<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hırsızlık &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/hirsizlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Jan 2021 10:30:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>hırsızlık &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dijital Hırsızlık</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/dijital-hirsizlik/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/dijital-hirsizlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdülhamit Kahraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2021 06:28:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16613</guid>

					<description><![CDATA[Kendisine &#8217;emanet&#8217; ettiğimiz bilgilerimizi başka yerlere aktarmak isteyen whatsapp, güya geri adım atmış. Bizden istemiş olduğu ve aslında uzun süredir bizlere hissettirmeden yapmış olduğu &#8220;dijital hırsızlığa&#8221; onay sözleşmesini üç ay boyunca ertelemiş (!) Biz bunları artık tanıyoruz. Bu adamlarla artık nasıl güvenebiliriz? Bir şeyi bir kere yapan bir daha yapar! Tecrübe edilen bir daha &#8216;tecrübe&#8217; edilmez. Verilerimizi aslında 2016 yılından beri (hukuksuz bir şekilde) başka yerlere aktarıyorlarmış. Ancak mahkeme önünde zor duruma düşmemek ve ağır tazminatlara mahkûm olmamak için bu son sözleşmeyi bize imzalatmaya çalışıyorlardı. Ancak beklemedikleri büyük bir tepki alınca geri adım atmış gibi yaptılar. Mesele tamamen budur. Peki ne değişti? Aslında hiç bir şey.. Sâdece &#8216;zaman&#8217; kazanarak olayın &#8216;soğumasını&#8217; istiyorlar. Üç ay sonra zaten bu hadise unutulacak yada artık kimse şimdiki kadar &#8216;tepki&#8217; vermeyecek, bu dayatmaya bu kadar direnmeyecek. Belki de herkes yarın telefon ekranına sözleşmesi metni çıktığında artık &#8216;düşünmeden&#8217; izin onayını verecek, onlar da artık hiç zorluk çekmeden ve hukuki bir yatırımlara mâruz kalmadan tüm &#8216;verilerimizi&#8217; Facebook&#8217;a yâda başka bir yerlere aktarabilecek.. Ne diyor Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: Bir müslüman bir delikten iki kere ısırılmaz! Biz bu adamları artık &#8216;tanıdık&#8217;. Nasıl &#8216;dijital hırsızlık&#8217; yaptıklarını da gördük. Bunun sonucunda haklı olarak whatsapp&#8217;ı &#8216;terketme&#8217; kararı aldık. Ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kendisine &#8217;emanet&#8217; ettiğimiz bilgilerimizi başka yerlere aktarmak isteyen whatsapp, güya geri adım atmış.</p>



<p>Bizden istemiş olduğu ve aslında uzun süredir bizlere hissettirmeden yapmış olduğu &#8220;dijital hırsızlığa&#8221; onay sözleşmesini üç ay boyunca ertelemiş (!)</p>



<p>Biz bunları artık tanıyoruz. Bu adamlarla artık nasıl güvenebiliriz? Bir şeyi bir kere yapan bir daha yapar! Tecrübe edilen bir daha &#8216;tecrübe&#8217; edilmez.</p>



<p>Verilerimizi aslında 2016 yılından beri (hukuksuz bir şekilde) başka yerlere aktarıyorlarmış. Ancak mahkeme önünde zor duruma düşmemek ve ağır tazminatlara mahkûm olmamak için bu son sözleşmeyi bize imzalatmaya çalışıyorlardı.</p>



<p>Ancak beklemedikleri büyük bir tepki alınca geri adım atmış gibi yaptılar. Mesele tamamen budur.</p>



<p>Peki ne değişti? Aslında hiç bir şey.. Sâdece &#8216;zaman&#8217; kazanarak olayın &#8216;soğumasını&#8217; istiyorlar.</p>



<p>Üç ay sonra zaten bu hadise unutulacak yada artık kimse şimdiki kadar &#8216;tepki&#8217; vermeyecek, bu dayatmaya bu kadar direnmeyecek.</p>



<p>Belki de herkes yarın telefon ekranına sözleşmesi metni çıktığında artık &#8216;düşünmeden&#8217; izin onayını verecek, onlar da artık hiç zorluk çekmeden ve hukuki bir yatırımlara mâruz kalmadan tüm &#8216;verilerimizi&#8217; Facebook&#8217;a yâda başka bir yerlere aktarabilecek..</p>



<p>Ne diyor Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: Bir müslüman bir delikten iki kere ısırılmaz! Biz bu adamları artık &#8216;tanıdık&#8217;. Nasıl &#8216;dijital hırsızlık&#8217; yaptıklarını da gördük. Bunun sonucunda haklı olarak whatsapp&#8217;ı &#8216;terketme&#8217; kararı aldık. Ve süratle başka uygulamalara geçmeye başladık.</p>



<p>Sonunda ne oldu?</p>



<p>Dijital hırsızlar baktı ki bu iş çok büyüdü, insanlar fevç fevç whatsapp&#8217;ı terketmeye başladılar. Dolayısıyla onlar için çok önemli olan &#8216;veriler&#8217; başka bir uygulama şirketinin eline geçmeye başladı, sonunda onları bir &#8216;telaş&#8217; sardı ve paçaları tutuştu.</p>



<p>Çünkü bu adamlar için &#8216;bilgi&#8217;, paradan ve pek çok şeyden daha önemlidir! Bilgiyi yâni &#8216;veriyi&#8217; kaybetmek onlar için çok şeyi kaybetmekten daha kötüdür.</p>



<p>Ne yapar yapar bilgiyi elinde tutmaya çalışırlar! Aslında biraz da bizim saflığımızdan ve mecburiyetimizden yararlanırlar.</p>



<p>Ancak bir toplum olarak verilerimizi ve özelimizi hukuksuz bir şekilde çalmaya ve başka yerlere aktarmaya çalışan bu dijital hırsıza &#8216;dur&#8217; dedik, boyun eğmedik elhamdülillah. Halkımızı bu konuda duyarlılık gösterdi tebrik ediyoruz. Bu büyük bir tepkiydi.</p>



<p>Ancak whatsapp&#8217;tan gelen son açılamayla şimdi kafalar yine karışmaya başladı. Çünkü güya whatsapp geri adım atmış gibi yaptı. Öyle mi? Aslâ..</p>



<p>Peki şimdi ne olacak?</p>



<p>Gerçekte kesinlikle vazgeçmedikleri, geri adım da atmadıkları, sâdece işi soğutmak işin biraz &#8216;erteledikleri&#8217; bu dayatma sözleşmede güya biraz yumuşadılar. Öyle mi? Hayır.</p>



<p>Ortada &#8216;değişen&#8217; bir şey yok, sâdece &#8216;zaman&#8217; kazanma var. Yapmış gibi yapıp, gerçekte hiç bir şey yapmadan adetâ bıyık altından gülerek bizi çağırıyorlar.</p>



<p>Şimdi biz bu &#8216;oyunu&#8217; göremeyecek miyiz? Bu &#8216;aldatmaya&#8217; kanacak miyiz? Ne yani bunları tekrar &#8216;sevindirecek&#8217; miyiz?</p>



<p>Bunca tartışmalardan sonra whatsapp&#8217;a tekrar geri mi döneceğiz? Bu akıllıca olur mu? Adamlar bize gülmez mi? &#8220;Nasılda tıpış tıpış geri döndüler&#8221; demezler mi?</p>



<p>Sâhi, hem biz bunlara bu kadar &#8216;muhtaç&#8217; mıyız? Alternatifi yok mu bunların? Hep &#8216;bağımlı&#8217; mı kalacağız? Açıkça &#8220;bilgilerinizi başkalarına vereceğim, siz de buna onay verin&#8221; diyen dijital &#8216;hırsızlara&#8217; eyvallah mı diyeceğiz?</p>



<p>Bir müslüman bir delikten iki kere ısırılır mı? Evini soyan adama bir daha evin anahtarı verilir mi?</p>



<p>Selâm ile.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/dijital-hirsizlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emeğini Koruyamayan İmanını da Koruyamaz</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/emegini-koruyamayan-imanini-da-koruyamaz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/emegini-koruyamayan-imanini-da-koruyamaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet SÜRMELİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2020 14:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Emek]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15655</guid>

					<description><![CDATA[İnsanın, başkasının malını çalmamadaki hassasiyetini kendi malını çaldırmamada da göstermesi gerekir. Hz. Peygamber’e adamın birisi; “Ya Resulallah! Adam gelmiş ve malımı almak/çalmak istiyor. “Ne buyurursun?” Hz. Peygamber; “malını sakın ona verme” deyince, sahabi; “Ya benimle vuruşur/savaşırsa” demiştir. Peygamber Efendimiz, bu şahsa “malını koruma uğrunda gerekirse savaşmasını” önermiş ve arkasından: Bu uğurda kendisi ölecek olursa şehit olacağını, malını gasp etmek isteyen kimse ölürse onun da cehenneme gireceğini” beyan etmiştir.[1] Bu konuda ümmetine şu önemli uyarıyı yapmıştır: “Kim malını korumu uğrunda öldürülürse şehittir.[2] Kim dini uğrunda öldürülecek olursa o da şehittir”[3] Resulullah; “Kişinin malını koruma uğrunda verdiği mücadelenin neticesinde kendisine ölümün gelmesini ‘kutlu bir ölüm’ diye nitelendirmiştir.[4] Ümmetine, şakayla da olsa insanların mallarını almamayı tavsiye etmiş ve “hiçbir Müslümanın malının diğer Müslümana gönül rızası haricinde geçmesinin helal olmadığı” [5] uyarısını yapmıştır. Hırsızlık konusunu yukarıdaki izahat çerçevesinde anlarsak karşımıza çıkan tablo, çalmak haramdır. Çalmak haram olduğu gibi çaldırmak ve emeğinin karşılığını korumamak da İslam’da yerilmiştir. Hırsızlığa razı olan, emeğe karşı en saygısız davranan kimsedir. Fakat hırsıza karşı çeşitli önlemler alarak duyarlı olan Müslüman şahsiyetlerin aynı duyarlılığı enflasyonist siyasete, kamu mallarının yağmalanmasına ve dağıtımda adaleti göstermeyen devlet yapılanmasına karşı da göstermeleri gerekir. Ülkelerindeki enflasyona, vakıflar başta olmak üzere kamu mallarının yağmalanmasına ve bu ortamı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsanın, başkasının malını çalmamadaki hassasiyetini kendi malını çaldırmamada da göstermesi gerekir. Hz. Peygamber’e adamın birisi; “Ya Resulallah! Adam gelmiş ve malımı almak/çalmak istiyor. “Ne buyurursun?” Hz. Peygamber; “malını sakın ona verme” deyince, sahabi; “Ya benimle vuruşur/savaşırsa” demiştir. Peygamber Efendimiz, bu şahsa “malını koruma uğrunda gerekirse savaşmasını” önermiş ve arkasından: Bu uğurda kendisi ölecek olursa şehit olacağını, malını gasp etmek isteyen kimse ölürse onun da cehenneme gireceğini” beyan etmiştir.[1] Bu konuda ümmetine şu önemli uyarıyı yapmıştır: “Kim malını korumu uğrunda öldürülürse şehittir.[2] Kim dini uğrunda öldürülecek olursa o da şehittir”[3] Resulullah; “Kişinin malını koruma uğrunda verdiği mücadelenin neticesinde kendisine ölümün gelmesini ‘kutlu bir ölüm’ diye nitelendirmiştir.[4] Ümmetine, şakayla da olsa insanların mallarını almamayı tavsiye etmiş ve “hiçbir Müslümanın malının diğer Müslümana gönül rızası haricinde geçmesinin helal olmadığı” [5] uyarısını yapmıştır.<br></p>



<p>Hırsızlık konusunu yukarıdaki izahat çerçevesinde anlarsak karşımıza çıkan tablo, çalmak haramdır. Çalmak haram olduğu gibi çaldırmak ve emeğinin karşılığını korumamak da İslam’da yerilmiştir. Hırsızlığa razı olan, emeğe karşı en saygısız davranan kimsedir. Fakat hırsıza karşı çeşitli önlemler alarak duyarlı olan Müslüman şahsiyetlerin aynı duyarlılığı enflasyonist siyasete, kamu mallarının yağmalanmasına ve dağıtımda adaleti göstermeyen devlet yapılanmasına karşı da göstermeleri gerekir. Ülkelerindeki enflasyona, vakıflar başta olmak üzere kamu mallarının yağmalanmasına ve bu ortamı hazırlayan ideolojik siyasete duyarsızlık maalesef tüm dünya Müslümanlarının ortak hastalığıdır. Kendi adamının zulmüne razı olan insanlar, zulme karşı ortak bilinç oluşturamazlar. Kendi hırsızına onay veren ve kayırmaya çalışan bir zihniyet iflah etmez. Eğer Müslümanların yaşadığı bölgelerdeki takip edilen iktisadi-sosyal politikalar fakiri daha fakir yapıyor ve enflasyona bağlı, paralarının bir değer kaybı oluyorsa Müslümanların hırsıza gösterdikleri teyakkuz halini bu politikaların uygulayıcılarına da göstermeleri şarttır. Buradaki hırsız birey yerine hükmi şahsiyettir. Önemli olan bir hırsızlık vakasının varlığıdır. Bu tip bir politikaya karşı olmak İmanın gereğidir. Unutulmamalı ki emeğini koruyamayanlar imanlarını da koruyamazlar. Hocalarımızın asli görevi olmasına rağmen ümmete bu konularda bilgi vermediler. Değil bilgi vermek, aksine zalim siyasaya itaati öğütlediler. Buradaki hırsız, birey yerine hükmi şahsiyettir. Önemli olan, bir hırsızlık vakasının varlığıdır. Sömürülen ve çalınan hem emek hem insan ömrüdür. Sömürünün dini ve kimliği olmaz. Kimden gelirse gelsin, Müslüman şahsiyetin sömürüye karşı durmalı ve hırsızlığın her türlüsüne savaş vermelidir. Bu çerçevede, Müslüman kimliğe sahip olan kimseler hırsızlığın her türlüsüne karşı çıkarak mazlumların, mağdurların ve ezilenlerin sesi olmalıdırlar. Örnek Müslüman olmak bunu gerektirir.</p>



<p>[1] Beyhaki, Sünen-i Kübra, Salat’ü-l Havf, h.no: 6060, c. III, s. 377.<br>[2] Ahmed, Müsned (tah: Muhammed Şakir), h.no: 1628, c. III, s. 108; Beyhakî, a.g.e, h.no: 6059, c. III, s. 377; Heysemî, Zevaid, c. VI, s. 244.<br>[3] Beyhakî, a.g.e, h.no: 6063, c. III, s. 377.<br>[4] Heysemi, a.g.e, c. VI, s. 244.<br>[5] Beyhaki,a.g.e.Gasb,had.no.11544,c.vı,s.166.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/emegini-koruyamayan-imanini-da-koruyamaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
