<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>israil &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/israil-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Jun 2021 13:01:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>israil &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dinleri ile İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -2</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/dinleri-ile-ilgili-uydurduklari-kendilerini-aldatmisti-2/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/dinleri-ile-ilgili-uydurduklari-kendilerini-aldatmisti-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beşir İSLAMOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2021 13:01:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Yahudi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17429</guid>

					<description><![CDATA[Geçen hafta, sadece Yahudi ve Hıristiyanlar değil, Müslümanlar da dinlerine eklemeler yaparak tahrif ettiklerini yazmış ve şu örneği vermiştim:“(Yahudiler) dinleri hakkında iftirada bulunarak şöyle demişlerdi: “Bize sadece sayılı günlerde ateş dokunacaktır.” (Al-i İmran 24) Maalesef, benzer iftirayı Müslümanlar da yaparak şöyle dediler: “Cehennemde günahlarımız kadar yandıktan sonra çıkıp cennete gireceğiz.”Bu haftaki makalemizde de Müslümanlar tarafından “Allah’ın dinine yapılan uydurmalar” ile ilgili örneklerle konuyu sürdürmeye devam edeceğiz. İddia (iftira) şu: “Kainat (evren, dünya, herkes) Muhammed as için yaratıldı.” Ve “Muhammed as, Allah arşının (kainatın) nuru”dur. (Her gün “sala” adıyla okunan hitabede bu ifade kullanılmaktadır.)Kur’an mı söylüyor? Haşa! Peki, nereden çıktı bu inanç? İftiracılar, kendi emellerine kavuşmak için yine Nebi’yi kullandılar ve şöyle bir iftirada bulundular: Allah buyurdu ki: (Haşa, O’nu tenzih ederiz.) “Ey Muhammed! Eğer sen olmasaydın ben bu Kainatı yaratmazdım.” Gerçekten yüce Allah, kainatı (yaratılan her ne varsa, onu) Muhammed as için mi yarattı? Yani, Allah’ın hükümdarlığını, gücünü ve sanatını gösteren koca kainatın yaratılması bir fani insanın hatırı için yaratılmış olabilir mi? Niçin İbrahim ve Musa Nebiler için değil de sadece Muhammed as için yaratıldı? Bu önemli hüküm, bir ayetle belirtilmez mi? Tersine Allah, bizleri niçin yarattığını Kur’an’da açıkça belirtilmektedir. Bir ayetinde şöyle buyurmaktadır:“Allah, hanginizin daha iyi ameller işleyeceğinizi sınamak &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Geçen hafta, sadece Yahudi ve Hıristiyanlar değil, Müslümanlar da dinlerine eklemeler yaparak tahrif ettiklerini yazmış ve şu örneği vermiştim:<br>“(Yahudiler) dinleri hakkında iftirada bulunarak şöyle demişlerdi: “Bize sadece sayılı günlerde ateş dokunacaktır.” (Al-i İmran 24) Maalesef, benzer iftirayı Müslümanlar da yaparak şöyle dediler: “Cehennemde günahlarımız kadar yandıktan sonra çıkıp cennete gireceğiz.”<br>Bu haftaki makalemizde de Müslümanlar tarafından “Allah’ın dinine yapılan uydurmalar” ile ilgili örneklerle konuyu sürdürmeye devam edeceğiz.</p>



<p>İddia (iftira) şu: “Kainat (evren, dünya, herkes) Muhammed as için yaratıldı.” Ve “Muhammed as, Allah arşının (kainatın) nuru”dur. (Her gün “sala” adıyla okunan hitabede bu ifade kullanılmaktadır.)<br>Kur’an mı söylüyor? Haşa! Peki, nereden çıktı bu inanç? İftiracılar, kendi emellerine kavuşmak için yine Nebi’yi kullandılar ve şöyle bir iftirada bulundular: Allah buyurdu ki: (Haşa, O’nu tenzih ederiz.) “Ey Muhammed! Eğer sen olmasaydın ben bu Kainatı yaratmazdım.”</p>



<p>Gerçekten yüce Allah, kainatı (yaratılan her ne varsa, onu) Muhammed as için mi yarattı? Yani, Allah’ın hükümdarlığını, gücünü ve sanatını gösteren koca kainatın yaratılması bir fani insanın hatırı için yaratılmış olabilir mi? Niçin İbrahim ve Musa Nebiler için değil de sadece Muhammed as için yaratıldı? Bu önemli hüküm, bir ayetle belirtilmez mi? Tersine Allah, bizleri niçin yarattığını Kur’an’da açıkça belirtilmektedir. Bir ayetinde şöyle buyurmaktadır:<br>“Allah, hanginizin daha iyi ameller işleyeceğinizi sınamak için hayatı ve ölümü yarattı…” (Mülk 2, Hud 7)<br>Kur’an’ı okuyup anlamaya çalışan her Müslüman bilir ki kainat insan için yaratılmış, insan da imtihan için yaratılmıştır. Bunun ötesi yoktur. Peki, bu ayetleri okuyan ve insanlara tebliğ eden Allah’ın elçisi, böyle bir konuşma yapabilir mi? Kendi sözlerini Allah’a isnat etmenin (kutsi hadis diye vermenin) ağır bir vebal olduğunu bilen Resulullah, böyle bir hataya düşebilir mi? Dahası, Kur’an’ın hükümlerine aykırı hükümler vaaz edebilir mi? Elbette edemez; zira Resulullah as, insanlara Allah’ın şu ayetinin okuyordu:<br>“Bilesiniz ki bu Kur’an, alemlerin Rabbi olan Allah tarafından indirilmiştir. Eğer Muhammed (as) kendi sözlerini bize isnat etseydi, biz onun gücünü elinden alırdık, sonra da onun can damarını koparırdık ve içinizden hiç kimse de engel olamazdı.” (Hakka 40-47)</p>



<p>Öyle ise, Müslümanlar olarak, Allah’ın Kur’an’da bildirdiklerini (dini) ciddiye almak ve güvenmek zorundayız. Hiçbir rivayeti Allah’ın kelamına eşdeğer olarak kabul edemeyiz. Yaratan ve yaşatan kim ise, yol göstermek (din bildirmek) de onun hakkıdır. İnsanlar din belirleyemezler; sadece indirilen dini anlamak ve anlatmak için üzerinde yorum yapabilirler; o da ancak kendilerini bağlar. Bu konuda ağır mesuliyet taşıdığımızı unutmayalım.</p>



<p>Evet, yaratan ve yaşatan kim ise, yol göstermek (din bildirmek) de onun hakkıdır. Dolayısıyla İslam’da iki ayrı otorite yoktur. Allah hiçbir zaman otoritesini başkalarıyla paylaşmaz. Resuller O’nun ortağı değil, sadece elçileridir. O; elçilere hangi talimatı verirse, elçiler onu yerine getirir; asla muhalefet etmezler.</p>



<p>İkinci bir iddia (iftira) da “Muhammed as’ın, Allah arşının nuru” kabul edilmesidir. Oysaki Nur, bizzat Allah’tır; Allah’ın ışık veren ayetleridir.<br>“Allah, göklerin ve yerin nurudur.” (Nur suresi, 35)<br>“Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil, apaçık bir nur (Kur’an) indirdik.” (Nisa suresi, 174)</p>



<p>Görüldüğü gibi, Yüce Allah, bütün insanlığa apaçık olan bir nur, yani Kur’an indirdiğini açıkça beyan ediyor. Dolayısıyla Kur’an’ın bir adı da nurdur. Bu nura (ışığa) inanıp, bu ışığın aydınlığında yürümek isteyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkartır.</p>



<p>Muhammed as, arşın nuru değildir. Sadece onun üzerinden Allah, insanlara nurunu (ayetlerini) göndermiştir. (Araf, 157)<br>“İnkarcılar, ağızlarıyla Allah’ın nurunu (ayetlerini) söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, onların bütün çabalarına rağmen nurunu tamamlayacaktır.” (Tevbe, 32)</p>



<p>Hakikat şudur ki dinin tahrif edilmesi ve yeni bir takım inanç ve hükümlerin konulması, genellikle Nebi as üzerinden yapılmaktadır; çünkü korunmuş olan Kitap metnine ilaveler yapma imkanı yoktur. En kolay yol, bir rivayet zinciri oluşturup, istediğini Nebi’ye söyletmektir ki genellikle din öyle tahrip ve tahrif edilmiştir.</p>



<p>“Dinleri ile ilgili uydurdukları kendilerini aldatmıştı” ayetini sadece Yahudi ve Hıristiyanlar için düşünüyorsak, büyük bir yanılgı içerisindeyiz. Müslüman olarak geçinenler, onlardan geri kalmamışlardır. Baktığımızda Resulullah as, bütünüyle Kur’an’a uyduğu, Kur’an hükümlerini uyguladığı ve Kur’an ile öğüt verip uyardığı halde, onun hayatı Kur’an’dan kopartılarak, kendisi adeta “Allah’ın ortağı” haline getirilmiştir.</p>



<p>Bilinmelidir ki Resulullah’ı doğru anlamak, Kur’an’ı doğru anlamakla eşdeğerdir. Kur’an’dan kopuk ve uzak tutulan bir toplum, Resulullah’ı doğru anlayamadığı gibi, Allah’ın dinini de doğru anlayamaz ve “din bezirganları” tarafından aldatılmaya ve sömürülmeye devam edecektir.</p>



<p>(Örneklerle konuya devam edeceğiz, inşallah…)</p>



<p>Selam ve muhabbetlerimle…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/dinleri-ile-ilgili-uydurduklari-kendilerini-aldatmisti-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayramınız Mübarek Olsun…</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bayraminiz-mubarek-olsun/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bayraminiz-mubarek-olsun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2021 08:11:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17284</guid>

					<description><![CDATA[Elhamdülillah çok şükür, Mübarek Ramazan Ayında oruç tutmayı bizlere nasip kılan Rabbimize ne kadar Hamd ve Şükür etsek azdır. Bu vesileyle cümle kardeşlerimizin geçmiş Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Adem oğlu her dönemde Fani Âlemde zorlu sınavlar ve türlü badirelerle karşı karşıya kalmıştır. Bizler yaşadıklarımızdan çok yaşamadıklarımız için şükür etmesini bu sayede öğrenmiştik. Başımıza gelmemiş olan musibet bizim için Allah’ın bizlere göstermiş olduğu lütuf idi. Keza bizleri yegane esirgeyen ve bağışlayan O’dur! Ondan gelen her şey baş göz üstünedir. Kaybedilen, yitirilen her ne olursa olsun Hikmetinden Sual Olunmaz diyerek başımızı öne eğmişizdir. Ancak hak bildiğimiz bu yolda Yüreğimiz Dik bir şekilde yola revan olmaya yeminliydik. Ümmetin en ağır uykularından uyanmasına bir tek Mümin kafi gelmiştir. Rabbimiz bizlere reva gördüğü sınavların neticesinde yine muhakkak bizlere bir karne nispetinde ödüller göndermekteydi. Bu ödül kimi zaman Selahaddin Eyyubi misali bir Kumandan olarak bizlere rücu etmekteydi. Firavunlar her dönem olabilirdi ancak inanmış bir Müslüman her daim Hz. Musa misali muzaffer olmaya kadirdi. Bu Ramazan Bayramı buruk ve hüzün dolu geçti, bu hissiyat benim gibi orta yaş grubundaki tüm kardeşlerimiz için inkar edilemeyecek bir gerçektir. Bu Bayram ilk defa Bayramlar Bayram olmadı diyebiliriz. Nasıl olsun ki! Yanı başımızda Siyonizm’in Şımarık ve Serseri Çocuğu İtrail&#8217;in Filistinli Mazlumlara &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Elhamdülillah çok şükür, Mübarek Ramazan Ayında oruç tutmayı bizlere nasip kılan Rabbimize ne kadar Hamd ve Şükür etsek azdır. Bu vesileyle cümle kardeşlerimizin geçmiş Ramazan Bayramını tebrik ediyorum.</p>



<p>Adem oğlu her dönemde Fani Âlemde zorlu sınavlar ve türlü badirelerle karşı karşıya kalmıştır. Bizler yaşadıklarımızdan çok yaşamadıklarımız için şükür etmesini bu sayede öğrenmiştik. Başımıza gelmemiş olan musibet bizim için Allah’ın bizlere göstermiş olduğu lütuf idi. Keza bizleri yegane esirgeyen ve bağışlayan O’dur!</p>



<p>Ondan gelen her şey baş göz üstünedir. Kaybedilen, yitirilen her ne olursa olsun Hikmetinden Sual Olunmaz diyerek başımızı öne eğmişizdir. Ancak hak bildiğimiz bu yolda Yüreğimiz Dik bir şekilde yola revan olmaya yeminliydik.</p>



<p>Ümmetin en ağır uykularından uyanmasına bir tek Mümin kafi gelmiştir. Rabbimiz bizlere reva gördüğü sınavların neticesinde yine muhakkak bizlere bir karne nispetinde ödüller göndermekteydi. Bu ödül kimi zaman Selahaddin Eyyubi misali bir Kumandan olarak bizlere rücu etmekteydi. Firavunlar her dönem olabilirdi ancak inanmış bir Müslüman her daim Hz. Musa misali muzaffer olmaya kadirdi.</p>



<p>Bu Ramazan Bayramı buruk ve hüzün dolu geçti, bu hissiyat benim gibi orta yaş grubundaki tüm kardeşlerimiz için inkar edilemeyecek bir gerçektir.</p>



<p>Bu Bayram ilk defa Bayramlar Bayram olmadı diyebiliriz. Nasıl olsun ki! Yanı başımızda Siyonizm’in Şımarık ve Serseri Çocuğu İtrail&#8217;in Filistinli Mazlumlara ve ilk kıblemiz olan Mescidi Aksa&#8217;ya yapmış olduğu vahşi saldırılar öfkemizi arş-ı alaya kadar yükseltti.</p>



<p>Hep deriz ya Slogan Atmakla bu iş olmaz diye. Muhakkak kısmen haklı bir ifade olabilir. Ancak bugüne kadar bizler ne yaptık diye soracak olursak? Siyonizm’in üretmiş olduğu en azından belli kalem ürünleri Boykot etmek yerinde bir protesto olacaktır. Buna da karşı çıkan olursa o vakit ben sizin samimiyetinizden yana şüphe ederim.</p>



<p>Yaklaşık 10 gündür Türkiye&#8217;nin birçok şehrinde olduğu üzere Adana&#8217;da faaliyette bulunan Sivil Toplum Kuruluşlarının bir araya gelip oluşturduğu ASİM Adana Sivil İnisiyatif Meclisi Platformu olarak farklı protesto eylemlerinde bulunduk.</p>



<p>Yediden yetmişe kadın erkek çoluk çocuk Cihat şuuru ile protesto eylemlerinde yer alan ve gelemeyip ancak duaları ile bizlere katkıda bulunan cümle kardeşlerimizden Allah razı olsun!</p>



<p>Geniş katılımların olduğu programlarda Filistin&#8217;de Şehadet Şerbeti içen Şehitlerin Gıyabi Cenaze Namazlarını kılıp dua ettik. Rabbim Dergâhı İzzetinde kabul etsin inşallah! Gün susma günü değildir. İslam Tarihinde önemli bir milat diyebiliriz. Keza Küfür Ehli deyim yerinde ise Mazlum Müslümanlara Zalimliğin Zirvesinde zulümler yapmaktadır.</p>



<p>Bakın ne diyor Merhum Cemil Meriç</p>



<p>&#8220;Zulmün Olduğu Yerde Tarafsızlık Namussuzluktur.&#8221;</p>



<p>Filistin Davasında olduğu gibi zalimin zulüm yaşattığı her coğrafyada Tarafsızlık Maskesi ardına sığınanlara sesleniyorum. Filistin’de Terörist İsrail örgütünün Beyt Lahiya bölgesine düzenlediği hava saldırısında henüz 5 aylık bir bebek Muhammed Zeyn El-Attar ile kardeşleri 5 yaşındaki İslam ve 6 yaşındaki Emire şehit oldular.</p>



<p>Ben bu satırları kaleme alırken yine gözyaşlarıma hakim olamıyorum. Allah belanı versin İtrail sana her iki âlemde cehennem azabı versin Yüce Rabbimiz!!!</p>



<p>Filistin’de bunlar olurken bizler sıcak yuvalarımızda yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda tek derdimiz belki de fazla kilolarımız! Ya da çoğumuzun tek derdi Kahrolası Pandemi Yasakları.</p>



<p>Öyle ya ağız tadıyla bir AVM&#8217;ye gidemiyoruz. Şehrin en lüks mekânlarındaki kafelerde keyif kahvemizi içemiyoruz. Çoğunuzu duyuyorum neredeyse iki senedir sinemaya gidemiyoruz diyorsunuz. Yine Ailece tatil yapmayı özledik diyorsunuz! Fani dünyadan vazgeçmeden Cenabı Allah’tan Cenneti dilemek kolay mı sanıyorsunuz?</p>



<p>Siz Ailece Tatile gidemediniz ama bir Çok Filistinli &#8220;Ailece Şehadete&#8221; yürüdüler. Kolay mı sanıyorsunuz Cennet Kapısından elini kolunu sallayarak geçmek!</p>



<p>Ey Müslümanlar Uyanın</p>



<p>Vakit Çok Geç Olmadan Uyanın Bu Ağır uykudan!</p>



<p>Öyle ki uyandığınızda vakit geç olmaz İnşallah!</p>



<p>Unutmayın &#8220;Küfür Tek Millettir&#8221; Sizler konuştuğunuz dilinizi, renginizi, mezhebinizi ve milliyetinizi bahane ederek birbirinize sırt çevirirken Küfür Milleti Tek Yumruk olmuş durumda.</p>



<p>Müslümanların tükürüğü ile boğulacak kadar zayıf olan Avusturya ve Çekya gibi bazı ülkeler Devlet Kurumlarına Îtrail Bayrağı çektiler.</p>



<p>Hala anlamamakta direniyor ve uyanamıyorsanız bu Derin Uykudan o vakit ölüm haktır sizlere Allah&#8217;ın izniyle! Hak Dava Nöbetinde uyumamaya yeminliyiz! Muhakkak bizler Seferden Sorumluyuz takdir Rabbimizin.</p>



<p>Bizim tek gayemiz hesap günü Cenabı Allah; Mazlum Kardeşlerinize Zulüm yapılırken sizler neredeydiniz? Sualine mahcubiyetle de olsa verecek bir yanıtımızın olmasıdır.</p>



<p>Rabbim tez zamanda henüz uykuda olan Ümmeti Muhammedin mensuplarına önce uyanma ve sonrada mücadele feraseti nail eylesin inşallah. Öfkemizi diri tutmalıyız. Asla ama asla zaferden yana şüphe duymamalıyız. Allah katında asıl olan sorumlulukla mücadele etmektir.</p>



<p>Bu arada bir sözümde özellikle yurt içinde nerdeyse her protesto eylemlerine Maydanoz ve Nane olan Sözde Sivil Toplum Kuruluşlarına gelsin. Kimler mi bunlar? Bir kısmının isimlerini saymadan geçemeyeceğim.</p>



<p>&#8211; Tabipler Odası</p>



<p>&#8211; Barolar Birliği</p>



<p>&#8211; Mimar ve Mühendisler Odası</p>



<p>&#8211; Kesk ve Disk gibi sözde Sendikalar.</p>



<p>&#8211; İsmini sayamayacağım birçok sözde aydınlar ve sanatçı geçinen tayfa.</p>



<p>Sakın ha sizleri unuttuk sanmayın. Atalar ne demiş &#8220;Kurt kışı geçirir ancak yediği ayazı unutmaz.&#8221; Sizlerin yerli ve milli olmadığı bir kez daha gün yüzüne çıkmış oldu!</p>



<p>Her fırsatta “Gezi Kalkışması” benzeri eylemleri fırsat bilip kendi milletine ve devletine ihanet edecek cüreti gösteren bu yerli hain ve işbirlikçileri Silik Karakterleriyle, Yüce Milletimiz nezdinde gerekli muhasebeye tabi tutulacaktırlar.</p>



<p>Ben İtrail ürünleri kadar bu içimizdeki &#8220;Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytanlar&#8221; içinde bir boykot yapılacağına eminim. Son söz olarak Mübarek Ramazan Ayında şehadete kavuşan başta Filistinli Mazlumlar olmak üzere cümle kardeşlerimizin ruhu için;</p>



<p>Lillâhi Teala El Fatiha. </p>



<p>Selâm ve dua ile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bayraminiz-mubarek-olsun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
