<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hasan Dedehan &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/hasan-dedehan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Dec 2018 10:41:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Hasan Dedehan &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>-Victor Jara’dan Dedehan Hasan’a- Direniş Şarkıları Söylemek</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/victor-jaradan-dedehan-hasana-direnis-sarkilari-soylemek/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/victor-jaradan-dedehan-hasana-direnis-sarkilari-soylemek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Dec 2018 10:40:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Emperyalizm Karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Dedehan]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Küpçük]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası Müzikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkistan]]></category>
		<category><![CDATA[Victor Jara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5600</guid>

					<description><![CDATA[Neşet Ertaş’ın “Leyla”sı ne kadar bizimse Hasan Dedehan’ın “Leyla”sı da o kadar bizimdir diyebiliriz. O topraklardan Anadolu’ya kadar bütün bir coğrafyayı besleyen söylemin ana membaı Hoca Ahmet Yesevi’nin Hikmetleri’nden beslenmektedir. Selçuk Küpçük Dünyabizim için yazdı. Türkiye’de müzik-politika, müzik ve emperyalizm karşıtlığı, müzik-direniş ilişkisi gibi alt başlıklarla çoğaltabileceğimiz temel konularda yazılmış hemen bütün literatürde özellikle Güney Amerika deneyimi önemli yer tutar. İkinci Dünya Savaşı sonrası girilen Soğuk Savaş yıllarında sadece simgesel çatışma alanları açısından değil, bizatihi sıcak çatışmaların yaşandığı bir coğrafya olarak öne çıkan Güney Amerika’dakapitalizmi temsil eden ABD’nin emirleriyle bir gelecek kurmak istemeyen yerel direniş örgütlerinin modern zamanlarda ortaya koyduğu mücadele, dünyanın farklı mekanlarında heyecan uyandırdı ve örnek alındı. Güney Amerika, kapitalizmin bu ceberut basıncına baş kaldırırken, aynı zamanda müzikal olarak bu direnişin ruhunu taşıyan “Yeni Türkü/Şarkı” akımının da ortayı çıkışına öncülük etti. Arjantinli Atahualpa Yupanqui’den Mercedes Sosa’ya, Carlos Puebla’dan Şilili Victor Jara’ya kadar kendi müzikal köklerinden hareket ederek ve modern müziğin geldiği teknik imkanlardan yararlanaraksosyal, siyasal konuları ağırlıklı tema edinen bu formun dünyanın başka coğrafyalarındaki benzer pozisyonları da etkilediğini söylemek mümkün. 1970 yılında demokratik seçimle Şili’de ülkesinin yönetimini devralan sosyalist lider Salvador Allende’nin, ABD’nin güdümünde yerli işbirlikçi askerler tarafındandarbe ile (11 Eylül 1973)  devrilmesi sırasında katledilen isimlerden birisi de bu bahsettiğimiz müzikal formun temsilcilerinden Victor Jara’dır. Ülkesinin emperyalistlerce işgalini engellemek amacıyla gitarını eline alan ve direniş şarkıları söyleyerek bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Neşet Ertaş’ın “Leyla”sı ne kadar bizimse Hasan Dedehan’ın “Leyla”sı da o kadar bizimdir diyebiliriz. O topraklardan Anadolu’ya kadar bütün bir coğrafyayı besleyen söylemin ana membaı Hoca Ahmet Yesevi’nin Hikmetleri’nden beslenmektedir. Selçuk Küpçük Dünyabizim için yazdı.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de <b><strong>müzik-politika</strong></b>, <b><strong>müzik ve emperyalizm karşıtlığı</strong></b>, <b><strong>müzik-direniş</strong></b> ilişkisi gibi alt başlıklarla çoğaltabileceğimiz temel konularda yazılmış hemen bütün literatürde özellikle <b><strong>Güney Amerika</strong></b> deneyimi önemli yer tutar. İkinci Dünya Savaşı sonrası girilen <b><strong>Soğuk Savaş</strong></b> yıllarında sadece simgesel çatışma alanları açısından değil, bizatihi sıcak çatışmaların yaşandığı bir coğrafya olarak öne çıkan Güney Amerika’da<b><strong>kapitalizm</strong></b>i temsil eden <b><strong>ABD</strong></b>’nin <b><strong>emirleriyle bir gelecek kurmak istemeyen yerel direniş örgütleri</strong></b>nin modern zamanlarda ortaya koyduğu mücadele, dünyanın farklı mekanlarında heyecan uyandırdı ve örnek alındı. Güney Amerika, kapitalizmin bu ceberut basıncına baş kaldırırken, aynı zamanda müzikal olarak bu direnişin ruhunu taşıyan “<b><strong>Yeni Türkü/Şarkı</strong></b>” akımının da ortayı çıkışına öncülük etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Arjantinli <b><strong>Atahualpa Yupanqui</strong></b>’den <b><strong>Mercedes Sosa</strong></b>’ya, <b><strong>Carlos Puebla</strong></b>’dan Şilili <b><strong>Victor Jara</strong></b>’ya kadar kendi müzikal köklerinden hareket ederek ve modern müziğin geldiği teknik imkanlardan yararlanarak<b><strong>sosyal, siyasal konuları ağırlıklı tema edinen </strong></b>bu formun dünyanın başka coğrafyalarındaki benzer pozisyonları da etkilediğini söylemek mümkün. 1970 yılında demokratik seçimle Şili’de ülkesinin yönetimini devralan <b><strong>sosyalist lider Salvador Allende</strong></b>’nin, ABD’nin güdümünde <b><strong>yerli işbirlikçi askerler tarafından</strong></b><b><strong>darbe </strong></b>ile (11 Eylül 1973)  devrilmesi sırasında katledilen isimlerden birisi de bu bahsettiğimiz müzikal formun temsilcilerinden <b><strong>Victor Jara’</strong></b>dır. Ülkesinin emperyalistlerce işgalini engellemek amacıyla gitarını eline alan ve direniş şarkıları söyleyerek bir umudu sürekli diri tutmaya çabalayan <b><strong>Jara</strong></b>, binlerce genç öğrenci ve arkadaşıyla tutuklanıp Şili stadyumuna götürülür. Eşi<b><strong> Johan</strong></b> öykünün geri kalanını şöyle anlatır: “Çok cesur davrandığını biliyorum. Tutuklu arkadaşlarının direnç kaynağı olduğunu biliyorum. Biliyorum, orda da şarkı söylemişti. Orda ona çok işkence yapılmıştı, biliyorum. Ellerini ve bileklerini kırmışlardı ve iki gün sonra da onu öldürmüşlerdi, biliyorum. Stadyumda kaldığı günlerde, daha sonra ağızdan ağıza dolaşan bir şarkı bestelendiğini de biliyorum” (Victor Jara, <em>Ölümsüz Şarkı</em>, Parantez Yayınları, Eylül 1993, s.40-41).</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.dunyabizim.com/images/upload/2-Victor_Jara.jpg" /></p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Sosyalist Victor Jara gibi Dedehan Hasan da ülkesi için direniş şarkıları söylüyor</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Güney Amerika</strong></b>’da ABD’nin bu <b><strong>emperyalist tahakkümüne</strong></b> <b><strong>sosyalizm</strong></b> düşüncesinden beslenerek karşı koyulmaya çalışılırken, bu ideolojik devlet biçiminin liderliğini yapan <b><strong>Sovyetler Birliği</strong></b> de dünyanın diğer ucu<b><strong>Asya</strong></b>’nın ortasında bir başka halkın, <b><strong>işgal ettiği toprakları üzerinde bir başka hegemonya kurmuştu</strong></b>. Verimli pamuk tarlaları başta olmak üzere bütün yeraltı ve yerüstü zenginlikleri <b><strong>sosyalist</strong></b> ideolojiyle donanmış <b><strong>Sovyetlerce sömürülen</strong></b> <b><strong>Türkistan coğrafyası </strong></b>zaman zaman tıpkı <b><strong>Victor Jara’</strong></b>nın halkı gibi sivil ve silahlı direniş gösterse de üzerine çullanan bu devasa güce maalesef fazla direnemedi. Tıpkı <b><strong>ABD uydusu</strong></b> <b><strong>kukla Şili</strong></b> <b><strong>yöneti</strong></b>minin yaptığı gibi, <b><strong>Türkistan</strong></b> coğrafyasında Sovyetlerce uydurularak kurulan<b><strong>Orta Asya</strong></b> devletlerinde sıradan insanlardan aydın ve sanatçılara kadar hepsinin devlet <b><strong>hapishane</strong></b>lerinde ömürlerinin önemli bir kısmını çok kötü şartlarda <b><strong>tutuklu</strong></b> olarak geçirdiklerini, kimisinin <b><strong>Sibirya </strong></b>soğuklarında bir daha çocukluklarının yaşandığı ve yılkı atlarının özgürce koşmalarını bahtiyarlık içerisinde seyrettikleri bozkırlara dönemediğini, resmi söylemin dışında hiçbir düşüncenin akıldan geçirilmesine dahi müsaade edilmediğini sanırım hatırlatmaya bile gerek yok.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sosyalist sanatçı <b><strong>Victor Jara</strong></b>’nın sanatsal olarak en verimli çağlarını geçirdiği 1970’lerin başında bu bahsettiğimiz <b><strong>Türkistan</strong></b>’ın <b><strong>Özbekistan</strong></b> diyarında bir başka isim <b><strong>Dedehan Hasan</strong></b> tıpkı onun gibi işgal edilen ülkesi için <b><strong>direniş şarkıları </strong></b>söylüyor,<b><strong> mücadele şiirleri </strong></b>yazıyordu. <b><strong>Jara</strong></b>’nın bir kimlik ve elinde tuttuğu gitarının bir parçası olarak taşıdığı <b><strong>sosyalizm</strong></b><b><strong>ideolojisine sahip Sovyetlerce işgal edilen </strong></b>bu <b><strong>Orta Asya</strong></b> topraklarında, atalarının özgürce gökyüzüne bakmanın bahtiyarlığını yaşadığı günleri hatırlayıp, halkının bu duyarlılığı hiç kaybetmemesi için türküler söyleyen<b><strong>Dedehan Hasan</strong></b> tıpkı <b><strong>Jara</strong></b> ve ABD kuklası rejimlere<b><strong>muhalif </strong></b>olan diğer <b><strong>Güney Amerikalı</strong></b> <b><strong>sanatçılar</strong></b> gibi kendi ülkesinde <b><strong>yasaklamalar, polis takibi, baskılar, hapishaneler</strong></b> ve <b><strong>işkenceler</strong></b> gördü. <b><strong>Jara </strong></b>davasında ne kadar samimi ise <b><strong>Dedehan Hasan</strong></b> da ülkesine, toprağına ve insanına o kadar samimi duygularla aşık bir direniş şarkıcısı olarak anılmayı hak eden saygın bir ses. Dolayısıyla eğer <b><strong>emperyalizm karşıtlığı</strong></b> üzerinden bir <b><strong>yüce sanatsal öykü anlatacaksak</strong></b> bunun bir tarafında <b><strong>Victor Jara</strong></b>’dan bahsederken, diğer tarafında da <b><strong>Dedehan Hasan’ın mücadelesini önemseyerek tarihe not düşmek gerekli. </strong></b></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.dunyabizim.com/images/upload/3_11_2.jpg" /></p>
<p style="font-weight: 400;">Yurdunu işgal eden Sovyetlerin İkinci Dünya Savaşına girdiği yılların hemen başında <b><strong>1941</strong></b>’de Orta Asya topraklarının en kadim şehirlerinden <b><strong>Fergana</strong></b>’nın bir köyünde doğdu <b><strong>Dedehan Hasan</strong></b>. Babası daha o iki yaşında iken Sovyet ordusunda Almanlara karşı, kendi ülkesini de işgal eden Rusları savunurken şehit düşer. Gerisini tahmin etmek güç değil. <b><strong>Yetim bir çocuk</strong></b> olarak fakirlik içerisinde geçirilen zorlu yıllarla boğulmuş bir hayat. Üniversitede <b><strong>gazetecilik </strong></b>eğitimi alan <b><strong>Hasan</strong></b> mezun olduktan sonra bir müddet gazetecilik yapar. Üniversitede öğrencilik zamanlarından itibaren atalarının topraklarında çağlar boyu söylenegelen öyküleri, kahramanlıkları anlatan şiirler yazmaya başlayan ve o yıllardan itibaren <b><strong>Sovyet gizli servisi KGB’ce takibe alınan</strong></b>, rejim karşıtı olarak <b><strong>hakkında dosyalar tutulan</strong></b> <b><strong>Dedehan Hasan</strong></b> kısa zamanda ülkesinin edebi çevrelerinde önemli bir isim olarak öne çıkar.</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Sovyet sosyalizminin araçsallaştırdığı sanatçı olmayı reddetti</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">Ülkesinde sosyalist rejime övücü şiirler yazan, şarkılar söyleyen yerli işbirlikçi yazar, şair ve sanatçılar gibi ideolojinin nesnesine indirgenmiş ve <b><strong>araçsallaşmış bir aydın olmayı daha başından reddedip</strong></b>, yaşayacağı bütün zorlukları göze alarak yolunda yılmadan yürüyen <b><strong>Hasan</strong></b>’ı bütün <b><strong>Özbekistan</strong></b>’a tanıtan ilk şarkısı “<b><strong>Leyla</strong></b>”, <b><strong>Orta Asya</strong></b>’dan <b><strong>Balkanlara</strong></b> o <b><strong>büyük anlatının parçası</strong></b>ndan başka bir avaz değildir aslında. <b><strong>Neşet Ertaş</strong></b>’ın “<b><strong>Leyla</strong></b>”sı ne kadar bizimse <b><strong>Hasan</strong></b>’ın “<b><strong>Leyla</strong></b>”sı da o kadar bizimdir diyebiliriz. O topraklardan Anadolu’ya kadar bütün bir coğrafyayı besleyen söylemin ana membaı <b><strong>Hoca Ahmet Yesevi</strong></b>’nin<b><strong>Hikmetleri</strong></b>’ni besteleyerek modern zamanlarda bu kadim bilgiyi yeniden güncelleyen sanatçının aynı zamanda <b><strong>1965</strong></b> yılında işgalci <b><strong>Sovyetler tarafından</strong></b> rejim muhalifi olduğu ve “<b><strong>vatan</strong></b>” şiirleri yazdığı, halkını uyanışa çağırdığı için <b><strong>vurularak şehit edilen şair Süleyman Çolpan</strong></b>’ın, kitaplarının basılması yasak olmasına karşın şiirlerini besteleyerek tarihe not düşmesinin simgesel anlamının büyük olduğunu tartışmaya bile gerek yok. Bu arada <b><strong>Çolpan</strong></b>’ın “<b><strong>Güzel Türkistan</strong></b>” isimli şiirine <b><strong>Dedehan Hasan</strong></b> tarafından yapılan bestenin <b><strong>Hasan Sağındık </strong></b>tarafından 1990 yılındaki “<b><strong>Yusuf Yüzlüler</strong></b>” isimli ilk kasetinde modern bir altyapı üzerine okunduğunu ve dinleyicisi tarafından çok sevildiğini hatırlatalım.</p>
<p style="font-weight: 400;"><img decoding="async" src="https://www.dunyabizim.com/images/upload/4_12_1.jpg" /></p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Dedehan Hasan</strong></b>’ın sesini Türkiye ilk kez <b><strong>1991</strong></b> yılında<b><strong>Giz Ajans</strong></b> tarafından yayınlanan “<b><strong>Kıyam Kıvılcımları/Türkistan Marşları</strong></b>” adlı kaset sayesinde duydu. Ülkemize okumak amacıyla gelen <b><strong>Türkistanlı öğrenciler tarafından</strong></b> getirilip çoğaltılan bu kaset benim arşivimin de en kıymetli parçaları arasında (Gerçi kasette yer alan eserlerin “marş” olarak tanımlanamayacağını belirtmek isterim). <b><strong>Stüdyo Metropol</strong></b>’de yayınlanacak hale getirilen ve <b><strong>Dedehan Hasan</strong></b>’ın türkülerinden, şarkılarından evvel <b><strong>Ahmet Mercan</strong></b> tarafından kaleme alınmış bir giriş metniyle başlayan kasetin ülkemizde “<b><strong>Türk Dünyası müzikleri</strong></b>” adı altında ortaya konan çalışmalara ilham veren ürünlerin başında geldiğini söyleyebiliriz.</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Siyasal milliyetçiliğin tonlarını aşan bir sanatçı</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">Yayınlamış olduğu şiir kitapları, kasetleri, saygın edebi ve sanatçı kişiliği yanı sıra politik kimliği ile Türkistan coğrafyasının yaşayan en önemli isimlerinden birisi olan <b><strong>Dedehan Hasan</strong></b>’ı değerlendirirken <b><strong>siyasal milliyetçiliğin muhtelif tonlarını aşan, ülkesi</strong></b> ve <b><strong>atalarının toprakları için emperyalist güçlere karşı direniş şarkıları söyleyen öncü bir sanatçı </strong></b>demek daha doğru olur. Ki bunun en büyük ispatı kendi topraklarından çok uzaklarda <b><strong>Tunuslu</strong></b> bir çocuğun Avrupa’da maruz kaldığı <b><strong>milliyetçi tutumla ötekileştirilmesi</strong></b>ni anlattığı “<b><strong>Tunuslu Bala</strong></b>” şarkısını yapmasıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ancak bunun yanında Türkiye’de <b><strong>emperyalizm karşıtlığı ve müzik ilişkisi</strong></b> konusunda ortaya konan mevcut literatürün de meseleyi salt sosyalizm üzerinden okuyarak başta <b><strong>Dedehan Hasan</strong></b> olmak üzere, yine Rus gizli servisince cephe dışında sivil bir alanda pusu kurularak şehit edilen <b><strong>Çeçen sanatçı İmam Alim Sultan</strong></b> gibi isimleri bilerek ya da bilmeyerek <b><strong>görmezden geldiğini</strong></b> söylemek mümkün. Dolayısı ile<b><strong>sosyalist Victor Jara</strong></b> ne kadar önemli ise müzik ve emperyalizm karşıtlığı açısından, toprakları sosyalistlerce işgal edilen <b><strong>Dedehan Hasan da bir o kadar önemlidir.</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Selçuk Küpçük</strong></b></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/victor-jaradan-dedehan-hasana-direnis-sarkilari-soylemek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
