<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ekrem imamoğlu &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/ekrem-imamoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Jun 2020 11:25:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>ekrem imamoğlu &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ekrem Nereye Koşuyor?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ekrem-nereye-kosuyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ekrem-nereye-kosuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2020 11:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14633</guid>

					<description><![CDATA[Seçimlerin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bazı belediye başkanlarının hala vaat ettikleri projelerle ilgili bir türlü harekete geçmediklerine tanık oluyoruz. Artık Eski Türkiye’nin Siyaset Anlayışı ile Yeni Türkiye’de siyaset yapmak mümkün değildir. Bu halk bir sefere mahsus size seçim kazandırabilir. Fakat sonrasında siyasi hayatınızın sona ereceğinden şüpheniz olmasın. Millet İttifakının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Ekrem İmamoğlu, seçim meydanlarında bol keseden vaatlerde bulunmaktan kaçınmadı. Öyle ki yerel yönetimlerin etki alanında olmayan hususlarda dahi vaatlerde bulundu. Hatırlayın Asgari Ücretten tutunda EYT konusuna kadar. Deyim yerinde ise meydanı boş bulmuş eski usul siyasetçiler gibi sınırsız sözler vermişti. Açıkçası amiyane bir ifadeyle üflemişti diyebiliriz. Seçimler Siyaset Hayatının bayramlarıdır. Bayram sonrası hayat devam etmektedir. Yani çalışmadan ve üretmeden hayatınızı devam ettirmeniz mümkün değildir. Seçim meydanlarında erkek ve namus sözü gibi iddialı konuşmalarınız koltuğa oturduktan sonra karşınıza çıkar. Bu size oy veren seçmenin en doğal hakkıdır. Özellikle İstanbul gibi büyük metropollerde seçmen hizmet beklentisi noktasında biraz daha hassastır. Bu nedenle bir an evvel icraat ister. Peki geride kalan bir sene içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı söz verdiği vaatlerin ne kadarını yerine getirmiştir diye sorabilirsiniz! Koltuğa oturur oturmaz devraldığı yönetimi israf yapmakla suçlayıp herhangi bir dayanağı olmayan popilist bir iddia ile israf yapıldığını söyleyerek meydanlara &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Seçimlerin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bazı belediye başkanlarının hala vaat ettikleri projelerle ilgili bir türlü harekete geçmediklerine tanık oluyoruz. Artık Eski Türkiye’nin Siyaset Anlayışı ile Yeni Türkiye’de siyaset yapmak mümkün değildir. Bu halk bir sefere mahsus size seçim kazandırabilir. Fakat sonrasında siyasi hayatınızın sona ereceğinden şüpheniz olmasın.</p>



<p>Millet İttifakının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Ekrem İmamoğlu, seçim meydanlarında bol keseden vaatlerde bulunmaktan kaçınmadı. Öyle ki yerel yönetimlerin etki alanında olmayan hususlarda dahi vaatlerde bulundu. Hatırlayın Asgari Ücretten tutunda EYT konusuna kadar. Deyim yerinde ise meydanı boş bulmuş eski usul siyasetçiler gibi sınırsız sözler vermişti. Açıkçası amiyane bir ifadeyle üflemişti diyebiliriz.</p>



<p>Seçimler Siyaset Hayatının bayramlarıdır. Bayram sonrası hayat devam etmektedir. Yani çalışmadan ve üretmeden hayatınızı devam ettirmeniz mümkün değildir. Seçim meydanlarında erkek ve namus sözü gibi iddialı konuşmalarınız koltuğa oturduktan sonra karşınıza çıkar. Bu size oy veren seçmenin en doğal hakkıdır.</p>



<p>Özellikle İstanbul gibi büyük metropollerde seçmen hizmet beklentisi noktasında biraz daha hassastır. Bu nedenle bir an evvel icraat ister. Peki geride kalan bir sene içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı söz verdiği vaatlerin ne kadarını yerine getirmiştir diye sorabilirsiniz!</p>



<p>Koltuğa oturur oturmaz devraldığı yönetimi israf yapmakla suçlayıp herhangi bir dayanağı olmayan popilist bir iddia ile israf yapıldığını söyleyerek meydanlara çıktı. Bu söylemin ardından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;nun, ihtiyaç fazlası olarak nitelediği ve Yenikapı Miting Alanı&#8217;na çektirdiği araçları araştırmak üzere kurulan İBB Meclisi Araştırma Komisyonu raporunu açıkladı.</p>



<p>Raporda AK Parti döneminde 2017 yılında 997 araç 24 ay kullanmak üzere toplamda 30 milyon 842 TL’ye kiralanırken, Ekrem İmamoğlu döneminde 990 araç 5 aylığına 16 milyon TL bedelle kiralandığı açıklandı. Araç başına AK Parti döneminde bin 289 TL bedel ödenirken bu ücret Ekrem İmamoğlu döneminde 3 bin 375 olduğu görüldü. Aradaki fiyat farkı ise dudak uçuklattı. Araç israfı var diyen İmamoğlu çok geçmeden yeni araç satın almak üzere ihale açtı.</p>



<p>Görüldüğü üzere İmamoğlu henüz ilk dersinden sınıfta kaldı. Açıkçası İmamoğlu, İstanbul gibi büyük bir metropolün yönetmekte yetersiz kalmıştı diyebiliriz. Seçim dönemi bu bütçe ile neler yapılmaz diye iddialarda bulunurken bugün özellikle Pandemi sürecinde bırakın halka yardımcı olmayı halktan fitre ve zekatlarını Büyükşehir Belediyesine vermelerini talep etti.</p>



<p>Bu durum deyim yerinde ise siyasi çöküşün belirtisi oldu diyebiliriz. Keza göreve geldiği günden itibaren genel siyaset ve uluslararası siyaset başta olmak üzere birçok konuda fikir beyan eden İmamoğlu evinin önünü temizlemekten aciz kalmıştı. Sorumluluk alanında bulunan icraatların neredeyse tamamını bütçesinin olmadığı için yapamadığını iddia ederek kaçak bir güreşçi misali minderin dışında kalamaya özen gösteriyordu.</p>



<p>Oysa İstanbul şehri özellikle 94 seçimlerinden itibaren Recep Tayyip ERDOĞAN ile başlayan Halka Hizmet Hakka Hizmet anlayışı ile ciddi anlamda sınıf atlamıştı. Gönülleri fetheden bu hizmet anlayışına alışkın halka İmamoğlu’nun Eski Model Belediyecilik anlayışı soğuk duş etkisi yaratmıştı.</p>



<p>Seçimin ertesi günü Yunan Medyasında seçimi bizden birisi kazandı ifadesi kafalarda büyük bir soru işareti doğurmuştu. Yerli ve Milli kavramlarının ne denli önemli olduğunu da bu sayede anlamış olduk.</p>



<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mayıs oturumunda Pandemi nedeniyle iştirak şirketlerinin gelirlerinde kayıp olduğunu öne süren İmamoğlu, meclisten iştiraklere aktarmak üzere 1,9 milyar iç borçlanmayla teklifinde bulundu. Ancak İBB meclisi İGDAŞ&#8217;ın İstanbulluları soyan fatura soygununa atıfta bulunarak 1. 050 milyar istenen İGDAŞ&#8217;a 500 milyon lira, İSTAÇ 42 milyon lira, METRO İSTANBUL&#8217;a 30 milyon lira iç borçlanma yapabilme yetkisi verildi. Diğer şirketler ise:</p>



<p>AĞAÇ AŞ: 46 Milyon TL</p>



<p>BELTUR AŞ: 48 Milyon TL</p>



<p>BİMTAŞ AŞ: 18 Milyon TL</p>



<p>HAMDİYE AŞ: 21 Milyon TL</p>



<p>İSBAK AŞ: 38 Milyon TL</p>



<p>İSFALT AŞ: 84 Milyon TL</p>



<p>İSTAÇ AŞ: 128 Milyon TL</p>



<p>İSTANBUL ENERJİ AŞ: 66 Milyon TL</p>



<p>Peki ekonomik ve siyasi anlamda yönetimde becerikli olamayan İmamoğlu sosyal ve kültürel konularda başarılı oldu mu diye sorabilirsiniz.</p>



<p>Maalesef tüm bu olumsuz tabloların haricinde oy veren halkının Milli ve Manevi değerlerine saygı duymadan yapmış olduğu açıklamalar ve davranışlar siyasette ömrünün uzun olmayacağının işaret fişeği diyebiliriz. Son olarak Eşcinsellerin Evlenmesi projesine olumlu baktığını açıklayan İmamoğlu adeta <strong>“Müslüman memleketinde salyangoz satıyor”</strong> diyebiliriz.</p>



<p>Yine Fatih Sultan Mehmet Han’ın kabrini ziyareti sırasında eli kıçında gezme saygısızlığını gösteren İmamoğlu’nun seçim dönemindeki riyakar görüntüsünün ortaya çıkmasına vesile oluşturdu. Peygamberin müjdelediği bir komutana saygı göstermeden aciz bu şahsın seçim dönemi cami gezip Yasin-i Şerif okuduğunu hatırlatmak isterim.</p>



<p>Sayın İmamoğlu unutmayın ki bu millet en az sizin kadar İlmi Siyaset bilir. Sizden geri olmadığını bilin isterim. Unutmayın <strong>“Kurt Kışı Geçirir Ancak Yediği Ayazı Unutmaz.”</strong></p>



<p>Bu vesileyle başta İstanbul Fethinin şehitleri ve Mavi Marmara şehitlerimiz olmak üzere cümle şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.</p>



<p>Selam ve dua ile…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ekrem-nereye-kosuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmamoğlu kontrolünü neden kaybetti?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/imamoglu-kontrolunu-neden-kaybetti/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/imamoglu-kontrolunu-neden-kaybetti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2020 11:20:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Küfür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13649</guid>

					<description><![CDATA[İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sinirleri şu sıralar çok bozuk. Ağza alınmayacak küfürleri ulu orta edecek kadar kontrolünü yitirmiş durumda. Bunun sebebi ne olabilir? AK Parti’nin akıllı, kararlı muhalefeti Ekrem İmamoğlu’nun dengesini bozmuş olabilir mi? Ya da medyanın İBB Başkanı’nı eleştiren haber ve yorumları? İmamoğlu’nun bu küfürbaz hallerinin sebebi nedir? Sanılanın aksine Ekrem İmamoğlu’nun moral bozukluğunun sebebi AK Parti ve iktidar çevreleri değil, bundan daha çok muhalefet çevreleri sorumlu gibi duruyor. İktidar baskısı bence İmamoğlu’nu fazla daraltmaz, İmamoğlu’nu korkutan aslında içeriden ihanete uğraması. Ekrem İmamoğlu’nun ayarının Elazığ depremiyle aynı günlerde bozulduğunu biliyoruz. “Deprem yaralarını sarmaya gidiyorum” diye evden çıkıp Palandöken’de kayak yaparken yakalanması, ilk kez içerideki okların kendisine yönelmesini getirdi. CHP yöneticileri, genel başkan Kılıçdaroğlu ve FOX TV, İmamoğlu’nun arkasında durmayarak deprem tatilini eleştirdiler. Bu gelişmeyi “İmamoğlu’nun üstü çizildi” başlıklı yazımda anlatmaya çalışmıştım. İmamoğlu, bu tarihten itibaren üstünün çizildiği hissine kapıldı ve dengesi bozuldu. O gün bugündür ortalarda “Atara atar, gidere gider” havasında dolaşıyorsa da hata üstüne hata yapmaktan da kurtulamıyor. Mahalle kahvesinde edilmeyecek küfürleri İBB Meclis toplantılarında yaptığına bakılırsa, İmamoğlu’nda ayar diye bir şey kalmadığı rahatlıkla söylenebilir. Meselenin deprem tatili olmadığını az çok kestirebiliyoruz. FETÖ darbesini savunan bir CHP ve genel başkan var karşımızda. FETÖ’ye kol kanat geren, arka çıkan bir medya düzenleri var. İmamoğlu’nun tatilini &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sinirleri şu sıralar çok bozuk. Ağza alınmayacak küfürleri ulu orta edecek kadar kontrolünü yitirmiş durumda. Bunun sebebi ne olabilir?</p>
<p>AK Parti’nin akıllı, kararlı muhalefeti Ekrem İmamoğlu’nun dengesini bozmuş olabilir mi? Ya da medyanın İBB Başkanı’nı eleştiren haber ve yorumları? İmamoğlu’nun bu küfürbaz hallerinin sebebi nedir?</p>
<p>Sanılanın aksine Ekrem İmamoğlu’nun moral bozukluğunun sebebi AK Parti ve iktidar çevreleri değil, bundan daha çok muhalefet çevreleri sorumlu gibi duruyor. İktidar baskısı bence İmamoğlu’nu fazla daraltmaz, İmamoğlu’nu korkutan aslında içeriden ihanete uğraması.</p>
<p>Ekrem İmamoğlu’nun ayarının Elazığ depremiyle aynı günlerde bozulduğunu biliyoruz. <strong>“Deprem yaralarını sarmaya gidiyorum” </strong>diye evden çıkıp Palandöken’de kayak yaparken yakalanması, ilk kez içerideki okların kendisine yönelmesini getirdi. CHP yöneticileri, genel başkan Kılıçdaroğlu ve FOX TV, İmamoğlu’nun arkasında durmayarak deprem tatilini eleştirdiler. Bu gelişmeyi <strong>“İmamoğlu’nun üstü çizildi”</strong> başlıklı yazımda anlatmaya çalışmıştım. İmamoğlu, bu tarihten itibaren üstünün çizildiği hissine kapıldı ve dengesi bozuldu.</p>
<p>O gün bugündür ortalarda <strong>“Atara atar, gidere gider” </strong>havasında dolaşıyorsa da hata üstüne hata yapmaktan da kurtulamıyor. Mahalle kahvesinde edilmeyecek küfürleri İBB Meclis toplantılarında yaptığına bakılırsa, İmamoğlu’nda ayar diye bir şey kalmadığı rahatlıkla söylenebilir.</p>
<p>Meselenin deprem tatili olmadığını az çok kestirebiliyoruz. FETÖ darbesini savunan bir CHP ve genel başkan var karşımızda. FETÖ’ye kol kanat geren, arka çıkan bir medya düzenleri var. İmamoğlu’nun tatilini mi savunamayacaklar? İstanbul’u sel götürürken de İmamoğlu tatilini kesmemiş, telefonlara dahi çıkmamıştı.</p>
<p>Burada asıl mesele 2023 için farklı adayların, isimlerin yarışıyor olması. Ekrem İmamoğlu, kapalı kapılar ardında yapılan gizli anlaşmalarla bu rekabete kurban gitmekten korkuyor. Dengesinin bozulmasının, kontrolünü kaybetmesinin sebebi bu!</p>
<p>Kurtuluş Tayiz/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/imamoglu-kontrolunu-neden-kaybetti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O kayak takımları</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/o-kayak-takimlari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/o-kayak-takimlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Feb 2020 08:08:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Küfür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13629</guid>

					<description><![CDATA[İnsanlar enkaz altında ölüm kalım savaşı verirken. Sağ kurtulanlar sokaklarda tir tir titrerken. Onlarca insanın cansız bedenleri enkaz altından çıkartılırken. Bütün Türkiye seferber olmuş çırpınırken. Sen o kayak takımlarını kapıp depremin vurduğu illerin hemen yanı başında keyifle tatil yaparsan; dahası yetmezmiş gibi pişkince bir de savunursan taraftarlarının bile hışmına uğrarsın. ‘Nasıl olsa ben 2023’ün cumhurbaşkanı adayıyım, ne yanlış yaparsam yapayım bana yarar’ şımarıklığıyla özgüven patlamasının zirvesine ulaşırsan. Beceriksizliğini, edepsizliğini, iş bilmezliğini ‘Cumhurbaşkanı adayı olacağım ya o yüzden bana saldırıyorlar’ yalanının arkasına gizlemeye kalkarsan. O kayak takımları var ya o kayak takımları, işte böyle ayağına dolanır. Aile gibi kutsal bir kavramı, deprem gibi bir felaket sonrası yaptığın işgüzarlığı savunmak için meze yaparsan. Deprem bölgesinde, -10 derecede enkaz altından yaralı kurtarmak, depremzedelere çadır kurmak, yemek pişirmek için çabalayan yüzlerce kişinin sanki çoluğu çocuğu yokmuş gibi davranırsan. O kayak takımları var yo o kayak takımları, sürekli yüzüne vurulur. Her ay çuval çuval para ödemek zorunda kaldığın ajansının ‘kayak meselesini bir daha açarlarsa küfür et’ tavsiyesine uyarsan. Küfür ettiğinde bir daha bu meselenin açılmayacağına inanırsan. Bu vesileyle bir taşla iki kuş vurup; hem yüzde 35’lik zalimce zammı hem de kayak meselesini unutturacağını sanırsan. Kibarca söyleyeyim, yanılırsın. Ve son bir not. Tevfik Göksu’ya bir tavsiye. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<div>İnsanlar enkaz altında ölüm kalım savaşı verirken.</div>
<p>Sağ kurtulanlar sokaklarda tir tir titrerken.</p>
<p>Onlarca insanın cansız bedenleri enkaz altından çıkartılırken.</p>
<p>Bütün Türkiye seferber olmuş çırpınırken.</p>
<p>Sen o kayak takımlarını kapıp depremin vurduğu illerin hemen yanı başında keyifle tatil yaparsan; dahası yetmezmiş gibi pişkince bir de savunursan taraftarlarının bile hışmına uğrarsın.</p>
<p>‘<strong>Nasıl olsa ben 2023’ün cumhurbaşkanı adayıyım</strong>, ne yanlış yaparsam yapayım bana yarar’ şımarıklığıyla özgüven patlamasının zirvesine ulaşırsan.</p>
<p>Beceriksizliğini, edepsizliğini, iş bilmezliğini ‘<strong>Cumhurbaşkanı adayı olacağım ya o yüzden bana saldırıyorlar</strong>’ yalanının arkasına gizlemeye kalkarsan.</p>
<p>O kayak takımları var ya o kayak takımları, işte böyle ayağına dolanır.</p>
<p>Aile gibi kutsal bir kavramı, deprem gibi bir felaket sonrası yaptığın işgüzarlığı savunmak için meze yaparsan.</p>
<p>Deprem bölgesinde, -10 derecede enkaz altından yaralı kurtarmak, depremzedelere çadır kurmak, yemek pişirmek için çabalayan yüzlerce kişinin sanki çoluğu çocuğu yokmuş gibi davranırsan.</p>
<p>O kayak takımları var yo o kayak takımları, sürekli yüzüne vurulur.</p>
<p>Her ay çuval çuval para ödemek zorunda kaldığın ajansının ‘<strong>kayak meselesini bir daha açarlarsa küfür et</strong>’ tavsiyesine uyarsan.</p>
<p>Küfür ettiğinde bir daha bu meselenin açılmayacağına inanırsan.</p>
<p>Bu vesileyle bir taşla iki kuş vurup; hem yüzde 35’lik zalimce zammı hem de kayak meselesini unutturacağını sanırsan.</p>
<p>Kibarca söyleyeyim, yanılırsın.</p>
<p>Ve son bir not.</p>
<p>Tevfik Göksu’ya bir tavsiye.</p>
<p>İBB grubundaki arkadaşları bu kayak takımı yüzünden küfür yedi ya!</p>
<p>Küfürbaz da ‘üzüldüm’ diyerek geçiştirdi ya.</p>
<p>Dahası özür bile dilemedi ya.</p>
<p>Bir sonraki grup toplantısına lütfen bir çift kayak takımıyla katılsın.</p>
<p>Özür dileyinceye kadar da o kayak takımlarını sırasının üzerinden kaldırmasın.</p>
<p>Aylar, yıllar sürse bile.</p>
<p><strong>KÜFRET ÜZÜL</strong></p>
<p>Küfür etmek bir hak değil edepsizliktir.</p>
<p>Şayet bu edepsizliğin mimarıysanız, az sonra gelen tepkiler üzerine istemeye istemeye, yalandan <strong>‘üzüntü</strong>’ beyan edemezsiniz.</p>
<p>Zira o edepsizliği yapan olarak üzülme hakkınız ancak samimi bir özrün ardından pekiştirme amaçlı olabilir.</p>
<p>Lütfedin de küfrü yiyen üzülsün!</p>
<p>Siz ancak özür dilemekle mükellefsiniz.</p>
<p>Gelelim küfrü yiyen tarafa.</p>
<p>Şayet bir edepsizin küfrü ile muhatap olmak zorunda kalırsanız behemehâl özür talep etmelisiniz.</p>
<p>Hukuki haklarınız saklı kalmak kaydıyla, özür dileyinceye kadar meşru dairede mücadele etmelisiniz.</p>
<p>Konu kapansın, uzamasın <strong>‘üzül affedeyim’</strong> gibi izahı güç bir beklenti içerisinde olursanız; yapanın yanına kar kaldığı yetmezmiş gibi, başka zamanda daha çirkin bir küfre muhatap olabilirsiniz.</p>
<p>Kusura bakmayın zira bu tavrınız edepsizi cesaretlendirir.</p>
<p>Şayet küfürbaz özür dilememekte ısrarcıysa, onunla aynı mekânı paylaşmamak yapılacak en onurlu davranıştır.</p>
<p>Buna rağmen aynı ortamda kalacaksanız hiç değilse küfre misliyle mukabele etmek en doğru yol olacaktır.</p>
<p>Bakın bakalım bir daha edebiliyor mu?</p>
<p>Hülasa; olmadı beyler!</p>
<p>Turgay Güler/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/o-kayak-takimlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmamoğlu&#8217;nu çizdiler mi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/imamoglunu-cizdiler-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/imamoglunu-cizdiler-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jan 2020 07:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kayak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13556</guid>

					<description><![CDATA[İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu aleyhinde birkaç gündür ciddi bir eleştiri dalgası yükseliyor. İktidar kaynaklı değil bahsettiğim bu eleştiri dalgası, daha çok muhalefetin kendi içinden. İmamoğlu’nun şu ana kadar hiç olmadığı kadar kendi içinde eleştirildiğine şahit oluyoruz. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Elazığ’da yardımları denetlemek için görevlendirdikleri İmamoğlu’nun Palandöken’deki tatil fotoğraflarını görünce kendisini daha fazla savunamadı. Öztrak, “Tatil herkesin hakkı” diyerek İmamoğlu’nu üstü örtülü bir şekilde uyardı. Asıl bomba CHP’nin derinleriyle bağlantılı ismi Barış Yarkadaş’ın İmamoğlu’nu açıktan hedef alan sözleriydi. Yarkadaş “Elazığ’da 41 kişi hayatını kaybetmişken İBB Başkanı’nın Erzurum’a gitmesi ve orada tatil yapması doğru olmamıştır” dedi. Yarkadaş, ayrıca “İmamoğlu’nun çalışma arkadaşı bana, Ekrem Bey’in ‘Benim tarzım bu, toplum da buna alışacak’ ” dediğini aktardı. Muhalefet cephesinde kuşkusuz büyük bir “liderlik” yarışı var. Kemal Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun kendisini gölgelemesini daha fazla kaldırabilecek mi? CHP içinden gelen eleştirilere bakarsak, İmamoğlu’nun üstünün çizilme kararı alınmış gibi. Zaten muhalefetin, özellikle de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bir karar vermesi gerekiyor; Ekrem İmamoğlu ismi bu kadar öne çıktığına göre muhalefetin “lideri” olarak tescillenmeli, gelecekteki “cumhurbaşkanı adayı ve CHP genel başkanı” ilan edilmeli. İmamoğlu’nun kendini böyle gördüğüne şüphe yok; ama son günlerde CHP cephesinden yükselen eleştirilere bakarsak İmamoğlu’na “İBB Başkanı sınırları içinde kal, yoksa hoş olmaz” mesajı iletiliyor. İmamoğlu mesajı doğru algılayamazsa, kendisi de Muharrem İnce’nin akıbetini paylaşır. Herhalde son birkaç günde CHP &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu aleyhinde birkaç gündür ciddi bir eleştiri dalgası yükseliyor. İktidar kaynaklı değil bahsettiğim bu eleştiri dalgası, daha çok muhalefetin kendi içinden. İmamoğlu’nun şu ana kadar hiç olmadığı kadar kendi içinde eleştirildiğine şahit oluyoruz.</p>
<p>CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Elazığ’da yardımları denetlemek için görevlendirdikleri İmamoğlu’nun Palandöken’deki tatil fotoğraflarını görünce kendisini daha fazla savunamadı. Öztrak, <strong>“Tatil herkesin hakkı”</strong> diyerek İmamoğlu’nu üstü örtülü bir şekilde uyardı.</p>
<p>Asıl bomba CHP’nin derinleriyle bağlantılı ismi Barış Yarkadaş’ın İmamoğlu’nu açıktan hedef alan sözleriydi. Yarkadaş <strong>“Elazığ’da 41 kişi hayatını kaybetmişken İBB Başkanı’nın Erzurum’a gitmesi ve orada tatil yapması doğru olmamıştır” </strong>dedi. Yarkadaş, ayrıca <strong>“İmamoğlu’nun çalışma arkadaşı bana, Ekrem B</strong><strong>ey’in ‘Benim tarzım bu, toplum da buna alışacak’ ”</strong> dediğini aktardı.</p>
<p>Muhalefet cephesinde kuşkusuz büyük bir <strong>“liderlik”</strong> yarışı var. Kemal Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun kendisini gölgelemesini daha fazla kaldırabilecek mi? CHP içinden gelen eleştirilere bakarsak, İmamoğlu’nun üstünün çizilme kararı alınmış gibi.</p>
<p>Zaten muhalefetin, özellikle de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bir karar vermesi gerekiyor; Ekrem İmamoğlu ismi bu kadar öne çıktığına göre muhalefetin <strong>“lideri”</strong> olarak tescillenmeli, gelecekteki <strong>“cumhurbaşkanı adayı ve CHP genel başkanı”</strong> ilan edilmeli.</p>
<p>İmamoğlu’nun kendini böyle gördüğüne şüphe yok; ama son günlerde CHP cephesinden yükselen eleştirilere bakarsak İmamoğlu’na <strong>“İBB Başkanı sınırları içinde kal, yoksa hoş olmaz” </strong>mesajı iletiliyor. İmamoğlu mesajı doğru algılayamazsa, kendisi de Muharrem İnce’nin akıbetini paylaşır. Herhalde son birkaç günde CHP içinden kendisine yöneltilen eleştirilerin satır arası böyle olsa gerek.</p>
<p>FETÖ’nün yurtdışındaki önemli isimleri de bir süredir <strong>“Biz olmasaydık İmamoğlu seçilemezdi, kendisine gelsin” </strong>türünden mesajlar paylaşıyorlar. Yani anlayacağınız muhalefetin liderliği konusunda alttan alta büyük kavga başlamış. İmamoğlu’nun daha bir sürü rakibi var; Abdullah Gül, Ali Babacan ve Meral Akşener bu isimlerden birkaçı. İmamoğlu kendisini daha çok içeriden gelecek darbelere hazırlamalı. Palandöken tatilinin öncelikli dersi budur!</p>
<p>Kurtuluş Tayiz/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/imamoglunu-cizdiler-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mastır&#8217;ın var mı &#8216;mastır&#8217;ın?!..</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/mastirin-var-mi-mastirin/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/mastirin-var-mi-mastirin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Jan 2020 08:52:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13476</guid>

					<description><![CDATA[Evet hiç makul değil,. Lakin hakikat o ki, hâlâ 1970 model siyasetle idare edebiliyor CHP… Kim nerden bilecek? Aksini kim ispatlayabilir?.. Oturduğun yerden salla gitsin!.. “Biz iktidara gelince demokrasiyi getireceğiz!..” diyor. Demokrasi, sandık, seçim neyin yoksa nasıl iktidara geleceksin?!.. Varsa, sen neyi getireceksin?.. Cevap yok… “Biz gelirsek hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek” diyor… Ülkede açlık kıtlık mı var?!.. Diyelim ki var, bütün çocukların yatağa tok girmesini nasıl sağlayacaksın?.. Cevap; “Biz yaparız”… Şimdiye kadar hiçbir şey yaptığınızı görmedik, nasıl yapacaksınız?.. Cevap; “Benim adım Kemal ben yaparım!” &#8211; “Aday seçimine nasıl karar vereceksiniz, kriterleriniz?..” &#8211; “Aklımızla karar vereceğiz.” &#8211; “AKP’de 120-180 arasında ByLock kullanıcısı var…” &#8211; “Sizde bir liste var mı?..” &#8211; “Bu konuda herhangi bir yorum yapmak istemiyorum” &#8211; ‘Haber doğru. Saray’a giden CHP’liyi biliyorum…” &#8211; “Kim peki?.. &#8211; “İsim vermek istemiyorum…” *** Bu böyle devam eder… Kılıçdaroğlu’na has bi’şey değil. CHP siyaseti bu kadar… İmamoğlu da aynen devam ediyor. Son 7 aydır İBB ile ilgili neler tartışılıyor? İşçi kıyımı, zam, ünlem, basitlik, tatil, temel atmama töreni, yaprakların alkışlaması, HDP/PKK’yla dans, Demirtaş tiyatrosu, mastır doktora ve bol bol kucaklama… İcraata gerek yok!.. Düzelir diye hiç heveslenmeyin. Kalan yıllar da böyle geçecek. Her şeyi mahvedecek ve gözünüzün içine baka baka ‘hepinizi kucaklıyorum’ &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p>Evet hiç makul değil,. Lakin hakikat o ki, hâlâ 1970 model siyasetle idare edebiliyor CHP…</p>
<p>Kim nerden bilecek? Aksini kim ispatlayabilir?.. Oturduğun yerden salla gitsin!..</p>
<p>“Biz iktidara gelince demokrasiyi getireceğiz!..” diyor.</p>
<p>Demokrasi, sandık, seçim neyin yoksa nasıl iktidara geleceksin?!.. Varsa, sen neyi getireceksin?.. Cevap yok…</p>
<p>“Biz gelirsek hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek” diyor…</p>
<p>Ülkede açlık kıtlık mı var?!.. Diyelim ki var, bütün çocukların yatağa tok girmesini nasıl sağlayacaksın?.. Cevap; “Biz yaparız”…</p>
<p>Şimdiye kadar hiçbir şey yaptığınızı görmedik, nasıl yapacaksınız?..</p>
<p>Cevap; “Benim adım Kemal ben yaparım!”</p>
<p>&#8211; “Aday seçimine nasıl karar vereceksiniz, kriterleriniz?..”</p>
<p>&#8211; “Aklımızla karar vereceğiz.”</p>
<p>&#8211; “AKP’de 120-180 arasında ByLock kullanıcısı var…”</p>
<p>&#8211; “Sizde bir liste var mı?..”</p>
<p>&#8211; “Bu konuda herhangi bir yorum yapmak istemiyorum”</p>
<p>&#8211; ‘Haber doğru. Saray’a giden CHP’liyi biliyorum…”</p>
<p>&#8211; “Kim peki?..</p>
<p>&#8211; “İsim vermek istemiyorum…”</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Bu böyle devam eder…</p>
<p>Kılıçdaroğlu’na has bi’şey değil. CHP siyaseti bu kadar…</p>
<p>İmamoğlu da aynen devam ediyor.</p>
<p>Son 7 aydır İBB ile ilgili neler tartışılıyor?</p>
<p>İşçi kıyımı, zam, ünlem, basitlik, tatil, temel atmama töreni, yaprakların alkışlaması, HDP/PKK’yla dans, Demirtaş tiyatrosu, mastır doktora ve bol bol kucaklama…</p>
<p>İcraata gerek yok!.. Düzelir diye hiç heveslenmeyin. Kalan yıllar da böyle geçecek. Her şeyi mahvedecek ve gözünüzün içine baka baka ‘hepinizi kucaklıyorum’ demeye devam edecek.</p>
<p>CHP halkçı olmaz. Halka hizmet etmeyi bilmez. Vesayetçi olduğu için tecrübesi yoktur, politika üretemez. Kerameti kendinden menkuldür.</p>
<p>Buldukları son cevher de bu. Sürekli 16 milyonu kucaklıyor.</p>
<p>“Benim eşim, iyi eğitim almış, üniversite bitirmiş, master’ı, doktorası olan bir Türk kadını. Benim eşim nereye gideceğini bilir” diyor…</p>
<p>Kıstasa bak!</p>
<p>Master’ı, doktorası olan kadın nereye gideceğini biliyor.</p>
<p>Yoksa?.. Nereye gideceğini bilmesi konusunda bir garanti yok, öyle mi?..</p>
<p>Peki ya Türk erkeğinin durumu? Nereye gideceğini bilebilmesi için nereye kadar okuması lazım?!..</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Sonra da, “Herkesi kucaklıyorum. 16 milyonun presidint.., prezidintınızım…”</p>
<p>Hadi ordan… ‘Mastır’ın kadar konuş!..</p>
<p>Hikmet Genç/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/mastirin-var-mi-mastirin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ah şu ajans</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ah-su-ajans/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ah-su-ajans/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jan 2020 10:16:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13463</guid>

					<description><![CDATA[Şayet üretilmiş bir siyasi kişilikseniz, üretim safhasında iş biraz abartılmış ve fazlaca doza da maruz kalmışsanız vay halinize. Arkanızdan omuzunuza uzanıp ‘tamam yeter artık biraz daha uzatırsan aleyhine olur’ dercesine sizi minibüse çekiştiren el de deşifre olmuşsa vah ki vah! CHP’li yurtsever kardeşlerimden duydum; çalışmadan terleyen bu arkadaş belediyeye filan uğramıyormuş, postu ajansa sermiş. Anlayacağınız yükletmeye devam ediyor. Korkarım aşırı dozdan akli melekelerini tamamen yitirecek. Davutoğlu da benzer bir zehirlenme yaşamıştı, akıbeti malum. Onun ajansı da dur durak bilmeden yüklüyor da yüklüyor. Öyle ki sosyal medyadan soğuttu milleti. Tik tok mik tok Allah ne verdiyse yardırıyor. Geçen gördüm, ormanda yürütmüşler, gençlik neredeyse biz oradayız gibi laflar ediyor. Ormanda! Deveye cilve yap demişler, oturağıyla köyü yıkmış! Koyalım şuracığa bir ‘neyse’mizi dönelim asıl meseleye. O ajansa bir çift sözüm var! Hadi toplumun açtığı bir kredi vardı, nasıl saçmalatırsanız saçmalatın bu bol paralı müşterinize yarıyordu. Ama o krediyi tükettiniz bilesiniz! İstanbul’u sel bastığında güneyde deniz-kum-güneş üçlüsünden istifade eden bu arkadaşa döndüğünde ‘tatil en çok bana yakışıyor’ dedirttiniz, o da pişkince tekrarladı, millet de gülüp geçti; eyvallah. ‘Sıkıştığın zaman üzülüyorum, kalbim kırılıyor deyip sıyrıl’ dedirttiniz millet yedi. Belediyenin çöp kamyonunu, ambulansını, hasta nakil aracını Yenikapı’ya dizdirip ‘israf şov’ yaptırdınız millet göz yumdu. Egosu yaradılıştan şişik bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p>Şayet üretilmiş bir siyasi kişilikseniz, üretim safhasında iş biraz abartılmış ve fazlaca doza da maruz kalmışsanız vay halinize.</p>
<p>Arkanızdan omuzunuza uzanıp ‘<strong>tamam yeter artık biraz daha uzatırsan aleyhine olur</strong>’ dercesine sizi minibüse çekiştiren el de deşifre olmuşsa vah ki vah!</p>
<p>CHP’li yurtsever kardeşlerimden duydum; çalışmadan terleyen bu arkadaş belediyeye filan uğramıyormuş, postu ajansa sermiş.</p>
<p>Anlayacağınız yükletmeye devam ediyor. Korkarım aşırı dozdan akli melekelerini tamamen yitirecek.</p>
<p>Davutoğlu da benzer bir zehirlenme yaşamıştı, akıbeti malum. Onun ajansı da dur durak bilmeden yüklüyor da yüklüyor. Öyle ki sosyal medyadan soğuttu milleti. Tik tok mik tok Allah ne verdiyse yardırıyor. Geçen gördüm, ormanda yürütmüşler, gençlik neredeyse biz oradayız gibi laflar ediyor.</p>
<p>Ormanda!</p>
<p>Deveye cilve yap demişler, oturağıyla köyü yıkmış!</p>
<p>Koyalım şuracığa bir ‘<strong>neyse</strong>’mizi dönelim asıl meseleye.</p>
<p>O ajansa bir çift sözüm var! Hadi toplumun açtığı bir kredi vardı, nasıl saçmalatırsanız saçmalatın bu bol paralı müşterinize yarıyordu.</p>
<p>Ama o krediyi tükettiniz bilesiniz!</p>
<p>İstanbul’u sel bastığında güneyde deniz-kum-güneş üçlüsünden istifade eden bu arkadaşa döndüğünde ‘<strong>tatil en çok bana yakışıyor</strong>’ dedirttiniz, o da pişkince tekrarladı, millet de gülüp geçti; eyvallah.</p>
<p>‘<strong>Sıkıştığın zaman üzülüyorum, kalbim kırılıyor deyip sıyrıl</strong>’ dedirttiniz millet yedi.</p>
<p>Belediyenin çöp kamyonunu, ambulansını, hasta nakil aracını Yenikapı’ya dizdirip <strong>‘israf şov’</strong> yaptırdınız millet göz yumdu.</p>
<p>Egosu yaradılıştan şişik bu arkadaşı ne hale getirdiğinizin farkında mısınız yahu?</p>
<p>Her ajans toplantısında ‘<strong>sen var ya başkanım sen..</strong>’ diye diye bu sembolik arkadaşı ekran karşısında artık güldüremeyen Cem Yılmaz’a rakip olacak seviyeye getirmeyi başardınız.</p>
<p>Bravo size!</p>
<p>‘<strong>Ben sıradan biri değilim, öyle herkesi benim karşımda telefona bağlayamazsınız</strong>’ dedirttiniz adama yahu.</p>
<p>Daha düne kadar <strong>‘emrinizdeyim hocam</strong>’ dediği Celal Şengör’e, sırf ‘<strong>Kanal İstanbul depremi tetiklemez</strong>’ sözleri için panikleyip şarladı sizin yüzünüzden.</p>
<p>Tamam, kendisi de teşne, orijinal hali bu ama siz de bu kadar gaz vermeyin şu arkadaşa yahu.</p>
<p>Olacağı buydu! Ailece bozdunuz ayarlarını. Eşini yabancı dergilere kapak yaptınız, işte cumhuriyet kadını dediniz, pohpohladınız da pohpohladınız.</p>
<p>Ne oldu?</p>
<p>O da çıkıp “<strong>Eşim nereye gideceğini bilir. Türkiye’yi yorumlayan, dünyayı yorumlayabilen ve ona göre nereye gideceğini bilen Türk kadını</strong>” gibi tuhaf manasız sözler etti. Yetinmedi, üniversite mezunu, doktora filan yaptı da deyiverdi.</p>
<p>Cahil değil, çok okumuş bir kadın demeye getirdi.</p>
<p>Ve son bir not.</p>
<p>Siz şimdi alın benim bu yazımı, bugünkü ajans toplantınızda başkanınıza okuyun. ‘<strong>Efendim yine gündemdeyiz, reklamın iyisi kötüsü olmaz, her gün bizden bahsediyorlar’</strong> gibi laflar edin.</p>
<p>Bu ayın faturasına da benim yazımı ekleyiverin.</p>
<p>Yüklemeyi bir miktar daha artırın.</p>
<p>Cem Yılmaz’la arayı nasıl düzeltirsiniz onu da siz düşünün.</p>
<p>Turgay Güler/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ah-su-ajans/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmamoğlu ve muhalefetin &#8216;Kanal İstanbul&#8217; hesabı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/imamoglu-ve-muhalefetin-kanal-istanbul-hesabi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/imamoglu-ve-muhalefetin-kanal-istanbul-hesabi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Dec 2019 11:07:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13339</guid>

					<description><![CDATA[Kanal İstanbul projesine karşı muhalefet içinden yükselen itirazları iki açıdan değerlendirebiliriz. Birincisi dışarıdan bu projeye olan itirazın yansıması olarak, ikincisi de iç siyaset dengeleri bakımından. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, bir yurtdışı ziyaretinin ardından, ayağının tozuyla Kanal İstanbul’a karşı olduğunu duyurması ve bu projeye savaş açması tesadüf olmasa gerek. İmamoğlu’nun süreklilikten kopuk, birdenbire, ansızın Kanal İstanbul’a karşı olduğunu ve bu projeyi yaptırmayacağını açıklaması, bu pozisyonun kendisine dışarıdan dikte ettirildiğini açıkça gösteriyor. Muhalefetin (AK Parti’den kopanları da yanına alarak), Kanal İstanbul’a karşı topyekun ortak bir tutum geliştirmesi, bu projeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’la hesaplaşma sürecine dönüştürmeye hazırlandıkları anlamına geliyor. İmamoğlu’nun İngiltere dönüşü “Kanal İstanbul’u yaptırmayız” diyerek startını verdiği, Erdoğan’ı hedef tahtasına oturtan bu siyasi kampanya ile önce ülkeyi kaosa sürüklemeyi ve bu kaostan da bir erken seçim çıkarmayı planlıyorlar. En kötü ihtimalle, 2023’e doğru seçmeni “Kanal İstanbul” gerilimi üzerinden konsolide etmeye çalışacaklar. Ekrem İmamoğlu’nun Kanal İstanbul’a karşı çıkarken kullandığı sert üslup, suçlayıcı ve ajitatif dil, kendisinin bu proje üzerinden muhalefetin liderliğini ele geçirmek istediğini gösteriyor. Kanal İstanbul tartışmaları, 2023’te Erdoğan’ın karşısına muhalefet adına hangi şanslı ismin “ortak aday” olarak çıkacağını da netleştirecek. Muhalefetin ipini elinde tutan küresel güçler oyunu şimdiden böyle kurdu. Hem büyük bir devlet projesini engelleyecekler, hem de kendilerince Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kurtulacaklar! Tabii, muhalefetin başarısı biraz da milleti &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanal İstanbul projesine karşı muhalefet içinden yükselen itirazları iki açıdan değerlendirebiliriz.</p>
<p>Birincisi dışarıdan bu projeye olan itirazın yansıması olarak, ikincisi de iç siyaset dengeleri bakımından.</p>
<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, bir yurtdışı ziyaretinin ardından, ayağının tozuyla Kanal İstanbul’a karşı olduğunu duyurması ve bu projeye savaş açması tesadüf olmasa gerek. İmamoğlu’nun süreklilikten kopuk, birdenbire, ansızın Kanal İstanbul’a karşı olduğunu ve bu projeyi yaptırmayacağını açıklaması, bu pozisyonun kendisine dışarıdan dikte ettirildiğini açıkça gösteriyor.</p>
<p>Muhalefetin (AK Parti’den kopanları da yanına alarak), Kanal İstanbul’a karşı topyekun ortak bir tutum geliştirmesi, bu projeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’la hesaplaşma sürecine dönüştürmeye hazırlandıkları anlamına geliyor. İmamoğlu’nun İngiltere dönüşü <strong>“Kanal İstanbul’u yaptırmayız”</strong> diyerek startını verdiği, Erdoğan’ı hedef tahtasına oturtan bu siyasi kampanya ile önce ülkeyi kaosa sürüklemeyi ve bu kaostan da bir erken seçim çıkarmayı planlıyorlar. En kötü ihtimalle, 2023’e doğru seçmeni <strong>“Kanal İstanbul”</strong> gerilimi üzerinden konsolide etmeye çalışacaklar.</p>
<p>Ekrem İmamoğlu’nun Kanal İstanbul’a karşı çıkarken kullandığı sert üslup, suçlayıcı ve ajitatif dil, kendisinin bu proje üzerinden muhalefetin liderliğini ele geçirmek istediğini gösteriyor. Kanal İstanbul tartışmaları, 2023’te Erdoğan’ın karşısına muhalefet adına hangi şanslı ismin <strong>“ortak aday”</strong> olarak çıkacağını da netleştirecek. Muhalefetin ipini elinde tutan küresel güçler oyunu şimdiden böyle kurdu. Hem büyük bir devlet projesini engelleyecekler, hem de kendilerince Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kurtulacaklar!</p>
<p>Tabii, muhalefetin başarısı biraz da milleti Erdoğan’a, ailesine ve AK Parti’ye karşı dolduruşa getirebilmekten geçiyor. Ali Babacan, Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’nun parti kurarak bu dönemde muhalefet cephesine dahil olması <strong>“içeriden”</strong> yükleneceklerini gösteriyor. Meral Akşener’in <strong>“Gül-Babacan-Davutoğlu Erdoğan’ı devirmek için bizi muhafazakâr seçmene ulaştıracak”</strong> sözleri aslında yeterince izah edici. Erdoğan ve ailesinin milletle olan gönül bağını koparmak için algı operasyonlarını içeriye taşıyacak, bu noktada da dokuya uygun <strong>“AKP’lileri”</strong> kullanacaklar. Diğer yandan da <strong>“Erdoğan diktatör, dış müdahale gelir” </strong>diyerek bir korku iklimi oluşturmayı deneyecekler.</p>
<p>Türkiye için sevindirici olan eski devrin kapanmış olması. Ülkenin başında sağlam bir yönetici ekip, sağlam bir devlet aklı var. Ortadoğu’da, Akdeniz’de, Afrika’da oyun bozan, tuzakları boşa çıkaran bu devlet aklı, içeride çevrilen dolapları görüyor ve şüphesiz gerekli tedbirleri alıyor. Geçmişte yapılan hatalar artık tekrarlanmaz, ipi dışarıda olanların bu ülkeyi ele geçirmesine fırsat verilmez.</p>
<p>Kurtuluş Tayiz/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/imamoglu-ve-muhalefetin-kanal-istanbul-hesabi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paçoz Muhalefet</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/pacoz-muhalefet/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/pacoz-muhalefet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Dec 2019 10:44:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13169</guid>

					<description><![CDATA[Neden paçoz? Çok kalitesiz de ondan. İmamoğlu gelecekte Cumhurbaşkanı olacak ya; şimdiden ısınma turlarında. Kanal İstanbul&#8217;a muhalefet bayrağı açtı. Ne var bunda muhalefet edemez mi? Elbette eder. Mesele muhalefet etmesinde değil, paçoz muhalefet yapmasında. Kendisini dinledim; Kanal İstanbul&#8217;un yapılmaması için belki on tane sebep saydı. Hani Amasya&#8217;nın bardağı misali. Bunların üstüne de dedi ki; &#8216;bunları bilim adamları da belirtiyor&#8217;. Ama isim vermedi. İşte paçozluk burda. Diyeceksin ki filan falanın elinde şöyle bir çalışma var, işte raporlar. Bunu demez somut konuşmazsan paçoz muhalefet yapmış olursun. Çünkü kanal İstanbul&#8217;un fizibilite çalışmaları tamamlandı, İmamoğlu&#8217;nun saydığı on sebebin üstüne belki bir yirmi gerekçe de araştırıldı, mahsurlar ve nasıl giderilecekleri tespit edildi ve de proje, ihale aşamasına geldi. Ben paçozluğu kalitesizlik olarak tanımladım ama, paçozluğun bile kalitesizliğinin bu kadar düşük olacağını da hesaba katmadım. Yani paçozun da paçozu var. Öyle olunca insanın aklına kaçınılmaz olarak bayram değil tekerlemesi geliyor. İmamoğlu batı başkentlerinde gezerek İstanbul&#8217;u 200 milyon euronun üzerinde kredilendirirken (yani borçlandırırken) sakın bu konunun da muhabbeti olmuş olmasın. Yani Kanal İstanbul&#8217;un nasıl bir fecaat proje olduğu kulağına fısıldanmış olmasın. Alacağı bu kredilerin ziyan olacağı konuşulmuş olmasın. İşte bu noktada paçozluğun yerini başka bir kelime alır. Gelelim bunun genel başkanına. Kulaklarıma inanamadım; &#8216;yeni bir anayasa&#8217; dedi. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Neden paçoz? Çok kalitesiz de ondan. İmamoğlu gelecekte Cumhurbaşkanı olacak ya; şimdiden ısınma turlarında. Kanal İstanbul&#8217;a muhalefet bayrağı açtı. Ne var bunda muhalefet edemez mi? Elbette eder. Mesele muhalefet etmesinde değil, paçoz muhalefet yapmasında.</p>
<p>Kendisini dinledim; Kanal İstanbul&#8217;un yapılmaması için belki on tane sebep saydı. Hani Amasya&#8217;nın bardağı misali. Bunların üstüne de dedi ki; &#8216;bunları bilim adamları da belirtiyor&#8217;. Ama isim vermedi. İşte paçozluk burda. Diyeceksin ki filan falanın elinde şöyle bir çalışma var, işte raporlar. Bunu demez somut konuşmazsan paçoz muhalefet yapmış olursun. Çünkü kanal İstanbul&#8217;un fizibilite çalışmaları tamamlandı, İmamoğlu&#8217;nun saydığı on sebebin üstüne belki bir yirmi gerekçe de araştırıldı, mahsurlar ve nasıl giderilecekleri tespit edildi ve de proje, ihale aşamasına geldi.</p>
<p>Ben paçozluğu kalitesizlik olarak tanımladım ama, paçozluğun bile kalitesizliğinin bu kadar düşük olacağını da hesaba katmadım. Yani paçozun da paçozu var. Öyle olunca insanın aklına kaçınılmaz olarak bayram değil tekerlemesi geliyor. İmamoğlu batı başkentlerinde gezerek İstanbul&#8217;u 200 milyon euronun üzerinde kredilendirirken (yani borçlandırırken) sakın bu konunun da muhabbeti olmuş olmasın. Yani Kanal İstanbul&#8217;un nasıl bir fecaat proje olduğu kulağına fısıldanmış olmasın. Alacağı bu kredilerin ziyan olacağı konuşulmuş olmasın. İşte bu noktada paçozluğun yerini başka bir kelime alır.</p>
<p>Gelelim bunun genel başkanına. Kulaklarıma inanamadım; &#8216;yeni bir anayasa&#8217; dedi. Vallahi dedi, billahi dedi. Yani uyan da balığa gidelim. Bundan bir kaç sene önce iktidar partisinin aşırı hoşgörülü yaklaşımıyla böyle bir çalışma yapılmamış mıydı? Bir seneyi aşkın bir süre parlamentoda olan bütün partilerin katılımıyla bir çalışma yürütülmemiş miydi? Sonucunda hani şu moda deyimle birileri masayı devirmemiş miydi? Masa devrilirken hiç olmazsa kırılmamışları toplayalım diye Erdoğan, bari anlaştığımız maddeleri geçirelim diye teklif etmemiş miydi? Bu çağrısına da başta CHP olmak üzere karşısındakiler kapı duvar olmamış mıydı?</p>
<p>Al işte bir başka paçozluk örneği diyeceksiniz ama öyle değil. Öyle bir paçozluğun paçozluğu var ki gülüp geçilecek gibi değil. Kılıçdaroğlu bu anayasanın içine eski siyasi sistemi koyup, cumhurbaşkanlığı sistemini iptal etmek istiyor. O zaman burada da paçozluğun yerine başka bir kelime koymak gerekiyor. Kurnazlık mı desem, cinlik mi desem, yoksa bir yerlerden bunların düğmelerine basıldı mı desem.<br />
Firuz Türker</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/pacoz-muhalefet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ooh suyundan da koy!..</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ooh-suyundan-da-koy/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ooh-suyundan-da-koy/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Nov 2019 09:05:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmet Genç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13156</guid>

					<description><![CDATA[İndirim sözü verdiği neredeyse her şeye zam yaptı. Ahan da yazın bir köşeye. Yapmaya da devam edecek. Biliyoruz yahu, morfinlenmiş grup sorgulamayacak isyan da etmeyecek. Biz bir türlü alışamadık, nakısa bizde!.. Kucaklayıcı Ekrem, taksiye, dolmuşa, vapura, halk ekmeğe..vs, zam yaptı. (Gerçi bize göre zam, ona göre “Finansal düzenleme”…) İleri Biyolojik Arıtma Tesisi projesini iptal etti. ‘Temel atmama’ töreni düzenledi. Gerekçe olarak ortaya koyduğu, “proje maliyeti, yeşil alan talanı, İTÜ raporu..vs,” ile ilgili söylediği her şey palavra çıktı. Suya yüzde 20 zam diye verdikleri teklifin kademeli olarak yüzde 80 zam oranına ulaştığı ortaya çıktı. Seçimlerde “İndirim yapacağım” diye söz vermişti. Meğer “bindirmeye” niyetliymiş!.. Allah’tan suya zam yapılmasını öngören madde İBB Meclisi’nde AK Parti ve MHP üyelerinin oylarıyla reddedildi *** Kucaklayıcı Ekrem’in ‘Temel atmama’ töreni gördüğümüz gibi, zaten açık olan ‘Kent Ormanı’nı bir daha açtığını da gördük… Birkaç gün önce de Çekmeköy-Sancaktepe- Sultanbeyli metro hattı çalışmalarının yeniden başlıyor diye bir tören düzenlediler… İBB Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili M.Tevfik Göksu açıkladı; “Proje 2017 yılında başladı ve Üsküdar-Sultanbeyli metro hattının ikinci etabı olarak inşa edilmektedir. Çekmeköy-Üsküdar bitirilmiş, açılmış ve şu anda İstanbullular kullanıyor.” Dış kredisi ile ilgili hazine izinleri verilmiş, ihalesi onayları yapılmış bir projeye “başlıyormuş” gibi yapacaklar yani… (“Hazine izin vermiyor” &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İndirim sözü verdiği neredeyse her şeye zam yaptı. Ahan da yazın bir köşeye. Yapmaya da devam edecek.</p>
<p>Biliyoruz yahu, morfinlenmiş grup sorgulamayacak isyan da etmeyecek. Biz bir türlü alışamadık, nakısa bizde!..</p>
<p>Kucaklayıcı Ekrem, taksiye, dolmuşa, vapura, halk ekmeğe..vs, zam yaptı. (Gerçi bize göre zam, ona göre “Finansal düzenleme”…)</p>
<p>İleri Biyolojik Arıtma Tesisi projesini iptal etti. ‘Temel atmama’ töreni düzenledi. Gerekçe olarak ortaya koyduğu, “proje maliyeti, yeşil alan talanı, İTÜ raporu..vs,” ile ilgili söylediği her şey palavra çıktı.</p>
<p>Suya yüzde 20 zam diye verdikleri teklifin kademeli olarak yüzde 80 zam oranına ulaştığı ortaya çıktı. Seçimlerde “İndirim yapacağım” diye söz vermişti. Meğer “bindirmeye” niyetliymiş!..</p>
<p>Allah’tan suya zam yapılmasını öngören madde İBB Meclisi’nde AK Parti ve MHP üyelerinin oylarıyla reddedildi</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Kucaklayıcı Ekrem’in ‘Temel atmama’ töreni gördüğümüz gibi, zaten açık olan ‘Kent Ormanı’nı bir daha açtığını da gördük…</p>
<p>Birkaç gün önce de Çekmeköy-Sancaktepe- Sultanbeyli metro hattı çalışmalarının yeniden başlıyor diye bir tören düzenlediler…</p>
<p>İBB Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili M.Tevfik Göksu açıkladı; “Proje 2017 yılında başladı ve Üsküdar-Sultanbeyli metro hattının ikinci etabı olarak inşa edilmektedir. Çekmeköy-Üsküdar bitirilmiş, açılmış ve şu anda İstanbullular kullanıyor.”</p>
<p>Dış kredisi ile ilgili hazine izinleri verilmiş, ihalesi onayları yapılmış bir projeye “başlıyormuş” gibi yapacaklar yani… (“Hazine izin vermiyor” da palavraymış…)</p>
<p>Bu arada Ekrem’in sözcüsü de; ‘18 kilometrelik Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattıyla ilgili kazının sonuna geldik.’ diye duyurdu İstanbullulara…</p>
<p>AK Parti Başkan Vekili Göksu; “El insaf.., 6 ay önce Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattında test sürüşü yapıldı zaten. O test sürüşüne ben de katıldım” dedi…</p>
<p>Ama olsun…</p>
<p>Bir daha “test sürüşü töreni” yapılsın…</p>
<p>Bu sefer de Ekrem’i metronun “rayları” alkışlasın!..</p>
<p>Hikmet Genç/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ooh-suyundan-da-koy/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Senin de üstünü çizerler!..</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/senin-de-ustunu-cizerler/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/senin-de-ustunu-cizerler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Nov 2019 07:34:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Kaftancıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem imamoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12994</guid>

					<description><![CDATA[Daha önce öyle tarif etmiştim; Hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi görünmeye çalışan tip vardır ya.., Eller cepte, sanki havada bir şeyler arıyormuş gibi yukarılara doğru bakınırken bir taraftan da ıslık çalar!.. CHP’de siyasetçilerin durumu tam da budur. Çaktırmamaya çalışıyorlar ama içeride kazan fokurduyor… Kaftancıoğlu’nun, “kendi kendinizi kahraman ilan etmeyin, herkes haddini bilsin” mealindeki uyarıya muhatabından cevap geldi; “Bulunduğumuz pozisyon itibarıyla parti içi yoruma vesile olacak ve partinin bu anlamda etkileneceği bir psikolojik ortamda bunu yorumlamasını doğru bulmuyorum. Çünkü ben partimi ya da partili kimlikleri etkileyecek bir konuşmayı ne basın önünde yaparım, ne de tweet atarım.’’ dedi İmamoğlu… “Psikolojik ortamda yorumlanmasını doğru bulmuyorum” diye başlıyor, ardından “basın önünde konuşmam, twit de atmam diyerek “ortamı yorumluyor”?!.. (“psikolojik ortam” ne menem bi’şey, onu da deseydi iyiydi!) Hadi bakalım kahraman kim şimdi?!.. Daha önce hiçbir başarısı olmayan bu adamın kerameti kendinden mi menkul? Yoksa düşük bir profilden kahraman çıkartan “gizli kahramanların” mı başarısı bu?.. Kaftancıoğlu’nun “İstanbul ittifakı” dediği; CHP-HDP/PKK-İyi Parti ittifakı… CHP’nin bir kanadı, “bu ittifakı bozamazsınız” diyor. Diğer kanadı, “Köprüyü geçene kadar tahammül ettik, bu saatten sonra tanımam” diyor… İmamoğlu kayyım atamaları üzerinden Türkiye’yi AB’ye şikayet ediyor, ama iki tarafa da yaranamıyor… Henüz Kılıçdaroğlu konuşmadı. Lakin bu durumlarda yaşanmış bir tecrübe var… Muharrem &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce öyle tarif etmiştim;</p>
<p>Hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi görünmeye çalışan tip vardır ya.., Eller cepte, sanki havada bir şeyler arıyormuş gibi yukarılara doğru bakınırken bir taraftan da ıslık çalar!..</p>
<p>CHP’de siyasetçilerin durumu tam da budur.</p>
<p>Çaktırmamaya çalışıyorlar ama içeride kazan fokurduyor…</p>
<p>Kaftancıoğlu’nun, “kendi kendinizi kahraman ilan etmeyin, herkes haddini bilsin” mealindeki uyarıya muhatabından cevap geldi;</p>
<p>“Bulunduğumuz pozisyon itibarıyla parti içi yoruma vesile olacak ve partinin bu anlamda etkileneceği bir psikolojik ortamda bunu yorumlamasını doğru bulmuyorum. Çünkü ben partimi ya da partili kimlikleri etkileyecek bir konuşmayı ne basın önünde yaparım, ne de tweet atarım.’’ dedi İmamoğlu…</p>
<p>“Psikolojik ortamda yorumlanmasını doğru bulmuyorum” diye başlıyor, ardından “basın önünde konuşmam, twit de atmam diyerek “ortamı yorumluyor”?!.. (“psikolojik ortam” ne menem bi’şey, onu da deseydi iyiydi!)</p>
<p>Hadi bakalım kahraman kim şimdi?!..</p>
<p>Daha önce hiçbir başarısı olmayan bu adamın kerameti kendinden mi menkul? Yoksa düşük bir profilden kahraman çıkartan “gizli kahramanların” mı başarısı bu?..</p>
<p>Kaftancıoğlu’nun “İstanbul ittifakı” dediği; CHP-HDP/PKK-İyi Parti ittifakı…</p>
<p>CHP’nin bir kanadı, “bu ittifakı bozamazsınız” diyor.</p>
<p>Diğer kanadı, “Köprüyü geçene kadar tahammül ettik, bu saatten sonra tanımam” diyor…</p>
<p>İmamoğlu kayyım atamaları üzerinden Türkiye’yi AB’ye şikayet ediyor, ama iki tarafa da yaranamıyor…</p>
<p>Henüz Kılıçdaroğlu konuşmadı.</p>
<p>Lakin bu durumlarda yaşanmış bir tecrübe var…</p>
<p>Muharrem İnce…</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun çizgisine uymayan “Ulusalcı-Kemalist”lerin CHP’de yeri yok!..</p>
<p>Öyle “şu kadar oy aldım, bu kadar kahraman oldum” falan demekle olmuyor.</p>
<p>Haddini bileceksin… Yapraklar bile seni alkışlayabilir. Ama asıl, müdürün Kaftancıoğlu seni alkışlamalı. O ki, CHP’nin, yani Kılıçdaroğlu’nun vazgeçemeyeceği biri…</p>
<p>Kavga etmeye devam edersen, Muharrem İnce’ye yaptıkları gibi senin de üstünü çizerler…</p>
<p>Sonra çok üzülürsün!&#8230;</p>
<p>Hikmet Genç/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/senin-de-ustunu-cizerler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
