<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ermeni meselesi &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/ermeni-meselesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Apr 2021 13:22:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>ermeni meselesi &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ermeni Meselesi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ermeni-meselesi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ermeni-meselesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2021 13:22:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat - Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17179</guid>

					<description><![CDATA[Allahu Âlem Ahir Zamanda çok zor bir dönemden geçiyoruz. Nereden kimler tarafından yönetildiği meçhul aslında bildiğimiz Kahpe Bir Savaşın tam orta yerindeyiz. Dünyanın bir çok Coğrafyası Siyonist Küreselcilerin piyonları olan terör örgütleri tarafından kan gölüne çevrilmiş durumda. Sudan sebeplerle iç savaşa sürüklenen bu ülkelerin insanlarını ekmeğe muhtaç duruma getirenler yine boş durmuyorlar. Dahası bu zalim düzenin oyun kurucularının, şimdilerde Güzel Memleketimiz Türkiye üzerindeki hain planları yavaş yavaş deşifre oluyor. Ne hikmetse ne vakit Güzel Memleketimiz biraz olsun nefes almaya başlasa ortaya bu Siyonist Katillerin yeni planları ve senaryoları baş gösteriyor. Şöyle yakın tarihimize bir göz atacak olursak meseleyi çok daha iyi anlayabiliriz. Bu nedenle Birlik ve Beraberliğe Aklın ışığında çok ama çok ihtiyacımız olduğunun farkında olmalıyız. Düne kadar Amerikan Savaş Uçağına, Fransız Helikopterine ve İsrail’in Heronlarına muhtaç olan Devletimiz bugün Savunma Sanayiinde yerli üretime geçilmesiyle birlikte kendi göbeğini kendisi keser duruma gelmiştir. Üreten ve gelişen Türkiye deyim yerindeyse birilerinin rahatını kaçırdı. Bu durum Erdoğan’ın yeni siyasi anlayışı sayesinde uluslararası arenada daha esnek ve özgür bir Türkiye oluşmasına vesile oldu. Anlaşılan o ki Tam Bağımsız Türkiye bu Siyonist Güçlerin pek keyif aldığı bir oluşum değildi. Özellikle Erdoğan önderliğinde Yeni Türkiye modeli dünya siyasetinde Kartların Yeniden Karılmasına ve ardından Rollerin Değişimine vesile &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Allahu Âlem Ahir Zamanda çok zor bir dönemden geçiyoruz. Nereden kimler tarafından yönetildiği meçhul aslında bildiğimiz Kahpe Bir Savaşın tam orta yerindeyiz.</p>



<p>Dünyanın bir çok Coğrafyası Siyonist Küreselcilerin piyonları olan terör örgütleri tarafından kan gölüne çevrilmiş durumda.</p>



<p>Sudan sebeplerle iç savaşa sürüklenen bu ülkelerin insanlarını ekmeğe muhtaç duruma getirenler yine boş durmuyorlar.</p>



<p>Dahası bu zalim düzenin oyun kurucularının, şimdilerde Güzel Memleketimiz Türkiye üzerindeki hain planları yavaş yavaş deşifre oluyor.</p>



<p>Ne hikmetse ne vakit Güzel Memleketimiz biraz olsun nefes almaya başlasa ortaya bu Siyonist Katillerin yeni planları ve senaryoları baş gösteriyor.</p>



<p>Şöyle yakın tarihimize bir göz atacak olursak meseleyi çok daha iyi anlayabiliriz. Bu nedenle Birlik ve Beraberliğe Aklın ışığında çok ama çok ihtiyacımız olduğunun farkında olmalıyız.</p>



<p>Düne kadar Amerikan Savaş Uçağına, Fransız Helikopterine ve İsrail’in Heronlarına muhtaç olan Devletimiz bugün Savunma Sanayiinde yerli üretime geçilmesiyle birlikte kendi göbeğini kendisi keser duruma gelmiştir. Üreten ve gelişen Türkiye deyim yerindeyse birilerinin rahatını kaçırdı.</p>



<p>Bu durum Erdoğan’ın yeni siyasi anlayışı sayesinde uluslararası arenada daha esnek ve özgür bir Türkiye oluşmasına vesile oldu.</p>



<p>Anlaşılan o ki Tam Bağımsız Türkiye bu Siyonist Güçlerin pek keyif aldığı bir oluşum değildi. Özellikle Erdoğan önderliğinde Yeni Türkiye modeli dünya siyasetinde Kartların Yeniden Karılmasına ve ardından Rollerin Değişimine vesile oldu.</p>



<p>Bu nedenle düne kadar her 24 Nisanda ABD Başkanı nasıl bir ifade kullanacak diyerek bekleyen Türkiye’nin yerini çokta umurumuzda diyen bir Lider ve Yönetim Anlayışı oluştu.</p>



<p>Eğer bu ülkede ve dünya üzerinde Soykırım Tarihinden bahsedecek isek öncelikle Siyonizm’in baş aktörlerinin tarihlerine bakmak yeterli olacaktır.</p>



<p>Baş Katil ABD bizzat kendi coğrafyasında Kızılderili katliamıyla başlayan ve 2. Dünya Savaşı müteakibinde Afganistan, Irak ve Muhtelif mazlum coğrafyalarda devam eden toplu katliamları hali hazırda günümüze dek devam etmektedir.</p>



<p>Yine bir başka Katil Siyonist Terör Devleti İsrail her gün Bayram ve Ramazan gibi kutsallara aldırış etmeden Masum Filistinlileri katletmektedir.</p>



<p>Fransa ve diğer Vahşi Siyonistlerin Afrika’da hem de altın madenlerini sömürmek üzere milyonları bulan toplu katliamlarını nereye saklayacağız.</p>



<p>Ben bu kadim coğrafyanın bir ferdi olarak merhum babamın bize büyük dedemden aktardığı canlı bilgilere sahibim. Bu coğrafyada yapılan ve bilinen 2 büyük katliam vardır.</p>



<p>Birincisi Ermeni Milislerin Doğu ve Güneydoğuda Türk ve Kürt Ayrımı yapmadan çoluk çocuk ve hamile kadınları vahşice öldürdüğü katliamdır. Büyük dedem böylesi bir katliamdan tek başına kurtulmuş bir vatan evladıdır. Osmanlı Arşivlerinde tarihi gerçekler tüm çıplaklığıyla yer almaktadır.</p>



<p>İkinci büyük katliam ise PKK terör örgütü tarafından ağırlıklı olarak ülkemizin doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde 40 yıl boyunca gerçekleştirdiği katliamlarıdır.</p>



<p>Bugün 2021 senesinde Amerika’nın Bidon Kafalı Başkanı Türkler Ermenileri katletti diyorsa biraz aklı olan meseleyi anlar. Bu millet bırakın katliam yapmayı savaşta esir aldığı düşman askerlerine ekmeğini verecek kadar merhamet sahibidir.</p>



<p>Ama unutulmamalıdır ki Bidon Kafanın yerli destekçileri olmadan bu ifadeyi kullanması mümkün değildir. Bidon Kafalı henüz seçim öncesi dahi Türkiye’deki ortaklarından bahsetmiştir.</p>



<p>Türkiye’de düne kadar Sözde Milliyetçi geçinen İpleri kimin elinde olduğu belli olmayan siyasal hareket yok olma aşamasına gelmiş PKK güdümündeki HDP ile âdeta yasak aşk yaşamaktadır.</p>



<p>Açıkçası karşılıklı olarak kafatasçı iki zihniyet ortak bir noktada buluşmuşlardır. Yoksa İpsizler meseleye bu denli sessiz kalmalarını nasıl açıklayacaklar?</p>



<p>Suriye’de zalim Esad’ın insan yerine koyup vatandaş olarak kimlik dahi vermediği Kürt Milleti bu coğrafyanın asırlardır Asli Unsuru olmuşlardır. Yıllarca Kürt Sorunu hikayesi ile bu ülkede Kürtleri sömüren sözde siyasetçiler her kimliğe bürünmüş ancak bir türlü Kürt olamamışlardır.</p>



<p>Bugün Amerika’nın Bidon Kafalı Başkanının Ermeni Soykırımı ifadesine ilk destek ne hazindir ki yine sözde Kürt Partisi HDP içindeki Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan Ermeni kökenli bir vekilden gelmiştir.</p>



<p>Ben bir vatandaş olarak vergilerimin böylesi hainlere maaş olarak verilmesini içime sindiremiyorum. Varlık sebebini önce Cenab-ı Allah&#8217;a sonrada Türkiye Devletine borçlu bu akıl yoksunu hainler piyon olmaktan öteye gidemezler.</p>



<p>Zekâ özürlü bu insana sormak lazım. Bu coğrafyada madem Ermeni Soykırımı yapılmışsa nasıl oluyor da sen hem de vekil olarak hayatını bu ülkede idame ettirebiliyorsun!</p>



<p>Merhum Erbakan Hocamızın yıllar önce dile getirdiği öngörüler bugün bizzat yaşanmaktadır. Siyonizm Tam Bağımsız Türkiye modeline alerjik tepki göstermektedir.</p>



<p>Düne kadar Amerikan karşıtı gösterilerde boy gösteren 6. Filoya &#8220;Go Home&#8221; diye tepki gösteren Tatlı Türk Solu bugün Amerikan hayranı olmanın yanı sıra yine Amerika desteğiyle anti demokratik yollardan iktidara gelme hayali kurmaktadırlar. 15 Temmuz Hain Darbe Girişimini şimdi daha iyi okuyabilirsiniz!</p>



<p>Velhasıl bu tablo Erdoğan Liderliğinde ki Türkiye’nin doğru yolda ilerlediğinin en büyük göstergesidir.</p>



<p>Yakın zamanda Patates Soğan Manipülasyonunun yanı sıra Ak Parti teşkilatlarının boş bulunmuşluğu ile birkaç belediye kazanan muhalefetin maskesi düşmüştür.</p>



<p>Muhalefet birkaç belediye kazanmanın getirdiği rehavet ile yedi düvele yerli ve milli olmadığını göstermiştir. Yoksa ülke menfaatine yönelik samimi eleştirilere siyaseten kimse karşı çıkmaz. Muhalefet Partileri, İktidara İç Siyasette her türlü eleştiriyi getirebilir.</p>



<p>Bunu bizatihi bizlerde hakikati savunmak adına öz eleştiri olarak kaleme alıyoruz. Ancak söz konusu Vatanımız ve Devletimiz ise her türlü kısır çekişmeyi bir kenara koymalıyız.</p>



<p>Ortada yadsınamaz bir gerçek var. Son 18 yılda Erdoğan önderliğindeki Ak Parti gerek Siyonizm’in Küresel temsilcileri gerekse yerli uzantıları ile ciddi bir mücadele vermiş ve gemiyi fırtınadan en az hasarla çıkarmıştır diyebiliriz.</p>



<p>IMF ve Dünya Bankası üzerinden terbiye edemedikleri bir Türkiye her geçen gün Siyonizm’in korkulu rüyası olmaktadır!</p>



<p>Son tahlilde bizlere her daim akıl ve mantık ekseninde düşünmemizi tavsiye eden dinimizi referans almamız birçok sorundan ve ihanetten kurtulmamız için yeterli olacaktır.</p>



<p>Kısacası mesele Hak ile Batılın mücadelesidir. Bizler her daim bu ten bu bedende olduğu sürece Hakkı ve Hakikati konuşmaya ve savunmaya devam edeceğiz inşallah! </p>



<p>Selâm ve dua ile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ermeni-meselesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uykuda vuruluyoruz!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/uykuda-vuruluyoruz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/uykuda-vuruluyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Dec 2019 10:29:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13318</guid>

					<description><![CDATA[Derdimiz de çok, sıkıntımız da… Bu topraklarda yaşamanın, Türk ve Müslüman olmanın bedeli bu! Dört bir yandan sıkıştırılmaya çalışıyoruz, siyasi ve ekonomik saldırılar altındayız. Yaşıyoruz hep birlikte, tek tek sıralamaya gerek yok. Biz onlarla uğraşırken, içten ve çaktırmadan vuruluyoruz! Bizimkiler, “bizden” dediklerimiz yapıyor üstelik bunu! Ermeni Soykırımı iddiaları ve yalanları başımızın belası. “Müttefik” dediğimiz ABD dahil, hep birlikte saldırıp duruyorlar. Osmanlı üzerinden Türkiye’yi sıkıştırıp karalamaya çalışıyorlar. Tarihi gerçekleri çarpıtıp, bizi hedef alıyorlar. Tepki gösteriyoruz… İftira ve yalanlarla uğraşmak, Dışişleri Bakanlığımızın en ağırlıklı işleri arasında! Ama biz asıl içeriden vuruluyoruz. Onca koşuşturma ve mücadelenin arasında, burnumuzun dibinde olan bitenin farkında değiliz. Sürekli olarak gafil avlanıyor, uykuda hunharca hançerlenmeye çalışılıyoruz… Dışarıdan gelen saldırılar ne ki! *** Bir süre önce CHP’li Çankaya Belediyesi “İkinci Çankaya Kitap Buluşması” adı altında bir faaliyet düzenledi. Ne güzel değil mi? Kitap buluşması! İlk bakışta okumayı özendirmeye çalışan yararlı bir kültür faaliyeti! Peki, okumamız ve öğrenmemiz istenen ne? Batıda sürekli karşımıza çıkan iftiralar. Geçmişimize yönelik saldırılar. Yıllardır mücadele etmeye çalıştığımız yalanlar… Çünkü orada bir Ermeni kuruluşu olan Aras Yayıncılık’ın kitapları sergilendi, tanıtıldı ve satıldı. Bir de katalog dağıtıldı. İçinde 158 Türkçe ve 60 Ermenice kitap var. Bunlar, bir Fransız Ermenisi olan Michel Marian’ın “Ermeni Soykırımı”, Şeyhmuz Diken’in “Ahım Var Diyarbakır”, Sylvia Angealique Alajaji’nin “Sılaya Giden Yol” isimli kitapları… Çoğu, bu milleti ve tarihimizi karalamaya yönelik. İftira atıyorlar, gizli ya da açık sövüyorlar bize. Bunu da Türkiye’nin Başkenti Ankara’nın kalbi olan Çankaya’da yapıyorlar. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Derdimiz de çok, sıkıntımız da… Bu topraklarda yaşamanın, <strong>Türk </strong>ve <strong>Müslüman</strong> olmanın bedeli bu! Dört bir yandan sıkıştırılmaya çalışıyoruz, siyasi ve ekonomik saldırılar altındayız.</p>
<p>Yaşıyoruz hep birlikte, tek tek sıralamaya gerek yok.</p>
<p>Biz onlarla uğraşırken, içten ve çaktırmadan vuruluyoruz! Bizimkiler, <strong>“bizden”</strong> dediklerimiz yapıyor üstelik bunu!</p>
<p><strong>Ermeni Soykırımı</strong> iddiaları ve yalanları başımızın belası. <strong>“Müttefik”</strong> dediğimiz <strong>ABD</strong> dahil, hep birlikte saldırıp duruyorlar. <strong>Osmanlı</strong> üzerinden <strong>Türkiye</strong>’yi sıkıştırıp karalamaya çalışıyorlar. Tarihi gerçekleri çarpıtıp, bizi hedef alıyorlar.</p>
<p>Tepki gösteriyoruz…</p>
<p>İftira ve yalanlarla uğraşmak, <strong>Dışişleri Bakanlığımızın</strong> en ağırlıklı işleri arasında!</p>
<p>Ama biz asıl içeriden vuruluyoruz. Onca koşuşturma ve mücadelenin arasında, burnumuzun dibinde olan bitenin farkında değiliz. Sürekli olarak gafil avlanıyor, uykuda hunharca hançerlenmeye çalışılıyoruz…</p>
<p>Dışarıdan gelen saldırılar ne ki!</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Bir süre önce <strong>CHP</strong>’li Çankaya Belediyesi “İkinci Çankaya Kitap Buluşması” adı altında bir faaliyet düzenledi.</p>
<p>Ne güzel değil mi? Kitap buluşması! İlk bakışta okumayı özendirmeye çalışan yararlı bir kültür faaliyeti!</p>
<p>Peki, okumamız ve öğrenmemiz istenen ne? Batıda sürekli karşımıza çıkan iftiralar. Geçmişimize yönelik saldırılar. Yıllardır mücadele etmeye çalıştığımız yalanlar…</p>
<p>Çünkü orada bir <strong>Ermeni </strong>kuruluşu olan <strong>Aras Yayıncılık</strong>’ın kitapları sergilendi, tanıtıldı ve satıldı. Bir de katalog dağıtıldı. İçinde <strong>158 Türkçe</strong> ve <strong>60 Ermenice</strong> kitap var. Bunlar, bir <strong>Fransız Ermenisi</strong> olan <strong>Michel Marian</strong>’ın <strong>“Ermeni Soykırımı”, Şeyhmuz Diken</strong>’in <strong>“Ahım Var Diyarbakır”, Sylvia</strong> <strong>Angealique Alajaji</strong>’nin <strong>“Sılaya Giden Yol”</strong> isimli kitapları…</p>
<p>Çoğu, bu milleti ve tarihimizi karalamaya yönelik. İftira atıyorlar, gizli ya da açık sövüyorlar bize. Bunu da <strong>Türkiye</strong>’nin <strong>Başkenti Ankara’</strong>nın kalbi olan Çankaya’da yapıyorlar.</p>
<p>Bu mu kültür faaliyeti?</p>
<p>Batıda bize şaşı bakan, düşmanlık besleyen, bu milleti sıkıştırmaya çalışanlar ne diyorlarsa, bu kitaplarda da onlar var!</p>
<p>Şimdi sormak istiyorum:</p>
<p>Bu mudur belediyenin görevi? Batıdaki çirkin iddiaları <strong>Türkiye</strong>’ye taşımak mıdır <strong>Atatürk</strong>’ün kurduğu <strong>CHP</strong>’li belediyenin misyonu?</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Tamamını inceleyemedim tabii ama <strong>Fransız Ermenisi Michel Marian</strong>’ın <strong>“Ermeni Soykırımı”</strong> isimli kitabına baktım. Gerçi içindeki bilgilerde kendi kendini tekzip ediyor, ama bozuk plak gibi <strong>“Soykırım (Genosit)”</strong> ifadesine takılmış. Yayınevinin misyonu bu olduğuna göre, diğerleri de farklı değildir elbette. Nefret suçu işleniyor o kitaplarda. Bize, <strong>Müslüman Türk Milletine</strong> yönelik ağır ve açık bir nefret suçu!</p>
<p>Üstelik, <strong>CHP</strong>’li belediyenin ilk vukuatı da değil bu. Yine <strong>2015</strong>’te Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde bir sergi düzenlenmişti. <strong>Ermeni Tsolag Dildilian</strong> ve <strong>Aram Dildilian</strong> kardeşlerin soykırım yalanını işleyen fotoğrafları sergilenmişti. Serginin açılışını da <strong>Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu</strong> yapmıştı.</p>
<p>Ne farkı var bunların dışarıdan bize yönelen çirkin saldırılardan?</p>
<p>Ey <strong>CHP</strong>’liler, içinize siniyor mu bu yapılanlar? <strong>“Mustafa Kemal’in askerleri”</strong> kanınıza dokunmuyor mu?</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/uykuda-vuruluyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kucakta otur, sakal yol</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kucakta-otur-sakal-yol/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kucakta-otur-sakal-yol/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2019 07:50:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12885</guid>

					<description><![CDATA[Yine bir Türkiye klasiği gerçekleşti. Bu ülke, bilmem kaçıncı defa içeriden hançerlendi. Maskeler bir defa daha düştü. Bizden olduklarını iddia edenler, yine bize düşmanlık edenlerle aynı safta buluştu. HDP’den bahsediyorum. Çünkü, HDP yine HDP’liliğini yaptı! Yalancılar, iftiracılar, Türk ve İslam düşmanlarından yana tavır koydu. TBMM’de Ak Parti, CHP, MHP ve İyi Parti, ABD Temsilciler Meclisi’nin skandal kararına karşı birleşti. Hep birlikte kınadı, reddetti ve yok hükmünde saydı. HDP ise “Ben bu işin içinde yokum” tavrı içine girdi. “Hayır” için el kaldırdı. Bu tavrı ile ABD’yi kınamak yerine dolaylı destek verdi. Samimi olsaydı eğer, ABD’deki bu karara karşı en ön safta HDP’nin yer alması gerekirdi. Çünkü, Osmanlı’ya ihanet eden Ermeniler, en büyük zulmü Kürtlere karşı yaptı. Gidin Van’a bakın; kalıntıları halen duruyor. Taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmadılar. Annelerin karınlarındaki bebekleri süngülediler. Osmanlı’nın Kürt tebasını camilere doldurup ateşe verdiler. Arşivler o dönemde yaşanan büyük katliamın belgeleri ile dolu. HDP’liler de biliyorlar bunu. Ama üzerini örtmeyi tercih ediyorlar. Çünkü samimi değiller. Adeta bu ülkenin tekerine çomak sokmak, düşmanlık etmek için kurulmuşlar. Her fırsatta bunu gösteriyorlar. *** Biliyorsunuz TBMM, Fetullah Gülen denen alçağın iadesi için de bir ortak metin hazırlamıştı. Altına Meclis’te grubu bulunan bütün partiler imza attılar. HDP, o zaman da aynı tavrı gösterdi. Kaçtı, kayboldu, Gülen’e dolaylı destek verdi. Bu konuda daha pek çok örnek verilebilir… TBMM, ülkenin milli menfaatlerini korumak için ne zaman bir adım atsa, HDP karşısında yer alıyor. Hiçbir zaman milli ve yerli bir fotoğraf karesi içine &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yine bir <strong>Türkiye</strong> klasiği gerçekleşti. Bu ülke, bilmem kaçıncı defa içeriden hançerlendi. Maskeler bir defa daha düştü. Bizden olduklarını iddia edenler, yine bize düşmanlık edenlerle aynı safta buluştu.</p>
<p><strong>HDP</strong>’den bahsediyorum. Çünkü, <strong>HDP</strong> yine <strong>HDP</strong>’liliğini yaptı!</p>
<p>Yalancılar, iftiracılar, <strong>Türk</strong> ve <strong>İslam</strong> düşmanlarından yana tavır koydu. <strong>TBMM’</strong>de <strong>Ak Parti, CHP</strong>, <strong>MHP</strong> ve <strong>İyi Parti,</strong> <strong>ABD Temsilciler Meclis</strong>i’nin skandal kararına karşı birleşti. Hep birlikte kınadı, reddetti ve yok hükmünde saydı. <strong>HDP</strong> ise <strong>“Ben bu işin içinde yokum”</strong> tavrı içine girdi. <strong>“Hayır”</strong> için el kaldırdı.</p>
<p>Bu tavrı ile <strong>ABD</strong>’yi kınamak yerine dolaylı destek verdi.</p>
<p>Samimi olsaydı eğer, <strong>ABD</strong>’deki bu karara karşı en ön safta <strong>HDP</strong>’nin yer alması gerekirdi. Çünkü, <strong>Osmanlı</strong>’ya ihanet eden <strong>Ermeniler</strong>, en büyük zulmü <strong>Kürtlere</strong> karşı yaptı. Gidin <strong>Van</strong>’a bakın; kalıntıları halen duruyor. Taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmadılar. Annelerin karınlarındaki bebekleri süngülediler. <strong>Osmanlı</strong>’nın <strong>Kürt</strong> tebasını camilere doldurup ateşe verdiler.</p>
<p>Arşivler o dönemde yaşanan büyük katliamın belgeleri ile dolu. <strong>HDP</strong>’liler de biliyorlar bunu. Ama üzerini örtmeyi tercih ediyorlar. Çünkü samimi değiller.</p>
<p>Adeta bu ülkenin tekerine çomak sokmak, düşmanlık etmek için kurulmuşlar. Her fırsatta bunu gösteriyorlar.</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<div>Biliyorsunuz <strong>TBMM, Fetullah Gülen</strong> denen alçağın iadesi için de bir ortak metin hazırlamıştı. Altına <strong>Meclis</strong>’te grubu bulunan bütün partiler imza attılar. <strong>HDP</strong>, o zaman da aynı tavrı gösterdi. Kaçtı, kayboldu, <strong>Gülen</strong>’e dolaylı destek verdi.</div>
<p>Bu konuda daha pek çok örnek verilebilir…</p>
<p><strong>TBMM</strong>, ülkenin milli menfaatlerini korumak için ne zaman bir adım atsa, <strong>HDP </strong>karşısında yer alıyor. Hiçbir zaman milli ve yerli bir fotoğraf karesi içine giremiyor.</p>
<p>Peki ne yapıyor?..</p>
<p><strong>Türkiye</strong>’ye gelen yabancı heyetlere ülkeyi şikâyet ediyor. Uluslararası toplantılarda <strong>Türkiye</strong> karşıtı bildirilerin altına imza atıyor. Dünyanın her yerinde ülke aleyhine gündemler oluşturmaya çalışıyor. Bize düşmanca bakan kim varsa onlarla kol kola girip aynı fotoğraf karesi içinde boy gösteriyor. Hiçbir zaman bu ülkeye ait bir parti görüntüsü vermiyor <strong>HDP.</strong> Yok bizimle ve ülke <strong>değerleriyle </strong>bir ilgisi.</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Nerede bir terörist var, <strong>HDP</strong> onun yanında. Kimler terör örgütüne destek için toplanıyorsa, <strong>HDP</strong> orada.</p>
<p>Ne zaman polise ve askere karşı taşlı, sopalı, molotoflu bir saldırı gerçekleşiyorsa <strong>HDP</strong>’liler o fotoğraf karesinin içinde.</p>
<p>Zaten mensuplarının çoğu da terör destekçiliğinden cezaevinde.</p>
<p><strong>HDP</strong>, kucağımızda oturan ama sürekli olarak sakalımızı yolan bir yapı. Bu ülkeye zarar verebilmek için elinden ne geliyorsa onu yapıyor.</p>
<p>Bakın son zamanlarda ortaya koyduğu görüntüye: <strong>Türkiye</strong>’den çok <strong>ABD</strong> menfaatlerine hizmet ediyor. <strong>Türk</strong>’ten çok <strong>Alman, İngiliz</strong> ve <strong>Fransız </strong>seviyor. <strong>Mehmet</strong>’ten çok <strong>Coni</strong> ile <strong>Hans</strong>’la anlaşabiliyor. Adeta emperyalizmin bir uç karakolu gibi!</p>
<p><strong>HDP, Türkiye</strong>’deki bir siyasi parti. Ancak <strong>Türkiye’</strong>nin partisi değil.</p>
<p>Buna rağmen, yıllardır bir tiyatrodur sürüp gidiyor. <strong>HDP</strong>’liler<strong>, “Biz Türkiye’nin partisiyiz”</strong> diye ortalıkta geziyorlar. Hadi oradan… Bari samimi olun da kandırmayın bu milleti.</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kucakta-otur-sakal-yol/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vuracaksın yüzüne, yüzüne</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/vuracaksin-yuzune-yuzune/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/vuracaksin-yuzune-yuzune/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Oct 2019 11:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12874</guid>

					<description><![CDATA[Kitabın adı: Turkey 1915 Betrayal &#38; Suicide at war. Altında 1978-1983 arasında AB Ankara Temsilcisi olarak görev yapan İngiliz Robert Cox ile Mehmet Arif Demirer’in imzaları var. Tamamı belgelerden oluşuyor ve bir döneme ışık tutuyor. Tam da ABD Temsilciler Meclisi üyeleri ve Trump’ın suratına vurulacak cinsten! Türkçe yazdık, anlamadılar. Osmanlı arşiv belgelerini ortaya koyduk, ciddiye almadılar. O dönemi yaşayanları konuşturduk, dinlemediler. Yıllardır söylediklerimiz bir kulaklarından girdi, diğerinden çıktı. Nihayet ABD Temsilciler Meclisi, Ermeni Soykırımı yalanına “evet” dedi. Şimdi bu kitaba ne diyecekler bakalım?.. Çünkü, içinde tek satır savunma ya da yorum yok. Baştan aşağı İngilizce. Tamamı Alman, Rus ve Ermeni belgelerinden oluşuyor. Ermeni Soykırımı iddiasının nasıl alçakça bir iftira olduğunu ortaya koyuyor. İlk bölümde, 100 yıl önce olayları bizzat yaşamış üst düzey Alman subaylarının anlattıkları var. Won Schellendorf, Guse, Won Feldmann ve Won Kressenstein isimli 4 Alman subayı, olan biteni kaleme almış, ayrıntılarıyla yazmış. Sonra bunlar Almanya’da yayınlanmış. Ama sümen altı edilmiş, üzerleri örtülmüş. Çünkü yazdıkları, bu günkü yalanlardan çok farklı. İkinci bölümde Rus arşiv belgeleri bulunuyor. “Soykırım” yaşandığı iddia edilen tarihten çok sonra 8 Ekim 1916’da, Van’daki bir Rus Prensi’nin telgrafına yer veriliyor. O telgrafta “Buranın Ermeni halkı Ruslara karşı bir komplo peşinde” ifadesi yer alıyor. Yani ortada bir soykırım yok! Bir başka bölümde Ermeni liderlerin itirafları ve Ermenilerle yapılan anlaşmalar var… İttihat Terakki’nin Erzurum vekillerinden Pastırmacıyan, “Eğer biz Türklere ihanet etmeseydik, bunlar başımıza gelmezdi” diyor. Ermenistan’ın ilk Başbakanı Kaçaz Nuni, 1923’te “Artık Taşnak Partisi kapatılsın” diye bir manifesto yayınlıyor. O manifestonun içinde çok önemli bilgiler var. Ne yapılıyor, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kitabın adı: <strong>Turkey 1915 Betrayal &amp; Suicide at war</strong>. Altında <strong>1978-1983</strong> arasında <strong>AB Ankara Temsilcisi</strong> olarak görev yapan İngiliz Robert Cox ile <strong>Mehmet Arif Demirer</strong>’in imzaları var. Tamamı belgelerden oluşuyor ve bir döneme ışık tutuyor.</p>
<p>Tam da <strong>ABD Temsilciler Meclisi</strong> üyeleri ve <strong>Trump</strong>’ın suratına vurulacak cinsten!</p>
<p><strong>Türkçe</strong> yazdık, anlamadılar. <strong>Osmanlı </strong>arşiv belgelerini ortaya koyduk, ciddiye almadılar. O dönemi yaşayanları konuşturduk, dinlemediler. Yıllardır söylediklerimiz bir kulaklarından girdi, diğerinden çıktı. Nihayet <strong>ABD Temsilciler Meclisi, Ermeni Soykırımı</strong> yalanına <strong>“evet”</strong> dedi.</p>
<p>Şimdi bu kitaba ne diyecekler bakalım?..</p>
<p>Çünkü, içinde tek satır savunma ya da yorum yok. Baştan aşağı İngilizce. Tamamı <strong>Alman, Rus</strong> ve <strong>Ermeni </strong>belgelerinden oluşuyor. <strong>Ermeni Soykırımı</strong> iddiasının nasıl alçakça bir iftira olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>İlk bölümde, 100 yıl önce olayları bizzat yaşamış üst düzey <strong>Alman</strong> subaylarının anlattıkları var. <strong>Won Schellendorf, Guse, Won Feldmann</strong> ve <strong>Won Kressenstein</strong> isimli 4 <strong>Alman</strong> subayı, olan biteni kaleme almış, ayrıntılarıyla yazmış. Sonra bunlar <strong>Almanya</strong>’da yayınlanmış. Ama sümen altı edilmiş, üzerleri örtülmüş.</p>
<p>Çünkü yazdıkları, bu günkü yalanlardan çok farklı.</p>
<p>İkinci bölümde <strong>Rus</strong> arşiv belgeleri bulunuyor. <strong>“Soykırım”</strong> yaşandığı iddia edilen tarihten çok sonra <strong>8 Ekim 1916</strong>’da, <strong>Van</strong>’daki bir <strong>Rus Prensi</strong>’nin telgrafına yer veriliyor. O telgrafta <strong>“Buranın Ermeni halkı Ruslara karşı bir komplo peşinde”</strong> ifadesi yer alıyor.</p>
<p>Yani ortada bir soykırım yok!</p>
<p>Bir başka bölümde <strong>Ermeni</strong> liderlerin itirafları ve <strong>Ermenilerle</strong> yapılan anlaşmalar var…</p>
<p>İttihat Terakki’nin <strong>Erzurum vekillerinden Pastırmacıyan, “Eğer biz Türklere ihanet etmeseydik, bunlar başımıza gelmezdi”</strong> diyor.</p>
<p><strong>Ermenistan</strong>’ın ilk <strong>Başbakanı Kaçaz Nuni</strong>, <strong>1923</strong>’te <strong>“Artık Taşnak Partisi kapatılsın”</strong> diye bir manifesto yayınlıyor. O manifestonun içinde çok önemli bilgiler var.</p>
<p>Ne yapılıyor, biliyor musunuz?..</p>
<p>O manifesto, dünyanın bütün kütüphanelerinden toplanıp yok ediliyor. Orjinali ise <strong>TBMM’</strong>de ortaya çıkıyor.</p>
<p>İçinde <strong>Kaçaz Nuni</strong>’nin de olduğu bir heyet, <strong>Mart 1918</strong>’de <strong>Rauf Orba</strong>y’la görüşüyor. İstedikleri de şu: <strong>Türk Ermenilerinin, Osmanlı </strong>sınırları içinde özerk olmaları!</p>
<p><strong>1915</strong>’te bir soykırım yaşanmışsa eğer… Olmayan <strong>Ermenilere</strong> nasıl özerklik isteniyor?</p>
<p>Bitmedi, dahası var. O görüşmeleri yapan heyet içinde yer alan <strong>Hatisyan, Rauf Orbay</strong>’a bir mektup yazıyor. <strong>“400 bin mültecinin geri dönmesini”</strong> istiyor. O yüzden bugün ortaya atılan <strong>“soykırım”</strong> iddialarının hiçbir ciddiyeti yok. Gerçekten böyle bir facia yaşansaydı, <strong>400 bin Ermeni</strong> bu topraklara geri dönmek ister miydi?</p>
<p>Gelmek istemişler, çünkü bu topraklarda soykırım yok; ama gittikleri <strong>Ermenistan</strong>’da açlık var!</p>
<p>Ve son:</p>
<p>O görüşmeler sonunda bir <strong>Barış Anlaşması</strong> imzalanıyor. Altında <strong>Ermenilerin</strong> ilk ve ikinci başbakanları olan <strong>Kaçaz Nuni</strong> ve <strong>Hatisyan</strong>’ın imzaları var. Anlaşmada <strong>“Barış ve sonsuza kadar dostluk”</strong> ifadesi yer alıyor.</p>
<p>Hepsi yok edilmiş bu gerçeklerin. Ardından, yalan ve iftiralardan oluşan bir <strong>“Soykırım”</strong> bina edilmiş!</p>
<p>İşte o yüzden evirip çevirip yüzlerine vurmak lazım bu kitabı…</p>
<p>Hak ediyorlar çünkü!</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/vuracaksin-yuzune-yuzune/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye, İmparatorluk Görmüş Orta Boy Bir Güç</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/turkiye-imparatorluk-gormus-orta-boy-bir-guc/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/turkiye-imparatorluk-gormus-orta-boy-bir-guc/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2019 09:05:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10434</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, İmparatorluk Görmüş Orta Boy Bir Güç Fransa Parlamentosu’nda Ermeni meselesi yeniden gündeme getirildi. 24 Nisan’da Fransa, sözde Ermeni soykırımını anma günü ilan etti ve etkinlikler düzenledi. Ermeni meselesinin yeniden gündeme getirilme nedeni nedir? 24 Nisan Osmanlı&#8217;nın özellikle belli bölgelerinde silahlı isyana kalkıp katliam yapmaya çalışan Ermeni çetelerinin tutuklanması, engellenmesi noktasında ortaya koymuş olduğu bir genelgedir. Talat Paşa’nın genelgesidir. Soykırım değildir. Ermeni meselesi ABD&#8217;de, Fransa&#8217;da ve Avrupa&#8217;da özellikle Türkiye&#8217;ye karşı kullanabileceğiniz sıfır maliyetle maksimum kâr elde edeceğiniz kart noktasına geldi. Bir şey ödediğiniz yok, sıfır maliyetiniz var. Bunun bir örneğini söyleyeyim; Amerika&#8217;daki Ermeni lobisi ve destekçileri Ermeni meselesini Kongre’ye getirmeye çalışır. Bizimkiler giderler Yahudi lobisine parayı öderler. Aman getirmeyin, engel olun diye. Sadece bunun için çalışan birkaç Yahudi lobi şirketi var. Biz parayı öderiz. Kongre’de tartışırız sonra ABD Başkanı “Ben soykırım demedim de büyük felaket dedim” der. Bizimkiler de “oh be” der. Her yıl yaşanan tam bu. Türkiye&#8217;nin bağımsız politika takip etmesi özellikle Tayyip Bey döneminde arttı. Türkiye, uluslararası politikada orta boy bir güç.  Ama normal orta boy bir güç değil, imparatorluk görmüş orta boy bir güç. İmparatorluk görmüş orta boy bir güç olan devletle o devletin vatandaşları normal bir orta boy güç olan devlet gibi davranmaz. İran bunlardan bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye, İmparatorluk Görmüş Orta Boy Bir Güç</strong></p>
<p><strong>Fransa Parlamentosu’nda Ermeni meselesi yeniden gündeme getirildi. 24 Nisan’da Fransa, sözde Ermeni soykırımını anma günü ilan etti ve etkinlikler düzenledi. Ermeni meselesinin yeniden gündeme getirilme nedeni nedir?</strong></p>
<p>24 Nisan Osmanlı&#8217;nın özellikle belli bölgelerinde silahlı isyana kalkıp katliam yapmaya çalışan Ermeni çetelerinin tutuklanması, engellenmesi noktasında ortaya koymuş olduğu bir genelgedir. Talat Paşa’nın genelgesidir. Soykırım değildir. Ermeni meselesi ABD&#8217;de, Fransa&#8217;da ve Avrupa&#8217;da özellikle Türkiye&#8217;ye karşı kullanabileceğiniz sıfır maliyetle maksimum kâr elde edeceğiniz kart noktasına geldi. Bir şey ödediğiniz yok, sıfır maliyetiniz var. Bunun bir örneğini söyleyeyim; Amerika&#8217;daki Ermeni lobisi ve destekçileri Ermeni meselesini Kongre’ye getirmeye çalışır. Bizimkiler giderler Yahudi lobisine parayı öderler. Aman getirmeyin, engel olun diye. Sadece bunun için çalışan birkaç Yahudi lobi şirketi var. Biz parayı öderiz. Kongre’de tartışırız sonra ABD Başkanı “Ben soykırım demedim de büyük felaket dedim” der. Bizimkiler de “oh be” der. Her yıl yaşanan tam bu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin bağımsız politika takip etmesi özellikle Tayyip Bey döneminde arttı. Türkiye, uluslararası politikada orta boy bir güç.  Ama normal orta boy bir güç değil, imparatorluk görmüş orta boy bir güç. İmparatorluk görmüş orta boy bir güç olan devletle o devletin vatandaşları normal bir orta boy güç olan devlet gibi davranmaz. İran bunlardan bir tanesidir. İmparatorluk görmüştür, tarihi derinliği vardır. Türkiye bunlardan biridir. Fransa, Almanya, İngiltere bunları kıyaslayabiliriz. Bunların davranışları farklı olur. Bölgesel düzende etki yapıcı güce sahiptir. Son dönemde içerideki mevcut durumu da göz önünde bulundurarak Türkiye&#8217;nin dış politika hamlelerini sekteye uğratmak bunu engellemek, moral bozmak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Gavura Kızıp Orucu Bozmak</strong></p>
<p><strong>Türkiye NATO&#8217;da kalmalı mı, kalmamalı soruları gündem oluşturmaya başladı. Siz, Türkiye’nin NATO üyeliğine nasıl bakıyorsunuz, Türkiye NATO’da kalmalı mı? </strong></p>
<p>NATO’nun içindeki bir ülkeye yapılan eleştirilerle dışındaki ülkelere yapılan eleştiriler farklı olur. Niye çıkalım? NATO’nun anayasası vardır. O maddelere baktığınız zaman Türkiye, NATO&#8217;nun hangi maddesini zedeliyor? Her maddesine uyuyor. Biz NATO&#8217;ya, ABD veya başkalarının lütfuyla girmedik. Türkiye NATO&#8217;ya diyet ödeyerek, Kore Savaşı ile şehitler vererek girdi. Soğuk Savaş döneminde maddi manevi her anlamda baktığınız zaman en büyük maliyet ödeyen ülkelerden biri.</p>
<p>Kim maliyet ödedi? Biz maliyet ödedik. İç kısmına girmiyorum, içeri girersem daha kötü! Soğuk Savaş döneminde 1950&#8217;den bugüne girdiğimiz askeri ilişkilerin Türkiye&#8217;de yapılan darbeler ile ilişkileri nedir? Daha oraya bir girsek 15 Temmuz’a kadar getiririz. Bu savunma örgütünde en çok maliyet ödeyen en az faydalanan ülkelerden birisi de Türkiye. O zaman diyorum ki NATO&#8217;nun kurallarına uymayanlar çıksın. Niye kurallara uyan Türkiye, NATO’dan çıksın? NATO üyeleri ve kurumsal yapısı tarafından ittifak sistemine ihanet edenler, terör örgütlerine destek verenler eleştirilsin</p>
<p>Türkiye’nin NATO&#8217;nun dışına çıkma girişimleri ve tartışmalarını sağlıklı bulmuyorum. Çünkü bu defa da Türkiye’yi ittifak sisteminin kurallarına uymuyor deyip suçlu pozisyonuna, savunma pozisyonuna sokacaklar. Türkiye’yi şeytanlaştırma sürecini devam ettirecekler. Türkiye&#8217;yi bir yere yakıştırmaya çalışacaklar. Rusya&#8217;yla komşu olarak ilişki geliştirmeye çalışıyorsunuz bu kadar eleştiri oluyor. Bir de Türkiye&#8217;nin NATO üyesi olmadığını düşünün! Bir söz vardır, gavura kızıp oruç bozmak. Gavura kızıp oruç bozmaya gerek yok.</p>
<p><strong>PROF.DR. MEHMET ŞAHİN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/turkiye-imparatorluk-gormus-orta-boy-bir-guc/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Soykırım” İftirasını Bir Ermeni’den Dinleyince…</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/soykirim-iftirasini-bir-ermeniden-dinleyince/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/soykirim-iftirasini-bir-ermeniden-dinleyince/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2019 13:53:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[suat yalaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10071</guid>

					<description><![CDATA[1914’ten 1915’e kadar… Tam bir yıl…   Ermeni Çeteleri ne yaptı, Hiç soran soruşturan var mı? **** 1971 yılında, Paris’te yeniyim… Bir Türk dostun aracılığıyla, bir Ermeni Madamın evine pansiyoner olarak geçmiştim. Orta yaşlı, sevecen bir kadındı. Kayseri’den Marsilya’ya göçmüş (kaçmış) bir Ermeni ailesinin terzilik yapan oğluyla evlenmiş. Türkiye’yi hiç görmemiş, her şeyi rahmetli kocasından dinlemiş, öğrenmiş… “Arabalı” ilk pansiyoner bendim herhalde ki, çok iyi ağırladı. İki gün sonra, “Komşular sizinle tanışmak istiyorlar, akşama bir yemek düzenlesem, ne dersiniz?” diye sordu. Ben de, “Çok iyi olur” dedim. Sevindi… O sevindi ama, beni de bir düşüncedir aldı. Ermeni terör örgütü Asala’nın, elçilerimizi bir bir tuzağa düşürüp alçakça şehit ettiği yıllar&#8230; Ben, o güne kadar “Ermeni Sorunu”nu pek merak edip derinliğine incelememişim&#8230; Kulaktan dolma, “Ermenileri fena halde kestiğimiz”bilgisi var kafamda… ADAMLARI FENA HALDE KESMİŞİZ! ”Yahu” dedim, kendi kendime, “Bu komşular, hepsi Ermeni&#8230; Alt kattaki, üst dairedeki, onun yanındaki, en azından 6 aile… İkişerden 12 Ermeni eder&#8230; Adamlar Türk düşmanı… Hiç Türk tanımamışlar. Yâni, &#8216;tam linç edilecek bir Türk&#8217; deyip de, dört bir yandan bana saldırırlarsa, ben kendimi nasıl savunacağım?&#8221; Bildiğim(!) duyduğum kadarıyla, adamları fena halde kesmişiz! Ve, bu konu ne zaman ortaya çıksa, utancımdan yerin dibine girmişim… “Yemekten vazgeçtim” diyemem… Akşam oldu, davet ettiler&#8230; Bir çiçek buketiyle, “giyotine gider gibi”, ev sahibesinin kapısını çaldım. Yemek salonuna &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1914’ten 1915’e kadar…</strong></p>
<p><strong>Tam bir yıl…  </strong></p>
<p><strong>Ermeni Çeteleri ne yaptı,</strong></p>
<p><strong>Hiç soran soruşturan var mı?</strong></p>
<p><strong>****</strong></p>
<p>1971 yılında, Paris’te yeniyim… Bir Türk dostun aracılığıyla, bir Ermeni Madamın evine pansiyoner olarak geçmiştim.</p>
<p>Orta yaşlı, sevecen bir kadındı. Kayseri’den Marsilya’ya göçmüş (kaçmış) bir Ermeni ailesinin terzilik yapan oğluyla evlenmiş. Türkiye’yi hiç görmemiş, her şeyi rahmetli kocasından dinlemiş, öğrenmiş…</p>
<p><strong>“Arabalı”</strong> ilk pansiyoner bendim herhalde ki, çok iyi ağırladı.</p>
<p>İki gün sonra<strong>, “Komşular sizinle tanışmak istiyorlar, akşama bir yemek düzenlesem, ne dersiniz?” </strong>diye sordu. Ben de<strong>, “Çok iyi olur”</strong> dedim. Sevindi…</p>
<p>O sevindi ama, beni de bir düşüncedir aldı.</p>
<p><strong>Ermeni terör örgütü</strong> <strong>Asala’</strong>nın, elçilerimizi bir bir tuzağa düşürüp alçakça şehit ettiği yıllar&#8230;</p>
<p>Ben, o güne kadar <strong>“Ermeni Sorunu”</strong>nu pek merak edip derinliğine incelememişim&#8230; Kulaktan dolma, <strong>“Ermenileri fena halde kestiğimiz”</strong>bilgisi var kafamda…</p>
<p><strong>ADAMLARI FENA HALDE KESMİŞİZ!</strong></p>
<p><strong>”Yahu”</strong> dedim, kendi kendime, “Bu komşular, hepsi Ermeni&#8230; Alt kattaki, üst dairedeki, onun yanındaki, en azından 6 aile… İkişerden 12 Ermeni eder&#8230; Adamlar Türk düşmanı… Hiç Türk tanımamışlar. Yâni, &#8216;tam linç edilecek bir Türk&#8217; deyip de, dört bir yandan bana saldırırlarsa, ben kendimi nasıl savunacağım?&#8221;</p>
<p>Bildiğim(!) duyduğum kadarıyla, adamları fena halde kesmişiz!</p>
<p>Ve, bu konu ne zaman ortaya çıksa, utancımdan yerin dibine girmişim…</p>
<p><strong>“Yemekten vazgeçtim”</strong> diyemem…</p>
<p>Akşam oldu, davet ettiler&#8230; Bir çiçek buketiyle, <strong>“giyotine gider gibi”,</strong> ev sahibesinin kapısını çaldım. Yemek salonuna alındım…</p>
<p>Aman Allah’ım… Uzun bir masa&#8230; Sağlı sollu madamlar, mösyöler… İçlerinde hiç genç yok, hepsi orta yaşlı… Yâni, içi kin ve nefret dolu Ermeniler.</p>
<p>Konuşma, karşılıklı iltifatlarla başladı&#8230; Ne iş yaptığımı sordular… Gazeteci ve film yapımcısı olduğumu öğrenince, daha da bir ilgilendiler.</p>
<p><strong>“Aman, iyi gidiyor. Laf atma, saldırı falan yok” </strong>derken…</p>
<p>Masanın öbür ucundaki, en yaşlı, kalantor,<strong> “ensesi ve gövdesi kalın”</strong> komşu:</p>
<p><strong>&#8211; Siz de bizimkileri fena kesmişiniz haa!</strong> diye patlamaz mı…</p>
<p>&#8211; Valla, bilmem ki… İşte, savaş bu… Karşılıklı bir şeyler olmuş.</p>
<p><strong>&#8211; Yok yok, öyle bir şeyler olmuş deyip geçme… Bir buçuk milyon Ermeni!</strong></p>
<p><strong>“Eyvah”</strong> dedim, <strong>“Ayvayı yedin oğlum. En keskin bıçağa elini yakın tut, en yakın kapıya nasıl atılırsın, onu hesapla…”</strong> derken, Madam Haçaturyan (gerçek adını söyleyemem, halen aynı evde yaşıyor) birden masaya bir yumruk atıp bağırmaya başladı:</p>
<p><strong>&#8211; Bana bakın, </strong>dedi,<strong> Kesin sesinizi!</strong> Marsilya’da bizim evde, toplantılarda ne zaman böyle konuşmalar olsa, Türk mezaliminden söz açılsa, eşim öfkeyle:</p>
<p><strong>&#8211; “Kesin sesinizi!” derdi. “Çok iyi biliyorsunuz ki bunu biz başlattık! Erkekleri cephede olan Türk köylerine biz saldırdık! Rus’un, İngiliz’in oyununa geldik… Bir daha benim evimde böyle konuşacaksanız, hiç gelmeyin!” derdi… Ben her şeyi kocamdan öğrendim… Şimdi, lütfen, bu konuyu kapatalım…</strong></p>
<p><strong>BU OLAYI ANLATMAYI GÖREV BİLMİŞİMDİR</strong></p>
<p>Hayatımda, hiç böyle omuzlarımdan ağır bir yükün kalkması olayını yaşamamıştım.</p>
<p>Bir anda, dünyalar benim oldu…</p>
<p>Yahu, ufak tefek, çeyrek porsiyon Ermeni kadın, bir anda, beni, büyük bir kompleksten, <strong>“Ermeni katili Türk ulusunun bir mensubu olmam utancından” </strong>(!), çok eziklik duyduğum bir <strong>“ayıp”</strong>tan temizleyivermişti…</p>
<p>Ve ben, böylece, ciltler dolusu kitap okusam hakkıyla öğrenemeyeceğim <strong>“Ermeni Soykırımı”</strong> palavrasının içyüzünü, yemekli bir Ermeni toplantısında, bir Ermeni kadının ağzından, yâni, tam kaynağından öğrenmiş oldum…</p>
<p>O günden beri, <strong>“Ermeni Soykırımı”</strong> iftirası konusunda son derece rahatım…</p>
<p>Ve… Her fırsatta, bu konuda kuşkusu olan her Türk’e bu olayı anlatmayı bir görev bilmişimdir…</p>
<p>Her gün, 1 milyon aydın kişinin izlediği<strong> Odatv</strong>’de yayınlandıktan sonra, bu anlattığım, başımdan geçmiş, bana önce soğuk terler döktürmüş… Hemen ardından, bayram çocukları gibi sevindirmiş olayın, bu konuda kuşkusu olan çok kişinin ufkunu açacağına inanıyor, umuyor ve diliyorum.</p>
<p><strong>Suat Yalaz</strong></p>
<p>Odatv.com</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/soykirim-iftirasini-bir-ermeniden-dinleyince/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
