<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İsmet Özel &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/ismet-ozel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Aug 2023 11:36:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>İsmet Özel &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bir İsmet Özel Kıssası Yazayım&#8230;</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bir-ismet-ozel-kissasi-yazayim/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bir-ismet-ozel-kissasi-yazayim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gündüz Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2023 11:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[başörtüsü]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=18849</guid>

					<description><![CDATA[Başörtüsü yasağı, 28 Şubat günleri&#8230; İslamcı ekabirden birileri toplanmış ve İsmet Özel&#8217;e gitmişler. &#8220;Üstad Beyazıt meydandaki eylemlerde bu pazar sizi de aramızda görmek istiyoruz. Çocuklara moral olur.&#8221; &#8220;Pazar olmaz, pazartesi veya salı siz de hep beraber gelin, olur.&#8221; &#8220;Aman üstad, iş günü, çalışıyoruz.&#8221; &#8220;Lan sefiller&#8230; O çocuklar bütün geleceklerinden olmuş, bütün hayatları kaymış, okuldan atılıyorlar ve siz bir iş gününün hesabını mı yapıyorsunuz? Olmaz, sizden hiç bir cacık olmaz.&#8221; &#8230; Olandan herkes verir ve hatta bazen vermezse suçtur. Önemli olan olmayandan vermektir. Koltuğundan kalkmadan, terlemeden, yorulmadan ve bir şeylerini feda etmeden fedakarlık mı yapılır? Bir saatin doğru zamanı göstermesi onun zaten asli işidir. O saatin kaç olduğunu söylemek de herkesin yapabileceği bir iştir. Ustalık ve dava adamlığı odur ki, o saat bozulduğunda onu tamir eden kişi sen olursun. Ancak o zaman dava adamı olunur. CHP&#8217;nin ekonomi programının fotokopisi uygulanırken eleştiri yaptığım zaman bana ve benim gibilere &#8220;nankör, dava satan&#8221; filan diyen dava godoşlarına söylüyorum; hayır asıl siz sattınız bu dava denen şeyi&#8230; Tabii öyle bir şey var idiyse&#8230; O kadar cahilsiniz ki, topluma ve kendinize zarar veriyorsunuz. Yüksek faiz politikası, sıkı para politikası ve şu uygulanan yeni ekonomi politikası CHP ekonomistlerince savunuluyordu. Erdoğan nasıl ikna oldu? Bilmem ve de benim &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Başörtüsü yasağı, 28 Şubat günleri&#8230;</p>



<p>İslamcı ekabirden birileri toplanmış ve İsmet Özel&#8217;e gitmişler.</p>



<p>&#8220;Üstad Beyazıt meydandaki eylemlerde bu pazar sizi de aramızda görmek istiyoruz. Çocuklara moral olur.&#8221;</p>



<p>&#8220;Pazar olmaz, pazartesi veya salı siz de hep beraber gelin, olur.&#8221;</p>



<p>&#8220;Aman üstad, iş günü, çalışıyoruz.&#8221;</p>



<p>&#8220;Lan sefiller&#8230; O çocuklar bütün geleceklerinden olmuş, bütün hayatları kaymış, okuldan atılıyorlar ve siz bir iş gününün hesabını mı yapıyorsunuz? Olmaz, sizden hiç bir cacık olmaz.&#8221;</p>



<p>&#8230;</p>



<p>Olandan herkes verir ve hatta bazen vermezse suçtur. Önemli olan olmayandan vermektir.</p>



<p>Koltuğundan kalkmadan, terlemeden, yorulmadan ve bir şeylerini feda etmeden fedakarlık mı yapılır?</p>



<p>Bir saatin doğru zamanı göstermesi onun zaten asli işidir. O saatin kaç olduğunu söylemek de herkesin yapabileceği bir iştir. Ustalık ve dava adamlığı odur ki, o saat bozulduğunda onu tamir eden kişi sen olursun. Ancak o zaman dava adamı olunur.</p>



<p>CHP&#8217;nin ekonomi programının fotokopisi uygulanırken eleştiri yaptığım zaman bana ve benim gibilere &#8220;nankör, dava satan&#8221; filan diyen dava godoşlarına söylüyorum; hayır asıl siz sattınız bu dava denen şeyi&#8230; Tabii öyle bir şey var idiyse&#8230;</p>



<p>O kadar cahilsiniz ki, topluma ve kendinize zarar veriyorsunuz. Yüksek faiz politikası, sıkı para politikası ve şu uygulanan yeni ekonomi politikası CHP ekonomistlerince savunuluyordu. Erdoğan nasıl ikna oldu? Bilmem ve de benim meselem değil. Ben şahıslardan değil amentümden sorumluyum.</p>



<p>İlkeniz yok ve putperestlik yapıyorsunuz.</p>



<p>Ben dün yazdıklarımın aynısını bugün de yazıyorum. Hatta iki yıl önce CHP eleştirisi yaparken yazdığım yazının aynısını koydum; bu kadar eleştiri çok değil mi diye bugüne alınıp, sızlanan oldu. </p>



<p>Siz dün söylediklerinizin tersini savunuyor ve buna Erdoğan&#8217;ı mazeret gösteriyorsunuz. Kim daha dürüst?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bir-ismet-ozel-kissasi-yazayim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsmet Özel Kalp Krizi Geçirdi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ismet-ozel-kalp-krizi-gecirdi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ismet-ozel-kalp-krizi-gecirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Mar 2019 10:45:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Özel]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal marşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=9024</guid>

					<description><![CDATA[İstiklal Marşı Derneği Onursal Başkanı, şair İsmet Özel kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan İsmet Özel müdahale sonrası yoğun bakıma alındı. Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şair İsmet Özel&#8217;in kalp krizi geçirdiğini duyurdu. Kınık, &#8220;Kalp krizi sonucu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Koroner Yoğun Bakıma kaldırılan Şair İsmet Özel’e Mevladan acil şifalar diliyorum. &#8216;Gittim çekip başımı gittim hakikat duraksadı&#8217; Gitme usta&#8230;&#8221; diye yazdı. . Kaçmak İsterken Vuruldu Gök gürledi Canı sarsılmadı şimşek çakışından Ve yağışlar dilinden döküleni epritemedi Sert esen poyrazın dayattığı siliklik Ağustos sıcağı gerekçesiyle pelteleşme Dilsizlik sağırlık çolaklık körlük Mızrak değdiremediler güzelim gövdesine Değiştirilsin aniden coğrafya dersinde konu Kaçmak isterken vuruldu. Burukluk enginine düşsek kalfadır aradığımız Yücelik katlarına çıksak gözleri yakan yazıt Kıt Vurulduğunu bilmesek Daha da kıt kalırdı hakkında malumatımız Oydu dalgınlık arastamızdan belli belirsiz Belli belirsiz belki utangaç geçiveren karaltı Göz göze geldiğimizde bize düşen yutkunuş Paydoslar çalkantısından yara almamış çehre Türkçe konuşmasıyla hayranlık uyandıran Duruşu çocuklara örnek olur diye korktuğumuz Kanamayı durdurmak için gerek duyduklarımızın ilki Neye acıktığımızı tek fark eden oydu Kaçmak isterken vuruldu. Tarihten kopmuş yaprakları sığaya çeken hançer Denk getirilmiş bütün şeylerin kırbası Kırbacı kötülükten zevk çıkaranların Neyi ihmal ettiysek utanmamıza sebep Bize bundan böyle onu hep Yakınımızda peyda olan hışırtı Yakınlık yakınmalarımızda &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstiklal Marşı Derneği Onursal Başkanı, şair İsmet Özel kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan İsmet Özel müdahale sonrası yoğun bakıma alındı.</p>
<p>Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şair İsmet Özel&#8217;in kalp krizi geçirdiğini duyurdu. Kınık, <strong>&#8220;Kalp krizi sonucu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Koroner Yoğun Bakıma kaldırılan Şair İsmet Özel’e Mevladan acil şifalar diliyorum. &#8216;Gittim çekip başımı gittim hakikat duraksadı&#8217; Gitme usta&#8230;&#8221;</strong> diye yazdı.</p>
<p>.</p>
<p>Kaçmak İsterken Vuruldu</p>
<p>Gök gürledi<br />
Canı sarsılmadı şimşek çakışından<br />
Ve yağışlar dilinden döküleni epritemedi<br />
Sert esen poyrazın dayattığı siliklik<br />
Ağustos sıcağı gerekçesiyle pelteleşme<br />
Dilsizlik sağırlık çolaklık körlük<br />
Mızrak değdiremediler güzelim gövdesine<br />
Değiştirilsin aniden coğrafya dersinde konu<br />
Kaçmak isterken vuruldu.<br />
Burukluk enginine düşsek kalfadır aradığımız<br />
Yücelik katlarına çıksak gözleri yakan yazıt<br />
Kıt<br />
Vurulduğunu bilmesek<br />
Daha da kıt kalırdı hakkında malumatımız<br />
Oydu dalgınlık arastamızdan belli belirsiz<br />
Belli belirsiz belki utangaç geçiveren karaltı<br />
Göz göze geldiğimizde bize düşen yutkunuş<br />
Paydoslar çalkantısından yara almamış çehre<br />
Türkçe konuşmasıyla hayranlık uyandıran<br />
Duruşu çocuklara örnek olur diye korktuğumuz<br />
Kanamayı durdurmak için gerek duyduklarımızın ilki<br />
Neye acıktığımızı tek fark eden oydu<br />
Kaçmak isterken vuruldu.<br />
Tarihten kopmuş yaprakları sığaya çeken hançer<br />
Denk getirilmiş bütün şeylerin kırbası<br />
Kırbacı kötülükten zevk çıkaranların<br />
Neyi ihmal ettiysek utanmamıza sebep<br />
Bize bundan böyle onu hep<br />
Yakınımızda peyda olan hışırtı<br />
Yakınlık yakınmalarımızda kopan tel<br />
Bize bundan böyle hep onu hatırlatacak<br />
Çalılar aşk acısı çingeneler<br />
Ondan aldıkları komutla<br />
Tecavüz tadı yaydılar ortalığa<br />
Vitrinlere mitralyöz<br />
Kaldıysa inek fışkısı neonlu lambalara<br />
İşini tek koluyla görürdü<br />
Tek koluyla eziyet ederdi sakız çiğneyen erkeklere<br />
Çiğ renkleri tek koluyla canından bıktırtırdı<br />
Boştaydı, bizi kollamak üzere boştaydı öbür kolu<br />
Kaçmak isterken vuruldu.<br />
Cesedinin savcılıkça görüldüğünü söylediler bize<br />
Rafta matlup kataloglu kayda geçen cansız bedeni<br />
Cansız ama kim hele bir<br />
Canlanma furyası açılsın onsuz edecek<br />
Her an itirafı gereken şeymiş gibi kalacak akıllarda<br />
Yüz yıkar saç tarar diş fırçalarken<br />
Giyinirken buluşur karşılaşır vedalaşırken<br />
Neden uğramaz oldu bize artık sorusu<br />
Kefeyi ağdıracak ciğeri gerdirecek<br />
Düştüğü yerin tozuna bulanmış karnındaki kıllar<br />
Dizlerine kadar ıslak kollarında tırnak izleri var<br />
Bu bir elmas kol düğmesi tekidir ki yelek<br />
Astarına teyellenmiş bulundu<br />
Kaçmak isterken vuruldu.Kapandı mahremiyetine kapanıp yere düştü<br />
Kan yok işte kan çekilmiş meleksi çehresinden<br />
Kül gibi benzi gövdesinin görebildiğimiz yerleri külrengi<br />
Kaçı aklındaydı acaba annesinin tembihlediklerinin<br />
En küçük kardeşine en son neyi vaat etti<br />
Fütursuz ömürler kısadır bilmez miydi<br />
Bilmez miydi herkesten iyi bunu<br />
Kaçmak isterken vuruldu.<br />
Ey pazarlıkçı dul kadınların dillerindeki yapışkan!<br />
Ey kusurları tadat edip vakit öldüren tembel amcazadeler!<br />
Ey gişelerin önünde sabırsızca bekleşenlerin bahanesi!<br />
Ey gövdelerin pişmanlığı!<br />
Ey en çürük meyvesi dünya dillerinin!<br />
Bayramın hamursuzu!<br />
İftar vaktinin kuşkusu!<br />
Haçın dumuru!<br />
Kaçmak isterken vuruldu.<br />
Yetti yokuşların yarılandığı saatte hatırdan çıkarıldığı<br />
Endamını ilginç bulmak yetti kilosunda esrar bulmak<br />
Yazın kumsalda el yapımı kunduralarını görmek<br />
Kışın ayağında sandalet omuzunda harmani<br />
Yetti alelusul yetti ayaküstü yetti baştan savma<br />
Yetti saydamlığın inkarı<br />
Her kıpırdayan şeye ateş etmek emri alan nemrutun<br />
Silahından fırlayan kurşun değil<br />
Beklentisindeki asit öldürdü onu<br />
Kaçmak isterken vuruldu.<br />
Bakakaldık bakakaldık bakakaldık bak gücümüz<br />
Sessiz kalmakla ıssız kalmak arasına sarkıtıldığımız kadarmış<br />
Yıldızların zillerini çaldıramıyoruz karanlık bastırınca<br />
Acı gün yasa kesiyor vurduramıyoruz güneşe gongunu<br />
Bir sevişme fasılasından santur imal edemiyoruz<br />
Dolunay imbiğinden damıtamıyoruz bir çalpara<br />
Bizi sarmış bizi sarmış bizi sarmış baştanbaşa mucizesizlik<br />
Ferman okuyan kölenin yan tarafında mahcubiyetinden<br />
Kıvrılmış son sayfanın ütüsünde hiçbir keramet yoktu<br />
Kaçmak isterken vuruldu.<br />
İsmet Özel</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ismet-ozel-kalp-krizi-gecirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsmet Özel’i Tenkit Vakti Geldi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ismet-ozeli-tenkit-vakti-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Erdoğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Nov 2017 15:35:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Polemik]]></category>
		<category><![CDATA[2. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım 2017]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=1210</guid>

					<description><![CDATA[Bedel ödemeden itibar devşirmek! Çağımızın genel hastalığı. Belli bir süre mümkündür belki, ancak uzun soluklu olanı görülmemiştir. Sünnetullaha aykırıdır çünkü. Evet, İsmet Özel neden çevresine faydalı bir şair ve yazar, bir düşünce adamı olamadı / olamıyor? Bu sorunun cevabını buralarda aramak gerekiyor belki. Çünkü o, bir yere değil hep kendine çağırmaktadır. İsmet ÖZEL ve Martin BUBER Martin Buber, 1878-1965 yılları arasında yaşamış ve çağdaş siyonizmin kurulmasına öncülük etmiş Yahudi asıllı Alman bir düşünürdür. Varoluşçuluk akımına Tanrı sorunundan kaynaklanan bir görüşle yaklaşır. Ona göre insan, kendi özünü yine kendisi yaratan bir varlıktır. “Ben” ile “varoluş” arasında bir ayrılmazlık vardır. Bu yüzden insanı var olmadan önce tanımlama ve niteleme imkânı yoktur. Martin Buber, bir tür dinsel varoluşçuluk üzerine kurduğu diyalog felsefesiyle ilgili görüşlerini özlü ve özgün bir biçimde Ben ve Sen adlı eserinde ortaya koydu. İnsan ile evren arasındaki varlık ilişkisinin kaynaklarını araştırdı. Ona göre insan-varlık bağlantısı iki özden oluşan bir bütündür. Birincisi “Ben-O”, ikincisi “Ben-Sen”dir. “Ben” kendi kendine var olamaz; “O” ve “Sen” ile bir bütünlük içinde var olabilir. Bu varoluş bir bağlantıdır. İnsan ancak “Sen”de “Ben” olabilir. “Ben”, bir insanın karşısında “Sen” olarak vardır. Yani “Ben” “Sen”dedir. Bu varoluş biçimi nesnenin nesnede bulunması anlamına gelmez. Tanrı “sonsuz Sen” niteliğinde bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bedel ödemeden itibar devşirmek! Çağımızın genel hastalığı. Belli bir süre mümkündür belki, ancak uzun soluklu olanı görülmemiştir. Sünnetullaha aykırıdır çünkü. Evet, İsmet Özel neden çevresine faydalı bir şair ve yazar, bir düşünce adamı olamadı / olamıyor? Bu sorunun cevabını buralarda aramak gerekiyor belki. Çünkü o, bir yere değil hep kendine çağırmaktadır.</strong></p>
<p><strong>İsmet ÖZEL ve Martin BUBER</strong></p>
<p>Martin Buber, 1878-1965 yılları arasında yaşamış ve çağdaş siyonizmin kurulmasına öncülük etmiş Yahudi asıllı Alman bir düşünürdür. Varoluşçuluk akımına Tanrı sorunundan kaynaklanan bir görüşle yaklaşır. Ona göre insan, kendi özünü yine kendisi yaratan bir varlıktır. “Ben” ile “varoluş” arasında bir ayrılmazlık vardır. Bu yüzden insanı var olmadan önce tanımlama ve niteleme imkânı yoktur.</p>
<p>Martin Buber, bir tür dinsel varoluşçuluk üzerine kurduğu diyalog felsefesiyle ilgili görüşlerini özlü ve özgün bir biçimde Ben ve Sen adlı eserinde ortaya koydu. İnsan ile evren arasındaki varlık ilişkisinin kaynaklarını araştırdı. Ona göre insan-varlık bağlantısı iki özden oluşan bir bütündür. Birincisi “Ben-O”, ikincisi “Ben-Sen”dir. “Ben” kendi kendine var olamaz; “O” ve “Sen” ile bir bütünlük içinde var olabilir.</p>
<p>Bu varoluş bir bağlantıdır. İnsan ancak “Sen”de “Ben” olabilir. “Ben”, bir insanın karşısında “Sen” olarak vardır. Yani “Ben” “Sen”dedir. Bu varoluş biçimi nesnenin nesnede bulunması anlamına gelmez. Tanrı “sonsuz Sen” niteliğinde bir varlıktır ve “Ben” ile karşı karşıyadır. Bu sebeple bu iki varlık birbirini gerektirir. Öte yandan “Sen” ile “O” da iki varlık türü olarak birbirini gerektirir ve karşı karşıyadır. “Ben” ile “Sen” doğrudan doğruya birbirinin karşı-varlığıdır. “Sen” ile “O” ise ancak nesne evreninde karşı karşıyadır. (Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 3, Anadolu Yayıncılık, 1983.)</p>
<p>Martin Buber’in 1923’te Almanca olarak kaleme aldığı söz konusu eseri (Ich und Du), ilk defa (Ayşe) İnci Palsay tarafından Ben ve Sen adıyla Türkçeye çevrilmiş ve Kitâbiyât yayınları arasında neşredilmişti (Nisan 2003). Görmemişim. Aynı çevirinin gözden geçirilmiş ikinci baskısı ise Kopernik Kitaptan çıktı (Mayıs 2017). Ben ve Sen’i bu baskısından okuma imkânı buldum. Türk okuru, dar bir çevrenin dışında Martin Buber’i tanımıyor. Bunun üç önemli sebebi var sanırım: Birincisi Türkçeye çok geç çevrilmiş, ikincisi ağır ve felsefî bir dili var, üçüncüsü de iyi bir siyonist. Böyle olunca Martin Buber ve düşüncesi, Türkiye’de geniş okur kitleleri tarafından yeterince tanınmamış oldu.</p>
<p><strong>(Martin Buber-İsmet Özel ilişkisi)</strong></p>
<p>Şimdi Martin Buber’in Ben ve Sen’ini okurken zihnimde İsmet Özel’in bir makalesi, daha doğrusu bir tebliği canlandı. Onu da bulup okudum. Ardından İsmet Özel-Martin Buber ilişkisi üzerine düşündüklerimi yazmak istedim. İsmet Özel’in söz konusu makalesi, İslâmî İlimler Araştırma Vakfı Yayınları arasında Bilgi, Bilim ve İslâm adıyla neşredilen (İstanbul 1987) bir derleme kitapta yer alıyor.</p>
<p>Makale, vakfın 1984’te düzenlediği bir seminerde “Bilimin Dünyasından Bilginin Dünyasına” başlığıyla tebliğ olarak sunulmuş. İsmet Özel’in tebliğdeki tezi bilim ve bilgi kavramları arasında yapılan bir ayrıma dayanıyor. Ona göre bilimin dünyası XVII. yüzyıldan itibaren bilginin dünyasını yıkarak önce Avrupa’dan başlamak üzere adım adım bütün dünyada onun yerine hâkimiyet kurmuştur. Daha sonra bilgi ve bilim kavramlarını bilme eyleminde özne ve nesne alanında sergilediği özel tavırları açısından tahlil eden İsmet Özel, tercihini bilgi lehine ortaya koymakta ve yaşamakta olduğumuz bilimin dünyasından bilginin dünyasına geçmenin mümkün olduğunu söylemektedir. Bu da ancak din ve/veya sanatla olabilecek bir husustur.</p>
<p><strong><em>Devamı Yörünge Dergisi 2. Sayısında (Kasım/2017)</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
