<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kabine &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/kabine/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Apr 2021 13:10:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>kabine &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kültür ve Turizm Bakanlığı da Ayrılmalıdır</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kultur-ve-turizm-bakanligi-da-ayrilmalidir/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kultur-ve-turizm-bakanligi-da-ayrilmalidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer ALÇEP]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2021 08:08:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[kabine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17163</guid>

					<description><![CDATA[Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iki ayrı bakanlığa dönüştürüldü. İyi de oldu… Bana kalırsa ayrılması en elzem bakanlık, Kültür ve Turizm Bakanlığıdır. Çünkü bu bakanlıkta iki zıt görev hatta birbirinin varlık sebebi olarak da görebileceğimiz alanlar bir araya getirilmiş durumdadır. Kısaca kültür, bir milleti diğerlerinden ayıran, geçmişten tevarüs ettiği ve var olabilmesi için de geleceğine taşıyacağı inanç, örf, adet, gelenek ve göreneklerinin bütünüdür. Turizm ise ticari bir alandır ve çoğu zaman kültürümüzü farkında olsak da olmasak da değiştiren, geçmişimize bizleri yabancılaştıran, farklılaştıran hatta koparan bir role sahiptir. Bu iki birbirinin zıddı görev bir araya neden toplanmıştır acaba? Hangisi diğerini öğütüp, eritiyor…? Turizmin ticaretinde ve pazarlanmasında başarılı olduğu düşünülen bir kişi bakan yapılarak onun eliyle neden kültürel faaliyetler yürütülsün ki! Üstelik kültür ticari bir alan değildir! Madem ki kültürümüz, geçmişimizi geleceğimize bağlayan ve varlığımızın devam ettirecek bir role sahiptir, o halde onu beka meselesi olarak görüp korumak gerekmez mi? Basın yayın organlarının, sinema ve tiyatroların, sosyal medya platformlarının hatta turizmin bile kültürümüze olumsuz anlamda etkileri var mıdır, varsa şayet bunlar nelerdir, soruları önemli değil midir? Sinema dizilerimizin yurtdışında çok izlenmesiyle övünüyoruz ama çoğunlukla bu diziler milletimizi, kültürümüzü anlatmaktan çok uzak yapıdadırlar. O dizilerin çoğunda inancımıza, örf, adet, gelenek ve göreneklerimize &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iki ayrı bakanlığa dönüştürüldü. İyi de oldu…</p>



<p>Bana kalırsa ayrılması en elzem bakanlık, Kültür ve Turizm Bakanlığıdır. Çünkü bu bakanlıkta iki zıt görev hatta birbirinin varlık sebebi olarak da görebileceğimiz alanlar bir araya getirilmiş durumdadır. Kısaca kültür, bir milleti diğerlerinden ayıran, geçmişten tevarüs ettiği ve var olabilmesi için de geleceğine taşıyacağı inanç, örf, adet, gelenek ve göreneklerinin bütünüdür.</p>



<p>Turizm ise ticari bir alandır ve çoğu zaman kültürümüzü farkında olsak da olmasak da değiştiren, geçmişimize bizleri yabancılaştıran, farklılaştıran hatta koparan bir role sahiptir. Bu iki birbirinin zıddı görev bir araya neden toplanmıştır acaba? Hangisi diğerini öğütüp, eritiyor…? Turizmin ticaretinde ve pazarlanmasında başarılı olduğu düşünülen bir kişi bakan yapılarak onun eliyle neden kültürel faaliyetler yürütülsün ki! Üstelik kültür ticari bir alan değildir!</p>



<p>Madem ki kültürümüz, geçmişimizi geleceğimize bağlayan ve varlığımızın devam ettirecek bir role sahiptir, o halde onu beka meselesi olarak görüp korumak gerekmez mi? Basın yayın organlarının, sinema ve tiyatroların, sosyal medya platformlarının hatta turizmin bile kültürümüze olumsuz anlamda etkileri var mıdır, varsa şayet bunlar nelerdir, soruları önemli değil midir?</p>



<p>Sinema dizilerimizin yurtdışında çok izlenmesiyle övünüyoruz ama çoğunlukla bu diziler milletimizi, kültürümüzü anlatmaktan çok uzak yapıdadırlar. O dizilerin çoğunda inancımıza, örf, adet, gelenek ve göreneklerimize göre ahlaksızlık olarak kabul edilen hususların işlenmesi ülkemizin genel yapısını mı yansıtmaktadır?</p>



<p>Çok uzun süredir ulusal televizyonlarımızda yayınlanan programlarda, aile içinde meydana gelen çok istisnai ahlaki sorunların milletimiz içinde sanki çok yaygınmış gibi gösterilmesi böyle sunulması yurtdışı imajımıza kültürümüze çok büyük zarar vermektedir. Gösterildiği gibi miyiz bizler?</p>



<p>O halde bizi diğer milletlerden ayıt edecek kültürel özelliklerimizi koruyacak hem de bizleri yurtdışına bu özelliklerimizle anlatacak, sunacak bir kuruma acilen ihtiyaç vardır.</p>



<p>Bu hayati öneme sahip müessese, turizmden ayrılmış müstakil hale getirilmiş Kültür Bakanlığıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kultur-ve-turizm-bakanligi-da-ayrilmalidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabine Revizyonu</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kabine-revizyonu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kabine-revizyonu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Firuz Türker]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2021 10:29:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[kabine]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17157</guid>

					<description><![CDATA[Bunun üzerinde neden büyük gürültüler koparılır. Ben hiç merak etmiyorum. Neden mi? İktidarda bir parti yok mu; var. Ona destek veren bir de ittifak ortağı var mı; o da var. Bunların üzerinde anlaştığı ortak politikalar da var. Hükümet programı da belli. Dolayısıyla kim gelirse gelsin değişen bir şey olmayacak. Peki kabine değişikliği neden yapılır? Görevinden alınan ya görevlerini aksatmıştır, ya da yorulmuştur. Tıkanmış damar varsa açılması için taze kana ihtiyaç vardır, ondan. Kurumların tümünde bu böyledir. Eğer iktidar değişikliği olmamışsa (ki o zaman komple revizyon olur; politikalar da değişir) gayet olağan şeylerdir görev değişiklikleri. Bunlara olağanüstüymüş gibi fonksiyonlar yüklemeye çalışmanın başka anlamı vardır. Bunu iktidarı yıpratmak için kullanmak, klikleşme amacıyla yararlanmaya çalışmak, buradan maddi çıkarlar ummak gibi sebeplerle bu değişiklikler abartılır. Yani bir kurumda aksayan, iyi gitmeyen şeyler varsa sorumlunun değiştirilmesinden daha doğal bir şey yoktur. Kan değişimidir bu. Kurumların yenilenmesini sağlar. Aslında ha bir bakan değişmiş, ha bir müdür yardımcısı değişmiş ikisi arasında mantıksal bir fark yok. Biliyor musunuz, galiba biz kendi yarattığımız bir hayal dünyasında, matrixde yaşatıyoruz kendimizi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bunun üzerinde neden büyük gürültüler koparılır. Ben hiç merak etmiyorum. Neden mi? İktidarda bir parti yok mu; var. Ona destek veren bir de ittifak ortağı var mı; o da var. Bunların üzerinde anlaştığı ortak politikalar da var. Hükümet programı da belli. Dolayısıyla kim gelirse gelsin değişen bir şey olmayacak.</p>



<p>Peki kabine değişikliği neden yapılır? Görevinden alınan ya görevlerini aksatmıştır, ya da yorulmuştur. Tıkanmış damar varsa açılması için taze kana ihtiyaç vardır, ondan.</p>



<p>Kurumların tümünde bu böyledir. Eğer iktidar değişikliği olmamışsa (ki o zaman komple revizyon olur; politikalar da değişir) gayet olağan şeylerdir görev değişiklikleri.</p>



<p>Bunlara olağanüstüymüş gibi fonksiyonlar yüklemeye çalışmanın başka anlamı vardır. Bunu iktidarı yıpratmak için kullanmak, klikleşme amacıyla yararlanmaya çalışmak, buradan maddi çıkarlar ummak gibi sebeplerle bu değişiklikler abartılır. Yani bir kurumda aksayan, iyi gitmeyen şeyler varsa sorumlunun değiştirilmesinden daha doğal bir şey yoktur. Kan değişimidir bu. Kurumların yenilenmesini sağlar.</p>



<p>Aslında ha bir bakan değişmiş, ha bir müdür yardımcısı değişmiş ikisi arasında mantıksal bir fark yok. Biliyor musunuz, galiba biz kendi yarattığımız bir hayal dünyasında, matrixde yaşatıyoruz kendimizi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kabine-revizyonu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
