<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>IMF &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/imf/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Sep 2019 09:25:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>IMF &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CHP&#8217;nin karanlık ilişkileri</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/chpnin-karanlik-iliskileri/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/chpnin-karanlik-iliskileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Sep 2019 09:25:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12571</guid>

					<description><![CDATA[Şimdi size bilinmeyenleri anlatmaya, unutulanları hatırlatmaya çalışacağım. Bunların ışığında kararı siz verin istiyorum. CHP ve İyi Parti’nin, IMF yetkilileri ile kapalı kapılar ardında yaptığı görüşme tartışılıyor. “Gizliydi” diyenler de, konuya “Ne var bunda” bakışıyla yaklaşanlar da var. Aslında görüşülmesinde bir sıkıntı yok. Problem, kimseye haber verilmeden, kameralardan kaçılarak, ayrı ayrı kapılardan girilerek bir araya gelinmesinde. Neden buna ihtiyaç duyuldu? Sorunun cevabı, görüşmeyi yapan isimlerde saklı: Biri İyi Partili Durmuş Yılmaz, diğeri CHP Sözcüsü Faik Öztrak. Geçmişlerine bakınca çok daha iyi anlaşılacak bu mesele. Öztrak, Dünya Bankası ve IMF eksenindeki Kemal Derviş’in ekibindendir. Bir Derviş tecrübesi var bizim önümüzde. Ecevit vasıtası ile Türkiye’ye monte edildi. Bize değil, dışarıya bağlı olarak çalıştı. O günlerde yaşananları unuttuk herhalde. Üçlü koalisyon döneminde Liderler Zirveleri yapılır, Derviş de bazen o toplantılara katılırdı. Arada dışarı çıkar, ABD ile telefon görüşmeleri yapıp, tekrar içeri girerdi. Üçlü koalisyon, bu yüzden defalarca çatırdadı. MHP Lideri Devlet Bahçeli, yaptığı açıklamalarda “Derviş garabetini” kamuoyu ile de paylaştı. Hatta, Kemal Derviş’in telefonlarını günlerce kapattığı ve kendisine Başbakan dahil kimsenin ulaşamadığı dönemler oldu. İşte Faik Öztrak, o dönemin Hazine Müsteşarıdır. Kemal Derviş’in kendisinden sonrası için referansta bulunduğu isimdir. Bu bilgilerin ışığında IMF ile yapılan o görüşme daha iyi tahlil edilebilir sanıyorum! *** Baykal’a yapılan kaset operasyonunun ardından Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olmuştu. Türkiye seçime gidiyordu. O günlerde çok ilginç bir görüşme gerçekleşti. Bugün Ağrı Belediye Başkanı olan Savcı Sayan ile CHP’nin eski Genel Sekreteri Önder Sav gibi pek çok isim biliyor bunu. Coca Cola’nın o dönemdeki CEO’su Muhtar &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi size bilinmeyenleri anlatmaya, unutulanları hatırlatmaya çalışacağım. Bunların ışığında kararı siz verin istiyorum.</p>
<p><strong>CHP</strong> ve İyi Parti’nin, <strong>IMF</strong> yetkilileri ile kapalı kapılar ardında yaptığı görüşme tartışılıyor. <strong>“Gizliydi”</strong> diyenler de, konuya <strong>“Ne var bunda”</strong> bakışıyla yaklaşanlar da var. Aslında görüşülmesinde bir sıkıntı yok. Problem, kimseye haber verilmeden, kameralardan kaçılarak, ayrı ayrı kapılardan girilerek bir araya gelinmesinde.</p>
<p>Neden buna ihtiyaç duyuldu?</p>
<p>Sorunun cevabı, görüşmeyi yapan isimlerde saklı: Biri İyi Partili Durmuş Yılmaz, diğeri <strong>CHP Sözcüsü Faik Öztrak</strong>. Geçmişlerine bakınca çok daha iyi anlaşılacak bu mesele.</p>
<p>Öztrak, Dünya Bankası ve <strong>IMF </strong>eksenindeki <strong>Kemal Derviş</strong>’in ekibindendir. Bir <strong>Derviş</strong> tecrübesi var bizim önümüzde. <strong>Ecevit</strong> vasıtası ile <strong>Türkiye</strong>’ye monte edildi. Bize değil, dışarıya bağlı olarak çalıştı. O günlerde yaşananları unuttuk herhalde. Üçlü koalisyon döneminde <strong>Liderler Zirveleri</strong> yapılır, <strong>Derviş</strong> de bazen o toplantılara katılırdı. Arada dışarı çıkar, <strong>ABD</strong> ile telefon görüşmeleri yapıp, tekrar içeri girerdi.</p>
<p>Üçlü koalisyon, bu yüzden defalarca çatırdadı. <strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli</strong>, yaptığı açıklamalarda <strong>“Derviş garabetini”</strong> kamuoyu ile de paylaştı. Hatta, <strong>Kemal Derviş</strong>’in telefonlarını günlerce kapattığı ve kendisine <strong>Başbakan</strong> dahil kimsenin ulaşamadığı dönemler oldu.</p>
<p>İşte <strong>Faik Öztrak</strong>, o dönemin <strong>Hazine Müsteşarıdır</strong>. <strong>Kemal Derviş</strong>’in kendisinden sonrası için referansta bulunduğu isimdir.</p>
<p>Bu bilgilerin ışığında <strong>IMF</strong> ile yapılan o görüşme daha iyi tahlil edilebilir sanıyorum!</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Baykal’</strong>a yapılan kaset operasyonunun ardından <strong>Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı</strong> olmuştu. <strong>Türkiye </strong>seçime gidiyordu.</p>
<p>O günlerde çok ilginç bir görüşme gerçekleşti. Bugün <strong>Ağrı Belediye Başkanı</strong> olan <strong>Savcı Sayan</strong> ile <strong>CHP</strong>’nin eski <strong>Genel Sekreteri Önder Sav</strong> gibi pek çok isim biliyor bunu.</p>
<p><strong>Coca Cola</strong>’nın o dönemdeki <strong>CEO</strong>’su <strong>Muhtar Kent, Kemal Kılıçdaroğlu</strong>’na destek için harekete geçti. <strong>Doğan Holding</strong>’in eski <strong>Yönetim Kurulu Başkanı</strong> ve <strong>Başbakanlık Eski Müsteşarı Birkan Erdal</strong> tarafından, <strong>CHP </strong>eski <strong>Milletvekili Şahin Mengü</strong>’ye bir teklif yapıldı…</p>
<p><strong>“Muhtar Bey, Kemal Bey’e yardımcı olmak istiyor. Kemal Bey için ne yapabilirim, diye soruyor?”</strong> ifadesi kullanıldı:</p>
<p><strong>-Kemal Bey isterse Muhtar Bey özel bir hat alsın, oradan görüşülsün.</strong></p>
<p><strong>Mengü</strong>, rahatsız oldu bu tekliften. Çünkü, <strong>Coca Cola</strong> demek <strong>ABD</strong> demekti! <strong>Faik Öztrak</strong>’a devretti konuyu, <strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nu haberdar etti, <strong>Baykal</strong>’ı da bilgilendirdi.</p>
<p><strong>Birkan Erdal</strong>’a bakılırsa, sonra bu irtibat sağlandı. Çünkü, <strong>Erdal</strong> bizzat bana <strong>“Benden Kılıçdaroğlu’nu tebrik etmek için bir telefon numarası istendi, onu sordum, onu verdim ben”</strong> dedi.</p>
<p>Sadece tebrik için özel bir hat ve numara! İnandırıcı mı sizce?</p>
<p>İşte bu ilişki, <strong>Faik Öztrak</strong> üzerinden sağlandı. Geçmişte sordum defalarca bu özel hat üzerinden ne görüşüldüğünü. Ama herhangi bir cevap gelmedi. Bugün de aynı durumdayız. <strong>“IMF heyeti ile ne görüşüldü?”</strong> sorusuna tatmin edici bir cevap alamayacağız.</p>
<p>Bir <strong>CHP</strong> ve <strong>Faik Öztrak</strong> klasiği yaşıyoruz çünkü…</p>
<p>Sürekli olarak <strong>“şeffaflıktan</strong>” bahseden <strong>CHP</strong>’nin üzerine düşen o kadar çok karanlık var ki!</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/chpnin-karanlik-iliskileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IMF’ye ne sözü verdin Faik?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/imfye-ne-sozu-verdin-faik/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/imfye-ne-sozu-verdin-faik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Sep 2019 09:36:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Parti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12558</guid>

					<description><![CDATA[Gizli görüşmede yakalandılar&#8230; CHP sözcüsü Faik Öztrak, İYİ Parti’li Durmuş Yılmaz ve kimi IMF yetkilileri&#8230; Mekân, Ankara Hilton Oteli&#8230; Basına haber verilmiyor. Çünkü toplantı “çok gizli&#8230;” Partilerin haberi var mıdır? Faik Öztrak’ın, toplantı öncesi “büyüklerini” bilgilendirdiğini tahmin ediyorum. Ama aynı şeyi Durmuş Yılmaz için söylemek çok zor. İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Mustafa Cihan Paçacı görüşmeden haberi olduğunu söylüyor: “Durmuş Bey bana daha önce bilgi verdi, böyle böyle bir toplantı olacağını. Ama IMF midir, nedir onlar bilmiyorum yani&#8230;” Böyle söylüyor ama büsbütün adamını ateşe atmıyor: “Ben katılmasının faydalı olacağını söyledim. IMF’ciler Durmuş Bey’i tanırlar, eski dostlukları vardır. O açıdan onlar Durmuş Beyle temas kurmuşlardır. Durmuş Bey, bizim ekonomi politikalarımızda çok saygın bir isim. Türkiye açısından da öyle&#8230; Türkiye&#8217;nin bu insana sahip çıkması lazım&#8230; Katılmasının faydalı olacağını söyledim. Herhangi bir problem yok.” Durmuş Bey çok değerli bir insan olabilir&#8230; Ona sahip çıkalım, iyi de, önce Cihan Paçacı ona sahip çıksın&#8230; Bakın, “Durmuş Yılmaz’ın parti adına mı, bireysel mi katıldı” sorusuna Cihan Paçacı ne cevap veriyor: “Valla onu tam olarak bilmiyorum. Parti adına veya kendi adına, tam emin değilim. Ama kendisine öyle bir davet geldiğini, katılma durumunu sordu. Ben de ‘katılabilirsiniz’ dedim. CHP ve İyi Parti orasından emin değilim. Ama partimizin milletvekilidir. Onlar hangi amaçla çağırdılar onu bilmiyorum.” Buradan şu sonucu çıkarabilir miyiz? Durmuş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gizli görüşmede yakalandılar&#8230; CHP sözcüsü <strong>Faik Öztrak</strong>, İYİ Parti’li <strong>Durmuş Yılmaz</strong> ve kimi IMF yetkilileri&#8230;</p>
<p>Mekân, <strong>Ankara Hilton Oteli</strong>&#8230;</p>
<p>Basına haber verilmiyor.</p>
<p>Çünkü toplantı <strong>“çok gizli&#8230;”</strong></p>
<p>Partilerin haberi var mıdır?</p>
<p>Faik Öztrak’ın, toplantı öncesi <strong>“büyüklerini”</strong> bilgilendirdiğini tahmin ediyorum. Ama aynı şeyi Durmuş Yılmaz için söylemek çok zor.</p>
<p>İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı <strong>Mustafa Cihan Paçacı</strong> görüşmeden haberi olduğunu söylüyor: <strong>“Durmuş Bey bana daha önce bilgi verdi, böyle böyle bir toplantı olacağını. Ama IMF midir, nedir onlar bilmiyorum yani&#8230;”</strong></p>
<p>Böyle söylüyor ama büsbütün adamını ateşe atmıyor: <strong>“Ben katılmasının faydalı olacağını söyledim. IMF’ciler Durmuş Bey’i tanırlar, eski dostlukları vardır. O açıdan onlar Durmuş Beyle temas kurmuşlardır. Durmuş Bey, bizim ekonomi politikalarımızda çok saygın bir isim. Türkiye açısından da öyle&#8230; Türkiye&#8217;nin bu insana sahip çıkması lazım&#8230; Katılmasının faydalı olacağını söyledim. Herhangi bir problem yok.”</strong></p>
<p>Durmuş Bey çok değerli bir insan olabilir&#8230;</p>
<p>Ona sahip çıkalım, iyi de, önce Cihan Paçacı ona sahip çıksın&#8230;</p>
<p>Bakın, “Durmuş Yılmaz’ın parti adına mı, bireysel mi katıldı” sorusuna Cihan Paçacı ne cevap veriyor: <strong>“Valla onu tam olarak bilmiyorum. Parti adına veya kendi adına, tam emin değilim. Ama kendisine öyle bir davet geldiğini, katılma durumunu sordu. Ben de ‘katılabilirsiniz’ dedim. CHP ve İyi Parti orasından emin değilim. Ama partimizin milletvekilidir. Onlar hangi amaçla çağırdılar onu bilmiyorum.”</strong></p>
<p>Buradan şu sonucu çıkarabilir miyiz?</p>
<p>Durmuş Yılmaz, partisinden habersiz, IMF’cilerle iş çeviriyor.</p>
<p>Ne iş çevirdiği sorusunun cevabını Faik Öztrak’ta aramalıyız.</p>
<p>Önce <strong>Faik Öztrak</strong> kim, ona bakalım:</p>
<p>Türkiye’nin ekonomik olarak dibe vurduğu 2001 krizinde <strong>Hazine Müsteşarlığı</strong>’na getirildi.</p>
<p>Uluslararası finans çevrelerinin bildiği ve birlikte çalışmaktan hoşlandığı/hoşlanacağı bir isimdi&#8230; <em>(Türkiye’deki <strong>“yerli”</strong> mallar da onu çok seviyordu. Çünkü babasının oğluydu. Babası, birkaç kez, darbe hükümetlerinde bakanlığa getirilmişti. Faik’i de paraşütle indirmeye çalışmışlardı ama imdada 2002 seçimi yetişmişti.)</em></p>
<p>Kestirmeden söyleyelim:</p>
<p><strong>Dünya Bankası</strong>’ndan Türk ekonomisinin başına paraşütle indirilen <strong>Kemal Derviş</strong>’in bir numaralı adamıdır&#8230;</p>
<p>Bu nitelikleri <strong>“değerlendirildiği”</strong> için, Kemal Derviş tarafından Hazine Müsteşarlığı’na atandı.</p>
<p>Sebep?</p>
<p>Çok açık:</p>
<p>Borç vererek Türk ekonomisinin yönetimini ele geçiren IMF’yi hoşnut etmek&#8230; Çünkü Kemal Derviş’in direktörlüğünü yaptığı IMF programının başarılı olması için uygun aktörlere ve <strong>“dikensiz gül bahçesi”</strong>ne ihtiyaç vardı.</p>
<p>Faik Öztrak bu nedenle Hazine Müsteşarlığı’na getirildi.</p>
<p>Siyaset kurumu ikna edilebilseydi, ekonominin başına getirilecekti ve IMF bu duruma çok sevinecekti<em>. (Faik de, <strong>babasının oğlu </strong>olarak çok mutlu olacaktı.)</em></p>
<p>Kemal Derviş ve <strong>yamağı</strong> konumundaki Faik Öztrak’ın <em>(ve de sonradan Merkez Bankası’nın başına getirilen <strong>Durmuş Yılmaz</strong>’ın)</em> kurtuluş reçetesi şuydu: <strong>“Yüksek vergi, yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek kur ve sıfır yatırım&#8230;”</strong></p>
<p>Kısacası, ulusal ekonomiyi tasfiye etmek ve ülkeyi yüksek faizle semiren uluslararası finans çevrelerinin kulu kölesi yapmak&#8230;</p>
<p>Bu plan işlemedi.</p>
<p>İlk seçimde aparatları ve aktörleriyle birlikte tasfiye edildiler.</p>
<p>Şimdi otel köşelerinde IMF’yle gizli-kapaklı ne görüşüyorlar?</p>
<p>Neyin sözünü veriyorlar?</p>
<p>IMF’yle yeni bir <strong>stand-by</strong> anlaşmasının (yani yeni bir <strong>“kölelik mukavelesi”</strong>nin) sözü mü?</p>
<p>Ahmet Kekeç/Star</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/imfye-ne-sozu-verdin-faik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyasetçinin Zor Tercihi Enflasyon mu? Büyüme mi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/siyasetcinin-zor-tercihi-enflasyon-mu-buyume-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/siyasetcinin-zor-tercihi-enflasyon-mu-buyume-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2018 15:31:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[Mahfi Eğilmez]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=4202</guid>

					<description><![CDATA[Ekonomist Mahfi Eğilmez kişisel bloğunda önemli bir konuya ışık tutarak Enflasyonla mücadelemiz göstermelik olmamalıdır dedi. İşte o yazı: Enflasyonla Göstermelik Mücadele Türkiye, hiçbir zaman enflasyonla gerçek anlamda mücadele etmedi. Hep mücadele eder gibi yaptı. 1980’lerde enflasyon başını alıp giderken zamanın hükümetleri enflasyonu birinci sorun olarak aldıklarını söyleseler de aslında birinci sorunları her zaman büyümeydi. Turgut Özal başbakanken kendisine enflasyonu anlatan bürokratlara “siz bana büyümeyi anlatın ben halka enflasyonu anlatırım” derdi. Bunun mantığı çok açıktı. Büyüme demek yatırım, yeni iş sahaları ve dolayısıyla istihdam artışı demekti. Enflasyonla mücadele uğruna büyümenin düşmesini dolayısıyla işsizliğin artmasını göze alamıyordu siyasetçi. Böylece Türkiye büyüme uğruna giderek yükselen bir enflasyonla yoluna devam etti. Sonunda büyümeyi kaybetti, elde enflasyon kaldı. 2001 krizinden sonra Türkiye’nin eline enflasyonla mücadele için tarihi bir fırsat geçti. IMF desteğiyle uygulanan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programıyla Türkiye çift haneli enflasyonunu tek hanelere düşürmeyi yüksek büyüme oranlarını yakalayarak başardı. Krizlerden çıkışta böyle bir fırsat doğabiliyor. Bu dönemde Türkiye’nin enflasyonu, içinde yer aldığı gelişmekte olan ekonomiler grubunun ortalama enflasyonuna çok yaklaştı. Yine aynı dönemde Türkiye’nin büyümesi gelişmekte olan ekonomilerin ortalama büyümesinin üzerinde seyretti. Bu gelişmeleri aşağıdaki grafiklerden izlemek mümkün (grafikler, IMF WEO October 2018 Database tablolarından alınan verilerle hazırlanmıştır.) Büyüme grafiğinden Türkiye’nin küresel krizde, gelişmekte olan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomist Mahfi Eğilmez kişisel bloğunda önemli bir konuya ışık tutarak Enflasyonla mücadelemiz göstermelik olmamalıdır dedi. İşte o yazı:</p>
<p><strong>Enflasyonla Göstermelik Mücadele</strong></p>
<p>Türkiye, hiçbir zaman enflasyonla gerçek anlamda mücadele etmedi. Hep mücadele eder gibi yaptı. 1980’lerde enflasyon başını alıp giderken zamanın hükümetleri enflasyonu birinci sorun olarak aldıklarını söyleseler de aslında birinci sorunları her zaman büyümeydi. Turgut Özal başbakanken kendisine enflasyonu anlatan bürokratlara “siz bana büyümeyi anlatın ben halka enflasyonu anlatırım” derdi. Bunun mantığı çok açıktı. Büyüme demek yatırım, yeni iş sahaları ve dolayısıyla istihdam artışı demekti. Enflasyonla mücadele uğruna büyümenin düşmesini dolayısıyla işsizliğin artmasını göze alamıyordu siyasetçi. Böylece Türkiye büyüme uğruna giderek yükselen bir enflasyonla yoluna devam etti. Sonunda büyümeyi kaybetti, elde enflasyon kaldı.</p>
<p>2001 krizinden sonra Türkiye’nin eline enflasyonla mücadele için tarihi bir fırsat geçti. IMF desteğiyle uygulanan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programıyla Türkiye çift haneli enflasyonunu tek hanelere düşürmeyi yüksek büyüme oranlarını yakalayarak başardı. Krizlerden çıkışta böyle bir fırsat doğabiliyor. Bu dönemde Türkiye’nin enflasyonu, içinde yer aldığı gelişmekte olan ekonomiler grubunun ortalama enflasyonuna çok yaklaştı. Yine aynı dönemde Türkiye’nin büyümesi gelişmekte olan ekonomilerin ortalama büyümesinin üzerinde seyretti. Bu gelişmeleri aşağıdaki grafiklerden izlemek mümkün (grafikler, IMF WEO October 2018 Database tablolarından alınan verilerle hazırlanmıştır.)</p>
<p>Büyüme grafiğinden Türkiye’nin küresel krizde, gelişmekte olan ekonomiler ortalamasından çok daha fazla etkilendiği görülebiliyor. O dönem dışında Türkiye’nin büyümesi sürekli olarak gelişmekte olan ekonomiler ortalamasının üzerinde seyretmiş bulunuyor. Enflasyon grafiğinde de bir ara gelişmekte olan ekonomiler ortalamasına oldukça yaklaşmış bulunan Türkiye enflasyonu hep bu ortalamanın üzerinde kalmış ve son yıllarda ortalamadan iyice uzaklaşmış görünüyor. Özellikle son iki yılın gelişmesine bakılırsa Türkiye’nin ivme kaybı yaşayan büyümesini kollayabilmek için enflasyonu nasıl gözden çıkardığını görmek mümkün.</p>
<p>Ne yazık ki enflasyonu göz ardı edip büyüme peşinde koşmak tıpkı 2001 krizi öncesinde olduğu gibi büyümenin kaybedilmesini önleyemiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4206" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG11.png" alt="" width="400" height="227" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG11.png 400w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG11-300x170.png 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG11-330x186.png 330w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG11-318x180.png 318w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4205" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG12.png" alt="" width="400" height="227" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG12.png 400w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG12-300x170.png 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG12-330x186.png 330w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı.PNG12-318x180.png 318w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/siyasetcinin-zor-tercihi-enflasyon-mu-buyume-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
