<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İha &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/iha/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Sep 2022 07:01:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>İha &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Neden Bayraktar?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/neden-bayraktar/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/neden-bayraktar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gündüz Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2022 07:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[dron]]></category>
		<category><![CDATA[İha]]></category>
		<category><![CDATA[SİHA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=18438</guid>

					<description><![CDATA[Bazıları ciddi ciddi diyor ki: &#8220;Devletin o kadar imkanı var, devletin de o kadar SİHA&#8217;sı var ama hep Bayraktar TB2 önde, devlet kendi ürettiklerine değil, Bayraktar&#8217;a destek oluyor.&#8221; Lütfen balık hafızalı olmayın. Selçuk Bayraktar, ABD&#8217;nin dahiler okulu denilen MIT&#8217;de, insansız uçaklar konulu yüksek lisans tezinde okul tarihinin en yüksek ikinci notunu aldı. Bilin bakalım o tarihlerde Türkiye&#8217;deki İHA çalışmaları ne aşamadaydı? İsrail malı Heron kullanıyorduk. Tamir bile edemiyorduk. Yazılımı bize ait değildi. Bilgiler iş işten geçtikten sonra altı saate kadar rötarlı geliyordu. Sonra ne oldu? 2007 yılından itibaren Selçuk Bayraktar bürokrasi kapılarını aşındırdı… Kimse dinlemedi.&#8220;Biz yapamayız&#8221; denildi.&#8220;Yaptım, dereceli not aldım&#8221; dedi.&#8220;Al şu parayı sus&#8221; dediler. Susmadı… Yüksek lisans tezi olan İHA modeliyle askerlerle beraber çalışmalar yaptı. Bürokraside İHA çalışmaları sadece kağıt üzerinde kaldı. Selçuk Bayraktar, elindeki İHA modeliyle yaptığı her aşamayı bürokrasi ile paylaştı.&#8220;Bakın bunu da yaptım&#8221; dedi. Yine engellendi. En son 2013 yılında FETÖ ile Erdoğan&#8217;ın yolları ayrılmaya başlarken, aradaki engellerin bir kısmı ortadan kalkınca Erdoğan&#8217;a çıktı. İki defa sunum yaptı. Birinde bakanlar, müsteşarlar da hazır bulundu. Erdoğan talimat verdi.&#8220;Hemen finanse edilsin, ne yapilması gerekiyorsa acilen yapılsın&#8221; dedi. Tam altı ay daha beklettiler. &#8220;Şu eksik, bu eksik, şu evrak lazım, şu para onaylansın&#8221; gibi bahanelerle tam altı ay geçti. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bazıları ciddi ciddi diyor ki:</p>



<p>&#8220;Devletin o kadar imkanı var, devletin de o kadar SİHA&#8217;sı var ama hep Bayraktar TB2 önde, devlet kendi ürettiklerine değil, Bayraktar&#8217;a destek oluyor.&#8221;</p>



<p>Lütfen balık hafızalı olmayın.</p>



<p>Selçuk Bayraktar, ABD&#8217;nin dahiler okulu denilen MIT&#8217;de, insansız uçaklar konulu yüksek lisans tezinde okul tarihinin en yüksek ikinci notunu aldı. Bilin bakalım o tarihlerde Türkiye&#8217;deki İHA çalışmaları ne aşamadaydı?</p>



<p>İsrail malı Heron kullanıyorduk. Tamir bile edemiyorduk. Yazılımı bize ait değildi. Bilgiler iş işten geçtikten sonra altı saate kadar rötarlı geliyordu.</p>



<p>Sonra ne oldu?</p>



<p>2007 yılından itibaren Selçuk Bayraktar bürokrasi kapılarını aşındırdı… Kimse dinlemedi.<br>&#8220;Biz yapamayız&#8221; denildi.<br>&#8220;Yaptım, dereceli not aldım&#8221; dedi.<br>&#8220;Al şu parayı sus&#8221; dediler.</p>



<p>Susmadı… Yüksek lisans tezi olan İHA modeliyle askerlerle beraber çalışmalar yaptı.</p>



<p>Bürokraside İHA çalışmaları sadece kağıt üzerinde kaldı.</p>



<p>Selçuk Bayraktar, elindeki İHA modeliyle yaptığı her aşamayı bürokrasi ile paylaştı.<br>&#8220;Bakın bunu da yaptım&#8221; dedi.</p>



<p>Yine engellendi.</p>



<p>En son 2013 yılında FETÖ ile Erdoğan&#8217;ın yolları ayrılmaya başlarken, aradaki engellerin bir kısmı ortadan kalkınca Erdoğan&#8217;a çıktı. İki defa sunum yaptı. Birinde bakanlar, müsteşarlar da hazır bulundu.</p>



<p>Erdoğan talimat verdi.<br>&#8220;Hemen finanse edilsin, ne yapilması gerekiyorsa acilen yapılsın&#8221; dedi.</p>



<p>Tam altı ay daha beklettiler. &#8220;Şu eksik, bu eksik, şu evrak lazım, şu para onaylansın&#8221; gibi bahanelerle tam altı ay geçti.</p>



<p>Selçuk Bayraktar bu süreci neredeyse gözlerinden yaş gelecek şekilde şöyle anlatıyordu:<br>&#8220;İnsan çocuğunu tanır değil mi? İHA projesi benim çocuğumdu. Böyle projelerde insan yazılıma, montaja kendinden bir şey koyar yani imza atar. Bir şeyi ya fazla ya da az yapar da imza atar. O projeler bürokrasi raflarında altı ay beklerken başka yerlere uçmuştu.&#8221;</p>



<p>Devlet kadroları İHA ve SİHA çalışmalarında 2013 yılına gelindiğinde bu aşamadaydı.</p>



<p>Selçuk Bayraktar&#8217;dan şunları da dinledim:<br>&#8220;Gelişmiş ülkeleri geçmemiz için aslında en az 50 yıl gerekirdi. Onlar hiç gelişmese bile 20 yılda yetişmemiz imkansızdı. Ama sıçrama yapabilirdik. SİHA konusunda bunu yapmaya çalıştık. Her alanda onlara yetişmeye çalışmak yerine özel ve stratejik bir alanda önde olmaya çalıştık.&#8221;</p>



<p>Kredi çekmediler. Böyle bir çalışmaya haram karıştırmak istemediler. Hibe kabul etmediler. Hala da aynı devam ediyorlar. Aile, Sarıyer&#8217;de ata evini sattı ve ilk İHA- SİHA çalışmasını yaptı.</p>



<p>Bürokrasiden ümidi kesince Saldıray Berk Paşanın referansı ile 2013 Kasım ayında Diyarbakır Askeri Havaalanı hangarında çalışmaya başlanıldı. 4 ay boyunca telefon kullanmadılar.</p>



<p>Selçuk Bayraktar hakkında tutuklama kararı çıktı. Abisi Haluk Bayraktar iki gün gözaltında tutuldu.</p>



<p>Herkes 17-25 Aralık FETÖ kumpasını bilir. Hakan Fidan&#8217;ın kuşatılmasını ve tutuklanmak istenildiğini bilir. Selçuk Bayraktar ve SİHA projesi aranıyordu asıl… Bulamadılar. Hatta 19 Ocak 2014 MİT tırları kumpasında bile asıl aranan SİHA modeliydi… Engel olamadılar.</p>



<p>Devlet kendi ürünlerine niye destek olmuyormuş?</p>



<p>Devlet bunları yapıyordu ilk SİHA yapılırken… Ne desteği? Bu kadar balık hafızalı olmayın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/neden-bayraktar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>%100 Yerli Demek Ne Demek</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/%100-yerli-demek-ne-demek/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/%100-yerli-demek-ne-demek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet HATUNOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2020 07:46:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[İha]]></category>
		<category><![CDATA[SİHA]]></category>
		<category><![CDATA[Yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15978</guid>

					<description><![CDATA[İha, Siha gibi üretimlerimizin bir parçasını Kanada&#8217;dan alıyormuşuz ve Kanada bu parçaları ülkemize satmayacağını duyurmuş. Karşı takımdan buna öylesine sevinmişler ki neredeyse kına yakacaklar. Hayatında bir değirmene gidip un üğütmemiş insanlara üretimin ve %100 yerli olmanın ne demek olduğunu anlatmakta zor. Osmanlı zamanında akarsu kenarındaki Un Değirmenleri sanayi tesisi sayılıyormuş.Bir ilde ne kadar çok un değirmeni varsa o il sanayi şehri sayılırmış.Peki bu mantıkla un değirmenleri %100 yerlimiydi.Hayır.Değirmenin taşını Ermeni Ustalar, Değilibini Rumlar, taşı değirmene Kürtler getirir değirmenide Ermeni veya Rum işadamı işletir Tozculuğunuda Türkler yaparmış.Tozculuk sadece ve sadece en güvenilir kişiye emanet edilirmiş.Türkler kendi zararına olsa bile güvenilir insanlarmış Ermeni ve Rumlar Türkleri sürekli kandırırlar ve amele gibi çalıştırırlarmış. Tabi &#8220;Değlip, Tozcu&#8221; nedir bilmeye bilirsiniz.Bunlar bizim sanayi ve üretimde kullanılan kelimelerimizmiş… Osmanlı dönemindeki Un Değirmenleri %100 yerliydi.İha ve Siha&#8217;ların %100 yerli olduğu gibi.Eğer bunu yerli saymazsanız Osmalı Padişah&#8217;nıda %100 yerli sayamazsınız.Bir zamanlar %100 Türk Irkı arayan kafatascılar gibi çember yapıp kafatası ölçemeye kalkar Şeytanın ben ateşten yaratıldım insan balçıktan ben ona secde etmem kafasına gelirsiniz.Newton &#8216;u ve Arşimet kanunlarını kullanmadan nasıl araba yürütebilirsiniz.Harezmi&#8217;nin temellerini attığı Algoritmayı bilmeden nasıl bir yazılım geliştirebilirsiniz Dünyada sizin anladığınız manada %100 yerli olan toğrağın altındaki madenlerdir. Onuda çıkartmak için bir sürü mühendislik aletleri kullanırsınız. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İha, Siha gibi üretimlerimizin bir parçasını Kanada&#8217;dan alıyormuşuz ve Kanada bu parçaları ülkemize satmayacağını duyurmuş.</p>



<p>Karşı takımdan buna öylesine sevinmişler ki neredeyse kına yakacaklar.</p>



<p>Hayatında bir değirmene gidip un üğütmemiş insanlara üretimin ve %100 yerli olmanın ne demek olduğunu anlatmakta zor.</p>



<p>Osmanlı zamanında akarsu kenarındaki Un Değirmenleri sanayi tesisi sayılıyormuş.<br>Bir ilde ne kadar çok un değirmeni varsa o il sanayi şehri sayılırmış.<br>Peki bu mantıkla un değirmenleri %100 yerlimiydi.<br>Hayır.<br>Değirmenin taşını Ermeni Ustalar, Değilibini Rumlar, taşı değirmene Kürtler getirir değirmenide Ermeni veya Rum işadamı işletir Tozculuğunuda Türkler yaparmış.<br>Tozculuk sadece ve sadece en güvenilir kişiye emanet edilirmiş.<br>Türkler kendi zararına olsa bile güvenilir insanlarmış Ermeni ve Rumlar Türkleri sürekli kandırırlar ve amele gibi çalıştırırlarmış.</p>



<p>Tabi &#8220;Değlip, Tozcu&#8221; nedir bilmeye bilirsiniz.<br>Bunlar bizim sanayi ve üretimde kullanılan kelimelerimizmiş…</p>



<p>Osmanlı dönemindeki Un Değirmenleri %100 yerliydi.<br>İha ve Siha&#8217;ların %100 yerli olduğu gibi.<br>Eğer bunu yerli saymazsanız Osmalı Padişah&#8217;nıda %100 yerli sayamazsınız.<br>Bir zamanlar %100 Türk Irkı arayan kafatascılar gibi çember yapıp kafatası ölçemeye kalkar Şeytanın ben ateşten yaratıldım insan balçıktan ben ona secde etmem kafasına gelirsiniz.<br>Newton &#8216;u ve Arşimet kanunlarını kullanmadan nasıl araba yürütebilirsiniz.<br>Harezmi&#8217;nin temellerini attığı Algoritmayı bilmeden nasıl bir yazılım geliştirebilirsiniz</p>



<p>Dünyada sizin anladığınız manada %100 yerli olan toğrağın altındaki madenlerdir. Onuda çıkartmak için bir sürü mühendislik aletleri kullanırsınız. Kullanılan bu teknik ve aletlerin tamamı dünyanın ortak malıdır.<br>Yani bu üretimlerin tamamında Cezire&#8217;den, Harezmi&#8217;ye , Arşimet&#8217;ten, Newton&#8217;a kadar yüzbinlerce yıllık birikim vardır.</p>



<p>Bir deyim ve söylem olarak %100 yerli olmak ülkede iş, aş oluşturup ülke yasa ve kurallarına uyup montajdan, ürün satışına kadar faaliyette bulunmaktır .<br>Montaj yapmayı hafife alan bir mantık üretimin Ü&#8217;sünü anlamamış demektir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/%100-yerli-demek-ne-demek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İHA ve SİHA üretiminin hasımları</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/iha-ve-siha-uretiminin-hasimlari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/iha-ve-siha-uretiminin-hasimlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Dec 2019 08:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[İha]]></category>
		<category><![CDATA[SİHA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13260</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi kararlılıkla sürüyor. Savunma sanayiinde yerli ve milli üretimdeki büyük artış, bu sürecin ana dinamosu. Savunma sanayiinde gelinen nokta, yüksek teknoloji üretiminin birçok alana yayılması açısından özgüven kaynağı niteliğinde. Bir yandan Aselsan, Havelsan, Roketsan, TAI, MKEK gibi devlet merkezli şirketler bir yandan tamamen özel sektör merkezli birçok firma, Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine eklemlenmiş durumda. Türkiye ortaya koyduğu bu kararlılığıyla; geçmişin silah pazarı ülke kimliğinden sıyrılarak, kendi silahını üreten bir ülke olma yolunda ciddi mesafe almıştır. Bu durumu inkar edemeyenler, şimdi türlü yaklaşımlarla bu sürecin körelmesinin ya doğrudan öznesi ya da tetikçiliğine soyunmuş durumdalar. Teröre karşı mücadelede çok önemli katkısı olan İHA ve SİHA’ların faaliyetlerinden rahatsız olanlar, milletvekili kimliğiyle; “Eskiden JİTEM vardı, şimdi aynı görevi SİHA’lar yapıyor. Böyle yöntem hukuk devletinde olmaz ancak savaşta olur; savaşın da kuralları var… BAYRAKTAR adlı Silahlı İnsansız Hava Araçları sivil yurttaşları vurdu, öldürdü. Bütün alçaklığınıza rağmen bunu teşhir etmeye devam edeceğim” diyerek, karalamayla,hakaretle, tehditle Bayraktar Ailesi’nin büyük başarılarını aklınca zedelemeye çalışmıştı. Şimdi de yine aynı partiden bir başka milletvekili ise; ”Bayraktar’ların İHA’larıyla ilgili firması da dahil savunma sanayiyle ilgili tüm ana firmaların devletleştirilmesi lazım. Yoksa, bu ülke başını savaştan çıkaramaz. İnsanlığın en büyük tutkularından biri kâr tutkusudur. Şimdiden uyarıyorum” diyerek, bu sürece yönelik köreltme çabasının yeni &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi kararlılıkla sürüyor. Savunma sanayiinde yerli ve milli üretimdeki büyük artış, bu sürecin ana dinamosu. Savunma sanayiinde gelinen nokta, yüksek teknoloji üretiminin birçok alana yayılması açısından özgüven kaynağı niteliğinde.</p>
<p>Bir yandan Aselsan, Havelsan, Roketsan, TAI, MKEK gibi devlet merkezli şirketler bir yandan tamamen özel sektör merkezli birçok firma, Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine eklemlenmiş durumda.</p>
<p>Türkiye ortaya koyduğu bu kararlılığıyla; geçmişin silah pazarı ülke kimliğinden sıyrılarak, kendi silahını üreten bir ülke olma yolunda ciddi mesafe almıştır. Bu durumu inkar edemeyenler, şimdi türlü yaklaşımlarla bu sürecin körelmesinin ya doğrudan öznesi ya da tetikçiliğine soyunmuş durumdalar.</p>
<p>Teröre karşı mücadelede çok önemli katkısı olan İHA ve SİHA’ların faaliyetlerinden rahatsız olanlar, milletvekili kimliğiyle; <em>“Eskiden JİTEM vardı, şimdi aynı görevi SİHA’lar yapıyor. Böyle yöntem hukuk devletinde olmaz ancak savaşta olur; savaşın da kuralları var… BAYRAKTAR adlı Silahlı İnsansız Hava Araçları sivil yurttaşları vurdu, öldürdü. Bütün alçaklığınıza rağmen bunu teşhir etmeye devam edeceğim”</em> diyerek, karalamayla,hakaretle, tehditle Bayraktar Ailesi’nin büyük başarılarını aklınca zedelemeye çalışmıştı.</p>
<p>Şimdi de yine aynı partiden bir başka milletvekili ise; <em>”Bayraktar’ların İHA’larıyla ilgili firması da dahil savunma sanayiyle ilgili tüm ana firmaların devletleştirilmesi lazım. Yoksa, bu ülke başını savaştan çıkaramaz. İnsanlığın en büyük tutkularından biri kâr tutkusudur. Şimdiden uyarıyorum”</em> diyerek, bu sürece yönelik köreltme çabasının yeni bir yöntemini yansıtıyor.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki, bir ülkenin iç bütünleşmesi; kurumlarının birbiriyle aynı amaca yönelik olarak bütünleşmesiyle, balıkçı ağı gibi örülmesiyle, kenetlenmesiyle mümkündür. Milli karakter taşıyan devlet-özel tüm üreten şirketlerin, Türkiye’nin uluslararası alanda güçlü olması için hem sayıca artması hem de birbiriyle kenetlenerek ortak amaca, hedefe, ideale doğru yol alması gerekir.</p>
<p>Batı’nın da başardığı da budur. Balıkçı ağı gibi tüm kurumlarını, başarılarını, tüm varlığını iç bütünleşmeyle birbirine bağlayarak, dış mücadelede çıkarlarının daha kolay koruyup kollanmasını başarmıştır. Bu ülkelerde esas olan; makro strateji, makro hedeftir. Makro stratejiye, hedefe hizmet eden her kurum, her fert kıymetlidir, sorumluluk sahibidir, ondan bekleneni yerine getirendir. Makro stratejiye hizmet etmek koşuluyla, onunla çelişmemek şartıyla ülke dışından da her türlü ekonomik, stratejik ve her alanda katkı kıymetlidir.</p>
<p>Türkiye de şimdi bu yolda ilerlemektedir. Makro stratejisini oluşturmuş, hemen her alanda Türkiye’yi merkeze alan iradeyle davranarak, güç parametrelerini, ulusal güç unsurlarının her birini hem güçlendirerek, hem de birbiriyle uyumlu, bütünleşik hale getirerek, geleceğin çok güçlü Türkiye’sini oluşturma mücadelesindedir. Bunun farkına varanlar hasımlara kulak asmayın. Onlar içeriden, dışarıdan şer işlevlerini yerine getirmenin çabasında olacaklar. Cumhuriyetin ilk yıllarının yerli ve milli uçak ve otomobil üretiminde alınan mesafeyi köreltenlerin, Vecihi Hürkuşların, Nuri Demirağların gayretlerini, başarılarını yok edenlerin bugünkü temsilcileri, bir kez daha aynı sonucu başta Bayraktar Ailesi’ne ve Türkiye’nin tüm istiklal sevdalısı üreticilerine yaşatamayacaklar, başarmayacaklar…</p>
<h4><span class="othernewstitle">Yaşar Hacısalihoğlu/Akşam</span></h4>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/iha-ve-siha-uretiminin-hasimlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değişen Dengeler ve Türk Savunma Sanayi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/degisen-dengeler-ve-turk-savunma-sanayi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/degisen-dengeler-ve-turk-savunma-sanayi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şevket Apuhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Sep 2019 13:20:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[almanya]]></category>
		<category><![CDATA[İha]]></category>
		<category><![CDATA[SİHA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12331</guid>

					<description><![CDATA[Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından açıklanan küresel silah ihracatı raporunda, dünyadaki silah transferi hacminin 2014-2018 yılları arasında 2009-2013 yıllarına göre yüzde 7,8 artış gösterdiği kaydedilirken, Türkiye’nin ise aynı dönemde silah ihracatını yüzde 170 arttırdığı belirtiliyor. Türkiye’nin tam bu noktada durup, geleceğe yönelik planlarını yeniden gözden geçirmesi ve bu alana ağırlık vermesi gerekiyor. Dünyada bir yandan jeopolitik dengeler değişirken, bir yandan da değişen dengelerin oluşturduğu güvenlik sorunları öne çıkıyor ve bu durum doğal olarak ekonomik riskleri de öne çıkarıyor. Dolayısıyla güvenlik ihtiyaçlarına yönelik üretim yapabilen ve bunu ihracatla taçlandırabilen ülkeler gerek güvenlik, gerek ekonomik riskler açısından önemli pozisyonlar kazanabiliyorlar. Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından açıklanan küresel silah ihracatı raporunda, dünyadaki silah transferi hacminin 2014-2018 yılları arasında 2009-2013 yıllarına göre yüzde 7,8 artış gösterdiği kaydedilirken, Türkiye’nin ise aynı dönemde silah ihracatını yüzde 170 arttırdığı belirtiliyor. Türkiye’nin tam bu noktada durup, geleceğe yönelik planlarını yeniden gözden geçirmesi ve bu alana ağırlık vermesi gerekiyor. Zira son yıllarda ciddi başarılar yakaladığımız bu alan gerek savunma ihtiyaçlarımızın karşılanması, gerek ülkemize para girişi sağlanması için önemli bir rol oynamaya aday. Savunma ve havacılık sanayisinin yüzde 17’lik ihracat performansıyla geçen yıl sanayi ana sektöründe yer alan hazır giyim ve konfeksiyon, otomotiv, gemi ve yat, elektrik elektronik &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından açıklanan küresel silah ihracatı raporunda, dünyadaki silah transferi hacminin 2014-2018 yılları arasında 2009-2013 yıllarına göre yüzde 7,8 artış gösterdiği kaydedilirken, Türkiye’nin ise aynı dönemde silah ihracatını yüzde 170 arttırdığı belirtiliyor. Türkiye’nin tam bu noktada durup, geleceğe yönelik planlarını yeniden gözden geçirmesi ve bu alana ağırlık vermesi gerekiyor.</strong></p>
<p class="p1">Dünyada bir yandan jeopolitik dengeler değişirken, bir yandan da değişen dengelerin oluşturduğu güvenlik sorunları öne çıkıyor ve bu durum doğal olarak ekonomik riskleri de öne çıkarıyor.</p>
<p class="p1">Dolayısıyla güvenlik ihtiyaçlarına yönelik üretim yapabilen ve bunu ihracatla taçlandırabilen ülkeler gerek güvenlik, gerek ekonomik riskler açısından önemli pozisyonlar kazanabiliyorlar.</p>
<p class="p1">Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından açıklanan küresel silah ihracatı raporunda, dünyadaki silah transferi hacminin 2014-2018 yılları arasında 2009-2013 yıllarına göre yüzde 7,8 artış gösterdiği kaydedilirken, Türkiye’nin ise aynı dönemde silah ihracatını yüzde 170 arttırdığı belirtiliyor.</p>
<p class="p1">Türkiye’nin tam bu noktada durup, geleceğe yönelik planlarını yeniden gözden geçirmesi ve bu alana ağırlık vermesi gerekiyor.</p>
<p class="p1">Zira son yıllarda ciddi başarılar yakaladığımız bu alan gerek savunma ihtiyaçlarımızın karşılanması, gerek ülkemize para girişi sağlanması için önemli bir rol oynamaya aday.</p>
<p class="p1">Savunma ve havacılık sanayisinin yüzde 17’lik ihracat performansıyla geçen yıl sanayi ana sektöründe yer alan hazır giyim ve konfeksiyon, otomotiv, gemi ve yat, elektrik elektronik ve hizmet; çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri, iklimlendirme ve diğer sanayi ürünlerini geride bıraktığını da göz önünde bulundurursak konunun önemini daha net anlatmış olabiliriz kanaatindeyim.</p>
<p class="p1">Geçtiğimiz yıl ülkemizin yaptığı savunma sanayi ihracatı 2 milyar dolar seviyesinin üzerindeyken, gelecek yıllarda bu seviyeyi de aşacağımız öngörülebilir.</p>
<p class="p1">Ancak; sektör belirli bir plan ve program üzerine oturtulursa gelecek on yıl içinde hem ihracatımız 50 milyar dolar seviyesine kadar çıkabilecek hem de savunma sanayi ithalatının da önüne geçmiş olduğumuz düşünüldüğünde, çift taraflı kar etmemiz mümkün olabilecektir.</p>
<p class="p1">Şüphesiz burada en önemli mesele AR-GE’ye yatırılacak kaynak yaratmaktır.</p>
<p class="p1">Özel sektörün yetişemediği yerlerde, devlet çeşitli kredilerle özel sektörün muhakkak yanında olmalı, gereken bütün imkânlar gerektiğinde girişimciler için sağlanmalıdır.</p>
<p class="p1">Bu bağlamda Tank-Palet Fabrikası ve benzeri kurumların da devlet eliyle desteklenmesi, bu kurumların hem özel sektörün sırtına yeni bir yük olmamasını sağlayacak hem de sahanının bütününe bakıldığında devleti de işin içinde tutmuş olacaktır.</p>
<p class="p1">Yine özellikle Rusya ile gelişen ilişkilerimiz, savunma sanayinin geleceği açısından da kritik önem arz etmektedir.</p>
<p class="p1">S-400 gibi acil ihtiyaçlarımızı Ruslardan karşılamamız oldukça doğal ve stratejik bir karardır; ancak asıl hedef şüphesiz kendi savunma sistemlerimizi üretebilmek ve geliştirebilmektir.</p>
<p class="p1">Bu bağlamda, mümkün olduğunca Ruslarla ortak üretim yoluna gitme seçeneği zorlanmalı, bu sayede teknolojinin işleyişine hakim mühendisler yetiştirebilme yeteneğine kavuşabilmemiz öncelikli hedefimiz olmalıdır.</p>
<p class="p1">Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının ilk sırasında ise ABD yer almaktadır. ABD’ye yapılan ihracat geçen yıl yüzde 5 artarak 726 milyon 66 bin dolar seviyesine çıkmıştır.</p>
<p class="p1">ABD’yi ise Almanya takip etmekte, Almanya’ya 2018’de 226 milyon 119 bin dolarlık savunma ve havacılık ürünü ihracatı gerçekleşmiştir. Bu ülkeye yapılan ihracat da bir önceki yıla göre yüzde 8 artış göstermiştir.</p>
<p class="p1">Envanterini Türk zırhlı araçlarıyla güçlendirmeyi tercih eden Umman’a da ihracatta geçen yıl dikkati çeken bir artış yaşanmıştır. 2017’de 13 milyon 378 bin dolarla sınırlı olan ihracatın geçen yıl yüzde bin 46 artışla 153 milyon 373 bin dolara ulaştığı görülmektedir</p>
<p class="p1">Yine zırhlı araçlar başta olmak üzere bir dizi Türk savunma sanayisi ürünü tedarik eden Katar’a yapılan ihracat da yüzde 241 gibi yüksek artışla 83 milyon 455 bin doları bulmuş; Hollanda’ya yapılan ihracat ise yüzde 455 artarak 75 milyon 582 bin dolara yükselmiştir.</p>
<p class="p1">Hindistan’a ihracatımız yüzde 33’lük gerilemeye rağmen 71 milyon 700 bin dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.</p>
<p class="p1">Bunların yanı sıra; ihracatımızın yüzde 86 arttığı Azerbaycan 63 milyon 409 bin dolarlık Türk savunma ve havacılık sanayisi ürünü tercih etmiştir.</p>
<p class="p1">Bu ülkeleri 53 milyon 299 bin dolarla İngiltere, 51 milyon 531 bin dolarla Polonya, 46 milyon 80 bin dolarla Fransa, 35 milyon 279 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri, 32 milyon 345 bin dolarla Ukrayna izlemiştir.</p>
<p class="p1">Bu rakamların ışığında şu tespiti yapabiliriz:</p>
<p class="p1">Türkiye üretimini çeşitlendirdikçe ve savunma sanayi ürünlerinin pazarlanmasına ağırlık verdikçe, bu ülkelerde ciddi bir Pazar payına ulaşması mümkündür.</p>
<p class="p1">Özellikle yeni pazarlar ve bu pazarların ihtiyaçlarına göre üretim yapacak kurumlar kurmak, orta ve uzun vadede de Türkiye’yi bölgenin en önemli silah ihracatçısı yapabilir.</p>
<p class="p1">İHA ve SİHA alanlarında son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar ve ortaya çıkan sonuçları ise özellikle masaya yatırılmalı ve bu alandaki gelişmenin devam etmesi öncelikli meselelerimizden biri olmalıdır. Zira İHA ve SİHA’lar her ülke tarafından kullanılabilir ve ilgi görebilir.</p>
<p class="p1">Burada öne çıkan husus ise şüphesiz pazarlama faaliyetleridir. Gerekirse devlet bu faaliyetleri tamamen üzerine almalı ve üreticilere bu şekilde de destek olmalıdır.</p>
<p class="p1"><b>Sonuç olarak:</b></p>
<p class="p1">Türkiye bu önemli alanın yıldız ülkesi olmaya adaydır.</p>
<p class="p1">Kaydedilecek gelişmeler ithalatın önüne geçerken, bir de ihracat yapmamızı sağlayacaktır.</p>
<p class="p1">Gerek konunun hassasiyeti, gerek değişen güç dengeleri ve sıkışan dünya ekonomisi düşünüldüğünde orta vadede nefes almamızı sağlayacak savunma sanayisi üzerinde titizlikle dururken, işin eğitim kısmını da asla atlamamalı ve gereken elaman ihtiyacını karşılayacak bir eğitim programını gündeme almalı ve uygulayabilmeliyiz.</p>
<p class="p1">Bu sayede güvenliğimizi sağlayan savunma sanayisinin aynı zamanda ekonomik refahımızı da sağlayan öncü sektörlerden biri olmasını başarabilir, sektörün ülkemize katacağı itibarı başta teknoloji olmak üzere diğer hayati sektörlerde de kullanabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/degisen-dengeler-ve-turk-savunma-sanayi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akıncılar Geliyor</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/akincilar-geliyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/akincilar-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jan 2019 12:22:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[İha]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8099</guid>

					<description><![CDATA[SİHA&#8217;ların şahı uçan balina AKINCI&#8217;lar geliyor. 40 bin fit&#8217;e çıkabilen,24 saat havada kalabilen,1,5 ton faydalı yük taşıyabilen ; Çift motorlu,tamamen yerli, teknoloji harikası SİHA bunlar. Tango,salsa,vals yapmadan.. Mozart,Beethoven dinlemeden. Mehter dinleyerek,bozlak söyleyerek,zeybek,sipsin,horon oynayarak Türk mühendisler yapıyor. Bizim çocuklarımızın akıl teri, alın teri ile meydana geliyor. Kimisi Trabzonlu,kimisi Yozgat&#8217;lı,kimisi Adıyamanlı. Suşi,hamburger,boeuf bourguignon yemeyen Mıhlama,Arabaşı, lahmacun,tarhana çorbası,bulgur aşı ile beslenen Yağız Anadolu delikanlıları yapıyor. Sabah akşam Nişantaşı kafelerinde bu yılın moda giysilerini,trend mekanlarını, en iyi Fransız şarabının hangi yılın ve hangi markanın ürünü olduğunu tartışan Jakoben züppeler küçümseye dursun Bizim çocuklarımız dünyanın teknoloji devlerini,bilim çevrelerini, şaşkınlığa sevk etmeye devam ediyor. Fahri Kopar]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SİHA&#8217;ların şahı uçan balina AKINCI&#8217;lar geliyor.<br />
40 bin fit&#8217;e çıkabilen,24 saat havada kalabilen,1,5 ton faydalı yük taşıyabilen ;<br />
Çift motorlu,tamamen yerli, teknoloji harikası SİHA bunlar.<br />
Tango,salsa,vals yapmadan..<br />
Mozart,Beethoven dinlemeden.<br />
Mehter dinleyerek,bozlak söyleyerek,zeybek,sipsin,horon oynayarak<br />
Türk mühendisler yapıyor.<br />
Bizim çocuklarımızın akıl teri, alın teri ile meydana geliyor.<br />
Kimisi Trabzonlu,kimisi Yozgat&#8217;lı,kimisi Adıyamanlı.<br />
Suşi,hamburger,boeuf bourguignon yemeyen<br />
Mıhlama,Arabaşı, lahmacun,tarhana çorbası,bulgur aşı ile beslenen<br />
Yağız Anadolu delikanlıları yapıyor.<br />
Sabah akşam Nişantaşı kafelerinde bu yılın moda giysilerini,trend mekanlarını,<br />
en iyi Fransız şarabının hangi yılın ve hangi markanın<br />
ürünü olduğunu tartışan<br />
Jakoben züppeler küçümseye dursun<br />
Bizim çocuklarımız dünyanın teknoloji devlerini,bilim çevrelerini,<br />
şaşkınlığa sevk etmeye devam ediyor.</p>
<p><strong>Fahri Kopar</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/akincilar-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli İHA&#8217;dan Yeni İhracat Başarısı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/milli-ihadan-yeni-ihracat-basarisi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/milli-ihadan-yeni-ihracat-basarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jan 2019 11:24:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[İha]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=7705</guid>

					<description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko, Türkiye’den İnsansız Hava Aracı (İHA) alımı anlaşması imzalandığını açıkladı. Son dönemde yurt içi ve dışındaki güvenlik operasyonlarında etkin kullanılan Bayraktar TB2 İnsansız Hava Aracı (İHA), ortaya koyduğu performansla yurt dışında da ilgi görüyor. Katar&#8217;ın ardından Ukrayna da güvenlik güçlerinin envanterini Bayraktar TB2 ile güçlendirecek. Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla, Baykar tarafından üretilen Bayraktar TB2 için satın alma anlaşması imzaladıklarını duyurdu. Alınan bilgiye göre, Baykar, anlaşma kapsamında 6 adet Bayraktar TB2 İHA üretecek ve 1 yıl içinde araçlar teslim edecek. Araçlarla birlikte 3 yer kontrol istasyonu sistem ve ekipmanları da Ukrayna&#8217;nın kullanımına sunulacak. Bayraktar TB2&#8217;nin Ukrayna yolculuğu 3 yıllık bir süreye yayılıyor. Bu süre içinde Ukraynalı heyetler Bayraktar TB2 ile yapılan testlere katıldı. İHA&#8217;nın uçuş ve yer testlerindeki performansı, muharebe sahasındaki başarısı Ukrayna&#8217;nın kararının şekillenmesinde belirleyici oldu. Ukrayna gibi havacılıkta kritik teknolojilere sahip bir ülkenin İHA ihtiyacı için Bayraktar TB2&#8217;yi seçmiş olması bundan sonraki ihracat çalışmalarında önemli bir referans oluşturacak. Bayraktar TB2&#8217;yi daha önce de Katar tercih etmişti. Katar&#8217;da geçen yıl düzenlenen Doha Uluslararası Deniz Savunma Fuarı ve Konferansı&#8217;nda (DIMDEX 2018) ihracat haberi duyurulmuştu. 75 Bayraktar&#8217;ın gözü Türkiye&#8217;nin üzerinde Bayraktar TB2 İHA Sistemi, 2015&#8217;ten bu yana elde edilen operasyonel başarılarıyla Türkiye&#8217;nin İHA teknolojisi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko, Türkiye’den İnsansız Hava Aracı (İHA) alımı anlaşması imzalandığını açıkladı.</strong></p>
<p>Son dönemde yurt içi ve dışındaki güvenlik operasyonlarında etkin kullanılan Bayraktar TB2 İnsansız Hava Aracı (İHA), ortaya koyduğu performansla yurt dışında da ilgi görüyor. Katar&#8217;ın ardından Ukrayna da güvenlik güçlerinin envanterini Bayraktar TB2 ile güçlendirecek.</p>
<p>Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla, Baykar tarafından üretilen Bayraktar TB2 için satın alma anlaşması imzaladıklarını duyurdu.</p>
<p>Alınan bilgiye göre, Baykar, anlaşma kapsamında 6 adet Bayraktar TB2 İHA üretecek ve 1 yıl içinde araçlar teslim edecek. Araçlarla birlikte 3 yer kontrol istasyonu sistem ve ekipmanları da Ukrayna&#8217;nın kullanımına sunulacak.</p>
<p>Bayraktar TB2&#8217;nin Ukrayna yolculuğu 3 yıllık bir süreye yayılıyor. Bu süre içinde Ukraynalı heyetler Bayraktar TB2 ile yapılan testlere katıldı. İHA&#8217;nın uçuş ve yer testlerindeki performansı, muharebe sahasındaki başarısı Ukrayna&#8217;nın kararının şekillenmesinde belirleyici oldu.</p>
<p>Ukrayna gibi havacılıkta kritik teknolojilere sahip bir ülkenin İHA ihtiyacı için Bayraktar TB2&#8217;yi seçmiş olması bundan sonraki ihracat çalışmalarında önemli bir referans oluşturacak.</p>
<p>Bayraktar TB2&#8217;yi daha önce de Katar tercih etmişti. Katar&#8217;da geçen yıl düzenlenen Doha Uluslararası Deniz Savunma Fuarı ve Konferansı&#8217;nda (DIMDEX 2018) ihracat haberi duyurulmuştu.</p>
<p>75 Bayraktar&#8217;ın gözü Türkiye&#8217;nin üzerinde<br />
Bayraktar TB2 İHA Sistemi, 2015&#8217;ten bu yana elde edilen operasyonel başarılarıyla Türkiye&#8217;nin İHA teknolojisi alanında ihtiyaçlarını bağımsız karşılamada önemli bir boşluğu doldurdu. Türkiye, elde edilen kabiliyet ve tecrübeyle dünyada bu alanda sayılı ülkeler arasına girdi.</p>
<p>Elektronik, yazılım, aerodinamik, tasarım ve alt ana sistemleriyle tamamen milli ve özgün olarak geliştirilip üretilen Bayraktar TB2, uçuş otomasyon ve performansıyla kendi sınıfında dünyanın en gelişmiş İHA sistemi olarak dikkati çekiyor.</p>
<p>Bayraktar TB2, üzerindeki sensörlerle gece ve gündüz faaliyet gösterebiliyor. Aktif keşif, gözetleme ve istihbarat uçuşları yapan Bayraktar TB2, elde ettiği görüntüyü harekat merkezlerine gecikmesiz aktarabilme, mühimmat taşıyabilme, kendi mühimmatıyla hedeflere taarruz edebilme özelliklerine sahip bulunuyor.</p>
<p>Bayraktar TB2, gerektiğinde dost muharip uçaklar için lazerle hedef işaretlemesi yapabiliyor.</p>
<p>Silahlı Bayraktar TB2 İHA Sistemi, 4 MAM-L ya da 2 MAM-L ve 2 MAM-C ile görev gerçekleştirebiliyor.</p>
<p>Fırat Kalkanı ve son Zeytin Dalı harekatlarında görev alan Bayraktar TB2 İHA, 80 bin uçuş saatini geride bıraktı. Bayraktar TB2 son olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine dahil oldu.</p>
<p>Güvenlik güçlerinin envanterindeki Bayraktar TB2 sayısı kısa sürede 75&#8217;e ulaştı. Gelecek dönemde güvenlik güçlerinin ihtiyaçları doğrultusunda bu sayı artacak.</p>
<p>www.aa.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/milli-ihadan-yeni-ihracat-basarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
