir hücreleri kanserli hücreyi arıyor, buluyor ve öldürüyor</strong>. Ayrıca kanser tümörlerini önleyici özellikleri var.</p>
<p><strong><em>Türkiye’nin narko tarihi ve narko endüstrisi…</em></strong></p>
<p>Avrupa genelinde bulunan <strong>11 bin 500</strong> civarındaki damarlı bitkinin 10 bini Türkiye’ye ait. <strong>Kendir/kenevir/ Cannabis,</strong> Türkiye için adeta  ‘<strong>bor</strong>’ kadar önemli ve stratejik nebat/ Plantae/ bir bitki.</p>
<p><strong>Türkiye</strong>, kenevirin yasaklı olduğu ve uyuşturucu sınıfında yer aldığı ülkelerden biri.</p>
<p>Yasaklanması, <strong>Cumhuriyetin ilk yıllarına</strong> kadar uzanıyor. Ancak bu yasaklamanın geçerli nedenleri olmadığı daha çok yeni kurulan cumhuriyetin uluslararası anlaşmalara<strong>tanınırlığının</strong> <strong>sağlanması</strong> için katıldığı söylenebilir.</p>
<p><strong>Cumhuriyetin</strong> ilk yıllarında <strong>Türkiye’nin</strong> kenevir tarımını yasaklaması; <strong>Cemiyeti Akvam </strong>yani<strong> Milletler Cemiyeti</strong> (şimdiki Birleşmiş Milletler)’nin <strong>1925</strong>’te Cenevre’de düzenlediği <strong>Narkotik Maddelerin Kontrolü Kongresi</strong>’nin sonuç bildirgesine imza atılmasıyla gerçekleşmişti.</p>
<p><strong>İngiltere’nin</strong> öncülüğünde toplanan <strong>Kongre’ye 37 ülke</strong> katıldı ve anlaşma <strong>19 Şubat 1925</strong>’te imzalandı.</p>
<p><strong>1912 Lahey Afyon Anlaşması</strong>nın hükümleri aynen kabul edildiği gibi uyuşturucu maddelerin uluslararası ticaretinin, imal, ithal, ihracının kontrol altına alınması ve hukuki düzenlemeler yapılması öngörüldü.</p>
<p>Anlaşmada birçok uyuşturucu madde kapsamında <strong>kendir</strong> yani <strong>kenevirin</strong> de tanımı;<strong>1925</strong> <strong>Cenevre</strong> Afyon Anlaşması; <strong>1912 Lahey</strong> Afyon Anlaşması’na atıfta bulunularak yapıldı.</p>
<p><strong>Lahey</strong>’de sadece uyuşturucu maddeler sınıflandırılarak ayrı ayrı tarif edilmiş, uyuşturucuların imal, ithal ve ihracını kontrol etmeye yönelik kararlar alınmıştı.</p>
<p>Oysa <strong>1925 Cenevre Afyon Anlaşması</strong> (Lahey Anlaşması’nın esasları ve tarifleri aynen kabul edilmekle birlikte, uyuşturucu maddelerin uluslararası ticaretini kontrol altında bulunduracak etkili bir sisteminin kurulması sağlanmıştır.</p>
<p><strong><em>Üretimi yasak, ticareti serbest!.. Tam İngiliz işi değil mi?..</em></strong></p>
<p>Böylelikle dönemin belki bütün dönemlerin en büyük uyuşturucu karteli <strong>uzun bacaklıların çıkarları </strong>korunmaya alındı.</p>
<p>Bu kongreye ön ayak olan ve dünya uyuşturucu ticaretini o yıllarda elinde bulunduran,<strong>Çin’i</strong> <strong>esrara</strong> <strong>alıştıran</strong> ve bu uyuşturucu maddenin ticaretini yapan, hatta savaş çıkaran kendisi değilmiş gibi <strong>Birleşik Krallık</strong> (İngiltere/ Britanya), kendisini uluslararası arenada yasal bir zırha kavuşturdu.</p>
<p>İşin ilginci, <strong>keneviri dünyada ilk yasadışı ilan eden İngiltere</strong>’ye; <strong>1925</strong>’te en büyük destek <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Mısır’dan</strong> gelmişti.</p>
<p>Neden böyle diyorum çünkü <strong>İngiltere</strong>, <strong>afyon</strong> üretiminin sınırlandırılmasını onaylarken ticaretinin sınırlandırılması konusunda büyük direnç gösteriyordu.</p>
<p>Ancak, tüm dünyada büyük yankılar uyandıran doktor raporları ve özellikle <strong>eroin</strong>karşısında oluşturulan konsorsiyum çalışmalarıyla, <strong>1912</strong> yılında <strong>Lahey Afyon Sözleşmesi </strong>diye bilinen sözleşme imzalanıp, eroin üretimi tamamen yasa dışı ilan ediliyordu.</p>
<p><strong><em>İlk tıbbi amaçlı “Eroin Fabrikası”</em></strong></p>
<p><strong>Osmanlı yönetimi Lahey</strong>’e delege göndermemişti.</p>
<p><strong>1914</strong>’te yapılan ek protokole ise delege gönderse de imza koymamıştı.</p>
<p><strong>1926</strong>’da <strong>Ankara</strong> aldığı bir kararla, <strong>Japon</strong> bir firma ile ortak <strong>Eroin</strong> fabrikasının kuruluşunu gerçekleştirdi. Böylelikle bugünkü <strong>Taksim Divan Oteli-Taşkışla</strong>mevkiinde <strong>Mecidiye Kışlası</strong> olarak bilinen yerde tarihimizin ilk tıbbi amaçlı <strong>“Eroin Fabrikası” </strong>açıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7994" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-1.jpg" alt="" width="380" height="249" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-1.jpg 380w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-1-300x197.jpg 300w" sizes="(max-width: 380px) 100vw, 380px" /></p>
<p><strong>Japon</strong> girişimciler, <strong>1926</strong> yılında o dönem harap haldeki <strong>Taksim ‘Mecidiye Kışlası</strong>’nı afyon sentezleyerek uyuşturucu üreten bir fabrikaya çevirdiler. Fabrikanın bağlı olduğu şirketin adı ise <strong>Oriental Products Company</strong>’di.</p>
<p><strong>1929</strong> yılı Mayıs ayında <strong>Eyüp’ün Bahariye </strong>semtinde, <strong>Haliç’e</strong> yakın bir bölgede ikinci fabrika kuruldu. <strong>Eroin</strong> fabrikasının adı ise: “<strong>Eczayı Tıbbiye ve Kimyeviye”</strong> (ETKİM) idi.</p>
<p>Üçüncü fabrika, <strong>Türk Ecza-yı Tıbbiye ve Kimyeviye Şirketi</strong> adını taşıyan fabrika, Eyüp’teki fabrikanın açılışından tam 7 ay sonra; Aralık <strong>1929</strong>’da kuruldu.</p>
<p>Bu fabrikayla ilgili en çok dikkat çeken noktalardan biri ise fabrikanın Yönetim Kurulu Başkanı’nın, o dönemde <strong>Meclis Başkanı</strong> olan ve daha sonra <strong>Başbakanlık</strong> da yapacak olan <strong>Hasan Saka</strong> olmasıdır.</p>
<p>Türkiye tıbbi amaçlı ürettiği ve medikal sektörde kullanılan morfin ve eroin sattığı için,<strong>1929</strong>’dan başlayarak büyük bir ambargo ile karşılaşmıştı.</p>
<p><strong>ABD</strong>, New York Belediye Başkanı La Gardia, Türk malları için bir yasa tasarısı bile vermişti.</p>
<p>Hatta <strong>10-12 milyon nüfuslu Mısır’da </strong>30-40 bin kişinin <strong>Türkiye’den kaçırılan uyuşturucu yüzünden</strong> öldüğü gündeme gelmiş, <strong>Kahire</strong> Emniyet Müdürü, <strong>İngiliz</strong>general <strong>Russel’in</strong> <strong>ilaç</strong> kapsamındaki <strong>Türk</strong> <strong>eroinine</strong> düşmanlığı yüzünden; eroin kaçakçılığını<strong> ‘organize suç’ </strong>olarak hukuki anlamda ilk tanıyan ülkelerden biri de <strong>Mısır</strong>olmuştu.</p>
<p><strong><em>Haşhaş sütünden Eroin imalatı Alkaloid fabrikası…</em></strong></p>
<p>Geleneksel haşhaş ürününü değerlendirmek ve piyasanın yasal <strong>alkaloid</strong> gereksinimini karşılamak amacıyla 1976 yılında Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesinde temeli atılan Afyon Alkaloidleri Fabrikası 1981 yılında deneme üretimine başlamış, 1986 yılında ise kesin kabulü yapılarak esas üretime geçmiştir.</p>
<p><strong>Afyon Alkaloidleri Fabrikası </strong>zamanının en modern tekniklerini içeren teknolojisiyle ve 20 bin ton/yıl çizilmemiş haşhaş kapsülü işleme kapasitesiyle alanında dünyanın en büyük fabrikasıdır.</p>
<p><strong>Afyon Alkaloidleri Fabrikası,</strong> Ekstraksiyon ve Türevler Ünitesi olmak üzere iki kısımdan oluşuyor.</p>
<p><strong>Toprak Mahsülleri Ofisi</strong> Genel Müdürlüğü’nün <strong>2012</strong> yılı <strong>Haşhaş</strong> <strong>Raporu’na</strong> göre,<strong>Afyonkarahisar’daki</strong> <strong>Alkaloid</strong> <strong>Fabrikası</strong>, alanında dünyanın en büyük fabrikası. Türkiye genelinde <strong>700 bin dekar alanda haşhaş</strong> ekiliyor.</p>
<p><strong>2012</strong> yılı sonbaharından itibaren <strong>Afyonkarahisar, Amasya, Burdur, Çorum, Denizli, Isparta, Kütahya, Tokat, Uşak</strong> illerinin tamamı ile <strong>Balıkesir ilinin Balya, Bigadiç, Dursunbey, İvrindi, Kepsut, Savaştepe</strong> ve <strong>Sındırgı</strong> ilçeleri, <strong>Eskişehir</strong>ilinin <strong>Alpu, Beylikova, Çifteler, Günyüzü, Han, Mahmudiye, Mihalıççık, Seyitgazi ve Sivrihisar</strong> ilçeleri, <strong>Konya</strong> ilinin <strong>Ahırlı, Akören, Akşehir, Beyşehir, Derbent, Doğanhisar, Hüyük, Ilgın, Kadınhanı, Seydişehir, Tuzlukçu, Yalıhüyük</strong> ve<strong>Yunak</strong> ilçeleri, <strong>Manisa</strong> ilinin <strong>Merkez, Demirci, Gördes, Köprübaşı, Kula, Sarıgöl</strong> ve Selendi ilçelerinde izin belgesi karşılığında haşhaş ekimi ve çizilmemiş haşhaş kapsülü üretimi serbest.</p>
<p><strong><em>Türkiye’nin bağımsızlık savaşında narkotik  (haşhaş) önemli bir semboldür!</em></strong></p>
<p><strong>ABD’nin</strong> <strong>Türkiye’ye</strong> baskı yaparak haşhaş tarımını yasaklatma çabasını,  <strong>Demirel</strong> ve <strong>Ecevit</strong> Hükümetleri engellemiştir.</p>
<p>Bu konuda aslan payı <strong>Süleyman Demirel</strong>’e aittir. <strong>12 Mart Muhtırası</strong> sonrası askeri vesayetle kurulan geçiş hükümeti bu konuda <strong>Amerika’nın</strong> baskısına direnemedi.</p>
<p><strong>Başbakan Süleyman Demirel </strong>şapkasını alıp gidince <strong>CHP Kocaeli Milletvekili Nihat Erim</strong>, partisinden istifa ederek <strong>26 Mart 1971&#8242;</strong>de <strong>başbakan</strong> olmuş ve yeni hükümeti kurmuştu.</p>
<p><strong>Türkiye’de</strong> <strong>1971</strong> yılına kadar <strong>haşhaştan</strong> <strong>afyon</strong> üretimi yapılırken <strong>Türkiye’nin</strong>, yasadışı uyuşturucunun kaynaklarından biri olarak suçlanmasından dolayı<strong>Amerikalıların</strong> <strong>baskısını</strong> hafifletmek için <strong>Nihat</strong> <strong>Erim</strong> Başbakanlığındaki <strong>Türk Hükümeti </strong>bu suçlamaların doğru olmadığını kanıtlamak amacıyla ülkede <strong>haşhaş ekimine 26/06/1971 </strong>tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile <strong>tam bir yasak </strong>getirdi.</p>
<p><strong>1974</strong>’e kadar süren bu yasak sırasında, <strong>Avrupa</strong> ve <strong>Amerika’ya</strong> yasadışı uyuşturucu girişi devam etmiş, üstelik diğer afyon üreten ülkelerin üretimlerinde artış gözlenmiş ve yeni haşhaş üreticisi ülkelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.</p>
<p>Diğer taraftan bu yasak, önemli bu gelir kaynağından mahrum olan üreticilerimiz üzerinde sosyal ve ekonomik olumsuzluklara yol açmıştır.</p>
<p><strong><em>Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan afyon ekimini serbest bıraktı…</em></strong></p>
<p>Geçimini haşhaş tarımından sağlayan <strong>1,5 milyon</strong> Türk insanı bu yasaktan olumsuz etkilenmiştir.</p>
<p><strong>01/07/1974</strong> tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile ilaç hammaddesi ihtiyacının sağlanması ve geçimi büyük ölçüde haşhaş üretimine bağlı olan çiftçilerin yaşam koşullarının düzeltilmesi amacıyla haşhaş ekimi ve ham afyon üretimi 7 ilde (Afyon, Burdur, Isparta, Denizli, Kütahya, Uşak ve Konya) serbest bırakılmıştır.</p>
<p>06/12/1974 tarihli kararname ile kaçağa kayma riski yüksek olan ve haşhaş kapsülünün çizilmesi ile elde edilen afyon üretimi yasaklanarak, daha güvenli bir yöntem olan çizilmemiş haşhaş kapsülü üretimine geçilmiştir.</p>
<p><strong><em>ABD/CIA operasyonlarının bütçesi narko trafikten: </em></strong></p>
<p><strong>1980</strong>&#8216;li yıllarda ABD&#8217;nin <strong>Los Angeles</strong> kentinde uyuşturucu kullanımı tavan yapmıştı.</p>
<p>Bunun en büyük sorumlusu, <strong>CIA</strong> idi.</p>
<p><strong>CIA&#8217;in</strong> uyuşturucu ihracatı ya da kaçakçılığı vakasında rolünün ne olduğu bugün bile tam bilinmiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7995" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-2.jpg" alt="" width="349" height="167" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-2.jpg 349w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-2-300x144.jpg 300w" sizes="(max-width: 349px) 100vw, 349px" /></p>
<p><strong>1998</strong>’de <strong>CIA</strong>, uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarını reddetti fakat Nikaragualı Contra isyancılarının kaçakçılık yaptıklarından haberdar olduğunu açıklamıştı.</p>
<p>Gazeteci <strong>Gary Webb</strong>&#8216;in <strong>1996</strong> yılında yayınladığı rapora göre <strong>CIA, ABD</strong>&#8216;ye uyuşturucu madde ihraç edilmesi için <strong>Nikaragua&#8217;daki</strong> <strong>Contra</strong> isyancılarla beraber çalışıyordu.</p>
<p>Bu sebeple Los Angeles&#8217;ın yoksul bölgelerinde uyuşturucu kullanımı artıyor ve hastalıklar baş gösteriyordu.</p>
<p>Gerçekleri ortaya çıkaran Webb, 2004 yılında intihar etti/öldürüldü.</p>
<p><strong>İrangate</strong> olayı ABD yönetiminin İrana, İsrail aracılığı ile gizlice silah satması ve sattığı silahların parası ile Nikaragua&#8217;daki contra eylemcilere, yani komünist rejime karşı faaliyet gösteren gerillalara destek sağladığının ortaya çıkmasıdır. 1986&#8217;da ortaya çıkan skandal, Ortadoğu’yu karıştırmıştır.</p>
<p><strong>Narko terörizm</strong>, uyuşturucu tacirleri tarafından kendi yasa dışı işlerini korumak için kullanılan <strong>terör</strong> taktikleridir.</p>
<p>Uyuşturucu baronlarıyla, silahlı örgütler arasında ittifakı tarif eder.</p>
<p>Her ikisi de hükümetlerin istikrarının bozulmasından ve kurulu toplumsal düzenin çökmesinden çıkar elde etmektedir.</p>
<p><strong>Amerikalı</strong> saha casuslarının<strong> ‘freedom fighter</strong>’ yani özgürlük savaşçısı sıfatını yakıştırdıkları grupların finansmanı genellikle <strong>narko</strong> <strong>trafikten</strong>  sağlanır.</p>
<p><strong>Reagan</strong> yönetiminde yani <strong>1980</strong>’lerde <strong>Amerika’nın</strong> özgürlük savaşçıları arasında<strong>Nikaragua’da</strong> devrimci <strong>Sandinist’lere</strong> karşı savaşan <strong>Kontra’lar</strong> ve <strong>Afganistan’da,Sovyetler</strong> <strong>Birliği’ne</strong> karşı savaşan <strong>Taliban</strong> gibi grupların ihtiyaç duydukları silah ve mühimmatı temin etmeleri için bu grupların uyuşturucu kaçakçılığına göz yumulmuştu.</p>
<p><strong><em>Türkiye’nin uyuşturucu ile imtihanı…</em></strong></p>
<p><strong>Türkiye</strong> uyuşturucu kaçaklığıyla ilgili <strong>1961 </strong>Uyuşturucu Maddelere Dair Tek Sözleşmesi,<strong>1971</strong> <strong>Psikotrop</strong> <strong>Maddeler</strong> Sözleşmesi, <strong>1981</strong> <strong>Uyuşturucu ve Psikotrop</strong> Maddeler Kaçakçılığına Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ve <strong>2000</strong> <strong>Sınıraşan</strong> Örgütlü Suçlara Karşı BM Sözleşmesi’ne bağlı olarak mücadelesini yürütüyor.</p>
<p>İkili ve uluslararası anlaşmalar ile ulusal mevzuat çerçevesinde yabancı ülke makamları ve bu alanda faaliyet gösteren uluslararası kurum ve kuruluşlarla irtibatlı olarak çalışıyor.</p>
<p>Bu kapsamda, <strong>ABD</strong> Uyuşturucu ile Mücadele Teşkilatı (DEA), <strong>AB</strong> Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı Gözlem Merkezi (EMCDDA), Uluslararası Uyuşturucu Maddeler Kontrol Kurulu (INCB), Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı İle Mücadele Eden Ulusal Kolluk Kuruluş Bölüm Başkanları (HONLEA), BM Uyuşturucu Maddeler Komisyonu (UMK), Paris Paktı, Orta ve Yakındoğu Yasadışı Uyuşturucu Ticareti Alt Komisyonu (OYUTAK) ile işbirliği yapılıyor.</p>
<p>Hazırlanan raporlara bakılırsa <strong>Türkiye&#8217;nin</strong> <strong>narko</strong>&#8211;<strong>ekonomisi</strong> <strong>140 milyar liraya</strong>ulaşıyor.</p>
<p>Bu <strong>GSYİH&#8217;nin</strong> <strong>yüzde 16&#8217;sına</strong> karşılık geliyor.</p>
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü <strong>KOM</strong> Daire Başkanlığı, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin <strong>2017</strong> raporlarına göre; <strong>Türkiye, dünyada en fazla uyuşturucu miktarı yakalayan ülkele</strong>rin başında.</p>
<p>Tüm <strong>Avrupa</strong>’da yakalanan miktar ise <strong>Türkiye’de ele geçirilen miktarın</strong> yanına bile yaklaşmıyor.</p>
<p>Avrupa’da uyuşturucu pazarının hacmi <strong>30 milyar Euro</strong> civarında.</p>
<p>Bunun yüzde 38’i, <strong>10 milyar euro </strong>değerindeki esrar. Eroinin hacmi ise yaklaşık<strong> 8 milyar euro</strong>.</p>
<p>Emniyetin raporuna göre; <strong>Türkiye’de</strong> geçen yıl<strong> 20 bin kilo eroin, 146 bin kilo esrar, 845 kilo kokain, 241 kilo metamfetamin ile, 3.7 milyon adet ecstasy, 12.9 milyon da captagon</strong> yakalandı.</p>
<p><strong>AB’nin</strong> saflığına göre verdiği fiyatlara bakılırsa bu miktarların parasal değeri<strong> 2 ile 3 milyar euro </strong>yani 9 ile 14 milyar lira arasında.</p>
<p><strong><em>Uluslararası Narko Trafik CIA kontrolünde…</em></strong></p>
<p><strong>CIA</strong> geçmişte Güney Amerika’da nasıl karteller oluşturdu veya kontrolü dışına çıkan kartelleri ortadan kaldırdı ise günümüzde de sistem aynı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7996" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-3.jpg" alt="" width="443" height="248" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-3.jpg 443w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-3-300x168.jpg 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/Untitled-3-330x186.jpg 330w" sizes="(max-width: 443px) 100vw, 443px" /></p>
<p>ABD savaş endüstrisinin makinesinin fiili işgali altındaki Afganistan’daki 2017’de Afyon üretimi 9 bin ton gerçekleşti.</p>
<p>Bu rakam, 1994’ten bu yana ulaşılmış en yüksek miktar. ABD müdahalesinin afyon üretimini nasıl artırdığı ortada.</p>
<p>ABD askerleri ülkeye ayak bastıktan bir yıl sonra afyon üretimi yüzde 657 artarak dünya üretiminin yüzde 92’sini karşılar hale geldi.</p>
<p>Üretilen tüm afyondan elde edilen eroin miktarı ise 530 ton kadar.</p>
<p><strong>Eroin</strong> iki yoldan <strong>Batı</strong> pazarına geçiyor.</p>
<p>Biri <strong>Ukrayna</strong>, diğeri <strong>Türkiye</strong>.</p>
<p>Ancak <strong>Suriye’deki</strong> <strong>‘vesayet savaşları’ </strong>sonrası üretilen eroinin neredeyse yarısı<strong>Türkiye</strong> hattına kaydı.</p>
<p>Bu da <strong>200</strong> <strong>tondan</strong> <strong>fazla</strong> demek.</p>
<p>Bu durum, <strong>BM</strong> ve <strong>AB</strong> raporlarında açıkça yer alıyor.</p>
<p><strong><em>Kenevir ve Afyon (Haşhaş) Türkiye için bir fırsat…</em></strong></p>
<p>Dünya uyuşturucu probleminin başında <strong>Sentetik</strong> <strong>uyuşturucular</strong> var.</p>
<p>Uluslararası uyuşturucuyla mücadele sistemi maalesef, gelişmekte olan sentetik uyuşturucu tehdidine karşı neredeyse çaresiz. Ve bunun <strong>tedavisi</strong> de neredeyse<strong>imkânsız</strong>.</p>
<p>Bu anlamda <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>tıbbi</strong> <strong>amaçlı</strong> <strong>ilaç</strong> yapımında ve birçok hastalıkların tedavisinde kullanılan <strong>kenevir ve haşhaş</strong> ekimini <strong>yasal</strong> <strong>çerçeveye</strong> <strong>oturtması</strong> çok önemli gelişme.</p>
<p><strong>Türkiye’nin</strong> bu adımı, <strong>CIA</strong> kontrolündeki <strong>narko</strong> <strong>trafiğini</strong>, <strong>narko terörünü</strong> ortadan kaldıracak ve <strong>Türk ekonomisine canlılık</strong> kazandıracaktır.</p>
<p>.</p>
<p><strong>Ömür Çelikdönmez</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kenevir-ve-hashas-turkiye-icin-bir-firsat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Yıl Hediyesi, Tıbbi Kenevir</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yeni-yil-hediyesi-tibbi-kenevir/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yeni-yil-hediyesi-tibbi-kenevir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Dec 2018 18:40:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Kenevir]]></category>
		<category><![CDATA[Tayland]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6968</guid>

					<description><![CDATA[TAYLAND MECLİSİ’NDE YASALLAŞTI Tayland’da meclisten &#8220;yeni yıl hediyesi&#8221;: Tıbbi kenevir yasallaştırıldı. ilgili yasada değişiklik yapılarak kenevirin tıbbi kullanımı yasallaştırıldı. Böylece Tayland tıbbi kenevire onay veren ilk Güneydoğu Asya ülkesi oldu. Tayland parlamentosundan kenevirin (Cannabis) tıbbi amaçlı kullanımına onay çıktı. Tıbbi kenevirin kullanımının serbest bırakılması için 1979 tarihli yasada değişiklik öngören tasarıya 166 evet oyu gelirken, 13 milletvekili çekimser kaldı; düzenlemeye karşı çıkan milletvekili ise olmadı. Böylece Tayland kenevirin tıbbi amaçlı kullanımını yasallaştıran ilk Güneydoğu Asya ülkesi oldu. Tasarı komitesinin başkanı Somchai Sawangkarn, televizyonda yayınlanan oturumda yaptığı konuşmada, &#8220;Bu, Ulusal Meclis&#8217;in hükümete ve Tayland halkına yeni yıl hediyesidir&#8221; diye konuştu.Tasarıda yapılan son araştırmaların kenevirin tıbbi yararları olduğunu ortaya koyduğuna dikkat çekildi. Tayland&#8217;da tıbbi kenevire ilişkin en çok tartışılan konu yabancı firmaların patent talepleri. Bu firmaların pazar üzerinde hâkimiyet kurması ve bu durumun Taylandlı hastaların ve araştırmacıların kenevire erişimini zorlaştırma ihtimali endişelere neden oluyor. Başbakan Yardımcısı Prajin Juntong, kenevir hasatının nasıl yapılacağı ve yetiştirilmesine izin verilecek kenevir miktarına hükümetin karar vereceğini açıkladı. Tayland&#8217;da kenevir, yasaklandığı 1935 yılına dek yaygın olarak acıyı ve bitkinliği azaltma amaçlı kullanılıyordu. Ancak ilgili yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana kenevir yetiştirme ve kenevir kaçakçılığı için 15 yıla kadar hapis cezası ve 1,5 milyon baht (46 bin dolar) para &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TAYLAND MECLİSİ’NDE YASALLAŞTI</strong></p>
<p>Tayland’da meclisten &#8220;yeni yıl hediyesi&#8221;: Tıbbi kenevir yasallaştırıldı. ilgili yasada değişiklik yapılarak kenevirin tıbbi kullanımı yasallaştırıldı. Böylece Tayland tıbbi kenevire onay veren ilk Güneydoğu Asya ülkesi oldu.</p>
<p>Tayland parlamentosundan kenevirin (Cannabis) tıbbi amaçlı kullanımına onay çıktı. Tıbbi kenevirin kullanımının serbest bırakılması için 1979 tarihli yasada değişiklik öngören tasarıya 166 evet oyu gelirken, 13 milletvekili çekimser kaldı; düzenlemeye karşı çıkan milletvekili ise olmadı. Böylece Tayland kenevirin tıbbi amaçlı kullanımını yasallaştıran ilk Güneydoğu Asya ülkesi oldu.</p>
<p>Tasarı komitesinin başkanı Somchai Sawangkarn, televizyonda yayınlanan oturumda yaptığı konuşmada, &#8220;Bu, Ulusal Meclis&#8217;in hükümete ve Tayland halkına yeni yıl hediyesidir&#8221; diye konuştu.Tasarıda yapılan son araştırmaların kenevirin tıbbi yararları olduğunu ortaya koyduğuna dikkat çekildi.</p>
<p>Tayland&#8217;da tıbbi kenevire ilişkin en çok tartışılan konu yabancı firmaların patent talepleri. Bu firmaların pazar üzerinde hâkimiyet kurması ve bu durumun Taylandlı hastaların ve araştırmacıların kenevire erişimini zorlaştırma ihtimali endişelere neden oluyor.</p>
<p>Başbakan Yardımcısı Prajin Juntong, kenevir hasatının nasıl yapılacağı ve yetiştirilmesine izin verilecek kenevir miktarına hükümetin karar vereceğini açıkladı.</p>
<p>Tayland&#8217;da kenevir, yasaklandığı 1935 yılına dek yaygın olarak acıyı ve bitkinliği azaltma amaçlı kullanılıyordu. Ancak ilgili yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana kenevir yetiştirme ve kenevir kaçakçılığı için 15 yıla kadar hapis cezası ve 1,5 milyon baht (46 bin dolar) para cezası öngörülüyor.</p>
<p>Kenevirin tabu olarak görüldüğü bazı Güneydoğu Asya ülkeleri dünyanın en katı uyuşturucu yasalarına sahip. Örneğin Singapur, Endonezya ve Malezya&#8217;da kenevir kaçakçıları idam cezası ile karşı karşıya kalabiliyor.</p>
<p><strong>Deutsche Welle Türkçe</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yeni-yil-hediyesi-tibbi-kenevir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
