<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>karar &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/karar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Mar 2021 07:11:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>karar &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İstanbul Sözleşmesi İptal</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/istanbul-sozlesmesi-iptal/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/istanbul-sozlesmesi-iptal/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 06:06:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16999</guid>

					<description><![CDATA[İnancımıza, değerlerimize, ve geleneklerimize uygun olmayan İstanbul Sözleşmesi Cumhurbaşkanımızın onayıyla ve bir hatadan da dönülerek kaldırıldı. Hamdolsun… Bundan sonra işimiz hem çok hem de zor… Bu iptalle tüm toplumsal sorunlarımız halloldu, ortadan kalktı zannıyla hareket edip gevşemeyelim. Ailevi ve toplumsal sorunlar bugün artış ve çeşitlilik gösterse de İstanbul Sözleşmesi öncesinde vardı sonrasında da olmaya devam edecek… İstanbul Sözleşmesinin tüm kötüklüklerin tek nedeni sayılması aldatıcıdır…Oysa sorun çok daha derindir. İletişim kanallarının çoğalması, bir anlamda kontrol sayılabilecek mahalle baskısını azaltacak kentsel yaşamın hızla çoğalması, eğitim ve öğretim sisteminde değerler yerine daha çok salt bilginin önem kazanması, merkezi otoritelerin insan üzerinde baskılarının etkisi, kazanmanın meşru olup olmadığına bakılmaksızın mali imkanların artması , el değiştirmesi ve daha pek çok sosyolojik sebep bulunmaktadır. Bu nedenle asıl görevimiz sözleşme kaldırıldıktan sonra başlamaktadır. Yerine teorik olarak neyi ve hangi ilkeleri koyacağız? Uyguladıktan sonra &#8221; toplumda ne tür iyileşmeler meydana gelmektedir?&#8221; sorusuna cevap arayacağız. Bugüne kadar şİkayet etmek dışında “sözleşmenin yerine ne konulacak?” sorusuna verebileceğimiz bir cevabımız ve işin uzmanlarının üzerinde çalıştığı hazır bir metnimiz var mıdır? Bu süreçte ne yazık ki “bundan sonra ne olacak?&#8221; sorusu aklıllardaki soru işaretlerini giderecek ve de vicdanları rahatlatacak cevap henüz bulamamıştır. Eğitim sistemimizi sil baştan bu manada yeniden yapılandırabilecek miyiz? Basın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnancımıza, değerlerimize, ve geleneklerimize uygun olmayan İstanbul Sözleşmesi Cumhurbaşkanımızın onayıyla ve bir hatadan da dönülerek kaldırıldı. Hamdolsun…</p>



<p>Bundan sonra işimiz hem çok hem de zor…</p>



<p>Bu iptalle tüm toplumsal sorunlarımız halloldu, ortadan kalktı zannıyla hareket edip gevşemeyelim. Ailevi ve toplumsal sorunlar bugün artış ve çeşitlilik gösterse de İstanbul Sözleşmesi öncesinde vardı sonrasında da olmaya devam edecek…</p>



<p>İstanbul Sözleşmesinin tüm kötüklüklerin tek nedeni sayılması aldatıcıdır…Oysa sorun çok daha derindir. İletişim kanallarının çoğalması, bir anlamda kontrol sayılabilecek mahalle baskısını azaltacak kentsel yaşamın hızla çoğalması, eğitim ve öğretim sisteminde değerler yerine daha çok salt bilginin önem kazanması, merkezi otoritelerin insan üzerinde baskılarının etkisi, kazanmanın meşru olup olmadığına bakılmaksızın mali imkanların artması , el değiştirmesi ve daha pek çok sosyolojik sebep bulunmaktadır.</p>



<p>Bu nedenle asıl görevimiz sözleşme kaldırıldıktan sonra başlamaktadır. Yerine teorik olarak neyi ve hangi ilkeleri koyacağız? Uyguladıktan sonra &#8221; toplumda ne tür iyileşmeler meydana gelmektedir?&#8221; sorusuna cevap arayacağız.</p>



<p>Bugüne kadar şİkayet etmek dışında “sözleşmenin yerine ne konulacak?” sorusuna verebileceğimiz bir cevabımız ve işin uzmanlarının üzerinde çalıştığı hazır bir metnimiz var mıdır?</p>



<p>Bu süreçte ne yazık ki “bundan sonra ne olacak?&#8221; sorusu aklıllardaki soru işaretlerini giderecek ve de vicdanları rahatlatacak cevap henüz bulamamıştır.</p>



<p>Eğitim sistemimizi sil baştan bu manada yeniden yapılandırabilecek miyiz? Basın yayın organlarımız aileyi yeniden inşa edecek programlara hazır mı? Bu programlara kendi ellerimizle yabancılaştırdığımız gençlerimizi yeniden nasıl motive edeceğiz? Sorular ve sorunlar bunlardır.</p>



<p>Dedesinin mezar taşlarını okuyamayan bir nesilden şikayet ederken bugün, büyük oranda babasını ve annesini konuştuğunda anlayamayan bir nesil nasıl meydana gelmiştir? Daha da önemlisi yeni nesil bu süre içerisinde geçmişine yabancı hale nasıl getirildi bunun farkındamıyız?</p>



<p>Mesele zor gibi görünse de çözüm basittir. Tek kelime. Adalet! Sonra adalet, sonra yine adalet! …</p>



<p>Aile içinde adalet, mahallede adalet, şehirde adalet, devlette adalet! Adalet, adalet, adalet…!</p>



<p>Sorun oluşmasını önleyici tedbirler almaktır öncelikle hedef…</p>



<p>Kanun sonradır…</p>



<p>Tüm ailevi ve toplumsal sorunların çözüm kaynağıdır bu sihirli kelime…<br>Sil baştan yeniden başlamaya ve adalet kelimesini tüm işlerimizin veya faillerinin önüne sıfat olarak koymaya var mıyız?</p>



<p>Adaletli eş ve baba, adaletli eş ve anne, adaletli komşu, adaletli idareciler, yöneticiler,</p>



<p>Adil köprüler, adil mahkemeler, adil hastaneler, adil yönetimler, adil yollar, adil imar, adil kalkınma…</p>



<p>Beklentimiz ise Adalet ve Kalkınma Partisi’nin liderinin öncülüğünde bu işi başarabileceği yönündedir…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/istanbul-sozlesmesi-iptal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sözleşmenin Feshi Neyi Gösterdi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/sozlesmenin-feshi-neyi-gosterdi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/sozlesmenin-feshi-neyi-gosterdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof.Dr. Zeki Bayraktar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 05:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17002</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Sözleşmesinin feshi ile herhangi bir hukuki boşluk doğmayacaktır. Çünkü önemli olan yürürlükteki kanunlardır. Ayrıca gerekiyorsa yeni kanunlar da yapılır. Ancak ben bu feshin ülkeye bir fayda sağlamayacağını, buna karşı Erdoğan’a zarar vereceğini düşünüyorum. Yani bu fesih kararını politik olarak hatalı buluyorum.Ancak bu fesih kararı bazı ezberleri de bozmuş ve şunları göstermiştir;1-‘’Erdoğan ister, tabanı da kabul eder’’, ‘’tabanın hiçbir iradesi yoktur, Erdoğan ne isterse o’’ şeklindeki iddiaların tamamı çökmüştür. Taban son yıllarını en güçlü siyasi liderini etkilemiş ve istediğini almıştır. Veya Erdoğan zaten böyle bir liderdir(tabanın ne dediğini dikkate alan). Ama bunu ilk kez bu kadar bariz görüyoruz.2-Yakın siyasi tarihimizde eşi benzeri görülmemiş (algıları yıkan) bir taban-tavan etkileşimi meydana gelmiştir.3-Ak Partiye yakın olduğu düşünülerek ‘’emir kulu gibi çalışıyorlar’’ denen STK’ların bir bölümü(çoğu) hükümete kök söktürmüş, bunaltmış ve neticede de istediklerini almışlardır.4-Buna karşı 28 Şubat sürecinde ‘’baş örtüsünü babalarının/ağabeylerinin isteği ile örtüyorlar’’ denerek küçümsenen, iradeleri yok sayılan kadınların bir bölümü KADEM, ASAP ve HAZAR gibi dernek ve platformlarda örgütlenerek, sözleşmenin feshedilmemesi yönünde görüş beyanında bulunmuşlardır. Yani taban ve STK’lar yekpare bir düzlemde hareket etmemiş, tamamen kendi iradeleri ile doğru bulduklarını beyan etmiş, iktidarı sivil bir baskı ile etkilemeye çalışmışlardır. Yıllardır herkesin söylediği/istediği bu değil mi idi?(sadece sandığa bakılmaması, sivil taleplerin dikkate &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İstanbul Sözleşmesinin feshi ile herhangi bir hukuki boşluk doğmayacaktır. Çünkü önemli olan yürürlükteki kanunlardır. Ayrıca gerekiyorsa yeni kanunlar da yapılır. Ancak ben bu feshin ülkeye bir fayda sağlamayacağını, buna karşı Erdoğan’a zarar vereceğini düşünüyorum. Yani bu fesih kararını politik olarak hatalı buluyorum.<br><br>Ancak bu fesih kararı bazı ezberleri de bozmuş ve şunları göstermiştir;<br><br>1-‘’Erdoğan ister, tabanı da kabul eder’’, ‘’tabanın hiçbir iradesi yoktur, Erdoğan ne isterse o’’ şeklindeki iddiaların tamamı çökmüştür. Taban son yıllarını en güçlü siyasi liderini etkilemiş ve istediğini almıştır. Veya Erdoğan zaten böyle bir liderdir(tabanın ne dediğini dikkate alan). Ama bunu ilk kez bu kadar bariz görüyoruz.<br><br>2-Yakın siyasi tarihimizde eşi benzeri görülmemiş (algıları yıkan) bir taban-tavan etkileşimi meydana gelmiştir.<br><br>3-Ak Partiye yakın olduğu düşünülerek ‘’emir kulu gibi çalışıyorlar’’ denen STK’ların bir bölümü(çoğu) hükümete kök söktürmüş, bunaltmış ve neticede de istediklerini almışlardır.<br><br>4-Buna karşı 28 Şubat sürecinde ‘’baş örtüsünü babalarının/ağabeylerinin isteği ile örtüyorlar’’ denerek küçümsenen, iradeleri yok sayılan kadınların bir bölümü KADEM, ASAP ve HAZAR gibi dernek ve platformlarda örgütlenerek, sözleşmenin feshedilmemesi yönünde görüş beyanında bulunmuşlardır. Yani taban ve STK’lar yekpare bir düzlemde hareket etmemiş, tamamen kendi iradeleri ile doğru bulduklarını beyan etmiş, iktidarı sivil bir baskı ile etkilemeye çalışmışlardır. Yıllardır herkesin söylediği/istediği bu değil mi idi?(sadece sandığa bakılmaması, sivil taleplerin dikkate alınması).<br><br>5-Neticede ‘’Erdoğan’ı çevrelediler, etkiliyorlar’’ denen KADEM’in bulunduğu taraf değil diğer tarafın talebi kabul gördü (demek ki tabanın ağırlığı o yönde imiş). Şimdi KADEM’e bu iftiraları atanlar (aslında bu Erdoğan’a yapılmış büyük bir hakaretti ama KADEM’e bu iftirayı, Erdoğan’a bu hakareti yapanlar yaptıklarının farkında değillerdi) özür dileyecekler mi?<br><br>Bu fesih kararı doğru mu yanlış mı? Bana göre doğru değil, siyaseten hatalı bir karar. Ve kanaatimce Erdoğan bundan zarar görecek (inşallah öyle olmaz ama bana göre öyle olacak). Fakat bu ayrı bir konu, demek istediğim şu; hiç kimse &#8221;bu nasıl bir iş kardeşim?&#8221; diyemez. Çünkü bunu taban istedi, Erdoğan da yaptı. Demokrasi dediğimiz bu değil mi idi? Bu fesih kararını AB, ABD, BM veya başka bir lobi istemedi ki, halk(ın bir bölümü) istedi ve Erdoğan da uyguladı. Bunun nesine itiraz edeceğiz? Demokratik süreçler işledi işte, hepimiz bunu (sürecin böyle işlemesini) istemiyormuyduk? (ben sonucun böyle olmasını istemiyordum ve bu sonuç beni mutlu etmedi, çünkü kararın hatalı olduğunu düşünüyorum ama demokrasi böyle bir şey işte, öyle değil mi?).</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/sozlesmenin-feshi-neyi-gosterdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
